ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 9 Mayıs 2018

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 9 Mayıs 2018

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

MAĞDUR
RTE’nin kızları, mağdur sıfatıyla 28 Şubat Davası’nda müebbetle cezalandırılan askerlerin tutuklanmasını talep etmişler.

  1. Dava darbe ise, bunlar darbeden nasıl etkilendi?
  2. Dava türban ise, 13-15 yaşında üniversiteye gidişleri nasıl engellendi?
  3. Türbanı askerler mi yasakladı?..

HALKAVİ
Bahçeli, cumhurbaşkanı adayları için imza veren  seçmenlerin  FETÖ’cülüğünün araştırılmasını istedi.…

  • Seçmenler, parti liderlerinin halkavi kaslarının kontrolünü istiyor mu?…

İTTİFAKTAKİLER
2012’de Feto’yu ziyaret eden 12 AKP’li vekilin 7’si yine aday.
Bahçeliiiii!…

DUL
CHP’nin 2015 seçimlerinde emeklilere bayram ikramiyesi vaadine Bakan Şimşek, ”Bekara karı boşamak kolaydır” demişti.
AKP dul kaldı…

DOST
Gül, Akar’ın ziyaretini doğruladı. Gizli olmadığını ve zorlama yapılmadığını söyledi.
Herkes inandı!
28 Şubat için “postmodern darbe” denmişti. (Darbeyle uzak-yakın ilgisi yoktu)
Akar’ın ziyareti, güdümlü vesayetli “dost-modern darbe” oldu…

ANIT
Mamak Belediyesi 15 Temmuz şehit ailelerinin şikayetçi olduğu kadının heykelini dikmiş.
Sahteciliğin anıtı…

POLİS
Polisler, 1 Mayıs Emekçi Bayramı’nda 77 yaşındaki emekli hakim kadını öldüresiye dövdü.
Kendinin emekçi olduğunu bilmeyen birkaç salak…

KALDIRMA
Malatya BŞB Bşk.lığına vekaleten bakacak olan AKP’li Hacı Polat Uğur, makamdaki Atatürk fotoğrafını kaldırmış.
Batmış…

OHAL
AKP utanıp sıkılmadan  OHAL’i kaldırma vaadi veriyor.
Sanki CHP-İYİ Parti ilan etti.
Sanki “Üç ay bile sürmez” diyen kendileri değildi…

İBO
İbrahim Tatlıses, “Megri megriyi de dilo diloyu da söylerim.”
Parayı ver, öttür…

DEH
RTE, S&P’un kredi notumuzu düşürmesi ile ilgili, ”zaten biz  onları dehledik..”
“Eyyy”den “Deeeh” e, aşama kaydetti…

CAİZ
Yeni Şafak yazarı Hayrettin Karaman’a göre rüşvet vermek caizmiş.
Her türlü ahlaksızlığa dini kılıf bulmayı iş edinmiş…

SUUD
Efes Tatbikatı’na Suudi Arabistan da katılıyor.
Ulusaldan, Arapsal’a…

DÜŞÜRECEK
RTE; enflasyonu, faizleri ve cari açığı düşürmeyi vadediyor.
Çıkaranı yakalarsam…
=============================================

Müthiş değerli dostumuz Naci Beştepe paşamız..
Kaleminize ve yüreğinize sağlık..
Özellikle;

  • Seçmenler, parti liderlerinin halkavi kaslarının kontrolünü istiyor mu?…

Sevgi ve saygı ile. 13 Mayıs 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET AMA SERBEST 

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET AMA SERBEST 

Rifat Serdaroğlu

(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

Dün 28 Şubat Davasına bakan mahkeme sonunda kararını verdi!
Bu karar, hukuk devletinin bitişinin ilanından başka bir şey değildir.
Ya İstinaf Mahkemesinde ya Yargıtay’da ya da AİHM’de çöp sepeti -ne atılacak, zoraki alınmış bir adli karardır.

