Şantajın konusu mal varlığı ve rüşvet listesi!

Şantajın konusu mal varlığı ve rüşvet listesi!

Arslan BULUT

Arslan BULUT
arslanbulut@yenicaggazetesi.com.tr,
YENİÇAĞ, 19 Ekim 2019

Öncelikle belirtmeliyim ki, ABD ile Türkiye arasında bir uzlaşma olduğu kanaatinde değilim! “Öyleyse bu uzlaşma metni nedir?” diye sorulabilir. Bir defa Barış Pınarı Harekâtı, ABD’nin askerlerini o bölgeden çekmesi sayesinde başlatılabildi. Sonuçta Türk ordusunun harekâtı dokuz gün sonra durduruldu.

ABD’nin “bölgedeki kara kuvvetlerimiz” dediği PKK/YPG, Türk sınırından 32 km güneye çekilecek ama orada varlığını sürdürecek. Yani bu anlaşma, PKK/YPG’nin güvenliğini sağlıyor! “ABD’nin PKK’yı kurtarma operasyonu” da denilebilir.
***
Metinde, YPG’nin elindeki ağır silahların toplanması var da bunu kim yapacak? ABD mi? 32 km’nin ötesine geçmeyeceğinize göre, PKK, elindeki silâhları kendiliğinden mi bırakacak?

Bir de güvenli bölgenin genişliği konusu var. Hani 444 km deniyordu… Fiilen böyle bir ihtimal yok. 120 km içinde kalınacak! Ayn el Arap’a Suriye ordusu girdi…

  • O halde neden herkes, “Türkiye istediğini aldı” diyor. Türkiye bu sonucu mu istiyordu?

Cemil Basa, “27 yıldır iletişim içindeyim. Hiç kimsenin, rezaleti başarı diye bu kadar iyi anlattığını görmedim.” diyor.

Sonuçta, Trump, Türkler ve Kürtlerin ilkokul çocukları gibi kavga etmelerine izin verdim ve kavgayı durdurdum.. diye eğleniyor! Türkiye’yi küçük düşürüyor!

Üstelik Türkiye Kürtlerle değil ABD’nin eğitip donattığı PKK/YPG ile mücadele ediyor.
***
Aslında Türkiye, bir bölge gücü olarak ABD’ye gerekli. George Friedman, 14 Ekim’de yayınlanan yazısında, özetle “ABD, Kürt devletine arka çıkamaz. Gerekli olduğu durumlarda, bazı ortak hedeflere ulaşmak için Kürtlerle ittifak kurabilir. Şu anda mesele El Kaide (IŞİD) değildir. Türkiye İran ile ilgili olarak ABD için Kürtlerden çok daha önemlidir. ABD stratejisinin temeli Çin, Rusya ve İran’ın çevrelenmesi politikasıdır. Türkiye’nin bu çerçeveye dahil edilmesi gerekmektedir. Bu yüzden Trump, Suriye sınırındaki durumu Tayyip Erdoğan’ın ziyareti ile bir sonuca bağlayacak vakti gelince de küresel ve bölgesel iki güç arasındaki ilişkiler tekrar düzenlenecektir.” diyor. (Nehir Nil, makalenin çevirisini yaptı ve Twitter üzerinden bağlantı verdi.)

Hani Erdoğan, Trump’ın mektubu için “Kabul edilemez. Vakti gelince gereği yapılacak” diyor ya… Gereği bu işte!

Peki ABD, neden PKK/YPG’yi Türkiye’ye karşı elinde bir koz olarak tutuyor?

Bu durum, ABD’nin içindeki İsrail ağırlığından geliyor. Zaten BOP, aslında bir İsrail projesi… Büyük İsrail’i, ABD’nin desteklediği PKK/YPG üzerinden kurabileceklerini sanıyorlar. ABD ise Türkiye’yi kendi çizgisine mecbur etmek için PKK/YPG’yi kullanıyor?
***
Bir gazeteci, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence‘e yüksek sesle, “Türkiye şantaj yaptığınız için mi operasyonu durdurdu?” diye sordu. Pence cevap vermedi!

Peki şantaj neydi? ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Demokrat Eliot Engel ve Komisyon’un kıdemli üyesi Cumhuriyetçi Michael McCaul, Temsilciler Meclisi’ne bir tasarı sundu. McCaul, “Tasarımızın amacı çok basit: Türkiye’deki, bu ölümcül saldırıyı yürüten kişi ve kurumları geri çekilmeye zorlamak.” dedi.

Kimleri peki? Türkiye’nin Milli Savunma Bakanı, Genelkurmay Başkanı, 2. Ordu Komutanı, Hazine ve Maliye Bakanı’nı…

Başka? ABD Dışişleri Bakanı’nın, istihbarat servisi ve Hazine Bakanlığıyla birlikte çalışarak “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve ailesinin (eşi, çocukları, anne-babası ve kardeşlerinin) tahmin edilen mal varlığı, bilinen gelirleri ve yatırımlarına dair rapor” hazırlaması isteniyor.

  • Halkbank için hazırlanan ikinci iddianamede de Rıza Zarraf’ın Türkiye’de kimlere ne kadar rüşvet verdiği listeleniyor. 

Tasarıda, “Türkiye’nin Suriye’deki operasyonunu sonlandırması ve IŞİD karşıtı mücadeleye engel olmaması durumunda, yaptırımların sona ermesi” öneriliyor.

Tıpkı “anlaşma metni”nde belirtildiği gibi değil mi?

Bayrağımız sonsuza dek özgürce dalgalansın..

ATATURK_Gercek_Insan

Ahmet_Saltik_portresi

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc

Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Uzmanı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı, Yasal Bilirkişi

ADD 2004-6 Genel Başkan Yrd. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
profsaltik@gmail.com     
facebook.com/profsaltik,
twitter: @profsaltik  CV_Ahmet_SALTIK_profesorlukte_23._yil
Vatanı ve milleti için çalışanlar 1. sınıf insanlardır.
Sitemizden, kaynak gösterilmesi koşulu ile alıntı yapılabilir.

