Atatürk Devrimleri Yaşıyor / Bugün ve Her Zaman

Değerli Dilseverler,

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)
İzmir’de, Dil Derneği ve İzmir Güzelbahçe Belediyesi işbirliğiyle düzenlenen;

Cumhuriyetimizin 94.- Söylevin 90.- Dil Devriminin 85.- Yeni Türk Harflerinin benimsenmesinin 89. yıllarını kutlama etkinliğine tüm dilseverler çağrılıdır.

– Atatürk Devrimleri Yaşıyor / Bugün ve Her Zaman

Konuşmacılar: Sevgi Özel, Zeynep Akatlı Altıok, Ayşe Gülsün Bilgehan,
Hidayet Karakuş

Tarih:27 Ekim 2017-Cuma 14.00
Yer: Güzelbahçe Atatürk Kültür Merkezi
==========================================
Dostlar,

Bizim de üyesi olduğumuz Dil Derneği‘nin etkinlikleri doludizgin sürüyor..

Başkan Sn. Sevgi Özel ve çalışma arkadaşları ile dayanışma sergileyen kişi ve kurumlara çok teşekkür ederiz.

90 yıl ünce bu gün, 24 Ekim 2017 günü, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa, ünlü tarih belgeseli SÖYLEV‘inin 5. gününü TBMM’de okumuştu.

Savaşlar ortasında türlü ağır zorluklar içinde günlük tutmak, sonra ülkemizin çok yakıcı sorunları ile boğuşurken böylesine kapsamlı bir belgesel oluşturmak, bunlarla da yetinmeyerek tarihe not düşmek üzere kendi sesiyle TBMM’de Ulusun temsilcilerine adeta tebliğ etmek ve tek tek kanıt belgelerini eklemek… sıra dışı eylemlerdir. Tarihte ancak çok sınırlı sayıda büyük önder benzer eylemler sergilemiştir.
SÖYLEV’i okuyalım, okutalım, gençlere anlayabilecekleri dille aktaralım..
“Dün” ü sağlan belgelerinden iyice kavrayalım..
Bu yakın tarih bilgisini günümüze bağlayalım..
Sonra da geleceği çıkarsamaya çabalayalım..
Böylece tarihten ders alarak onun aleyhimize yinelemesini (tekrrürünü) engelleyebiliriz. Tarih, “tekerrür” takıntısı olan bir süreç – olageliş değildir. Tersine, yasaları olan ve ancak aynı-benzer koşulların varlığında kaçınılmaz (deterministik) olarak aynı-benzer sonuçlar veren bir bilim dalıdır. ATATÜRK‘ün okuduğu 4000’e varan kitabın neredeyse 1200’ü tarihle ilgilidir. 800’ü dil alanındadır. Bu yapıtları yüksek zekasıyla içselleştirerek görkemli eylemlerini – utkularını kazanmıştır. Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu‘nu kurması (1932), pek çok toplantılarına katılması, kalıtından (mirasından) gelir bırakarak Dernek kimliğiyle kurdurduğu bu 2 kurumun yönetsel – akçal özerkliğini sağlaması, Türk Dili ve Türk Tarihi alanında paha biçilmez araştırmalar yaptırmasının ardalanı bu bilince dayalıdır.
– Atatürk Devrimleri Yaşıyor / Bugün ve Her Zaman..
Geçen zaman ATATÜRK‘ü ve eylemini daha iyi anlamamızı ve onlara sarılmamızı sağlayacak..

Sevgi ve saygı ile. 24 Ekim 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

ATATÜRK’E SARILACAKSINIZ

ATATÜRK’E SARILACAKSINIZ

Rifat Serdaroglu

Bir milletin başına gelebilecek dertlerin en büyüklerinden biri fikri yapısı oluşmamış, kendi milletinin değerlerinin farkında olmayan cahil kişilerin yönetiminde olmaktır. Böyle fikir ve kişilik fukaralarını başından atmasını beceremeyen milletler sıkıntı çekmeye mahkûmdur.