28 Şubat nedir?
Bademlere göre, 28 Şubat İslam Dinine karşı yapılmış ve yüz binlerce insanı mağdur etmiş bir darbedir! Türk Milletinin kendilerine verdiği “Orgeneral” rütbesi ile yetinmeyip, gözleri zengin sofralarında ve NATO yüklenicilerinin gönderdiği hayat kadınlarında olan dönemin bazı şapşirik paşalarına göre ise 28 Şubat Post modern bir darbedir!

Eğer bunlar doğru olsaydı, Türkiye’yi dolu- dolu 11 yıl yöneten AKP-FETÖ işbirliği talimatıyla açılan 28 Şubat Davaları sonucu, hiç olmazsa 1 (BİR) kişinin cezaevinde olması gerekmez miydi? Erdoğan-Gülen talimatıyla açılan bu davalar sebebiyle bugün cezaevinde olan kimse yoktur. Ne bir siyasetçi, ne de bir asker!

Algı yaratmakta, yalan söylemekte ve doğruları çarpıtmakta çok usta olan Bademlere göre;
15 Temmuz sonrası, Erdoğan Başkanlığında toplanan MGK’nun aldığı “Olağanüstü Hal” kararı, Anayasal bir kurum olan MGK’da alındığı için demokratik ve geçerlidir.
Ama 28 Şubat 1997’de Demirel Başkanlığında toplanan ve “İrticayı Önleme” kararlarının oybirliğiyle alındığı MGK toplantısı, anti-demokratiktir ve geçerli değildir! Niye?

* Ayı; “Bu sene dağda armut bol olacak” demiş! Niye diye sormuşlar?
“Canım öyle istiyor” demiş!

Bademlere göre, Erbakan liderliğindeki Fazilet Partisinden ayrılmak ve AKP adıyla bir parti kurmak, demokratiktir ve geçerlidir!
Ama Erbakan’ın kucağına düşmüş DYP’de, parti içi mücadeleyi sonuna kadar verip sonuç alamayan bizlerin, Refah Yol Hükümetini Siyasi İslamcıların ve “cahil Çiller’in” kafalarına geçirmemiz anti-demokratiktir ve geçerli değildir!

Bademlere göre 15 Temmuz sonrası, haklarında hiçbir yargı kararı bulunmayan ve TBMM de süresi içinde onaylanmadığı için “Yok Hükmünde” olan OHAL kararnameleriyle 412 bin insanın ne ile suçlandıklarını bilmeden hapse atılmaları, insanların mallarına el konulması, işten atılmaları, gözaltına alınıp işkence görmeleri demokratiktir, doğrudur ve geçerlidir!
Ama TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonunun raporuna göre, Anayasa Mahkemesi kararları ve yasalara uymadıkları gerekçesiyle 28 Şubatta işten atılanların sayısının yalnızca 3.527 (üç bin beş yüz yirmi yedi) olması, antidemokratiktir, doğru değildir ve geçersizdir!

Bademlere göre gençliğimizi ilim ve aydınlıkla buluşturacak, onları dünyadaki muhataplarıyla yarışacak hale getirecek olan 8 Yıllık kesintisiz eğitim, antidemokratiktir ve geçersizdir!
Ama 7 (Yedi) yaşındaki çocuklara zorla Arapça öğretmek, sıkma başı ilkokullara kadar indirmek, okullarımızı tarikat ve cemaatlerin emrine vermek, çocuklarımızı ortaçağ karanlığına atacak eğitim sistemini uygulamak demokratiktir ve geçerlidir.

Değerli Okurlar;
28 Şubat 1997’de MGK’da alınan kararları tek- tek daha önce yazdım. İsteyen bulabilir. Bu kararların altına bu gün dahi imzamı atarım. Ne yazık ki, ne bu kararları alan Hükümet, ne o zamanın medyası bu kararlara yeteri kadar sahip çıkamadı ve halkımıza gerçekleri anlatamadı.
28 Şubat kararları oybirliği ile alınmıştır. Erbakan’ın da Çiller’in de alınan kararları imzalamaları için en ufak bir baskı yapılmamıştır. Yapıldıysa bu güne dek konuşmazlar mıydı? 28 Şubat’tan bir hafta sonraki Bakanlar Kurulunda, 28 Şubat kararlarının tamamı tüm Bakanlar tarafından (Abdullah Gül dahil) imzalanmış ve uygulama talimatları verilmiştir. Erbakan Hükümeti bu kararları uygulamış ve 28 Şubat’tan tam 3,5 ay sonra 18 Haziran’da istifa etmiştir.

