Etiket arşivi: Dr. Ahmet Saltık

Bir aç tavuk rüyası

Ege Cansen
cansen@sozcum.com

SÖZCÜ, 09 Ocak 2022

Türkiye ekonomisi, “faizi indirerek, enflasyonu düşürme” gibi yanlış bir tutum yüzünden hak etmediği kadar yükselen bir enflasyonla karşı karşıya kaldı. Endişem, bunun bir iktisadi krize dönüşmesidir. Ekonomik krizlerin standart tanımı, milli gelirin (GSYH) azalması ve işsizliğin artmasıdır. Bu tanıma göre Türkiye’de şu an bir ekonomik kriz yoktur. (AS: ULUSAL GELİR DÜŞÜYOR, İŞSİZLİK ARTIYOR!!))) Ama Türkiye’de, “Türk’ün, Türk Lirası’ndan kaçması”ndan doğan finansal bir kriz vardır. Bu kaçış “kur korumalı TL mevduat”a rağmen durmayabilir. Çünkü kriz, güven krizine dönüşmüştür. Yaşanan süreç bir enflasyon-devalüasyon sarmalıdır. Yani enflasyon devalüasyonu, devalüasyon da enflasyonu beslemektedir. Devalüasyon kelimesinden rahatsız olanlar, buna TL’nin değer kaybetmesi diyebilir. Tek para birimli ülkelerde, enflasyonla mücadelenin bilinen yöntemi, merkez bankalarının faiz artırması ve para miktarını daraltmasıdır. Faiz yükselmesi, sermayenin fırsat maliyetini artırır. Sermayenin fırsat maliyeti artınca, düşük getirili yatırımlardan vazgeçilir. Düşen yatırım hacmi, ekonomik faaliyeti daraltır. Daralan ekonomik faaliyet sebebiyle, istihdam ve gelirler azalır. Azalan gelirler dolayısıyla, mal ve hizmet talebi düşer. Talep düştüğünden, firmalar daha da fazla satış kaybetmemek için fiyat artırmaz, iş arayan çoğaldığından, ücretler düşer. Böylece aslında bir “fiyat-ücret” sarmalı olan enflasyon yavaşlar ve durur.

ÇİFT PARALI TÜRKİYE’DE ENFLASYONLA MÜCADELE

Türkiye ekonomisi bize benzer pek çok ülke gibi “çift paralı”dır. Bu paralardan ulusal olanı alışverişte ve kısa vadeli ödemelerde kullanılır. Diğeri ise “ölçü birimi”, “servet saklama aracı” ve “uzun vadeli borçlanma parası” olan dövizdir. Ulusal para dövizin işlevlerini yerine getiremez. Döviz kıtlığı başlayınca ülke parasız kalır ve kriz çıkar. Türkiye dış borçkoliktir.  Nasıl alkolikler, alkol bulamayınca krize girerse, Türkiye de dış borç bulamayınca krize girmektedir. Geçmişte yaşanan krizler, bizi “alkole/dış borca” alıştıran meyhanecinin (Londra bankerleri ve IMF diye okuyun) yeni dış borç (alkol) vermesiyle sonlanmıştır. AKP, tam anlamıyla bir “dış borçkolik” bir ekonomi yaratmıştır. Çünkü, gayri-iktisadi gösteriş yatırımlarıyla halkı büyülemek ve itibardan tasarruf etmemek istiyordu. Devletin müstakbel TL gelirlerini temlik ederek (yap-işlet-devret) ileriye dönük dövizli yükümlülükler yarattı. AKP’nin, AB ve ABD ile arası bozulduğundan, onlar da borç parayı (alkolü) kısmıştır. Katar’ın gücü bu boşluğu doldurmaya yetmemektedir.

TÜRKİYE’NİN SORUNU CİDDİ AMA DURUMU VAHİM DEĞİLDİR

  • Türkiye’nin reel ekonomisi, çökmüş veya güçsüz kalmış değildir.

Üstelik müzmin “cari açık” sorunu operasyonel olarak çözülmüştür. Ama halkın birikimini döviz veya altına bağlama ve hatta yurt dışında tutma tercihi yüzünden “döviz açığı” devam etmektedir. Dış borç stoku ve bu stokun döviz cinsinden yüksek faizle çevrilmesi yüzünden, döviz sıkıntısı artarak sürmektedir. Canım sıkılırken aklıma şöyle bir çıkış yolu geldi: Belki de bizi  yakından izleyen AB ve ABD’nin “derin devletleri” Türkiye’nin ekonomik olarak çökmesi bize de zarar verir noktasına gelmiştir. Bir de bakarsınız, AKP istemeden IMF’nin uyarısıyla, AB ve ABD’nin merkez bankaları, nihayetinde kendilerine de yararı olacağı için Türkiye kağıtlarını “tahvil alım” sepetine dâhil eder. Bu suretle kriz pat diye biter.

