Yazılarımla Merhaba!

Yazılarımla Merhaba!

Bülend Kırmacı

Merhaba, sizlerle yeni yazılarımdan bir seçkiyi paylaşır, saygılar sunarım.

SARI YELEKLİLER VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 
http://www.ticarihayat.com.tr/yazar/SARI-YELEKLILER-VE-DUSUNDURDUKLERI/1835

BESLENME VE GIDA GÜVENLİĞİ
http://www.ticarihayat.com.tr/yazar/baslik/1820

KİMİNE NİMET KİMİNE KÜLFET
http://www.ticarihayat.com.tr/yazar/baslik/1804

Sosyal medyada      :
twitter: https://twitter.com/bulendkirmaci
facebook: https://www.facebook.com/r.b.kirmaci
https://rbulendkirmaci.wordpress.com/

 

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 12 Aralık 2018

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 12 Aralık 2018

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

TÜRBAN
Danıştay savcısı; TSK’da kadın subayların türban takmasının laiklik ve tarafsızlığa aykırı olduğuna ilişkin mütalaa verdi. Danıştay 2. Dairesi 1’e karşı 3 oyla reddetti. Akar, bu savcıya yamuk bakar. RTE, “Yahu sen kimsin!?” diye çıkış yapar. Ankara’da hukukçular da var, ne yazık ki çoğunluk çay toplar…

TOHUM
Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, ”Yerli tohum üretmemiz lazım” dedi.
Peki haltı kim yedi?…

AĞAÇ
Çorlu’daki kum ocağı için 180 bin ağcın kesilmesini öngören ÇED raporunu Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli onayladı.
Aman ormancııııı, canııım ormancı…

SPOR
Gençlik ve Spor Bakanlığı alım sınavında sporla ve memuriyetle ilgisi olmayan (dinsel içerikli dahil) sorular soruldu. Vakıf tavsiyeliler toptan işe alındı.
Sporda nal toplamaya devam…

KAYIP
39 kişinin öldüğü Pamukkale tren kazasının soruşturma dosyası kayıpmış. Dosyadaki zanlı dönemin TCDD Genel müdürü Süleyman Karaman şimdi AKP milletvekili.
Kayıp nedeni belli…

DAVA
MHP Mersin milletvekili Olcay Kılavuz, İYİ Parti’ye geçen BŞB Başkanı Kocamaz için, “değerlerimize ve liderimize nankörlük etti” dedi.
AKP’ye teslim edilmiş şeylere…

PİSLİK
İlahiyat Profesörü, Karar Gazetesi yazarı Mustafa Öztürk, ilahiyat camiası için “çok kirli” dedi.
Pislik gaz yapmış…

GEZİ
Medya, tek elde,
Yargı, çay toplamada,
TSK, eller yukarıda,
İş adamları, titremede,
Muhalefet , FETÖ’yle terbiye halinde,
Geriye bir gençlik kaldı, öyleyse HÜCUM GEZİ’ye!…

UYUTMA
ABD Gnkur. Bşk. 8 bin PYG (PKK) militanını eğittiklerini açıkladı.
Rusya Gnkur. Bşk. ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde Kürdistan kurduğunu açıkladı.
BM raporlarında bölge için “Kürdistan Özerk Bölgesi”, PYD için “Özerk Bölge Polisi” ifadeleri geçiyor.
Bir gece ansızın gelebilirim niiinni,
Uyu milletim uyu niiinni…

HEDEF
Merkez Bankası 2018 gibi 2019’da da enflasyon hedefini %5 koydu.
Ses çıkmadıkça koyar…

MESCİT
MEB, İnsan Vakfı’nın “Mescitsiz okul kalmasın” kampanyasını onayladı.
“Milli eğitim kalmasın”ın tersten okunuşudur…

MİT
MİT Başkanı Fidan, ABD’li senatörlere “Kaşıkçı brifingi” vermiş.
İstihbaratçı tehdidin nereden geldiğini bilir…

TEHLİKE
İslamcı Yazar Atasay Müftüoğlu, Said-i Nursi’nin Feto kadar tehlikeli olduğunu yazdı.
Hangi tarikat zararsız?…

RAKI
Adana Valiliği, gericilerin “rakı içiliyor” diye şikayet ettiği “Şalgam ve kebap festivalini” kamu güvenliğini tehlikeye düşürdüğü gerekçesi ile iptal etti.
Resmi sahtekarlık…

