RAHŞAN ECEVİT Yaşama Veda Etti..

RAHŞAN ECEVİT Yaşama Veda Etti..

Ömürlerini hiçbir çıkar gözetmeden, Mustafa Kemal ATATÜRK ve arkadaşlarının izinde, bu ülkenin aydınlık, laik ve demokratik geleceği için tükettiler.

Bizlere politikacı ve devlet adamlığının nasıl olunacağını öğrettiler.

Rahşan Ecevit devlet mezarlığına defnedilecek

Eski Başbakan Bülent Ecevit’in eşi Rahşan Ecevit, yarın devlet mezarlığında Bülent Ecevit’in yanına defnedilecek.

Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit’in eşi ve Demokratik Sol Parti’nin (DSP) Kurucu Genel Başkanı Rahşan Ecevit’in cenaze töreni belli oldu. Ecevit, yarın devlet mezarlığında Bülent Ecevit’in yanına defnedilecek. Rahşan Ecevit, dün Ankara’da tedavi gördüğü hastanede, yaşamını yitirmişti.

“BÜLENT ECEVİT’İN YANINA DEFNEDİLMEK İSTERDİ”

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Rahşan Ecevit’in yanına defnedilmeyi istediğini söyledi. Aksakal, “Bülent Ecevit ve Rahşan Ecevit bir sevgi timsaliydi. Türk siyasetine sevgiyi aşılayan iki insandı. Toprakta da birlikte yatmayı arzu ederlerdi. Bülent Ecevit rahmetli olduğunda özel bir mezar yeri hazırlanmıştı. Ancak sayın Başbakanımızın Devlet Mezarlığı’na defnedilmesi öngörülmüştü. Biz de sayın Cumhurbaşkanımıza Rahşan Ecevit’in bu son arzusunu ilettik. Aynı yerde yatabilmeleri için kendilerinden önemle destek bekliyoruz. Bu bir insani yaklaşımdır. Bu bir Bakanlar Kurulu kararı gerektiriyor. Eğer uygun görülürse ki uygun görülmesini arzu ediyoruz” diye konuşmuştu.

CHP’Lİ ÖZKOÇ: 5 SİYASİ PARTİ ORTAK YASA TEKLİFİ HAZIRLIYOR

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Bülent Ecevit’in eşi Rahşan Ecevit’in Devlet Mezarlığı’na defni için Mecliste grubu bulunan 5 siyasi partinin ortak yasa teklifi hazırladığını bildirdi.

Özkoç, yaptığı yazılı açıklamada, “Meclisteki tüm siyasi partilerin grup başkanvekilleri bir araya geldik. Yaptığımız görüşme neticesinde Sayın Rahşan Ecevit’in Devlet Mezarlığı’na defnine ilişkin 5 grubun ortak yasa teklifi sunmasını kararlaştırdık.” değerlendirmesinde bulundu.

Özkoç, Rahşan Ecevit’in defninin yarın gerçekleşeceğini, yasa teklifinin ise Meclisin ilk Genel Kurul toplantısında yasalaşacağını belirtti.

Meclisteki siyasi partilerin grup başkanvekilleriyle görüşme gerçekleştirdiklerini ve durumun hassasiyetini göz önüne alarak bir çözüm bulmaya çalıştıklarını vurgulayan Özkoç, “Rahşan Ecevit’i yitirmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum, hepimizin başı sağolsun. Rahşan Ecevit’in son dileğini, vasiyetini yerine getirebilmek için Meclisteki tüm siyasi partilerin grup başkanvekilleri bir araya geldik. Yaptığımız görüşme sonunda Sayın Rahşan Ecevit’in Devlet Mezarlığı’na defnine ilişkin 5 grubun ortak yasa teklifi sunmasını kararlaştırdık. Teklif, bugün Meclis Başkanlığına sunuluyor. Defin, yarın gerçekleşecek. Meclis Genel Kurulu da ilk oturumda kanun teklifini, yasal hale getirecek.” ifadelerini kullandı.

Özkoç, merhume Ecevit için yarın öğle namazının ardından Kocatepe Camisi’nde cenaze namazı kılınacağını, daha sonra da Devlet Mezarlığı’nda toprağa verileceğini kaydetti.

Öte yandan TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un, Rahşan Ecevit’in cenazesinin defniyle ilgili “vasiyetinin yerine getirilmesi” için parti gruplarıyla gereken görüşmeleri yaptığı öğrenildi.