Şimdi gelelim Bademlerin 28 Şubat ile ilgili GERÇEK DUYGULARINA…
Bademlerin bu dünyada en çok önem verdikleri olay PARA dır! Bunların kolunu kesin, tıkları çıkmaz. Ama tek kuruşlarını alın dünyayı başınıza yıkmak için uğraşırlar.
O zamanlarda, “Sıfırlama” , “Havuz Medyası” “Bakanların dolar-avronun önüne yatmaları” , “ayakkabı kutularında milyonlarca dolar”, “Gemicik”, “MAN adası”, MALTA Adası, olayları henüz yapılamadığından, Siyasal İslam’ın en kolay para kazanabildiği iki yol vardı;

1. Kurban derileri toplayıp, satmak!
2. Sayıları on binleri bulan kaçak kurslar açıp, gariban Müslümanların hem paralarını hem de imanlarını çalmak!

28 Şubatta Siyasi İrade, Kurban Derilerini toplama yetkisini Türk Hava Kurumuna verdi. İllegal kuruluşların ve şahısların kurban derisi toplaması yasaklandı.
Kaçak kursların tamamının denetimi ve açılma izni Milli Eğitim Bakanlığına devredildi. Kaymakamlar bu konuda uyarıldı!

İşte Bademleri çıldırtan 28 Şubat gerçeği bunlardır. İnanın bu kadar basittir.
Darbelere karşı olacak, karşı koyacak kişilerin öncelikle DEMOKRAT olmaları gerekir. Siyasal İslam’da şartsız itaat (biat) vardır. Biat’ın olduğu yerde demokrasinin adı bile söylenemez. Bu yüzden Bademler asla ve asla demokrat olamazlar, genlerinde tartışma kültürü yoktur.

Peki, 28 Şubat nedir?

  • 28 Şubat Türk Devletinin ve Türk Siyasetinin, emperyalist devletlerin desteklediği “Ilımlı İslam” politikasına, BOP projesine ve Türkiye Cumhuriyeti’nin “Federe İslam Devletine” dönüştürülmesine karşı çıkışıdır…

28 Şubat kararlarını uygulanamaz hale getirip, içimizdeki hainlerin de katkısıyla çökerten emperyal devletler, daha sonra AKP Projesini uygulamaya koydular ve bugünlere gelindi. Dün birçok asker ve Prof. Kemal Gürüz “Ağırlaştırılmış Müebbet Hapse” mahkûm edildiler. Fakat mahkeme bir tanesini bile tutuklayamadı!
Sizce niçin? Utançlarından olabilir mi? (14 Nisan 2018)
==================================================
Dostlar,

AKP = RTE’nin OHAL KHK’lerini POLİTİK İSTİSMARI SÜRDÜRÜLEMEZ

Konuya ilişkin biz de 28 Şubat davasını yazdık ve bir tür “..irticanın intikamı – rövanşı..” olarak niteledik (bkz. http://ahmetsaltik.net/2018/04/15/28-subat-kumpas-davasi/).

AKP = RTE‘nin bu kararı Saadet Partisi temelindeki Erbakan yandaşlarının oylarını devşirmek amaçlı kullanılabileceğini belirttik. Sn. Serdaroğlu’nun 28 Şubat 1997 Kararlarının amaç ve işlevlerine dönük yazdıklarını paylaşıyoruz. Aşağıdaki paragraf özellikle yerindedir :

  • 28 Şubat Türk Devletinin ve Türk Siyasetinin, emperyalist devletlerin desteklediği “Ilımlı İslam” politikasına, BOP projesine ve Türkiye Cumhuriyeti’nin “Federe İslam Devletine” dönüştürülmesine karşı çıkışıdır…

Ancak Sn. Serdaroğlu’nun yazısında yer alan “..TBMM de süresi içinde onaylanmadığı için “Yok Hükmünde olan OHAL kararnameleriyle..” anlatımı hukuksal olarak doğru değildir. İlgili mevzuat hükümleri aşağıdadır :

Anayasa md. 91/son : Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmayan kararnameler bu tarihte, Türkiye Büyük Millet Meclisince reddedilen kararnameler bu kararın Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Değiştirilerek kabul edilen kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, bu değişikliklerin Resmî Gazetede yayımlandığı gün yürürlüğe girer.