‘Erdoğan’ın yurt dışındaki mal varlığı bir milli güvenlik sorunudur’

ABD ile Türkiye arasında varılan Barış Pınarı Harekâtı’na 120 saatlik ara verilmesinin, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve ailesinin mal varlığının araştırılması tehdidinin hemen ardından geldiğine” dikkat çeken CHP Gn. Bşk. Yrd. Aykut Erdoğdu, “Erdoğan’ın yurt dışındaki mal varlığı meselesi artık bizim için bir ulusal güvenlik sorunudur” dedi. (http://ahmetsaltik.net/2019/10/20/erdoganin-yurt-disindaki-mal-varligi-bir-milli-guvenlik-sorunudur/)
*****
Sayın Cumhurbaşkanı;

Hadi iyi bir anlaşma yapmaya çalışalım. Siz binlerce kişinin öldürülmesinin sorumlusu olmak istemezsiniz, ben de Türk ekonomisini yok etmek istemem, ki yaparım. Yapabileceklerimin küçük bir örneğini Rahip Brunson konusunda zaten size göstermiştim. Sizin sorunlarınızı çözmek için çok çalışıyorum. Dünyayı hayal kırıklığına uğratmayın. İyi bir anlaşma yapabilirsiniz. General Mazlum (Şahin Cilo adlı PKK’lı) sizinle müzakere etmek istiyor, geçmişte yapamayacağı pek çok tavizi vermeye razı. Yeni elime geçen, bana hitaben yazdığı mektubu ekte size gönderiyorum. Eğer bunu doğru ve insani şekilde yapabilirseniz, tarih size olumlu bakacaktır. Eğer iyi şeyler olmaz ise sizi sonsuza kadar şeytan olarak görecektir. Katı bir adam olmayın. ***** Budala olmayın.*****
Sizi daha sonra arayacağım. Saygılarımla, 09 Ekim 2019
Donald Trump / ABD Başkanı
******
Ulusumuz artık çok acı gerçekleri görmeli; bu iktidarın olağanüstü hataları ülkemizin  saygınlığını ve gücünü çook ağır yaraladı.. Kişisel hırslar ve çıkarlar uğruna ülkemiz heba ediliyor! 2011’den bu yana Suriye’nin parçalanması için ABD-AB’nin yanında BOP eşbaşkanı olarak görev alan AKP = Erdoğan, ardışık ağır diplomatik hataların, dinci hülyalarının, kimi irrasyonel beklentilerinin… bedelini milyarlarca Dolar yitikle, şehit ve gazilerle ve daha pek çok yıkımla ülkemize ödetirken, perde arkasında şaşırtan, ürküten, korkutan gelişmeler yaşanıyor.
ABD’li senatörler, Türkiye’nin yaptırımlardan etkilenmemesini ancak Suriye operasyonu durursa olabileceğini söyledi. Ek olarak:

  • “Erdoğan Suriye’deki tutumunu değiştirmeli. Erdoğan’ın banka hesaplarını inceledik”

AKP = Erdoğan, önce şiddetle redderken, saatler içinde neden yelkenleri indirerek ABD Başkan Yrd. M. Pence ile eş konumda masaya otur(tul)du ve dikte edilen ABD planını kabul etmek zorunda kaldı? İç kamuoyunu kandırmayı sürdürmek için bu çok ağır dayatma bile yalaka basında “büyük zafer” olarak sunulabildi!. Nutkumuz tutuluyor ancak AKP = Erdoğan, sanırız – korkarız (!) “son kozunu” da oynadı. Bu rüzgar geçince içerideki yangın AKP=Erdoğan iktidarını da halkımız gibi kavuracak. Kısa bir erteleme için bunca ağır bedel, çok yazık!?
*****
Ernst Hemingway (Silahlara Veda adlı romanından) :
– “Savaş eskiden olduğu gibi ekonomik güçlerin bir çatışması değil. Artık savaşlar, övündükleri reformlarla insanları mutlu etmeyi başaramayan diktatörlerin, insanların yurt sevgisini kötüye kullanarak, vatandaşlarını kirli bir savaşa yönlendirmeleriyle gerçekleşiyor.”
****
ABD Başkanı FD Roosvelt’in ATATÜRK’e mektubu Erdoğan, Esat ile derhal resmen görüşmeli, el sıkışmalı ve işbirliği yapmalı, başka hiçbir yolu yok! BM toplantısı için gittiği ABD’de Trump RTE ile görüşmedi! “Kasım’da gel… ” dedi, oyalıyor. Bunca aşağılama – hakaret – azarlama sonrası Erdoğan gidecek mi Trump’ın ayağına?! ABD hala stratejik müttefik mi? AKP = Erdoğan neden ABD üslerini ağzına al(a)mıyor?
Dünyayı karşımıza alarak başarı olanağı yok; hamasete son verip tez elden ATATÜRK dönemi dış politikasına dönülmeli. Artık 5 yıldır giderim (tazminat) ödemelerini alamayan Soma iççilerinin hukuk dışı engellenen yürüyüşlerini konuş(a)mıyoruz. Belimizi büken yoksullaşTIRmayı, dayanılmaz yaşam pahalılığını, ağır ekonomik bunalımı, korkunç bütçe açığını ve kamu borçlarını, TCMB’nın el konan kârını ve yedek akçelerini (toplam 80 milyar TL) … ve daha peeeek çok sorunu konuş(a)mıyoruz.. AKP = RTE bundan ala ne isteyebilirdi ki? Ama “şimdilik”.. Kısa bir Suriye kurgusu molası boyunca! Peki sonra??

Dolayısıyla, bu Suriye operasyonu gerçekte kime ve neye hizmet ediyor / etti acaba??