ERDOĞAN’DAN TAZİYE

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eski Başbakanlardan Bülent Ecevit’in eşi Rahşan Ecevit’in vefatı dolayısıyla DSP Genel Başkanı Önder Aksakal ile telefon görüşmesi yaparak taziyelerini bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, Rahşan Ecevit’e Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileklerini iletti.

HALICI AÇIKLADI

Rahşan Ecevit ve Bülent Ecevit Bilim, Kültür ve Sanat Vakfı Başkan Yardımcısı Emrehan Halıcı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rahşan Ecevit’in vefatının ardından taziye dileklerini ilettiğini ve Devlet Mezarlığı’na gömülmesi konusunda bir sorun kalmadığını bildirdiğini söyledi.

Halıcı, taziyelerin kabul edildiği vakıf binasında düzenlediği basın toplantısında, Rahşan Ecevit’in eşi eski başbakanlardan Bülent Ecevit’in yanına defnedilmesinin, hem vakfın hem de tüm Ecevit’i sevenlerinin isteği olduğunu söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu konudaki talebini Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ilettiğini belirten Halıcı, “Hem olumlu bir bilgi sayın Kılıçdaroğlu’ndan geldi. Hem de sayın Cumhurbaşkanımız biraz önce aradı ve Rahşan Ecevit için taziyelerini iletti ve TBMM Grup Başkanvekillerinin bugün Meclis’te bir araya gelerek bu konuda bir temenni kararı alacaklarını ve Devlet Mezarlığı’na sayın Rahşan Ecevit’in gömülmesi için herhangi bir sorun kalmadığını bize iletti” diye konuştu.

Bu gelişmenin bütün Ecevit sevenleri çok mutlu ettiğini vurgulayan Halıcı, “Müteşekkiriz. Bütün Ecevit dostlarının, Ecevit’i seven herkesin tekrar başı sağ olsun diyoruz.” ifadesini kullandı.

Halıcı, cenaze töreninin büyük ihtimalle yarın yapılacağını, programa ilişkin detayların gün içinde açıklanacağını kaydetti. Öte yandan vakfa gelen DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, eski DSP Genel Başkanı Zeki Sezer ile Rahşan Ecevit’i sevenler, Emrehan Halıcı’ya taziye dileklerini iletti.

BAHÇELİ DE ARADI

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de Halıcı’yı arayarak başsağlığı dileğini ilettiği öğrenildi. (Cumhuriyet, 18.01.2020)
***

Işıklar içinde olsunlar.. öyledirler de..

Sevgi ve saygı ile. 18 Ocak 2020, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK 
www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

2019’da EKONOMİ, ENFLASYON ve AKP = ERDOĞAN

2019’da EKONOMİ, ENFLASYON ve AKP = ERDOĞAN

2019 enflasyonu gerçekten TÜİK’in açıkladığı gibi %11,8 ise, “yeniden değerleme
oranı” neden bunun 2 katı olan %22,5’in üzerindedir?
AKP iktidarı neden kamu hizmetlerine “yeniden değerleme oranı” dediği orana göre zam yapmıştır? Niçin TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranına göre artış yapılmadı bu kamu mal ve hizmetlerine?? Üstelik TÜİK verileri açıklanmadan epey önce! Yoksa, halktan gizlenen “gerçek enflasyon oranı” en az bu “yeniden değerleme oranı” düzeyinde mi?
Bir Hükümet halka yalan söyler mi, halkı kandırır mı?
Hangi hükümetler halkı yoksullaştırarak ve türlü yalanlarla kandırarak yandaşlarına ve yabancı sermayeye muazzam düzeyde / yüzlerce milyar Dolar!) ulusal serveti akıtır?
Bir iktidar bunu yıllardır yapıyorsa kaza – kader – yazı mıdır; yoksa o iktidarlara boyun eğen kitlelerin akıl fukaralığı ya da kendine ihanet midir?

Bunca ağır sömürüyü – aldatılmayı gören halk yığınları ne yapar? Ne yapmalıdır?
Soruları uzatmaya gerek var mı?

Yanıt   : Halktan yana iktidarlar bunları yapmaz!

O halde AKP iktidarı da halktan yana değil!

Peki kimden yana AKP = Erdoğan iktidarı??

AKP, dinci sermaye ve yabancı sermayeden yana ama halkına dost değil!
O bir tarikatlar koalisyonu çünkü!
***
Şu verilere ne buyrulur ?

