2018 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ve KAMU MALİYESİNE GENEL BAKIŞ

Mahmut Esen
Em. Mülkiye Başmüfettişi
mahmutesen@gmail.com

2018 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ve KAMU MALİYESİNE GENEL BAKIŞ

(AS : Bizim katkımız yazının altındadır..)
“Sayamadığınız, ölçemediğiniz hesaplayamadığınız olayları tanıyamazsınız.”
Galileo Galilei

 IGİRİŞ

23.12.2017 gün ve 7066 sayılı 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu, 31.12.2017 gün ve 30287 sayılı (M) R.G. yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Orta Vadeli Program ve Orta Vadeli Mali Planda (2018-2020) belirlenmiş politika, hedef/ önceliklere göre ve özel mevzuatına göre hazırlanmış olan 2018 Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının, TBMM yapılan görüşmeler sonucunda da kayda değer bir değişikliğe uğramadan aynen kabul edildiği görülmüştür. Ülke ve ulus sorunların tespiti ve alınması gereken önlemler açısından; kamunun gelirlerinin toplanması, giderlerin gerçekleştirilmesi, açıkların finansmanı, kamunun varlık ve borçları ile diğer yükümlülüklerinin yönetimini kapsayan kamu maliyesinin durumunun iyi bilinmesi ve gelişmelerin yakından izlenmesi özel bir önem taşımaktadır. Bu bağlamda merkezi yönetim bütçesi kanunları, tasarı/gerekçeleri  ve ekleriyle birlikte  güncel nitelikli, önemli bilgileri içermektedir.

Bu yüzden yazımızda 2018 yılı merkezi yönetim bütçesinin gelir, gider ve denkleştirmesi ele alınmakta, bütçe rakamlarının değerlendirilmesi yapılmakta;  kamu maliyesini ilgilendiren konularda fikir açıklamasında bulunulmadan önce bilinmesi ve el altında tutulması gerektiği düşünülen, en önemli/ somut bilgi notlarına dikkat edilmesi amaçlanmaktadır.

II-2018 YILINA AİT TEMEL  EKONOMİK GÖSTERGELER  (HEDEFLER)

Orta Vadeli Programla (2018-2020) belirlenmiş olan bazı makro ekonomik göstergelerdeki 2017 yılındaki gerçekleşme ve 2018 yılı tahminleri Tablo:1’de gösterilmiştir

Tablo 1: 2017 ve 2018 Yıllarına ait Temel  Ekonomik Göstergeler.    

2017 Gerç. Tahmini 2018 Programı
GYİH ( Milyar TL) 3.035 3.446
Kişi Başına Gelir (GSYH, ABD Doları) 10.579 11.409
GSYH Büyümesi (%)   5,5 5,5
İşsizlik Oranı (%) 10,5 9,9
İTHALAT (CIF)  (Milyar ABD Doları) 243,1 273,2
İHRACAT  (FOB) (Milyar ABD Doları ) 175,8 201,4
DIŞ TİCARET DENGESİ  (Milyar ABD Doları) -67,2 -71,8
CARİ DENGE (Milyar ABD Doları) -39,2, -40
DEFLATÖR (%)(GSYH’da Sabit Fiyatlarla Artış Oranı)   10,3 7,6
TÜFE (Yıl Sonu  %) 9,5 7,0

Kaynak: Orta Vadeli Program (2018-2020)

III- 2018 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ

A-Bütçe Giderleri
a)-Ekonomik Sınıflandırmaya Göre Giderler

Merkezi yönetim bütçelerindeki 2017 ve 2018 yılı giderlerinin ekonomik sınıflandırmaya göre dağılımları; 2017 yılı giderlerindeki gerçekleşmeler ve 2018/2017 gider tahminlerindeki değişim oranlarına Tablo 2’de yer verilmiştir.

Tablo 2: Ekonomik Sınıflandırmaya Göre 2018 Yılı M.Y. Bütçe Giderleri (Milyar TL)                                                                                

      Ekonomik Sınıflandırmaya Göre Giderler 2017 YILI BÜTÇESİ 2018 YILI BÜTÇESİ
Tahmin Gerçekleşme Gerç.Or . (%) Tahmin Artış (%) 2018/2017
1-Faiz Hariç Giderler 587,6 621 105,6 691 17,6
Personel 162,6 162,1 99,7 183,1 12,6
SGK Devlet Primleri 27,1 27,2 0,3 30,8 13,6
Mal ve Hizmet Alımları 52,1 63,5 122 66 27
Cari Transferler (Sağlık, emeklilik ve sosyal yardımlar, mahalli idare payları, tarımsal destekler vb.) 249,7 271 108,5 299,4 20
Sermaye  (Yatırım) Giderleri 66,2 70,5 106,5 68,8 4
Sermaye Transferler (Mahalli idareler v.b. kuruluşlara yapılan) 10,5 12,9 123 15,3 45,7
Borç verme 12,9 13,3 103 20,2 56,6
Yedek Ödenekler 6,4 0 0 7,3 14
2- Faiz Giderleri 57,5 56,7 98,6 71,7 24,7
GİDER BÜTÇESİ TOPLAMI 645,1 677,7 105 762,7 18,2

Not: 1-Küsuratlar yuvarlatılmıştır.
Kaynak: 2018 Yılı MYBK Tasarısı/ Gerekçesi; Muhasebat Gn. Md. MYB İstatistikleri.

2017 yılı merkezi yönetim bütçesi  giderleri 32,6 milyar TL (%5) artışla 677,7 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. 2018 yılı bütçe giderleri; (2017 yılı tahminlerine göre) 117,6 milyar TL (%18,2) artırılmıştır.

Cari Transferler

Cari transfer giderleri ve faiz ödemelerindeki (ortalamanın üzerindeki) artış oranları özellikle dikkat çekmektedir. Cari transfer giderlerine yönelik tahminde, bütçe gerçekleşme oranlarını etkileyecek boyutta hata yapıldığı görülmektedir.

2018 yılı bütçe giderleri içinde en büyük pay; 299,4 milyar TL ile ( %39 oranıyla) cari transferlere ayrılmıştır. Cari transfer giderlerini,  (% 24 oranı ile) personel giderleri izlemektedir. Gider büyüklükleri sıralamasında 3. sırayı 71,7 milyar TL (% 9,4 oranı ile) faiz ödemeleri almaktadır. 68,8 milyar TL yatırım giderlerinin ise  (% 9 oranıyla) dördüncü sırada yer alabildiği görülmektedir.

Bilindiği üzere transfer ödemeleri, sermaye birikimi hedeflemeyen ve cari nitelikli mal ve hizmet alımını finanse etmek amacıyla yapılan karşılıksız ödemeleri kapsamaktadır. Nitelikleri ve bütçedeki payının büyüklüğü nedeniyle kamu maliyesi hakkında daha somut bilgiler elde edilebilmesi için cari transfer giderlerinin ayrıca incelenmesinde yarar bulunmaktadır. Bu bağlamda özlü bir inceleme için 2017 yılında cari transfer harcamalarındaki gerçekleşmeler baz alınmıştır. 2017 yılı merkezi yönetim bütçesi giderlerindeki birikimli (kümülatif) gerçekleşmelere göre giderlerin 271 Milyar TL (%40’ını) cari transfer giderleri oluşturmuştur. 2017 yılı MYB cari transfer giderleri gerçekleşmeleri Tablo 3’te yer verilmiştir.

 Tablo 3 : 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Cari Transfer Harcamaları Kümülatif Gerçekleşmeleri (Milyar TL)

S. No           05-CARİ TRANSFERLER 271
1 Görev Zararları 63,9
-KİT’ler, TCZB/ T.Halk B., SYDTF vb. yapılan ödemeler.

– SGK  (Sigorta prim vb. destekler)

6,8

57,1

2 Hazine Yardımları 87
-SGK’ya Yapılan Yardımlar

-Mahalli İdarelere Yapılan  Hazine yardımları  (Denkleştirme ödeneği, İl Özel İdare görevli eski Köy. Hiz. Md. per. üc. ödemeleri,  cadde ve sokak aydınlatma hizmetleri )

-Diğer Hazine Y68,8 milyar TL yatırımdımları (DFİF/İşsizlik Fonu,
Gençlik Spor İl Md. vb.)

