Erdoğan’ın Hastalığı haberi yayılıyor..

Dostlar,

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ın hastalığı hakkında dün, 24 Temmuz 2021 akşamı TELE1 TV’de 5. Boyut programında Sn. Merdan Yanardağ‘a yaptığımız açıklamaların yankıları sürüyor. TELE1, bu gün öğleden sonra programın bütününü yeniden yayınladı.

Haber çok geniş yankı uyandırdı özellikle sosyal medya hesaplarında..

Youtube’da doğrudan TELE1 haber programı tıklanarak izleme 400 bini geçti.

SÖZCÜ Gazetesi sanal (internet) ya da fiziksel ortamda yer vermedi.
Sn. Uğur Dündar ve Sn. Yılmaz Özdil‘in bilgilerine sunup, “yer verilecek mi?” diye sormamıza karşın yanıt alamadık.

Bu gün, muhalifyazar.com sitesi, Cumhuriyet Gazetesi portalını kaynak göstererek
(Prof. Dr. Ahmet Saltık’tan dikkat çeken iddia: Erdoğan’ın hastalığı ne? – Prof. Dr. Ahmet SALTIK) alıntıladı haberi.

https://muhalifyazar.com/yazi/prof-dr-ahmet-saltiktan-dikkat-ceken-iddia-erdoganin-hastaligi-ne.html

Prof. Dr. Ahmet Saltık’tan dikkat çeken iddia: Erdoğan’ın hastalığı ne?

Bir de aşağıdaki adreste habere rastladık :
https://m.facebook.com/yenigastecom/posts/1753528018168166?locale2=ne_NP

Yandaş basında, beklendiği üzere, “tek tık” henüz yok..
Resmi kanallardan herhangi bir açıklama da yok..

Sevgi ve saygı ile. 25 Temmuz 2021, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik    twitter : @profsaltik     

 

 

Türkiye için ne yapmalı?

Yılmaz ÖZDİL

SÖZCÜ, 17.7.2021

Memleketini seven her yurttaş gibi, her dost sohbetinde aynı karamsarlığa kapıldığınızı, çocuklarınızın torunlarınızın geleceğine dair dile getirmeye bile korktuğunuz endişelere sahip olduğunuzu, umut ışığı göremediğinizi, dönüp dolaşıp “ne yapmalı?” sorusuna cevap aradığınızı biliyorum.

Yüreğinizi ferahlatmak için bağımsız tabir edilen televizyonları seyrettiğinizi, ama her gece fotokopi gibi aynı tiplerle karşılaştığınızı, klişe cümleler duyduğunuzu, muhalif gazeteci ayaklarına yatan, habire sorunu anlatan, çözüme kafa yormayan, size bilgi vermeye uğraşmak yerine, muhalefet yöneticilerinin gözüne girmeye çalışan bu tipler yüzünden, yüreğinizin daha da daraldığını biliyorum.

Çünkü…
Size gerçekten çözüm yolu gösterecek liyakat sahibi insanlarımıza, tıpkı Akp medyasında olduğu gibi, bağımsız tabir edilen medyada da ambargo uygulandığını, kasıtlı olarak ekrana çıkarılmadıklarını, bağımsız medyaya rutubet gibi sızan mutant gazetecilerin, liyakat sahibi insanların size ulaşmasını engellediğini de biliyorum.

Bu çerçevede size bir önerim var : Bedel ödemeyi göze alarak, fırsat buldukları her platformda Türkiye Cumhuriyeti için mücadele veren 32 aydınımız, ortak bir kitap yazdı.
İsmi…
Türkiye İçin Ne Yapmalı?

Mesleğinde zirveye ulaşmış aydınlarımızın, kanaat önderlerimizin, kendi alanlarındaki dörder sayfalık görüşlerinden oluşan bu kitap, Boğaziçi Aydınlar Topluluğu kurucusu Profesör Ahmet Ercan‘ın koordinasyonuyla, Sözcü Kitabevi’nden yayınlandı.

Kimler var derseniz?
Bedri Baykam var, “Türkiye sevdası için ölmeye değer, ama aslında yaşayacak ve yaşatacak kadar cesur olmamız lazım” diyor.

Önay Alpago var, partilerde partiiçi demokrasi olmadan, ülkede demokrasinin olamayacağını örnekleriyle anlatıyor.

Ataol Behramoğlu var, tee 1980’de kaleme aldığı şiiriyle omuz veriyor…

Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
boynu bükük ay çiçeği, şiirin ve aşkın geleceği
Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
dağ rüzgarı, portakal balı, alçakgönüllü, hünerli, sevdalı
Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
harlı bir ateş gibi derinde yanan, haramilerin elinde bunalan
Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
bozlak, ağıt, halay ve zeybek, dumanı üstünde ekmek
Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
zinciri altında kımıldayan, bitecek sanıldığı yerde başlayan.

Hüsamettin Cindoruk var, Akp tarafından “eski Türkiye” denilen Türkiye’yi adeta ders gibi anlatıyor.