Anayasa md. 121/son : Olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, kanun hükmünde kararnameler çıkarabilir. Bu kararnameler, Resmî Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur; bunların Meclisce onaylanmasına ilişkin süre ve usul, İçtüzükte belirlenir.

TBMM İçtüzüğü :
Olağanüstü hal ve sıkıyönetim kanun hükmündeki kararnamelerinin görüşülmesi

MADDE 128– Anayasanın 121 ve 122 nci maddeleri gereğince çıkarılan ve Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan kanun hükmünde kararnameler, Anayasanın ve İçtüzüğün kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesi için koyduğu kurallara göre ancak, komisyonlarda ve Genel Kurulda diğer kanun hükmünde kararnamelerle, kanun tasarı ve tekliflerinden önce, ivedilikle en geç otuz gün içinde görüşülür ve karara bağlanır.

Komisyonlarda en geç yirmi gün içinde görüşmeleri tamamlanmayan kanun hükmünde kararnameler Meclis Başkanlığınca doğrudan doğruya Genel Kurul gündemine alınır.
******
Görüldüğü gibi “..TBMM de süresi içinde onaylanmadığı için OHAL kararnameleri kendiliğinden yok hükmünde” sayılamamaktadır. Nitekim AKP iktidarı OHAL KHK’larını TBMM onayından geciktirerek de olsa geçirmektedir. TBMM tarafından bu onay verilene dek OHAL KHK’ları yürürülükte kalmaktadır. TBMM reddederse elbette yürürlüğü kalmıyor. Fakat TBMM ne yazık ki iktidarın noteri gibi çalıştırıldığından, böylesi bir olasılık söz konusu değil.

Ancak, TBMM onayından aynen ya da değiştirilerek geçen OHAL KHK’ları artık “yasa” niteliği aldığından, Anayasa Mahkemesinin yargısal denetimine açılmaktadır. Bu nedenle Anamuhalefet tarafından Anayasadaki usul kurallarına uyularak AYM’ye taşınabilir. İktidar, bu son durum nedeniyle OHAL KHK’lerinin TBMM’de görüşülmesini geciktirerek mevzuattaki boşluğu kötüye kullanmaktadır.

OHAL kalktığında bu KHK’lar ne olacaktır?

Soruya yanıt tartışmalıdır.. Bu metinler kendiliğinden mi ortadan kalkacak, yoksa yeni yasal düzenlemelerle mi ya da AYM kararlarıyla mı hükümsüz kalacak, tartışmalıdır. Bu KHK’ların OHAL süresince ve OHAL ilan edilen bölge ile sınırlı olduğu (ki halen tüm Türkiye) AYM kararı ile sabittir. Her durumda, ana muhalefet partisi CHP’nin açtığı iptal davasında AYM’nin verdiği 12.10.2016 tarihli karara göre, OHAL kaldırıldığında bu KHK’lar geçersiz olacaktır.

AYM’nin 669 sayılı KHK’nın iptali için CHP tarafından açılan davada verdiği 12.10.2016 tarihli, 2016/167 E. ve 2016/160 K. Sayılı kararının gerekçesi 4 Kasım 2016’da Yüksek Mahkemenin web sitesinde yayınlanmıştır :

“Olağanüstü hâlin ilan edilmesi ve bu kararın TBMM tarafından onaylanmasından sonra Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından, 25.7.2016 tarihinde 669 sayılı KHK çıkarılmış ve 31.7.2016 tarihli ve 29787 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış ve aynı gün TBMM’nin onayına sunulmuştur. Dava konusu kuralları da içeren söz konusu KHK, Anayasa’nın 121. maddesine dayanılarak ve olağanüstü hâlin geçerli olduğu dönem içinde yurdun tamamında geçerli olmak üzere çıkarılmış olan bir olağanüstü hâl KHK’sıdır.”

