Koronavirüs vaka sayısı Koca’nın açıkladığının 20 katı!

CHP’li Emir belgelere dayandırdı:

Koronavirüs vaka sayısı Koca’nın açıkladığının 20 katı!

CHP’li Murat Emir, Laboratuvar Bilgi Yönetim Sistemi’ne girilen verilere dayanarak, koronavirüs vaka sayısının Koca’nın açıkladığının 20 katı olduğunu belirtti. Emir, “Bu belge doğru ise artık halkımıza gerçekleri söylemenin vakti gelmiştir” dedi.

(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, koronavirüs verilerinin gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Emir, Bakan Koca’ya seslenerek, “Sayın Bakan bu belge doğru mudur? Bu belge doğru ise artık halkımıza gerçekleri söylemenin vakti gelmiştir” dedi.

FOX TV’nin CHP Ankara Milletvkili Murat Emir‘in paylaştığı belgelere dayandırdığı haberine göre, 10 Eylül günü 157,975 kişiye koronavirüs testi yapıldı ancak Bakan Koca’nın aynı gün paylaştığı tabloya göre, o gün yapılan test sayısı 107,702 olmuştu. Laboratuvar Bilgi Yönetim Sistemi verilerinin yer aldığı belirtilen belgeye göre, yapılan 157,975 testten 128,645’i negatif, 29,377’si negatifti.
CHP’li Emir FOX TV’de , Bakan Koca’ya seslenerek, “Sayın Bakan bu belge doğru mudur? Bu belge doğru ise artık halkımıza gerçekleri söylemenin vakti gelmiştir” dedi.
Daha önce de Bakan Koca’nın paylaştığı tablodaki ‘vaka sayısı’ ifadesinin ‘hasta sayısı’ olarak değiştirilmesi tepki çekmiş, bakanlık şeffaf olmamakla suçlanmıştı. (BİRGÜN, 29.9.2020)
==============================================
Dostlar,
Başından beri, AYLARDIR uyarmaktayız…
Açıklanan rakamları “uygun bir çarpanla çarparak” değerlendirmek gerekiyor ne acı ki!
Öyle %10-20 eksik, yarıdan azı açıklanıyor.. değil…
En az “10 X” diyerek TV konuşmalarımızda hep vurguladık..
CHP‘yi, basını, kişi ve kurumları karanlığı aydınlatmaya çabaladık ve hep gerekçelerini sıraladık.
Sn. Kemal Kılıçdaroğlu‘na çağrısı üzerine, makamında kapsamlı bilgi ve somut öneriler sunduk (16.9.2020; Gn. Bşk. Yrd. Prof. Fethi Açıkel ve Gn. Sekr. Prof. S. Sayek Böke varlığı ile)
Ölüm tehditleri dahil, her tür taciz ve linç girişimlerine karşın, açtığımız yolda ilerleyen kişi ve kurumlara teşekkür ederiz.. (Biz hiç dava açmadık, hiçbir C. Savcısı da kamu davası açmadı!?)
CHP’ye, milletvekili meslektaşlarımız Dr. Murat Emir ve Dr. Mustafa Adıgüzel’e, CHP Gn. Bşk. Yrd. Seyit Torun’a,
SÖZCÜ‘den yiğit gazeteci Yılmaz ÖZDİL‘e (6 Eylül 2020 günü SÖZCÜ’de tüm arka kapağı bizim makalemize ayırdı..)
İYİ Parti‘den meslektaşlarımız Dr. Aytün Çıray ve Dr. Aylin Cesur’a,
10 Eylül 2020 günü tüm arka sayfasını bizim makalemize ayıran BİRGÜN’e,
15 Ağustos’ta 2. sayfada makalemize yer veren ve sıklıkla söyleşilerimizi yayınlayan Cumhuriyet‘e.. ve öbürlerine

TELE1 TV’ye
HALK TV’ye
KRT TV’ye
MEDYASCOPE’A…
…………….
…………………
Şükranlarımızı sunuyoruz bize söz hakkı verdikleri için.

  • Salgının başından bu yana 130’u aşan TV konuşması yaptık.
  • Bu güne dek, salgın yönetimi için yazıp konuştuğumuz tek 1 hecemiz yalanlanamadı!
Söyleye söyleye, ısrarla – bıkıp usanmadan yineleyerek kimi acı gerçekler topluma mal oldu ve gerekli duyarlığı, epey gecikmeyle de olsa yarattı sanırız..