TBMM’den hızla yasa çıkarılarak çocukluk aşıları zorunlu kılınmalıdır; salgın riski hızla büyüyor..!
Türkiye’de Bağışıklama Hizmetlerinin Durumu: Sorunlar Öneriler Konferansı

  • AKP’nin utanç veren, ibretlik FETÖ bağlantılarını kendi ses ve görüntüleri ile izleyin : https://youtu.be/KKxkccTS1DI AKP içi uzantılara dokunmak yok ama her yere, başta TSK, bitmeyen FETÖ operasyonları.. Niye!? Ulusal ordu yerine majestelerinin ordusu mu hedef?! Ya korunan yandaşlar??
  • AKP = Erdoğan‘ın durdurulamayan, durdurulamayacak olan çöküşüdür izlediğimiz. 2023’e kalmaz kanımızca. Tüm topal ördek iktidarları gibi.. Muhalefetin ustalığına ve halka önderliğine bağlı.. Elbette, hemen her alanda nal toplayan iktidar blokunun kaçınılmaz hatalarına da.. HDP’nin kriminalize edilmesi politikasına dikkat! Millet İttifakını dağıtma hedefli AKP politikaları. HDP, PKK ile ilişkisini kesin olarak kesip bu oyunu bozmalı! İYİ Parti’nin bu doğrultudaki çağrısı çok yerinde..

20 Ekim 2019 / Günün Karikatürü / Emre ULAŞ 1(Emre Ulaş, YENİÇAĞ, 20.10.2019)

Kurulacak ilk Ulusal İktidar eliyle Türkiye, restorasyon dönemine girecektir.

Sevgi, saygı ve UMUT ile. 20 Ekim 2019, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı (AÜTF)
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı, Mülkiyeliler Birliği Üyesi
profsaltik@gmail.com  www.ahmetsaltik.net
CV_Ahmet_SALTIK_profesorlukte_23._yil

*****
Önceki yazılarımızdan                                               :
ANAYASA MAHKEMESİNİN BARIŞ AKADEMİSYENLERİ İÇİN VERDİĞİ HAK İHLALİ KARARININ HUKUKSAL İRDELEMESİ
LOZAN DELİNMEKTEDİR! KİMMİŞ EKÜMENİK ???
TÜRKLERDEN GİZLENEN “GERÇEK OSMANLI” TARİHİ

Kuresel_Aclik_Felaketi_AUTF_30.4.19
Dünya Sağlık Örgütü : SAĞLIK HAKTIR! Herkese, her yerde sağlık!
https://www.who.int/campaigns/world-health-day/world-health-day-2019 
ERMENİ SOYKIRIMI : EMPERYALİST İFTİRA! (85 yansılık konf.) tıklayınız..
İKLİM felaketi.. ürkütücü yansılar için tıklayınız..
DİKAAAT! KüreselleşTİRmeciler Sağlık Hakkını Bile Kamudan Gasp Etmekte!
SAĞLIK HUKUKU yüksek lisans (master) Tez savunmamızın pp yansıları için tıklayın AHMET_SALTIK_Tez_sunumu_10.08.2018
AŞI REDDİ : ETİK BUNUN NERESİNDE?? tıklayınız..
Sağlık Hukuku Tezimize dayalı 3 bildirimizin tam metni ve yansıları için  tıklayın
Anayasa Mahkemesi çocuk aşıları hakkında nasıl yanlış bir karar verdi, kamuoyu görmeli
AŞI REDDİNİN SAĞLIK HUKUKU BOYUTU” (35 yansı pdf, tıklayınız..)
2018 yılı çalışmaları dosyamızı ve yıl içinde sitemizde yayınlanan 76  makalenin listesine ve erişkelerine ulaşmak için: http://ahmetsaltik.net/2019/01/01/2018de-neler-yaptik/
SGK İÇİN NE YAPMALI, NE YAPMAMALI?
TÜRKİYE’deki YANGINI NASIL SÖNDÜRMELİ?

Yasal Bilirkişilik yetkimizle, özellikle  Sağlık Hukuku davalarında yetkili bilirkişilik yapabileceğimiz gibi, “Uzman görüşü” de yazabiliriz. Adalete katkı keyif ve sorumluluk..

Sitemizde yayınlanan AYDINLANMA makalelerimizin bir bölümüne ulaşma erişkesi : Prof.Dr.Ahmet_SALTIK’in_Secilmis_TV_programlari_ konferans_makale…_kayitlarina_erisim 

“Hiçbir korkuya benzemez, halkını satanların korkusu!” / Nazım HİKMET

‘Erdoğan’ın yurt dışındaki mal varlığı bir milli güvenlik sorunudur’

‘Erdoğan’ın yurt dışındaki mal varlığı bir milli güvenlik sorunudur’

ABD ile Türkiye arasında varılan Barış Pınarı Harekâtı’na 120 saatlik ara verilmesinin, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve ailesinin mal varlığının araştırılması tehdidinin hemen ardından geldiğine” dikkat çeken CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, “Erdoğan’ın yurt dışındaki mal varlığı meselesi artık bizim için bir ulusal güvenlik sorunudur” dedi.

Erdoğdu, “Türkiye Cumhuriyeti devletine ve milletimize yapılan yaptırım tehdidini Erdoğan’ın umursamadığını, fakat kendisinin ve ailesinin mal varlığıyla ilgili yaptırım tehdidi ve Halkbank’a yönelik dava geldiğinde ‘asla ateşkes yok’ açıklamasından 180 derece döndüğünü gördük. Erdoğan’ın yurt dışındaki mal varlığı meselesi artık bizim için bir ulusal güvenlik sorunudur” dedi.