Son söz: Mesela dedik.
========================================
Dostlar,

Yazının başlığına dönelim mi : “Bir aç tavuk rüyası“..

Mustafa Kemal’imin TAM BAĞIMSIZ Türkiye’si ne durumlara düşürüldü!

Özellikle 2002’de bu yana 19+ yıldır tek başına iktidar olan ve TBMM’de hep çoğunluğa sahip, etkili bir muhalefet ile karşılaşmamasına karşın AKP = RTE yönetiminde..

Hızla bu iktidardan kurtulmak gerekiyor..

Ulusal Birlik ile..

Sevgi ve saygı ile. 09 Ocak 2022, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net        profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik    twitter : @profsaltik     

 

HEALTH ECONOMICS

Dear Phase 1 Students of Atılım Univ. Medical School


All medical students,

Medical residents in different branches
Allied health staff

General public and The Media,

On 11th Jan. 2022, we’ll conduct a 2 hours lecture starting at 09:30 am,
face to face for Phase 1 Students of Atılım Univ. Medical School with the subject of

HEALTH ECONOMICS

Here are the 61 power point slides having a rich and up to date content.. (PDF 11 MB)

Health_Economics

With respect and love. 09th Jan. 2022, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Atılım Univ. Medical School, Dept. of  Public Health
MSc in Health Law
BSc in Political Sciences & Public Administration
www.ahmetsaltik.net       profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik

Aşı yetmez ! “Vaccine Plus”

Dr. Akif AKALIN

https://toplumcutip.blogspot.com/p/akif-akalin-ozgecmis.html?showComment=1641289049906
04.01.2022

Dün bilim insanları İngiliz Tıp Dergisi’nde (British Medical Journal) bir “açık mektup” yayınladılar. Mektupta birçok ülkenin pandemiyle “salt aşı” yaparak mücadele ettiğini, ama bunun yeterli olmadığını, aşı yanında halk sağlığı önlemlerinin de alınması gerektiğini ifade ettiler.

HALK SAĞLIĞI ÖNLEMLERİ OLMADAN OLMAZ

Aslında mektupta bilmediğimiz hiçbir şey yok. Pandeminin başından beri söylediklerimiz Omikron vesilesiyle bir kez daha yineleniyor. Bulaşı önlemek için sıkı tedbirler alınan ülkelerde hem ölümlerin, hem de ekonomik zararın daha düşük olduğu anlatılıyor.

Uzmanlar pandemiyle mücadele için önerdikleri “aşı yetmez” (vaccines-plus) stratejisi çerçevesinde özetle şunların yapılması gerektiğini savunuyorlar: aşının yanında halk sağlığı ömlemlerinin uygulanması, üretim kısıtlamasına ilişkin ölçütler getirilmesi ve testlerde pozitif bulunarak izole edilenlerin mali (akçalı) yönden desteklenmeleri.

Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü’nün artık COVID-19 enfeksiyonunun “damlacık yoluyla” değil, “hava yoluyla” bulaştığını açıklaması ve halk sağlığı önlemlerinin hava yoluyla bulaşı önleyecek biçimde güçlendirilmesi gerektiğini söylüyorlar.

ÖLÜMLERDEN ÖLÜM BEĞENMEK

Mektup yayınlanır yayınlanmaz sosyal medyada büyük tepkiyle karşılaştı.

  • Aşı yetmez, “halk sağlığı önlemleri” de aşıya eşlik etmeli..

anlatımının, şu veya bu ölçüde yeni kapanmaları çağıştırdığını bilenler veya “duyumsayanlar” hemen mektuba karşı saldırıya geçtiler.

Aşı yetmez!” stratejisini “yeni bir fantezi” olarak niteleyenler, her zamanki gibi “sol gösterip, sağ vuruyor”. Günümüzde hükumetlerin izole edilen yurttaşları mali (parasal) olarak desteklemelerinin olanaklı olmadığını, böyle bir istemin asla karşılan(a)mayacağını belirtiyorlar.

Halk sağlığı önlemleri de uygulandığında, yani virüsün yayılmasını önlemek için sıkı önlemler alınması durumunda çocukların okullarından geri kalacağını, emekçilerin evlerine ekmek götüremeyeceklerini savunuyorlar.
(AS: HES… Emekçi için “Hayat eve SIĞMIYOR!”)

