Bayrağımız sonsuza dek özgürce dalgalansın..

ATATURK_Gercek_Insan

Ahmet_Saltik_portresi

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc

Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Uzmanı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı, Yasal Bilirkişi

ADD 2004-6 Genel Başkan Yrd. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
profsaltik@gmail.com     
facebook.com/profsaltik,
twitter: @profsaltik  CV_Ahmet_SALTIK_profesorlukte_23._yil
Vatanı ve milleti için çalışanlar 1. sınıf insanlardır.
Sitemizden, kaynak gösterilmesi koşulu ile alıntı yapılabilir.

Genco Erkal’dan Erdoğan’a: “Hırsız halkın verdiği mazbatayı seçilmiş başkanın elinden çalandır.”

Usta oyuncu Genco Erkal, AKP’li CB R.T. Erdoğan’ın, YSK’nın yenileme kararı verdiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerine ilişkin, “Herhalde bu sandığın hakkını vereceğiz. İnşallah hırsızlara bu işi bırakmayacağız” sözlerine tepki gösterdi.
Erkal, twitter’dan paylaştığı mesajda “Hırsızlara bu işi bırakmayacağız,“ demiş. Sen ne diyorsun be adam, kim hırsız, nerenden çıkarttın bu lâfı, senin yüksek yargıçların bile bu kadarını söylemeye yeltenmedi, sen hâlâ hırsız diyorsun. Hırsız halkın verdiği mazbatayı seçilmiş başkanın elinden çalandır.” diye yazdı.

Teşekkür       : Ankara Üniversitesi Kültür ve Sanat evi ANKÜSEV’de (Kuleli Cad. 42), 13-24 Mayıs 2019 arasında .. açık kalan YAŞAM AĞAÇLARI temalı, Birsen İğci SALTIK tarafından açılan resim sergisine ilgi gösteren, ziyaret eden, çiçek yollayan, gelme olanağı bulamayıp arayıp kutlayan.. bize bu sergi alanını sunan kişi ve kurumlara teşekkür ederiz..
******
“YSK’nın 7 İptalcisi” başlıklı yazımızı okumak için lütfen tıklayın


Yansıları Sn. Ercan’dan bize ulaştığında sitemize yükleyeceğiz. Ancak bir önceki (2016) çok benzer sunum yansılarına erişmek için lütfen tıklayınız..

 

49 barodan YSK’nın iptal kararına tepki

49 barodan YSK'nın iptal kararına tepki

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) İstanbul seçimlerinin yenilenmesi kararına dair 49 baro tarafından ortak açıklama yayımlandı. Açıklamada; “..seçim kurullarının 02.03.2019 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle, sandık kurullarının usulüne uygun olmadan oluşturulduğuna ilişkin tam kanunsuzluk iddiasına ret kararı verilirken, bir başka seçimin bu gerekçe ile iptal edilmesini, hukuki ve vicdani olarak kabul etmek mümkün değildir..” dendi. (, 23.5.19,
https://www.turkhabergazetesi.com/guncel/49-barodan-ysknin-iptal-kararina-tepki/16545)
*****
“Hava Kirliliği Kaynaklı Sağlık Sorunları” başlıklı sunumumuzu yaptık (21.5.19). 30 dakika içinde hava kirliliğinin yarattığı sağlık sorunları ve sonuçlarını özetledik. Bu “SESSİZ KATİL“, her yıl dünyada toplam 60 milyon ölümün 7 milyonundan sorumlu. 78 yansıyı pdf olarak izlemek için lütfen tıklayın..
*****
Üzgünüz ama Erdoğan‘ın Samsun 19 Mayıs 1919 100. Yıl programını, sözlerini, şovunu ve davranışlarını “takiyye” nin 1 mm ötesinde göremiyoruz.. Düne dek Mustafa Kemal Paşa‘nın yapıtlarını, anısını vahşet düzeyinde ayaklar altına alanlar, günümüzde “oy uğruna”, halkın ATATÜRK sevgisine boyun eğmiş görünüyorlar. Ne var ki Türk Ulusu asla aptal değil.. Bir kez daha mahkum ediyor sizi.. Gündemdeki 23 Haziran İstanbul seçimi uğruna Ya Rab, “kulların” nasıl böyle “ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol” buyruğunu korkusuz çiğniyor!?****

Galatasaray’ın şampiyonluğu tarihe geçti

GALATASARAY’ı gönülden kutluyoruz bir taraftarı olarak..  Çifte kupa sevincini yaşıyoruz.. Ayrıca geçen hafta 19 Mayıs 1919’un 100. yılında Mustafa Kemal’in Cumhuriyeti emanet ettiği Türk Gençliğine armağan olarak görüyoruz. Stadda on binlerce Galatasaray’lının HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK” ve “MUSTAFA KEMAL’in ASKERLERİYİZhaykırışlarını, içimize sığdıramadığımız bir coşku ile biz de aynen haykırıyoruz! Sivasspor’u da, lig şampiyonunu yendiği için kutluyoruz..
****