Cumhuriyet’ten Hüseyin Hayatsever’in haberine göre ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, 17 Ekim’de Ankara’ya gelerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ABD Başkanı Donald Trump’ın “ateşkes” teklifini iletmiş ve yapılan görüşmeler sonucunda Türkiye ile ABD, Barış Pınarı Harekâtı’na 120 saatliğine ara verilmesini de içeren mutabakata (AS: uzlaşmaya) varmıştı. Aynı gün ABD’li Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Türkiye’nin Barış Pınarı Harekâtı’na başlamasının ardından Demokrat Senatör Chris Van Hollen ile birlikte hazırladığı yaptırım tasarısını ABD Kongresi’ne sunmuştu. Kongreye sunulan yaptırım tasarısında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesinin ABD’deki mal varlığının belirlenmesini içeren rapor hazırlanması öngörülmüştü. Pence’in ziyaretinden bir gün önce de New York Federal Savcılığı, “ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarının delinmesinde yardımcı olduğu” gerekçesiyle Halkbank hakkında iddianame hazırlamıştı.

“İKİ ÖNEMLİ YAPTIRIM MESELESİ VAR”

CHP Genel Başkan Yrd. Aykut Erdoğdu, “İki önemli yaptırım meselesi var:
– Bir Halkbank davası meselesi var,
– Bir de bundan daha önemlisi, ABD tarafından Erdoğan’ın kendisi ve ailesinin mal varlığının dondurulması tehdidi savruldu.

Bu yaptırım tehditlerinden sonra Erdoğan’ın kısa süre içinde yaptığı bütün açıklamalardan çark ettiğini gördük.” dedi. ABD Başkanı Trump’ın Barış Pınarı Harekâtı’nın başlatılmasının ardından Türkiye’ye yönelik açıkladığı yaptırım paketinde ağır bir yaptırımın bulunmadığını, daha önce kaldırılan alüminyum ve çeliğe ek gümrük vergisinin yeniden getirildiğini kaydeden Erdoğdu, “Erdoğan başlangıçta büyük bir direnç gösteriyordu. Ama ne zaman ki Halkbank ile kendisinin ve ailesinin mal varlığı meselesi ortaya çıktı, ‘Ateşkes yok, güvenli bölgede ilerlemeyi devam ettireceğiz’ gibi açıklamalardan dönüldü..” diye konuştu.

Erdoğdu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ne zaman ki Erdoğan ve çevresindekilerin şaibeli işlemleriyle ilgili uluslararası bir tehditle karşılaşsalar her şeyden vazgeçiyorlar. Bu kadar yaşamsal konularda Erdoğan ve ailesinin mal varlığına tedbir konması tehdidi masaya konuyorsa ve bu tedbir tehdidiyle bir anda dış politikada 180 derece dönülüyorsa; bu artık Türkiye için bir milli güvenlik konusudur. Yarın öbür gün başka bir yaşamsal konuda, başka bir stratejik durumda, başka bir ülke tekrar bu kozu ortaya atsa, Türkiye Cumhuriyeti diplomatik olarak felç olmuş duruma düşüyor ki bunu Suriye’ye yapılan operasyonda gördük.”

‘MALİYETİ BÜYÜK’

Erdoğdu, yaşanan sürecin Türkiye’ye büyük bir siyasi ve diplomatik maliyeti olduğunu belirterek “Bütün dünyada yalnız kaldık, itibarımız sarsıldı. Şu an itibarıyla bu harekâta niye başladık, niye bitirdik, ortada sorulacak onlarca soru var. Ayrıca bu anlaşma her ne kadar ABD ve Türkiye ile yapılmış gibi görünse de aslında ABD’nin zorlaması ve gözetimiyle YPG ve Türkiye arasında yapılmıştır. Bu, YPG’yi resmi tanıma anlamına gelir. Üstelik anlaşmaya uyulup uyulmayacağı belli değil, çünkü ABD’nin orada bir varlığı yok. Anlaşmaya Rusya ve Suriye hükümetinin ne diyeceğini henüz bilmiyoruz..” değerlendirmesini yaptı.

20 Ekim 2019, https://tele1.com.tr/erdoganin-yurt-disindaki-mal-varligi-bir-milli-guvenlik-sorunudur-93476/

CUMHURBAŞKANI VE AİLESİNE AÇILAN DAVANIN, ANLAŞMA ÜZERİNDE NE KADAR TESİRİ VAR?

CUMHURBAŞKANI ve ABD’de AİLESİNE AÇILAN DAVANIN,
ANLAŞMA ÜZERİNDE NE KADAR TESİRİ VAR?