76,4

 

1,7

8,9

3 Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşlara Yardım (Siyasi partiler, dernekler,
Ulusal Fon vb.)
3,4
4 Hane Halkına Yapılan Transferler (Okutulan öğrencilere burs, eğitim/sağlık/yiyecek/barınma amaçlı giderler) 41,4
5 Tarımsal Destekleme Ödemeleri 12,7
6- Hane Halkına yapılan Diğer Transferler    (Ekonomi Bakanlığı teşvik ödemeleri, KOBİ desteği, doğal afetten zarar gören çiftçilere yardım, bireysel emekliliğe Devlet katkısı vb.) 7,6
7 Sosyal Amaçlı Transferler (SHÇEK, 2022 sayılı Kanun Aylık Ödemeleri ve diğer sosyal amaçlı yardımlar) 12,2
8 Yurtdışına Yapılan Transferler ( Kıbrıs/ Uluslar arası kuruluşlara katılım payları) 2,7
9 Gelirden Ayrılan Paylar 72,6
– Mahalli idareler payları

-Fon payları (SSDF/SYDTF vb.)

-Gelirden Ayrılan Diğer Paylar  (TOKİ/TBB/TOBB/TSEK vb.)

60,7

11,6

0,3

Küsuratlar yuvarlatılmıştır. Kaynak: Muhasebat Gn. Md. Merkezi Yönetim Bütçe İstatistikleri.

Tablo incelenmesinden de anlaşılacağı üzere cari transfer giderlerinin yaklaşık %50’si (133,5 milyar TL) tek başına SGK’ya yapılmıştır. Bu rakam aynı zamanda merkezi yönetim gider bütçesinin % 20’sine karşılık gelmektedir. Merkezi yönetim bütçesi açısından en büyük “kara deliğin” SGK olduğu görülmektedir. (Muhasebat, 2017) Sosyal Güvenlik Kurumunun giderlerinin hatırlatması/konunun somutlaştırılması ve bütün olarak değerlendirilmesi bağlamında SGK’nın 2016 yılı  gider bütçesi rakamları Tablo: 4’ de gösterilmiştir.

 Tablo 4: 2016 Yılı SGK Gider Bütçesi (Milyar TL)

 S.No       GİDERLER TOPLAMI 276,5
1- SGK’dan Hane Halkına Yapılan Fayda Ödemeleri

 Emekli Aylık Ödemeleri (Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Aylıkları ,% 4 Ek Ödemeler, İkramiyeler, 2022 s.k. göre bağlanmış aylıklar vb.)

Sağlık Giderleri (Tedavi, ilaç ve sağlık malzemesi giderleri)

201,4

 

68

2-   Diğer Giderler (Yönetim, yatırım) 7

Küsuratlar yuvarlatılmıştır. Kaynak: SGK 2016 Yılı Faaliyet Raporu.

2016 yılı gider bütçesi toplamı 276,5 milyar TL olan ve giderlerinin büyük bölümü cari transferlerden oluşan, gelirleri ile giderlerini karşılayamadığı ve 20,6 milyar açık verdiği görülen SGK’ya, aynı yılın merkezi yönetim bütçesinden görev zararları ve Hazine yardımları kapsamında toplam 108 milyar TL ödenek transferi yapılmıştır. (SGK Faaliyet, 2016)

(2016 yılı merkezi yönetim bütçesi gider toplamı 584 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Merkezi yönetim bütçesinden SGK yapılmış Hazine yardımı elimine edildiğinde; SGK 2016 yılı gider bütçesinin, merkezi yönetim gider bütçesinin % 58’i oranında büyüklüğe eriştiği anlaşılmaktadır.)

Mal ve Hizmet Alımları

2017 yılında mal ve hizmet alımları ödeneğinde gerçekleşme; MSB, EGM ve J. Gn. K. savunma/ güvenlik amaçlı giderlerin de etkisi ile toplam % 22 artışla 63,5 milyar TL olmuştur. 2018 yılında ise mal ve hizmet alım ödeneklerinde geçen yılki gerçekleşmeye göre sadece % 4 oranında artış yapılmıştır.

Sermaye (Yatırım) Giderleri               

Sermaye giderleri için 2018 yılı bütçesinde, bir önceki yıl gerçekleşmiş olan (70,5 milyar TL)  giderin de altında kalan (68,8 milyar TL) ödenek ayrılmıştır. Yatırım ödeneklerinin yarısı; ulaştırma-haberleşme ile diğer kamu hizmetleri (iktisadi/sosyal) sektörü arasında eşit olarak paylaştırılmıştır. Yatırımlar için eğitime (%20), tarıma (%14), sağlık için (% 10,7) oranında ödenek ayrılmıştır. Öbür sektörlerin (imalat, madencilik, enerji, turizm, konut) tümü için ayrılabilmiş ödeneklerin toplamı 3,4 milyar TL olup yatırım ödeneklerinin yalnızca (%5’i) oranındadır.

Öte yandan, yatırım ödeneklerin merkezi yönetim kapsamındaki 217’yi aşkın  kuruluşlara göre dağılımının incelenmesinde; 68,8 milyar ödeneğin 3/4’ünün 13 kuruluş arasında paylaştırıldığı görülmektedir. Bu kuruluşlar için asgari 1, azami 9,7 milyar TL olacak ödenek ayrılmıştır. Yatırım ödeneklerinin büyüklüğü ile öne çıkan bu kuruluşlar, (ödenek miktarlarına göre yapılmış bir sıralamaya göre) KGM, DSİ, MEB, Ulaştırma/Sağlık/ EGM/Adalet/ Gıda ve Tarım/Yurtkur Gn. Md./ TÜBİTAK, İçişleri/MİT’ten oluşmaktadır.

Öte yandan AKP hükümetlerinin prestijli projelerinden olan Köylerin Alt yapısının Desteklenmesi Projesi (KÖYDES) için  900 milyon TL, ayrıca Belediyelerin Su Kanalizasyon ve Altyapı Projesi için de 719,2 milyon TL ödenek ayrılmıştır. (Yatırım Programı, 2018)

Faiz Giderleri

2017 yılında 56,7 milyar TL olarak gerçekleşen faiz giderleri için 2018 yılı bütçesinde (%25,7 artış oranıyla) 71,7 milyar TL ödenek konulmuştur. Olası ekonomik nedenlerden de bağımsız olarak, 2018 yılında faiz giderlerinde artış olması beklenmektedir. Zira merkezi yönetimin 2016 yılındaki brüt iç/dış borç stoku, 2017 yılı sonunda (%15 oranında artışla) 876,4 milyar TL ulaşmıştır. (Hazine İstatistikler, 2017) 

Personel Giderleri

Personel giderleri ve SGK Devlet primi ödemelerinde 2017 yılı bütçe gerçekleşmesi %100’e yakın. 2018 yılında personel giderlerinde %12 oranında artış öngörülmüştür. Bütçe giderlerin % 24’ünü (SGK prim ödemeleri hariç) personel giderleri oluşturmaktadır. Önemi nedeniyle kamu idarelerinde istihdam edilen kamu personelinin sayıları ve statüleri hakkında özlü bilgiler aşağıya çıkarılmıştır.

30.06.2017 itibarıyla kamu sektöründe toplam 3.589.817 kişi istihdam edilmiştir. İstihdam edilenlerin sayısı bir yıl öncesine göre 32.333 kişi azalmıştır. 2017 yılı itibarıyla istihdam edilen personelden, bütçe türlerine göre, 3.071.531 kişi merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idarelerinde; 323.722 kişi il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşlarda; 194.564 kişi de (KİT’ler vb.) diğer kamu idarelerinde görev yapmaktadırKamu sektöründe görevli 3.589.817 personelin, % 79’u kadrolu (memur), %6 sözleşmeli, %10’u işçi ve  % 4’ü geçici/diğer personel statüsünde istihdam edilmektedir.

Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde  kullanılabilir kadro/pozisyonlara (boş olanlar dahil) sahip olmak bakımından ilk sırayı 1.125.087 rakamı ile MEB almaktadır. MEB’nı 364.181 kadro rakamı ile (mülga) Kamu Hastaneleri Kurumu, 327.557 rakamı ile EGM, 185.561 rakamı ile Adalet Bakanlığı ve 150.957 rakamı ile Diyanet İşleri Başkanlığının izlediği görülmektedir
Cumhurbaşkanlığında ise 479 kadrolu, 787 sözleşmeli olmak üzere toplam 1266 personel kadro/pozisyonu bulunmaktadır. (Gerekçe, 2018)

Örtülü Ödenek

2017 yılında örtülü ödenek giderleri olarak gizli hizmet ile diğer sermaye giderleri tertibinden (1,997 +1,051) toplam olarak 3 milyar TL sarfedilmiştir. (Muhasebat, 2017)

b)-Fonksiyonel Sınıflandırmaya Göre Giderler

2017 yılı bütçe gerçekleşme rakamlarına göre 2018 yılı bütçe giderleri tahminlerinde ortalama %12 oranında artış öngörülmüştür. Savunma hizmetlerindeki (%36) ve genel kamu hizmetlerindeki (25,5) oranındaki artışlar dikkat çekmektedir. Fonksiyonel sınıflandırmaya göre 2017 ve 2018 yılları bütçe giderleri ve toplam giderler içindeki oranları Tablo: 5’de gösterilmiştir.