Dünya ekonomisinden 200 yıl boyunca aldığımız pay; 

* 1820’de % 0,96
* 1913’de % 0,80
* 1923’de % 0,41
* 1950’de % 0,77
* 1973’de % 0,85
* 2003’de % 1,03
* 2019’da % 0,81

Osmanlının büyük felaket yıllarını gösteren 1914-1923 arasını dışarıda tutarsak, 200 yıldır aynı düzeyde debelenip duruyoruz. Kimse kimseyi kandırıp durmasın! Artık anlamak zorundayız ki; bu topraklara “bilimsel gelişmeyi“, bilimin yaşama aktarılma biçimi olan “teknolojiyi” ve “hukuk bilincini” yerleştirmeden OLMAYACAK! (Prof. Dr. Y. Ziya Yergök, 4.1.20, what’s up)

2019 sonunda toplam ulusal bakımından zar sor 20. sırada olacağız ya da G20’den düşeceğiz! Ama nüfusumuz  tavşanlar gibi büyümeyi sürdürüyor. 2018 boyunca net 1,2 milyon daha çoğaldık ve 82 milyon olduk. 2019 boyunca da aynı hızla %1,47 (veya binde 14,7) hızla çoğaldı isek, en az 1,22 milyon daha nüfus alacak ve 83,2 milyonu bulacağız. Dünya nüfus artış hızı ise %1,12. Dolayısıyla dünya nüfusu içindeki payımız 83,2 milyon / 7,7 milyar = %1,1..
Dünya ekonomisinden %0,81 pay alan ama nüfusu dünya nüfusunun %1,1’i olan bir Türkiye! Dolayısıyla kişi başına yıllık gelirde ilk 60’a giremeyen Türkiye, küresel kişi başına gelir ortalamasının (11 bin $) da en az 2 bin $ altında!

Dünya alem bizi kıskanıyor (!), başımız göğe eriyor (!) asrın lideri ile ama hem rakamlar hem de gerçek yaşam bu söylemlere – masallara hiç ama hiç uymuyor.

Niye acaba??

  • 17+ yıldır tek başına iktidar olan AKP = Erdoğan, bu yıkımdan sorumludur!

    2023 MİLLİ GELİR HEDEFİ 12.484 DOLAR

    Resmi 2023 hedeflerini içeren 11. Kalkınma Planı’nda 2023’te kişi başına ulusal gelirin 12.484 $ olması hedefleniyor. Türkiye’de ulusal gelir 2013’te 12.480$ olarak açıklanmıştı. 2023 ulusal gelir hedefi 10 yıl önceki ulusal gelir hedefinin yalnızca 4 $ üstünde; o da tutarsa..

    Halkımız, yaşadığı gerçeklerin nedenlerini soracak ve bulacak ölçde akıllıdır.
    Sonra da ne yapacağına karar verecek ölçüde bilgedir.
    Son 6 – 7 yıldır toplam ulusal gelir sürekli düşüyor; SÜREKLİ YOKSULLAŞIYORUZ!
    Göreceğiz..

    Sevgi ve saygı ile. 12 Ocak 2020, Ankara

    Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
    Halk Sağlığı Uzmanı, Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı
    Mülkiyeliler Birliği Üyesi
    www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

İSTANBUL KANALI İLE AKP NELERİ MASKELİYOR??

İSTANBUL KANALI İLE
AKP NELERİ MASKELİYOR??

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Hekim, Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimci
www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

Önceki günlerde (09.01.2020) İstanbul Kanal’ı sorununu biz de yazdık sitemizde Sn. M. Aydınlı ile birlikte : KANAL İSTANBUL TARTIŞMASI

AKP = Erdoğan‘ın Türkiye için tam bir yıkım getirecek olan dış dayatmalı girişimden vazgeçmelidir. Hüsnü Mahalli, youtube’da ve 10.01.2020 gecesi TELE1’de bu konuda istemin 2016’da ABD’den geldiğini ve bunun kesin olduğunu belirtti.

TÜBİTAK, İstanbul Kanalı için hazırlanan ÇED Raporunun bilimsel temelli olmadığını açıkladı..

AKP = Erdoğan, İstanbul Kanalı girişiminden vazgeçmek için “Bizi ikna etmelisiniz..” buyurmuş.. Soralım..

Soru 1 : Bütünüyle akıl ve bilim dışı ve dış güdümlü tasarım ortada.. Sizi nasıl ikna edeceğiz?