Benim canım Muazzez İlmiye Çığ var, memleketin ancak “sahiplenmek duygusu”yla düze çıkabileceğini, bunun öğretilmesi gerektiğini anlatıyor.

Onur Öymen var, çağdaş uygarlık düzeyiyle bağımsızlık arasındaki olmazsa olmaz ilişkiyi anlatıyor.

Profesör Ümit Özdağ var, futbol maçında basketbol oynayarak sonuç alamayacağımıza dikkat çekiyor, Akp stratejilerine hizmet eden “sarı muhalefet”e dikkat çekiyor.

Uluç Özülker var.
Fikri Sağlar var.
Ufuk Söylemez var, ulusal çıkarlarımızı, milli ekonomiyi, ideolojik saplantılardan uzak, içinde “insan” olacak şekilde hayata geçirebilmemizin yollarını anlatıyor.

  • Profesör Ahmet Ercan, Cumhuriyet devrimlerinin kasıtlı olarak aşındırıldığını, köy enstitüleri başta olmak üzere, eğitim sistemini kuruluş ayarlarına döndürmek gerektiğini izah ediyor.

Türkiye’nin kahramanı Nasuh Mahruki var, “kök sorun” kavramına dikkat çekiyor, geriye kalan tüm sorunlarımızın Atatürk’ün ilerici vizyonundan vazgeçmekle başladığını anlatıyor.

Profesör Osman Korkut Kanadoğlu var, Profesör Kemal Alemdaroğlu, Profesör Coşkun Özdemir, Profesör Mehmet Tevfik Özcan var.

Mavi vatan” kavramının mucidi Cem Gürdeniz var.

Can Ataklı, gerçekten ilham verici bir açılım yapıyor, seçime “kazanacak bir aday”la girmek yerine, “kazanacak bir kavram”la girmemiz gerektiğini anlatıyor.

Namık Tan var, ihtiyacımız olan sadece gerçekçilik ve akılcılık diyor, hatalarımızla yüzleşmeden, yüzleşmeyi idrak etmeden toparlanmanın mümkün olmadığını özetliyor.

Profesör Tolga Yarman var, altını çize çize okumamız gereken bir tarif yapıyor, “son yirmi yıl, dincilerden memlekete hiçbir yarar sağlanamayacağını göstermiştir, ama şu da var ki, bu dincileri başımıza, gardrop Atatürkçüleri, samimi inananları küstüren, görenekten nasibini alamamış, Cumhuriyet’i anlamamış, Atatürk’ü hiç anlamamış, halka tepeden bakan, kibirlerinden geçilmeyen, sözde ilerici gabiler bela etmiştir” diyor.

Sedef Kabaş var, 3T formülüne vurgu yapıyor; Teknoloji, Tarım, Turizm diyor.

Ümit Zileli var, Şahin Mengü var, Salim Şen var, Arslan Bulut var, Deniz Kutluk, Tarık Özkut, Ertuğrul Kumcuoğlu, Mustafa Duman, Haluk Dural, Orhan Eraslan, Ümit Ülgen var.

Kitap diyoruz ama, 160 sayfalık “kurtuluş reçetesi” demek daha doğru.
Memleket için endişeleniyor, karamsarlığa kapılıyor ve acaba ne yapmalı diye kafa yoruyorsanız, “Türkiye İçin Ne Yapmalı?” kitabını okuyarak başlamanızı öneriyorum.

 

 

Akp’yle aranıza mesafe koyun

YILMAZ ÖZDİL

SÖZCÜ, 9 Nisan 2021

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)

Tam kapandık, olmadı. Hafta sonu kapandık, olmadı.
Akşamları kapandık, olmadı. Restoranları kapattık, gene olmadı.

Bu işten kurtulmak istiyorsak… Hiç denenmeyen yöntemi öneriyorum.
Akp’yle aranıza mesafe koyun!
“Lebaleb” doldurulan Akp kongrelerine gitmiş tanıdığınız varsa mesela, aranıza sosyal mesafe koyun, görüşmeyin.

“Virüsten korunmak için dut pekmezi yiyin, köme yiyene pestil yiyene korona bulaşmaz, kar yağışı mikropları öldürür” diyen… Akp kongrelerini “tıklım tıklım” dolduranlara “maşallah barekallah” diyen asrın liderimizle aranıza sosyal mesafe koyun, dinlemeyin.

“Şeffaf bilgi aktarıyoruz, salgın başladığından beri Türkiye’de toplam ölüm sayısı bile azaldı, her vaka hasta değildir, ulusal çıkarları korumak için pozitif çıkanları açıklamıyoruz, açılan sınıflarda açılmayanlara göre vaka düşüşü görüyoruz, salgın kontrol altına alındı, katıldığım cenazenin kalabalık olabileceğini öngöremedim, herkese yetecek kadar aşımız var, günde iki milyon kişiyi aşılayacağız, lebaleb kongreleri gündemde tutmanın kimseye faydasının olmadığı kanaatindeyim” diyen sağlık bakanımızla aranıza sosyal mesafe koyun, Fahrettinden masallara kanmayın.