Özetle söyledikleri şu: Evet, belki Halk Sağlığı önlemleri alın(a)madığı için “virüsten” ölüyoruz, ama Halk Sağlığı önlemleri alınırsa bu kez “açlıktan” öleceğiz!

Ve ölümlerden ölüm beğeniliyor, açlıktan ölmektense, virüsten ölmek yeğleniyor.

Bu “seçim”, eve ekmek götürülemediğinde açlıktan ölümün “kesin” olduğu, ama COVID-19’a yakalanan herkesin ölmediği biçiminde mantığa büründürülüyor (rasyonelleştiriliyor).

DÜŞEREK Mİ, AÇLIKTAN MI ÖLEYİM?

Neredeyse tıpa tıp aynı bir us yürütmeye (rasyonelleştirmeye) yaklaşık on yıl önce katıldığım bir toplantıda da tanık olmuştum.

Tuzla tersanelerindeki işçi cinayetlerine karşı bir İşçi Sağlığı Platformu oluşturulmuştu. Platform, Petrol-İş Sendikası’nda bir toplantı düzenlemişti. Toplantıda söz alan bir tersane işçisi aynen şu tümceleri kurmuştu:

  • “Ben biliyorum, o direğin tepesine çıkarsam düşüp ölürüm. Bilmediğimden değil! Çıkmazsam işten atılırım, açlıktan ölürüm. Ben direkten düşerek mi öleyim yoksa açlıktan mı öleyim; bu ikisi arasında seçim yapmak zorundayım. Benim önümde yaşam seçeneği  yok zaten!”

EMEKÇİLERİN ÖNÜNE YAŞAM SEÇENEĞİ KOYMAK ZORUNDAYIZ

Pandemi, işçi cinayeti, sel felaketi, deprem… Adını siz koyun.

  • İstisnasız (AS: Ayrıksız) bütün felaketlerin (yıkımların) dönüp dolaşıp, yoksulun ve emekçinin başında patladığını biliyoruz.
  • Emekçi çaresiz!

Çünkü 1980’lerden beri tüm dünyaya giderek daha çok egemen olan neoliberal sağcı politikalar emekçinin önünden “yaşam” seçeneğini kaldırıyor. Önünde bir “yaşam” seçeneği göremeyen emekçi, her zaman ölümlerden ölüm beğenmek zorunda kalıyor.

Emekçi bu ruhsal durummdayken biri çıkıp “aşı yetmez, halk sağlığı önlemleri de alınsın” deyince, çılgına dönüyor. Çünkü binlerce yıldır “açlıkla terbiye edildi”. Aç kalmanın ne demek olduğunu çok iyi biliyor.

Çünkü binlerce yıldır açlıkla terbiye edilmiş bu insanlar,

  • “gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan” günlerin gelebileceğine inanamıyor.

=============================================
Dostlar,

Değerli meslektaşımız Dr. Hakkı Açıkalın‘ı bu başarılı irdelemesi için kutluyoruz. Kendisi ne yazık ki çok erken emekli oldu. Ancak içindeki “HALK SAĞLIĞI” ateşi, –bizde de olduğu gibi– cayır cayır.

Kurduğu web sitesinde çok değerli yazılar yazmakta.

Dr. Akalın Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Kanada’ya gitti ve orada Ryerson Üniversitesi Halk Sağlığı Okulunda 4 yıl eğitim aldı. Özgeçmişi ve hizmetlerine bakılmalı:

https://toplumcutip.blogspot.com/p/akif-akalin-ozgecmis.html

Türkiye’de AKP = RTE iktidarı 1 Temmuz 2021’de tüm salgın savaş önlemlerini (Halk Sağlığı Önlemlerini!) kaldırdı AŞI dışında..
Kararlılıkla vurgulandı, “ARTIK AŞI VAR!”

HES : Hayat eve sığar..
HES, Emekçi için kocaman bir aldatmaca!..
“Hayat eve SIĞMIYOR!” eve ekmek girmezse..

Doğallıkla, salt “aşı” ile özlenen toplum bağışıklığına hala erişelemedi, hatta toplumsal bağışıklık ülkemizde artık artmıyor, azalıyor..
3 aşılı olanlar tam bağışık saılırsa, bu sayı 19 milyonu biraz aşıyor.
Gerçekte 3 Biontech aşısı olanları tam aşılı saymak gerek ki bu 10 milyon bile değil korkarız..

Dolayısıyla, başta yetersiz aşılama ve Halk Sağlığı önlemlerinin büyük ölçüde terk edilmesi olmak üzere, pek çok etmene ikincil (bağlı) olarak salgın ülkemizde ve dünyada denetim altına alınamıyor.