   Tablo 5: 2018 M.Y. Bütçe Giderlerinin Fonksiyonel Sınıflandırması (Milyar TL)

  2017 BÜTÇESİ 2018 BÜTÇESİ Artış  % 2018/2017
Hizmetin Türü Gerçekleşme Dağılım % Tahmin Dağılım (%)
Genel Kamu 170,5 25 214 28 25,5
Savunma 30,8 4,5 41,9 5,5 36
Kamu Düzeni ve Güvenlik 53,4 7,9 58,5 7,7 9,5
Ekonomik İşler 91 13,4 97,8 12,8 7,4
Çevre Koruma 0,61 0,60 -1,6
İskan ve Toplum Refahı 9,1 1.3 7,1 1 -21,9
Sağlık 35,2 5,2 40,6 5,3 15,3
Dinlenme, Kültür ve Din 13,8 2 13,1 1,7 -5
Eğitim 113,6 16,8 124,3 16,3 9,4
Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardım 159,5 23,5 164,8 21,6 3,3
TOPLAM 677,7 100,0 762,7 100,0 12,5

Not: Küsuratlar yuvarlanmıştır. Kaynak: 2018 Yılı MYBK Tasarısı; Muhasebat MYB İstatistikleri.

Fonksiyonel sınıflandırmaya göre 2018 bütçe giderlerinde en büyük pay, genel kamu hizmetlerine ayrılmıştır. Genel kamu hizmetleri payından sonra sosyal güvenlik ve sosyal yardım hizmetler giderleri, 3.sırada da eğitim giderleri payları gelmektedir.

Eğitim hizmetleri için toplam giderlerin % 16,3’ü ayrılmış olmakla birlikte bu payın büyük bir bölümünün personel giderlerine ait olduğu bilinmektedir. Nitekim 124,3 milyar TL eğitim sektörü ödeneğinden, yatırımlara (%11 oranında) 14 milyar TL ayrılmıştır. Diğer yandan kamu idarelerindeki toplam personelin %27’si MEB çalışmaktadır. Bu yüzden MEB personel giderlerinin toplam giderlere oranı diğer kamu idarelerine göre oldukça yüksektir. (Örneğin 2016 yılında MEB’da 896.584’ü EÖHS olmak üzere, toplam 977.893 personel görev yapmıştır. Aynı yıl SGK prim ödemeleri ile birlikte personel giderleri için toplam 60,3 milyar TL  ödeme yapılmıştır. Gerçekleştirilmiş personel giderleri MEB toplam giderlerin % 82’sine karşılık gelmektedir.) (MEB 2016, Faaliyet)

Tablo 6: Ekonomik Sınıflandırmaya Göre 2018 Yılı M.Y. Bütçe Gelirleri (Milyar TL)

  2017  YILI BÜTÇESİ 2018 BÜTÇESİ
Tahmin Gerçekleşme Ger.Oranı (%) Tahmin Artış (%) 2018/2017
1-Vergi Gelirleri 511 536 104,9 599,4 17,2
Gelir 108,9 112,4 103,2 112,7 3,5
Kurumlar 46,2 52,9 114,5 65,8 42,4
Özel Tüketim 136,4 138,3 101,4 146,5 7,4
Dahilden Alınan KDV 57 55,6 97,5 66,0 15,8
İthalden Alınan KDV 83,7 99,6 119 107,8 28,8
MTV 11,3 10,8 95,6 13,6 20
BSMV 13 13,3 102,3 15,2 17
Damga 15,2 15,6 102,6 17,8 17
Harçlar 19,8 19,2 96,7 23,3 17,7
Diğer 19,5 18,3 93,8 20,7
2- Vergi Dışı Gelirler 73,2 71,2  97,3 81,9 11,9
  Teşebbüs ve Mülkiyet Gelirleri (Mal/hizmet satışı, KİT ve kamu bankaları, kurumlar kârları, kira vb. gelirler) 17,1 19,7 115,2 20,1 6
Alınan Bağış ve Yardımlar ile Özel Gelirler 1,5 2,2 146,6 2,8 86
Diğer Gelirler (Faiz/para cezası, kişi ve kurumlardan alınan paylar vb.) 37,5 35,4 94,4 46,5 24
Sermaye Gelirleri
(Taşınır/taşınmaz/menkul kıymet/hisse satışı vb.)
15,4 11,7 76 12 -22
Alacaklardan Tahsilat 1,6 2,1 131 0,45 -41
3- Özel Bütçeli Kuruluşların Öz Gelirleri 9,8 18,9 193 10,8 10,2
4- Düz. Den. Kurum Gelirleri 4,1 4,2 102,4 4,7 14,6
GELİR BÜTÇESİ TOPLAMI                  598,3 630,3 105,4 696,8 16,5

Not: 1-Küsuratlar yuvarlanmıştır.
Kaynak: 2018 Yılı MYBK Tasarısı/Gerekçesi, Muhasebat Gn. Md. MYB İstatistikleri.

2018 yılı bütçe gelirlerinde geçen yılın bütçe tahminlerine göre  %16,5 oranında artış öngörülmüştür. İthalden alınan KDV, Kurumlar Vergisi, MTV, Damga Vergisi, Harçlar ile vergi dışı diğer gelirleri için ortalamanın üzerinde gelir artışı belirlenmiştir. Bu arada sermaye gelirlerinde (varlık satışlarında) azalma olacağı tahmin edilmiştir.

2018 yılı genel yönetim bütçe gelir tahminleri toplamı olan 681,3 TL’nin; % 88’ini vergi gelirleri, %12’sini de vergi dışı gelirler oluşturmaktadır. 2017 yılı bütçe gerçekleşmelerine göre vergi gelirlerinin sadece 176,8 milyar TL’si (% 33’ü) dolaysız (gelir ve servetler üzerinden alınan) vergilerdir (Hazine, 2017). Vergi gelirlerinin % 63 gibi büyük bir bölümünün dolaysız vergilerden elde edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere dolaysız vergiler zengin/fakir ayrımı yapmadan, “zorunlu tüketim maddelerini” de kapsayacak şekilde tahsil edildiği için haksız ve adaletsiz bir uygulamadır.

Nitekim 2018 yılı bütçesinde tahmin edilmiş KDV gelirleri bile, tek başına, Gelir ve Kurumlar vergilerinden tahsil edileceği umulan rakamlara denk gelmektedir. KDV’den sonra bütçe gelirleri içinde 2. sırada yine dolaylı bir vergi olan ÖTV yer almaktadır. Sosyal adalet, gelir dağılımı, vergi adaleti yönünden vergi gelirleri içindeki dolaysız vergilerin payının artırılması gerektiği açıktır.

C- Bütçe Dengesi

2017 yılı bütçesi 47,3 milyar TL net borçlanma ile denkleştirilmiştir.

2018 yılı bütçe ödenekleri ile tahmini gelirler arasındaki 65,9 milyar TL fark da net borçlanma ile karşılanacaktır. Bütçe gelirleri, giderleri karşılamaktan uzaktır.  2017 yılı bütçe gelirleri ile giderlerin %90,4’ü karşılanabilmiştir. 2018 yılında bu oranın % 91,3 olması beklenmektedir.

2017 yılı bütçesinde faiz dışı fazla  9,3 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. 2018 yılında faiz dışı fazlalık 5,8 milyar TL tahmin edilmiştir. Faiz dışı giderler artış eğilimi gösterdiğinden; faiz dışı fazlalığın son yıllarda giderek küçüldüğü, dolaysıyla borç asıllarından ödemelerin yavaşladığı anlaşılmaktadır.

D- Diğer Konular

Hizmet Bedellerinde Kuruşlu Ücretler

Kamu personeline ek olarak yaptırılacak bazı hizmetler karşılığında kamu personeline verilecek olan ve bütçe kanunlarıyla her yıl yeniden belirlenen ücretler yine sembolik kaldığı görülmektedir. Bu bağlamda;
– Ek ders vermekle görevlendirilen öğretim üyelerine 31,67 TL,
– Konferans vermekle görevlendirilenlere 27 TL aşmamak üzere,
– Fazla çalışma yapan memurlara saat başına 1,97 TL
– Devlet memurlarına  (24 saati geçen geçici görevleri için) kadro/ek göstergelerine göre
38,75 – 51,60 TL arasında gündelik ödenecektir.