Koray Aydın'dan ABD ile anlaşmaya tepki

(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın,
* “Ülkenin Cumhurbaşkanına, ailesine ve evlatlarına mali durumlarıyla ilgili açılmış olan bir davanın acaba bu iş üzerinde ne kadar tesiri vardır diye herkesin kafasında soru işaretleri var, benim de var.” dedi.
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın, Barış Pınarı Harekatı‘na ilişkin, “Ne olursa olsun Türk milletinin bütün fertlerinin Türkiye’nin menfaati söz konusu olduğunda ülkesinin ve ordunun yanında yer alacağını bilmesinde büyük yarar olduğunu düşünüyoruz.” dedi. Aydın, partisinin Bursa İl Başkanlığınca Nilüfer ilçesindeki bir salonda organize edilen üye katılım ve eğitim törenine katıldı. Burada gazetecilerin Barış Pınarı Harekatı’na ilişkin sorusunu yanıtlayan Koray Aydın, Türkiye’nin zor günler yaşadığını söyledi. ABD Başkanı Donald Trump’ın Twitter hesabından yaptığı paylaşımları da eleştiren Aydın, şöyle konuştu:
  • “Bu kadar ağır sözlerin altında böyle bir anlaşmanın yapılıyor olmasının hangi sonuçlar doğuracağını işte bu gelişen olaylarla daha iyi değerlendirme olanağı bulacağız. Adamlar her tarafta Türkiye’ye çeşitli mahkemeler de açtılar, toplum bunları pek görmedi ya da görmezlikten geldi. Ülkenin Cumhurbaşkanına, ailesine ve evlatlarına mali durumlarıyla ilgili açılmış olan bir davanın acaba bu iş üzerinde ne kadar tesiri vardır diye herkesin kafasında soru işaretleri var, benim de var. Bu işte zaafı bile olsa, yanlış yapıyorsa bile, Cumhurbaşkanının bu teslimiyet içine girmemesi, ne olursa olsun Türk milletinin bütün bireylerinin Türkiye’nin çıkarı söz konusu olduğunda ülkesinin ve ordunun yanında yer alacağını bilmesinde büyük yarar olduğunu düşünüyoruz.”
“İYİ PARTİ, HER KESİMDEN OY ALABİLEN BİR PARTİ”
Koray Aydın, partilerine katılımların arttığını, kendilerine yeni katılımlarla ilgili de bir yol haritası belirlediklerini ifade etti. Parti tabanlarının kalıcı bir duruma geldiğini aktaran Aydın,
“Bütün araştırmalar bunu gösteriyor. Araştırmaların teyit etmesi bizim açımızdan çok önemli oldu. 25 Ekim’de 2 yıllık olacağız, bu kadar sürede partinin zemininin oluşturulup, bunun kalıcı bir hale dönüştürülmesi Türk siyasal yaşamında pek olmuş, başarılabilmiş bir konu değildi. İYİ Parti, oy geçişkenliği ve zenginliği açısında bütün partilerden oy alabilen bir partiye dönüşmüş durumda. Özellikle her partiden küskün, dargın, umudunu kesmiş, yeni parti arayışları içinde olan insanların her kesimden partimize bir akışı olduğunu gözlemleyebiliyoruz.” diye konuştu.
Partiyi kurumsal bir yapı haline getirmek için çabaladıklarını belirten Koray Aydın, üye veri tabanı oluşturma amacında olduklarını, kısa sürede yoğun etkinliklere başladıklarını dile getirdi.

Resmi kayıtlara göre 192 bin İYİ Parti üyesi olduğunu da kaydeden Aydın, son bir haftalık çalışmalarının ardından bu rakamın 200 bine çıktığını aktardı.

Yeniçağ, 20.12.19, Koray Aydın’dan ABD ile anlaşmaya tepki
====================================
Dostlar,

“Erdoğan Suriye’deki tutumunu değiştirmeli. Erdoğan’ın banka hesaplarını inceledik”

ABD Başkanı D. Trump’ın 09 Ekim 29019’da T.C.’nin AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yazdığı mektup aşağıda..  Bizimkiler sözde, bu mektubu (ültimatomu!) çöpe atmışlar!
Diplomaside / Uluslararası hukukta böylesi bir davranış örneği yok!
Ayrıca ABD mektubu açıklayınca, kamuoyuna zoraki bilgi verme de herhalde majesteleri Erdoğan’ın 5. sınıf Sultanlığa indirgediği “anomalili rejimlerde” rastlanabilir..

İbretlik Mektup aşağıda.. Ulusal gururumuz çok inciniyor ama eğri oturup doğru konuşmak gerekirse, muhatabın hiç mi payı yok böylesi haşlanmada??
*****

Sayın Cumhurbaşkanı;

Hadi iyi bir anlaşma yapmaya çalışalım. Siz binlerce kişinin öldürülmesinin sorumlusu olmak istemezsiniz, ben de Türk ekonomisini yok etmek istemem, ki yaparım. Yapabileceklerimin küçük bir örneğini Rahip Brunson konusunda zaten size göstermiştim. Sizin sorunlarınızı çözmek için çok çalışıyorum. Dünyayı hayal kırıklığına uğratmayın. İyi bir anlaşma yapabilirsiniz. General Mazlum (Şahin Cilo adlı PKK’lı) sizinle müzakere etmek istiyor, geçmişte yapamayacağı pek çok tavizi vermeye razı. Yeni elime geçen, bana hitaben yazdığı mektubu ekte size gönderiyorum. Eğer bunu doğru ve insani şekilde yapabilirseniz, tarih size olumlu bakacaktır. Eğer iyi şeyler olmaz ise sizi sonsuza kadar şeytan olarak görecektir. Katı bir adam olmayın.

    • Budala olmayın..

Sizi daha sonra arayacağım. Saygılarımla, 09 Ekim 2019
Donald Trump / ABD Başkanı

******
Ulusumuz artık çok acı gerçekleri görmeli; bu iktidarın olağanüstü hataları ülkemizin  saygınlığını ve gücünü çook ağır yaraladı.. 

  • Kişisel hırslar / çıkarlar uğruna ülkemiz acımadan heba ediliyor!

2011’den bu yana Suriye’nin parçalanması planında ABD-AB’nin yanında BOP eşbaşkanı olarak görev alan AKP = Erdoğan, ardışık ağır diplomatik hataların, dinci hülyalarının bedelini on milyarlarca Dolar yitikle, şehit ve gazilerle ve giderimi (telafisi) olanaksız daha pek çok yıkımla ülkemize ödetirken, perde arkasında şaşırtan, ürküten, korkutan gelişmeler yaşanıyor.

ABD’li senatörler, Türkiye’nin yaptırımlardan etkilenmemesini ancak Suriye operasyonu durursa olabileceğini söyledi. Ek olarak:

“Erdoğan Suriye’deki tutumunu değiştirmeli. Erdoğan’ın banka hesaplarını inceledik”

AKP = Erdoğan, önce şiddetle redderken, saatler içinde neden yelkenleri indirerek masanın başında ABD Başkan Yrd. M. Pence ile eş konumda otur(tul)du ve dikte edilen ABD planını kabul etmek zorunda kaldı? İç kamuoyunu kandırmayı sürdürmek için bu çok ağır dayatma bile yalaka yandaş basında “büyük zafer” olarak sunulabildi!.

