Sosyal medya kimin kontrolünde?

Sosyal medya kimin kontrolünde?

Hüseyin HaydarHüseyin Haydar

Sorumuz şudur: 15 Temmuz Amerikancı FETÖ darbe girişiminden sonra Türkiye sosyal medyası kimin kontrolünde ya da kontrolsüzlüğünde? Türk milletinin canına, varlığına, devletine kökten kast eden zalimler zalimi FETÖ ile mücadelenin derinleştirilerek sürdürüldüğü iddia ediliyor. Eğer böyle ise, FETÖ elebaşı Fethullah Gülen‘in vaazları, söylevleri, demeçleri niçin hâlâ sosyal medyada yayımlanmakta. Niçin hâlâ Fethullah Gülen propagandaları, övgüleri insanımızın gözünün içine içine sokuluyor? Yediden yetmişe milyonlarca vatandaşımızın en önemli ve öncelikli bilgi kaynağı haline gelmiş sosyal medya kimin kontrolündedir?

FETÖ PROPAGANDASI SERBEST!

İnternet ağlarına girin bakın, sayısız adreste FETÖ elebaşı en alçakça propagandalarını 15 Temmuz’dan sonra da devam ediyor. Kurban Bayramı, Başörtüsü vb. vaazı vermeyi, Müslüman halkımıza kendi
sapık yolunu göstermeyi,
– İslam dinini, değerlerini tahrif etmeyi,
– Müslümanları avlamayı,
– Allah ile kandırmayı sürdürüyor.

FETÖ’nün herkul.com sitesi kapatılmış, fakat FETÖ propagandası internet ağlarında, arama motorlarında dolu dizgin. İşte, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu yöneticilerine, binlerce linkten sadece birkaç örnek sunuyorum:

https://www.izlesene.com/video/fethullah-gulen-hocaefendi-entelektuel-aydinlar-yetistirmis-okullar-acmis-cok-faydali-faaliyetler-y/8773311

HZ. MUHAMMED ŞİİRİ YASAK!

Kaynak Yayınları arasında çıkan Doğu Tabletleri kitabımızdaki şiirlerin en çok benimsenip sevilenlerinden biri de Kırkıncı Tablet- Hz. Muhammed şiiridir. Geçtiğimiz günlerde yitirdiğimiz değerli Mesut Mertcan tarafından 2006 yılında başarıyla seslendirilen bu şiirin klibi sosyal medyada yüzlerce sitede izlenme rekorları kırmaktaydı. Fakat nasıl olduysa şiir klibimiz bir anda bütün sosyal medyadan kaldırılıvermiş. Şiirde, başta FETÖ elebaşı olmak üzere İslam dinine “kara dincilikleriyle” zarar veren herkes Hz. Muhammed’in ağzından eleştirilip mahkum ediliyordu.

Hz. Muhammed şiirinin belli çevreleri derinden ve çok rahatsız ettiği anlaşılıyor. Ancak Sosyal medyada yasaklamayı nasıl başardıkları anlaşılmıyor! Hz. Muhammed şiir klibimizi yeniden Youtube’a koyduk, izlemenizi öneririm, link şöyle:
https://www.youtube.com/watch?v=qTfdHXpGe0E

DOĞU TABLETLERİ

Kırkıncı Tablet – Hz. Muhammed

Mecbur doğdum. Kuma serili sert bir döşekte,
Hurmaların yüzüne renk düştüğü ışıkta,
Doğduğum gece boğdum nefsimi, ilahi beşikte.
Allah’ı gördüm. Abdullah’ı görmedim. Amine hayaldedir.
On yaşımda karıştı uykuma Babil ve gök burçları,
Ne haldedir şimdi Yemen’in yetimleri, açları?

