ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 13 Eylül 2017

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 13 Eylül 2017

 

Naci BEŞTEPE
E. Tümg.
13.07.2017

 

ARA

Gnkur. Bşk. Akar, 30 Ağustos’ta eşinin verdiği örtülü fotoğraf için, ‘
‘Bu bir refleks. İnanç Allah ile kul arasındadır”
Gösteriş de kullar arasında…

KUL
FETÖ ‘den 7.5 yıla mahkum edilen eski Vali V.  Yurdakul tahliye edildi.
Yurda-kul değil, kula-kul …

KURTARICI
MHP eski milletvekili H. Ali Kesici’ye göre; Kayseri’de FETÖ’cüleri üst düzey bir AKP’li kurtarıyor, gerçek FETÖ’cüler fink atıyor.
Bir sürü garip de sorgusuz-sualsiz aylardır yatıyor…

BİBER
AOÇ arazisinin ABD elçiliğine verilişini protesto etmek isteyen vatandaşlara polisimiz
biber gazı sıkarak engel oldu.
Polisimize duyduğumuz gururla! gözlerimiz doldu…

YOLSUZ
AKP Gen. Bşk. RTE, “Yolsuzluğa bulaşanı kenara koyacağız. Bunlar içimizden de olabilir, candan da olabilir.”
Gerçekleşirse epey üst düzey AKP’li ve mahdum gider…

YERLİ
AKP Gen. Bşk. RTE, CHP’nin yerli ve milli bir yanı olmadığını söyledi.
Yani, Türkiye Cumhuriyeti ithal bir devlet midir ?…

KARŞI
RTE, Çağlayan’ın ABD’deki davaya dahil edilmesini Türkiye’ye karşı bir hareket olarak değerlendirdi.
Saat kimin kolunda, tüm ülkenin mi?…

KOKU
RTE, ABD Çağlayan açıklaması için, “Pis kokular geliyor” dedi.
15 yıldır…

FETÖ’CÜ
Nurettin Veren, AKP’li Cumhurbaşkanı RTE’nin başdanışmanı Yavuz Atar’ın FETÖ’cü olduğunu iddia etti.
Feto’yu 2008’de beraat ettiren yargıçlardan biri de bugünkü Yargıtay Başkanı Cerit.
Marmaris’te RTE’nin kaldığı otelde darbecilere karşı çatışan polisler FETÖ’cülükten tutuklanmış.
Kimin eli, kimin cebinde?…

TEKKE
Karar yazarı Mustafa Öztürk, tekke ve zaviyelerin yeniden açılarak mevcut uygulamaların yasal hale getirilmesini önerdi.
Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi de bu kafayla geldi…

EVRİM
Talim Terbiye Kurulu Başkanı Alpaslan Durmuş, evrime inanmıyor ama kullanıyormuş.
Acıkmadan yemek, susamadan içmek,
Bilip bilmeden s..çmak gibi…

UYDU
AKP’li Cumhurbaşkanı RTE, Kazakistan’a MHP’li vekilleri de götürdü.
”Ne var bunda, tarafsız cumhurbaşkanı” der misiniz?…

KURTARICI
9 Eylül kutlamalarında, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganına karşı bir grup “Reeecep Tayyiiiip Erdoğan”  diye bağırmış.
İzmir’i o kurtarmıştı da…

DEPREM
Bakan Özhaseki, olası İstanbul depremi için 21 sosyal tesisin satılacağını açıkladı.
Bir dönem “deprem fonu” oluşturulmuştu. Deve oldu ki, yeni yolma yolu açılıyor…

BAYRAK
Silivri’deki Cumhuriyet davasında duruşma salonuna Türk bayrakları ile giriş engellenmek istendi.
Yargıçlar değişti, Silivri değişmedi…

Yeni Sağlık Bakan Yardımcısı 33 yaşında bir inşaat mühendisi


Yeni Sağlık Bakan Yardımcısı 33 yaşında bir inşaat mühendisi!

33 yaşında, Bilal Erdoğan‘ın arkadaşı, Sakarya Üniversitesi İnşaat Müh. Mezunu,
AKP eski İstanbul gençlik kolları başkanı..