Soru 2 :
 Bu tümceyi kurarken içtenlikli olduğunuza nasıl inanacağız?
Bizi boşa yorup meşgul ettiğiniz belirlememiz çok güçlü..

Soru 3 : Sizin isteminizi tersine çevirelim; siz azıcık, zerre kadar demokrat, millete saygılı,
dağlarca kibirini denetleyen ve dış baskılardan kurtularak (!????) ulusumuz ikna etmeyi neden düşünmüyorsunuz?

Soru 4 : Hani siz “En büyük millet” buyuruyordunuz; “İsteseniz de istemeseniz de bu kanal yapılacak” anti-demokratik ve halkı hiçe sayan dayatmanızı, hepimizi aşağılayan bu kabul edilemez otokratik – despotik tutumunuzu, size hakaret sayılabilecek sözler etmeden nasıl eleştirebiliriz?? Derdimiz size hakaret hiiiiiiiiiiiç değil ve olamaz.. Bizler yüreği yanan yurttaşlarız ve akılcı – bilimsel davranıyoruz sizin hemen hemen hiiiiç yapmadığınız gibi. Ancak siz, binlerce dava açmış durumdasınız sizi eleştirenlere.. Sizin adaletiniz bunca mıdır?

  • Bu zulme ne buyurursunuz??

    Hemmmmmen dava açmak üzere avukat ordunuz nöbette..

    Böylesi bir uygulama yeryüzünde hangi demokratik hukuk devletinde var?? Türkiye’de apaçık
    yaşandığına göre Türkiye’nin demokratik – hukuk devleti olduğunu söyleme olanağı yok!

  • Bir yandan da dinci kuşatma!

17+ yıl önce iktidara geldiğimizde Türkiye şimdikine göre epey demokratik hukuk devleti idi.
Tek başına 17+ yıllık AKP = Erdoğan iktidarı ile kıytırık bir demokrasi – hukuk devleti artığı kaldı. Bunu iktidarınız, Anayasa’nın özellikle, değiştirilemez – değiştirilmesi teklif bile edilemez
2. maddesinin içini boşaltarak, bilerek ve isteyerek, tasarlayarak siz yaptınız..

  • Anayasayı açıkça ihlal ettiniz.. 
  • Meşruluğunuzu yitirdiniz gerçekte..

    Türkiye’yi hala birtakım akıl – bilim dışı ve en önemlisi dış güdümlü tasarımlarla boşu boşuna yoruyor ve meşgul ediyorsunuz..

Gündem oyunları bir boyutu ile.. 1 taşla birkaç kuş vurma peşindesiniz.
Dürüst ve etik siyaset bu değil.. Müslüman olarak kendinize nasıl yakıştırıyorsunuz??

TÜİK‘in bu gün yayınladığı İŞSİZLİK verilerine bakınız.. Sizin buyruğunuzdaki kurum, ne denli makyajlasa da çırılçıplak gerçekler ortada.. Milyonlarca insan yıllardır ve artan oran da işsiz.. Özellikle üniversite bitirmişler.. İşgücüne katılım oranı %50’nin altında.. Yani, çalışabilecek insanların yarısından azı çalışabiliyor bu ülkede ve siz hala, 3-5 çocuk yapmasını istiyorsunuz insanların.. Bizi ikna edebilir misiniz bu irrasyonel dayatmanız / takıntınız için??

  • 1 (BİR) TL’ye muhtaç üniversite öğrencisi yoksulluk – açlıktan intihar etti İstanbul’da!

İstanbul Üniversitesi Rektörü ödenek sıkıntısını gerekçe gösterdi. Haklı olabilir..
Ama Saray’ın harcamaları sınırsız, denetimsiz örtülü ödenek harcamaları rekorlar kırıyor..
108 m2 tek parça halı 324 bin TL.. Saray’ın bütçesi milyarlarca TL.
Örtülü ödenek hiiiç denetlenemiyor ve rekorlar kırıyor bir yandan.. Niçin, niçin??

İnsanlar borç yüzünden ailece, masum çocuklarıyla siyanür içip intihar ediyorlar..
İktidarınız, borazanlarınız, “dolma” kalemleriniz, besleme basınınız bu alarm verilerini bile
örtbas etme peşinde akla hayale gelemeyecek zırvalar üretiyor..
Bu, açıkça hastalıklı bir ruh halidir.

  • Anaokulu çocuklarını bile türbana boğdunuz..