ŞEYTAN
DİB Erbaş, ”Kuran okumayan çocuklar şeytanla beraberdir”
Kuran okuyan şeytanlar kiminle beraber?…

YETKİ
Yasa tasarısına göre cumhurbaşkanı, bütçeden istediği belediyeye istediği kadar ödenek aktarabilecek.
Padişahım senden büyük yok…

HIRSIZ
AKP Van BŞB Başkan adayı Necdet Takva, 17-25’te hırsızlık suçlamaları yapmış.
Numan Kurtulmuş da yapmıştı.
Alıştık…

SUUDİ
Suudi Arabistan, Kaşıkçı cinayeti şüphelisi iki kişiyi Türkiye’ye iade etmeyeceğini açıkladı.
Kim takar Yalova kaymakamını!…

ZULÜM
RTE, Fransa’daki olayları, “Umarım yakında Paris sokaklarında ZULÜM 1789’DA BAŞLADI yazıları görmeyiz” şeklinde değerlendirdi.
İnsanların 1789’u ileri taşıdığını göremeyen dünya lideri…

FETÖCÜLÜK
Emin Çölaşan ve Necati Doğru
’nun da dahil olduğu SÖZCÜ çalışanları için FETÖye yardım etmekten dava açılıyormuş.
Ergenekon, Balyoz kumpasları bitti FETÖ başladı, o bitmeden RETÖ başladı.
Sorun tek, AKP’ye muhalefete rest

Ben bu davanın…

Ben bu davanın…

Yeliz Koray
https://www.abcgazetesi.com/yeliz-koray/ben-bu-davanin/haber-114500, 04.12.2018

Yarbay Mustafa Dönmez
Hapisti. Kazada ölen oğlunun cenazesine katılmak istedi. Kaçar diye 2 saatlik deniz yolculuğu yerine 7 saatlik karayolundan götürdüler. Oğlunun cenaze namazına yetişemedi.
Cenaze defin için mezarlıkta bekletildi. Yarbay Dönmez, oğlunun mezarına toprak atıp;

“Şeytanla bile kavga edebileceğimi düşünürdüm, hayatımda ilk kez yenildim.” dediği sırada

Bülent Arınç; “Türkiye bağırsaklarını temizliyor” diyordu.

Enver Arpalı
Van 100. Yıl Üniversitesi’nde Genel Sekreter Yardımcısıydı. Yolsuzluk ve evrakta sahtecilik suçundan hapisti. Aylarca hakim karşısına çıkmayı bekledi, depresyona girdi. Hapishanedeki görevli imama “İntihar etmek günah mı?” diye sordu. “Günah” dediler ama dayanamadı. “Bu lekeyle yaşayamam” dedi intihar etti. Aynı dosyada yargılanan koğuş arkadaşı Prof. Yücel Aşkın da haberi alıp kalp krizi geçirdiği sırada ‘Bakaracı’ Egemen Bağış, “Bulanık suda balık avlamaya çalışanları hizaya soktuk” diyordu.
*
Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu
Silivri Cezaevi’nde tutukluydu. Oğlu trafik kazasında ölünce izinle evine; Ankara’ya getirdiler.
Acılar paylaşıldıkça azalırdı ama kaçar korkusuyla geceyi eşinin yanında geçirmesine izin vermediler. Eşi evde O Sincan Cezaevi’nde ağladı. Sabah olup, 5 yıl hapis yatacağı Silivri’ye giderken, Başbakan Danışmanı Yalçın Akdoğan, “Cumhuriyet tarihinin en büyük hesaplaşması” diyordu.