On iki yaşımda uzaklardaki Bahira’ya gittim ve din,
Dinlenmedim bir an bile, yoksullara yetişmek için.
Bir gecede geçtim Cebel’i. Endülüs ve Sevilla ve din,
Dinmedi ağrım ne Mekke’de, ne Medine’de…

Yürüdükçe arttı beynime yürüyen kan ve kelâm ve din,
Dingindi çöl, dingindi döl ve dingindi kervan…
Safa tepesine çıkıp haykırdım Mekke’nin boş kafasına:
Ayağa kalk! Ey örtüsüne bürünmüş temiz halk!

Aşkın reddinden başka varlık kalmamış burada ve din,
Dinledim göğün inleyişini, yerin dillenişini,
Ayaklarımın altına seyirtti Hıra. Dudaklarım hararette.
Ikra bismi rabbikûm! Okudum isyanın ateşiyle.

Ağırdır emanetim, çekemezsin! Üç yüz deve yükü kadar.
Ikra bismi rabbiküm! Okudum ölünün nefesiyle.
Dil döndükçe yıkıldı zulüm, doldurdu hendeği külüm.
Ikra bismi rabbiküm! Okudum karıncanın sesiyle.

Okudukça yayıldı kıtaların damarlarına gıda,
Okudukça açıldı gözleri uyutulan çocukların…
Allah nurdandı. İnsan çamurdandı. Kâbe taştandı.
Ama siz altına büründünüz, secde ettiniz uygar putlara,

Tanrı’ya teslim olduk, dediniz de alçaklara eğildiniz,
Salya sülük bezirgâna kandınız, yandınız!
Onun dostu puşttandır, kurusu yaştandır, yüreği haçtandır:
Boynunda hurma lifinden bükülmüş bir kement,

Amerika’ya kadar gider de Erzurum’a gidemez, neden?
Teksaslı çavuşa güvenir de Mehmetçiğe güvenmez?
Birden gürledi Asya’nın en büyük oğlu Muhammet Mehmet:
Zalime uşaklık eden, zalimden dilesin medet!


Dostlar,

Çok değerli ozan (şair) Hüseyin Haydar’ın sosyal medyada engellenen
DOĞU TABLETLERİ / Kırkıncı Tablet, Hz. Muhammed şiirini paylaşma  istedik..
Dikkatle mütedeyyin Müslüman kardeşlerimizce dikkatle okunmasını ve kendilerine bir biçimde (Hüseyi Hadar’ın diliyle!) iletilen uyarıcı mesajı almaları dileğimizdir :

Özellikle şiirin son dizesine dikkat dileriz :

  • Zalime uşaklık eden, zalimden dilesin medet!

Sevgi ve saygı ile. 03 Eylül 2017, Datça

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Hüseyin Haydar : Boyun eğmeyen ordu

Hüseyin HaydarHüseyin Haydar
Aydınlık Gazetesi, 26.8.2017

Boyun eğmeyen ordu

(Büyük insanlığın Dünya Kurtuluş Savaşını kazanacak,
mazlum ve gelişmekte olana milletlerin Vatan Savaşı veren kahraman orduları için.)

Buradan sesleniyoruz, yeraltından.
Toprağa gömülen orduyuz biz:
Taştan, tunçtan, demirden erler.
Sesleniyoruz varlığın yüce katına:
Ayağa kalk!
Ey Kevser yatağında uyuyan halk.
Haykırıyoruz, Hasdal karargahından:
Mete Han müfrezesiyiz.
Akın halindeyiz Silivri hücrelerinde,
Yıkacağız bezirgan mülkünün temelini.
Kabzaya vurulmuş Türk tüzesi,
Üç bin yıllık hukuktur şahlanan.
Ölüm, korkağa dağ baskısı,
Girmişiz biz, yarin bahçesine.
Başı defneli doğan, çürür mü hiç,
Ulaşır güneşe, nurla karışan.
İçmişiz aşk dolusunu erkekçesine.
Biz kimiz, ey ana?
Bizi sen emzirmedin mi?
Dar günde adam olduk, ordu kurduk,
Cengaver yürüttük çıplaktan.
Kaç yüz yılda kaynadı millet kemiğimiz?
Şakırdıyor kışlalar boyunca,
Onur – komuta zincirlerimiz.
Ant içiyoruz, ataların silahları üstüne.
“Düşman haşin, zalim ve kurnaz,”
Fakat bozgundan kurtulamaz.
“Varılacak yere, kan içinde varılacaktır!”
Şehit kademesi sipere indi bugün,
Doğrul sen de:
Ey baba evinin direği oğul,
Beylik süren pürçekli kız.
Buradan sesleniyoruz, gök katından,
Boyun eğmeyen orduyuz biz.
Işıktan, yıldırımdan kozmik askerler.
Haykırıyoruz,
Vatan, emek, namus harekatından:
Atağa kalk!
Ey yurdunda esir alınmak istenen
Mübarek halk.