Neo-liberal yabanıl (vahşi) kapitalizm, bizim 40+ yıldır öğrencisi olduğumuz Halk Sağlığı / Epidemiyoloji bilim alanının gerekleini yerine getir(e)miyor. Bedeli, en temel insan hakkı olarak SAĞLIKLI YAŞAM HAKKIndan yoksun bırakılan emekçiler canlarıyla ödüyor.

  • Omicron‘dan hastaneye yatış riski Delta’nın yarısı. Ama bulaştırıcılık 70 kat, çok kısa sürede patlayan hasta sayısı hastaneleri zorlayabilir.
  • AŞI + bilinen kişisel korunma yöntemleri ve toplumsal – çalışma yaşamında, eğitimde.. sosyal devlet destekli kimi sınırlamalar zorunlu.

Ülkemizde ve dünyada en can alıcı soru / yumuşak karın, SALGINDA KİMLERİN ÖLDÜĞÜ”DÜR!

Evrensel kuraldır                                 :

  • YOKSUL DAHA ÇOK HASTALANIR, DAHA ÇOK ÖLÜR..
  • Ölmeden kurtulursa daha da YOKSULLAŞTIRILMIŞTIR ve yeni bir hastalık – ölüm daha da yakınlaşmıştır!

Bütün dünyanın EZİLENLERİ birleşmeli ve kapitalizmin – emperyalizmin kanlı ellerinden yaşam haklarını ve onurlarını kurtarmalıdır, hem de bu yüzyıl içinde!

Lütfen tıklayınız, TURCOVAC henüz aşı değil, aşı adayı.. skandal! Evre 3 çalışması yoktur!

http://ahmetsaltik.net/2021/12/30/turkovac-asi-adayinin-bilimsel-verileri-makalesi-nerede/

Sevgi ve saygı ile. 04 Ocak 2022, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Atılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
ADD (Atatürkçü Düşünce Derneği) Bilim Kurulu 2. Bşk.

www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik       twitter : @profsaltik     

 

CHP’li Vekil Dr. Fikret Şahin’in TURKOVAC Hakkında Basın Toplantısı

Dostlar,

Çok değerli meslektaşımız, KBB uzmanı, Balıkesir Tabip Odası’nın önceki başkanlarından ve halen CHP Balıkesir Milletvekili Dr. Fikret Şahin bu gün çok önemli bir basın toplantısı yaptı TBMM’de.

Oldukça kapsamlı ve kanıta dayalı, özenli, titiz bir çalışma ile, bizim “TURKOVAC aşı adayı” dediğimiz skandal süreci ortaya döktü ve Sağlık Bakanına / Bakanlığa / TEK ADAMA ciddi sorular yöneltti.

Bizimle paylaştığı video kaydı youtube’da yayında.
Bu özverili bilimsel emeği buradan biz de paylaşmak istiyoruz.
Herkes izlesin ve gerekleri hızla yapılsın istiyoruz..
İnsanımıza dürüst – saygılı olunsun, SAĞLIKLI YAŞAM HAKKINA asla dokunulmayıp mutlak saygı gösterilsin istiyoruz.. (38 dk.)

Sağlık Bakanının Anayasal yükümünü unutmadan (md.98/5) soru önergelerine tam ve zamanında (15 gün içinde) açık yanıt vermesini istiyoruz.

https://youtu.be/W67qjNAFgCE?t=5

Sn. Dr. Şahin’in açıklamaları ve soruları, bizim günlerdir bu siteden ve TV’lerde feryat ettiğimiz içerikle büyük ölçüde örtüşmekte :

“TURKOVAC” Aşı Adayının Bilimsel Verileri / Makalesi Nerede?? | Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc

Sayın Dr. Şahin’in basın açıklamasında dikkat çektiği video kaydından silinen 2+ dakikalık başlangıç bölümü aşağıda:

Bu girişte Sağlık Bakanı Dr. F. Koca, AKP = RTE‘ye “..işaret buyurduğunuz üzere…” diye seslenmekte..

Yani, devr-i AKP‘de, TEK ADAM öylesine muazzam bir güce erişmiştir ki, “bir işareti ile Türkiye kovit-19 aşısı TURCOVAC‘ı (gerçekte henüz aşı değil, aşı adayı!) bile dünyada örneği görülmemiş bir biçimde ve hızla geliştirebilmektedir!

Herhalde “Allah yaptırıyordur” Saray’da çıkarılması uygun görülen video kaydının silinmesini de!