Üç tarihi gerçeği sizlerle paylaşmak isterim;
-Fatih, İstanbul’u kuşattığında kentte bulunan Kardinal İsodore, Vatikan’a yazdığı “yardım” mektubunda, Fatih Sultan Mehmet için “Troyalıların Prensi” demiştir.

-Atatürk, Dumlupınar Zaferini kazandıktan sonra “Hektor’un intikamını aldık” demiştir.

-1943 yılında vefat eden Halidi-Nakşi Şeyhi “Seyyid Abdülhakim Arvasi”;
“Ben bir Seyyid’im. Yani bu demektir ki Türk değilim. Ama yeryüzünde bütün Türkler silinse, üç Türk kalsa, biri ben olurdum. İki Türk kalsa gene biri ben olurdum. Son Türk kalsa o gene ben olurdum. Çünkü Türkler olmasa bugünkü manada İslamiyet olmazdı…”

Arvasi; Türklerin İslam’a hizmetlerini, İslam’ın sancaktarlığını Türklerin yaptığını çok iyi biliyordu!

Fatih ve Atatürk, Türklerin Anadolu’ya gelişlerinin bilinen tarihten çok önceleri olduğunu, Türklerin Anadolu’nun dip kültürünü oluşturduklarını çok iyi biliyorlardı!
Atatürk, bu konuda ciddi araştırmalar yaptırmıştı. Atatürk Türklerin Anadolu’ya MÖ 7 binli yıllarda geldiklerini buldu. Son gelişmeler ve özellikle Göbeklitepe’nin bulunmasından sonra Türklerin Anadolu’da M.Ö 13 binli yıllarda var olduğu, yazıyı ve tekerleği bulmuş, bazı hayvanları ehlileştirilmiş oldukları ilmen kanıtlamıştır.

Tarihini ve insanını bilmeyenler ülkelerini yönetemezler.
Bizlerin de artık bize dayatılan değil, gerçek tarihimizi öğrenip gençlerimize anlatmamız şart.
Bilemezsek, bu coğrafyada ayakta kalamayız. Ama öncelik tarih bilmemizde!
Troyalı Hektor’u öldüren komutanın adı “Agamemnon” idi! Çanakkale savaşı için gelen İngiliz zırhlısının adının da “Agamemnon” olması sizce tesadüf mü?
Asla tesadüf değil! Hele “Truva Atı” rolünü gönüllü olarak kabul etmiş Badem İktidarı yönetimde ise!
Geçmişte “Truva Atı” ne ise bugünkü “Eşbaşkanlık” aynıdır…

Böylesine muhteşem bir tarihe sahip olan Türk Milletini, adını dahi anmaktan kaçınan Badem İktidarının yönetmesi ne kadar acı! Bademler bir gün “İslam Milleti”, bir gün “İbrahim Milleti”, bir gün “Ümmet” diyorlar, ıkınıyorlar-sıkınıyorlar bir türlü “Türk Milleti” diyemiyorlar… Ya ne diyorlar? Türkçülük yapmak bölücülüktür!
Bahçeli’nin MHP’si de bunları destekliyor…

Halbuki bir kere olsun gönülden “Ne Mutlu Türküm Diyene” diyebilseler, Türklüğü üst kimlik olarak kabul etseler, bu üst kimliğin altında herkesin kendi kökenini-inancını-kültürünü yaşamasının, yaşatmasının mümkün olduğunu bilebilseler hem kendileri huzura erişecek hem de bu cennet vatan…

İşte o zaman, Bademler de Büyük Atatürk’ün fikirlerine, çağın ötesine geçen vizyonuna sarılacaklar! Nasılsa bir gün herkes Atatürk’çü olacak

Sağlık ve başarı dileklerimle 23 Ekim 2017
=========================================
Teşekkürler değerli Serdaroğlu…

Sevgi ve saygı ile. 23 Ekim 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Bayrağımız sonsuza dek özgürce dalgalansın..

Bayrak_dalgalananATATURK_Gercek_Insan

Ahmet_Saltik_portresi

Prof. Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı,
ADD 2004-6 Genel Başkan Yrd. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi  profsaltik@gmail.com   https://www.facebook.com/profsaltik,
twitter : @profsaltik    CV_Ahmet_SALTIK_web

    Vatanı ve milleti için çalışanlar 1. sınıf insanlardır..