Türkan Saylan
Ömrünü fakir çocuklarının okumasına ve cemaatlerin gerçek yüzlerini ortaya çıkarmaya adadı.
Korkmadı, anlattı; “Bunları söylüyorum ama kim bilir başıma neler gelecek?”dedi.
Üstelik kanserdi… ÇYDD’yi bastılar, elleriyle yerleştirilen belgelere ‘delil’ dediler.
Sahte evraklar, belgeler yazışmalar… Kadına ömrünün son 1 ayını zehir ettiklerinde AKP Sözcüsü Hüseyin Çelik, “Merhametten maraz doğar” diyordu.
*
Üsteğmen Nazlıgül Daştanoğlu
Asker de olsa kadındı, makyaj yapmak hakkıydı. Soruşturmasını şimdilerde FETÖ tutuklusu Korgeneral Mustafa Özsoy yaptı. Tek suçu (!) makyajdı ama ‘disiplinsizlik ve ahlaki durum’ denilerek ordudan uzaklaştırıldı. Onuruna yediremedi, intihar etti. Oğlu anneannesine sarılıp “Annem aklıma gelince kalbim acıyor” dediğinde Ahmet Davutoğlu,
 “Demokrasinin daha sağlam temellere oturması için Ergenekon bir fırsat”diyordu.
*
Kurmay Albay Murat Özenalp
Darbeye teşebbüs iddiasıyla tutukluydu. Açık görüşte kızı Duru’yla oynarken yere yığıldı.
Beyin kanaması geçirdi, öldü. Kızı Duru, “Bir daha top oynamayız baba kalk” dediği sırada Bülent Arınç, “Bu davaların savcılarına Türkiye’nin borcu var” diyordu.
*
Kuddusi Okkır 
Sözde örgüte finansal destek sağlamaktan tutukluydu. Haksızlığı yediremedi; akciğer kanseri oldu.
Yatağa bağlı özgürlüğüne (!) kavuştuğunun 5. günü yaşamını yitirdi. Cezaevinde “Bir daha sizi hiç anmayacağım. Dört bir yan duvar, yalnızlık dolu… Yalnızlık öğretti susmayı ve düşüncelere sevgi katmayı” dizelerini yazdığında yalaka basın, Ergenekon kitaplarından kazandığı paraları sayıyordu!
*
Yarbay Ali Tatar
Amirallere Suikast Girişimi iddiasıyla tutuklandı. 11 gün sonra serbest kaldı ama savcı 3 gün sonra itiraz etti, yeniden tutuklanması istendi. Banyoya girdi, eşine ve kızına mektup yazdı;
“Başınızı öne eğecek hiçbir şey yapmadım. Kızım Gökçe iyi yerlere gel ki hesabımı sorabilesin. Böyle giderse ne ordu ne Cumhuriyet ne de ülke bulamayacaksınız. Karanlığa bir nebze ışık olsun diye hayatıma son veriyorum.” dedi.
Silahı başına dayayıp tek kurşunla hayatına son verdiğinde Bülent Arınç,
“İyi ki savaşa girmemişiz. Bunlar askerlikten başka her şeyi yapmışlar.” diyordu.
*
Şu Allah’ın işine bak ki Tayyip Erdoğan tam da 15 Temmuz 2008’de “Ben bu davanın savcısıyım” dediğinde, 8 yıl sonra darbeye kalkışacakların, darbeyi engelleyecek askerlere darbe yapmasını savunuyor, “Askerlikten başka her şeyi yapmış olanların” askerlikten başka hiçbir şey yapmamış olanları hapse atmalarını izliyorduk.

Velhasıl, “Ergenekon çöktü, bitti, yalanmış, aldatıldık, Allah affetsin” deyip yıllarca boş yere hapis yatan, kanser olan, ölen, intihar eden insanlara-ailelerine “Adalet geç de olsa tecelli etti” demek yetmez. Zira, geç gelen adalet adalet değildir, zaten adalet de henüz tecelli etmemiştir!

TİP G. Bşk. Erkan Baş: Bu bütçe bize, ; Halktan alacağız saraya vereceğiz

TİP G. Bşk. Erkan Baş: Bu bütçe bize;
Halktan alacağız, saraya vereceğiz‘ diyor..

Bütçe görüşmeleri sırasında konuşan TİP’li Erkan Baş, “Bu bütçenin özeti şudur; ‘Halktan alacağız, saraya vereceğiz.’ Yani bu ‘Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi’ denilen, henüz ne olduğunu anlayamadığımız evrenin ilk bütçesi açıkça bir tek adam bütçesi olarak kendisini karşımıza getirmiş durumda” dedi. (cumhuriyet.com.tr11 Aralık 2018)

[Haber görseli]

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş, Meclis Genel Kurulu’nda bütçe görüşmeleri sırasında konuştu. Baş, “Bugün karşımızdaki bütçe sadece milyonerleri hedefleyen, milyonerleri daha da servet sahibi etmeyi amaçlayan, açık konuşalım; yoksuldan, emekçiden alıp zenginlere aktaran bir bütçe” diye konuştu. Baş’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma şöyle:

“Bütçe, esas olarak, emekçilerin, yoksulların, halkın gelirleriyle oluşturduğumuz bir mali tabloyu ifade ediyor ve en baştan herhâlde şunu söylemek gerekiyor: Ya milyonerlere hizmet eden bütçeler yapılır ya milyonlarca emekçiye, yoksula hizmet eden bütçeler yapılır. Biz Türkiye İşçi Partisi olarak bütçelerin bu ülkenin milyonlarca emekçisi için düşünülmesi, tartışılması, yaratılması gerektiğini düşünüyoruz ama bugün karşımızdaki bütçe sadece milyonerleri hedefleyen, milyonerleri daha da servet sahibi etmeyi amaçlayan -açık konuşalım- yoksuldan, emekçiden alıp zenginlere aktaran bir bütçe.