Sağlık Bakanlığı’nda 2. adam olmayı hakedecek, bakanlığa ve sağlık sistemimize
katkı sunacak ne özellikleri vardır?

TTB ve İTO biz hekimler adına bunu sorgulayacak mı?
Merak ediyorum.

Sevgiler, 9.10.14
Dr İbrahim Sözen
SOZEN8241@YAHOO.COM

=========================================

Dostlar,

Sağlık Bakanlığı’nda bir süreden beri boş olan Bakan Yardımcılığı pozisyonuna atama yapılacak.Medimagazin.com.tr’nin haberine göre, yeni Sağlık Bakanı Yardımcısı
belli oldu. Boş olan Sağlık Bakanlığı Yardımcılığı’na 1981 doğumlu, AKP
İstanbul İl Gençlik Kolları eski Başkanı, Sakarya Üniversitesi Mühendislik bölümü mezunu Erkan Kandemir atandı. İddiaya göre bu atamanın kısa süre içinde yapılması bekleniyor.

*****

Yazıklar olsun Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzionoğlu‘na…

Bu utanç AKP’ye de, Sağlık Bakanına da, o zat-ı muhtereme de yeter..

Silinmez bir leke olarak duracak, tarihe de not düşülecektir..

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Etik Kurulu’nu göreve çağırıyoruz..

Sayın Naci Beştepe, 8.10.14 günlü “Çarşamba İğneleri” balıklı yazısında bu bağlamda şu 2 tümceyi yazdı :
(http://ahmetsaltik.net/2014/10/10/turk-vatandasi-nacibestepe-carsamba-igneleri-8-ekim-2014/)

*****

MAYMUN

Bilal’in bir arkadaşı da bakan yardımcısı oldu.
Mahdumcuk, Devlet kapısına maymuncuk…

*****

Sevgi ve saygı ile.
09.10.2014, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

DİDİM’DEN SESSİZ, ŞİRİNYER’DEN SESLİ ÇIĞLIK


Dostlar,

Sayın Naci Beştepe, bu site okurlarının bildiği gibi E. Tümgeneraldir.
Kendilerini ADD Bilim Kurulunda tanıdık. Son derece çalışkan, düzenli, temiz, özenli, saygılı ve alçakgönüllü bir kişlik olarak dikkatimizi çekmişti ve dostluk kurduk..

Birçok toplantıda, etkinlik ve eylemde birlikte olduk.. Özellikle Sessiz Çığlık’larda..

Kısa bir süre sonra İşçi Partisi’ne üye oldular ve Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirildiler.. Dahs sonra da USMER (Ulusal Strateji Merkezi) Başkanı oldular.
Her Cumartesi 11:00 – 13:00 arası UlusalKanal‘da programlar yapmaya başladılar..

Her Çarşamba yazdıkları yüksek zekalarının ürünü ince mizah – hiciv içeren ÇARŞAMBA İĞNELERİ bütün Türkiye’de keyifle okunuyor ve biz de sitemizde yayımlıyoruz. Ayrıca Çarşamba günleri AYDINLIK’taki köşesinde de yazıyor..

Naci Paşa, Tümgeneral rütbesinden emekli..Türkiye koşullarında fena sayılmayacak
bir emekli aylığı vardır.. Orduevlerinde de pek çok mal ve hizmet çok makul fiyatlı..
Ayağını uzatır, gününü gün ederdi.. Ancak O bu yolu seçmedi.. Gece gündüz çalışıyor.. Kendi cebinden harcıyor.. Didim – İzmir çalışması da eminim böyle olmuştur..

Haksızlıklara karşı ruhu, vicdanı, kişiliği isyanda.. İçeride tutsak alınan silah arkadaşları ve aydınların haklarının sesi olmaya çabalıyor. Bu yüzden bir ödül de aldı !

Orduevlerine girişi 6 aylığına yasaklandı.. Dava etti.. Hakkını arıyor..

TSK‘da görevi sırasında hiç NATO‘da çalışmamış..

Türkiye’nin Sayın E. Tümg. Naci BEŞTEPE gibi insanlara öyle çok gereksinimi var ki..