Çok değerli ozan (şair) Hüseyin Haydar’ın yürek çağıltısı şiirleri çok beğeniliyor ve okunuyor.
Bu güzelim dizeleri de 26 Ağustos Zafer Haftası ve TSK Günü nedeniyle Ordumuza armağan ettiği açık.. O’na teşekkür ediyoruz.. Ordumuzun, iki bin yılı aşan geleneğine uygun olarak iktidarların değil Ulusumuzun Ordusu kalmasını son derece önemsiyoruz.
Bu yaşamsal gereklilik içi 3 yanlı görevle yüklüyüz..
İlk olarak siyasetçiler Kışlaya siyaset sokmayacak, Ordu siyaset üstü – dışı kalacak..
İkinci olarak komutanlarımız Halkın Ordusu kalmak için vargücüyle uğraşacak..
3. olarak halkımız her ikisini de denetleyecek ve Ordusunu kollayacak : Millet-Ordu el ele!


Sevgi ve saygı ile. 2
7 Ağustos 2017, Tekirdağ

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Şiir Köşesi : Dokuz Temmuz’a dair…

ŞİİR KÖŞESİ…

Dokuz Temmuz’a dair…

Adaletsizliğe, yoksulluğa, yolsuzluğa, yasaklara ve
Başkanlığa HAYIR! diyerek…
Yola çıktı erdem ve namus abidesi
Bir cesur yürek…

Bundan tam yirmi beş gün önceydi…
Kimine göre provakasyon,
Kimine göre hayal,
Kimine göre imkansız
Bir düşünceydi…

Kemal’e Ermiş!…
Mütevazi bir can…
Ve ardında onbinlerce İNSAN…
Başkentten yola çıktı, kilometrelerce yürüdü.
Çünkü; Adalet’e dair tüm değerler çürüdü…

Yanında binler, onbinler, yüzbinler…
Omuz omuza, yürüdü, İstanbul’a vardı…
Caddeler, sokaklar, alanlar dardı.
Binler, onbin. Yüzbinler, milyon oldu.
Doldu sokaklar, caddeler, alanlar doldu…

Mevsim yaz, hava sıcaktı…
Milyonlar Maltepe meydanına aktı.
Çoluk, çocuk, yaşlı, genç, kadın, erkek…
Milyonlarca nefes, milyonlarca yürek.
Hak. Hukuk. Adalet! diye haykırdı…

Alınlar ak, başlar dikti.
İnançlı insanlar, onurla yürüyordu…
Yürekte umut, gözlerde ışık, yüzler gülüyordu…
Bitmemişti her şey! bu daha başlangıç.
Mücadeleye devam. diyordu…

Annem, kızım, eşim, baldızım ve bacanak…
İlk kez böyle mahşeri bir kalabalık gördük.
Milyonlarca İNSANla birlikte alandan çıkarak…
Onurla ve gururla,
Tarihi anı yaşamanın huzuruyla…
Evimize döndük…

Hızır İNAN
10. 07. 2017, İstanbul

27 Mayıs Devrimi’nin 57. Yılında Cemal Süreyya şiiri : 555K

27 Mayıs Devrimi’nin 57. Yılı Kutlu Olsun!

Cemal Süreyya şiiri..

27 Mayıs 1960 Devrimi’nim 57. yılında..

555K..

Kara Harp Okulu öğrencilerinin parolası..