Sayın Deniz Baykal’a içten şifa diliyoruz… Diren Baykal, ülkenin sana hala gereksinimi var!
Deniz Baykal’ın doktorlarından son açıklama: İyileşme süreci haftalar alabilir.. 
Ankara Üniversitesi Rektörü Erkan İbiş, Baykal’ın son durumuna ilişkin açıklama yaptı.
İbiş, “Ödem çözülme süreci devam ediyor. Bu süreçte yeni komplikasyon çıkmaması gerekiyor. Tomografi ve MR çekildi. Yeni bir olumsuzluğu destekleyecek herhangi bir olgu görülmedi. Süreç bu tür hastalıklarda günler, haftalar alabiliyor. Beynin dinlenmesi çok önemli. Düne göre bir gerileme yok. Her tomografi ve MR onun için yeni travma. Buna dikkat ediyoruz.”(23.10.17)
*****
Erdoğan TRT World Forum (??) denen bir oturumda uzuuuuuuuuuuuuuuuuun uzun konuşuyor. ABD’nin vize yasağı kararını salt Ankara Büyükelçisi J. Baas’ın aldığını sanarak yükleniyor!?
Kararı ABD hükümetinin aldığı açıklandı oysa. Erdoğan neden bu takıntıyı sürdürüyor??
******
KAPİTALİZM ÖLDÜRMEYE DEVAM EDİYOR!
Bakanlık Şırnak’taki kömür ocağının kaçak olduğunu 8 işçinin ölümünden sonra fark etti..
Şimdi de öğreniyoruz ki jandarma karakoluna 1 km ve kaçak değil! Şırnak Kömür Ocakları bölgesinde “ruhsatsız” (!) olduğu belirtilen bir kömür ocağında meydana gelen göçükte 8 kişi öldü…// Çoook üzgünüz.. Türkiye emekçi cinayetleri ülkesi oldu.. 2017’nin ilk sekiz ayında
en az 1338 işçi yaşamını yitirdi. AKP’li son 14,5 yılda en az 19 894 emekçi, 2016’da en az 1970 emekçi yaşamını yitirdi. 14,5 yılda her ay ortalama 1320+ işçi cinayeti! NİÇİN böyle ?
AKP kimin iktidarı; emekçinin mi, sermayenin mi?
Ayrıntılar için : Kapitalizm_Oldurmeye_Devam_Ediyor_Aliaga_patlamasi_11.10.17
Sirnak_olum_madenleri_10_soruda

====================================
AKP = Erdoğan’a Açık Çağrı

İlahiyatçı yazar: Müftülere nikah yetkisi vermek İslam'a suikasttır

Kadın örgütleri ve muhalefet partilerin  tüm tepkilere karşın müftülere resmi nikâh yetkisi TBMM’de kabul edildi!
TBMM Genel Kurulu’nda ‘Nüfus Hizmetleri Kanunu ile bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısında
Müftülere nikâh kıyma yetkisinin verildiği 6. madde kabul edildi. İlahiyatçı yazar Cemil Kılıç, müftülere nikah kıyma yetkisi veren yasa tasarısına sert tepki göstermişti (YURT, 6.10.17) : Müftülere nikah yetkisi vermek İslam’a suikasttır!
Yazıklar olsun.. İşte AKP demokrasisi (!) bu! “Yetmez ama evet” çiler kına yakmalı pek çok yerine ama bu arada azıcık “adam”lık yapıp açık bir özeleştiri de vermeli ve bu İslamofaşist kuşatmadan ülkenin kurtarılması için mücadele safında yerini almalı..  Epey ama epey geç kalındığını, işimizin çoook güçleştiğini, bunda sorumlulukları olduğunu hiç akıldan çıkarmadan! Ve de CHP hemen o maddeleri Anayasa Mahkemesi’ne taşımalı iptali için (Anayasa md. 150)
*****
Reis kendi belirlediği belediye başkanlarını harcamakta. Gerekçe yolsuzluk ise yasal işlem yapın, değilse hani MİLLETİN İRADESİ?? Gerekçe saklanan yolsuzluk olmalı, açıklanamıyor! Baskıyı gören Belediye Başkanının açığı olmasa direnirdi herhalde!? Giderken bile RTE’ye yağ!
Bir yıldan çok gecikmeyle de olsa Şaban Dişli de ayrıldı.. AKP içten yanmalı motor gibi!
*****
ABD /Kaliforniya’da Hepatit A salgını .. (Cumhuriyet, 15.10.179
Kaliforniya’da orman yangınlarının ardından çıkan Hepatit A salgını yüzünden sokaklar çamaşır suyuyla yıkanıyor. Vali Brown, yangınların ardından Hepatit A salgını yüzünden acil durum ilan etti. Vali, salgınla mücadele kapsamında 40 bin kişinin aşılandığını açıkladı. //AS: Türkiye’de Anayasa Mahkemesi, 2 bireysel başvuruda “yasada yazmadığı” gerekçesiyle zorunlu aşı yapılamayacağına hükmetti ve neredeyse 2 yıldır Sağlık Bakanlığı gerekli tek maddelik yasal düzenleme yap(a)madı.. Acaba Reis izin vermiyor mu? Ya salgınlar çıkarsa?!
Ülkemizin masum çocuklarının geleceğini ateşe atmayın, yasa ile aşıları zorunlu kılın lütfen..
*****

