HIZLI NÜFUS ARTIŞI SORUNU / The CHAOS of HUGE POPULATION GROWTH


Sevgili AÜTF Dönem 2 öğrencilerimiz
,
Site okuru dostlarımız. 

  • DÜNYADA ve TÜRKİYE’de NÜFUS SORUNLARI ve POLİTİKALARI

konulu AÜTF Dönem 2 dersi sunumu yansılarını paylaşmak isteriz.

Güncellenmiş dosyayı ilgi ve bilginize sunuyoruz.
Çok emekli ve kapsamlı bir dosyadır (119 yansı).

  • Gereksiz, dengesiz ve hızlı, akıl dışı ve sürdürülemez
    hızlı nüfus artışı ülkemiz ve dünya için en önemli sorunların başında gelmektedir.

Türkiye, 35-40 yıl sürecek bir DEMOGRAFİK FIRSAT PENCERESİ DÖNEMİNDEDİR.
Bu dönemde yapılması gereken, genç nüfusun niteliğinin iyileştirilmesidir.
Bu da sağlık ve eğitim yatırımları ile olur.

Nüfusun “hızlı” yaşlanması sorunu yoktur, akut gündem bu değildir.

İvedi olan 2 adım vardır :

1. Hızlı nüfus artışını teşvikten, “en az 3-5 çocuk doğurun” demekten
hemen vazgeçmek. Her ailenin 1 çocukla yetinmesini önermek..

2. Eldeki çooooook genç nüfusun niceliğini (sayısını) değil niteliğini (kalitesini) geliştirmek.. Yaşamsal sorun budur.. Genç nüfusu 21. yy’da acımasız küresel rekabete hazırlamak..
Yabancı diller ve İLETİŞİM öğretmek, geçerli meslekler edindirmek, özgüven kazandırmak,
istihdamı geliştirmek, yurttaşların sosyalleşmesini sağlamak (karma eğitim başta!)..

Ülkemizin öncelikleri bunlar, Demografi politikaları bakımından..
Bir ULUSAL DEMOGRAFİ KURULTAYI toplamak ve nüfus politikalarını güncellemek..

Ayrıca, kürtaj istemiyorsanız etkin ve yaygın aile planlaması hizmetlerini topluma
mutlaka vereceksiniz.. Özellikle de Doğu ve Güneydoğu’da!

Vurgulayalım ki; Anayasa’nın 41. maddesi açık ve net olarak devlete bu görevi yüklüyor.
Siyasal tercihiniz ne olursa olsun :

Anayasa_madde_41

 

 

 

 

 

 

 

 

Oldukça kapsamlı ve doyurucu bir dosya sunuyoruz.
Okunup okutulması, paylaşılması, politikacılara da ulaştırılması dileğiyle..
Umarız, hala Türkiye’de nüfus artışını bilim ve akıl dışı biçimde savunan tepe yöneticiler de, danışmanları da okusun ve yararlansınlar. Ülkemizi yıkımlara sürüklemesinler..

Lütfen tıklar mısınız erişkeyi (linki) ?

Nufus_sorunlari_ ve_ politikalari

Sevgi ve saygı ile.
06.12.2015, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK
Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı
AÜTF Halk Sağlığı AbD

www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Not : Bu yansılarda sayın Prof. Ercan’dan çok yararlandık, teşekkür borçluyuz.

AKP Yasal Kürtaj Hakkını da Gaspetti!


AKP Yasal Kürtaj Hakkını da Gaspetti!

Dostlar,

AKP hükümeti, kör kör parmağım gözüne politikası gütmekten vazgeçmiyor.
Bir türlü hukuka uygun bir yönetim sergilemiyor.
Bu davranışın faturası salt politik değildir: hukuksal faturası da vardır.

Yalnızca 2827 sayılı (1983 tarihli) Nüfus Planlaması Yasası değil,
Anayasa da hükümete açık görev vermektedir.

Yalnızca 2827 sayılı yasa değil, doğrudan ANAYASA md. 41 çiğneniyor!

Hükümet doğrudan Anayasa suçu işliyor.. 41. maddeyi çiğniyor.