Umar ve dileriz ki; geldiğimiz yerde iktidar artık halka dürüst davranır ve yanlışlarını sürdürmeyip, salgın yönetimini epidemiyolojik ilkelere, YAŞAM HAKKINA dayandırır..

Sevgi ve saygı ile. 29 Eylül 2020, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı,
Kamu Yönetimi Siyaset Bilimi (Mülkiye)

www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

Tabipler Birliği’nin yeni başkanına kumpas mağdurlarından tepki… “Yazık olur”

Tabipler Birliği’nin yeni başkanına kumpas mağdurlarından tepki… “Yazık olur”

Şebnem Korur Fincancı’nın TTB Başkanı olmasına, Ergenekon ve Balyoz kumpaslarının mağdurları tepki gösterdi.

  
28.09.2020, https://odatv4.com/yazik-olur-28092016_m.html
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konsey seçimlerinde, “Etkin Demokratik TTB” grubu seçimi kazandı. Şebnem Korur Fincancı başkan seçildi.

Fincancı, “TTB bu döneme tek yürek olarak girmeli. Biz özgür ve bağımsız bir örgütüz hep öyle kaldık, böyle de devam edeceğiz” demişti.

Fincancı’nın TTB Başkanı olmasıyla birlikte yeni bir tartışma başladı.

Şebnem Korur Fincancı, Balyoz ve Ergenekon kumpaslarına verdiği destekle biliniyor. Fincancı, Ergenekon davasının müdahilleri arasında yer alıyor.

TEPKİ GÖSTERDİLER

Ergenekon kumpasında sanık olanlar, Fincancı’nın TTB’nin Başkanı olmasına tepki gösterdiler.

Tepki gösteren isimler arasında Ergenekon sanıklarından CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi, Evlatlarımızın katili Öcalan’a özgürlük isteyen, yetmez ama evetçi, dilinden insan hakları ifadesini düşürmeyip benim de yargılandığım kumpas dava Ergenekon’da müdahil olan Şebnem Korur Fincancı’yı Başkan seçen Türk Tabipleri Birliğini tebrik ediyorum.” ifadelerini kullandı.

“BU BÜYÜK VE ÖNEMLİ MESLEK BİRLİĞİNE YAZIK OLUR”

Gazeteci Merdan Yanardağ ise, tepkisini “Bugünkü cehennemin yolunu döşeyen, AKP-Cemaat koalisyonuna “Yetmez Ama Evet” diyen liberal solculardan Şebnem Korur Fincancı’nın Türk Tabipleri Birliği’nin yeni başkanı olacağı söyleniyor.. Umarım doğru değildir. Yoksa bu büyük ve önemli meslek birliğine yazık olur!” ifadeleriyle dile getirdi.

Gazeteci Adnan Bulut ise tepkisini şöyle dile getirdi:

“32 yıllık gazeteciyim. Resmi verileri hep Türk Tabipleri Birliği üzerinden sağlama yaparak değerlendirirdim. Şebnem Korur Fincancı yönetimindeki TTB’ye asla güvenmem, referans almam. Yetmez ama evetçi Fincancı’nın on binlerce doktorun katılmadığı seçimde oturduğu koltuk şaibelidir.

Bu sonuca en çok Tayyip Erdoğan sevinmiştir. Artık TTB’yi yatırır kaldırır pataklar. Oy vermeye gitmeyip TTB’yi “yetmez ama evetçi” Fincancı’ya teslim eden tuzu kuru doktorlara da yazıklar olsun. Meslek örgütünüz çok tartışmalı, ihanet odaklarıyla işbirlikçi Fincancı’ya teslim.”

“TIBBİYE BU UTANCI HAK ETMİYOR”

Deniz Yıldırım da tepki gösteren isimler arasında:

“FETÖ’nün kumpaslarında görev alan Fincancı, TTB’nin başkanı olmuş. Tıbbiye bu utancı haketmiyor.”

Emekli Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Adil Serdar Saçan da “Birileri TTB’ye operasyon çekmiş. Fincancı açık bir provokatördür” dedi.