Ö l ü m   O r u c u n d a   227’inci   g ü n                         :

Semih Özakça elektronik kelepçe takılma koşuluyla serbest bırakıldı.. (20.10.17)
Nuriye Gülmen duruşmaya getiril(e)medi ancak tutukluluğun sürdürülmesi kararı verildi!

NURİYE GÜLMEN’i KURBAN ETMEYELİM!

Ölüm orucunun 227. gününde Nuriye ölümün soğuk kıyısında! 11 Mart 2017’den beri 7 ay 17 gündür (23.10.17)! Sincan cezaevi hastanesinde tutuluyorken, bilinci açık olan Nuriye, isteği dışında Numune Hastanesi yoğun bakımına alındı. Gülmen’in sağlığı kötüleşiyor. Gülmen’i ziyaret eden Ankara Tabip Odasından Dr. Benan Koyuncu, Gülmen’de bası yarası oluştuğunu, eklemlerde hareket kısıtlılığı olduğunu söyledi. OHAL Komisyonu bu dosyayı öncelikle incelesin ve hızla, nesnel – adil bir karar versin lütfen.. 2. başvuru üzerine AİHM, dava başvurularını “öncelikli” sayarak “acil” işleme koydu sözde..  AİHM, Gülmen ve Özakça’nın davasında bu hafta Türk hükümetine bir dizi soru yöneltti ve savunma göndermesini istedi. AİHM, uzayan “geçici tutuklama” nın hukuka uygunluğunu irdelemekte. Yargılama tutuksuz sürsün. Nuriye ölmeden, kalıcı engelli olmadan ACİL BARIŞÇI GİRİŞİM istiyoruz iktidardan. Aksi halde kaçınılmaz sondan kesin sorumlu olacaklar. (16.6.2017) Okumak için tıklayın : Eyyy AKP! Nuriye ve Semih’in Kul Hakkını Çok Çiğnediniz : Huzur-u Mahşerde Sizi Yüce Tanrı Bile Asla Bağışlamayacak! 

Masum Nuriye ölürse gerçek katili kim olacak, belli. Çare;
HEMEN İŞE İADE, HEMEN!
Ayrıntıları ve ağır-kritik tıbbi durumu okumak için 4 yazıyı tıklayın lütfen..
AÇLIK GREVLERİ ÜSTÜNE.. 
NURİYE GÜLMEN VE SEMİH ÖZAKÇA’YI YİTİRİYORUZ!!!
Gülmen ve Özakça’nın son durumu: Kalp yetmezliği başladı!
Ayrıntılar için tıklayın: Uyarı üstüne uyarı… Dünya ‘DUR’ diyor. 