“Salgınla mücadelede dünyanın en başarılı ülkesiyiz, dünyanın en iyi hastanelerine sahibiz, Almanya şehir hastanelerimizi kıskanıyor, virüse karşı yerli ilaç ürettik, yerli aşımız hazır, sağlık sistemi çöken ABD’ye tıbbi yardım yaptık, sağlık bakanımıza Nobel ödülü verilmeli, Tbmm madalyası verilmeli, Kadir Savun gibi babacan, örnek devlet adamı” diyen Akp medyasıyla aranıza sosyal mesafe koyun, yalaka pozitif’in virüs pozitif’ten daha tehlikeli olduğunu unutmayın.

Bilim kurulu olması gerekirken “ne biliim” kurulu haline gelenlerle aranıza sosyal mesafe koyun,
Ahmet Saltık, Kayıhan Pala, Esin Davutoğlu Şenol,
Bengi Başer, Gaye Usluer
gibi, varlığıyla onur duyduğumuz profesörlerimize
kulak verin, yoksa ölürsünüz.


Murat Emir, Aytun Çıray, Mustafa Adıgüzel, Aylin Cesur gibi saygın milletvekillerimizin uyarılarını yakından takip edin, “kongrelerimizde yatay çekim yapıldığı için insanlar üst üste binmiş gibi gözüküyor” diyen Akp milletvekilleriyle aranıza sosyal mesafe koyun, aksi taktirde virüsten olmasa bile gülmekten ölürsünüz.

Biz bize yeteriz” diyerek, iban numarası verenlerle aranıza sosyal mesafe koyun, bağışlarınızın yandaş müteahhitlerin cebine değil, salgında zarar gören gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını istiyorsanız, Chp’li belediyelerin yardım kampanyalarına destek olun.

Market pahalı. Pazar pahalı.
Doğalgaz pahalı. Hayat pahalı…
185 ölü.
193 ölü.
211 ölü.
276 ölü.
İnsan sudan ucuz.

Kader değil bu… İddia ediyorum, düzeltmenin tek yolu var.
Akp’yle aranıza mesafe koyun!
=================================

  • Değerbilirliği için yurtsever ve yürekli, araştırmacı yazar – gazeteci dostumuz Sayın Yılmaz Özdil’e şükranlarımızı sunarız…

    9 Eylül Üniversitesi Hastanesinin 9.4.2021, 16:15’te açıklaması :

  • COVID-19 PANDEMİSİ NEDENİYLE HASTALARIMIZIN DOĞRU VE UYGUN KOŞULLARDA SAĞLIK HİZMETİ ALABİLMESİ İÇİN 12.04.2021 TARİHİNDEN BAŞLAYARAK TÜM POLİKLİNİK RANDEVULARI (ÇOCUK HEMATOLOJI – ONKOLOJİ DIŞINDA) İPTAL EDİLMİŞTLR.

    Son salgın verileri şöyle (9 Nisan 2021) :

  • Hindistan 132 bin, milyon nüfusta 94
    Brezilya
    89 bin, milyon nüfusta 414
    ABD 80 bin, milyon nüfusta 239
    Türkiye 56 bin, milyon nüfusta 667

Yani; nüfusuyla orantılı olarak milyon nüfus başına 9 Nisan 2021 günü yeni tanı konan Kovit-19 hastası sayısı bakımından Türkiye açık ara ile Dünyada birinci!

Ama RTE, 11 Mart 2021 günü, salgının 1. yılında yaptığı yazılı basın açıklamasında, “salgında mücadelede destan yarattık” diyebildi!!??

Hatta bir de kitap yayınlandı; tam anlamıyla algı yönetimi..
Pes dedirtiyor pes…
“Müslüman” bunu yapar mı, halka yalan söyler mi, halkı aldatır m?
Masum insanların yaşam hakkını korumak iktidarın en başta gelen tartışmasız ödevi değil mi?

Ne yapıp edip yeterli, etkili ve güvenli aşı bularak hızla uygulamak gerekiyor.

İdeal olanı, bu yaygın seferberlik aşılmasını ülkeyi 4 hafta TAM KAPATARAK yapmak.

Ancak aşı sağlanamasa da 4 hafta tama yakın kapanma tek çare kaldı, ertelemeden!

Sevgi ve saygı ile. 09 Nisan 2021, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik 

 

 

 

2020 Ç a l ı ş m a l a r ı m ı z…

2020 Ç a l ı ş m a l a r ı m ı z…


Dostlar,

Her takvim yılı sonunda ülkemize katabildiklerimizi web sitemizde paylaşıyoruz..

2020 yılı boyunca, 23 Mart’tan başlayarak, 31 Aralık’a dek 217 adet TV konuşması, webinar vb. etkinlikler gerçekleştirdik. Anlı – şanlı renkli, “böyyük” medya bize hiç yere vermedi, sahibinin sesi olmayı sürdürdü. HALK TV, TELE1, KRT bize en çok ekran sunan organlar oldu.