  • Bütçe açığı Nisanda 18.3, ilk 4 ayda 54.5, bir yılda 103 milyar TL’ye ulaştı!
    Cumhurbaşkanı’nın ‘örtülü ödenek’ harcaması Nisan’da 403 milyon TL ile tüm zamanların rekorunu kırdı. Bütçede hedeflenen 80 milyar TL’lik yıllık açığın 54 milyar TL’si ilk 4 ayda verildi. Bütçe seçime gitti, Damadın ekonomi politikası (!?) çöktü, TCMB de boşaltılıyor!
  • ÖRTÜLÜ ÖDENEK bunca keyfi ve makul sınırlar dışında olamaz, anormal rakamlara çıkamaz. Erdoğan kamuoyuna açıklama yapmak zorundadır. Ülkemiz savaşta değil, OHAL altında değil.. O halde nedir bunca fahiş örtülü ödenek harcamasının gerekçesi?? Örtülü ödenek yetkisi tümüyle kural dışı, keyfi ve hesabı verilmez olamaz. TBMM’de, kamuoyunda artık ciddi bir sorun olan bu konu tartışılmalı ve kimi nesnel – hukuksal ölçütlere bağlanmalıdır.
  • AKP 2002 sonunda 1 $ = 1,60 TL olarak aldı, 17. yılında neredeyse 4 katına çıkardı. Böyle bir iktidar dünyanın neresinde var? Hangi uygar ülkede olabilir ve iktidarda kalmayı sürdürebilir? Bu talanın hesabını kim verecek? İktidar ne yüzle hala halktan oy istiyor, azarlıyor herkesi??
Kılıçdaroğlu: “Hakim dediğin adam, satılık adam değildir"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu YSK’nin İstanbul seçimlerini iptal kararının ardından,
Her şey çok güzel olacak, her şeye rağmen bu ülkeye demokrasiyi getireceğiz..
YSK, haksızlığın, hukuksuzluğun, adaletsizliğin, vicdansızlığın adresi oldu!

(Karikatür, Zafer Temuçin, Cumhuriyet, 25.5.19)

Ä°stanbul'u açık farkla Ä°mamoğlu kazanacak...TBB Başkanı Prof. Dr. Metin FEYZİOĞLU‘nun YSK kararını yerle bir eden hukuksal irdelemesi ve YSK’ya çok net soruları. basın açıklamasını izleyin. 
https://tv.barobirlik.org.tr/Watch/5052
ve https://youtu.be/AAYB8H28p0s Metin için tıklayınız

YSK’nin seçimlerin iptaline ve yenilenmesine ilişkin açıklamalarda bulunan Ekrem İmamoğlu, “YSK bir karar verdi, hakkımızı yedi. Anamızın ak sütü gibi helal olan, kazandığımız seçimi elimizden aldı. Bunları biliyoruz ama hesaplaşmanın vakti değil. Süreç önümüze bakmanın,
23 Haziran’a hazırlanmanın vakti.” dedi.
****

"Son 15 yılın en yüksek gıda enflasyonunu yaşıyoruz"

AKP’nin PKK-Kürdistan İKİYÜZLÜLÜĞÜ Tarihsel birer belge olan 28 fotoğrafı görmek için lütfen tıklayınız.
AKP’nin utanç veren, ibretlik FETÖ bağlantılarını kendi sesleri ve görüntüleri ile izleyin : https://youtu.be/KKxkccTS1DI
Parti içi siyasal uzantılara dokunmak yok ama her yere, başta TSK, bitmeyen FETÖ operasyonu!? Ağzını açana tehdit.. böyle demokrasi olur mu? Siz ne yapmak istiyorsunuz, ne yapıyorsunuz gerçekte ?? 19 Mayıs Samsun takiyyenizi kimin yutacağını sanıyorsunuz?

25 Mayıs 2019 / Günün Karikatürü / Emre ULAŞ 1(Çizim; Emre Ulaş, YENİÇAĞ, 25.5.2019)

*****
HER AİLEYE 1 ÇOCUK!
Türkiye nüfusunu korkunç bir hızla artırmak değil, tersine AZALTMAK ZORUNDA! 2018’de 1,2 milyon daha çoğaldık. Nüfus artış hızı %1,47. Dünya ortalaması %1,15. 1 km2’ye Türkiye’ de 107, Dünyada 53 kişi düşüyor. Çook kalabalığız çok! Tavşanlar gibi ürüyor ama karnımızı bile doyuramıyoruz! İktidar halkı  kalabalık-niteliksiz oy deposuna dönüştürmek istiyor! “Değerler eğitimi”, eğitimde dincileştirme, sadaka toplumu, liyakatsiz yandaş istihdamı ve besleme.. felaket niteliğinde araçlar!
TÜİK : 15-24 yaşta genç işsizlik 6.8 puan artarak %26.7 oldu (2019 Ocak)! 4 gençten 1’i işsiz!İŞSİZLİK DEPREMİBİR YILDA BİR MİLYON YENİ İŞSİZ !
İSTİHDAMDA 633 BİN AZALMA : YENİ EKONOMİ PROGRAMI (YEP) HEDEFLERİ TUTMADI! Yaşam ateş pahası! Ama yandaş basın halkı yalanlarla zehirliyor!

  • Gündem oyunları bitti eyyy AKP! Yaşamın gerçekliğine, rasyonaliteye dönme zamanı!
  • Demokrasi, laiklik ve insan hakları çağımızın vazgeçilmezleri, anlaşıldı mı iyice??

Sevgi ve saygı ile. 25 Mayıs 2019, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı, Mülkiyeliler Birliği Üyesi
profsaltik@gmail.com  www.ahmetsaltik.net
CV_Ahmet_SALTIK_profesorlukte_23._yil

*****
Kuresel_Aclik_Felaketi_AUTF_30.4.19
Görsellerle Türkiye – 06 Mayıs 2019 3 fidan idam edildi : 6 Mayıs 1972
Dünya Sağlık Örgütü : SAĞLIK HAKTIR! 
https://www.who.int/campaigns/world-health-day/world-health-day-2019 
7 Nisan 2019 Dünya Sağlık Günü teması : Universal health coverage:
Everyone, everywhere!
Herkese, her yerde sağlık!
ERMENİ SOYKIRIMI : EMPERYALİST İFTİRA! (85 yansılık konf.) tıklayınız..
İKLİM felaketi.. Prof. Dr. D. Ali ERCAN.. ürkütücü yansılar için tıklayınız..
DİKAAAT! KüreselleşTİRmeciler Sağlık Hakkını Bile Kamudan Gasp Etmekte!
Basic Philosophy of Medicine & Health Services..  please click on..
(Phase I, Lecture slides for International Medical School of Ankara University..)
Yasal Bilirkişilik Sertifikamızı aldık. Sağlık Hukuku bağlamında davalarda yetkili bilirkişilik yapabileceğimiz gibi, “Uzman görüşü” de yazabiliriz.. Adalete katkı keyif ve sorumluluk..
SAĞLIK HUKUKU yüksek lisans (master) Tez savunmamızın pp yansıları için tıklayın AHMET_SALTIK_Tez_sunumu_10.08.2018
AŞI REDDİ : ETİK BUNUN NERESİNDE?? tıklayınız..
Sağlık Hukuku Tezimize dayalı 3 bildirimizin tam metni ve yansıları için  tıklayın
Anayasa Mahkemesi çocuk aşıları hakkında nasıl yanlış bir karar verdi, kamuoyu görmeli
AŞI REDDİNİN SAĞLIK HUKUKU BOYUTU” (35 yansı pdf, tıklayınız..)

