SALGINLAR, TÜRKİYE ve DÜNYA; Ne Yapmalı, Ne Yapmamalı ??

Dostlar,

27 Şubat 2021 Cumartesi günü (Bu gün!) saat 16:00’da

aşağıdaki çevrim içi konferansı vereceğiz..

SALGINLAR, TÜRKİYE ve DÜNYA;
Ne Yapmalı, Ne Yapmamalı ??

Sanal oturuma “zoom yazılımı” aracılığı ile erişilebilecektir.
Kullanıcı kimliği : 842 0662 6710
Şifre : 502459
olarak belirlenmiştir (görselin altında da görülebilir..).

Toplantıyı düzenleyen ve bizleri onurlandırarak konferans vermeye çağıran İstanbul Yüksek Ticaret ve Marmara Üniversitesi İİBF Mezunları Derneğine, Ankara Şb. Bşk. dostumuz Sn. Davut Özdemir‘e ve emek verenlere, katılıp izleyeceklere, duyuracaklara… teşekkür ederiz.

Bu saygın ve köklü, güçlü Derneğin İstanbul Genel Merkezinde, Ankara Şubesinde salgın öncesinde çok sayıda konferans verme olanağımız olmuştu..
Şimdi ise “sanal ortamda – çevrim içi”…
Bereket bilgisayar bilimleri bu olanağı bize sağlamış durumda..

Salgınlar toplum yaşamı için olağanüstü zor dönemlerdir.

  • Salt BİLİMSEL AKILCILIK öncülüğünde, asla siyaset karıştırmaksızın
  • Epidemiyolojik ilkelere mutlak dayalı
  • Ve ancak sosyal devlet sorumluluğu ve ülkesel – küresel DAYANIŞMA ile başedebiliriz.Tüm insanlık ciddi bir sınavdadır.

Ülkemize, insanlığa yararlı olmasını dileriz.

Sevgi ve saygı ile. 27 Şubat 2021, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (Em.)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik 

BİLİM İNSANI VE YALANCI BAKAN

BİLİM İNSANI VE YALANCI BAKAN

Rifat Serdaroğlu
Eski Sağlık Bakanı

Profesör. Dr. Ahmet Saltık, “Bilim Saygınlığı” çok yüksek olan, itibarlı bir değerimizdir.

Türkiyem’e” başlığıyla bir yazı gönderdi ve halkımızın sağlığı ile ilgili çok önemli uyarılarda bulundu. Saray ve AKP Yönetimi bu bilimsel uyarıları dinleyip, uygular mı? Hiç sanmıyorum. Keşke yanılsak!

Sayın Saltık’ın yazısı;

“14-21 Şubat haftasında 81 İl için verilen insidens hızlarının (100 bin nüfusta yeni tanı alan olgu sayısı) Türkiye nüfusu içindeki oranı ile ağırlıklandırılmış ortalaması, dün Türkiye toplamı olarak açıklanan 9+bin yeni olgudan hesaplanan insidens hızı olan yaklaşık 10/100 binin5-6 katı gibi.
Dolayısıyla 9 bin değil, 5-6 katı PCR+ yakalanıyor (tüm eksiğine karşın) ama onun da 1/5-1/6’sı açıklanıyor. Bu Fahrettin Katsayısı 1 ve halen kullanımda.
Fahrettin Katsayısı 2 de ölümleri, 1/3 gösterme işlevli ve o da halen kullanımda…

Sağlık Bakanlığı/AKP ciddi bir yanılsama içinde.

İkinci bir 11 Mart 2020 faciasına sürükleniyoruz.

O erken (AÇILIM-SAÇILIMIN) bedeli, sonbahar-kış kasırgası ve
ÖNLENEBİLECEK on binlerce masum insanın ölümü olmuştu!

Bu kez 1 Mart 2021 erken doğumu (AÇILIM-SAÇILIMI) gündemde!

İlkinden daha beter bir kasırgaya neden olabilir.

Aşı çok zayıf (%50), toplum bağışıklığı çok önemsiz düzeyde, 130 ülkede hiç aşılama yapılamadı, mutasyonlar hızlı, çeşitli ve tehlikeli, herkes çok yoruldu.

