MUSTAFA AYDINLI’dan SİVAS ŞİİRİ : SÖNMEDİ SİVAS’TA KÖZÜMÜZ BİZİM

SİVAS ŞİİRİ..

portresi
Mustafa AYDINLI
Eğitimci – Yazar

 

 

divider_cizgi

SÖNMEDİ SİVAS’ta KÖZÜMÜZ BİZİM

Uygar dünya önünde yakıldı ateş
Sanmayın atarlar tozumuz bizim
Tanık; büyük, küçük düşünen herkes
Sevgi, insanlıktır kozumuz bizim

Sivas’ta yakılan otuz beş can can
Sanmayın zalime kalacak meydan
Ateşe, dumana boğsanız her yan
Sevgi hamurundan özümüz bizim

Özgürlük bayrağı elden ellerde
Akarsu, Nesimi hep gönüllerde
Bak, Pir Sultan Abdal dilde dillerde
Çalacak Sivas’ta sazımız bizim 

Bir yobaz sürüsü kalktı yürüdü
Madımak üstünü duman bürüdü
Elbet bunu koca Devlet görürdü
Görmeyen gözlere sözümüz bizim

Karanlıklar elbet çıkar gündüze
Koca dünya kulak ver sesimize
Bu vahşet insana ve hepimize
Sönmedi Sivas’ta közümüz bizim

Aydınlı gidenle geri gelinmez
Elin kana batırarak gülünmez
Gelecek nelere gebe bilinmez
Bir gün ak olacak yazımız bizim..

Mustafa AYDINLI (02.07.2014)

divider_cizgi

 

Dostlar,

Bu sitede sıklıkla içli şiirlerini yayımladığımız sevgili kardeşimiz Mustafa AYDINLI‘ya, yukarıda aktardığımız güzelim şiiri için teşekkür borçluyuz.

İnsanlığa karş suç niteliğindeki Sivas-Madımak kıyımı
hakkında arşivimizden bir dosyamızı eklemek istiyoruz..
Lütfen tıklayınız..

Sivas_kiyiminda_yasamini_yitirenler

Bir daha asla benzerleri yaşanmasın..
Bunun için “dosya açılıp yeniden yargılama yapılarak” tüm sanıklar ve asıl olarak azmettirenlerle yurt dışına kaçırılanlar getirtilerek hak ettikleri ağır ve caydırıcı cezaları alsınlar.

Toplum hoşgörü, barış ve kardeşlik ikliminde tutulsun..

Sayın Aydınlı’nın güzelim söylemiyle;

“Sevgi hamurundan özümüz bizim
” olsun…

Sevgi ve saygı ile. 02 Temmuz 2019, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

KARANLIĞA IŞIK KÖY ENSTİTÜLÜ

ŞİİR KÖŞESİ…

KARANLIĞA IŞIK KÖY ENSTİTÜLÜ

Mustafa AYDINLI
Eğitimci – Yazar
aydinliddo@gmail.com
17 Nisan 2019

 

Kökleri derinde bir ulu çınar
Ülkesine aşık köy Enstitülü
Ona da uygarlık ışığı sunar
Eğitime beşik Köy Enstitülü

Kerpiç odalarda, çamur tarlada
Yurtsever insanlar yetişti burada
Yalan mıdır eserleri ortada
Ülkesine aşık Köy Enstitülü

Bilimsel öğretiyi temel aldılar 
Eğitimde nice anıt kaldılar 
Işık yellerini yurda saldılar
Geleceğe ışık Köy Enstitülü

Kahır ve çileye hepsi alışık
Yirmi bir noktada yirmi bir ışık 
Hepsi ülkesine sevdalı aşık 
Bir sönmeyen ışık Köy Enstitülü

Kepir’den, Cılavuz yanan meşale
Bir ileri adım, bir güçlü kale 
Yıkmak için ağa, patron el ele
Karanlığa ışık Köy Enstitülü

Yok dünyada bu eserin benzeri
Nasıl doldurulur bu gücün yeri
Hepsi birer bilge eğitim eri
Uygarlığa ışık Köy Enstitülü

Işıkları kalır, yıldızlar kayar
Fakir’i Osmanoğlu dahası var
Onlar için vatan bir kutsal diyar
Sonsuzluğa ışık Köy Enstitülü

Hepsi birer bilge işte Enver’i
Daha onlarcası, eğitim eri
Kaftancıoğlu’nun dolar mı yeri
Bir umut, bir coşku Köy Enstitülü

Tonguç Baba bu iş için terledi
Dadaloğlu ozan ruhla gürledi
Ne köşkleri vardı, ne de serveti 
Ülkemize ışık Köy Enstitülü

Taş ile toprakla, ilme ulaştı
Softası, yobazı bu işe şaştı
Yücel ile Tonguç bulunmaz baştı
Karanlığa ışık Köy Enstitülü