Asgari ücret açlık sınırının çok altında ve 6,5 – 7 milyon çalışan, aileleri ve çoluk – çocuklarıyla
bu yoksulluğa – sefalete – AÇLIĞA mahkum edildi.. “Jest” yapabilirdi zat-ı aliniz, nerede??

Veeeee, içeride tıkanıp bunalan her iktidar gibi dış politikaya yönelip halkın yurtsever – ulusalcı duygularını sömürme zamanıdır şimdilerde..

Suriye’de, daha önce Irak’ta olduğu gibi ABD’nin kanlı maşası oldunuz, ödediğimiz – ödeyeceğimiz bedel ölçüsüz ve kaldırılamaz.. Şimdi sıra, Libya serüveni ile halkın duygularını sömürmede ve dikkatlerini iç sorunlardan uzaklaştırmada.. Ama artık mızrak çuvala sığmıyor..

  • Kazan kaynamıyor, elektrik – gaz faturaları ödenemiyor..
  • UYUZ salgınını konuşuyor halkımız!

Çocuk aşılama oranları düşüyor, geçen yıl 3 bine yakın kızamık saptandı ülkede,
hala aklınızı başınıza alıp bu bağlamda etkili bir girişim yapmıyorsunuz!
TBMM’ye bu aşıların zorunlu olmasını öneren yasa önerisi sunalı yıllar oldu, kadük ettiniz..

Dinci takıntılarınızla aşıları, pek çok ülkenin yaptığı gibi yasal olarak zorunlu kılmaya yanaşmıyorsunuz..

Örn. TV’lerde halkı bu bağlamda eğitecek ve aşıya teşvik edecek neden tek bir kamu duyurusu (spotu) bile yok?!

Siz ne yapmak istiyorsunuz?
Salgın çıksın ve mazlum – yoksul çocuklar ölsün, engelli mi kalsın!
*****

Türkiye, tarihinde hiiiiiiiiç bu denli kötü yönetilmedi; hiiiiiiiç bunca aşağılanıp zulüm görmedi.
Cok uzattık, gene bir soru ile bağlayalım :

Son soru    : Ülkenin bunca perişanlığını görmüyor musunuz? Önce bu tabloyu görmek ve
kabul etmek zorundasınız.. Ardından, çok ağır ve bağışlanamaz sorumluluğunuzu açıklamak için
2 seçenek var :

Ya kapasiteniz yetmiyor, ya kasıtlısınız.. Hangisi, hangisi??

Ve ne bekliyorsunuz, iç savaş mı, isyan mı, böylesi bir gerekçe ile OHAL ilan edip Anayasayı
bir kez daha tümüyle rafa kaldırıp, yıllarca OHAL Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle -ki
Anayasa Mahkemesine götürülemiyor!- Cumhuriyetin son kalıntılarını da kazıyıp
Anadolu Federe İslam Devleti ilan etmeyi mi?

Yoksa kutsadığınız ve bir türlü açıkla(ya)madığınız 2023 hedefiniz bu mu?

* A m a  a s l a   b a ş a r a m a y a c a k s ı n ı z !!!

Bu topraklarda daha 1876’da bile Padişahın yetkilerini epey sınırlayan bir Anayasa ve
Meclis kurulmuştu.. 150 yıldır Türkiye’de ve dünyada köprülerin altından çoooook sular aktı.

  • Anti-demokratik, hukuk dışı, irrasyonel, dış güdümlü ve de dinci – gerici takıntı
    ve dayatmalarınıza artık bir son verme zamanı geldi de geçiyor da..

Giderek daha çok ve daha ağır hatalar yapıyorsunuz ve eriyen – tükenen iktidarınızı uzatmak isterken ayağınıza sıkıyorsunuz!”

Hayırlı” olan sizin için de Türkiye için de bu çıkmaz – karanlık yolu, derhal terk etmektir.

Her şeyin bir haddi – hududu vardır ve insan nerede duracağını bilmelidir..

Şunu sakın ha sakın, aklınızdan bir an bile çıkarmayın :

  • TÜRKİYE 1’den çoooooooooook ama çooooooooooooook BÜYÜKTÜR!

Sevgi, saygı ve UMUT ile. 12 Ocak 2020, Ankara

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’ya Açık Çağrı

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’ya
Açık Çağrı

(CİMER’e başvuru metnimiz yazının altındadır..)