Değerli arkadaşlar, bu bütçenin başka bir özelliği daha var, bu bütçenin özeti şudur: Diyor ki bütçe bize: “Halktan alacağız, saraya vereceğiz.” Yani bu “Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi” denilen, henüz ne olduğunu anlayamadığımız evrenin ilk bütçesi açıkça bir tek adam bütçesi olarak kendisini karşımıza getirmiş durumda. Bunu neye dayanarak söylüyoruz? Belki halkımız, bizi izleyen emekçiler, yoksullar haberli değillerdir ama burada kayıtlara da geçmesi için söylememiz gerekiyor ki; bu bütçe tıpkı saraydan geldiği gibi, komisyonlarda saatlerce süren tartışmalara rağmen, bugün Genel Kurulun önüne geldi ve maalesef, maalesef güçlü Parlamento söylemlerinin arkasında, saraydan gelen bütçenin tek bir virgülünün bile değişmeden Genel kurula indiğini görüyoruz. Dolayısıyla emekçi düşmanı ve antidemokratik karakterli bir bütçeyle karşı karşıya olduğumuzu söylememiz lazım.

“İNSANLAR ‘AÇIZ’ DİYEREK KENDİLERİNİ YAKIYORLAR”

Ama ilginç bir şey var arkadaşlar: Büyük partinin temsilcileri, bakanlar çıkıyorlar, bir harikalar diyarı anlatıyorlar. Ben gerçekten, çocukken okuduğum “Alice Harikalar Diyarında” masalının Türkiye’de “Saray harikalar diyarında” biçiminde yeniden yaşandığına üzülerek tanık oluyorum. Değerli arkadaşlar, bu Parlamentonun kapısında insanlar kendilerini yakıyorlar, “Açız, yoksuluz.” diye kendilerini yakıyorlar. Belki görmek istemediğiniz için görmüyorsunuz ama şurada Halkla İlişkiler Binası’nın tepesine bir işçi kardeşimiz çıktı “Ben artık iş dilenmekten utanıyorum, hayatıma son vereceğim.” deme noktasına geldi. Bu ülkede insanlar işsizlikten, atanamadıkları için intihar etme noktasına geliyorlar ama biz buralarda saraydan Türkiye’nin ne kadar harika göründüğünü dinliyoruz.

HİTLER BENZETMESİ

Değerli arkadaşlar, bakın, başka ilginç bir durumla daha karşı karşıyayız burada. On altı yıllık bir iktidardan söz ediyoruz, değil mi? On altı yıldır bir iktidar var. İktidarın her temsilcisi kürsüye çıktığında dönüyor, muhalefete saldırıyor; dönüyor, muhalefeti eleştiriyor. Yahu, arkadaşlar, on altı yıldır siz yönetiyorsunuz bu ülkeyi. Bakın, 1967 yılındaki bütçe görüşmelerinde Türkiye İşçi Partisinin o zamanki Genel Başkanı Mehmet Ali Aybar şöyle söylüyor:

“Dünyada hangi parlamentoda, muhalefet bütçe eleştirisi yaptığında, iktidar bu eleştirilere muhalefeti eleştirerek, suçlayarak yanıt verir?” Ben söyleyeyim diyor Mehmet Ali Aybar: “1922-1925 yılları arasında Mussolini’nin İtalyasında faşist diktatörlüğü kurmak için bu yola başvurmuşlar. 1933’te Hitler Reichstag’ta (AS: Hitler’in parlamentoyu yaktırması..) aynı yolu denemiş.”

Tarih gösteriyor ki sizin iktidarınız da aynı yolu tercih etmiş, buna izin vermeyeceğiz.

