ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 9 Mayıs 2018

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 9 Mayıs 2018

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

MAĞDUR
RTE’nin kızları, mağdur sıfatıyla 28 Şubat Davası’nda müebbetle cezalandırılan askerlerin tutuklanmasını talep etmişler.

  1. Dava darbe ise, bunlar darbeden nasıl etkilendi?
  2. Dava türban ise, 13-15 yaşında üniversiteye gidişleri nasıl engellendi?
  3. Türbanı askerler mi yasakladı?..

HALKAVİ
Bahçeli, cumhurbaşkanı adayları için imza veren  seçmenlerin  FETÖ’cülüğünün araştırılmasını istedi.…

  • Seçmenler, parti liderlerinin halkavi kaslarının kontrolünü istiyor mu?…

İTTİFAKTAKİLER
2012’de Feto’yu ziyaret eden 12 AKP’li vekilin 7’si yine aday.
Bahçeliiiii!…

DUL
CHP’nin 2015 seçimlerinde emeklilere bayram ikramiyesi vaadine Bakan Şimşek, ”Bekara karı boşamak kolaydır” demişti.
AKP dul kaldı…

DOST
Gül, Akar’ın ziyaretini doğruladı. Gizli olmadığını ve zorlama yapılmadığını söyledi.
Herkes inandı!
28 Şubat için “postmodern darbe” denmişti. (Darbeyle uzak-yakın ilgisi yoktu)
Akar’ın ziyareti, güdümlü vesayetli “dost-modern darbe” oldu…

ANIT
Mamak Belediyesi 15 Temmuz şehit ailelerinin şikayetçi olduğu kadının heykelini dikmiş.
Sahteciliğin anıtı…

POLİS
Polisler, 1 Mayıs Emekçi Bayramı’nda 77 yaşındaki emekli hakim kadını öldüresiye dövdü.
Kendinin emekçi olduğunu bilmeyen birkaç salak…

KALDIRMA
Malatya BŞB Bşk.lığına vekaleten bakacak olan AKP’li Hacı Polat Uğur, makamdaki Atatürk fotoğrafını kaldırmış.
Batmış…

OHAL
AKP utanıp sıkılmadan  OHAL’i kaldırma vaadi veriyor.
Sanki CHP-İYİ Parti ilan etti.
Sanki “Üç ay bile sürmez” diyen kendileri değildi…

İBO
İbrahim Tatlıses, “Megri megriyi de dilo diloyu da söylerim.”
Parayı ver, öttür…

DEH
RTE, S&P’un kredi notumuzu düşürmesi ile ilgili, ”zaten biz  onları dehledik..”
“Eyyy”den “Deeeh” e, aşama kaydetti…

CAİZ
Yeni Şafak yazarı Hayrettin Karaman’a göre rüşvet vermek caizmiş.
Her türlü ahlaksızlığa dini kılıf bulmayı iş edinmiş…

SUUD
Efes Tatbikatı’na Suudi Arabistan da katılıyor.
Ulusaldan, Arapsal’a…

DÜŞÜRECEK
RTE; enflasyonu, faizleri ve cari açığı düşürmeyi vadediyor.
Çıkaranı yakalarsam…
=============================================

Müthiş değerli dostumuz Naci Beştepe paşamız..
Kaleminize ve yüreğinize sağlık..
Özellikle;

  • Seçmenler, parti liderlerinin halkavi kaslarının kontrolünü istiyor mu?…

Sevgi ve saygı ile. 13 Mayıs 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Konuk yazar R. Bülend KIRMACI’dan

Konuk yazar : R. Bülend KIRMACI’dan…

Merhaba, sizlerle son yazılarımdan bir şeçkiyi paylaşır, selam, sevgi ve saygılar sunar; “Anneler Günümüz” kutlu, tüm anneler mutlu olsun, derim!