Nutkumuz tutuluyor ancak AKP = Erdoğan, sanırız – korkarız (!) “son kozunu” da oynadı.

Bu rüzgar geçince içerideki yangın AKP=Erdoğan iktidarını da halkımız gibi kavuracak.

Kısa bir erteleme için bunca ağır bedel bu ülkeye nasıl ödetilebilir !?

ABD ile “120 saat anlaşması” nın bağıtlanmasının ertesi günü Erdoğan’ın yüzündeki muzaffer eda (!) öylesine iğreti duruyor ki, iletişim derslerinde tipik örnek olarak kullanılabilir.

Halkımızın kendilerine dönük bu AKP operasyonunu yutmayacak ve de bağışlamayacaktır.

*****
Öte yandan ABD Başkanlarından F.D. Roosvelt’in ATATÜRK’e mektubu ne denli kıvanç verici: *****
Geçtiğimiz ay BM toplantısı için gittiği ABD’de Trump RTE ile görüşmedi! “Kasım’da gel… ” dedi, oyalıyor.
ABD hala stratejik müttefik mi?
Dünyayı karşımıza alarak başarılı olma olanağı yok; hamasete son verilip tez elden ATATÜRK dönemi dış politikaya dönülmeli.

  • ABD üsleri kartını AKP = RTE neden asla gündeme getir(e)miyor??Artık 5 yıldır giderim (tazminat) ödemelerini alamayan Soma iççilerinin hukuk dışı engellenen yürüyüşlerini konuş(a)mıyoruz. Belimizi büken yoksullaştırmayı, dayanılmaz yaşam pahalılığını, ağır ekonomik bunalımı, korkunç bütçe açığını ve kamu borçlarını, TCMB’nın el konan kârını ve yedek akçelerini… ve daha peeeek çok sorunu konuş(a)mıyoruz.. AKP = RTE bundan ala ne isteyebilirdi ki ? Dolayısıyla bu operasyon gerçekte kime ve neye hizmet ediyor/etti acaba??
  • Genç işsizliği %27’yi aştı. Bu yıkım verisi de mi bir şey ifade etmiyor AKP = RTE için??

    Ne yapmalı ?

    Erdoğan, Esat ile -artık- resmen görüşmeli, kör inadını aşmalı, el sıkışmalı ve Suriye ile işbirliği yapmalı; bu bataklıktan çıkışın başka hiç bir yolu yok! Terör örgütleri en etkin bu yolla etkisizleştirilebilir. 8,5 yıldır sürdürülen çok hatalı Suriye politikası kökten değişmeli.

Her gün “…. şu kadar terörist etkisizleşitirldi (öldürüldü!)..” diye rapor vermenin nasıl bir politik gerekçesi (rasyoneli) olabilir? Üstelik Batı, koro halinde Türkiye’yi “Kürtlerin katili” ilan ederken.. Tam da tersine, Batılı emperyalistlerin elini ve tezini güçlendiren akıl dışı bir uygulama bu; hemen bırakılmalı..

Toplumu / yaşamı daha da dincileştirici, dini bir afyon gibi damardan verme politikasına kesinkes son verilmeli..

  • Uyuşturulmuş bir sürü toplumla, Erdoğan’ın özlemi ümmet – tebaayla  21. yy’da ayakta kalma olanağı yok-tur!

Ekonomdeki çöküş için TBMM’!de genel görüşme yapılmalı ve muhalefetin önerileri dikkate alınmalı.

HDP’nin üzerine daha fazla gidilmemelidir. Kamuoyu vicdanında bu politikanın karşılığı yoktur. AKP böylelikle HDP’yi mağdurlaştırabilir ve halkımız mağdura sahip çıkar.. Yoksa böyle bir şey midir AKP = Erdoğan‘ın kafasındaki tilki kuyruklarından biri?? Hazır Suriye operasyonu ile MHP’den – İYİ Parti’den, CHP’den “bir miktar” emanet oy devşirmişken, beklenmedik bir işbirliği mi HDP ile??! Aykırı mı geliyor? Geçmişte çoooook daha ötesi yapılmadı mı?

Yineleyelim :

  • Halkımızın kendilerine dönük bu AKP operasyonunu yutmayacak ve de bağışlamayacaktır.Göreceğiz..

Sevgi ve saygı ile. 19 Ekim 2019, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Siyaset Bilimci, Mülkiyeliler Birliği Üyesi
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

RÜZGARA KARŞI TÜKÜRENİN.. 

RÜZGARA KARŞI TÜKÜRENİN.. 

Zahide Uçar ile ilgili görsel sonucu

Zahide Uçar
z_eucar@yahoo.com.tr

Bir söz vardır; ‘Rüzgara karşı tükürülmez’. Ya da; ‘Rüzgara karşı işenmez.’ Neden? Çünkü rüzgara karşı yaptıklarınız dönüp suratınıza yapışır da ondan.

-Türk Ordusu’nun Barış Pınarı Harekatı ibretlik sonuçlar doğurdu. Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olan Akıncı; ‘1974’te biz adına Barış Harekatı desek de bu bir savaştı ve akan da kandı. Şimdi Barış Pınarı desek de akan su değil kandır. Bu nedenle bir an önce diyalog ve diplomasinin devreye girmesi en büyük dileğimdir’ yorumu yaptı.