Aydınlı onlardan alır ilhamı
O büyük coşkuyla dağıtır gamı
Sönmeyen meşale ışıt dünyamı
Karanlığa ışık Köy Enstitülü

Serdar Koç ŞİİRİ : SESLERİMİZ YASLANSIN

ŞİİR KÖŞESİ…

Dr. Serdar Koç ile ilgili görsel sonucu

Serdar Koç
SESLERİMİZ YASLANSIN

zamaneyle aynı telde titremiyor şiir(im)
söz bozuk bozuk, perdesiz devr-i devran
ritim tutmaz ömrümüz, bir başka devran
peşimiz sıra; kara gün; kanlı gece…

bir aşka bir ömür yetmez, yarım kalır öykü
gün olur ölürüz, yâr eğninde sonsuza dek
hiçbir zaman tamamlanmaz abitler döngüsü
her sofrada devr-i daim olsun kadehimiz, yâr

seslerimiz yaslansın birbirine, yaslı gönlümüz
bir sonraki gerçek, bir öncekini siler süpürür
zamanın taş kestiği an; bana bağışladığın(ız)
şu ikinci hayat güzeldi tanrım, pür teşekkür

Dr. Serdar Koç
(4 Şubat 2019 akşamı, Ankara Orman Evi)
(deliler teknesi, mart-nisan 2019, sayı: 74)

Gezi onurumuzdur

Gezi onurumuzdur

Ataol Behramoğlu
Cumhuriyet, 19.12.18

Gezi Direnişi’nin karalanmak istendiği şu günlerde Gezi şehitlerinin anısına ve onlardan biri olmakla onur duyduğum milyonlarca yurt ve özgürlükseverin cesaret ve özverisine bir kez daha sevgi ve saygıyla…

Gezi onurumuzdur
Gezi zalime, zulme karşı koyuşumuzdur
Gezi yurtseverliktir
Gezi gözü pekliktir
Gezi gençliğimizdir
Gezi birlikteliğimizdir
Gezi omuzdaşlıktır
Gezi aşktır
Gezi bireyciliği aşmamızdır
Gezi ben değil biz olmamızdır
Gezi öz saygımız, öz güvenimizdir
Gezi özgürlük sevgimizdir
Gezi tek değil çok olmaktır
Gezi ışık hızıyla çoğalmaktır
Gezi geleceğimiz, yarınımızdır
Gezi insana saygımızdır
Gezi sanatın, bilimin üstünlüğüdür
Gezi emeğin gücüdür
Gezi şiirdir, resimdir, şarkıdır
Gezi insan olma farkıdır
Gezi ışıktır umudu aydınlatan
Gezi bilinçtir karanlığı ışıtan
Gezi içtenliğidir çocukluğun
Gezi aşılmasıdır eylemsizliğin, korkunun
Gezi karşı koymaktır köleliğe
Gezi su vermektir çeliğe
Gezi kadının yükselen kimliğidir
Gezi özgür insan benliğidir
Gezi bir damladan okyanus yaratmaktır
Gezi kölelik zincirini kırıp atmaktır
Gezi bilinçle donatmaktır eylemi
Gezi en yüce değer saymaktır emeği
Gezi hiç bitmeyen, hep başlayandır
Gezi hep yeniden doğacak olandır

Mayıs 2014, “Ne Çok Hain”, s.49-51.

ŞİİR KÖŞESİ : İnsan OL

ŞİİR KÖŞESİ…

İNSAN OL

Bir ülke düşünün,
Okuldan çok hapishane yapıyor.
Bir ülke düşünün,
İnsan yetiştireni değil,
İnsan gömeni baş tacı ediyor.
Bir ülke düşünün,
Hak ve hakikat tutuklu
Bir ülke düşünün,
Ağaçları bile ürkek…
Tohumları giymiş müebbed.
Toprak küskün,
Sular kelepçeli..
Gülmeyi unutmuşsa bir millet…
Ar, vicdan, onur iflas etmişse…
Merhamet terk etmişse o yeri…
Hakikat esir,
Adalet kör ve sağırsa eğer…
Acıya, zulme kesmişse ülke baştan başa..
İnsan olmana izin verilmiyorsa o yerde…
Okul yapmak yerine,
Hapishane yapılıyorsa bol bol…
Ve birileri övünüyorsa yaptığı hapishanelerle….
Bütün insanlık tutukludur orada..
Ve şakağında bir silahın namlusu…
Namluyu tutan ele teslim olmuşsa insan…

Seçim yapmak zorundasındır!!.
Ya şakağına namluyu dayayan eli öpecek,
İnsan olmaktan vaz geçeceksin’
Ya da namluyu tutan eli kırıp,
İNSAN OLMAYI SEÇECEKSİN!!.
Zahide UÇAR (03. 11.2018)