2020 boyunca 53 adet Aydınlanma makalesi yazdık, fiziksel / sanal ortamlarda yayınladık..
Bu yıl çoğu Salgın ile ilgili idi.

  • 1 milyonu geçen tweet iletilerimiz oldu.

Gözlemlerimizi, deneyimlerimizi, önerilerimizi yayınlayalım istedik bir kitap olarak,
ancak önerdiğimiz 2 yayınevi,
salgın koşullarındaki ekonomik çöküntüyü gerekçe göstererek yanaşmadı.

KOVİT-19 salgını ile başetmek için tüm birikimlerimizi halkımıza / ulusumuza sunmaya çabaladık.. Ücretli tirollerden ölüm tehditleri aldık, apaçık “KANINI İÇECEĞİZ” diye sosyal medyada yazdılar ama T.C.’nin hiçbir Cumhuriyet Savcısı kendiliğinden hiçbir işlem yapma gereği duymadı. Adli soruşturma açılmadığı gibi, o kişilerin hesaplarına bir kısıt da görmedik.

Bize sayfalarını açan gazete, dergi, kitaplara teşekkür ederiz. Aşağıda 53 makalemizin dökümü var. Erişkeleri (linkleri) tıklanarak ya da kopyalanarak google vb. arama motorları (internet browser) aracılığıyla çağrılabilir, kopyalanıp arşivlenebilir ve en önemlisi paylaşılabilir.
Bu makalelerimizin birkaçı gazetelerde tam sayfa yayınlandı.. Sn. Yılmaz ÖZDİL ve Sn. Uğur Dündar 2’şer kez tam sayfa olarak yerlerini bize bıraktılar, bu yazılarımızın her biri 2,5 milyonu aşan okuyucu kitlesine ulaştı. Kendilerine, SÖZCÜ‘ye, Cumhuriyet‘e, BİRGÜN‘e şükranlarımızı sunarız..

SÖZCU_Annesine_masum_insanlar_olurken_O’nun_ulusal_cikarlari_savundugunu_sandigini_sakin_soylemeyin

UZAT_KOLUNU_TURKIYE_SOZCU_UGUR_DUNDAR_5.12.20

2020 Yılı  Aydınlanma Makaleleri (53 adet)

Makalenin konusu Yayımlandığı yer(ler) Tarihi
1 2019 Aydınlanma Makalelerimiz – Konferanslarımız, Bilimsel Çalışmalarımız http://ahmetsaltik.net/2019/01/01/2018de-neler-yaptik/ 01.01.2020
2 2020’de AKP = Erdoğan’dan İvedi Beklentiler.. http://ahmetsaltik.net/2020/01/01/iktidar-neron-gibi-romayi -da-yakarim-moduna-gecmis/ 01.01.2020
3 2020 Başında AKP = Erdoğan’ın Türkiye’yi Sürüklediği Bataklık http://ahmetsaltik.net/2020/01/01/2020-basinda-akp-erdoganin -turkiyeyi-surukledigi-bataklik/ 01.01.2020
4 Kanal İstanbul Tartışması http://ahmetsaltik.net/2020/01/09/kanal-isanbul-tartismasi/ 09.01.2020
5 Soner Yalçın’a Çağrı http://ahmetsaltik.net/2020/01/12/soner-yalcina-cagri/ 12.01.2020
6 Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’ya Açık Çağrı http://ahmetsaltik.net/2020/01/12/saglik-bakani-dr-fahrettin-kocaya-acik-cagri/ 12.01.2020
7 İstanbul Kanalı İle AKP Neleri Maskeliyor?? http://ahmetsaltik.net/2020/01/12/stanbul-kanali-ile-akp-neleri-maskeliyor 12.01.2020
8 2019’da Ekonomi, Enflasyon ve AKP = Erdoğan http://ahmetsaltik.net/2020/01/12/2019da-ekonomi-enflasyon-ve-akp-erdogan/ 12.01.2020
9 İktidar Soyguna Ortak mı? http://ahmetsaltik.net/2020/02/01/baskentgaz-tarafindan-yapilmis-bagis/
http://ahmetsaltik.net/2020/02/02/iktidar-soyguna-ortak-mi/
01.02.2020
10 Suriye Bunalımı ve AKP = Erdoğan Rejiminin Ağır Tarihsel Sorumluluğu http://ahmetsaltik.net/2020/02/06/suriye-bunalimi-ve-akp-erdogan-rejiminin-agir-tarihsel-sorumlulugu/ 06.02.2020
11 TNSA 2018’in Kodları ve Halktan Saklananlar http://ahmetsaltik.net/2020/02/23/turkiye-nufus-ve-saglik-arastirmasi-2018-ne-soyluyor 23.02.2020
12 AKP = ERDOĞAN’ın Çıldırtan Sözleri :“Birkaç şehidimiz var, şehitler tepesi boş kalmayacak” http://ahmetsaltik.net/2020/02/25/birkac-sehit/ 25.02.2020
13 “Birkaç Tane Şehit” ve “Kavala Savcısının
Peşin Tutuklama Mütalaası” Üzerine
http://ahmetsaltik.net/2020/02/26/carsamba-igneleri-26-subat-2020/ 26.02.2020
14 Meşruluğunu Apaçık Yitiren AKP = Erdoğan İktidarı Ulusumuz Tarafından Görevden Uzaklaştırılmalıdır http://ahmetsaltik.net/2020/03/02/mesrulugunu-apacik-yitiren-akp-erdogan-iktidari-ulusumuz-tarafindan-gorevden-uzaklastirilmalidir/#more-54167 02.03.2020
15 Korona Virus Nelere Şal, Nelere Mercek? http://ahmetsaltik.net/2020/03/18/korona-virus-nelere-sal-nelere-mercek/     18.03.2020
16 COVID-19 Salgını Öngörüleri (1) ve (2) http://ahmetsaltik.net/2020/03/18/korona-virus-nelere-sal-nelere-mercek/ 18.03.2020
17 Korona Salgını ile İlgili Güvenilir Bilgi Kaynakları ve AKP İktidarına Öneriler http://ahmetsaltik.net/2020/03/19/korona-salgini-ile-ilgili-guvenilir-bilgi-kaynaklari-ve-akp-iktidarina-oneriler/ 19.03.2020
18 Korona Virus Salgını Güncelleme -3 http://ahmetsaltik.net/2020/03/20/koron-virus-salgini-guncelleme-3/ 20.03.2020
19 Korona Virüs Salgını ile Nasıl Başetmeli?? http://ahmetsaltik.net/2020/03/23/korona-virus-salgini-ile-nasil-basetmeli/ 23.03.2020
20 COVID19 Salgınının Seyir Defteri http://ahmetsaltik.net/2020/03/25/covid19-salgininin-seyir-defteri/ 25.03.2020
21 Korona Virüs Salgınının Ekonomi-Politiği http://ahmetsaltik.net/2020/03/27/korona-virus-salgininin-ekonomi-politigi/ 27.03.2020
22 Korona Salgının Türkiye Seyir Defteri.. http://ahmetsaltik.net/2020/04/19/korona-salginin-turkiye-seyir-defteri/ 19.04.2020
23 ODATV Söyleşisi İçin Prof. Dr. Ahmet Saltık’a
Yöneltilen Sorular ve Yanıtları
https://odatv4.com/vahsi-kapitalizmi-mutlaka-dizginlemeliyiz-26042015_m.html
http://ahmetsaltik.net/2020/04/26/odatvde-nurzen-amuran-ile-korona-salgini-soylesimiz/