Bu madde şöyle :

“Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.
Devlet, ailenin erinç (huzur) ve gönenci (refahı) ile özellikle ananın
ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli önlemleri alır, örgütü kurar.”

1983 tarihli 2827 sayılı yasada önceki yıl kimi değişiklikler yapılarak isteğe bağlı kürtaj sınırlandırılmıştı. Örn. sertifikalı pratisyen hekimin de MR yöntemiyle yapabileceği
10 haftayı aşmayan gebeliklerin sonlandırlması, ancak Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı hekimlerce ve yalnızca yataklı sağlık kurumlarında yapılabilir duruma getirildi.
Endikasyonları daraltıldı.. (5. ve 6. madde değişiklikleri ile ve ilgili Tüzükte)

Anlaşılan bu da yetmedi AKP’ye ve şimdi de SGK bilgisayar sisteminde bu hizmeti vermek isteyen hekimlere “provizyon verilmeyerek” hizmet açıkça engellenmekte.

Gene hekim ve halk karşı karşıya getirilmekte.

  • Uyaralım; sağlık çalışanlarına yöneltilecek şiddetin sorumlusu
    doğrudan Hükümet ve Sağlık Bakanı olacaktır.

Çıkıp apaçık halka açıklayabilir misiniz bu yasa dışı politikanızı?

Uygulamanızı sahiplenir ve savunur musunuz?
Halk, uygulamanın / engellemenin gerçek nedenini anlasın..

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı Prof. Dr. Cansun Demir,
kürtaj uygulamasının sessiz sedasız kaldırıldığını öne sürdü.

Dün bir yazılı açıklama yapan Prof. Dr. Demir, “Kamu hastanelerinde
sosyal güvence kapsamında 10 haftaya kadar ücretsiz uygulanması gereken “ kürtaj”, hiç yasal dayanak olmaksızın sona erdirildi. On line kayıt sisteminde kürtaj işlemi için kullanılan “tıbbi tahliye kodu”  kaldırılınca bu konuda yapılan tüm tetkik ve hizmetler
otomatik olarak durdurulmuş oldu.” dedi.

DOKTORUN ELİ KOLU BAĞLANDI

Prof. Dr. Demir, Medulla Hastane sistemi olarak bilinen GSS (Genel Sağlık Sigortası) ile sağlık kuruluşları arasında, hizmetlerin ödemesini gerçekleştirmek için oluşturulmuş sistemde kadın-doğum doktorlarının kürtaj yapamadığını belirtti. Medula sisteminden kürtaj için gerekli “tıbbi tahliye” bölümünün silinmesiyle yasal olarak belirlenmiş
10 haftalık sürede kürtaj isteyenlere hizmet verilemediğini vurgulayan Prof. Dr. Demir,

  • “Bu durum kişi hak ve özgürlüklerini ihlal ettiği gibi;
    hekimin hasta sağlığı ile ilgili çok önemli bir konuda elini kolunu bağlamakta ve mesleksel sorumluluğunu yerine getirmesini engelliyor.”
    dedi.

DOĞUM KONTROL YÖNTEMİ DE PARALI OLDU

Prof. Dr. Demir, “Spiral” olarak da adlandırılan ve kamu hastanelerinde kadınlara
ücretsiz olarak uygulanması gereken “Rahim İçi Araçların” (RİA) da doktorlar tarafından yazıldığı halde, hastaneler SGK’ya fatura edemediği için ancak ücret karşılığı takılabildiğini söyledi.

Prof. Dr. Demir, “Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği olarak,
hiçbir yasal dayanağı olmaksızın hastayı ve hekimi zor durumda ve karşı karşıya bırakan bu keyfi uygulamaların bir an önce düzeltilmesini ve konuyla ilgili olarak kamuoyuna bir açıklama yapılmasını Sağlık Bakanlığı’ndan talep etmekteyiz.” dedi.