Kendisini ülkemize verdiği değerli hizmetlerden dolayı şükranla selamlıyoruz..

Aşağıdaki yazısı da pek çok bakımdan öğretici ve düşündürücü..

Sevgi ve saygı ile.
16 Ocak 2014, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net 

========================================

DİDİM’DEN SESSİZ, ŞİRİNYER’DEN SESLİ ÇIĞLIK

portresi_kucuk

Naci BEŞTEPE

 

 

Vardiya Bizde Platformu, BALYOZ İftirası davasının sonlandığı
21 Eylül 2012’de, İstanbul’da, SESSİZ ÇIĞLIK’ı başlattı.

Eylem zamanla Washington dahil 11 merkeze yayıldı ve katılım sürekli arttı.

Geçtiğimiz hafta sonu, 68. Hafta eylemine, 12. Merkez olarak Aydın’ın şirin ve aydınlık insanlar ilçesi DİDİM de eklendi.

İlk eylemi başlatmak için ADD ve İP İlçe Şubeleri beni de davet ettiler.

Tekrar teşekkür ederim.

ÖRNEK BİRLİK

Didim’de, MİLLİ MERKEZ’in önerdiği GÜÇ BİRLİĞİ‘nin örnek düzeyde oluştuğuna
tanık oldum.

Başta ADD olmak üzere CHP, İP, DSP tek yumruk olmuşlar.

AKP’yi yıkma hedefini ve seçimde güç birliği yolunu tespit etmişler.

Görevdeki CHP’li Belediye Başkanı’nın eşit ve olumlu yaklaşımı da
birlikteliği perçinlemiş.

Hepsi ayrı ayrı kutlanmayı hak etmiş durumda.

İZMİR GERİ KALIR MI?

Ankara’da ilk çığlığı başlattığımızda 8-10 kişi idik.

Didim 200’e yakın bir kitle ile başladı.

Ne mutlu onlara.

Takdire değer bir yan da İZMİR’den Vardiyacıların ve Latife Hanım Grubu’nun
bir otobüsle gelmeleri idi.

Bir tebrik de onlara.

UZUN TUTUKLULUĞA SON

Didim’lilere;

VARDİYA BİZDE’yi ve SESSİZ ÇIĞLIK’ı kısaca açıkladım.

TALAT PAŞA Komitesi’ne şükranlarımı ve Komite çalışmalarının
yeniden genişletilerek canlandırılacağını ifade ettim.

TBB Başkanı Metin FEYZİOĞLU’nun başlattığı girişimi desteklediğimi,

Kumpas sonucu haksızlığa uğramış yurtseverlerin en kısa sürede özgürlüklerine kavuşmasının öncelikli olduğunu,

Girişimin yolsuzlukla mücadeleyi örtmesinin söz konusu olamayacağını,
iki konuda da kamuoyunun baskısını sürdürmesi gerektiğini,

CHP ve MHP liderlerinin bu konuda dikkatli ve duyarlı olmalarını,

AKP’yi yıkmanın yolunun Didim’deki gibi birliktelikten geçtiğini vurguladım.

KUMPAS İZİ ve İLGİ FARKI

13 Ocak günü, İzmir Gizli Belge Davasına ve Güç Birliği Platformu’nun
protesto etkinliğine katıldım.

20 aydır tutuklu olan silah arkadaşlarımın sesli çığlığı özetle şöyle;

–  Bu davada tutuklanmamıza esas olan belgelere göre İçişleri Bakanı E. ALA ile Artvin Valisi Kemal CİRİT’in durumları bizimle tıpa tıp aynıdır.
Biz tutukluyuz onlarsa terfi ettiriliyor.

–  Milli Eğitim Bakanlığı, sanık personelinin suçlandığı belgelerle ilgili olarak mahkemenin sorularına verdiği yanıtta, 539 belgeden yalnızca 150’sinin belge niteliğinde, onların da 334/1(hafif ceza gerektiren) kapsamında olduğunu bildirmiştir.

Milli Eğitim Müdürlükleri bu belgelerle ilgili yasal işlemi kendilerinin yapması gerektiğini yazmıştır.