Önceki yazılarımızdan                                               :
AKP = ERDOĞAN’ın KENDİNDEN BAŞKA DÜŞMANA GEREKSİNİMİ YOK! tıklayın
AKP’ye “nafile” öneriler.tıklayın
2018 yılı çalışmaları dosyamızı ve yıl içinde sitemizde yayınlanan 76 makalenin listesine ve erişkelerine ulaşmak için: http://ahmetsaltik.net/2019/01/01/2018de-neler-yaptik/
AKP Hekimlerden, TTB’den ve Türkiye’den Ne İstiyor??
10 Kasım 2018 “100 üncü Yıla 5 Kala” başlıklı konferans yansılarımız; tıklayınız
SGK İÇİN NE YAPMALI, NE YAPMAMALI?
Genetiği Değiştirilmiş Kamu Yönetimi – GDKY ve / veya Genetiği Değiştirilmiş Mülki İdare – GDMİ
AKP DEVALÜASYONU HAKKINDA YURDUM İNSANINA 10 SORU ve….
TÜRKİYE’deki YANGINI NASIL SÖNDÜRMELİ?
TÜRKİYE DAĞILMA TEHDİDİ ALTINDAYKEN CHP’nin TARİHSEL VEBALİ
AKP = ERDOĞAN TÜRKİYE’yi MORATORYUMA MI SÜRÜKLÜYOR? 

Sitemizde yayınlanan AYDINLANMA makalelerimizin bir bölümüne ulaşma erişkesi

Prof.Dr.Ahmet_SALTIK’in_Secilmis_TV_programlari_konferans_makale…_kayitlarina_erisim 
“Hiçbir korkuya benzemez, halkını satanların korkusu!” / Nazım HİKMET

TÜSİAD’ın Tespitleri ve Erdoğan

TÜSİAD’ın Tespitleri ve Erdoğan


(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

İBB Başkanlığı seçiminin iptal edilip İmamoğlu’nun mazbatasının geri alınması ve 23 Haziran 2019 günü yapılacak seçime 37 gün kalması tüm dikkatleri seçime çevirmiş bulunuyor. Bu doğaldır.

Ancak bu arada dikkatten kaçmaması gereken kimi konular var. Örneğin, üç gün önce yapılan TÜSİAD toplantısı ve orada yapılan konuşmalar.

TÜSİAD, yakınlarda genel kurulunu yaptı, işadamı ve sanayici Simone Karlowski başkan seçildi. TÜSİAD’ın bir de Yüksek İstişare Kurulu (YİK) var. 15 Mayıs Çarşamba günü TÜSİAD’ın Yönetim Kurulu ile YİK, birlikte toplantı yaptılar.

TÜSİAD Başkanı, Karlowski ve YİK Başkanı Tuncay Özilhan, bu toplantıda yaptıkları konuşmalarda önemli mesajlar verdiler. 31 Mart seçimlerinin bir demokrasi sınavı olduğu belirtildi. Bu mesajlar korkusuz, dik duruşlu, açık ve samimi noktaları içeriyor. Bu nedenle her iki başkanın konuşmalarının temel unsurlarını vereceğiz.

Karlowski şu noktalara vurgu yaptı:

1. İş dünyası ancak istikrarlı ve hukukun üstünlüğünün var olduğu ortamlarda yatırım ve üretim yapar. Böyle ortamlar yaratmak devletin başlıca görevidir.
2. Yerel seçim takvimi Türkiye ekonomisinin 2019 yılında gerekli büyümeyi yapmasını mümkün kılmıyor.
3. Ülkede net tasarruf düzeyi yükselmedikçe borçluluk artmakta ve ekonomi kırılgan hale gelmektedir.
4. Endişeler güven kaybına neden oluyor, 2023 hedeflerini tutturmak zordur.

TÜSİAD YİK Başkanı Özilhan da konuşmasında önemli mesajlar verdi. Şöyle ki:

1. Hukukun üstünlüğü ve demokrasi olmazsa, ekonomi de olmaz.
2. 2007 yılından beri 15’inci kez sandığa gitmek istikrara zarar veriyor, tüm enerjimizi yiyor, yorgun düştük, zafiyet işçisinden işverenine tüm kesimleri zorluyor.
3. Seçim sonuçlarına itiraz, partilerin en doğal hakkıdır ancak seçmen iradesine de saygı duyulmalıdır. Tekrarlanacak olan İstanbul seçimlerinde yeni fay hatları ve yeni gerginliklere yol açılmamalıdır.

“31 Mart’ta Türkiye demokrasi sınavı verdi. Bu sınavda kimin ne not aldığını ileride tarih yazacak” diyen Özilhan, ayrıca bir gönderme yaparak “Ekonomideki sıkıntıları aşmamız için önce yönetim sistemimizdeki sıkıntıları aşmamız gerekir. Aksi halde, ekonomide atılacak adımlar yarayı tedavi etmez, pansuman niteliğinde kalır” dedi.

