BİTOLA veya MANASTIR; ATATÜRK’ün Harbokulu Öncesi Eğitim Aldığı Yerler

Dostlar,
 
EKteki 21 yansılık belgeseller, Atatürk‘ün evveli ve sonrasından -özellikle bizim MANASTIR olarak bildiğimiz- özgün adının ise BİTOLA olduğu mekanları gezip gören bir yurtseverimiz hazırlamış bu yansıları. Feridun ÖZHAN’ı tanımıyorum. ORS (Ortadoğu Rulman Sanayi) Teknik Genel Müdürü olduğunu öğrendim. Rulman fabrikası Polatlı yakınında imiş. 
 
Atatürk’ün doğduğu ve okuduğu mekanları gezip görmüş. Görmeyenler için gezmiş görmüş gibi oluyor bu yansıları izleyenler. Tarihsel mekanlar ve malzemeleri görmek için aşağıdaki erişkeyi (linki) tıklayınız. Saygı ile.  23.01.2018

Duran Aydoğmuş
————————
17 Ocak 2018 20:42 Çarşamba tarihinde Ertan Abalı <ertanabali@……….> şöyle yazdı:
Değerli Dostlar,
 
Tabii, buraları gezip görebilmiş olanlar, hemen tanıdı. Ben sunularımı daha çok oralara fırsat bulup gidememiş olanlar için hazırlıyorum.
Neyse, geçen haftalarda da dağıtım listemi yeniledim. Sunularımı, almayı arzu eden dostlarıma paylaşmaya devam ediyorum.
Keyifli izlemeler dilerim. Bir sonraki sunumumda buluşmak üzere,
Saygı ve selamlarımla…
Feridun ÖZHAN
Fozhan53@gmail.com
===================================
Değerli site okurlarımız.

Öncelikle yansıları içten duygu ve düşüncelerle hazırlayıp paylaşan Sn. Feridun Özhan’a, ikinci olarak da bu nefis sunumu paylaşan dostumuz Duran Aydoğmuş’a teşekkür ediyoruz.

Yüce ATATÜRK‘e şükranımız sonsuzdur ve O’na vefanın en etkin yolu, Türkiye Cumhuriyetimizi sonsuza dek başı dik, onurlu, uygar, gönenç içinde… yaşatmaktır.

Sevgi ve saygı ile. 24 Ocak 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Bütçeden müteahhide 22 milyar TL

Bütçeden müteahhide 22 milyar TL

Çiğdem Toker
Cumhuriyet, 17.10.2017
Sadece iç ve dış politika değil, Maliye politikalarında da çok hareketli bir dönem içindeyiz.

Vergi zamları getiren Torba Kanun, 2018 Bütçe Kanun Tasarısı, eylül ayı bütçe gerçekleşme rakamları ve nihayet ana muhalefet partisinin gensoru önergesi. 
Sıraladığım dört başlığın tamamında sıcak gelişmeler yaşanıyor. 
Bu satırlar yazılırken, kamu ihalelerinde yasal sorumluluğunu yerine getirmediği ve kamunun zarara uğratılmasına göz yumduğu gerekçesiyle Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan hakkındaki gensoru görüşmeleri sürüyordu.
TBMM Genel Kurulundaki müzakerelerin odağında, bu köşede sıklıkla dile getirdiğimiz “davetli ihale” ve Hazine garantili büyük altyapı projeleri yer alıyor. 
Eylül ayı bütçe rakamları açıklandı. Geçen ay, “müteahhitlik giderleri” başlığı altında yaklaşık 2 milyar TL harcama yapılmış (1 milyar 975 milyon TL). 
Bu tutarla birlikte ocak-eylül dönemini içeren dokuz aylık müteahhitlik harcaması 22 milyar TL’ye yaklaşıyor: 21.9 milyar TL.
Dokuz ayda 22 milyar TL müteahhitlik harcaması, geçen yıla göre çok yüksek bir tutardır. 

2016 yılının ocak-eylül döneminde müteahhitlik gideri kalemi 17 milyar TL.

Bu yılın aynı dönemindeki artış tutarı 4 milyar TL. 