Akıncı AKP siyasetinin doğurduğu bir kişidir. Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devletinin kahraman lideri rahmetli Rauf Denktaş’a yapmadıklarını bırakmadılar. Denktaş’ı Kıbrıs’ı Rum adası haline getirecek Annan planına evet demeye zorladılar. Denktaş’ı çözümsüzlük üretmekle suçladılar. Türkiye’de bulunduğu zamanlarda yaptığı açıklamalardan rahatsız olup; ‘Git kendi ülkende konuş’ diyen AKP’nin Genel Başkanıydı. Ülkende konuş dedikleri Denktaş, AB ülkelerinin soykırım iftira ve yaptırım kararlarına karşılık Türkiye adına Avrupa’da mücadele etti. Denktaş’a eziyetleri bununla da bitmedi. Ergenekon kumpasına dahil etmeye kalktılar, Denktaş niyet edenlere meydan okudu. O dönem AKP Genel Başkanı’nın Akıncı’nın bir başka akıldaşı Talat ile telefon konuşması yayınlandı. O konuşmada Talat’a Denktaş’ı kast ederek; ‘O kişiye fazla şey yapma. O’nun işi zaten bitti’ bağlamında sözler söylüyordu.  Kısacası, Denktaş’ı kahrından öldürdüler. Akıncı AKP politikasının bir sonucudur. Bugün şiddetle eleştirdikleri, hatta örtülü olarak tehdit ettikleri Akıncı, AKP’nin Kıbrıs Konusunda izlediği yanlış politikanın sonucudur. Şimdi kendi eserlerini beğenmiyorlar.

-Suudi Arabistan, BAE, Filistin, Kuveyt, Irak, Mısır ve diğerleri… Müslüman devlet dedikleri devletler, Barış Pınarı Harekatı’nı kınadı. Biz şaşırmadık da, ümmetin lideri(!) çok öfkeli. Ben ise filmi geri sardım. Tahtı ile birlikte otele gelen Suudi Kralı’nın ayağına otele giden dönemin C. Başkanı Abdullah Gül ve Başbakan Erdoğan geldi aklıma. Kral’ın sandıkla getirdiği hediyelerinin akıbeti de meçhule yazılmıştı … Kral için devlet gelenekleri ayakaltına alındı. Yetmedi, Kral ölünce ÜÇ GÜN yas ilan ettiler. Bayrağımız Türk Düşmanı Kral için yarıya indirildi. O dönem AKP Genel Başkanı, ‘köpeklerine Arap adı verdiler’ diyerek Türk Milletini Suud’a ihbar ediyordu. Şimdi şaşırmış gibi yapıyorlar. Oysa 17 Ağustos 1999 yılında yaşadığımız büyük depremde dünya yardıma koşarken Suudi Arabistan ortada yoktu. Çok eleştirilince günler sonra zoraki bir şeyler gevelediler.

Filistin… Siyasal İslamcıların siyaset malzemesi olarak kullandığı bir ülke… Türk Dünyasının acılarına sırtını dönüp, Türk Milletine dayattıkları ülke… Onlar da Barış Pınarı Harekatı’nı kınadı iyi mi? Biz şaşırmadık. Çünkü dün ihanet edenin, bugün de ihanet edeceğini biliriz. İsrail ile aynı tarafta yer aldı diyorlar. Bu ilk değil ki… Bir konsolosumuz anlatmıştı. Bölge ülkeleri ile yapılan bir panelde Konsolosumuz, ‘Osmanlı sonrası Ortadoğu kargaşadan kurtulamadı’ deyince 2 ülke itiraz edip, tepki gösteriyor. Biri İsrail, öbürü Filistin… Konsolosumuz çok şaşırdığını söylemişti.

İşte bu yüzden, önyargısız tarih bilgisine sahip olmak çok önemlidir. Tarih bilgisi bağışıklık sistemidir. Tarih bilginiz ne denli zenginse, bağışıklık sisteminiz o ölçüde güçlüdür. Yoksa köksüz bir ot gibi savrulursunuz. En ufak rüzgarda bile sökülüp gidersiniz.

-Bugün Trump’ın Erdoğan’a gönderdiği bir mektuptan söz ediliyor. Hakaret dolu, aşağılık bir dille yazılmış. Erdoğan’ı PKK’nın sorumlusu ile masaya oturmaya davet ediyor. Şaşırtıcı mı? Değil. Yılmaz Polat’ın anlatımıyla; ‘CİA’nın Pençesinde açılım’ yapmadılar mı? Öcalan ile Anayasa yapmaya kalkmadılar mı? Öcalan’ın verdiği listeyle asker tutuklamadılar mı? Türk Devletine Habur’da diz çöktürmediler mi? Bütün bu rezilliğe razı olmuş bir siyaset var karşımızda. O zillete razı olursanız, her türlü zillet önünüze gelmeye devam eder. Sarı öküz değil, öküz sürüsünü feda ettiniz. Ne uğruna? Saltanat ve iktidarda kalabilmek uğruna… Günlerdir Türkiye’yi tehdit edip aşağılayan Trump’a hak ettiği yanıt verilmedi. Mektubu çöpe attık diyorlar. Milletlerarası ilişkide böyle bir usul var mı?

Verilmesi gereken yanıt, ABD üslerini kapatmaktır. Gerisi hikaye…

Sahi, ABD’de yaşayan Burak Erdoğan için durum nedir?

Ben gene geçmişe döneceğim. ABD Ordusu’nun 04 Temmuz 2003’te Türk Özel Kuvvetleri askerlerinin başına çuval geçirmesini hatırlıyorum. Dönemin Başbakanı Erdoğan, Dışişleri Bakanı Gül, Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök bu olaya sessiz kaldı. Erdoğan protesto NOTASI verecek misiniz sorusuna karşılık, ‘Bakın, nota dediğiniz konu müzik notası değildir. Aklınıza esince nota verilmez’ dedi. Türk Milleti bu acıyı hiç unutmadı. Oysa Azerbaycan, ülkesine Ermeni bir sanatçıyı almadı diye Azebaycan’a nota vermişlerdi…

Çuval rezaletinden üç yıl sonra Ergenekon kumpası başladı. Kumpas asıl hedef olan askere yöneldi. En aşağılık iftiralarla Türk Askeri derdest edildi. Bu sürecin sonucunda CIA aparatı Fetö ve uyuyan ajanları Ordunun kılcal damarlarına kadar yayıldı. Ordunun ve devletin sırları dış düşmana servis edildi. En acısı neydi biliyor musunuz? 