R. Bülend Kırmacı
twitter: https://twitter.com/bulendkirmaci
facebook: https://www.facebook.com/r.b.kirmaci

*****

ANA-LAR YURDUNDA ANNELER GÜNÜ
http://www.ticarihayat.com.tr/yazar/ANA-LAR-YURDUNDA-ANNELER-GUNU/1413

SAĞLIKLI VE GÜVENLİ İŞ ORTAMI
http://www.ticarihayat.com.tr/yazar/baslik/1407

İNSANCA BİR YAŞAM
http://www.ticarihayat.com.tr/yazar/baslik/1391

HARCAMA KÜLTÜRÜ
http://www.ticarihayat.com.tr/yazar/baslik/1374

================================

Teşekkür ederiz değerli dostumuz Sn. Kırmacı’ya…
Hem yazdığı hem de bizlerle paylaştığı için..

Sağlıklı, üretken çabalarının sürmesini dileriz..

SAĞLIKLI VE GÜVENLİ İŞ ORTAMI..

Başlıklı yazıları için şunları not düşmek isteriz (kendi sitelerine de yorum yazdık) :

Değerli Kırmacı,
İK + MH’nın 2016 maliyeti 103 Bn $ ve de GSYİH’nın %4’ü dendiğinde tutarsızlık oluşuyor.
Bu hesapla 2016’da yaklaşık 2,6 Tr. $ GSYİH gerekir; 1/3’üne zor eriştik.. İş kazalarında 80 binlerden 280 binlere çıkış da reel değil. Tanım ve kayda alma ile ilgili değişiklik sonucu o sıçrama oldu. Bizim sitemizde Meslek Hastalıkları dosyamızda güncel verilere erişebilirsiniz. Ayrıca sorun mevzuat sorunu da sayılmayabilir. 6331 sayılı yasa gereğince uygulansa yeter..

Sorun ekonomo-politik.
Küresel sistem belirleyici.

Geçen hafta ILO hk. 3 yazı koyduk sitemize.. Bakılması uygun olur..

Sevgi ve saygı ile. 13 Mayıs 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

ILO niçin önemli neden önemsiz?

ILO niçin önemli neden önemsiz?

Yıldırım Koç
Aydınlık
, 05.05.2018

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) Uluslararası Çalışma Konferansı’nın 107. toplantısı
28 Mayıs – 8 Haziran 2018 günleri Cenevre’de gerçekleşiyor.

ILO, Birleşmiş Milletler ailesi içinde yer alan hem çok önemli, hem çok önemsiz bir örgüt.

ÖNEMSİZ BİR ÖRGÜT

187 devletin üye olduğu ILO, “Sözleşme” adı verilen uluslararası standartlar koyuyor.
Bu uluslararası standartlar, bunları onaylayan ülkeler için bağlayıcı. Ancak onayladığı sözleşmeleri uygulamayan ülkelere karşı herhangi ciddi bir yaptırım yok. Bu açıdan bakıldığında, ILO etkisiz ve yetkisiz bir örgütlenme. Ayrıca, son yıllarda emperyalist ülkelerin hükümetlerinin ve bir bütün olarak ILO’daki işverenlerin politikası, ILO’yu sendikal hak ve özgürlükler ve temel işçi hakları konusunda daha da etkisiz kılmak.

Ancak, diğer taraftan ILO bizim açımızdan son derece önemli bir yapı.

ÖNEMLİ BİR ÖRGÜT

7 Mayıs 2004 gün ve 5170 sayılı Yasayla Anayasamızın 90. maddesine “usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır” cümlesinin eklenmesiyle birlikte ILO sözleşmeleri büyük önem kazandı.

ILO sözleşmelerini ihlal etmenin ILO açısından bir yaptırımı yok; ancak Türkiye’de Yargıtay, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi, Türkiye’nin onayladığı ILO sözleşmeleri ile Anayasa dahil
kendi kanunlarımızın çelişmesi durumunda, ILO sözleşmesini doğrudan uyguluyor;
bu sözleşmeyle çelişen iç mevzuat hükümlerini yok (“zımnen mülga”) sayıyor.

Ne yazık ki Türkiye’deki sendikal örgütler ILO sözleşmelerini ve bu sözleşmeleri tamamlayan
birinci derecede içtihat niteliğindeki yetkili ILO organlarının kararlarını yeterince bilmiyor ve
bunları yargıda gerektiği gibi kullanmıyor.