Aylık/Harçlık Ödemelerinde Artış

65 yaşını doldurmuş muhtaç/güçsüz vatandaşlara yapılan aylık ödemelerinde kullanılan gösterge rakamlarında; ASPB bağlı merkezlerde bakım ve rehabilitasyonu yapılan yaşlı ve engellilere ödenecek harçlıklara ilişkin gösterge rakamlarında artış yapılarak ilgililerin aylıklarında (katsayı artışı dışında) kısmi iyileştirmeler yapılmıştır. Bu kesime Devletin atıfetinin esirgenmediği görülmektedir. (Tasarı, 2018) 

Kamu İdarelerin Ait Lojman/Sosyal Tesis ve Taşıt Sayıları

Genel bütçe kapsamında kamu idarelerine ait toplam 208.951 adet lojman/sosyal tesis bulunmaktadır. En çok lojman/sosyal tesise sahip kamu idareleri (sırası ile) MSB, EGM, MEB, Sağlık B. ve J. Gn. K. ve Adalet B. dır. Genel bütçe kapsamındaki öbür 38 kamu idaresinin sahip olduğu lojman/sosyal sayısı 24.105’tir.

Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin muhtelif nitelikte 98.852 adet taşıtı vardır. Mevcut taşıtların 44.387’si (% 45 i ) EGM’ne ait olup, 6 personele bir taşıt düş mektedir. EGM’yi MSB ve Sağlık B. izlemektedir. (Gerekçe, 2018)

KAYNAKÇA

2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ve Bağlı Cetveller.
http://www.bumko.gov.tr/Eklenti/10848,2018yilimybkanunutasarisipdf.pdf?
2018 Yılı Bütçe Kanunu Gerekçesi. http://www.bumko.gov.tr/TR,54/butce-gerekcesi.html
Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü Merkezi Yönetim Bütçe İstatistikleri.
https://www.muhasebat.gov.tr/content/genel-yonetim-mali-istatistik-detayi?tabId=1&pageId=2
2018 Yılı Yatırım Programı (15.01.2018 gün ve 30302 (M) sayılı R.G.)
2018-2020 Orta Vadeli Program.
http://www.bumko.gov.tr/Eklenti/10807,2018-2020-orta-vadeli-programpdf.pdf?
Hazine Müsteşarlığı Kamu Finansmanı İstatistikleri.
(https://www.hazine.gov.tr/kamu-finansmani-istatistikleri)
ASPB 2016 Yılı Faaliyet Raporu. http://www.sgk.gov.tr/2016FaaliyetRaporu.pdf
MEB 2016 Yılı Faaliyet Raporu.
http://sgb.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2017_03/07172222_2016idarefaaliyetraporu.pdf
Vatandaş Bütçe Rehberi. http://www.bumko.gov.tr/TR,8098/vatandas-butce-rehberi.html
=================================================
Dostlar,

Em. Mülkiye Başmüfettişi Sn. Mahmut Esen‘in büyük bir yetkinlikle ve emekle 2018 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi irdelemesini yukarıda sunduk. Sn. Esen’e çok nitelikli emeği ve paylaşımı için şükran doluyuz. Ülkemizin perişan hallerini üzülerek görüyoruz. Ancak siyaset kurumu – siyasetçiler her zamanki gibi güllük – gülistanlık tablolar çizmekte ve kendinden öncekileri adeta yerin dibine batırmaktadır.

Devlet memuruna 1 saat fazla mesai ücretinin 1,97 TL oluşu ibretlliktir.
Bütçe gelirlerinin % 88’i, 2/3’ü dolaylı – adaletsiz vergi kaynaklıdır. Devletin gelir getiren kamu işletmeleri özelleştirilerek elden çıkarılınca, başlıca gelir kaynağı vergi kalmaktadır. Başlıca sayısal verile aşağıdadır :

2018 bütçe gideri 763 (599’u-%88 vergi!), gelir 697, Açık 66, Faiz 71,6 (%26↑); yatırım 68,8; Sağlık Bak. 37,6; DİB 7,8 (151 bin pers.); SGK 133,5 (2016’da 108); Emn.+Jand. 40,1; Mrk. Yön. borcu 2017 sonu 871,6 milyar (%15↑) TL…

Yatırım giderlerini aşan FAİZ borcu görülmektedir. Faiz dışı fazla (borç ana para ödemesi) 2017’ye göre iyice azaltılmıştır; bu ürkütücüdür.

SGK’nın finansal dengesi bir başka ürkütücü durumdur. Dev bir kara deliktir söz konusu olan. Genel Sağlık Sigortası, ülkemizin ekonomik gücüyle üstesinden gelinemeyecek ölçüde son derece pahalı, verimsiz, bütçe açığı ve borçlanmaya neden olan bir dış dayatmadır ve SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİLDİR! Bu israfçı ve sektördeki sermayeyi zengin eden rant aktarımcı politikaların hızla terk edilmesi zamanı gelmiştir. Genel bütçe kaynaklı, kamu öncülüğünde ve MUTLAKA KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ ÖNCELİKLİ – AĞIRLIKLI sağlık sistemine dönmekten başka çare YOK – TUR!

Sevgi ve saygı ile. 25 Şubat 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

 

Bayrağımız sonsuza dek özgürce dalgalansın..

Bayrak_dalgalananATATURK_Gercek_Insan

Ahmet_Saltik_portresi

Prof. Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı,
ADD 2004-6 Genel Başkan Yrd. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi  profsaltik@gmail.com   facebook.com/profsaltik,
twitter: @profsaltik CV_Ahmet_SALTIK_profesorlukte_22._yil

Vatanı ve milleti için çalışanlar 1. sınıf insanlardır..

SEÇİM İTTİFAKI”  masalının – tuzağının açık anlamı :
AKP, iktidarı hiçbir biçimde, as-la ve kat’a bırakmak is-te-mi-yor; iktidara mah-kum! Dayatılan yasa hukuk, etik, ahlak tanımıyor!
***
Suriye’de ateşkes kararı . Syria ceasefire resolution approved by UN Security Council

Moody’s: Gelişmekte olan ekonomilerde en yüksek cari açık Türkiye’de!

Moody’s, gelişmekte olan ekonomilere ilişkin yayınladığı bir notta, Asya ekonomilerinin daha dirençli göründüğünü, en yüksek cari açığın Türkiye’de, en yüksek cari fazla’nın Tayvan’da olduğunu vurguladı. (Cumhuriyet, 23.2.18)

ABD, NATO, Türkiye ve AKP = Erdoğan : Lanetli İttifak Artık Dağılmalı!

Türkiye Yolsuzluk Algı Endeksi puanı ve sıralamasında hızla geriliyor. 2017 sonunda 180 ülke arasında 81. sırada. 28 AB ülkesi içinde sonuncu sırada, G20’de 13. sırada, 35 OECD üyesi arasında sondan 2. sırada yer aldı (Cumhuriyet, 22.2.18). AKP’nin kuruluşunda 3 temel hedef neydi? 1. Yolsuzlukla, 2. Yasaklarla, 3. Yoksullukla savaşım. AKP halkı kandırdı!?

  • Afrin’de terörle cansiperane mücadele ediyor Mehmetçik ve Şehit-Gazilerimizin çocuklarının eğitimine katkı için Mehmetçik yazıp 2582’ye SMS atarak 10 lira bağışta bulunabilirsiniz.
  • Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türkiye’nin güvenlik çıkarlarının, Şam yönetimiyle doğrudan diyalog yoluyla korunabileceğini söyledi.