 

26.04.2020
24 Salgının Resmen 50. Gününde
Ne Söylemek İstiyoruz?
http://ahmetsaltik.net/2020/04/30/salginin-resmen-50-gununde-ne-soylemek-istiyoruz/ 30.04.2020
25 AKP’den Kurtulmak En Acil Mücbir Sebep! http://ahmetsaltik.net/2020/05/01/akpden-kurtulmak-en-acil-mucbir-sebep/ 01.05.2020
26 Korona Salgını Seyir Defteri – 59. Gün :
Ne Yapmalı ??
Kitap bölümü, ADD yayını; Covid 19 Süreci ” Değişen Yaşamlarımız ve Toplumsal Değerlerimiz”, Haziran 2020
http://ahmetsaltik.net/2020/05/08/korona-salgini-seyir-defteri-59-gun-ne-yapmali/ 08.05.2020
27 Yeni Korona Virüs-19 Salgını ve Tıbbi / Ekonomo-Politik Seyir Defteri (Kitap bölümü) Ortadoğu Çıkmazında Türkiye KİTAP BÖLÜMÜ, syf. 11-43
Editör : Şenol Çarık
19.05.2020
28 COVID-19 Aşıları ve Hastalıktan Korunma İçin 10 Temel Öneri http://ahmetsaltik.net/2020/05/25/covid-19-asilari-ve-hastaliktan-korunma-icin-10-temel-oneri/ 24.05.2020
29 Koronavirüs Salgınının Türkiye’deki Seyri :
76. Gün
http://ahmetsaltik.net/2020/05/25/medyascope-programimiz-koronavirus-salgininin-turkiyedeki-seyri/ 25.05.2020
30 PANDEMİ İLE MÜCADELEDE YAPILAN HATALAR ve ÖLÇÜSÜZ AÇILMANIN SONUÇLARI http://ahmetsaltik.net/2020/06/16/15-haziran-2020-krt-tv-programimiz/ 26.06.2020
31 BİLİMİN ve BİLİM İNSANLARININ SESİ KISILAMAZ! Prof. Dr. Kayıhan PALA’ya Destek Açıklamamız http://ahmetsaltik.net/2020/07/01/iktidarin-salgin-politikasini-elestirmisti-prof-dr-kayihan-palaya-sorusturma/ 01.07.2020
32 Varlık Vergisi; şimdi değilse ne zaman? http://ahmetsaltik.net/2020/07/05/koronavirus-zararina-euro-varlik-vergisi-cozumu 05.07.2020
33 Bilim Kurulu Üyesinden Korkutan Uyarı :  Yanılgıya düştük, sonbahara hazırlanın! http://ahmetsaltik.net/2020/07/12/korkutan-uyari-yanilgiya-dustuk-sonbahara-hazirlanin/   12.07.2020
34 Koronavirüs Salgınının 144. Günü :
Ne Yapmalı??
ADD Bültenine…. 31.07.2020
35 Rusya’da Koronavirüs Aşısının ‘Onaylanması’ Üzerine http://ahmetsaltik.net/2020/08/11/putin-duyurdu-koronaviruse-karsi-gelistirilen-ilk-asi-tescil-edildi/     Cumhuriyet Gazetesi 14.08.2020
36 250 Bin KOVİD Hastası ve 6 Bin Ölüm ; Salgının 160. Gün Bilançosu! AKP İktidarı Gerçekte Ne Yapmak İstiyor ?? http://ahmetsaltik.net/2020/08/18/250-bin-kovid-hastasi-ve-6-bin-olum-salginin-160-gun-bilancosu-akp-iktidari-gercekte-ne-yapmak-istiyor/ 18.08.2020
37 Bu Rakamlar Kabul Edilemez! https://odatv4.com/bu-rakam-kabul-edilemez-23082057_m.html
http://ahmetsaltik.net/2020/08/23/odatv-soylesimiz-23-agustos-2020/
23.08.2020
38 Yakıcı Salgın Gerçekleri.. http://ahmetsaltik.net/2020/08/31/halk-tv-programimiz-ve-yakici-salgin-gercekleri-29-agustos-2020/ 31.08.2020
39 Salgınla Flört Edilmez
(SÖZCÜ, Yılmaz Özdil’in köşesi)
(Tam arka sayfa)
file:///C:/Users/user/Documents/Downloads/yilmazbeyyazi.pdf 06.09.2020 06.09.2020
40 “Korona ile Uzayan Tango…” Ne Yapmalı??
(BİRGÜN Gazetesi tam arka sayfa) http://ahmetsaltik.net/2020/09/11/korona-ile-uzayan-tango-ne-yapmali/