AKP iktidarını “tutuşturan” bu belirleme – sınırlama “olağanüstü hâlin geçerli olduğu dönem içindeolsa gerektir. Ancak OHAL’in 21. ayı 3 gün sonra dolacaktır ve 8. kez 3 ay daha uzatılırsa 2 yıl tamamlanmış olacaktır. Ülkemizin bu soluksuzluğa daha fazla dayanması, daha doğrusu sabretmesi hiç ama hiç kolay değildir. Toplumda, yaygın ADALETSİZİĞE bağlı basınç kestirildiğinden, gözlemlenebilenden çoooook daha yüksektir.

AKP = RTE bu açık ve acı olguyu görmezden gelmemeli, doğru algılamalı ve OHAL rejiminin iktidara sağladığı baskıcı olanakları dünya alemin gözü önünde istismar etmeye artık son vermelidir. Öte yandan, hiç inandırıcı olmayan gerekçelerle yersiz uzatılan OHAL yüzünden bütün ülke turizmde, ekonomide, finansmanda, uluslararası ilişkilerde… ağır ve giderimi olanaksız bedeller ödemektedir.

İşte Moodys’in son kredi notumuzu düşüren kararının gerekçesi : Türkiye’de kurumlar çöktü.. Bu saptamanın elbette ağır bedelleri var; artan dış borç faizi, tırmanışa geçen döviz ve enflasyon, artan yoksulluk!..

  • Suçlamalara isyan ederek adalet duyguları yıkılan gencecik insanlar intihar etmektedir!.

Bu despotik – totaliter TEK ADAM REJİMİ sürdürülemez..
Baraj kapakları patlarsa önünde hiç kimse dayanamaz..

AKP = RTE, artık sağduyu, geç kalıyorsunuz geç, hem de çok geç!

Sevgi ve saygı ile. 17 Nisan 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

NACİ BEŞTEPE : 28 ŞUBAT ÖZEL YARGISI

28 ŞUBAT ÖZEL YARGISI

NACİ BEŞTEPE

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)

28 Şubat Davası’nda savcı mütalaasını verdi.
Son savunmalar alınıyor. Yani karar yakın.

AKP üst katlarından mahkemeye talimatlar yağdı 28 Şubat 2018 günü.

  • En ağır şekilde cezalandırılacaklar…

  • Ergenekon Balyoz davaları 28 Şubat gibi darbeler için açılmıştı ama sulandırıldı…

  • Bir daha böyle meşum günlerin yaşanmaması için omuz omuza mücadeleye devam edeceğiz.

28 ŞUBAT DARBE DEĞİLDİR!

FETÖ kumpası bu davanın duruşmalarında da bir kez daha kanıtlandı; 28 Şubat postmodern/dostmodern/mostmodern daha ne denirse densin darbe değildir.

  • Hükümet zorla düşürülmemiştir.

  • Ortada cebir şiddet yoktur.

  • Burnu kanayan tek kişi yoktur.

  • Sokağa çıkan tek er yoktur.

  • Sincan’dan tatbikata giden tanklara öyle sarıldılar ki tanklar erimiştir.

  • Dönemin iktidarı siyasi gerekçelerle hukuki yollarla değişmiştir. Değişimde asker yoktur.

Söylenti bol tevatür sınırsızdır.

ÖYLEYSE 28 ŞUBAT NEDİR?

  • 28 Şubat darbe değildir ama dini kullanan yobaz bağnaz çıkarcı sapkın çevreler için karın ağrısıdır.

  • Erbakan iktidarının aldığı kararlar ile önlerine engeller çıkarılmasına olan kızgınlık ve kindir.

  • İmam Hatip ortaokullarının kapatılmasının hazmedilememesidir.

  • İmam Hatiplerin arka bahçe olmaktan çıkarılma korkusudur.

  • Tarikat ve cemaatlerin fink atmalarının önlenmesinden duyulan rahatsızlıktır.

  • Allah ile aldatmanın bitirileceği endişesidir.

  • Siyasette ve ticarette dinin kullanılmasına son verilerek arpalıkların kapatılması kaygısıdır.