Bu toplantıyı ve yapılan açık, şeffaf konuşmaları uzun uzun analiz etmeye gerek yoktur. Çünkü çok açıktır. Konuşmaların son derece önemli olduğunu bir kez daha belirtmek istiyoruz.

Tehdit

TÜSİAD yetkililerinin bu konuşmaları üzerine, Cumhurbaşkanı Erdoğan, iç güvenlik birimleriyle yaptığı iftardan sonra özellikle Özilhan’ın konuşmasını ele alarak şunları söyledi:

“Buram buram demokrasi hazımsızlığı ve istatistik cinliği yapan konuşmasını üzüntüyle dinledim. Dışarıdan vuran vuruyor ama içeriden vuranlara günü geldiğinde hesabını sormasını da bilirim.”

Bu sözler en üst makamdan verilen bir ihtar ve tehdit niteliği taşımaktadır. Mayıs ayının ilk haftasında da böylesi bir olay olmuştu. Kimi işadamları, seçimlerin iptalini doğru bulmadıklarını açıklamışlardı. Erdoğan buna karşı da sert tavır almıştı. Bu konuda 9 Mayıs 2019’da şöyle söylemiştik:

Erdoğan, şöyle diyor:

“Bazı işadamları dün açıklanan karardan sonra garip garip açıklamalar yapıyor. Yanlış yapıyorsunuz, herkes haddini bilecek. Ekonomi ile mi uğraşıyorsun? İşadamı mısın? Sen işini yap, sana düşeni, sandığına git oyunu kullan, ama kalkıp da seçim yargısının verdiği karara müdahale mahiyetinde açıklamalar yaparsanız bu sizin de nerede durduğunuzu, nereye oturduğunuzu ortaya koyuyor. Bizim de size bakış açımız değişecektir.”

Bu sözler Özilhan’ın konuşmasına karşı yapılan “tehdit”, hukuk, özgürlükler ve demokrasi açısından çok talihsiz açıklamalardır. Demokrasi ve seçimler bütün vatandaşlarındır. Bu konuda işveren de işçi de, emekli de, politikacı da konuşma hakkına sahiptir.

Bunun anlamı şudur, siz işadamısınız, işinize gücünüze bakın seçimler hakkında konuşmayın. Seçimler konusunda sadece politikacılar konuşur. Bu çerçevede bir düşünce çok sakat sonuçlar doğurur. İşadamlarını; sen işini yap, sandığına git oyunu kullan, bu konularda konuşma, yoksa sizin üzerinize gelirim diyerek tehdit etmek, demokrasiden uzaklaşmanın kesin göstergesidir.

Demokrasi salt politikacıların değil tüm halkındır.
İşçisi, emekçisi, memuru, işadamı, esnafı, köylüsü, ev kadını, emeklisiyle hepimizindir.
Bu şekildeki tehditler tehlikeli bir yöntemdir.
Hele bu tehditler uygulama alanına geçerse rejimin adı değişir. (Cumhuriyet, 18.5.19)
=============================
Dostlar,

AKP = Erdoğan‘ın kat edebileceği daha fazla yol kalmamıştır

TÜSİAD konuşmayı sürdürüyor… Yazı 18.5.19 tarihli. Paylaşmayacaktık web sitemizde başta. Ancak Erdoğan’ın açık seçik, basın önünde tehdit – gözdağı dolu yüksek perdeden ihtarının ardından TÜSİAD sesini kısmadı.. Uyarı ve eleştirisini sürdürüyor..

Çünkü patronlar gerçekten zorda.. Bıçak artık kemiği kesmekte..
Yitirecekleri – yitirmekte oldukları sermayeleri.. İflaslar, konkordatolar, rehinler, hacizler, faizler, stoklar, işten çıkarmalar…

  • 5 milyona yakın dar tanımlı işsiz sokaklardadır..
  • İnsanlar kendini yakmakta, intihar etmektedir.
  • Üniversite bitirmiş 4 gençten 1’i işsizdir..
    ……..
    Bu kitlelerin sabrı taştığında hiçbir kolluk gücü ile zapt-ı raptı olanak dışıdır.

AKP = Erdoğan “tek adam baskıcı iktidarının” rasyonalite alanına çekilmesi artık kaçınılmazdır.

  • Bunca açık – ağır – sürgit irrasyonalite hiçbir kaba güçle, hot – zot ile ya da başkaca hukuk – demokrasi dışı şiddet araçlarıyla sürdürülemez..

Türkiye bedelini öder ancak AKP = Erdoğan bu çatışmanın kesin olarak yenileni olur..

Herkes haddini – hududunu bilmelidir; o had – hudut, çağcıl demokratik hukuk devletinin çoğulcu (plüralistik) rejimidir.

Tarihin tekerini geri döndürmeye gücü yetecek babayiğit yoktur.

Hele Türkiye’de, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün devrimleri mayalanmış, kök salmıştır.

Son olarak 2 kritik noktanın altını kalın kalın çizelim :

  1. Hukuk, laiklik, demokrasi dışına çıkarak ve Cumhuriyetin kurucu temel değerleri ile çatışarak AKP = Erdoğan‘ın kat edebileceği daha fazla yol kalmamıştır.
  2. AKP = Erdoğan‘ın rejimi daha öte başkalaştırma – yozlaştırma gücü de yoktur.
  3. Geri adım atılmalı ve patlama eşiğini dahi aşmış olan çok yönlü gerilim mutlaka, hızla, düşürülmelidir..

Sevgi, saygı ve derin kaygı ile. 26 Mayıs 2019, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Siyaset Bilimci, Mülkiyeliler Birliği Üyesi
Tıp Doktoru, Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı
www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

NUMUNE HASTANESİ KAPANDI!

NUMUNE HASTANESİ KAPANDI!