Sevgi ve saygı ile. 03 Ocak 2022, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Atılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik       twitter : @profsaltik

TELE1 TV’de 2 Konuşmamız : 02 Ocak 2022

Dostlar,

2022’nin ilk Pazar günü erkence kalkarak TV konuşmamıza hazırlığımızı sürdürdük.
TELE1‘de Sayın Namık Koçak bizi 10:30’da canlı yayına aldı..


Üstteki görselde de de sunduğumuz üzere 3 temayı irdelemeye çalıştık.
İlk olarak ülkemizin içine sürüklendiği yakıcı ekonomik bunalım..
Gerçekte Türkiye’nin bunalımı çok yönlü ve “ekonomik çökertme” son vuruşlardan..

Biz, olup bitenlerin asla rastlantısal olmadığını, bir kurgu ürünü olduğunu düşünüyoruz.

Mülkiye’de aldığımız Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi eğitiminde Politikolojide (Siyaset Bilimi) hiçbir şeyin rastantısal olmadığını / olamayacağını da öğrendik.

Ülkemize yaşatılan çok yaygın ve derin (yatay ve dikey) yoksullaşTIRmanın erekli olduğunu düşünüyoruz
AKP iktidarı = RTE Türkiye’yi ve Türk halkını sevmiyor, adeta intikam alıyor.
Kendi ağzıyla da söylemişti :

  • Dindar ve kindar bir nesil yetiştireceğiz
  • Dininizi ve kininizi eksik etmeyin..

45 dakika boyunca özellikle vahşi – acımasız zam yağmurunu, ülkemizin talan edilişini, şehir hastanelerinin TALAN / SAĞLIK KAPİTÜLASYONU / Lozan Andlaşmasına aykırı… olduklarını vurguladık.

Salgın yönetimi için kaynak kalmadığını, Sağlık Bakanlığı bütçesinin 1/5’inin şehir hastanelerine gittiğini, 2022 bütçesi vergi gelirlerinin 1/6’sınun borç faizi olduğunu.. Faize karşı olduğunu söyleyen Erdoğan iktidarının gerçekte yerli – yabancı faiz lobisinin besleyeni olduğunu vurguladık.

Omicron‘u anlattık..

DSÖ Genel Başkanı Dr. T.A. Gebreyesus;

  • “Omicron çok bulaşıcı, Delta ile birlikte dolaşımda, tsunamiye yol açabilir çok endişeliyim. Çöküşün eşiğinde bitkin sağlık emekçileri ve sağlık sistemine muazzam baskı. Birlikte müdahaleyi iyileştirmezsek virüs gelişmeye ve sağlık sistemlerimizi tehdit etmeye devam edecek.”

TURKOVAC’ın henüz bir aşı olmadığını sorular sorarak bilimsel gerekçeleriyle açıkladık.. Ayrıntılı olarak günlerdir yazmaktayız, lütfen tıklayarak okur musunuz??

Dolayısıyla saflar artık iyice ayrıldı Türkiye’de..

İktidar bunca vahim hatayı bilmeyerek yapacak ölçüde zeka fukarası değil elbette.

O zaman geriye “bilerek” yapma olasılığı kalıyor.. Bu da gafletin de dalaletin de ötesinde; İHANET!

Erdoğan Anayasayı bilerek ve isteyerek, tasarlayarak ve yineleyerek çiğnemeyi sürdürüyor. Anayasaya bağlı kalacağına yemin etmesine karşın (Anayasa md.101). Apaçık Anayasayı ihlal suçu işliyor pervasızca.. Türk Ceza Yasası md. 309..

Herkesin saflarını belirlemesi ve bu iktidardan bir an önce kurtulmak için demokratik mücadelede işbirliği yapması zo – run – lu! Başka seçenek yok, yok, yok…

===========================================

Bu akşam (02 Ocak 2022) 2. kez TELE1’e konuk olacağız.

HALK TV’de bizi haftalarca Cumartesi gecesi konuk eden Sn. Fatih Ertürk’ün konuşmacılarından biri olacağız.. Bu programlar hep izlenme rekoru kırardı her hafta.

Sabah olduğu gibi yaklaşık 40 – 45 dakika konuşma olanağımız olmayacak, başka konuşmacılar da olduğundan.. Satın Ertürk’ün sorularını yanıtlamaya çalışacağız.

TELE1’e, yurtsever – yürekli yürütücüsü Merdan Yanardağ’a ve emekçeilerine teşekkür ederiz. Dayanışma içinde ülkemizi bu darboğazlardan çıkaracağız; az kaldı; umutla…

Bilgi ve ilginize sunarız.

Sevgi ve saygı ile. 02 Ocak 2022, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Atılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik    twitter : @profsaltik