Ankara Konur Sokak’ta İnsanlık Anıtı çevresinde sürdürülen abartılı polis önlemleri bizi üzüyor. Türkiye’nin saygınlığına ciddi gölge düşürüyor. Yersiz, tuhaf, hatta komik.. lütfen ölçülü olalım.

bilim-akademisi-akademik-ozgurlukler-raporu-2016-2017
(Okumak için lütfen üstünde tıklayınız..)

Sevgi ve saygı ile.
23.10.2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. –
Mülkiyeliler Birliği Üyesi
profsaltik@gmail.com  www.ahmetsaltik.net 

Önceki yazılarımızdan       :
AKP = RTE NEDEN İKBY – BARZANİ’ye KESİN – NET “HAYIR – YAPAMAZSIN” DİYEMİYOR ?
BARZANİSTAN HALKOYLAMASI; NE YAPMALI?
CHP’nin Adalet Kurultayı : Çevre Adaleti ve AKP’nin 2.5 Milyar Hayalet Ağacı!
DİNCİ – KİNCİ NESİLLER YETİŞTİRECEK EĞİTİMİ HALKIMIZ REDDECEKTİR!
Cemahiriye-i Sultaniye-i Türkiye
MİLLİ EĞİTİMDE DİNCİ – ŞERİATÇI MÜFREDAT GERİ ÇEKİLSİNMÜFREDAT DEĞİŞİKLİĞİ CİHAT İLANI İLE “ŞAH MAT” HAMLESİ Mİ??!
Nurzen_Amuran’dan_ODATV_icin_sorular (Şehir hastaneleri soygunu üzerine…)
R.T. Erdoğan Diyarbakır’da, tarih 1 Nisan 2017 : “Türk demiyorum, millet diyorum..”
16 Nisan halk oylaması kirli bir referandumdur
SARAY’DA_TUTSAK_ERDOGAN’A_YARDIM_ETMELI00
ERDOĞAN’ın 3. ABDÜLHAMİTLEŞMESİNE “NE YAZIK Kİ” (!) ZAMANIN RUHU ELVERMİYOR

Basinizin_ustune_getireceginiz_kisinin_Kanindaki_oz_mayaya

Sitemizde yer alan AYDINLANMA makalelerimizin bir bölümüne ulaşma erişkesi :
Prof.Dr.Ahmet_SALTIK’in_Secilmis_TV_programlari_konferans_makale…_kayitlarina_erisim

“Hiçbir korkuya benzemez, halkını satanların korkusu!” Nazım HİKMET

Ankara Tabip Odası : İşyeri Hekimliğinde Son Gelişmeler

Ankara Tabip Odası, Türk Tabipleri Birliği’ne bağlı 65 Tabip Odası’ndan en çok üyeye sahip olan 2. büyük odadır.. Üye sayısı 15 bini aşkındır..

 

 

 

 

Değerli Meslektaşımız,

Ankara Tabip Odası’nda 24 Ekim Salı günü düzenlenecek olan

  • “İşyeri Hekimliğinde Son Gelişmeler” 

başlıklı toplantıya katılımınızı bekler, iyi çalışmalar dileriz.

Saygılarımızla.

ato İŞyerİ hekİmlerİ buluŞmasi sonn.jpg==================
Dostlar, 

Arkadaşlarımıza, meslektaşlarımıza teşekkür ediyoruz emekleri için..
Eski – kıdemli bir işyeri hekimi ve Ankara Tabip Odası üyesi olarak..

Sevgi ve saygı ile.
20 Ekim 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak.
Ankara Tabip Odası Üyesi
Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İmam Nikahı Yasallaşırsa Ne Olur? Rezillik Olur?

İmam Nikahı Yasallaşırsa Ne Olur?
Rezillik Olur?

Dr. Ali Rıza Üçer

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)

Şaka gibi, Medeni Kanun’un yürürlüğe girmesinden neredeyse yüz yıl sonra sürüklendiğimiz yere bakar mısınız?

Cumhuriyetimizin temelleri sarsılırken, kurucu değerleri ve birikimi yerle yeksan edilirken CHP’nin yeri göğü yıkması gerekmez miydi? Bu nasıl bir ölü toprağıdır, bu nasıl bir uyuşukluktur, anlayan beri gelsin..