Ülkemiz sahipsiz.. bırakın kötü yönetilmeyi, yer yer yönetilmiyor da.. Kendi haline terk edilmiş görünümde.. Toplum kendi kendine yol bulmaya çalışıyor, de-kapite kurbağa modeli gibi!

Aşı reddi sorunu giderek büyüyor ve Sağlık Bakanlığının etkili, sonuç verebilecek bir girişimine ne denli hazindir ki tanık olamıyoruz..

Üstelik Sağlık Bakanı bir çocuk hekimi..

Çünkü her şey ama her şey, Saraydaki TEK ADAM’a bağlı!
Bakanlar dünün Bakanları değil, Saray’ın sekreterleri ve ciddi hiçbir yetkileri yok..

Sağlık Bakanına düşen, Saraydaki TEK ADAM‘ın aşılara ilişkin akıl almaz negatif takıntısını – inadını mutlaka ama mutlaka kırmak olmalıdır.

AKP = Erdoğan mutlaka ikna edilmelidir ve bu süreçte baş görev Sağlık Bakanınındır..

Sağlık Bakanı Çocuk Hekimi Dr. Fahrettin Koca, TV’lerde halkı aşılamalar için eğitip yönlendirmeye de yetkili değilse, buna gücü yoksa o koltukta ne için oturmaktadır??

Yapamıyor ya da etkili olamıyorsa, durumu kamuoyuna açıklamalı ve istifa etmelidir. Böylesi bir istifa bile sorunun kamuoyu gündemine alınmasına ve çözümüne, orada atıl oturmaktan kuşkusuz çok daha büyük yarar sağlayacaktır..

Sayın meslektaşımız Dr. Koca‘yı bir seçim yapmaya çağırıyoruz..

Çoook geç kalındı, salgın kapıda ve faturayı ölen, engelli kalan yoksul – mazlum aile çocukları ödeyecek gene.. AKP’nin, Saray’ın… ders alacağını mı sanıyorsunuz ya da ne geri dönecek?? 2019’da 3 bine yakın kayda giren Kızamık olgusu var. Oysa bu sayı 100’ü geçmeyecek denmişti.

Veriler karartılarak, saklanarak mızrak çuvala sığdırılabilir mi?

2018 TNSA (Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması) raporunda mutlaka bulunması gereken, başlıca o veriler için çalışılan 50 yıllık gelenek (1968-2018) neden bozulmuş ve bebek – çocuk ölümleri verileri yayınlanmamış, Bakanlığınızca engellenerek sansür edilmiştir?

Neden Dr. Koca, neden, neden??

Güneşi balçığınızla nasıl sıvayabilirsiniz?

TNSA 2018 çalışması dünyanın emeği ve maliyetidir.. Bebek – çocuk ölümleri verileri saklanarak – gizlenerek o Raporu nasıl kullanmamızı öneriyorsunuz Bakan Dr. Koca, nasıl??

Bütün bunlar yanlış ise, TV’lere çıkıp çocuk aşıları hakkında programlar yapıp halkı kapsamlı eğitir, anababaları ÇOCUKLARINI AŞILATMAYA çağırır mısınız lütfen??

Hem Bakan, hem Çocuk Hekimisiniz, ne büyük avantaj ve sorumluluk! Hemen yarın ANABABALARI AŞIYA ÇAĞIRAN etkili – başarılı kamu duyurularına (spotlarına), eğitimine, ulusal bir kampanyaya yol verir misiniz??

Madem yasal düzenleme ile çocukluk çağı aşılarını pek çok gelişmiş ülkenin zorunlu kılması gibi bir yolu her nedense izlemeyeceksiniz, seçenek politikanız nedir? Öyle susup oturarak bekleyip geçiştiremezsiniz.

  • Halkın sağlığı kimsenin oyuncağı değildir!

Bu temel teknik konuda olsun Saray’dan bağımsız davranabilir misiniz?
AKP = Erdoğan‘ı ikna edebilir misiniz? Sahi, hiç denediniz mi?? Ne zaman, size ne dedi??

Yoksa siz de mi aynı yolun yolcususunuz Sn. Bakan Dr. Koca??

Hangisi, hangisi??