Buna karşılık Gnkur. Bşk.lığı mahkemenin sorduğu 600’üzerindeki belgenin ilgili-ilgisiz tamamının (telefon rehberi dahil), gizli ve 327 ile 334. maddeler kapsamında olduğunu bildirmiştir.

–  Cumhuriyet savcısının, 4 Ekim 2012’de (16 ay önce) MİT’e, sanıkların casusluk faaliyetine ilişkin tespitlerinin olup olmadığı sorusuna yanıt verilip verilmediği bilinmemektedir.

Bilgi verilmediğine göre sanıklar lehine bir yanıt alındığı ve dosyaya konmadığı değerlendirilmektedir.

KINIYORUM

Protesto eyleminde;

Bu davanın, KUMPAS Davalarının en aşağılığı olduğunu belirttim.

Gnkur. Bşk.lığını, davaya  ve personeline ilgisizliği nedeniyle kınadığımı açıkladım.

300’ün üzerinde personelinin casuslukla suçlamasını nasıl kabullendiğini

sordum.

Savcılık başvurusu ile başlayan yeni süreçte ilgisizliğin son bulacağını umuyorum.

ÇARŞAMBA İĞNELERİ


ÇARŞAMBA İĞNELERİ

Naci_Bestepe_portresi

 

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

 

 

 

İNSANCIK

AKP Tekirdağ Milletvekili Ziyaeddin Akbulut, “Biz engellileri insan yerine koyduk”

Engelliler de sizi insan sanmıştı…

ORMANCI

RTE, ağaçların kesilmesini istemeyenlere, “Orman isteyenler için orman bol.
Sizleri ormanlara gönderelim, ormanlarda yaşayın.” dedi.

75 milyonda ormanı sevmeyen var mıdır?

Başbakan Türk halkını aşağılamıştır…

KÖLECİ

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, ilkokul çocuklarına terörist Hikmetyar’ı ve savaşı öven kitaplar dağıttı.

Dizinin dibine oturanlar eksik olmasın diye…

İÇECEK

Gaziantep’te su tankerinde esrar yakalandı.

Adamlar su diye dağıtıyor, beğenen içer…

AŞAĞILIK

Antalya Gazi Anadolu Lisesi Müdürü, “Merdivenlerden iniş çıkışta sorun olmasın diye” kız öğrencilere etek giymeyi yasakladı.

Aklı belinden aşağı…

KATMA

Balıkesir-Ayvalık’ta çarşaflı ilkokul öğretmeni için İlçe ME Md.”Bizim için kıyafetten çok öğretmenin öğrencisine katma değer olarak vereceği önemlidir.”

Taze beyinlere çarşafı katmış, yeterlidir…

DEMİR-AĞ

RTE hükümeti 11 yılda 98 cezaevi açtı. Beş yılda 207 tane daha açılacak.

10. Yıl Marşı’na takıp, “Neyi ördün demir ağlarla, biz ördük” diyordu anlamamıştık

O’nun örgüsü vatandaşa demir parmaklık…

GEREKSİZ

Öcalan, “Dağdan inenlerin Kandil’e gitmesine ne gerek var”

Haklı, TBMM daha yakın…

İRANLAŞMA

İran Cumhurbaşkanı Ruhani, kadınların toplumsal hayata daha fazla katılmalarını istedi.

“İran gibi olur muyuz?” diye korkardık,

İran gibi olmayı istemekten korkmaya başladık…

KAYBETTİ

“Benim milletim (Türk milleti demedi. NB) bir paket makarnaya, bir çuval kömüre oyunu satmayacak kadar onurludur, gururludur, şereflidir” dedi.

Dediği doğruysa peşin kaybetti…

KÜÇÜKLÜK

Sürgü Beldesi’nde Alevi vatandaşlara yapılan saldırı ile ilgili davada Mahkeme
3-4 yaşındaki çocukları tanık olarak dinlemek istedi.

Yargımız ne kadar küçülmüş…

DİRENME

Gezi direnişinde dayak yiyen öğretim üyesi, bir de polise direnmekten mahkemeye verildi.