Sağduyu, sabır, BİLİMSEL AKILCILIKLA YÖNETİLEN SOSYAL DEVLET

Ve 2-4 hafta tam kapanma!

Reçete bu ne yazık ki…”

***
Kendini Türk Milletine karşı sorumlu hisseden dürüst bilim insanının feryadıdır bu mektup!

Şimdi de yazının “Yalancı Bakan” bölümüne geçelim;
T.C. Hükümetlerinde Bakan olarak görev yapmış biri olarak Sağlık Bakanı Koca’ya “Yalancı Bakan” sıfatını yakıştırmak, bana çok zor geliyor. Ama hiçbir kimse, Türk Milletine yalan söyleyemez. Hele insan sağlığı konusunda hiç söyleyemez!

Polimetre sahibi Sayın M. Günal Ölçer’in bulduğu ve belgelediği bir yalanı paylaşayım;

8-14 Şubat 2021 haftasında, Sağlık Bakanlığı vaka sayılarını açıkladı.
Bakanlığın günlük açıkladığı 8-14 Şubat arasındaki olgu sayısının 7 günlük toplamı:54.727
Bakanlığın 8-14 Şubat arası bir haftalık olgu sayısı ise; 48.475 olarak açıklandı.

Bakanlık aynı, rakamlar günlük olarak aynı, bir toplamada 54.727 diğer toplamada 48.475! Aradaki fark 6.252…
Bu sadece bir rakam değil. İnsan canına mal olabilecek olgu (Vaka) sayısı!

  • Kendilerinin koyduğu kuralları çiğneyen, basit siyasi hesaplar için insanların sağlığını tehlikeye atan bir iktidar ve Türk Milletine yalan söyleyen bir Sağlık Bakanı var!

Bu Bakan, binlerce kişini katıldığı cenaze için aynen şunları söyledi;

  • “Kalabalık olacağını öngöremedim. Ön görmeli miydim? Evet! Bu anlamda özür dilerim!”

Bu özrün ne anlama geldiğini irdeleyelim :

-CB’nın gittiği her yer kalabalık olur. En az 1500 özel koruma, Polis, İstihbaratçı, idareci.. Belediyeci! O konvoy doğal olarak “Ayaklı Virüs” konvoyu gibidir.
Öngörseydiniz, sizi dinleyecekler miydi?

-Bakanın özrü sonrası bu ilkellik kongrelerle devam etti, daha da edecek.
-İnsan Sağlığını tehdit edecek, ölümle sonuçlanabilecek kadar tehlikeli bir duruma sebep olacak siyasetçinin yapacağı şey özür dilemek ve istifa etmektir. Var mı o yürek?

Böyle bir yalan karşısında bazı TV kanallarında sunucular “Bravo Bakana, alkışlanacak bir tutum” dediler. Ne diyebilirim ki?

Dilerim bu sunucular Virüs kapmazlar da, aşı olarak Bakanın özrünü kullanmazlar.
Yağcılık ve yalakalıkta da rekor kırdık…

Sağlık ve başarı dileklerimle 25 Şubat 2021

Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
=================================
Dostlar,

Eski Sağlık Bakanı, saygın insan Rifat Serdaroğlu’na, çığlığımızı duyduğu ve özen gösterdiği, üstteki makalesine konu ettiği için şükranlarımızı sunuyoruz..

Bu açık – belirgin başarısızlık ve HALKI SÜREGELEN ALDATMA sürdürülemez.

Sağlık Bakanı Koca, gerçekleri açıklayarak, onları gerekçesi yaparak kamuoyuna sunmalı ve istifa ederek salgınla savaşımın önünde “set” olmaktan çekilmelidir.

Beeeelkiiiii; AKP = RTE bir parça silkelenir ve “biz ne yapıyoruz???!!” sorusunu kendilerine sorabilirler..

Ama Bakan Koca’nın düşlerinde karabasanlar gördüğünden eminiz..

Nasıl ki eski başbakan A. Davutoğlu‘nun kurucusu olduğu Şehir Üniversitesi birkaç gün içinde adeta gasp edilerek elinden alındı; Sağlık Bakanının sahibi / patronu olduğu hastane zinciri de 1-2 gün içinde el değiştirebilir, kapatılabilir, kamulaştırılabilir… 

Sevgi ve saygı ile. 25 Şubat 2021, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik

SEMRA TOPÇU’nun Youtube Kanalına Konuk Oluyoruz..