CHP lideri, Erdoğan'a meydan okuduAfrin harekatı 37. gününde. AKP dünkü vahim yanlışları düzeltmek zorunda kaldı. Bu suçunu aklamak istiyor. Şehitlerimiz artıyor ama ağzını açan hapse ve işine son! 32 şehit var !Çatışmada öldürülenler (1800’ü geçmiş!) inanılmaz bir serinkanlılıkla ve “hamd olsun..” diye veriliyor; “..inşallah akşama doğru daha da artacak..” denebiliyor. Uluslararası hukuk ne olacak? Şaşıp kalıyoruz. Suriye, “Afrin’de güvenliği ben sağlayacağım..” derse ne olacak?? Ateş açıp püskürtecek misiniz? Fırat’ın doğusu, Irak sınır güvenliği ne olacak? AKP başımızı çok büyük dert açtı! İran, Rusya, NATO, BM, AB.. harekatın süre ve kapsamının sınırlandırılmasını istiyor.. AKP “stratejik müttefik” ABD’ye mi sarılacak?? ABD, Zarrab kartını yeniden masaya sürerse AKP = RTE ne yapacak? Bu korkuyla mı ABD üslerine dokun(a)mıyor AKP? ABD Dışişleri Bakanı Türkiye’de neyin pazarlığını yaptı!? Cumhurbaşkanı, ABD Dışişleri Bakanı ile 3+ saat, ne konuşur? Kamuoyuna açıklamada hala “stratejik müttefik” aldatmacası sürüyor!? Suriye hükümeti ile mutlaka ve acilen resmi, açık hukuksal çerçevede işbirliği yapılmalıdır.
****
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad haksız mı, yalanlayabiliyor mu AKP-RTE ??
– Afrin harekatı, Türkiye’nin teröristleri destekleme politikasına dayanıyor..

CHP : Harekata desteğimiz tam.. Ama Erdoğan “..bu ce-ha-pe zihniyeti..” takıntısından kurtulamıyor!? Bu söylemden politik yarar bekliyor? Afrin operasyonu gerçekten milli – ciddi ise, iç cephede bu vahşi bölücülük niye?! Üstelik ağzını çook bozarak. Utanıyoruz, hem de çok.
*****
24 Şubat 2018 günü Ankara’da başlayan geniş kapsamlı TBB toplantısına başarı dileriz.!
TBB Başkanı Prof. Feyzioğlu’nun çok önemli açış konuşması için TIKLAYIN

(Musa Kart, Cumhuriyet, 21.02.2018)

  • Erdoğan neden imam nikâhını hiç olmazsa çocuklar için yasaklamıyor?? Gebe bırakılıp doğuran çocuklar için neden ağzını açmıyor? Dinci-yobaz rezillikleri neden engellemiyor? Hiç rahatsız olmuyor mu? Her ayrıntıya el atarken buna suskun kalması ne anlama gelir, ısrarla soruyoruz! Zina’yı yeniden suç saymak, hadım cezası neye çözüm getirecek?
    ********
    – Erdoğan ABD üslerine dokun(a)mıyor.. 4 Temmuz 2003’te ABD Irak’ta askerlerimizin başına çuval geçirerek tutsak aldığında kamuoyu ABD’ye nota verilmesini istemiş, “Ne notası,  müzik notası mı?” buyurmuştu. Biz hiçbir şey anlamıyoruz.. Siz?
  • ‘Üçüncü havalimanı inşaatında 400 işçi öldü, torbayla gömdüler!’ http://www.abcgazetesi.
    com/ucuncu-havalimani-insaatinda-400-isci-oldu-torbayla-gomduler-78710h.htm

       

Kastrasyon (hadım) heveslisi AKP – MHP iltihakına reçete          :
Kimyasal Kastrasyon için;
1. İnsan onuru ile bağdaşmayan bir cezadır; Jus cogens kapsamında ceza olarak verilmemelidir.
2. Geri dönüşümü olmayabilir; adli hata durumunda telafisi olmayabilir.
3. Hekimliğin 1. ilkesi PRIMUM NON NOCERE‘dir (Önce zarar ver-me!).. Biz hekimler, kişiye zarar veren bir işlemde taraf ve uygulamacı olamayız, olmamalıyız.
4. AKP-MHP cenahı Osmanlı hayranı; Osmanlı Harem ağalarının testislerini elle burarak (sıkıp  ezerek) hadım ederdi. Öyle yapsınlar.. Sakın ola doktorları bu ilkelliğe zorlamasınlar!

Sevgi ve saygı ile. 25 Şubat 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
profsaltik@gmail.com        www.ahmetsaltik.net

Önceki yazılarımızdan                                             :
– 2017 yılı çalışmaları dosyamızı ve bu yıl içinde sitemizde yayınladığımız
58 makalenin listesine ve erişkelerine (linklerine) ulaşmak için tıklayın:
http://ahmetsaltik.net/2017/12/31/2017-yili-calismalarimiz/
Erdoğan İçin Köprüden Önce Son Çıkış : Politik Plastron Patlamak Üzere! 
Erdoğan’ın Hastalığı Gerçekten Koprolali mi, Yoksa… 
AKP = ERDOĞAN’ın DIŞ POLİTİKA – ASKERİ OPERASYONLARA MAHKUMİYETİ!
ERDOĞAN AFRİN’de UÇAN KUŞA BİLE MUHALİF; TTB’ye de!
ÇOCUKLARINA TECAVÜZ EDEN %95’i MÜSLÜMAN BİR TOPLUM
ŞEHİR HASTANELERİ TALANI 
Aşı Yaşamdır; Toplum Sağlığı Riske Atılamaz!
DİNCİ – KİNCİ NESİLLER YETİŞTİRECEK EĞİTİMİ HALKIMIZ REDDECEKTİR!
– 
Cemahiriye-i Sultaniye-i Türkiye
– MÜFREDAT DEĞİŞİKLİĞİ CİHAT İLANI İLE “ŞAH MAT” HAMLESİ Mİ??!
– 
R.T. Erdoğan Diyarbakır’da, tarih 1 Nisan 2017 : “Türk demiyorum, millet diyorum..”
– 
16 Nisan halk oylaması kirli bir referandumdur
– 
SARAY’DA_TUTSAK_ERDOGAN’A_YARDIM_ETMELI

Basinizin_ustune_getireceginiz_kisinin_Kanindaki_oz_mayaya

Sitemizde yer alan
AYDINLANMA makalelerimizin bir bölümüne ulaşma erişkesi :
Prof.Dr.Ahmet_SALTIK’in_Secilmis_TV_programlari_konferans_makale…_kayitlarina_erisim

“Hiçbir korkuya benzemez, halkını satanların korkusu!” Nazım HİKMET

Suriye’de ateşkes kararı . Syria ceasefire resolution approved by UN Security Council

Suriye'de ateşkes kararı

Suriye’de ateşkes kararı

BM Güvenlik Konseyi, Suriye’de bir ay ‘insani ateşkes’ kararı aldı

(AS : Bizim katkımız yazının altındadır..)

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) üyelerinin, oylamanın birçok kez ertelenmesinin ardından bugün Suriye’de en az 30 gün sürecek ‘insani ateşkes’ tasarısını oy birliğiyle kabul ettikleri bildirildi. İsveç ve BMGK şubat ayı dönem başkanı Kuveyt tarafından hazırlanan karar tasarısı Konsey’de oylamaya sunuldu.

BM Güvenlik Konseyi’nde oy birliğiyle kabul edilen tasarı ile Suriye’ye insani yardım ulaştırılabilmesi ve özellikle Doğu Guta’daki durumu ağır hasta ve yaralıların tahliyesi için en az bir ay insani ateşkes kararı alındı. BMGK’nin İsveç ve Kuveyt tarafından sunulan ve insani yardımların yapılması için 30 günlük ateşkes ilan edilmesini öngören karar tasarısına dair üç kez ertelenen oylamanın ardından oylama ile ilgili açıklamalarda bulunan Kuveyt’in BM Daimi Temsilcisi Mansour Al-Otaibi, “15 evet oyu çıktı. Böylelikle tasarı oy birliğiyle kabul edilmiş oldu” diye konuştu.

‘GÜVENLİ, ENGELSİZ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR’ İNSANİ YARDIM

Kararda, Suriye genelinde insani yardımların ‘güvenli, engelsiz ve sürdürülebilir’ bir şekilde ulaştırılabilmesi ve ‘durumu ağır hasta ve yaralıların’ tahliye edilebilmesi için tüm taraflardan ‘gecikmeden’ çatışmaları en az 30 gün durdurmaları talep edildi.

‘KEFRAYA VE FUA’DA DA KUŞATMA KALDIRILSIN’ TALEBİ

Kararda ayrıca özellikle insani durumun ‘alarm verdiği’ Doğu Guta’da da dahil Yarmuk, Fua ve Kefraya’da kuşatmanın kaldırılması talebinde bulunuldu.
(https://www.aydinlik.com.tr/suriye-de-ateskes-karari-dunya-subat-2018-2; 24.02.18; 22:23)
======================================

Syria ceasefire resolution approved by UN Security Council, with Russian support

http://mobile.abc.net.au/news/2018-02-25/syria-ceasefire-resolution-approved-by-un-security-counci/9482306?pfm=sm
A man walks on rubble at a damaged site after an airstrike in the besieged town of Douma, Syria.
PHOTO

The vote came as warplanes pounded eastern Ghouta.