Direnmeyeceksin, dayağı yiyeceksin,

Polise dönüp teşekkür edeceksin…

SEVİYESİZLER

Şamil Tayyar, “Her yer taksim, her yer direniş” sloganı atanlara “şerefsizler” ;

Nagehan Alçı, olimpiyatların İstanbul’a verilmemesine sevinenlere “vatan haini” dedi.

İşte iki çok bilmişin seviyesi…

BATIK

Akif Beki Hürriyet’te.

Amiral ya battı, ya yan yattı…

YETERLİ

Obama BM toplantısında Cumhurbaşkanı Gül’e randevu vermedi.

İki sayfa dokuz madde yeterli…

SÜRGÜN

Dolmabahçe Camisi’nin yalan söylemeyen müezzini sürüldü.

İnancın değil imamın imamı olacaksın…

7/24

Mısır, RTE’nin desteklediği İhvan (Müslüman Kardeşler)’ı yasakladı.

Bizim sınırlar açık…

YOLSUZLUK

RTE,”Artık yolsuzlukların kökünü kazıdık”

Daha derinlerden yapabilmek için…

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

Başkomutanlık Meydan Muharebesi ve 30 Ağustos Zaferi

Dostlar,

Sayın Naci Beştepe emekli tümgeneraldir.
ADD Bilim – Danışma Kurulunda birlikteyiz.

Alçakgönüllü ve insan sevgisi ile dolu yüreği ile yazılar yazıyor..
Özellikle “ÇARŞAMBA İĞNELERİ”, yüksek zekasının ince kara mizah örnekleridir ki bu sitede hep yer veriyoruz severek.

Aşağıdaki yazı, doğrudan uzmamlık alanı içinde. Bir karacı tümgeneral olarak Büyük Taarruzu teknik ve siyasal sonuçları bakımından irdeliyor.

26 Ağustos 1922 sabahı Afyon’da başlayan ve 9 ylül 1922’de İzmir’de sonlanan Büyük Taarruz ile elde edilen askeri utkunun Lozan’a zemin hazırladığının altını çizmek gerekir.

Yoksul ve hasta, gençleri kırılmış Batı’nın deyimiyle “kılıç atığı” Ulusumuzun var gücüyle oluşturabildiği son ordudur eldeki.. Sayı 200 bine yakındır ama silah üstünlüğü sağlanamamıştır gene de emperyalizmin maşası işgalci ve “Megali idea” hayalcisi Yunan ordusu karşısında. Başkomutan Atina’dadır.. Bizim Başkomutanımız Gazi Mareşal Mustafa Kemal Paşa ise cephededir.

Bu büyük askeri utku, 20 Ağustos 1920’de son Osmanlı Padişahı Vahdettin’in onayladığı aşağıdaki SEVR ANTLAŞMASI haritasının reddini ve Lozan Antlaşması ile sağlanan günümüz Misak-ı Milli sunırlarına erişmemizi sağlamıştır.

Sevres_Treaty_map_10.08.1920

Askerin barındırılabileceği bir “dam altı” bile elde yoktur..
(Prof. A. Mumcu) ve ivedi olarak barışa, Lozan’a.. gitmek gerekmektedir.. Lozan’da görüşmeler başladığında (Kasım 1922) arkaplanda durum budur.

Teşekkür ederek okuyoruz..

Sevgi ve saygı ile.
Tekirdağ, 26.8.13

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

===================================

Başkomutanlık Meydan Muharebesi ve 30 Ağustos Zaferi

Naci_Bestepe_portresi

NACI BEŞTEPE
E. Tümgeneral

Anlaşma (İtilaf) Devletlerinin maşası Yunan ordusu, 21 Eylül 1921’de biten Sakarya Muharebesi’nde ağır kayıplar vererek Afyon bölgesine çekildi. Burada savunma düzenine geçti.
Birbiri gerisinde üç mevzi bölgesi hazırladı.

Türk ordusu ise ulusça başlatılan seferberlik ile genel karşı taarruz hazırlıkları başlattı. Haziran 1922’de yığınaklanmaya, 20 Ağustos’tan itibaren de son hazırlıklara geçti.