İstisna istismar edilirken 
Reddedileceğini bildiğimiz için icrai bir sonuç getirmeyecek olsa da gensoru görüşmeleri, bu harcama kalemine, bir başka pencereden bakmamızı sağlıyor. 
CHP milletvekili Faik Öztrak, Parti Grubu adına yaptığı konuşmada, müteahhitlik piyasasında, Kamu İhale Kanunu’nun madde numarası olan “21/b” ile anılan davetli ihale yöntemine ilişkin veriler paylaştı. Öne çıkan yeni birkaçını aktarıyorum:
– Karayolları Genel Müdürlüğü’nın bu yıl verdiği pazarlık usulü yapım ihaleleri 13.6 milyar TL’ye ulaştı. 
– Hükümete yakınlığıyla tanınan bir işadamı Karayolları ve Devlet Demiryolları’ndan sadece bu yıl pazarlık usulüyle 2.8 milyar TL’lik ihale aldı. 
– Karayolları’nın yıl içinde pazarlık usulü ile verdiği 13.6 milyar TL’lik ihalenin yüzde 61’i, yani en az 8.3 milyar TL’lik kısmı, kamuoyunda hükümete yakınlığıyla tanınan firmalara dağıtıldı
– Kamunun pazarlık usulüyle yaptığı ihalelerin tutarı, 2016’da %86 artarak, 21.7 milyar TL’ye ulaştı. Yalnızca bu yılın ilk altı ayında pazarlık yöntemiyle yapılan ihalelerin tutarı da geçen yılın aynı dönemine göre, %175 artarak 16.8 milyar TL’ye sıçradı. 
Öztrak, geçen yılki eğilimin sürmesi varsayımı altında bu yılın pazarlık yoluyla yapılan ihale bilançosunun 59.6 milyar TL’ye çıkabileceğini belirtti. 
Yazıyı geçen Cuma Plan Bütçe Komisyonu görüşmeleri sırasındaki bir notla bitirelim:

Maliye Bakanı Ağbal“Ekonomi ihtiyaçlarına göre kamu harcamalarında 2018 yılında ciddi anlamda kemer sıkacağız.” demiş bulunuyor.
===============================================
Dostlar,

Yüce ATATÜRK‘ün yapıtlarından çok esinlendiği ünlü yazar ve ozan (şair) Tevfik Fikret, Osmanlı’nın son dönemlerinde yazdığı iyi bilinen HAN-I YAĞMA adlı şiirinde;

  • Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
    Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

    … gibisinden ciddi bir eleştiride bulunmuş ve şiir üzerinden usta bir mizah ürünü vermişti.

    Olup bitenlerden ders almadığımız ve dahası, eşi bulunmaz bir cehaletle Osmanlı özlemiyle yanıp tutuştuğumuz (‘!) için başımıza gelenler benzer..
    Tarih, aptallar için acımasızca yineleniyor.. Başka çaresi var mı ki yinele(n)meme dışında?
    Benzer koşullar farklı sonuçlar doğurabilir mi??

    Ama bu bağlamda yapılan her yanlış, yapanların saltanatını uzatmak yerine tam da tersine acı sonlarını yaklaştırıyor.. Bu da diyalektik gereği..

  • Toplumsal çelişkiler derinleştikçe çözüm için yeni sentezler üretiliyor.. 
  • Uğursuz iktidarları halk er ya da geç, deneme yanılma şile öğrense de gönderiyor ve büyük ölçüde hesabını da soruyor..

    Haydi hayırlısı…

    Sevgi ve saygı ile. 17 Ekim 2017, Ankara

    Dr. Ahmet SALTIK
    Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
    www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

 

ULUSAL EGEMENLİK NE DEMEK??


ULUSAL EGEMENLİK NE DEMEK??

Dostlar,

Yukarıdaki başlığı taşıyan kapsamlı bir power point sunumumuzu bir kez daha paylaşmak istiyoruz.
Yüce Meclis’in, “Rejimin Kâbesi“nin  açılışının 97. yılı kutlu olsun.

Başta Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere tüm yurtsever yiğitlere sonsuz selam olsun..

Kutsal emanetlerini yaşatacağız..

  • Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek yaşayacak, yaşatılacaktır.

Gazi Paşa‘nın öngörüsü ve kesin buyruğu (standing order) bu yöndedir.

  • Dinci – gerici – bölücü AKP parantezi de elbete kapatılacak;

Türkiye Cumhuriyeti ANADOLU AYDINLANMASI – Rönesansı yürüyüşünü
kararlılıkla sürdürecektir. Anayasa değişikliği hedefleyen ve Türkiye’yi “Anayasal” değil fakat “biçimsel anayasalı” bir devlete indirgeyecek 16 Nisan Halkoylamasında “evet” oyları adına yapılan muazzam hile, yapan ve yaptıranlar adına utanç vericidir. YSK da bu çirkin oyuna
alet olarak Ulus Egemenliğinin gasp edilerek “tek adama” devrine, despotizme katılmıştır. Yanlış hesap Bağdat’tan dönecektir, döndürülecektir. Ama Danıştay’dan, ama Anayasa Mahkemesi’nden ama Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden.. Olmadı, Ulusumuz meşru direnme hakkını kullanarak kan ve can ile edindiği egemenliğini kimselere devretmeyecektir.