Sn. Bakan, AA’ya demecinde (8.1.20) “Önümüzdeki dönemde aşı reddi ile ilgili birçok tartışmanın aşıda yerelleşme ve yerlileşme ile daha da azalacağını düşünüyorum.” demiş. AKP, tek başına iktidarının 18. yılında. İlk Sağlık Bakanı bir Profesör hekim idi ve 10 yıl dolayında Bakanlık yaptı. Türkiye hala “yerli aşı” üretecek, yakışıyor mu bu söylem Sn. Bakan?
***
Şu sözler, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa‘nın :

    • “…Bulaşıcı ve salgın hastalıklara karşı insanları koruma konusunda büyük hizmetleri görülen aşıları hazırlamak ile meşgul Hıfzıssıhha Kurumlarımız tam başarı ile çalışmasına devam ve savaşıma yararlı hizmet yerine getirmektedirler.– 1337 senesi (1921) içinde üç milyon kişilik çiçek aşısı yapabilen Sivas (Hıfzıssıhha) Kurumu, geçen yıl (1929)

      – beş milyon kişilik çiçek aşısı,
      – 537 kg kolera,
      – 407 kg tifo aşıları üretmiş
      ve bunlar halka yaygın biçimde uygulanmıştır

{Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri. Cilt I-III, sayfa 306-7 ve
Türkiye’de Erken Cumhuriyet Dönemi Sağlık Hizmetleri}

2020’de Türkiye ne yazık ki tek bir aşı bile üret(e)miyor! Açıklaması ise “küresel işbölümü”!  15 aşı türünü Sağlık Bakanlığı tümüyle dışalımla (ithalatla) karşılıyor.
****
Ya bilimsel ve dürüst sağlık – ülke yönetimi sürdürün ya da düşün yakamızdan, düşün!

Uyaralım; yakınlarda kazanacağınız sıfatlardan biri de ÇOCUK KATİLİ olmasın!

Sevgi, saygı ve derin KAYGI ile. 12 Ocak 2020, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Halk Sağlığı Uzmanı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

Not : Sayın Bakana tweet iletisi olarak da sunulmuştur.
CİMER‘e başvuru metni –zorunlu olarak epey kısaltılmış– aşağıdadır..
=====================================
CİMER’e başvuru metni 

  • Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER)‘ne yapmış olduğunuz başvurunuz 2000111313 sayısı ile alınmıştır. Başvurunuz ile ilgili tüm işlemleri CİMER’in internet adresinden takip edebilirsiniz.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya Çağrı

Aşı reddi sorunu giderek büyüyor ve Bakanlığın etkili, sonuç verebilecek bir girişimine ne yazık ki tanık olamıyoruz. Üstelik Sağlık Bakanı çocuk hekimi. Çünkü her şey Saraydaki TEK ADAM’a bağlı! Bakanlar Saray’ın sekreteri ve ciddi hiçbir yetkileri yok. Sağlık Bakanına düşen, Saraydaki TEK ADAMIN aşılara ilişkin akıl almaz takıntısını, inadını mutlaka kırmak olmalı. Erdoğan mutlaka ikna edilmeli, görev Sağlık Bakanının. Bakan, TV’de halkı aşılamalar için eğitip yönlendirmeye de yetkili değilse, o koltukta neden oturmakta? Yapamıyorsa kamuoyuna açıklamalı ve istifa etmeli. Böylesi bir istifa bile sorunun kamuoyu gündemine alınmasına ve çözümüne daha büyük yarar sağlar. Dr. Koca‘yı bir seçim yapmaya çağırıyoruz. Çoook geç kalındı, salgın kapıda ve faturayı ölen, engelli kalan yoksul, mazlum aile çocukları ödeyecek gene. TV’de halk aşıya çağrılmalı. Bakan Çocuk Hekimi, büyük avantaj ve sorumluluk! Madem yasal düzenleme ile çocukluk birçok gelişmiş ülke gibi zorunlu kılmayacaksanız, seçenek politikanız nedir? Susup oturarak bekleyip geçiştiremezsiniz. Halkın sağlığı kimsenin oyuncağı değildir! Bu temel konuda olsun Saray’dan bağımsız davranabilir misiniz? Erdoğan‘ı ikna edebilir misiniz? Hiç denediniz mi, ne zaman, size ne dedi? Yoksa siz de mi aynı yolun yolcususunuz Sn. Kara?Ya bilimsel sağlık yönetimi sürdürün ya da bırakın! Uyaralım yakında kazanacağınız sıfatlardan biri ÇOCUK KATİLİ olmasın!
Kaygı ile. Prof. Dr. Ahmet SALTIK MSc BSc. 11.01.2020
******