https://www.birgun.net/haber/korona-ile-uzayan-tango-ne-yapmali-315077 10.09.2020
41 Virüsle Flört Olmaz
(
Cumhuriyet Gazetesi, S. Bahçetepe’ye demeç)
https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/prof-saltik-14-gunluk-tam-kapatma-onerdi-1768614 25.09.2020
42 Masum Yurttaşlar Ölürken, Hangi Ulusal Çıkarlar Korunuyor Acaba?
(SÖZCÜ, Y. Özdil, tam arka sayfa)
http://ahmetsaltik.net/2020/10/06/masum-yurttaslar-olurken-hangi-ulusal-cikarlar-korunuyor-acaba/ 06.10.2020
43 10 Maddelik Salgın Reçetesi :
Her Kim Tam Yetkili ve Sorumlu İse.. (Cumhuriyet, M. Balbay’ın köşesi)
http://ahmetsaltik.net/2020/10/12/10-maddelik-salgin-recetesi/ 14.10.2020
44 Fahrettin Katsayısı Kaç?? http://ahmetsaltik.net/2020/10/21/krt-tv-programimiz-20-ekim-2020/    21.10.2020
45 O’nu, Yüce Atatürk’ü Aramızdan Bedensel Ayrılışının 82. Yılında Niçin Anıyoruz? (10.11.20, ayrıca http://ahmetsaltik.net/2020/11/10/onu-yuce-ataturku-aramizdan-bedensel-ayrilisinin-82-yilinda-nicin-aniyoruz/) https://add-cankayamaviliste. blogspot.com/2020/11/onu-nicin-anyoruz.html#more 08.11.2020
46 İstanbul’da Yoğun Bakımda Alarm Zilleri Çalıyor : İstanbul Tıkanmak Üzere (Cumhuriyet’e demeç) http://ahmetsaltik.net/2020/11/16/cumhuriyet-gazetesine-demecimiz-16-kasim-2020/ 16.11.2020
47 Evrensel’e COVID-19 Aşılarında
Son Gelişmeler (EVRENSEL’e demeç)
https://www.evrensel.net/haber/419222/asi-esit-ve-adaletli-dagitilmazsa-hic-bir-ulke-guvende-olmayacak?a=8ff 19.11.2020
48 Korona Aşılaması Nasıl Olacak?
Öncelik Sırası Nasıl Belirlenecek?
KORONA AŞILAMASINDA ÖNCELİKLER SORUNU – Prof. Dr. Ahmet SALTIK
(Uğur Dündar’ın köşesi)
https://www.sozcu.com.tr/2020/yazarlar/ugur-dundar/korona-asilamasi-nasil-olacak-oncelik-sirasi-nasil-belirlenecek-6139744/ 25.11.2020
49 Aşı Savaşları ve AKP’nin Aşı Sınavı ,
https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/olaylar-ve-gorusler/asi-savaslari-ve-akpnin-asi-sinavi-prof-dr-ahmet-saltik-1798051
(Cumhuriyet, 12.12.2020)
AŞI SAVAŞLARI ve AKP İKTİDARININ SINAVI – Prof. Dr. Ahmet SALTIK 12.12.2020
50 Milyonluk Tweet İletilerimiz… MİLYONLUK TWEET İLETİLERİMİZ… – Prof. Dr. Ahmet SALTIK 16.12.2020
51 Türkiye’de aşı kıtlığı var
(ANAYURT Gazetesi ile Söyleşimiz : ‘Türkiye’de aşı kıtlığı var’ – Prof. Dr. Ahmet SALTIK)
http://www.anayurtgazetesi.com/haber/Prof-Dr-Ahmet-Saltik-uyardi-Turkiye-de-asi-kitligi-var/719194 21.12.2020
52 Aşı karşıtlığına karşı yasal çözüm var (ANAYURT Gazetesi ile söyleşi) ANAYURT GAZETESİ ile SÖYLEŞİMİZ : Aşı karşıtlığına karşı yasal çözüm var – Prof. Dr. Ahmet SALTIK Saltık: Aşı karşıtlığına karşı yasal çözüm var (anayurtgazetesi.com) 23.12.2020
53 11 Mart – 28 Aralık 2020 Arasında 9,5 Ayda
En Az 300 Sağlık Emekçisini Salgına /
Kötü Yönetime Kurban Verdik!
En Az 300 Sağlık Emekçisini Salgına – Kötü Yönetime Kurban Verdik! – Prof. Dr. Ahmet SALTIK 29.12.2020