Bir askeri harekatın başarısı yığınaklanma ile başlar.
Yığınakta yapılan hata önlenemez zararlara neden olur.

Bu muharebede, aldatma taktikleri ile yapılan yığınak Yunanları şaşırtmış ve baskın sağlanmasında önemli etken olmuştur.

26 Ağustos 1922 sabahı başlayan, Başkomutan Mustafa Kemal’in yönettiği ve bu sebeple BAŞKOMUTANLIK MEYDAN MUHAREBESİ diye anılan Dumlupınar Muharebesi askerliğin sanat yönü ve komutanlık dehası açısından çok iyi bir örnektir.

Harp prensipleri açısından eşi az bulunur örneklerle dolu olan bu muharebe, Harp Akademileri’nde sürekli incelenmektedir.

Beklenmeyen yer ve zamanda ve beklenmeyen üstünlükteki kuvvetlere yapılan taarruz ile büyük baskın sağlanmıştır.

Aylarca hazırlanan mevziler yarım günde yerle bir edilmiştir.

Yunan cephesi ikinci gün yarılmış ve büyük çaplı kuşatma ile çekilmeye çalışan ve kaçan düşmana büyük zayiat verdirilmiştir.

30 Ağustos’ta, Dumlıpınar Çal Köy bölgesinde vurulan darbe ile düşmanın savaşma azmi tümden yok edilmiştir.
Yunan kayıpları 100 bin kadardır.

Buradan kurtulan unsurlar 9 Eylül günü İzmir’de son bulan takip harekatı ile anayurdumuzdan atılmıştır.

Marmara güneyinde bulunan kuvvetler de 16 Eylül’de Bandırma’dan tahliye edilmiştir.

Bu zafer yalnızca askeri yönüyle bile harp tarihi açısından son derece önemlidir.

Kaldı ki, sonuçları bakımından siyasal yönü çok daha önemlidir.

Askeri yönüyle; sayıca yakın, silahça üstün, uzun sürede ve çok kuvvetli hazırlanmış düşman mevzilerini kısa sürede ele geçirerek düşmanın savaşma azmini kırmış, böylece işgale son veren ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞI’nın son halkasını oluşturmuştur.

Siyasal yönüyle ise; Lozan’a giden yolu açarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tapusunun alınmasını sağlamıştır.

Ulu Önder Atatürk, bu muharebenin önemini, 30 Ağustos 1924’te, Çal Tepe’de katıldığı kutlama töreninde şu sözlerle özetlemiştir:

* “Hiç şüphe etmemelidir ki, yeni Türk devletinin, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli burada kuvvetlendirildi, sonsuz hayatı burada taçlandırıldı. Bu sahada akan Türk kanları, bu semada uçan şehit ruhları devlet ve cumhuriyetimizin ebedi muhafızlarıdır.”

30 Ağustos Zafer Bayramı 1923 yılında üç merkezde, sonraki yıllarda yurt genelinde kutlanmaya başlanmış, 1935’ten başlayarak yasayla resmi bayram ilan edilmiştir.

Her yıl Genelkurmay Başkanlığınca kabul edilen kutlamam (tebrikat) geleneğine 2012 yılında son verilmiş, bayramı kutlamaları da sanki bir eğlence imiş gibi bazı gerekçelerle iptal edilmiştir.

Ulusal bayramlar ulusların onur ve gurur günüdür.
Tasada ve kıvançta birlikte olma duygusunu pekiştiren günlerdir.

30 Ağustos zaferi ile Türk ulusu bu onuru fazlasıyla hak etmiştir.
Askeriyle, siviliyle doyasıya kutlamalıdır.

Türk Ulusu’na bu onur gününü armağan eden; başta Ulu Önder ATATÜRK, Mareşal Fevzi ÇAKMAK, Batı Cephesi Komutanı İsmet İNÖNÜ ile silah arkadaşları olmak üzere tüm şehit ve gazi atalarımızı (A. Saltık : Sağkalan vara??) şükranla ve saygıyla anıyoruz.

Işıklar içinde yatıyorlar, bize ışık saçıyorlar, ışıklar içinde kalsınlar.