SONER YALÇIN’a ÇAĞRI

SONER YALÇIN’a ÇAĞRI

Aşı karşıtlığı sorununu bu sitede çoooook işledik. Önceki gün sitemizde yayınlanan bir yazımızda şu dizelere yer verdik :

  • “..Çocuk aşılama oranları düşüyor, geçen yıl (2019’da) 3 bine yakın kızamık saptandı ülkede, hala aklınızı başınıza alıp bu bağlamda etkili bir girişim yapmıyorsunuz!
    TBMM’ye bu aşıların zorunlu olmasını öneren yasa önerisi sunalı yıllar oldu, kadük ettiniz.. Dinci takıntılarınızla aşıları, pek çok ülkenin yaptığı gibi yasal olarak zorunlu kılmaya yanaşmıyorsunuz.. Örn. TV’lerde halkı bu bağlamda eğitecek ve aşıya teşvik edecek neden
    tek bir kamu duyurusu (spotu) bile yok?! Siz ne yapmak istiyorsunuz? Salgın çıksın ve
    mazlum – yoksul çocuklar ölsün, engelli mi kalsın!”..
    http://ahmetsaltik.net/2020/01/10/istanbul-trakyayi-yutamaz/*****

Soner Yalçın’ı da geçtiğimiz yıl SÖZCÜ‘deki köşesinde aşı karşıtı bir yazısı nedeniyle e-ileti ile nazikçe uyarmış, konunun uzmanlık gerektirdiğini belirtmiş ve çok rahat yanlışa düşebileceğini, halkın  – çocukların sağlığına istemeden zarar verebileceğini vurgulamıştık. Telefonumuzu da yazarak dilerse bu gibi yazılarda bizden görüş alabileceğini eklemiştik. Çok kısaca “Teşekkür ederim hocam..” yanıtını almıştık.. Ama gene bildiğini okudu.. (yazışma arşivimzdedir..)

  • Bu konuda hata yapmak, aşıyla korunulabilir hastalıklar yüzünden SALGIN ÇIKMASI anlamına gelir.
  • Böylesi bir salgında masum – yoksul çocuklar (erişkinler de!) ölür, engelli kalır.

Bedel böylesine ağırdır. O yüzden, konuyu uzmanlarına bırakmak zorunludur.

Soner Yalçın çok birikimli, zeki, üretken ve yazdıklarıyla halkımıza ışık tutan nitelikli bir yazardır.

Ancak son kitabındaki ilaç ve özellikle AŞILAR konusunda yazdıkları son derece sakıncalı; halk sağlığını tehdit eden, bilimsel açıdan yanlış, temelsiz içeriklerdir.

Örneğin 0,5 cc (ml) aşı içine 2,5 gm Civa koymak, günümüz bilimsel teknolojisiyle dünyanın hiçbir yerinde asla ve kata olanaklı değildir..

  • Bu dozda civa, dakikalar içinde bir fili bile öldürebilir!

Azıcık Kimya bilgisi sorgulaması yeterlidir böylesine ağır bir gafa düşmemek için.

Soner Yalçın bunu yapmalıydı, belli ki yapmamış ya da danıştıkları kendisini yanıltmış ??!!

Ama faturayı masum halk, hele hele bebekler – çocuklar, yaşlılar asla ödememeli..

Şimdi ne yapmalıdır Soner Yalçın???

Bir deli” kuyuya bir taş atıyor, 40 akıllı yıllarca çıkaramıyor..

Soner Yalçın Bir deli” olmak / kalmak istemiyorsa;

SONER YALÇIN’a çağrı :

– kamuoyuna bir açıklama yapmalı,
– açıkça özür dilemese bile,
– özellikle AŞILAR konusunda yanıldığını,
– yazdıklarını geri aldığını,
anababaların çocuklarını mutlaka aşılatmaları gerektiğini

duyurmalı ve zaten ipe un seren ağır sorumlu AKP iktidarını da derhal göreve çağırmalıdır…

Bunu yapmayan ya da tersini yapanlar, salgın çıktığında ölecek – engelli kalacak masum ve çoğu yoksul çocukların KATİLİ olmaktan kurtulamazlar..

  • Sağlık Bakanlığı hiç yoktan, hemen, ivedilikle TV’lerde kamu uyarıları (spotları) yayınlayarak anababaları çocuklarını aşılamaya çağırmalıdır..
  • Hiç yoktan, hemen, gecikmeden, SALGIN KAPIDA!

Sevgi ve saygı ile. 12 Ocak 2020, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Halk Sağlığı Uzmanı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com