Gezi onurumuzdur

Gezi onurumuzdur

Ataol Behramoğlu
Cumhuriyet, 19.12.18

Gezi Direnişi’nin karalanmak istendiği şu günlerde Gezi şehitlerinin anısına ve onlardan biri olmakla onur duyduğum milyonlarca yurt ve özgürlükseverin cesaret ve özverisine bir kez daha sevgi ve saygıyla…

Gezi onurumuzdur
Gezi zalime, zulme karşı koyuşumuzdur
Gezi yurtseverliktir
Gezi gözü pekliktir
Gezi gençliğimizdir
Gezi birlikteliğimizdir
Gezi omuzdaşlıktır
Gezi aşktır
Gezi bireyciliği aşmamızdır
Gezi ben değil biz olmamızdır
Gezi öz saygımız, öz güvenimizdir
Gezi özgürlük sevgimizdir
Gezi tek değil çok olmaktır
Gezi ışık hızıyla çoğalmaktır
Gezi geleceğimiz, yarınımızdır
Gezi insana saygımızdır
Gezi sanatın, bilimin üstünlüğüdür
Gezi emeğin gücüdür
Gezi şiirdir, resimdir, şarkıdır
Gezi insan olma farkıdır
Gezi ışıktır umudu aydınlatan
Gezi bilinçtir karanlığı ışıtan
Gezi içtenliğidir çocukluğun
Gezi aşılmasıdır eylemsizliğin, korkunun
Gezi karşı koymaktır köleliğe
Gezi su vermektir çeliğe
Gezi kadının yükselen kimliğidir
Gezi özgür insan benliğidir
Gezi bir damladan okyanus yaratmaktır
Gezi kölelik zincirini kırıp atmaktır
Gezi bilinçle donatmaktır eylemi
Gezi en yüce değer saymaktır emeği
Gezi hiç bitmeyen, hep başlayandır
Gezi hep yeniden doğacak olandır

Mayıs 2014, “Ne Çok Hain”, s.49-51.

ŞİİR KÖŞESİ : İnsan OL

ŞİİR KÖŞESİ…

İNSAN OL

Bir ülke düşünün,
Okuldan çok hapishane yapıyor.
Bir ülke düşünün,
İnsan yetiştireni değil,
İnsan gömeni baş tacı ediyor.
Bir ülke düşünün,
Hak ve hakikat tutuklu
Bir ülke düşünün,
Ağaçları bile ürkek…
Tohumları giymiş müebbed.
Toprak küskün,
Sular kelepçeli..
Gülmeyi unutmuşsa bir millet…
Ar, vicdan, onur iflas etmişse…
Merhamet terk etmişse o yeri…
Hakikat esir,
Adalet kör ve sağırsa eğer…
Acıya, zulme kesmişse ülke baştan başa..
İnsan olmana izin verilmiyorsa o yerde…
Okul yapmak yerine,
Hapishane yapılıyorsa bol bol…
Ve birileri övünüyorsa yaptığı hapishanelerle….
Bütün insanlık tutukludur orada..
Ve şakağında bir silahın namlusu…
Namluyu tutan ele teslim olmuşsa insan…

Seçim yapmak zorundasındır!!.
Ya şakağına namluyu dayayan eli öpecek,
İnsan olmaktan vaz geçeceksin’
Ya da namluyu tutan eli kırıp,
İNSAN OLMAYI SEÇECEKSİN!!.
Zahide UÇAR (03. 11.2018)

Şiir köşesi : Din-KÂR

Şiir köşesi….