CIA’nın Türkiye uzmanı Henri Barkey’in 2003’te 1 Mart Teskeresinin reddedilmesinden 25 gün sonra 26 Mart’ta Utah Üniversite’sinde verdiği ‘Felaket ile Flört: Türkiye, Irak ve ABD’ adlı konferansta, AKP lideriyle anlaşarak ‘Türk Ordusu’nu çok sıkı bir kafese kapattıklarını’ söylemesiydi.(1)

Bu söyleşi basında çıktığında AKP tarafından tekzip edilmedi. Üç maymunu oynamayı tercih ettiler. Kendilerine Beyzbol sopası gösteren Obama’ya telefonda; ‘Sesini özledim’ diyen AKP Genel Başkanı’nı hiç unutmayacağım. ABD’nin Irak işgali sırasında ABD askerlerinden çok Türk TIR sürücülerinin öldürülmesini hiç unutmadığım gibi…

-Bugün Barış Pınarı Harekatı’na destek veren ülkeler yalnızca Türk Dünyası, Türklerin ülkeleridir. Ve benim zihnim gene gerilere gidiyor. AKP’nin Ermeni açılımı geliyor aklıma… Türk düşmanı, Karabağ katillerinin ülkesi Ermenistan açılımı…14 Ekim 2009 tarihinde Bursa’da oynanan Türkiye-Ermenistan maçından önce Atatürk Stadyumu’na girişlerde Azerbaycan Bayraklarının içeri sokulmayıp çöp kutusuna atılmasını hatırlıyorum. Ergenekon Kumpasından önce Azerbaycan’dan Kadın vekiller ülkemize gelirdi. Milli söylemleri AKP’nin yönetimini rahatsız etmiş olmalı ki, onlara da adres olarak kendi ülkelerini gösterdiler iyi mi?

-Yunan karşısında bile biz Türkler suçlandık. Erdoğan;

‘Faşizan bir tutumla azınlıkları gönderip iyi mi yaptık?‘ dedi. Buna karşılık Yunan Başbakanı; ‘Tarihi bir itiraf’ açıklaması yaptı. Oysa mübadele denilen şey, karşılıklıdır. Yunanistan’da yaşayan Türkler de Türkiye’ye gönderildi. Ayrıca Yunanistan’ın yok ettiği yüz binleri bulan Türk katliamının sanırım bir kıymeti yoktu(!)..Şimdi Yunan Türkiye’ye savaş açma çığlıkları atıyor iyi mi? Ege’de Türk adalarımızı hibe ettikleri Yunan… 

AKP’nin Suriye Politikası ABD’nin BOP’ne hizmet etmiştir. Şimdi Türk Askeri Suriye’de AKP’nin yanlış Amerikancı Suriye politikasının Ülkemize verdiği zararı en aza indirmeye çalışıyor. Peki AKP ne yapıyor? Bizim askerimiz, bizim evlatlarımız üzerinden siyasal rant elde etmeye çalışıyor. Harekat kararı için yalnızca AKP’lilerle toplanıp muhalefeti dışlıyor. Ötekileştirici yaklaşım aynen devam ediyor. Zannedersiniz ki, harekata katılan asker bütün milletin askeri değil, sadece AKP’lilerin çocukları… Cehalet işte budur. Dışarıya karşı ülke bütünlüğünü sağlayamayan bir yapının ciddiye alınmayacağını anlamaktan aciz zavallı bir siyaset(sizlik)…

  • Türkiye’nin çıkarı Suriye rejimiyle birlikte hareket etmeyi gerektiriyor.

Suriye Devleti ile birlikte yapılmayan harekat, askeri olarak kazanılsa da (askerimizden kuşkumuz yok), siyaseten kadük kalmaya mahkumdur. İstediğimiz sonucu alamayız. Öncelikle bu gerçeği belirtmek zorundayız.

***
AKP iktidara gelir gelmez bir yasa çıkardı. Devlete karşı işlenen suçları, hükümete karşı işlenen suçlar olarak değiştirdiler. O süreçte Baykal ve CHP uyudu. Şimdi devlete saydıranlar ceza almıyor. Hakkında dava açılmıyor. Hükümeti eleştirenler derdest ediliyor.

Kendini devletin üzerinde gören bir kafa, o ülkeye bir menfaat sağlayabilir mi?

Devlet olmasa hükümet olur mu? Gücünü devletten değil de, başka mecralardan almaya kalkan bir akla kim saygı duyar?

İşte Trump denen soytarı bu cesareti AKP’nin 17 yıllık gayri milli politikasından cesaret alarak o mektubu yazabildi. ABD ile bir olup Türk Ordusu’nu kafeslersen, kendi Ordunun onurunu korumaz, koruyamazsan, devletin geleneklerini, kuruluşunu, Kurtuluş Savaşını, kurucu liderini aşağılarsan,

ARTIK KENDİ ONURUNU KORUYABİLMEN MÜMKÜN DEĞİLDİR!

17 yıldır rüzgara karşı tükürdünüz. Şimdi hepsi suratınıza yapışıyor. Olan da bizim koskoca ülkemize oluyor. Ders almayı bilene bundan daha büyük ders olur mu?

NOT   : Bizler ülkemiz için hep doğruları yazdık. Sizler bu eleştirileri düşmanlık olarak algıladınız. Yalakalarınızın, iktidarınızdan yemlenen asalakların bütün yanlışlarınızı alkışlamasını dostluk sandınız. Az kaldı, devran döndüğünde gemiyi ilk onlar terk edecek, ilk önce onlar satacaktır.

Bu sözümü de bir yere not edin!.

(1)Kaynak Yeniçağ: Türk Ordusu’nu kafesledik