***
14 Kasım 2020 günü, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalındaki görevimizden emekli olduk. Web sitemizde yer alan özgeçmişimizden (CV) bir paragraf aktarmamız uygun olacak :

Uzmanlık alanında 271’i ulusal, 50’si uluslararası toplam 321 bilimsel bildirisi, yayını,
kitap bölümleri, kitap çevirisi var (H indeksi 5, atıflar 81; Scopus).
Birkaç bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı.
KemalizmAydınlanmasağlık hakkı ve politikaları… gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da 1418 konferans verdi, 300+ radyo-TV,  webinar konuşması yaptı, 790’ı aşkın makale yazdı.

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden de mezun oldu (Kamu Yönetimi ve
Siyaset Bilimi bölümü). Türkiye’de tek Tıbbiyeli + Mülkiyeli..
Sağlık Hukuku
 alanında tezli master (yüksek lisans) yaptı.

Okumayı, yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için
bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor.
(Anayasa Hukuku PhD – Doktora eğitimi sürüyor.)
***

Ülkemize ve insanlığa 2021 için en başta SAĞLIK diliyoruz..

Sevgi ve saygı ile. 01.01.2021 / Ankara.

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik

Yazımızın pdf biçimi : 2020_Calismalarimiz

Turkuaz renkli skorbord’un rakamları…

Turkuaz renkli skorbord’un rakamları…

Yılmaz Özdil
SÖZCÜ
, 26 Kasım 2020

Üç hafta kadar önceydi. Hayatımın en çaresiz anlarından birini yaşadım.
Telefonum çaldı. Arayan, çok saygı duyduğum bir büyüğümdü, babamın arkadaşıydı.
Sevinçle açtım. Hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.
Yılmaz bir şey yap, Yılmaz bir şey yap diyor, gerisini getiremiyordu.
Ağabey sakin ol kurban olayım, ne oldu diye soruyordum ama, nafile.
Öylesine paniğe kapılmıştı ki, o dağ gibi adam ağlamaktan konuşamıyordu, gözyaşlarına boğuluyordu, gidemiyorum, haber alamıyorum gibi kelimelerini seçiyordum ama, can kulağıyla dinlememe rağmen ne dediğini anlayamıyordum.

İnanın belki beş dakika dil döktüm, biraz durulur gibi oldu, hâlâ ağlıyordu ama, hiç olmazsa artık sıkıntısını anlatabiliyordu. Pozitif çıkmıştı. Dokuz Eylül Üniversitesi hastanesine kaldırılmıştı. Ama derdi o değildi. Eşi de pozitifti.  Ege Üniversitesi hastanesine kaldırılmıştı, entübeydi, yoğun bakımda yatıyordu, hayati tehlikesi vardı.
Biri şehrin bir ucunda, öbürü öbür ucunda yatıyordu. Hıçkıra hıçkıra ağlamasının sebebi buydu.
Bir ömür el ele yürüdüğü eşinden haber alamıyordu.
Kendisi de kontrol altında tutulduğu için eşinin yanına gidemiyordu.
Hayat arkadaşını kaybetme korkusuyla paramparça olmuştu.
Aklına ben gelmiştim. Her iki üniversitede profesör arkadaşlarım olduğunu biliyordu.
Hıçkıra hıçkıra arayıp “bir şey yap” dediği işte buydu. Eşinden haber getirmemi istiyordu.

“Yoksa öldü de, benden gizliyorlar mı?” diye sordu.