Din-KÂR

Dinimizi yaşayamıyoruz dediler…
Sözde büyük davaları vardı,
Garip ve kimsesizlerin kimsesi olacaklardı,
Avrupa’ya, Amerika’ya pabuç bırakmayacaklardı…
Biz bu ülkenin zencileriyiz,
Ezileni ezenin elinden alacağız dediler.
Birileri inandı,
Bunları kurtarıcı sandı!!.
Başına taç, ülkeye baş yaptı.
Şimdi,
Çorbanın yağı, traktörün mazotu bitti.
Ambara fare, kovana ayı dadandı.
Dereleri el oldu.
Sendikası uçtu, hakları masal oldu.
Ekmeğinin peşinde işçiydi,
Yerin yüzlerce kat altında kaldı.
Kendinden sandıkları;
Güzel öldüler” dedi.
Dünyada ikinci,
Avrupa’da birinci sıraya yükseldi işçi ölümleri
Din din dediler,
Haçlı savaşlarına destek verdiler..
Din dedikleri şey sadece ambalaj çıktı…
Dinin içi boşaldı.
Yıkıntılar arasında;
Yalan, dolan, haram kaldı…
Tarlalar kıraç, bahçeler ota bastı.
Yaylalar, meralar;
Sığıra-koyuna-davara hasret kaldı!!.
Bakkallar mazi, doktorlar küçük esnaf,
Köprüler Deli Dumrul’a kaldı..
Öğretmenler, öğretme(!)ye geçiş yaptı.
Milletin çocuklarına İHL,
Kendi çocuklarına Amerikan koleji…
Millete Arap dayatması,
Kendileri Amerikan vatandaşı…
Çok eşlilik gibi(!),
Millete Türkiyelilik dayatması…
Kendi ülkemizde haraca kesildik,
Elektrik çalanların, hırsızların borcunu ödedik.
Namussuzlar baş tacı,
Namuslular namuslu olmaktan hükümlü…
Dilimizde kelepçe, kalemlerimiz kırık!!.
Kadın olmaktan hükümlü,
Çocuk olmaktan cezalı…
Gülmeyi unuttuk!!.
Sizdeniz dediler…
Millete borç, icra, yoksulluk,
Kendilerine,
Uçak filoları, saltanat araçları kaldı…
Vatandaşa haraç gibi vergi,
Yandaş müteahhide milyarlık vergi affı…
Sizdeniz dediler,
Milletin anasına sövdürüp,
Söveni baş tacı ettiler.
ABD’ye, Avrupa’ya teslim olmayız dediler…
Milleti gırtlağından CIA’ya teslim ettiler.
Din-KÂR’cılar danışacak,
Türkler kaz gibi yolunacak…
Onlara han-hamam-saray,
Millete açlık, yoksulluk, masal…
Elma şekeri sundular önce,
Elma onlara,
Sapı da millete kaldı…
Mazlumuz, mağduruz diye geldiler,
En büyük insanlık suçu işlediler.
Toplumun vicdanını öldürüp,
Kitle cinayetiyle,
Karanlıklar tarihine geçtiler.
DİN, DİN DİYE GELDİLER,
Din garibana,
KÂR da ONLARA KALDI…

Zahide UÇAR (06. 10.2018)

 

Serdar Koç CEHENNEM NÖBETİ

Dr. Serdar Koç

Dr. Serdar KOÇ ile ilgili görsel sonucu

CEHENNEM NÖBETİ

-I-
cehennem gösterildi sana
ey şair! Ankara Garı’nda…

kıvılcımlı bir alev sütunu
soluk bir duman…

(can pazarında…

-II-
ayakkabının bağcığını bağlama
bırak kana bulansın…

cehennemin Ankara katında…

(düşlerin kırılma çağında…

-III-
kaşlarım, kirpiklerim…
yapraklara asılı

gözlerimi gagalıyor kuşlar
tırnak diplerimi…

(cehennem nöbetinde…
nisa…

-IV-
gönlünü ağaçlara kaptıran çocuk
kan yoldaşı mı oldun dal uçlarıyla?

Gar önünde barışı bekleyen çocuk
meylin mi kaldı Sıhhiye Meydanı’nda?

(canını bize ödünç veren çocuk…

-V-
sahi sen mi söylemiştin
konuktur diye insan yaşama
(…)

Serdar Koç
Ekim 2015, Ankara
(CAZKEDİSİ, temmuz-ağustos-eylül 2016, sayı 6)

Halk Ozanı Karamanlı Nevzat: Doktora saldırı üzerine…

Halk Ozanı Karamanlı Nevzat’tan.. (Doktor babası)

İstanbul'da öldürülen psikiyatristin adı ile ilgili görsel sonucu

Dr. Fikret Hacıosman’ı kaybettik, Türkiye sağlık camiasına ve tüm hekimlere başsağlığı diliyoruz

Doktora saldırı üzerine…

Tanrı şifa verir doktor eliyle,
Yazık ki saldırır kulu doktora.
Cahil hesap sorar ilkel haliyle,
Bıçak gibi batar dili doktora.

Doktoru şikâyet moda olmuştur,
İhbar hattı vardır; o da olmuştur.
Suçlayan gizlidir, bu da olmuştur,
Perişan görünür, hâli doktora.