Dostlar,

HALK TV’nin önceki yıllarda başarılı emekçilerinden – programcılarından Sn. Semra Topçu bizi youtube kanalında konuk edecek..

23 Şubat 2021 Salı günü saat 13:00’te Sn. Semra Topçu’nun youtube kanalında olacağız. / OLDUK..

İzlemek için lütfen tıklayınız.. Hastalık ve ölüm verileri yine gerçekten çoook geri..
Halkın aldatılması sürüyor… Öyle net ki, sayısal gerçekler, tüm çıplaklığıyla açıkladık.

  • Salgın verileri hala gerçek değil!

Ölüm ve olgu sayılarını birkaç katı ile almak gerekiyor..
Bunları matematiksel olarak açıklayacağız.
Buna karşın yeniden hesapsız AÇILIM – SAÇILIM
11 MAYIS 2020’den ders almadık..

  • Salgın denetimden çıkabilir!
  • Halkın sağlığı ile kumar oynanmaz!

Çare                                          ;

2-4 hafta TAM KAPANMA, yaygın – hızlı aşılama ve ardından gıdım gıdım gevşeme..

 

 

 

 

 

 

 

Sevgi ve saygı ile. 23 Şubat 2021, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik

Aşılama…

Aşılama…

Erdal Atabek
Dr. Erdal ATABEK
erdalatak@superonline.com  

 

Aşılama, canlıya zarar verici bir etkene karşı, onun etkisi azaltılmış biçimde önceden verilmesi ile kazanılan bağışıklıktır.

Aşıların tarihi, insanlık tarihinde gene “akıl ile dogmanın savaşımı”nın serüvenidir.

Akla dayalı bilimsel buluşlar, önce mikropların neden olduğu hastalıkları keşfetmiş; Louis Pasteur’ler, Robert Koch’lar bu keşfin savaşımını vermişlerdir.

Dogmalarla doldurulmuş kitlesel cehalet bu keşifleri kabul etmemiş, kimi zaman tıp çevrelerini bile ikna etmek için zorlu bir uğraş verilmiştir.

Aşılar da aynı dirençle karşılaşmış, bu yolla hastalıkların önlenebileceği konusunda, gene dogmatik cehaletin karşı çıkmasıyla uğraşmak zorunda kalınmıştır.

Çiçek hastalığının neden olduğu ölümlere çare olacak “çiçek aşısı”, İngiliz doktor Edward Jenner tarafından bulunmadan önce (1897), Osmanlı İmparatorluğu’nda İngiliz büyükelçisinin eşi olan Leydi Montagu, yazdığı mektuplarda “burada hasta ineklerden alınan sıvının sağlam kişilere verilmesi ile çiçek hastalığının önlendiğini” belirtmiştir (1717). Ancak İngiltere’de “bu yöntemin tehlikeli olduğu” öne sürülerek Jenner’e kadar aşılama yapılmamıştır.

Amerika’nın fethinde (1492), İspanyol istilacıların çiçek hastalık etkeni sürülmüş battaniyeler vererek yerli halkın binlercesinin ölümüne yol açtıkları bilinmektedir.

İşte, çiçek hastalığından insanlığın kurtuluşu bu aşının bulunup uygulanması ile olmuştur.

18. yüzyılda başlayan çalışmalar 19. yüzyılda artarak sürmüş, kuduz aşısı Pasteur tarafından bulunmuş, Koch da tüberküloz basilini keşfetmiş, aşılar arka arkaya uygulamaya konulmuştur.

Tifo, tifüs, kolera, difteri, kabakulak, kızıl, kızamık, tüberküloz hastalıkları, bulunan aşılarıyla tehlikeli kitle kıyımları olmaktan çıkmışlardır.

COVİD 19 AŞISI DA İNSANLIĞIN HİZMETİNDE

Bugün insanlığın karşılaştığı pandemi, yeni bir virüsün yaptığı tehlikeli hastalıktır.

Covid -19 virüsü, bir grip gibi başlayan hastalığın akciğerlere inmesiyle kana oksijen taşıyan kesecikleri (alveol) işgal ederek bedeni oksijen yoksunluğu ile tehdit etmektedir.