İSTENMEYEN BEBEKLER SAĞLIKSIZ BİREYLER OLUR
Türkiye’de uzun yıllar aile planlamasını çok temel bir politika olarak sürdürdü. Bu hem çok çocuk doğurulmaması yönündeydi hem de varolan gebeliklerin sağlıklı sürdürülmesi için yapıldı. Ama şimdiki iktidar yapısı bu kavramlara karşı. Çok çocuk doğurmak,
çok fazla ucuz insan gücü üretmek mantığına da uygun. Böylece ucuz iş gücü de ortaya çıkmış oluyor.

Kürtaj kadının çok temel bir hakkıdır, üstelik de
yasal düzenleme olmadan yapılması hiç etik değil.
Bilim insanları da bu kararın dışına atılmış oluyor. Burada hem cinsel ilişkide korunmayı öğretmeme durumu var, hem de istenmeyen gebeliklerin de tamamlanmasını istiyorlar. Kürtaj konusu özellikle tecavüz bebekleri için ciddi bir sorun. Doğduğu zaman yeni bir yaşam sunabilecek bir Devlet olduğuna ilişkin verilerimiz de yok. Ne düzgün sosyal politikalar var,
ne de koruyucu ailelere yönelik bir gelişme var.
İşsizlik yüksek, ayrımcılık var, şiddet var,
kadın cinayetleri var ve bu sürece yeni bir insan göndermiş oluyorsunuz.
BEBEĞİN PSİKOLOJİSİ DE BOZULUR
Bebeğin psikolojisi de ayrıca önemli bir nokta.
Annesi tarafından istenmeyen bir bebek ciddi sorunlar yaşar, kişilik bozuklukları yaşar, örselenme (travma) yaşar, hatta erişkinlikte psikopati dahi oluşabilir.
Ruh sağlığı iyi olmaz.
(http://www.hurriyet.com.tr/saglik-yasam/25000000989956.asp)

 

*****

 

AKP’ye anımsatalım     :

Bu kısıtlamanın bedelini özellikle alt katmanlar öder…
Yani size oy veren garibanlar..
Üst katmanlar nasılsa sorunlarını çözer..
Hani sağlık hizmetleri ve sosyal güvenlik en başarılı olduğunuz alandı??
Hani sağlık hizmetleri çağ atlamıştı??
Balayı dönemi bitti değil mi?
Dev yerli – yabancı sağlık şirketlerinin doymaz iştahlarını artık SGK ve bütçeden devasa aktarımlar da karşılayamııyor değil mi? Serbest piyasa böyle insanın kanını canını emer..
Ve an gelir, onlara gücünüz yetmez, kendi halkınızı soyarsınız.. Geldiğiniz yer utanç verici ve vahimdir.
Her bakımdan Sürdürülebilir (
sustainable) değildir.

Bir an önce aklınızı başınıza alın ve

 

  • HER-KE-SE ETKİN-YAYGIN KORUYUCU
    SAĞLIK HİZMETLERİNİ öne alın!
    Başka hiç-bir çıkış yok!

Ayrıntıları izlemek için lütfen tıklayınız..

http://www.youtube.com/watch?v=8C7Q0iwt20g,
(07.06.2012, Kürtajın yasaklanması üzerine; 
Ulusal Kanal)

 

KÜRTAJ, SEZARYEN SORUNU ve BAŞBAKANIN TEHLİKELİ HEZEYANLARI.. (http://ahmetsaltik.net/2012/05/29/kurtaj-sezaryen-sorunu-ve-basbakanin-tehlikeli-hezeyanlari/, 29.5.2012)


Sevgi ve saygı ile.
13 Mart 2014, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net 

Doğum Kontrol Yöntemleri Atlası / Atlas of Contraceptive Methods

Dogum_Kontrol_Yontemleri _Atlasi

Kürtaj, Sezaryan Hakkında Türk Tabipleri Birliği Basın Açıklaması 30.5.12 / Press Release By Turkish Medical Association on D&C and Caeserian section as a human right

Kurtaj_Sezaryen_basin_aciklamasi.TTB_30.5.12

KADINLAR DEVLETE DEĞİL, KENDİLERİNE AİTTTİR; KÜRTAJ HAKKI KADINLARIN YAŞAM HAKKIDIR!

Kurtaj_ve_sezeryan_hakkinda_RTE’ye_TTB_yaniti_29.5.12