REUTERS: BASSAM KHABIEH

The United Nations Security Council unanimously approved a resolution demanding a 30-day ceasefire across Syria “without delay” to deliver humanitarian aid to millions and evacuate the critically ill and wounded.

The vote was delayed for two days to try to get support from Russia, which said repeatedly that an immediate ceasefire was unrealistic.

The Syrian Observatory for Human Rights said warplanes struck eastern Ghouta just minutes after the UN Security Council adopted a resolution demanding the ceasefire.

The jets hit the town of Shifouniyeh in the rebel enclave, said the Britain-based monitoring group and two residents of the besieged suburbs near Damascus.

Sponsors Kuwait and Sweden amended the resolution in a last-minute attempt to satisfy Russia, dropping a demand that the ceasefire take effect in 72 hours.

The effort worked, though United States Ambassador Nikki Haley was sharply critical of Russia for delaying the vote, saying it cost lives.

There is no set time for the ceasefire to take effect, but the resolution demands that it be followed immediately by access for humanitarian convoys and medical teams to evacuate the critically ill and wounded.

The resolution states that 5.6 million people in 1,244 communities are in “acute need“, including 2.9 million in hard to reach and besieged locations.

Sweden’s UN Ambassador Olof Skoog told the council just before the vote that “the UN convoys and evacuation teams are ready to go”.

Media player: “Space” to play, “M” to mute, “left” and “right” to seek.

VIDEO 

Ghouta residents

ABC NEWS

Sweden, Kuwait and many other countries have been pressing for immediate UN action as deaths mount in a Syrian bombing campaign in the rebel-held suburbs of Damascus known as eastern Ghouta.

The vote came as warplanes pounded eastern Ghouta, the last rebel enclave near Syria’s capital, for a seventh straight day.

The resolution calls for all parties to immediately lift the sieges of populated areas including eastern Ghouta, Yarmouk, Foua and Kefraya.

The Security Council authorised one exemption from the cease-fire.

It said attacks directed at extremists from the Islamic State group and all al-Qaida affiliates including the Nusra Front would be allowed to continue.

The United Nations said nearly 400,000 people live in eastern Ghouta, a pocket of satellite towns and farms under government siege since 2013, without enough food or medicine.

The local opposition council said it was setting up emergency volunteer teams in several districts to reinforce shelters with sandbags and try to link them through tunnels.

“Every day we say God willing tomorrow will be better … today, the main sight in the Ghouta is limbs, blood,” said Siraj Mahmoud, a civil defence spokesman in the suburbs.

There is no need to dig graves, we will be buried under our houses.”

AP/Reuters POSTED 47 MINUTES AGO
===========================================================
Dostlar,

Bu haber, şu dizeleri yazdığımız sırada ne yazık ki Dışişleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı web sitelerinde yer almıyor.. Biz kaynağından bulduk ve yaklaşık 45 dakika önce yayınlanmış haberi paylaşıyoruz..

AFRİN operasyonu (Zeytindalı Harekatı) da elbette bu ateşkes kararı kapsamındadır.

BM Güvenlik Konseyi kararı, 15 üyenin oybirliği ile alınmıştır. Bu sevindiricidir. Kararın alınmasında Rusya’nın çabasına dikkat çekilmektedir.. Öneri Kuveyt ve İsveç’indir.

Türkiye açısından ciddi sorunlar yaratmamasını / yaratmayacağını umarız bu ateşkes emrinin.
Karar, nazik askeri durumları gözeterek ateşkesin “gecikmeden” gerçekleşmesini istemektedir.

Savaş hukuku kapsamında Cenevre Sözleşmeleri doğrultusunda İNSANCIL HUKUK açısından yarar görüyoruz bu kararda. Çok ağır ve uzun süreli insani dramlar yaşanmaktadır bölgede. Hiç olmazsa bir bölüm yaralar sarılsın bu 30 gün içinde..

Doğu Guta ateşler içindedir. Suriye yönetimi orada meşru savunma yapmaktadır bizim Afrin operasyonu gibi. Ancak bilinen çevreler, bu meşru savunmayı Esad Suriye’sinin katliamı gibi sunmayı ne yazık ki utanmadan sürdürüyor.. İğrenç bir algı operasyonu ısrarla sürdürülüyor…

Sonra da hızla, tüm Suriye’de BARIŞ!

Sevgi ve saygı ile. 24 Şubat 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

“TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ VE BAROLAR TÜRKİYE’DİR”

BİNLERCE AVUKAT ANKARA’DA BULUŞTU :

Toplantı

“TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ VE BAROLAR TÜRKİYE’DİR!”

Anıtkabir

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır…)

JBiz, Atatürk’ün “Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir” sözünü kendine rehber edinmiş, gücünü milletten alan bağımsız avukatlarız.

Biz, insan haklarını koruma görevi kanunla kendine verilmiş barolarız ve Türkiye Barolar Birliğiyiz. Ve bu görevimizi her hücremizde hissediyor, onurla, gururla yerine getiriyoruz.
Çünkü biz avukatız.

Değerli meslektaşlarım, değerli konuklar, Ülkemiz zor bir süreçten geçiyor.
Ve bizler, bin bir kötüleme ve saldırıyla karşılaştığımız, ancak yılmadan yaptığımız her türlü uyarıya rağmen maalesef devletimizin kılcal damarlarına kadar girmiş olan sinsi bir terör örgütüyle mücadele ediyoruz. Emperyal güçlerin maşası olan, ülkemizi 15 Temmuz’da bir iç savaşın kıyısına kadar getiren FETÖ‘den bahsediyorum. Bu vesileyle hainlerin saldırısına karşı kahramanca göğüs geren ordumuzun hukuka ve cumhuriyete bağlı ezici çoğunluğuna, tanklara vücutlarını siper eden kahraman vatandaşlarımıza, kumpas davalarda zindanlarda eziyet gördüğü halde devletimize küsmeyen ve o gece canı pahasına devletimizi koruyan kahraman subaylarımıza şükranlarımı sunuyorum. Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum.

Ülkemiz, arkasında yine emperyal güçlerin desteği olan, onların maşalığını yapan bölücü terör örgütüyle mücadele ediyor. Ülkemiz, Ortadoğu’yu kana bulayan, kutsal dini değerlerimizi ilkel amaçlarına alet etmeye kalkışan radikal dinci terör örgütleriyle de mücadele ediyor. Şunu çok iyi biliyoruz: Ülkemiz üzerine oynanan senaryoları, kurulan tuzakları bertaraf etmek için milli birliğe ve beraberliğe her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Türkiye Barolar Birliği ve barolarımız daima bu birlik ve beraberliğin taşıyıcı sütunu olmuştur.

Maalesef, dört bir yanımız ateş çemberi. Yangının vatanımıza sıçramaması için, yanıp kavrulmamak için bir olmalı, iri olmalı, diri olmalıyız. Türkiye olarak kenetlenmeliyiz.
Bunun için 81 milyon vatandaşımızın ortak paydada kucaklaşması gereklidir. Bu ortak payda, köklerini evrensel değerlerde bulan hukuktur. Unutmayalım ki, bu evrensel değerler kadim uygarlıkların beşiği olan Anadolu ve Trakya‘dan çıkmıştır. Bu evrensel değerler, ezilen milletlere kurtuluş yolunu açan Milli Mücadelemizle ve Cumhuriyet Devrimimizle taçlanmıştır. 81 milyon vatandaşımızın hukukun üstünlüğü paydasında kucaklaştırılması, Türk Milleti’nin ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bekası için zorunludur. Bölünmeye değil, kucaklaşmaya ihtiyacımız var. Hal böyleyken binlerce yıllık Ahilik geleneğinden gelen ve millet olmanın gereği olan dayanışmanın en güzel örneklerini veren meslek örgütlerini bölmenin, parçalamanın anlamı yoktur. Bundan sadece terör örgütleri ve onları kullanan güç odakları memnun olur. Bu sadece terör örgütlerine ve onları kullanan, bunun için hiçbir masraftan kaçınmayacak olan güç odaklarına ancak rüyalarında görebilecekleri yeni örgütlenme imkanları sağlar. Bu noktada, bir hususu bilgilerinize sunmakta büyük fayda görüyorum.