Ayrıca ILO’yu bir işçi örgütü sanma veya ILO’ya büyük övgüler düzme alışkanlığı da çok yaygın.

SAĞLADIĞI HAKLARIN EN ÖNEMLİLERİ

87 ve 98 sayılı ILO sözleşmeleri, çok geniş sendikal hak ve özgürlükler tanıyor.
İşçiler için uygulanan 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ile kamu çalışanları için uygulanan 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu, birçok açıdan bu iki ILO sözleşmesi ile çelişiyor.

Örneğin, ILO sözleşmelerine göre işçi ve memur statülerinde çalışanların aynı sendikal yapı içinde örgütlenebilmeleri mümkün olmalı. Sendikaların hangi alanda faaliyet göstereceğini sendikalar kendi yetkili organ kararlarıyla kendileri belirlemeli. İşkolu veya hizmet kolu ayrımı olmamalı.
Bir işyerinde aynı anda birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılabilmeli. Toplu iş sözleşmesi yapmak için herhangi bir kamu kuruluşundan yetki alınması zorunluluğu olmamalı. İşçi sendikalarının toplusözleşme yapabilmek için işkolundaki işçi sayısının %1’ini geçmesi ve işyerinde çalışan işçilerden en az yarısını üye yapması zorunluluğu kaldırılmalı. Barışçıl olmak, salt siyasi amaçlar gütmemek ve temel hizmetlerde olmamak koşuluyla işçiler ve memurlar için her türlü eylem
yasal olmalı. Her türlü eylem dendiğinde sayılanlar arasında genel grev, dayanışma grevi, iş yavaşlatma, işyeri işgali de bulunmaktadır. İşçiler, sendika kararı olmadan da greve çıkabilmeli.

94 sayılı ILO sözleşmesine göre, bir merkezi kamu kurumu tarafından yapılan ihalelerde iş alan şirketler, çalıştırdıkları işçilere, sendika üyesi olup olmadıklarına bakılmaksızın, işkolunda geçerli olan toplu iş sözleşmesinin hükümlerini uygulamak zorundadır.

158 sayılı ILO sözleşmesi ise işçilere uygulanan iş güvencesinin alanını ve kapsamını genişletecek hükümler içermektedir.
==========================

Teşekkürler değerli dostumuz Yıldırım Koç..
Bu bağlamda 2 yazısına daha yer vereceğiz Sayın Koç’un..

Dr. Ahmet Saltık

 

24 HAZİRAN 2018 BASKIN – TUZAK SEÇİMİNİN HUKUKA UYAR YANI VAR MI??

24 HAZİRAN 2018 BASKIN – TUZAK SEÇİMİNİN
HUKUKA UYAR YANI VAR MI??

baskın seçim karikatürleri ile ilgili görsel sonucu

Bu seçimler herhangi bir seçim değil :