Sevgili arkadaşlar, uzatmayacağım. Biz burada konuşamadığımız için her salı günü saat iki buçukta bir basın toplantısı yapıyoruz. Ben geçen hafta basın toplantısında dedim ki: “Sarayın bir günlük harcaması bu ülkedeki 1.125 asgari ücretliye eşitmiş.” Yuvarlamışım rakamı ama halkımız bizi o kadar dikkatli dinliyor ki bir işçi kardeşimiz bana bir mail attı, dedi ki: “Sevgili Başkan, 1.125 demişsin ama ben hesapladım, 1.126 işçinin maaşıyla geçiniyor o saraydakiler bir günde; o bir işçi de benim.” İşte, ben de buradan o bir işçi arkadaşıma söz veriyorum, senin de hakkını savunmak için buradayız, senin de hakkını saraya yedirmeyeceğiz.

ERGENEKON DAVALARI BAŞLADIĞINDA ‘KUMPAS’ DEDİK

Son sözüm de şudur: Değerli arkadaşlar, dinlemezlikten geliyorsunuz ama bakın, dinleyin; Ergenekon duruşmaları başladığında “Burada kumpas uygulanıyor, Silivri’de hukuk yok.” dedik, dinlemediniz “Biz o davanın savcısıyız.” dediniz, şimdi, bugün o davanın bütün savcıları, hâkimleri cezaevinde, sadece bir tanesi sarayda. O yüzden, sizi uyarıyorum, muhalefetin sözünü dinleyin diyorum.”

Bayrağımız sonsuza dek özgürce dalgalansın..

ATATURK_Gercek_Insan

Ahmet_Saltik_portresi

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc

Ankara Üniv. Tıp Fak. / Halk Sağlığı Uzmanı,
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı, Yasal Bilirkişi

ADD 2004-6 Genel Başkan Yrd. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
profsaltik@gmail.com     
facebook.com/profsaltik,
twitter: @profsaltik  CV_Ahmet_SALTIK_profesorlukte_22._yil

Vatanı ve milleti için çalışanlar 1. sınıf insanlardır.
Sitemizden, kaynak gösterilmesi koşulu ile alıntı yapılabilir.

“Kolluk, savcılık, mahkeme, Yargıtay’da bir zincirde oluşturulmuş, adli sistem dışından bu zincire ‘belli kişilerin suçlu bulunması ve mahkum edilmesi’ talimatı veriliyor. Bu zinciri oluşturan her halkada bulunan hâkim savcılar adil bir yargılama değil, daha baştan suçlu olarak damgaladıkları kişiyi mahkum etmek için hareket ediyor. Bu nedenle bu tür önceden kararı verilmiş yargılamalara tünel bakışlı dava diyoruz. Tünelin başından sonuna kadarki her aşamada, yani soruşturma kovuşturma ve temyiz evrelerinde tünelin sonundaki kişi hep suçlu görülmektedir, mutlaka mahkum edilecektir.” Prof. Dr. Adem SÖZÜER, Ceza Hukukçusu, İstanbul Hukuk Fak. önceki dekanı.(01.10.2018, Cumhuriyet)

AYAĞA KALK!
1. AÇ KALMAYACAK
2. ÇIPLAK KALMAYACAK
3. AÇIKTA KALMAYACAK
4. DOKTORSUZ KALMAYACAK!
YERYÜZÜNDE HİÇBİR İNSAN, HER YERDE, HER ZAMAN.. EN AZINDAN!

10 Aralık 2018.. 70 yıl önce, Birleşmiş Milletlerde İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ (UNIVERSAL DECLARATION of HUMAN RIGHTS), Doğu ve Batı bloklarına yarılmış 2 kutuplu Dünya tarafından büyük uzlaşı ile kabul edildi. 2. Dünya Paylaşım Savaşı’nın faturası olağanüstü ağırdı. İnsanlık artık savaş istemiyordu. Aradan 70 “uzun” ya da “kısa” yıl geçti. Günümüzde nerede olduğumuzu değerlendirmek için size, Hukukçu Sn. Prof. Dr. Kemal GÖZLER‘in tarihsel değerde bir çığlığı olarak nitelenebilecek “HUKUK NEREYE GİDİYOR?” başlıklı makalesini sunuyoruz. Bu yazının başına kısa bir paragraf biz de not düştük :

  • Sn. Prof. Kemal Gözler’in bu sarsıcı – tarihsel makalesini, 10 Aralık 2018 günü, İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ’nin 70. yılında, dünyada ve ülkemizde Hukuk Devletinin tüm değerlerini ve sistematiğini yerle bir edenlere boş bir eldiven gibi fırlatıyoruz.. Türk hukuk dünyası “mutizm” hastalığına yakalanmış iken, çok kıdemli bir tıp profesörü ve bu yaşında Anayasa Hukuku PhD öğrencisi olma ironisi içinde, derin acıyla.. / Prof. Dr. Ahmet SALTIK, Anayasa Hukuku Doktora Öğrencisi
  • Prof. Rona Aybay’ın açıklamalı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi‘ni okumak için tıklayın 
  • TBMM’nin BÜTÇE YETKİSİ (!) ve CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET REJİMİ AÇMAZI
    Tele1 televizyonuna RTÜK cezasını kınıyoruz..