  • Meslek örgütlerinin parçalanmasına yönelik proje, bir FETÖ projesidir.
  • Milli ordumuz hâkim ve savcı kılığına bürünmüş hainler tarafından balyozlandığı,
  • milli eğitimimiz öğretmen kılığındaki hainler tarafından zehirlendiği,
  • kozmik odamızdaki belgeler emperyal güçlerin emrindeki FETÖ ajanları tarafından ele geçirildiği yıllarda devletin raporlarında gündeme getirilmiştir.
    Ancak hainler, bu planlarını hayata geçirme fırsatı bulamamıştır. Devletimizi adım adım ele geçiren bu hain örgütün amacı, devlet kurumlarını çökertmek ve bizi Millet yapan dayanışma duygusunun kalbinde yer alan meslek örgütlerini ele geçirmekti. Hain planın yazarları bugün ya tutukludur ya kaçmıştır. Fakat
    planın kripto takipçileri hala iş başındadır ve devletimizi yönetenleri bu hain planlarına alet etme çabasındadır. Bu planları anlattığımızda bizi dikkatle dinleyen, diyalog imkânı sağlayan başta Sayın Adalet Bakanı Av. Abdülhamit Gül olmak üzere devletimizin üst düzey bürokrat ve yargı mensuplarına teşekkür ederim. Bizim amacımız kavga etmek değildir. Bizim tek amacımız vardır; ülkemize, memleketimize ve mesleğimize en iyi şekilde hizmet etmek. Biz, doğruya doğru yanlışa yanlış demek zorundayız. Çünkü bizim ne kölemiz oldu ne efendimiz. Biz avukatız. Biz, herhangi bir ideolojinin veya siyasi partinin temsilcisi değiliz. Partilerüstü, partiler dışıyız. Hiçbir meseleye siyasi parti gözlüğüyle bakmayız, sadece hukuk gözlüğüyle bakarız. Tek bir idealimiz vardır: Herkes için adalet.
    Tek bir hedefimiz vardır: üçlü ve refah içinde bir Türkiye. 
    Ve…

Biz barolar, hep birlikte Türkiye Barolar Birliği’yiz. Adalet için daima yanında yer aldığımız halkımızla omuz omuzayız. Başka bir ülkenin, başka bir milletin değil, Türkiye’nin ve Milletimizin emrindeyiz. Adımızın başındaki “Türkiye” kelimesi, Türk Milleti’nin yüreğine kazınmıştır. Biz, Silivri zindanının kapılarını kıran birliğizBiz, Soma‘da maden ocağının ağzında şehit cenazelerinin başında ağlayıp, acil serviste anaların, bacıların göz yaşını silen ve onların haklarını mahkemede arayan avukatlarız. Biz, insanların canını bozuk para gibi harcayan vicdansızların karşısındaki demir yumruğuz. Biz, Aladağ’da yanıp kavrulan evlatların yasını tutan toplumun vicdanıyız. Suçluların cezalandırılması için tek vücut mücadele eden hukukçularız. Biz, depremde yardım olup, köy köy koşanız. Biz, kadınları öldüren katillerin, çocukları istismar eden sapıkların karşısındaki büyük gücüz, mağdurların yanındaki büyük güvenceyiz. Biz… TÜRKİYEYİZ.

Değerli meslektaşlarım, değerli konuklar, Evet… Etrafımız ateş çemberiyken, bu yangından sıçrayan alevler ülkemizi tehdit ederken, içeride ve dışarıda dünyanın en tehlikeli terör örgütleri ülkemizi hedef almışken, üzerimize oynanan oyunları boşa çıkarmanın bir tek yolu vardır: Birlik olmak. Birlikleri parçalamak değil. Türkiye’yi ayrıştırmak değil. Tek çıkış yolumuz var: Birlik olmak, Türkiye olmak. Biz birlikte Türkiye’yiz demek. Birlik olmanın yolu, 81 milyon vatandaşımızın her birine Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmakla güven duyar hale getirmektir. Bu güven duygusu, sadece ve sadece adaletle sağlanabilir.

  • Yargının güvenilir olabilmesi için, bağımsız ve tarafsız olması gerekir.

Şimdi sizlere soruyorum. Özellikle tüm vatandaşlarımıza soruyorum: Türkiye Barolar Birliği ve barolar parçalanırsa, bir ilde birden çok baro, ülkede birden çok barolar birliği olursa kimin avukat olup kimin avukatlık mesleğine devam edebileceğine kim karar verecek? Vatandaşlarımız kendilerini savunan avukatlarının siyasi iktidardan bağımsız olan barolar yerine doğrudan hükümete bağlanmasına razı olacak mı? Bir avukat hükümete bağlanırsa görevini bağımsız olarak yerine nasıl getirecek? Vatandaşın hakkını kimseden çekinmeden nasıl savunacak?
Mesela devletin tarlasını kamulaştırdığı vatandaş, bağımsızlığını yitirip hükümete bağlanmış bir avukata nasıl güvenecek ve devlete karşı dava verecek? Mesela haksız bir suçlamayla karşı karşıya olan vatandaş savcının karşısında kendini savunacak avukatı nereden bulacak? Şimdi meslektaşlarıma soruyorum. Barolar parçalanır, Birliğimiz dağıtılırsa, öksüz ve yetimlerimize kim bakacak? Ayağımız kırıldığında, Allah göstermesin haftalarca, aylarca yatağa bağlandığımızda veya daha beteri, çalışamayacak hale geldiğimizde bizi kim sahiplenecek?

Bugün bir imza atıp taburcu olduğumuz 158 hastanenin haftalık 1 milyonu geçen faturalarını kim ödeyecek? Hemen hatırlatalım. Biz, dünyaya emsal bu sosyal dayanışmayı devletten, vergi mükelleflerinden bir kuruş katkı almadan yapıyoruz. Bütün bu harcamaları vekalet pulumuzla yapıyoruz. Bugün itibariyle, sosyal yardımdan yararlanan avukat, eş ve çocuğu, stajyer avukat sayısı tam 89.802. Peki, bir soru daha sormak istiyorum: Barolar parçalanıp dernek statüsünde küçük küçük barocuklar oluşturulursa, karakolda, savcılıkta, mahkemede vatandaşın hakkını savunurken engellenen, haksızlığa uğrayan avukatın arkasında kim duracak? Özetle; savunmasız kalan avukat, vatandaşın hakkını nasıl savunacak? Şimdi en önemli soruyu soruyorum:

  • Barolar parçalanırsa, küçük küçük barocuklar kurulursa, yargının avukatın mensup olduğu barocuğa göre farklı karar vermeyeceğinin garantisini kim verecek?

Biz; siyasi parti baroları, tarikat baroları, cemaat baroları, hemşehri baroları, arkasında karanlık güç odaklarının ve terör örgütlerinin olduğu barocukların kurulmasını istemiyoruz. Baroların bölünmesini dillendirenler dileriz bu tehlikeyi görürler. Mesele, kimsenin, ne benim ne baro başkanlarının ne avukatların şahsi meselesidir. Mesele, Türkiye meselesidir.

Değerli meslektaşlarım, değerli konuklar, ,
Avukatın bağımsızlığı, vatandaşın güvencesidirBaroların ve Türkiye Barolar Birliği’nin varlığı ve bağımsızlığı da avukatın güvencesidir. Avukatın sahip olduğu haklar, vatandaşın hakkını savunmak için vardır. Barolar ve Türkiye Barolar Birliği’nin varlığı, bu sebeple, sadece avukatlar için değil en az avukatlar kadar vatandaş içindir, halkımız içindir. Bir kez daha söylüyorum. Barolar ve Türkiye Barolar Birliği, Türkiye’dir. Baroların birliği, Türkiye’nin birliğidir. 

  • 81 milyon vatandaşımızı hukukun üstünlüğü paydasında buluşturmak zorundayız.
  • 81 milyon vatandaşımızın her birine Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu için güven vermek zorundayız.
  • 81 milyon vatandaşımızın her birine bu Milletin asli ferdi olduğunu hissettirmek zorundayız.

Çünkü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmakla güven duyan kişi bu vatandaşlığın sağladığı güveni en yüksek bir gurur olarak evlatlarına yaşatacaktır. Vatandaşlığı en yüksek makam yapan işte bu güven ve gurur duygusudur. Sadece hukukun üstün olduğu demokratik rejimlerde böyle bir vatandaşlık makamı vardır. Şu halde;

  • Yargının bağımsızlığı, yargının ayrılmaz parçası olan avukatların bağımsızlığı, avukatların güvencesi olan baroların ve Türkiye Barolar Birliği’nin varlığı ve bağımsızlığı, bu coğrafyada vatanımızın ve Milletimizin bölünmez bütünlüğünün teminatıdır. 
  • Biz, hukukun üstünlüğünü istiyoruz.  Biz, herkes için adalet istiyoruz.
  • Biz, hangi etnik kökenden, mezhepten, inançtan, cinsiyetten, cinsel yönelimden, dilden, dinden olursa olsun insan hakları herkesindir diyoruz. Bunun için biz, herkes için adil yargılama istiyoruz. Kürsüden siyaset yapan hâkim istemiyoruz. Kürsüdeki hâkimin siyasetten emir almasını da istemiyoruz. Biz, demokrasi diyoruz. İnsan sevgisi diyoruz. 
  • En yüksek makam, vatandaşlık makamıdır diyoruz.