“KOVİD SÜRECİNİN MEHMETÇİK ÖZVERİSİNDEKİ DOKTORLARIMIZA YAZIK”

Balyoz kumpası sanıkları arasında olan emekli Kurmay Albay Mustafa Önsel de tepkisini şöyle dile getirdi:

“Maalesef doktorlarımızın çok büyük kısmı seçime katılmıyor. Sonra bu Türkiye karşıtı kafa %10-15 katılımla kazanıyor! Nasıl bir ülkedeyiz? İhanet bu kadar arsız, saldırgan ve pervasız olur da karşı durulmaz mı? YAZIK!

Bu kadının kim olduğuna bakın, nasıl patlamaya hazır bir bombanın TTB’nin başına getirildiğini anlarsınız! Yazık yahu şu ülkeye… Ötesi Kovid sürecinin Mehmetçik özverisindeki doktorlarımıza yazık!”

Odatv.com

TTB’nin yeni başkanı, Barış İçin Öcalan’a Özgürlük platformunda yer almış

TTB’nin yeni başkanı, Barış İçin Öcalan’a Özgürlük platformunda yer almış!

Türk Tabipler Birliği’nin (TTB) Merkez Konseyi seçimlerinde, “Etkin Demokratik TTB” grubu seçimi kazandı. Şebnem Korur Fincancı başkan seçildi.

Yurt Gazetesi 28.09.2020
https://www.yurtgazetesi.com.tr/guncel/ttb-nin-yeni-baskani-baris-icin-ocalan-a-ozgurluk-2-h162455.html

  • TTB’nin yeni başkanı Barış İçin Öcalan’a Özgürlük platformunda yer almış!

TTB'nin yeni başkanı Barış İçin Öcalan'a Özgürlük platformunda yer almış!

Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) Merkez Konseyi seçimlerinde, “Etkin Demokratik TTB” grubu seçimi kazandı. Şebnem Korur Fincancı başkan seçildi. 28 Eylül 2020 Pazartesi 10:40’ta Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı seçimlerinde, Şebnem Korur Fincancı başkan seçildi. Fincancı, “TTB bu döneme tek yürek olarak girmeli. Biz özgür ve bağımsız bir örgütüz hep öyle kaldık, böyle de devam edeceğiz” demişti.  Fincancı’nın “Barış İçin Öcalan’a Özgürlük Platformu” içinde yer aldığı ortaya çıktı.

 

HALK TV PROGRAMIMIZ – 27 Eylül 2020

HALK TV PROGRAMIMIZ – 27 Eylül 2020

Dostlar,

Bu gün, 27 Eylül 2020 Pazar günü, HALK TV Haber Müdürü Sn. Şule Aydın’ın konuğu olduk saat 13:20 dolayında. Ne yazık ki,iktidarın sopasına dönüştürülen RTÜK, birkaç hafta ara ile bu kez de HALK TV’ye 5 gün süreli ekran karartma cezası (!?) uyguladı oy çokluğu ile. Yönetsel (idari) yargıya itirazlar da sonuç vermedi. Türkiye’de yaşamın her alanı, ne acı ki, iktidarın egemenlik alanına dönüştürüldü. Giderek açık faşizme savrulan bir ülkede yaşamaktayız AKP = RTE ürünü!

18 dakikalık değerlendirmemizde ilk 3-5 dakikayı HALK TV’nin geçici ekran karartması ile hukuk dışı yaptırıma uğratılmasına ayırdık. Ardından da KORONA SALGINI temel gündem idi..

  • Yönetilemeyen ve denetimden çıkan bir salgın.

İlan edilen 1500’lerin altına inmeyen günlük “hasta” sayısı ve 70’leri aşan ölümler..
Artık ipliği pazara çıkarıldı çok sayıda çalışma ile ve kanıtlandı ki; gerçek sayılar bunların çok üstünde.
Örneğin CHP’nin 20 ilden elde ettiği ölüm sayıları, Türkiye geneli için açıklanan resmi verileri epey aşkın. Lürfen, dün sitemizde yayınladığımız ilgili yazıyı da okuyunuz, paylaşınız.. (http://ahmetsaltik.net/2020/09/26/chpli-torun-11-buyuksehirin-koronavirus-verisini-acikladi/)

Sevgi ve saygı ile. 27 Eylül 2020, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı,
Kamu Yönetimi Siyaset Bilimi (Mülkiye)

www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

Prof.Dr. Necati DEDEOĞLU’ndan tarihsel çağrı

50 Yıllık Halk Sağlığı Uzmanı
Prof.Dr. Necati DEDEOĞLU’ndan tarihsel çağrı

Prof. Dr. Halil Necati DEDEOĞLU @ » DergiParkProf. Dr. Necati Dedeoğlu

Değerli Meslektaşlarım,

Sağlık Bakanlığı şimdiye dek hiç bu ölçüde yeteneksiz, işbirliğinden kaçan, bildiğini uygulamakta ısrarlı, bilgi gizleyen, yandaş kadrolarca yönetilmemişti.