Prof. Dr. Siber Göksel

Türkiye Yüksek İhtisas Hast. Kardiyoloji Kliniği Direktörlüğünden Emekli

BÜTÜN ANADOLU YILLARCA NUMUNE’YE AKMIŞTIR. DUYUMLARIMA GÖRE DIŞKAPI HAST. DE ŞEHİR HAST. NE TAŞINACAKMIŞ. BU HALE GÖRE MERKEZDE SADECE ÖZEL HASTANELER KALACAKTIR. BİR DE ÜNİVERSİTELER.
BİRKAÇ AY ÖNCE DE TYİH KAPANMIŞTI. YÜKSEK İHTİSAS Ü.NİN . KURULMASI HİÇ OLMAZSA TYİH NIN ADINI YAŞATACAK. REKTÖR PROF DR. MUSTAFA PAC DA BU HASTANENİN ESKİ YÖNETİCİSİ ZATEN.
MERKEZDE BU KÖKLU HAST.LERİN KALDIRILMASI ÇOK YAZIK ÇOK. HELE KALP HASTALARI İÇİN BU AYRICA ÖNEMLİ. ZAMANLA YARIŞIRKEN HASTANEYİ MERKEZDEN İYİCE UZAKLAŞTIRMAK HİÇ DE HAYIRLI BİR İŞ DEĞİL.
NÜMUNE HASTANESİ ÇOK ÖNEMLİDİR. BİR ASIRDIR TÜRKİYE’YE HİZMET VERMİŞTİR. HİTLER ZULMÜNDEN KAÇIP DA TÜRKİYE’YE GELEN ALMAN VATANDAŞI PROFESÖRLER TÜRK BİLİMİNE BÜYÜK KATKIDA BULUNMUŞLARDIR. HUKUKTA PROF. HİRSCH, TIPTA MELCHİOR. EKSTEİN VE DAHA BİRÇOKLARI BU HASTANEDE ÇALIŞMIŞLAR. ANKARA Ü. TIP FAK.NİN KURULUŞUNDA DA GÖREV ALMIŞLARDIR. BEN NÖROLOJİ VE ÇOCUK STAJINI NUMUNE HAST.DE YAPTIM. HACETTEPE NİN TEMELİ, NUMUNE HAST.NİN BÜNYESİNDE KURULAN ÇOCUK KLİNİĞİDİR.

BU HASTANELERİN ARSASI MI DEĞERLİDİR?

NEDİR BİLEMİYORUZ. AMA BUNCA YIL EMEK VERMİŞ, ONCA UZMAN YETİŞTİRMİŞ DUAYEN BİR HEKİM OLARAK BU DURUMA ÜZÜLMEMEK MÜMKÜN DEĞİL. BU HASTANELERİMİZDEN ONCA ÖĞRETİM ÜYELERİ, DEKANLAR, REKTÖRLER ÇIKMIŞTIR.

BÜYÜK HASTANELERİN YARARI DA TARTIŞILIR. HASTANE İÇİNDE TETKİKLER İÇİN BİR YERDEN ÖBÜRÜNE GİTMEK, KONSÜLTASYONLARA YETİŞMEK ZORDUR. DAĞINIKLIK GETİRİR. BÖYLE DEĞİŞİMLER İÇİN DENEYİMLİ, MESLEĞE YILLARINI VERMİŞ HEKİMLER ARASINDA ANKETLER YAPILMALI, FİKİR SORULMALIYDI.
BU BİR İHTİSAS İŞİDİR. ORADA ÇALIŞAN SAĞLIK PERSONELİ BİLİR EN İYİSİNİ. AYRICA HASTALAR NASIL ULAŞACAKTIR ORAYA??.. ZOR. BU İŞLER GİDEREK DE ÇOK ZORLAŞIYOR. YAZIK OLUYOR. NUMUNE HASTANESİNİN DEĞERLİ HEKİMLERİNE. SAĞLIK ÇALIŞANLARINA GEÇMİŞ OLSUN DİYORUM. HASTALARA DA KOLAYLIKLAR DİLİYORUM.. ÖZEL HASTANELERİN KARLARI ARTACAĞI İÇİN ONLARI DA TEBRİK EDİYORUM.

Not : 5 yıl önce TYİH nın tarihini yazdığım kitapta, Numune Hast.ne çalışmak için gelen Profesörlerden söz etmiştim..

Görüntünün olası içeriği: yazı
===========================

Sayın hocam,

Numune Hastanesi’nin de taşınması ile ilgili bu çoooooooook haklı olarak hüzünlü yazınızı web sitemizde yayınladık..

Numune hastanesi kapandı ile ilgili görsel sonucu

Yıllardır söylüyor, yazıyorum : ŞEHİR HASTANELERİ BİR TALANDIR!

Siz soruyorsunuz, bu hastanelerin yerleri mi değerli??
Evet hocam, öyle… RANT TUTSAKLIĞI yaptırıyor tüm bu ihanetleri..
Sevgi ve saygı ile.

Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Halk Sağlığı (Toplum Hekimliği) Uzmanı / Ankara Üniv. Tıp Fak.
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı, Mülkiyeliler Birliği Üyesi

www.ahmetsaltik.net  profsaltik@gmail.com

YERLİ TOHUM MU, YEREL TOHUM MU?

YERLİ TOHUM MU, YEREL TOHUM MU?

Prof. Dr. Tayfun Özkaya
Ege Üniv. Ziraat Fak. Tarım Ekonomisi Bl.

Tarım ve Orman Bakanlığı sözcüleri ısrarla “yerli tohum” terimini kullanıyorlar. Bir iddiaları da Türkiye’nin tohum ihracatının arttığı ve tohum ithalatının her ne kadar fazla olsa da, artık daha yüksek bir oranda ithalatı karşıladığı şeklinde. Evet, Tohumculuk Kanununun çıktığı 2006 yılında tohum ithalatının %44’ü kadar tohum ihracatı yapılıyorken 2013 yılında bu oran %64’e yükseldi. Burada bir anlaşmazlık yok. Türkiye’nin tohum özgürlüğünü veya tohum egemenliğini savunanlar olarak “yerel tohum” terimi üzerinde duruyoruz. Şirket tohumlarını savunanların anlamadıkları bir nokta var. Tohumlukta ihracatın ithalatı karşılama oranları o kadar dikkate aldığımız bir nokta değil. Türkiye’de çalışan yabancı tohum şirketleri köylümüzü kullanarak ucuza ürettikleri tohumlukların bir kısmını Ukrayna, Rusya vb. bazı ülkelere satıyorlar. Bu da yerli tohum oluyor. Diğer yandan hem tohum ithalatı hem de ihracatı çok büyük sayılar değil.  Örneğin 2013’de ithalat 194 milyon dolar, ihracat 126 milyon dolar oldu. Bunlar genel ithalat ve ihracat içinde küçük sayılar. 2013 yılında tohumluk ihracatının genel ihracat içindeki payı % 0,083 idi. İthalat da ise benzer oran % 0,077 idi. Bir de tohumluk ile yani yeniden tarımsal üretimde kullanılacak çoğaltım materyali ile tüketimde kullanılacak, örneğin haşhaş tohumunu karıştıranlar var.

Ödemeler dengesinin tohumlukta açık vermesi, bu alandaki sorunlar içinde çok da önde gelenlerden değil. Petrol, doğal gaz, pamuk, bitkisel yağ vb. ithalatlarımızdaki değerler düşünülürse tohumluktaki açık çok da fazla değil aslında.

  • Ancak yabancı tohum şirketlerinin tohumlarına bağımlılığımız arttıkça uzaktan hepimize kumanda etmiş oluyorlar.

Bu şirketlerin çoğu aslında tarım ilacı da satıyor. Dolayısıyla onları da alıyoruz. Çünkü tohumlukları hastalık ve zararlılara dayanıklı değil. Böylelikle topraklar, sular, ürünler kirletiliyor. Bu ürünlerin besin değerleri de düşük. Bu tarım ilaçlarını kullanırken çiftçiler, ürünleri tüketirken halk zehirleniyor. Besin değerleri düşük olduğundan bizleri hastalıklardan korumuyor. Dahası bu şirketlerin bir kısmı beşeri ilaç da satıyor. Dolayısıyla bir satış daha yapılıyor. Bu gibi şirketlerin üç ayrı cebi var. Sağ cebine tohum, soluna tarım ilacı, arka cebine de beşeri ilaç parası giriyor. Yani şirket tohumları bize hem tarımsal üretimde hem de gıda tüketiminde istemediğimiz bir sistemi dayatmış oluyor. Tohumluk ithalatı yanında tarım ilaçları, kimyasal gübre ve hammaddeleri ithalatlarını da dikkate almak gerekiyor. Bunlar çok daha önemli.

İşte yerli tohum diyenler bu gerçeklerin gözlerden kaçmasına yol açmış oluyor.

Yerel tohumu savunanların bitki ıslahına karşı olduğu şeklinde bir kara propaganda da yayılıyor. Bu da doğru değil. Yerel tohumlara dayalı olarak, başta köylü olmak üzere paydaşların en başından itibaren katıldığı katılımcı ve evrimsel bitki ıslahı gereklidir. Bu yaklaşım tohumda fikri mülkiyeti de gereksiz kılar. Ne yazık ki Tarım ve Orman Bakanlığı araştırma enstitülerinde bile katılımcı bitki ıslahının ne olduğunu bilen insan sayısı çok azdır. Birçok yetkili bu konudaki sorularımızı cevaplayamadılar. Hâlbuki dünyada katılımcı ve evrimsel bitki ıslahı konusunda çok başarılı çalışmalar var.  Araştırmak isteyenler google’a “participatory plant breeding” yazsınlar. Baktım, 57500 kayıt çıktı. Bu konuda Filipinler’de masipag (masipag.org) adlı çiftçi ve ıslahçılardan oluşan sivil toplum kuruluşu çok başarılı çalışmalar yapıyor.

Heey… Bir işsiz kendini yaktı!

Heey… Bir işsiz kendini yaktı!

Mustafa Balbay
Cumhuriyet, 23.5.19

(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

Gaziantep’te 32 yaşındaki işsiz genç Eyüp Dal’ın kendisini yakarak ölümü, ekonominin ne halde olduğunu, toplumun derinliklerinde hangi gerilimlerin biriktiğini, sorumluların duyarsızlığını ortaya koydu.
Eyüp, 16 Mayıs günü Şahinbey Belediyesi’ne gidiyor. Seçimlerden önce belediye başkanının kendisine iş sözü verdiğini söyleyip yanıt bekliyor. Olumsuz karşılık alınca üzerine benzin döküp ateşe veriyor. Dört günlük yaşam mücadelesini kaybediyor.
Eyüp’ün ölümü üzerine Şahinbey Belediye Başkanlığı’ndan şu açıklama yapılıyor:
Söz konusu kişinin babası 3 katlı ev sahibidir. Bir katında kendisi oturmaktadır. Babasının 2 bin lira emekli maaşı vardır.
Yani, işsiz olsa da hayatta kalabilirdi, ailesi ona bakabilirdi! Bir tek “Ölmekle suç işlemiştir” dememişler. İnsaf, hiç mi vicdanınız sızlamadı?
Eyüp’ün annesi Türkan Dal, Gaziantep Hakimiyet gazetesine, kendilerini hiçbir yetkilinin başsağlığı için bile aramadığını söylüyor.
***
Eyüp’ün eşi ise bir başka yaraya parmak basıyor:
Suriyelilere verilen değerin onda biri bize verilmiyor. Eşim 5 yıldır iş arıyor. Gelir geçer işlerde çalışıp bizi aç bırakmamaya çalışıyordu. Seçimlerden önce söz verdiler, ama tutmadılar. Her fabrikaya başvurdu, hep ret çıktı… Devlete hakkımı helal etmiyorum
Acılı anne ve eşin anlattıkları hem işsizliğin boyutlarını hem de Suriyelilere yönelik tavrı ortaya koyuyor.
Dün Gaziantep’te tanıdıklarımı aradım. Verdikleri bilgiler şöyle:
-Bu şehir savaş günlerinde bile ekonomisini ayakta tutardı. Şimdi hemen tüm işyerleri küçülüyor, vardiyaları azaltıyor.
-Koca fabrika sahipleri iflas ya da konkordato istersek başımız derde girer diye korkuyorlar.
Suriyeliler, Kilis’ten girince soluğu Gaziantep’te alıyor. Her yerde ayrıcalıklılar. Vergisiz işyeri açıp, ithalat yapan var. İşyerinde kendi vatandaşlarını çalıştırıyorlar. Geçenlerde bir Türk başvurmuş, “Yabancı çalıştırmıyoruz” demişler. Ülkemizde yabancı olduk.
Hastanelerde doğan her 10 bebekten 8’i Suriyeli.
-Şehirde alışık olmadığımız bir asayiş sorunu var. Akşam 21.00’den sonra pek çok yer tehlikeli.
Bu bilgileri aldıktan sonra bilgisayar aramaya “Gaziantep-Suriyeliler” yazdım. Şu başlıklar çıktı:
-Suriyelilere linç girişimi.
-Suriyeliler, Valiliğe yürüdü.
-Suriyeliler döner bıçaklarıyla kavga etti.
-Suriyeliler Türklerle kavga eti: 3 ölü.
-Suriyeliler Türk bayrağını indirdi.
***
Suriyeliler, iktidarın ne yaparsa yapsın kendini anlatamayacağı ciddi bir sorun olarak büyüyor.
İşsizlik de yine Suriyelilerle bağlantılı olarak büyüyor.
İnsan, işsiz kalınca elbet üzülür. Ancak, işsizliğin Suriyelilerden kaynaklandığını düşünmesi yeni sorunları beraberinde getirir.
Türkiye pek çok alanda olduğu gibi işsizlikte de dünyanın en kötü dörtte birlik diliminde. 205 ülke arasında 149’uncuyuz.
Dünyada işsizlik ortalaması %5. Bizde TÜİK, indire indire %10.5’e çekebildi!
İşsizler ordusuna katılanların %25’i son bir yıl içinde işsiz kaldı.
Üniversite mezunu genç işsizlerin oranı %30’a yaklaşıyor. 
Eyüp Dal, işsizlik ateşinin tüm bedenleri yakıp kavurduğunu gösterdi.
Ekonomi borsa endeksi, döviz kurundan ibaret değil. Her şeyden önce insandan ibaret.
İktidar sahiplerine sesleniyoruz; Eyüp Dal’dan yükselen alevler içinizi yakmadıysa, bu kadar kalın nasırı nasıl ürettiniz?
======================================
Dostlar,

KENDİNİ YAKAN YURTTAŞLAR VE AKP = RTE’nin SÜREN TEHLİKELİ HEZEYANLARI

Erdoğan, “Ben ekonomistim” diye böbürleniyor.
Diplomasını doğru dürüst gören yok.
Ergün Poyraz “DİPLOMASIZ” diye koca kitap yazdı..
Bunlar yetmezmişçesine, ülkemizin iyi yönetimi için “tek adam” yetkisi istedi. “Cumhurbaşkanlığı hükümet sitemi” adı altında dünyada örneği olmaya ucube bir TEK ADAM REJİMİ’ne sürüklendik.. 16 Nisan 2017 halkoylamasında Anayasa değişikliği için YSK, oylama sürerken mühürsüz oy pusulası ve zarfları da geçerli saydı. Hukuk ayaklar altına alınarak rejim değiştirildi.

Erdoğan, “Verin yetkiyi, siz o zaman görürsünüz enflasyonla savaşı, dövizde sıçramayı…” anlamında sözler etti..
24 Haziran 2017 genel seçimi ile birlikte 2. kez CB seçildi, 9 Temmuz 2019’da da adeta TAHTA ÇIKTI!
Son 1 yıldır ekonomideki yangın artık bastırılamaz durumda. Krizin her alevlenmesinde “dış güçler saldırıyor, ekonomide sabotaj var..” masalları ile halka algı operasyonu uyguladılar. Paranoid hezeyanlarla toplumu sersefil ettiler, alıklaştırmaya çabaladılar..

TCMB rezervleri eridi, kârına el kondu, ne denli emisyon (para basma) var, bilemiyoruz.
Türkiye Varlık Fonu bir işe yaramadı. Kredi Garanti Fonundan destekle (!) bankalar 250 milyar TL’yi bulan, dönüşü son derece güç, hatta olanaksız krediye zorlandı. Şimdi 3 kamu bankasının seçilen sektörlere 250 milyar TL kredi aktaracağı söyleniyor. Bir kez 3 kamu bankası zaten zorda, nakitleri Hazineye geçti bir biçimde ve yerine Hazine kağıtları kondu. Kaldı ki 3 kamu bankasının bu büyüklükte bir krediyi finanse edecek kaynak yeterliği yok..

3 Kasım 2002 seçimleriyle AKP iktidar olduğunda 1 Dolar = 1,60 TL idi.. 16,5 yıl sonra 4 katına yaklaştı. Dünyada parası böylesine “pul” olan hangi “kıskanılan” ülke var acaba?
Ülkesini bunca kötü yöneten hangi yönetim iktidarda kalabiliyor?!

Damat Hazine Bakanı ne söylese tutmuyor hatta tersi çıkıyor, ayrıca ne söylediği hiiiiç anlaşılmıyor.. Bilinçli bulanık söylem ve politika sürdürülüyor..

İşsizlik – yaşam pahalılığı, hukuksuzluk ülkeyi kavuruyor, can güvenliği kalmadı..
Gazeteciler, anamuhalefet lideri darp ediliyor, saldırganlar serbest bırakılıyor..

TÜSİAD
artık korku duvarını aşmış, arka arkaya çok ciddi uyarılarda bulunuyor..
İstanbul Belediyesinde İmamoğlu’nun açıkladığı talan akıllara durgunluk veriyor..
Hafta içinde Boğaz köprüsünde bir yurttaş aracını durdurup ateşe verdi ve denize atladı, cesedi çıkarıldı.
İstanbul BŞB seçimlerinde “oyları çaldılar” dediler, majestelerinin YSK’sı bile sözde gerekçesinde “oy hırsızlığından” söz edemedi..
Yetkin hukukçular YSK’nın şişirilmiş 250 sayfalık sözde gerekçesini “tüm sonuçlarıyla geçersiz” ilan ediyor..
Üstüne üstlük Erdoğan “bu işi hırsızlara bırakmayacağız“.. diye ev sahibini bastırırcasına kendince ön almaya kalkmaz mı! İnsanların bunca haksızlığa dayancı kalmadı ve onyılların usta tiyatro sanatçısı Genco Erkal patladı :

  • Genco Erkal’dan Erdoğan’a: Hırsız halkın verdiği mazbatayı seçilmiş başkanın elinden çalandır.

    Usta oyuncu Genco Erkal, AKP’li CB R.T. Erdoğan’ın, YSK’nın yenileme kararı verdiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerine ilişkin, “Herhalde bu sandığın hakkını vereceğiz. İnşallah hırsızlara bu işi bırakmayacağız” sözlerine tepki gösterdi.
    Erkal, twitter’dan paylaştığı mesajda “Hırsızlara bu işi bırakmayacağız,“ demiş. Sen ne diyorsun be adam, kim hırsız, nerenden çıkarttın bu lâfı, senin yüksek yargıçların bile bu kadarını söylemeye yeltenmedi, sen hâlâ hırsız diyorsun. Hırsız halkın verdiği mazbatayı seçilmiş başkanın elinden çalandır.” diye yazdı.
    ****

Örtülü ödenek almış başını gidiyor, Erdoğan’dan bir açıklama yok..
Sarayın 13 uçağı olduğu basında yazılıyor, yalanlama yok! Ahlat ve Marmaris’te yeni saray yapımları çevre talanıyla sürüyor..

Eğitim sistemi daha da dincileştiriliyor, bürokraside “Liyakat”ın “L” si kalmadı. 2. kez atanan Burdur Üniversitesi rektörü açık teşekkür listesine AKP il başkanını da katabiliyor..

Saymakla bitmiyor AKP’nin irrasyonel ve hukuk dışı uygulamaları – dayatmaları..

Türkiye, tarihinin hiçbir döneminde böyle kötü yönetilmedi ve talan edilmedi.
Asırlık Numune Hastanesi de Bilkent Şehir Hastanesine taşındı. Bu hastaneler ayrı ve muazzam bir yıkım Türkiye için. Gelin görün ki, Erdoğan’a bu hastanelerin “hülyası” olduğu söyletiliyor!?
*****

  • Bu iktidar artık Türkiye için ciddi bir beka sorunudur, mutlaka kurtulmak gerekiyor.İlk iş 23 Haziran’da ciddi bir ders daha vermek.. Sonra arkası gelir.. İmamoğlu %55’i aşarsa, Cumhur İttifakı %45’in altına inerse, Türkiye erken genel seçim iklimine girer. Bu rüzgarla da AKP alt – üst olur ve TBMM’de çoğunluğu yitirir.. Zaten hala 290 / 600 milletvekili var. Gerçekte topal ördek konumunda ve MHP stepnesi ile ayakta durabiliyor.. Üflesek düşecek!

    Ha gayret Türkiye…

  • Yinelenecek İstanbul BŞB Başkanlığı seçimi AKP’den kurtulmak için kritik önemde!

Sevgi ve saygı ile. 26 Mayıs 2019, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Halk Sağlığı Uzmanı, Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı
Mülkiyeliler Birliği Üyesi

www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

 

SAĞLIK DÜZEYİ ÖLÇÜTLERİ – HEALTH LEVEL INDICATORS

SAĞLIK DÜZEYİ ÖLÇÜTLERİ
HEALTH LEVEL INDICATORS

Değerli AÜTF Dönem 5 Öğrencilerimiz,
Asistanlarımız, Lisansüstü öğrencilerimiz ve genel okuyucular,


Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı
’nda
Dönem V’te 2 saat süreli staj dersi olarak sunduğumuz.

SAĞLIK DÜZEYİ ÖLÇÜTLERİ konulu dersin yansılarını pdf olarak izlemek için
lütfen tıklayınız.. Yayınlanmış tüm resmi kaynaklara dayanılarak güncellenmiştir,
Sağlık Bakanlığınca 2018 Sağlık İstatistikleri Yıllığı (2017 verileri), TÜİK raporları dahil..
(150 yansı, 4,6 MB)

Bu yansıların ilk 92’sinden sınavda sorumlusunuz.. Kalan 58 yansı ek bilgi edinmek içindir.

SAGLIK_DUZEYI_OLCUTLERI

Bilindiği üzere sunular sizlere kaynak sağlamak için geniş tutulmakta, derste özetlenerek işlenmektedir. Yansıların (slaytların) altındaki tarih en son güncelleme günüdür.

  • Birlikte soralım; sağlık düzeyimiz neden çok olumsuz
    ve devasa sağlık harcamalarımız ile uyumlu mu??
    Onlarca milyar dolarımız nereye gidiyor??

Ayrıca, TNSA 2013 özet verilerini de incelemeniz için, bu dosya
sizlere kolaylık sağlamak üzere aşağıdaki erişkeden (linkten) çağrılabilir..

TNSA2013_sonuclar_sunum_2122014

Sevgi ve saygı ile. 24 Mayıs 2019, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı, AÜTF Halk Sağlığı AbD
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı, Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com