Türkiye’nin birliği, ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğü için bir kez daha ve hep birlikte diyoruz ki; BAROLAR VE TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ, TÜRKİYE’DİR.

Şimdi izninizle bu tarihi toplantıyı yönetmek üzere; Ankara Barosu önceki Başkanlarından Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcısı, meslek ustamız, Av. Ünsal Toker’i divan masasına davet ediyorum. Türkiye’nin her bölgesinden, kendi içinde baro başkanlarımız tarafından oy birliğiyle belirlenmiş başkanlarımızı tek tek okuyor ve divan masasına çağırıyorum.

Kayseri Barosu Başkanımız Av. Cavit Dursun, Muğla Barosu Başkanımız Av. Cumhur Uzun
Trabzon Barosu Başkanımız Av. Sibel Suiçmez, Tekirdağ Barosu Başkanımız Av. Erhan Sezer
Bingöl Barosu Başkanımız Av. Abdullah Alakuş, Mardin Barosu Başkanımız Av. Çelebi Araz
Adana Barosu Başkanımız Av. Veli Küçük..

İşte Türkiye tablosu. Türkiye Barolar Birliği Türkiye’dir. Barolarımız Türkiye’dir.
Baroların birliği, Türkiye’nin birliğidir.
(http://www.barobirlik.org.tr/Detay79864.tbb, 24.02.2018)

Bu oldukça uzun konuşmayı tarihsel önemi, öğreticiliği, uyarıcılığı ve iktidarın ülkemizi boğan – bunaltan anlık yanlışları karşısında adeta bir SAVUNMA – ÇIĞLIĞI olarak gördüğümüz için bütünüyle yayınlıyoruz (yer yer paragrafları virleştirdik). TBB başkanı Sn. Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu‘nun kurumsal katılım ve onay ile hazırlandığından emin olduğumuz bu sözlerini onaylıyoruz, destekliyoruz.

TBB Bşk. Yrd. dostumuz Av. Hüseyin Özbek : “Mesleki birlikteliği temelden yok edecek bu niyet, epeydir niyet olmaktan öteye geçmiş, uygulamaya indirilmiş gibidir. Her politik eğilimin ayrı barosu olsun talebi, iktidar himayesinde kurulması tasarlanan baroları perdelemek için kullanılan maske söylemdir. ‘Her politik eğilimin barosu olsun’ talebi, ‘her alt kimliğin,
her tarikat ve cemaatin barosu olsun‘a doğru esnetilecektir. İktidar himayesi altında tarikat ve cemaatlerin gevşek konsorsiyumu da düşünülmüş olabilir.”
ürpertici uyarısında bulunmuştu

İktidarın ve Erdoğan‘ın bu tarihsel toplantıyı ve konuşma metnini dikkatle irdeleyerek vahim yanlıştan kaçınacaklarını ummak istiyor, bir yurttaş olarak bunu istiyoruz. Hele hele ülkemiz
içte – dışta çok ağır sorunlarla karşı karşıya iken ve bu çemberi kırmanın en önemli aracının ULUSAL BİRLİK olduğu güncel koşullarda (konjonktürde)..

AKP – Erdoğan’ı kaçınılmaz sağduyuya çağırıyoruz..
Artık yeter, önüne gelene kanmasınlar..

Sevgi ve saygı ile. 24 Şubat 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

TÜRK MİLLETİNİ SÜRÜ YERİNE KOYMAK

TÜRK MİLLETİNİ SÜRÜ YERİNE KOYMAK

Rifat Serdaroglu

AKP ve MHP Genel Başkanları önce söz kestiler, sonra birbirlerine nişan taktılar yakında da düğün yapacaklar! Düğün davetiyesine ne yazacaklarına karar verememişlerdi!
“Cumhur İttifakı”, “Ay Yıldız İttifakı”, “15 Temmuz İttifakı”, “Omuz Omuza İttifakı”, “İkili mi Çoklu mu İttifakı” gibi seçenekler gündemde tutuluyordu, sonunda cumhur ittifakında karar kıldılar.

Bu ilkesel tartışmalar sürüp giderken MHP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan içimize su serpen şu açıklamayı yaptı!
“MHP’nin AK Parti ile kurduğu milli mutabakat bir menfaat ilişkisi değildir.”

Ohh şimdi rahatladık! Hele bu garantiyi MHP kurucusu Alparslan Türkeş’in “Şamanist” diye partiden attığı, Mehmet Ağar ve Özer Çiller’in kankası, oğulları son yılların en çabuk büyüyen taşeron inşaat şirketinin sahibi olan kişi söylüyorsa bu ilişkide menfaat olamaz, yoktur!
AKP-MHP ilişkisi tamamen duygusaldır ve ilkeseldir. Aralarında, henüz nikah yok ama düzeyli bir ilişkileri olduğu çok belli oluyor…

Şimdi her biri birer “dava adamı” olan Ülkücü gençlere soralım;
– Sizler, birileri AKP’li devlet müteahhitlerinin yanında taşeronluk yapıp zengin olmaları için mi siyaset yapıyorsunuz?
– Sizler, Alparslan Türkeş’in öğütlediği 9 Işık ilkesine böyle mi bağlısınız?
“Her türlü milliyetçiliği ayaklar altına aldım” diyen kişiyi desteklemek için mi,
9 Işık’ın birinci ilkesi olan Milliyetçiliği çiğneyeceksiniz?
– “Ahlakçılık” ilkeniz ile 17/25’i ve Reza Zarrab’ı-AKP’li rüşvetçi Bakanları nasıl bağdaştıracaksınız?
– Ülkücülerin temel düsturu olan “İnsan sevgisi ve insan haysiyetine sonsuz saygı” ile Öcalan’dan mektup getirip PKK ile iş tutanları, Türk Vatanında “PKK Şehitliği” açanları nasıl birleştireceksiniz?

-Sizler, “Ne Mutlu Türküm Diyene” ilkesini görüntü kirliliği yapıyor diye kaldırtıp, çöplüğe atan, Milli andımızı tüm okullardan kaldıran, fakat Hizbullah örgütünün ülkede sınav yapmasına izin veren bir anlayışı gerçekten destekleyecek misiniz?

-Sizler, kafasında hala “Türk Devletinin Tapusu” olan Lozan’ı hazmedemeyen birini nasıl destekleyeceksiniz?

-Sizler, Bozkurt işaretini bırakıp, Muaviye kaynaklı Rabia’yı mı simge olarak kabul edeceksiniz?

-Sizler, makam odasındaki saati 17/25’te durduran, kişileri Kandil uşağı diye suçlayan sonradan yüz seksen derece dönüp o kişiyi desteklemesini içinize sindirebiliyor musunuz?

-Sizler, Atatürk’e devamlı hakaret eden, Kurtuluş Savaşını keşke Yunan kazansaydı diyen fesli şarlatanın peşinden mi gideceksiniz?

Değerli Okurlar;
Özellikle kandırılmış gençlere şunu iyi anlatmamız gerek: Parti, DİN değildir. Partiyi yönetenler kişisel çıkarları için doğrudan ayrıldı ise, onların peşinden gitmek en büyük suçtur ve en büyük günahtır.
Sevgili gençler, çıkar uğruna kendisini satanların sizleri sermaye yapmalarına izin vermeyin.
Haram para kazananlara destek olup, bir taraftan aç ve işsiz gezerken bir de vatanınıza ihanet etmiş kişi durumuna düşmeyin… Eğer kendinizi gerçekten “Türk, Atatürk’çü, Türk Milliyetçisi” olarak görüyorsanız, size yakışanı yapın. Yok, bu parti kararıdır, biz uyarız diyorsanız kendinize yeni bir sıfat bulun! Sizden ülkücü, milliyetçi olmaz…

Sağlık ve başarı dileklerimle, 22 Şubat 2018
==============================================
Teşekkürler değerli Rifat Serdaroğlu…

Yazdıklarınıza tümüyle katılıyoruz.. Sağolunuz..

Sevgi ve saygı ile. 23 Şubat 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com