68 kuşağından KBB uzmanı Dr. Orhan Aybers ağabeyimiz ODTÜ’de ellisinden sonra tarih doktorasını tamamlamıştı 15 yıl önce, ODTÜ tarih bölümünde doktora yapan ilk ve tek hekimdi, muhtemelen hala da öyledir..

Söyledikleri ne kadar çarpıcı bakar mısınız?
*****

İMAMLARA NİKAH KIYMA YETKİSİ:
Verilirse ne olur? Rezillik olur.
Tamı tamına 100 yıl geriye gidilmiş olur.

Dr. Orhan Aybers
KBB Uzmanı
Tarih Doktoru

https://www.youtube.com/watch?v=15kfFsLLeGA 

İmamın kıydığı nikah “şeriat HÜKÜMLERİNE GÖREDİR VE İSLAM ŞERİATINDA KADININ BOŞANMA HAKKI YOKTUR.

Bir tek istinası vardır: ERKEĞİN ERKEKLİK ORGANININ YOKLUĞUDUR. (Erkeğin cinsel işlevini yerine getirememesi değil, “kılıçla kesilmiş” ve “olmayan” erkeklik uzvundan bahisle, bir tek bu şartla kadına “imama müracaat ederek” boşanmayı isteme hakkı verilmektedir.

Türkiye’de (Osmanlı devleti olarak düşünün) ilk kez 1918 (yanlış okumadınız 1918) yılında
“Zevcin Cünun ve Cüzamla Maluliyeti Halinde Zevcenin Feshi Nikahı Talebe Salahiyeti Hakkında” adıyla çıkarılan; bugünkü Türkçe ile söylersek: “Erkeğin akıl hastalığı ve/veya cüzam hastalığı halinde kadının nikahın sonlandırılmasını isteme yetkisi hakkında” ve o zamanki resmi gazete olan “Takvim-i Vekayi‘de” yayınlanarak yürürlüğe giren

* PADİŞAHLIK FERMANI İLE Müslüman kadınların BOŞANMAYI TALEP ETME HAKLARI tanımlanmıştır. Daha öncesi yoktur.

Bana inanmayan veya inanmak istemeyenler, bir zahmet TBMM kütüphanesine kadar giderlerse, orada “Takvim-i Vekayi, no: 3045/UG-1/1918 mikrofilm arşivi”ne bakarlarsa, yukarıda bahsettiğimin doğru olduğunu göreceklerdir.

* KADINLAR-GENÇ KIZLAR- KIZ ÇOCUK BABASI ERKEKLER-NİNELER-TEYZELER UYANIN!

1918 yılında bu padişah fermanının yaptığı tanımlama da, kadınlarımıza sadece CÜNUN (akıl hastalığı) ve/veya CÜZAM hastalığı belirlenen erkeklerden boşanabilmek için MÜRACAAT HAKKI’nı tanımlamaktadır.

Tekrar edersek: İmamın kıydığı nikah ŞERİAT nikahıdır.
Böyle bir nikahta kadının değil boşanmak, “boşanmayı isteme” hakkı bile yoktur.

Ancak ATATÜRK geldikten sonra, 1926 yılında çıkarılan MEDENİ KANUN ve buna dayanarak yapılan MEDENİ NİKAH sayesinde yüzyılarca süregelmiş bu rezillik önlenebilmiştir.

Preview YouTube video İmam Nikahı Kıyılma Videosu

Dileyelim ve/veya umalım mı ki, Türkiye’de bir Anayasa Mahkemesi hala vardır ve Anayasal düzeni Anayasa üzerinden hukuksal olarak koruyup kollar?

Göreceğiz..

Milli Eğitim müfredatında Talim Terbiye Kurulu alet edilerek AKP = RTE talimatı ile yapılan ATATÜRK’süz ama dibine dek DİNCİ yetişek (müfredat) değişiklikleri uygulamaya kondu epeydir.

Ne var ki, bu Yönetmeliğin yürütmesinin durdurulması – iptali için “HA-LA” bir ara karar bile çıkmış değil izleyebildiğimiz ölçüde!?

Sevgi ve saygı ile. 22 Ekim 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com