  • 5. ayın 5. günü saat 5`te Kızılay’da

Sevgi ve saygı ile. 27 Mayıs 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

=====================================

portresi

Cemal Süreyya

divider_yesil_fiyonk

555K

Şimdi Bursa’da ipek çeken kızlar
Bir karasevda halinde söylemektedir:
Görmeğe alıştığımız nice yazlar
Kimleri alıp götürdüler ama kimleri
Karanfil bıyıklı genç teğmenleri
Ak saçlı profesörleri, öğrencileri
Adları şuramıza işlemektedir
Ah dayanmaz dayanmaz bakmaya gözler
Bir karasevda halinde söylemektedir
Şimdi Bursa’da ipek çeken kızlar”
Şimdi Erzurum’da çift sürenlerin
Geçit vermez kaşlarının altında
Derindir, ıssızdır, korkunçtur gözleri
Sabanın demiri girdikçe toprağa
Hınçlarını gömmektedir içine yerin.
Çünkü millet hayınları Ankaralarda
Çünkü İzmirlerde, çünkü İstanbullarda
Çünkü başka yerlerinde memleketin
Kanına girdiler masum gençlerin
İşte onun için karanlıktır gözleri
Şimdi Erzurum’da çift sürenlerin.
Şimdi saat sekizdir başlar gecemiz
Gündüzü kısalttılar geceyi uzattılar
Şimdi acının ve hüznün göklerinde
Umudun yıldızı sarı yıldız mavi yıldız
Uykumuzun bir ucunda bombalar
Bir ucunda hürriyet inancı sabaha kadar
İngiliz usulü piyade tüfekleriyle
İnsanca yaşamanın onuru arasında
Milletcek bir gidip bir geliyoruz
Şimdi saat sekizdir başlar gecemiz
Şimdi ay doğar bulutlar arasından
Kavat derebeyleri yüreksiz Bolu beyleri
Hırsızlar, yüzde oncular, kumar erleri
Cebren ve hile ile haklarımızı alan
Zulmü ve alçaklığı yöneten murdar üçgen
Biliyor musunuz bir orman gelişiyor şimdi
Türküleri duyuyor musunuz nice derin
Yakılmış çoban ateşleriyle dağlarda
Karanlığı tutuşturup bir köşesinden
Geceyi gündüze çevirenlerin
Biz şimdi alçak sesle konuşuyoruz ya
Sessizce birleşip sessizce ayrılıyoruz ya
Anamız çay demliyor ya güzel günlere
Sevgilimizse çiçekler koyuyor ya bardağa
Sabahları işimize gidiyoruz ya sessiz sedasız
Bu, böyle gidecek demek değil bu işler
Biz şimdi yan yana geliyoruz ve çoğalıyoruz
Ama bir ağızdan tutturduğumuz gün hürlüğün havasını
İşte o gün sizi Tanrılar bile kurtaramaz.
.

divider_yesil_fiyonk

DOĞUM GÜNÜM 19 MAYIS

 DOĞUM GÜNÜM 19 MAYIS

Emperyalizme yenik düşmüş
İç ve dış düşmanlarınca paylaşılmış
Bir imparatorluğun evladı olarak;
Yokluk, açlık, kıtlık içindeydik…
Kınalanarak cepheye gittik…
Bize vatan için ölmek emredildi…
Yılmadık, sabrettik
Kimimiz şehit oldu, kimimiz gazi
Sonunda medeniyetin feneri
Atatürk’ümüzün rehberliğinde Cumhuriyetimiz oldu…
Yurtta sulh, cihanda sulh olduk.
Bize zincir vurmak isterlerse;
Yaşlı, genç, çoluk çocuk
O zaman birken bin oluruz
Çoğalır, taşarız sığmayız dünyaya…
İşte bugün doğum günüm
Atatürk’ün evladı olarak
Genç ve Sporcu ruhumla sesleniyorum:
Ne mutlu Türküm diyene!

Prof. Dr. Yaşar Bilge
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi
Adli Tıp Anabilim Dalı