Ağır hastaların yoğun bakıma alınmasının, entübe edilmelerinin nedeni de bedenin oksijensiz kalmasına karşı tedavi edilmeleridir. Hem virüse etkili olan ilaçlar hem de oksijen yoksunluğuyla savaşım bu tedavinin özüdür.

Bedenin “bağışıklık sistemi”, bu hastalıkta da devreye girmektedir.

Bağışıklık sistemi güçlü kişiler virüse karşı daha iyi bir karşılık vermekte, hastalığın şiddeti azalmaktadır.

Ama bağışıklık sistemi zayıflamış, başka hastalıklarla yıpranmış kişilerde hastalık daha tehlikeli olmaktadır.

Bu nedenle de:

– Korunma: Maske takma, başkalarıyla temasın azaltılması ve mesafe konulması, ellerin, ağız- boğaz temizliği virüsten korunma açısından çok önemlidir.

– Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi:

Zihin-beden bütünlüğü gözetilerek stresin yönetilmesi, dinlendirici uyku, doğru beslenme (hayvansal proteinler, yeterli kalori, vitaminlerin minerallerin sağlanması), hareket etme, zihinsel huzur, yaşam dengesinin sağlanması.

– Covid -19 aşısı ile bağışıklık sisteminin özel olarak bu virüse karşı güçlendirilmesi.

Burada iki konuya dikkat çekmemiz gerekiyor:

Birincisi, aşıya karşı öne sürülen görüşlerin temelsizliği.

Aşının yan etkilerinin olması nedeniyle karşı çıkışlar yanlıştır. Her aşıda, hatta her ilaçta yan etki olasılıkları vardır ama bunların giderilmesi için alınacak önlemler de vardır. Hatta, kimyasal ilaçlara karşı çıkarak hazırlanan bitkisel maddelerin de yan etki riski vardır. Ayrıca, “bitkisel kökenli” denilerek kullanılan maddelerin denemeleri yapılmadığı için risk daha fazladır. Bilinmelidir ki, toksik (zehirli) etki yapan pek çok bitkisel madde vardır.

İkincisi, aşının etkili olmadığı, boşuna yapıldığı iddiasıdır.

Bu iddia da yanlıştır. Aşı her koşulda etkilidir. Elbette, yaşa, kişinin sağlık durumuna göre etkisi farklı olabilir ama her durumda etkilidir.

Virüsün mutasyonunda etkisiz olacağı savı da geçersizdir. Her mutasyonda da virüs aynı virüs olduğundan etkili olacağı bilinmektedir. (AS: Buraya çekince koyuyoruz….)

Bu nedenle “Covid -19 aşılaması” hiç duraksamadan sürdürülmelidir.

İŞTE, LAİK BİLİMİN ZAFERİ

Ülkemizde çok tartışılan “laiklik” konusu da burada bir kez daha karşımıza çıkmaktadır.

Aşıyı bulan, geliştiren, uygulayan “laik bilimdir”.

Aşı, tarihi boyunca dogmalarla, önyargılarla, dine dayandırılan boşinançlarla savaşmış, bu savaşlardan zaferle çıkmıştır.

Üfürükçüler, muskacılar, hurafeciler gene homurdanmışlarsa da toplumda karşılık bulamamışlardır.

Laik bilimin bu zaferinin bütün alanlar için uyarıcı, öğretici olmasını dileyelim.

Cehaletten destek alarak kendini güçlü sanan her türden iktidar, laik bilim karşısında çaresiz kaldığını görecektir.

Bu da Covid -19 virüsünün insanlara verdiği bir ders olsun…

TELE1 TV Programımız : 20 Şubat 2021

Dostlar, 

20 Şubat 2021 Cumartesi günü
saat 18:30’da TELE1
TV’de olacağız.. /
OLDUK…

Normalleşme” önlemlerini ve yerindeliğini konuşacağız. /  KONUŞTUK..

İzlenmesini, paylaşılmasını ve ülkemize yararlı olmasını dileriz.

Bilgi ve ilginize sunarız. Sevgi ve saygı ile. (Güncelleme : 22.02.2020, 18:36)

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik