NÜSED’den 15. Olağan Genel Kurul Çağrısı

NÜSED – Nükleer Tehlikeye Karşı Barış ve Çevre İçin Sağlıkçılar Derneği

15. Seçimli Olağan Genel Kurul Çağrısı 

            Derneğimizin 15. Olağan Seçimli Genel Kurulu 1. toplantısı çoğunluk aranarak 5 Mayıs 2018 tarihinde, saat 11.00’de, Türk Tabipleri Birliği Genel Merkezi NÜSED Toplantı Salonu’nda, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı, Şehit Daniş Tunalıgil Sokak, No:2, Kat:4, Maltepe-Ankara adresinde çoğunluk sağlanamadığından yapılamamıştır. 2. toplantı 12 Mayıs 2018 Cumartesi günü saat 11.00’de yine aynı adreste, aşağıdaki gündem maddeleri ile yapılacaktır.

Yönetim Kurulu                   

GÜNDEM

  1. Açılış ve saygı duruşu
  2. Başkanlık Divanı’nın seçimi
  3. Yönetim Kurulu çalışma raporuyla mali raporun okunması
  4. Denetleme Kurulu raporunun okunması
  5. Raporlar üzerinde genel kurulun görüşleri
  6. Raporların aklanması
  7. Yönetim, denetleme ve onur kurullarının seçimi
  8. Dilekler ve kapanış
    ===================================

    NÜSED ile ilgili görsel sonucu

    Dostlar,
    Karikatürü arşivimizden biz ekledik..
    NÜSED bize Prof. Dr. Nusret Fişek’ten, Prof. Dr. Leziz Onaran’dan… emanettir..
    Sevgi ve saygı ile. 11 Mayıs 2018, Ankara
    ======================================
    Bu toplantıya katıldık.

    Organların seçimi yapıldı. Başkanlığa Uzm. Dr. Uğur Cilasun, 2. Başkanlığa Uzm. Dr. Bayazıt İlhan, Gn. Yazmanlığa Uzm. Dr. Derman Boztok… seçildi.
    Biz Onur Kurulunda yer aldık..
    Geçen dönem emek veren arkadaşlarımıza şükran borçluyuz.
    Özellikle Hacette Tıp’tan sınıf arkadaşımız Dr. Derman Boztok’un nitelikli ve üretken emeği her türlü övgünün üstünde..

    Ne yazık ki nükleer güç santralları (NGS) ile ilgili olarak kamuoyu yanıltılıyor. 12 Mayıs 2018’de Cumhuriyet’te yer alan bir haberde, Türkiye’de yapılmakta olan NGS’nin patlaması – kaza durumunda bile çevreye yayılacak radyasyonun Uluslararası Viyana Atom Enerjisi Kurumu’nun koyduğu sınırları aşmayacağının belirtildiğini dehşetle okuduk. Günümüze dek gerçekleşen nükleer kazalarda ne yazık ki tersi oldu. Fukuşima, Çernobil, 3 Mile Island… Gerçekten bilim – yönetim – siyaset – basın adına yüz kızartıcı bir durum. Ne pahasına olursa olsun NGS yapmak ve yan – dolaylı avantajlarından yararlanmak için her şey haklı mı (mübah mı!).. Bilimsel gerçekleri çarpıtmak, halkı aldatmak, basını buna alet etmek..
    Türkiye hem yanıltılarak değersizleştirilmeyi hem de bunu yapan AKP iktidarını hak etmiyor..

    Sevgi ve saygı ile. 14 Mayıs 2018, Ankara

    Dr. Ahmet SALTIK
    NÜSED Eski 2. Başkanı

    Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi

    www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

10. YILINDA SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM : ÇIKMAZ SOKAK!


Dostlar
,

Aşağıdaki adla kapsamlı bir makale yazdık..
Dolu dolu 6 A4 sayfa (11 p calibri)

  • 10. YILINDA SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM : ÇIKMAZ SOKAK!

En_Birinci_Gorev_Saglik_ATATURK

Şöyle başlıyoruz :

Bugünlere nasıl geldik ??

“Sağlıkta Dönüşüm” Programı adıyla gündeme getirilen (Haziran 2003)
“reform paketi”, temelde 3 ayak üzerinde yükseliyor.

  • İlk olarak, 3 sosyal güvenlik kurumunun (Emekli Sandığı, Bağ-Kur, SSK)
    Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çatısı altında birleştirilmesi sağlandı.
    SGK, finansman rejimi olarak zorunlu Genel Sağlık Sigortası’nı (GSS)
    gündeme koydu.
  • Sağlıkta Dönüşüm” ün 2. temel ayağını, Aile Hekimliği sistemine geçiş oluşturuyor.

 SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM (Health Transformation) politikası Haziran 2003′te
ilk AKP hükümetince yürülüğe kondu. DB ve IMF politikası olduğunu artık bilmeyen yok, reddeden de.. AKP hükümeti 14.11.2002′de kuruldu ve 6 ay sonra kolları sıvayarak,
Atlantik ötesinin istemlerini, onların uzmanlarının açık yönetiminde uygulamaya girişti. Prof. Dr. Recep Akdağ, 10 yılı aşkın süre Cumhuriyetin en uzun Bakanlığını yaptı ve
bu programa siper oldu. Gözü kara uyguladı ve savundu.
Başbakan R.T. Erdoğan’ı da ikna etti. Ulusal uzman ve kurumları hiç ama hiç dinlemedi. “Program” IMF-DB-AB-ABD güdümünde kaskatı uygulandı ve 11. yılına girdi. “Sağlıklı Toplum” başlığı altında AKP’nin “Acil Eylem Planı” nda yer alan SP 30-38 kodları altında 9 alt başlıkta toplanan politikalar hemen tümüyle yaşama geçirildi.

*****

Devamla :

Sağlıkta Dönüşüm” Projesinin Bileşenleri

—  Sağlık Bakanlığı’nın yeniden yapılandırılması, sağlık hizmeti sunucusu olmaktan çıkarılması :
Denetleme + düzenleme? ile sınırlandırma.. (1982 Anayasası md. 56 zorlanarak, çiğnenerek)

—  Hastanelerin işletmeleştirilmesi, sonunda satılması..

—  Birinci Basamak’ın Aile Hekimliği modeli aracılığıyla özelleştirilmesi.

—  Sağlık hizmetlerinin bedelinin büyük ölçüde kullanıcıya yüklendiği ama zorunlu
Genel sağlık sigortası (GSS) ile finansman modeli. GSS trafik sigortası gibi dar.. Kasko isteyene özel tamamlayıcı – destekleyici sigorta!

—  Çalışanların istihdamında değişim : “Sözleşmelilik”, kamu personeli olma,
istihdam güvencesinin kaldırılması..

—  KAÇINILMAZ SONUÇ : Sağlık alanının “kamusal alan” olmaktan çıkarılması.
Türban vb. sorunun “cince” aşılması (!) [Ancak bu dönüşüm de beklenmeden,
30 Mart 2014 yerel seçimleri öncesinde, üstelik bir “yönetmelik” değişikliğiyle hemen tüm kamusal alanlarda (savcı-yargıçlar, polis ve asker dışında) türban serbest bırakıldı; 08.10.2013 tarih ve 28789 sayılı RG’de yayımlanarak yürürlüğe giren; Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik ile 02.09.1925 tarih ve 2413 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında değişiklik yapılmasına dair 04.10.2013 tarih ve 2013/5443 sayılı Bakanlar Kurulu kararı]

****************

Ve bağlarken  ;

Sağlıkta piyasa ekonomisinden vazgeçeceksiniz!
Sağlık hizmetleri kamusal olacak.
Aslı – özü KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİSAĞLIKLI TOPLUM olacak.  O zaman çoook pahalı olan sağaltıcı sağlık hizmetlerine gereksinim azalacak.  Bunu da büyük ölçüde bütçeden karşılayabileceksiniz.
Özel sağlık sektörüne yersiz ve haksız ayrılan kaynaklar ekonominin öbür kulvarlarına kaydırılarak daha verimli kullanılabilecek.. Kalkınma hızlanabilecek;
hem de ek olarak, yaratılan “sağlıklı toplum” itkisiyle (çok istiyorsanız win win!?)..
Peki bu kokuşmuş ve usdışı (irrasyonel), gözü doymaz talan düzenini ne adına sürdüreceğiz? Kapitalizmin ve ağababası Adam Smith’in gül hatırı ve aziiiiiz ruhları hatırına mı?  Hiç gerek yok, olanak da yok! Yukarıda yazdık, Adam Smith’ten bile
sağlık hizmetlerinin piyasalaştırılmasına vize yok:

  • “SAĞLIK HİZMETLERİ,  PİYASAYA BIRAKILAMAYACAK DENLİ ÖNEMLİ, KRİTİK HİZMETLERDİR.” diyor.

Neo-liberal tosuncukların keyfi kaçacak ama tarihsel gerçek böyle..
Büyük büyük dedenizin kemiklerini sızlatıyorsunuz haberiniz ola.
Yolunuz SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM çıkmaz sokaktır!

Salt parasal (moneter) yöntemlerle çıkış yok bu yolda. Herkes aklını başına almalı ve Türkiye,  koruyucu sağlık hizmeti omurgalı, kamusal ağırlıklı sosyal sağlık hizmetlerine geri dönmelidir. 1961’de Prof. Dr. Nusret Fişek‘in öncülüğünde
27 Mayıs Devrimcilerinin getirdiği  SOSYALLEŞTİRİLMİŞ SAĞLIK HİZMETLERİNE.. 224 sayılı Yasa düzenine.. Önünde sonunda oraya dönülecek, geciktikçe sermayeye aktarılan kamu kaynakları (vergilerimiz!) büyüyecek,
halkın yoksullaş(tırl)ması ve sağlıksızlaş(tırlıl)ması da!

  • Türk Ulusu bu harami düzene izin vermeyecek.

********

Kapsamlı makalenin tümünü okumak için lütfen aşağıdaki erişkeyi (linki) tıklar mısınız??

10._YILINDA_SAGLIKTA_DONUSUM_CIKMAZ_SOKAK

Sevgi ve saygı ile.
4.12.13, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net