Kemalist Devrim ve programı “6 Ok” evrenseldir ve tüm mazlum ülkeler – halklar için kanıtlanmış bir anti – emperyalist kurtuluş reçetesidir. Türkiye öncü ve örnek olacaktır.

O, Yüce ATATÜRK“Egemenlik bağsız koşulsuz HALKINDIR…” demişti..
“Egemenlik bağsız koşulsuz uluslararası sermayenindir. “dememişti..
KüreselleşTİRmeci = Yeni emperyalistlere, AB / ABD mandacılarına anımsatmak isteriz.

Kapsamlı yansıları izlemek için lütfen aşağıdaki erişkeyi (linki) tıklar mısınız??

Ulusal_Egemenlik_23.4.13

Sevgi ve saygı ile. 23 Nisan 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Yiğit Savcı Doğan Öz’ü 39 yıl sonra saygı ve özlemle anıyoruz..

Yiğit Savcı Doğan Öz’ü
39 yıl sonra saygı ve özlemle anıyoruz..

Emperyalizmin Türkiye’de başlıca NATO eliyle yerleşik gladyosunca katledilen yurtsever Savcı merhum Doğan Öz‘ün aziz mücadele anısını saygı ile selamlıyoruz.

O tarihlerde ne yazık ki biz de Keban’da, tüm hastalarına karşılıksız gece gündüz koştuğumuz halde ölüm tehditleri alıyorduk.. Birtakım çevreler ”Cumhuriyet gazetesi almasın!” diye sözde gerekçeli tehditler savuruyordu. 1 yıl hizmet verdiğimiz ilçeden, Hacettepe Tıp Fakütesi’nde kazandığımız Toplum Hekimliği uzmanlık eğitimini yapmak üzere ayrılırken, yaşamın acı cilvesine bakınız ki, Emniyet Başkomiseri olan babamız Halis Zeki Saltık,
yakın korumamızı yapmak üzere İstanbul’dan kalkıp gelmişti..

O bizi kuvvetle olası bir suikast girişiminden korudu ama ne yazık ki 7 temmuz 1980 günü görev yeri İstanbul’da, görevi sırasında özveriyle ve cesaretle giriştiği çatışmada biz O’nu koruyamadık.. 7 kör kurşunla şehit verdik babamız Emniyet Başkomiseri Halis Zeki Saltık’ı..

Türkiye, Batı emperyalizmi ve özellikle onun iğrenç aleti NATO gladyosunca denetimli bir istikrarsızlık (controllable instability) içinde tutuluyor. Çok yönlü ve çok ağır bedelin bir bölümü ise ülkenin yurtsever aydınları (İTÜ Rektörü Ord. Prof. Dr. Bedri Karafakioğlu), subayları (Jand. Gn. Kom. Org. Eşref Bitlis), gazetecileri (Abdi İpekçi, Uğur Mumcu), sanatçıları (Doç. Bedrettin Cömert..), polisleri (Diyarbakır Em. Md. Ali Gaffar Okkan..) … oluyor..

Emperyalizm, Türk toplumunu derin gaflet uykusunda tutmak istiyor..
Ne çare ki boşuna.. Attila İlhan‘ın büyük isabetle saptadığı gibi,

  • BİR MİLLET UYANIYOR!

”Türkiye Cumhuriyeti ebediyen payidar kalacaktır..” 
Emir – talimat büyük yerdendir..
Yüce ATATÜRK‘ün bu sözleri hedefe atılmış ok gibidir..

Sevgi ve saygı ile. 06 Mart 2017, Datça

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net   profsaltik@gmail.com

YÜKSEK TİCARETLİLER DERNEĞİ’nden ÖĞREMENLER GÜNÜ ANMASI

YÜKSEK TİCARETLİLER DERNEĞİ’nden ÖĞREMENLER GÜNÜ ANMASI

24 Kasım Öğretmenler Günü anmasında, öğretmenlerimiz ve öğretmen dostları, eğitim sevdalıları tüm katılımcılar konuşacak. Konuşarak, tartışarak, dayanışarak, sorunlarımızı aşacağız. Katkılarınızı bekliyoruz. Selamlar, saygılar. 22.11.2016

Davut Özdemir
Ankara Şubesi Başkanı24_kasim_2016_ogretmenler_gunu_anmasi_yuksek_ticaretliler_dernegi