Değilse ihmalkâr ya da dolapçı,
Her an nöbettedir ya da icapçı;
Toplumun ittiği esrarkeş, hapçı,
Emanet edilir deli, doktora.

Olsa da doktorun elleri kanda,
Umudu yeşertir her bir insanda.
Anlamazsa bunu kıro, maganda,
Öfkeyle saldırır eli doktora.

Doktora saldırı önlensin artık,
Kanlı cinayetler sonlansın artık.
Sağlık sistemimiz canlansın artık,
Ağıt yakmayalım ölü doktora?

Yıllarca öğrenir verir hakkını,
İnsan hizmetine sunar aklını.
Nankörlük etmesin hasta yakını,
Kalbi sevgi ile dolu doktora.

Kötüler doktora zehir kusmasın,
İyi destek olsun, devlet susmasın.
Acılı olanlar sakın küsmesin,
Dokunur sitemin yeli doktora.

Doktoru sevenler sessiz kalmasın,
Çaresiz olanlar kusur bulmasın.
Nefret söylemleri engel olmasın,
Ulaşsın sevginin seli doktora.

Acil hizmet verir bakar anında,
Lokman Hekim vardır onun şanında.
Doktor yalnız değil, halkı yanında,
Sevenin siperdir kolu doktora.

Nevzat nerde görse doktora pusu,
Doktor babasıdır, artar kaygusu.
İçini doldurur minnet duygusu,
Ne zaman düşerse yolu doktora.

Halk Ozanı Karamanlı Nevzat

 


Dostlar,

Çok acı bir cinayetle daha yüz yüzeyiz.. Psikiyatri uzmanı meslektaşımız Dr. Fikret Hacıosman, 18 yaşında bir katil tarafından İstanbul’da öldürüldü.. Bu kaçıncı sağlık çalışanı cinayeti?? Artık sabrımız ve dayancımız (tahammülümüz) kalmadı. SAĞLIKTA ŞİDDET hakkında yeterince çalışma, rapor, belge, araştırma özellikle TTB (Türk Tabipleri Birliği) tarafından yapıldı ve yayınlandı ama AKP iktidarı yıllardır göz yummayı sürdürdü.

Çünkü kök nedenler Sağlıkta Dönüşüm denilen kökü dışarıda sağlıkta vahşi özelleştirme – piyasalaştırma politikalarında saklı. Yerli – Milli olduğu safsatasını halka yutturmaya çalışan AKP’nin sermaye yanlısı politikaları ülkemizi çok yönlü çıkmaza sürükledi. Sağlıkta Şiddet bu genel yozlaşmanın (dejenerasyonun) bir türevi.

Bütünüyle AKP’nin sorumlu olduğu, içine sokulduğumuz derin bunalım giderek daha çok can yakmaya başladı. 1 kg domates 12 TL’yi geçti ama AKP Genel Başkanı Erdoğan, vatandaşı muhbirliğe yönlendirerek çare arama (!) çaresizliğinde ne yazık ki..

ABD Başkanı Trump, BM genel kurulunda geçtiğimiz hafta son derece ilginç sözler söyledi..

  • Küreselleşmeyi reddediyoruz... dedi!
  • Amerika’yı Amerikalılar yönetir… dedi!

Biz hala deriiiiin gaflet uykusunda KüreselleşTİRme = Yeni emperyalizmin uyduluğunu südrürüyoruz.

Erdoğan’a soruyoruz : Yerli Domatesin kg’ını 12 TL’nin de üstüne dış güçler mi çıkardı!?

Korkumuz, Erdoğan’ın politik kaygılarla kitlelerde algı yönetimi amaçlı söylediği krizi görmezden gelmeye – üstünü örtmeye dönük sözlerine kısa sürede kendisinin de inanması!

İşte o zaman Nasreddin Hoca’nın ünlü fıkrasındaki “büyük kıyamet” kopacak!
*****
Efendiler; 
Sağlık – Eğitim – Sosyal Güvenlik başta olmak üzere halktan yana kamusal politikalara geri dönünüz..
Sonra da Kamu öncülüğünde, üretime dayalı planlı karma ekonomiye dönünüz..
Başka hiç-bir çıkar yolumuz yok-tur..
Bu azgın sel katar önüne götürür sizi, tarihin çöplüğüne süpürür sizi..

Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BS
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net      profsaltik@gmail.com