    (Cumhuriyet, Zafer Temoçin, 12.12.18)

  • REJİM TIKANMIŞTIR! 
    başlıklı makalemizi okumak için üstünde tıklayınız..
  • Savcı mütalaasını açıkladı: “Ergenekon diye bir örgüt yok!(aydinlik.com.tr, 30.11.2018) Başbakan iken R.T. Erdoğan, “Ben bu davanın savcısıyım..” demişti.. Kumpas savcısına zırhlı araç sağlamıştı, sonra bu vb. “aktörler” yurt dışına kaçtı/kaçırıldı. Cumhurbaşkanı iken A. Gül de “Bulun bir savcı, delillendirin..” buyurmuştu. Gerçekten “ha bire” aldatılacak ölçüde “saf” mısınız? Halkı aldatıyorsunuz; hiçbir şey rastlantısal değil siyaset bataklığında? Peki şimdi ne olacak?? Yanlarına mı kalacak binlerce masumun ahı? Eyyy Adalet, eyyy hukuk devleti neredesin??! Yanıt verelim :
  • Kumpasa ortaktınız ama her şeye karşın gücünüz yetmedi Ulusun direncine! AKP’ci = AKP’li kula tapanlar; bunca insan-kul hakkı yiyenlerle suç ortaklığını artık bırak!
    ****
    (Emre Ulaş, Yeniçağ, 12.12.18)12 Aralık 2018 / Günün Karikatürü / Emre ULAŞ 1
    31 Mart 2019 yerel seçimlerine giderken E. Mülkiye Başmüfetişi Sn. Mahmut Esen’in
    GÜNCEL RESMİ RAPORLARA GÖRE BELEDİYELERİMİZİN 2017 YILI FAALİYETLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ başlıklı önemli raporu için tıklayın. Yine Sn. Esen’in “GÜNCEL RESMİ RAPORLARA GÖRE ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN 2017 YILI FAALİYETLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ” başlıklı önemli raporunu okumak için tıklayın. AKP’li belediyelerin hesap verebilirliği ne durumda?
    ****
  • SORUYORUZ  : AKP, zengin ettiği = dinci rantiyeye SERVET VERGİSİ koyabilir mi?
    Ya da yoksul halka mı yıkıyor yarattığı bunalımın ağır bedelini! Yanıt çok net değil mi ey halkımız?! Vergilerin 2/3’ü adaletsiz – acımasız dolaylı vergi! Asgari ücret açlık sınırının bile altında! Bu tür krizler sıklıkla kurgudur ey halkımız; servet el değiştirsin diye, anlaşıldı mı?
  • Doları düşürdük” diye halkla / aklımızla alay etmek yerine; acımasız ve orantısız, halkı yakan ama sermayeyi kollayan elektirik – doğalgaz zamlarını kısmen geri alın, %18 KDV’yi indirin.
  • İktidarın tüm çabası yıl sonu enflasyonu olabildiğine düşük çıkarıp emekçilere ücret artışını sınırlamak. Ama mızrak yırtık çuvala sığmıyor; Erdoğan aylığına %26 zam yaptı.. hemen hemen tüm harçlar, vergiler %25’e yakın artırıldı 2019 bütçesinde.. Bu itiraf değil mi? Eee??!
  • Yetmedi; 950 milyarı geçen 2019 bütçesinde yatırım 65, faiz 117,3 milyar TL! 2018’de bu rakamlar faiz 71,6 (2107’den %26 fazla) ve yatırım 68,8 milyar TL idi. Yaşasın AKP!

Sevgi ve saygı ile. 12 Aralık 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
profsaltik@gmail.com   www.ahmetsaltik.net

Sitemizde yayınlanan AYDINLANMA makalelerimizin bir bölümüne ulaşma erişkesi
Prof.Dr.Ahmet_SALTIK’in_Secilmis_TV_programlari_konferans_makale…_kayitlarina_erisim 
“Hiçbir korkuya benzemez, halkını satanların korkusu!” / Nazım HİKMET