– Ülkemizin yönetim sistemi köktenci biçimde değiştiriliyor..
EGEMENLİĞİN BAĞSIZ KOŞULSUZ SAHİBİ TÜRK ULUSU, tuzak bir seçimle bu vazgeçilmez – devredilemez – paylaşılamaz hakkından yoksun bırakılmak isteniyor.
RTE, günümüze dek yaptıklarına ek, Ulus egemenliğini bütünüyle gasp etmeyi planlıyor.
– Tüm oyun 2 aya sıkıştırılıyor; hukuk güvenliği – hukuksal öngörülebilirlik ayaklar altında.
– 1,5 yıl sonra zamanında yapılsaydı oy kullanabilecek – aday olabilecek yaklaşık 1,5 milyon gencin seçme – seçilme hakkı ellerinden alınıyor..
– 16 ay erken seçimi savunmak için halkı korkutacak üstü kapalı ifadelerle algı yönetimi yapılıyor.
– Belki de en fecisi – kabul edilemez olanı; OHAL altında seçime sürükleniyoruz!
RTE Cumhurbaşkanı gibi davranmıyor, AKP’nin militan genel başkanı gibi herkese – her yere
laf yetiştiriyor.. Azarlıyor, hakaret ediyor, aşağılıyor, tehdit ediyor, gözdağı veriyor, yargıya
talimat veriyor, suçlu ilan ediyor, hatta yurt dışına kovuyor, alay ederek “biletini de alalım..” diyor! Her gün birkaç yerde bıktırırcasına konuşuyor.. Artık yineleme yapıyor; yeni bir şey yok!
– Sporda bile taraf tutarak toplumu ayrıştırıyor..
FETÖ’nün AKP içindeki kökleri halkla dalga geçercesine aydınlatılmıyor..
– Hep bağırıyor, çağırıyor, hamaset yapıyor; özellikle ekonomide gerçekleri söylemiyor..
Oysa ekonomi korkunç durumda; dış – iç borçlar, işsizlik, enflasyon, faizler, açıklar feci düzeyde!
– Hemen her olayda – durumda din ve dince kutsal duygu ve değerleri istismar ediyor..
– Basın bastırılmış ve sahibinin sesi kılınmış neredeyse % 80-90’ları aşan oranda..
****
Saymakla bitmez…
Gerçekte özgür – demokratik – hukuka uygun – adil.. seçim koşullarının hiçbiri yok ortada!
Mühürsüz oy pusulası – zarfı neden geçersiz? Sandık kurulları neden salt devlet memuru?
Bir apartman sakinleri neden farklı sandıklarda? Kolluk neden kolayca sandık başına gelecek?
Erdoğan eleştirildiğinde hemen “Cumhurbaşkanına hakaret kılıcı” çekiliyor. Olacak şey değil!
CB kalkanıyla önüne gelene en ağır hakaretleri – aşağılamayı – dışlamayı yap; yanıt verilince de
çifte standart..  Kendi meşrebinden soralım :

  • Bunun dinde yeri var mı??

Muhalefet belki de tüm bunları tartışmanın yerindesizliğini, kısır döngüyü dikkate alarak
AKP = RTE‘nin restini gördü.. Siyaset pokeri tüm haşinliğiyle oynanmaya başladı. Ne var ki;
ülkenin – ulusun geleceği üzerinde birilerinin kumar oynayabileceği bir değer asla olamaz;
o kutsal ve dokunulmaz olmak gerekir!

Halkımız, kanı ve canı ile Yüce ATATÜRK‘ün eşsiz önderliği ile elde ettiği egemenlik hakkını
TEK ADAMA asla devretmemelidir, etmeyecektir! Tüm baskılara, tuzaklara, oyunlara karşın!

Sevgi ve saygı ile. 30 Nisan 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı – AÜTF Halk Sağlığı AbD
Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Onur Öymen’den ileti : Amerikan tuzağı! 

Sayın Onur Öymen’den ileti Amerikan tuzağı! 

Melih Aşık‘ın bugünkü (3 Mart 2018) köşe yazısının benim görüşlerime de yer veren bölümü aşağıdadır:

Amerikan tuzağı

İnternet sitelerinde bir haber :

“Türkiye ile ABD arasında gerilime ve restleşmeye neden olan Menbiç konusunda bir uzlaşıya varıldığı, YPG’nin bu bölgeden çekilmesinin söz konusu olabileceği belirtiliyor.”

ABD ile Menbiç pazarlığı Obama döneminden beri sürüyor ABD, YPG’yi çekerim – çekmem pazarlığı yapıp duruyor.

Onur Öymen çok sade bir yorum yapıyor:

ABD isterse tabii ki PYD ve YPG’yi Menbiç’ten çekebilir. Milyonlarca dolarlık silah veriyor. YPG’ye çıkın oradan derse YPG çıkar… Peki aynı ABD neden YPG’yi Afrin’den çıkarmıyor?

– Sizce neden?

Çünkü Türkiye’nin gücünü ve enerjisini burada harcamasını istiyor… Böylece diğer alanlarda güç kullanmasını önlemeyi hesap ediyor benim yorumum böyle…

Saygılar, sevgiler.
===================================

Sn. Öymen ve Melih Aşık’a teşekkür ederiz..
Yazının erişkesi : http://www.milliyet.com.tr/yazarlar/melih-asik/chp-de-umut–2620226/

Dr. Ahmet SALTIK