OECD sağlık verilerinde Türkiye : SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM TERKEDİLMELİ!


OECD sağlık verilerinde Türkiye :

SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM TERK EDİLMELİ!

Ölümde birinci sıradayız!

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) sağlık raporunu açıkladı.
Araştırmada; ortalama yaşam süresi, bebek ölüm oranları ve kansere yakalanma gibi konular incelendi. Türkiye bu kategorilerde yine sınıfta kaldı.

  • Avrupa ülkeleri arasında doğurganlıkta lider,
    ancak sağlık harcamalarında son sıralardayız.

OECD

 

 

 

 

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü OECD’nin sağlık raporunu açıkladı.
Türkiye’nin birçok alanda başarısızlığını gösteren çarpıcı bilgiler ortaya çıktı.
Raporda; ortalama yaşam süresi, bebek ölüm oranları, obezite, alkol ve sigara tüketimi
ve kansere yakalanma gibi konular incelendi.

Rapora göre, Avrupa ülkeleri arasında doğurganlık oranında ilk sırada bulunan Türkiye, sıra sağlık harcamalarına geldiğinde son sırada yer alıyor.

1990’dan sonra ortalama yaşam süresi Avrupa genelinde 5 yıldan çok arttı.
Türkiye ise 35 ülke arasında 77.6 yıllık ortalamayla 32’inci sırada.

Bebek ölümlerinde de Türkiye binde 11.6 oranıyla en yüksek orana sahip ülke oldu.

Ölümde birinci sıradayız!

Uzmanlara göre yanlış sağlık politikaları nedeniyle Türkiye yerinde sayıyor.

Türk Tabipler Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Hüseyin Özden Şener,
Birici Basamak sağlık hizmetlerinin, Aile Hekimliği sistemiyle herkese ulaşmadığını söyledi.

Katkı katılım paylarına karşı çıkan Prof. Şener,

  • “Ücretsiz bir sağlık sistemine ihtiyacımız var.”

diye konuştu. (ulusalkanal.com.tr, 29.12.14)

============================================

Dostlar,

OECD tarafından yayınlanan düzenli istatistiklerin bir bölümü de sağlıkla ilgili :

OECD Health Data.. başlığı altında yayımlanıyor yıllık olarak..

“Health at a Glance 2013 OECD INDICATORS” adlı rapor yeni yayımlandı şu adreste:

http://www.oecd.org/els/health-systems/Health-at-a-Glance-2013.pdf

Basında da yankı buldu. O yüzden biz de sitemizde yansıttık.
Raporun tümü 213 sayfa ve yukarıda verdiğimiz erişkeden (limkten) ulaşılabilir.

Son derece önemli veriler içermekte.

2003 Haziran’ında, henüz AKP iktidarı 6. ayında iken, IMF – DB – AB – ABD dayatması ile başlatılan kökü dışarıda SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM Programı, ülkemiz sağlık sistemini alt üst ederek yerli – yabancı sermaye ortaklıklarının güdümüne teslim etti.

Bu sitede konuyu belki onlarca yazımızda değişik yönleriyle işledik.
Anahtar kavram olarak “sağlıkta dönüşüm” sözcükleriyle çağrıldığında bu makalelerimize erişilebilir. Sitemizde sağ üstte yer alan anahtar simgesi tıklanarak gelecek kutuya
uygun anahtar sözcükler yazılarak onaylandığında ilgili dosyalarımız ekrana çağrılabilir.

Örneğin 10. YILINDA SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM : ÇIKMAZ SOKAK!”
(http://ahmetsaltik.net/2013/12/04/10-yilinda-saglikta-donusum-cikmaz-sokak/)
(Ayrıca ADD dergisinde de yayımlandı; Aralık 2013)

Türkiye bu çıkmaz sokaktan dönerek

Herkese etkin – yaygın – sürekli – nitelikli koruyucu sağlık hizmetlerine kesin bir öncelik veren kamusal ağırlıklı bir ulusal sağlık sistemine geri dönmesi gerek.
Başka umarı yok ve her geçen gün maliyeti büyütmekten başka bir sonuç getirmez.

Sevgi ve saygıyla.
29.12.2014, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

10. YILINDA SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM : ÇIKMAZ SOKAK!


Dostlar
,

Aşağıdaki adla kapsamlı bir makale yazdık..
Dolu dolu 6 A4 sayfa (11 p calibri)

  • 10. YILINDA SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM : ÇIKMAZ SOKAK!

En_Birinci_Gorev_Saglik_ATATURK

Şöyle başlıyoruz :

Bugünlere nasıl geldik ??

“Sağlıkta Dönüşüm” Programı adıyla gündeme getirilen (Haziran 2003)
“reform paketi”, temelde 3 ayak üzerinde yükseliyor.

  • İlk olarak, 3 sosyal güvenlik kurumunun (Emekli Sandığı, Bağ-Kur, SSK)
    Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çatısı altında birleştirilmesi sağlandı.
    SGK, finansman rejimi olarak zorunlu Genel Sağlık Sigortası’nı (GSS)
    gündeme koydu.
  • Sağlıkta Dönüşüm” ün 2. temel ayağını, Aile Hekimliği sistemine geçiş oluşturuyor.

 SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM (Health Transformation) politikası Haziran 2003′te
ilk AKP hükümetince yürülüğe kondu. DB ve IMF politikası olduğunu artık bilmeyen yok, reddeden de.. AKP hükümeti 14.11.2002′de kuruldu ve 6 ay sonra kolları sıvayarak,
Atlantik ötesinin istemlerini, onların uzmanlarının açık yönetiminde uygulamaya girişti. Prof. Dr. Recep Akdağ, 10 yılı aşkın süre Cumhuriyetin en uzun Bakanlığını yaptı ve
bu programa siper oldu. Gözü kara uyguladı ve savundu.
Başbakan R.T. Erdoğan’ı da ikna etti. Ulusal uzman ve kurumları hiç ama hiç dinlemedi. “Program” IMF-DB-AB-ABD güdümünde kaskatı uygulandı ve 11. yılına girdi. “Sağlıklı Toplum” başlığı altında AKP’nin “Acil Eylem Planı” nda yer alan SP 30-38 kodları altında 9 alt başlıkta toplanan politikalar hemen tümüyle yaşama geçirildi.

*****

Devamla :

Sağlıkta Dönüşüm” Projesinin Bileşenleri

—  Sağlık Bakanlığı’nın yeniden yapılandırılması, sağlık hizmeti sunucusu olmaktan çıkarılması :
Denetleme + düzenleme? ile sınırlandırma.. (1982 Anayasası md. 56 zorlanarak, çiğnenerek)

—  Hastanelerin işletmeleştirilmesi, sonunda satılması..

—  Birinci Basamak’ın Aile Hekimliği modeli aracılığıyla özelleştirilmesi.

—  Sağlık hizmetlerinin bedelinin büyük ölçüde kullanıcıya yüklendiği ama zorunlu
Genel sağlık sigortası (GSS) ile finansman modeli. GSS trafik sigortası gibi dar.. Kasko isteyene özel tamamlayıcı – destekleyici sigorta!

—  Çalışanların istihdamında değişim : “Sözleşmelilik”, kamu personeli olma,
istihdam güvencesinin kaldırılması..

—  KAÇINILMAZ SONUÇ : Sağlık alanının “kamusal alan” olmaktan çıkarılması.
Türban vb. sorunun “cince” aşılması (!) [Ancak bu dönüşüm de beklenmeden,
30 Mart 2014 yerel seçimleri öncesinde, üstelik bir “yönetmelik” değişikliğiyle hemen tüm kamusal alanlarda (savcı-yargıçlar, polis ve asker dışında) türban serbest bırakıldı; 08.10.2013 tarih ve 28789 sayılı RG’de yayımlanarak yürürlüğe giren; Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik ile 02.09.1925 tarih ve 2413 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında değişiklik yapılmasına dair 04.10.2013 tarih ve 2013/5443 sayılı Bakanlar Kurulu kararı]

****************

Ve bağlarken  ;

Sağlıkta piyasa ekonomisinden vazgeçeceksiniz!
Sağlık hizmetleri kamusal olacak.
Aslı – özü KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİSAĞLIKLI TOPLUM olacak.  O zaman çoook pahalı olan sağaltıcı sağlık hizmetlerine gereksinim azalacak.  Bunu da büyük ölçüde bütçeden karşılayabileceksiniz.
Özel sağlık sektörüne yersiz ve haksız ayrılan kaynaklar ekonominin öbür kulvarlarına kaydırılarak daha verimli kullanılabilecek.. Kalkınma hızlanabilecek;
hem de ek olarak, yaratılan “sağlıklı toplum” itkisiyle (çok istiyorsanız win win!?)..
Peki bu kokuşmuş ve usdışı (irrasyonel), gözü doymaz talan düzenini ne adına sürdüreceğiz? Kapitalizmin ve ağababası Adam Smith’in gül hatırı ve aziiiiiz ruhları hatırına mı?  Hiç gerek yok, olanak da yok! Yukarıda yazdık, Adam Smith’ten bile
sağlık hizmetlerinin piyasalaştırılmasına vize yok:

  • “SAĞLIK HİZMETLERİ,  PİYASAYA BIRAKILAMAYACAK DENLİ ÖNEMLİ, KRİTİK HİZMETLERDİR.” diyor.

Neo-liberal tosuncukların keyfi kaçacak ama tarihsel gerçek böyle..
Büyük büyük dedenizin kemiklerini sızlatıyorsunuz haberiniz ola.
Yolunuz SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM çıkmaz sokaktır!

Salt parasal (moneter) yöntemlerle çıkış yok bu yolda. Herkes aklını başına almalı ve Türkiye,  koruyucu sağlık hizmeti omurgalı, kamusal ağırlıklı sosyal sağlık hizmetlerine geri dönmelidir. 1961’de Prof. Dr. Nusret Fişek‘in öncülüğünde
27 Mayıs Devrimcilerinin getirdiği  SOSYALLEŞTİRİLMİŞ SAĞLIK HİZMETLERİNE.. 224 sayılı Yasa düzenine.. Önünde sonunda oraya dönülecek, geciktikçe sermayeye aktarılan kamu kaynakları (vergilerimiz!) büyüyecek,
halkın yoksullaş(tırl)ması ve sağlıksızlaş(tırlıl)ması da!

  • Türk Ulusu bu harami düzene izin vermeyecek.

********

Kapsamlı makalenin tümünü okumak için lütfen aşağıdaki erişkeyi (linki) tıklar mısınız??

10._YILINDA_SAGLIKTA_DONUSUM_CIKMAZ_SOKAK

Sevgi ve saygı ile.
4.12.13, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net