Dedim ya, hayatımın en zor anlarından biriydi.

Turkuaz renkli skorbord tablosunda rakamlardan ibaretmiş gibi gösterilenlerin, her biri… Aslında işte böyle trajik hayat öyküleri. Her gün binlerce insanımız benzer telefonlar alıyor.
Kimisi tanıdığından, kimisi anasından, kimisi babasından.
Her telefondan sonra binlerce insanımızın hayatı allak bullak oluyor.
Çok yıpratıcı bir süreç başlıyor. Bir okurum şu mesajı atmış mesela…

“İstanbul’da yaşıyorum, evliyim, karı-koca mühendisiz, bir çocuğumuz var, güya şanslı azınlık denilen vatandaşlardanım. Pazartesi sabahı saat 8’de, babamın Gemlik devlet hastanesine kaldırıldığı haberi geldi, apar topar gittim. İleri derece covid tanısı konulmuştu.
Gemlik’e geldim, yer olmadığı için Gemlik devlet hastanesine yatırılmadığını, Bursa şehir hastanesine sevk edildiğini öğrendim. Neyse, saat 14.30 gibi, babamı şehir hastanesinin acil servisinde sandalyede otururken buldum. Oksijen vermişler, satürasyonu yükseltmişler, bir odaya getirmişler, orada beklemesini söylemişler.
Bekle denilen oda, herhangi bir evin salonu kadar, en fazla 30 metrekare büyüklüğünde, üç yatak var, dolu, iki tekerlekli sandalye var, dolu, hepsi covid hastası, yakınlarıyla beraber bekliyorlar.
Babam koridora çıkmış, orada bulduğu sandalyeye oturmuş.

Covid acil servisinde durum felaket, hasta sayısı inanılmaz, ne doktor yeter, ne hemşire yeter, ne hastabakıcı yeter, kapasitenin belki 10 kat üstünde hasta var, doktorlar ve sağlık personeli adeta nefes alamıyor, canhıraş çalışıyorlar. Sağlık personeli perişan olmuş. O televizyonlarda gördüğümüz robocop kıyafetleri kalmamış, çoğunda N95 denilen maskeler yok, iki maske üst üste takmışlar, o kadar…

Hastalar, hasta olmayanlar, sağlık personeli, herkes bir arada…
Hastaları acilde tutup, serviste yatak boşalırsa çıkartıyorlar, 24 saat 48 saat acilde bekleyen var.
Muhtemelen ben de oradayken acayip korona yükü almışımdır, maske ne kadar koruyor, şu 5-6 gün içinde göreceğiz. Herkes başının çaresine bakmaya çalışıyor, ben de öyle yaptım, koridorda dolaşırken boş bir sedye buldum, babamı sandalyeden sedyeye terfi ettirdim!

Saatlerce bekledik, gece yarısı 24 gibi, hastabakıcı geldi, acil ile servis arasında bir bölüme götürdüler, babamı oraya yatırdılar. Meğer, serviste yer açılıncaya kadar burada bekletiyorlarmış. Ertesi sabah oldu, öğlen oldu, saat 14 gibi serviste yer açılmış, oraya aldılar.

Babam alttan üstten gidiyor bu arada, diyabeti de var. Başında duruyorum.
Bir hastabakıcı geldi, tek başına yürüyebilir mi diye sordu. Yürüyebiliyor dedim.
O halde refakatçiye gerek yok dediler. Beni dışarı çıkardılar.
Ne yapacağımı bilmez halde dışarda dolaşıyordum, dört saat kadar sonra telefonla aradılar, hastanın özel ilgiye ihtiyacı var, alttan üstten gidiyor, refakatçi olarak gelmeniz lazım dediler.

Hastanede yatan herkes korona hastası olduğu için, benim de karantinaya alınacağımı, dışarıya çıkamayacağımı söylediler, dışardan birinin su/meyve vesaire taşımasını tembihlediler.

İçerde yeterli su yokmuş, ihtiyaç oluyormuş. İçeri girersem, ben de hasta olursam ne olacak, üstelik üvey annem de parkinson hastası, o da evinde koronadan karantinada, bize kim bakacak dedim. Refakatçi olmanız lazım dediler. Hemşireye ne diyeyim…

“Biz ne yapalım, sizin babanız değil mi?” dese, verecek cevabım yok. Çare yok.
Apar topar İstanbul’a geri gittim, kendime ve eşime küçük bir bavul hazırladık, Bursa’ya geldik, otele yerleştik. Eşim otelde kalacak, bana su filan taşıyacak. Akdeniz anemisiyim, 25 yıl sigara kullandım, ciğerlerim haşat, girersem çıkar mıyım, bilmiyorum.

Korkuyorum desem, kim ne yapsın. Eşim romatizma hastası, benim yüzümden ona bir şey olsa, ailesine verebileceğim cevabım yok.

Ömer Seyfettin’lik gibi hikaye oldu ama, yaşayıp, göreceğiz. Maalesef durumum bu.”

Turkuaz tablonuzu pembeye bile boyasanız, durumumuz bu.