  • Devletin tüm kademelerinin yandaş dincilerle doldurulmasına fırsat verilmeyeceği karabasanıdır.

  • Kadın taciz ve tecavüzlerinin; kendi okul ve yurtlarında özellikle erkek çocukların istismarına son verileceği gibi bir felaketin habercisidir.

  • Sahtekâr hoca imam melle sömürüsüne son verileceği kabusudur. (1 Mart 2018)

==========================================================
Dostlar,

Çok değerli Dostumuz Sayın Em. Tümg. Naci BEŞTEPE paşamızın 28 Şubat uyarısı hakkında yukarıda yazdıklarını bütünüyle paylaşıyoruz..
Aradan 20 yıl geçmiştir ve irtica hala kin ve intikam kusmaktadır.
Türkiye’yi tümüyle eline geçirmeye ve kopkoyu bir faşist din devleti kurmaya kilitlenmiş kadrolar..
Ancak ne yazık ki (!) zamanın ruhu bu kişilerin hülyalarına elvermiyor, vermeyecek..
R.T. Erdoğan bile İslamın 1500 yıl önceki anlamıyla günümüzde uygulanamayacağını
kabul ve itiraf etmek zorunda kaldı..
Gerçek budur..
Laik – seküler düzeni içinize sindirecek, Türkiye’yi de dar-ül harp olarak görmekten vazgeçip başınızın üstünde taşıyacaksınız..

  • Dinde zorlama OLAMAYACAĞI Kur’an buyruğudur; uyacaksınız…
  • Peygamberin yetkisi bile “tebliğ” ile sınırlıdır, siz de ırada duracaksınız.

    Herkesin inancına – yaşam biçimine saygılı olacaksınız..
    Suudi Arabistan bile günün koşullarına uyuyor; Hİcri takvimi bıraktı, Miladi takvime geçti.. Kadınlara yeni haklar tanımakta.. Direnenler, Veliaht prens tarafından dışlanmakta (tasfiye edilmekte..)
    Birlikte barış içinde yaşamanın başka çaresi – yolu yok, yok, yok!
    Dünyada tutunmanın da yolu yok.. 1,5 milyar Müslüman nüfus habire dayak yiyor gelişmiş Batı’dan.. 57 İslam ülkesi Almanya kadar dışsatım (ihracat) yapamıyor. Bilime katkısı yok İslam Dünyasının.. S. Arabistan Müslüman Yemen’i bombalıyor utanmadan..

Asla unutulmasın :

  • HİÇBİR DİN AKLA VE BİLİME KARŞIT – AYKIRI HELE DÜŞMAN OLAMAZ!

28 Şubat bu gerçeklerin altını çizme ve ilgililerine anımsatma hatta dinci – gerici – yobaz karşıdevrime geçit verilmeyeceği kararlılığının dışavurumu idi..

Karşı çıkanlar gerçekte kendilerini ele vermiyor mu??

Sevgi ve saygı ile. 11 Mart 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Hangi 28 Şubat?


Hangi 28 Şubat?

portresi_kucukNaci BEŞTEPE

“28 Şubat’lar 1000 Yıl Sürmez” programında ağladı RTE.
13 yıldır ülkeyi yöneten adam mağduru oynadı yine.
“Üç yavrum katsayı engeli nedeniyle ülkemde okuyamadı.” dedi.
Oysa kızlarının türban yüzünden ABD’de okuduğunu söylerdi.
Millet yutmadı. ÖSYM puanlarının yetersiz olduğu ortaya çıktı. Söylem değişti.

PARALEL
Sürmekte olan 28 Şubat Davası’nda paralel yapı yüzünden istenen sonucun alınmadığını söyledi.
Oysa davanın paralel savcıları istedikleri gibi dosya oluşturmuştu.
Gariban sivil memuru korkutup çoğunu tanımadığı 45 subayın Batı Çalışma Grubu’nda çalıştıklarını söyletmeyi kabul ettirmişti.
28 Şubat 1997 MGK kararlarını,
Erbakan’ın imzaladığı 13 Mart tarihli Başbakanlık direktifini,
İçişleri Bakanı Meral Akşenerin 28 Mart’ta valilik ve emniyet müdürlüklerine yazdığı uygulama emrini,
Adalet Bakanı Şevket Kazanın savcılıklara 11 Nisan talimatını,
MİT ve Emniyet’in irtica brifinglerini,
9. Cumhurbaşkanı Demirel TBMM Komisyonu’nunda konuşmasını görmemişti.
Sahte dijital verileri, yalancı tanıkları esas almıştı.