Bu kişilerin Halk Sağlığı Uzmanlarına karşı tutumları çeşitli arkadaşlarımız tarafından daha önce dile getirildi; zaten yönetim kadrolarına yapılan atamalarda görüldüğü gibi bu düşmanlık oldukça açık.

  • Bizler doğru söylediğimiz, yapılan yanlışları açığa çıkardığımız için sevilmiyoruz.

Çeşitli ortamlarda işbirliği yapma girişimlerimiz oldu ama düş kırıklığı ile sonlandı.
İşbirliği ve anlayış tek yanlı olmaz.

Bakanlığın bu tutumu Bilim Kurullarında da sürdürülüyor.

  • Bilgi saklıyorlar, bilimsel önerileri kulak ardı ediyorlar, bir yığın yanlış yapıyorlar.

Salgın yönetimini ellerine yüzlerine bulaştırdılar, olgular baş edilemeyecek düzeyde arttı.

Bakan belki iyi niyetlidir ama “Tek Adam” ın emirlerine uymak zorunda kalıyor.

Bilim Kurulunun böyle bir zorunluluğu yok!!!

Her şeyi en iyi kendi bildiğini düşünen bir anlayış ile zaten çalışılamaz, bir katkıda bulunulamaz. Alınan yanlış kararların sorumluluğu paylaşılmamalı.

Bakan “Salgın denetim altında. Ek tedbirlere gerek yok.“ diyor.
Türkiye’de yaptığımız filyasyon  dünyada en iyisi“ diyor.

Bilim Kurulu bu görüşlere katılıyor mu?

Katılmıyorlarsa topluma, doğrusunu, kendi bilimsel görüşlerini bildirme sorumluluğu yok mu?

Bilim Kurulu üyeleri salgının yayılmasından suçlandıkları zaman “Alınan kararlarda bizim bir katkımız yok.” diyorlar.

  • Göstermelik bir kurulda yer almayı arkadaşlarımız içlerine sindirebiliyorlar mı?

Ben, Bilim Kurulundaki meslektaşlarımın ellerinden geleni yaptıklarını biliyorum. Onların enerji ve çalışma şevklerini kırmaya da niyetim yok (Bu koşullarda hala çalışma şevkleri sürebiliyorsa).

Ama önerilerini göz ardı eden, güvenilip bilgi verilmekten bile kaçınılan bir Bakanlıkla çalışmayı sürdürmek ne denli anlamlı?

  • Salgın aldı başını gidiyor…

Yarın, “Bakanlık bir yığın yanlış yapıyorken Bilim Kurulu neredeydi?“ diye sorulmaz mı?

O zaman, “Biz önerilerde bulunduk ama dinlenmedi.“ demek bizi kurtarır mı?

Şu anda pek çok gazete yazarının ve vatandaşın da söylediği gibi; “Bu durumda niye orada durdunuz?“ denmez mi?

Yarın Bakanlık, “Biz her şeyi Bilim Kuruluna sorduk, öyle yaptık.” derse nasıl yanıt veririz?

  • Kuruldaki arkadaşlar, yalnızca kendilerini değil, tüm Halk Sağlığı Uzmanlarını temsil ettiklerini unutmamalı.

Ben Bakanlığın bu salgının kötü yönetimindeki sorumluluğunun paylaşılmasından yana değilim.

Biz, sesimizi çeşitli düzlemlerde duyurmayı yine sürdürelim.

Ama Bakanlık bizim söylediklerimize eskiden de sağırdı, şimdi de sağır.

Yalnızca bize değil; TTB’ye, Türk Toraks Derneğine de sağır.

  • Saygı görmediğimiz, dinlenmediğimiz bir yerden ayrılalım.

Bilim insanının tutumu budur.

  • Bu ortamda çalışmaya ısrar etmemek gerekir ve onurunla ayrılmak da bir “Lüks” değildir.

Hiç olmazsa, “Bilim Kuruluna danışarak kararlar alıyoruz” propagandasına alet olmayız, bilimden yararlanılıyor oyununa katılmış olmayız.

Saygılarımla.