****************
Dostlar,

Bizim de onursal üyesi olduğumuz Yüksek Ticaretliler Derneği Ankara Şubesi, toplumsal sorumluluğu kapsamında düzenli Aydınlanma toplantılarını sürdürüyor.. Bize ulaşan duyuru – çağrı yukarıda.. Bilindiği gibi 24 Kasım, Yüce ATATÜRK‘ün Millet Mektepleri Başöğretmenliği görevini kabul ettiği gündür ve Harf Devrimi‘nin yapıldığı 1928 yılına denk düşmektedir. Türkiye’nin, Osmanlının engellediği – ıskaladığı  Çağdaşlaşma için Batı Uygarlık alanını seçmesinin zorunlu gereklerinden bir olarak, ayrıca Türkçe’nin seslendirilmesine (fonetiğine) ve Türklerin gırtlak yapısına uygun olmayan Arap abecesinin (alfabesinin) terk edilerek 26 harfli ve Türkçe’ye uyarlanmış Latin abecesine geçişinin ardından bir seferberlikle Ulusa bu abece ile okuma-yazma öğretilmesi gerekmektedir.

Ne mutlu – uğurlu tablodur ki, 1911-22 arasında 11 yıl Ulusunun kurtuluşu için cepheden cepheye koşarak destanlar yaratan ve tansıksal (mucizezi) biçimde Kurtuluş Savaşını da kazanan yengin (muzaffer) komutan Gazi Mareşal Mustafa Kemal ATATÜRK, bu kez de Ulusunun Başöğretmenidir! Uygarlık tarihinde örneği olmayan kapsamlı bir önderliktir izlediğimiz ve Osmanlı’da erkeklerde %7’yi, kadınlarda %1’i bile bulmayan okuryazarlık hızla yükselmeye başlamıştır. Yeni abece ile okumayazma öğrenmek eski Arap abecesinden çok daha kolaydır!

Harf Devrimi yapıldığında Anadolu nüfusu 13-14 milyon. Büyük kesimi kadın, çocuk, yaşlı ve savaş engellisi (harp malulü). Erkeklerde okuryazar oranı %7, kadınlarda ise %0,4 (binde dört)! Bu oranlara gayrı Müslimler de dahil. Onların eğitime verdikleri önem düşünülürse, Müslüman halkta okuryazar oranının çok daha düşük olduğu kesin. Harf Devriminden 7 yıl sonra 1935’te yarım milyon kadın okumayazma öğrendi. Okuryazar oranı %20’ye erişti! Dünyada eşi benzeri olmayan çok başarılı bir devrim.. (http://www.r-demir.com/makalelergsboncekilergoster. aspx?m=250, 22.11.2016)

Günümüzde ise AKP – RTE’nin ulusal eğitim sistemini yıkıp yozlaştıran 4+4+4 dinci ucubesi ile son birkaç yılda (anılan yasanın uygulanmaya başlandığı 2012-13 ders yılından bu yana) ilk 4 yıl sonrası okula devam etmeyen / edemeyen / ettirilmeyen / çoğu çocuk gelin yapılan 1 milyona yakın çocuğumuz oldu ne yazık ki! Gericilik bunca mı olur?? Oldu işte AKP ile Türkiye’de.. Şimdilerde ise bu facianın acı sonuçlarını “cinsel tecavüzcüleri bağışlayan yasa” çıkararak saklamaya çalışmaktalar.. Bereket bu ilkel yasal düzenleme, aydın kamuoyunun kapsamlı ve kararlı karşı koyması ile bu sabah TBMM’den Komisyona çekildi. AKP’nin 317 vekilinin bile yapamayacakları şeyler olduğu bir kez daha görülmeli, görüldü. Bu, Cumhuriyet’in birikimidir!

  • Atatürk Devrimlerine sahip çıkmak ve gerçekleştirerek Anadolu Aydınlanmasını =
    Anadolu Rönesansını, Osmanlının birkaç yüzyıllık muazzam geciktirmesine – engellemesime karşın başarmak zorundayız ve başaracağız!

Bu bilinç ve sorumlukla davranan Mustafa Kemal’in saygın Türkiye Cumhuriyeti’nin öğretmenlerine devrimci selamlarımızı sunuyoruz..

Dikkat, anma toplantısı 25 Kasım 2016 Cuma günü saat 16:00’da…
Açılış konuşmasını, İsmet İNÖNÜ’nün kızı Özden Toker – İNÖNÜ yapacak..

Dr. Ahmet SALTIK
AÜTF Halk Sağlığı AbD
Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net

profsaltik@gmail.com