NE İSTEDİNİZ DE ALAMADINIZ?

Hadi paralelcileri beğenmedi RTE, kendi oluşturdukları mahkemede olanlardan da
haberi yok mu?
Albay Alican TÜRK sordu dönemin bakanları Şevket KAZAN ve Meral AKŞENER’e;

  • Aczmendiler ile Fatma ŞAHİN ve Ali KALKANCInın manüplasyon maksatlı olarak
    askerlerce yaratıldığı iddia edildi. Bu konuda bakanlığınıza bilgi geldi mi?

İkisi de “HAYIR” dediler. Davayı etkilemek için bu ne çabadır? Bu ne kindir?
Her yer türban, her yer dindar vatandaşları sömüren vakıf ve AKP’li dolu.
Vatandaşın nesini istediniz de alamadınız?

DOLMABEHÇE İHANETTİR

Vatan hainliği, ihanet gibi ifadelerin olur olmaz kullanılmasına karşıyım.
Ancak, 28 Şubat 2015’te, Atatürk’ün çalışma ve ölüm mekanında, O’nun portresi
ve Türk Bayrağı önünde yapılan açıklama Türkiye Cumhuriyeti’ne ihanetin resmidir.

Devletimiz PKK’ya teslim edilmiştir!

TBMM, Türk halkı, ordusu yok sayılmıştır.

T.C. Devleti’nin yıkım sözleşmesi ilan edilmiştir.

Yağlanıp ballanarak, güzel sözcüklerin içine gizlenerek.

AKP üst akılın verdiği görevi yerine getirmektedir.

Ya bunların destekleyen CHP yönetimine ne demeli? CHP’li vatanseverler neredesiniz?

28 ŞUBAT 1997

28 Şubat’ın tenkit edilecek yanları vardır. Oluşumunu, ülkemiz üzerine oynayanlar etkilemiş bile olabilir. Ancak şurası açıktır ki, özünde irtica ve bölünmeye karşı önlem alınması istemi vardır.
28 Şubat 2015’teki manzaraya bakınca o günkü taleplerin ne kadar haklı olduğu
görülmüyor mu?

Bölücülük ve din sömürüsü zirve yapmış değil midir?
Demokrasiye müdahale, vesayet elbette yanlıştır. Ya bugün? Hangi 28 Şubat dersiniz?

NE OLUR?

PKK silah bırakmaz. Bu ihanet belgesi yürümez.
Bu iktidar sürmez.
VATAN, vatanseverlerle güçlenerek milletin güven verici sığınağı olacaktır.
Vatanseverlerin iktidarı milli çözümü gerçekleştirecektir.
Bölücülüğün de din sömürüsünün de sonu yakındır.
Cumhuriyetimiz binlerce asır sürecektir.
*****
PAZARTESİ İĞNELERİ

 ANKET
AKP oylarını %40’ın altında gösteren Gezici Araştırma Şirketi’ni ertesi gün maliyeciler bastı. Demokrasinin gözünü seveyim…

ŞEHİT
Suudi Kralı ölünce ulusal yas ilan edenler dört şehidimizin cenaze törenine gitmediler.
Avanta kapma peşindeydiler…

KAHPE
AKP’nin vekili Tülay Babuşçu, İnönü’ye “kahpe” diyen iletiyi paylaştı.

  1. Bu bayan aynaya her bakışında ne görür?
  2. Bu bayana hangi sıfat yakışır?
    ======================================

Dostlar,

Naci Paşa gene çoook yararlı – akıl – zeka – bilgi dolu bir yazı yazmış AYDINLIK‘ta..
(2  Mart 2015) Kalemine ve yüreğine sağlık diyor ve içerik olarak katılarak, sizlerle de paylaşmak istiyoruz.

Sevgi ve saygı ile, 04.03.2015 

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com