ACİL, ACİL, ACİL… SEÇİM SONUÇLARI DOĞRULANMALI

ACİL, ACİL, ACİL… SEÇİM SONUÇLARI DOĞRULANMALI

Naci BEŞTEPE

(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

RTE “Seçim önceden kazanılır.” demişti.
%52 ile balkona çıkılacağı önceden dillendirilmişti. Öyle oldu.

Seçim AKP/RTE’nin belirlediği gibi sonuçlandı. 

Millet iradesi olduğuna inansam gıkımı çıkarmayacağım.
Ama inanamıyorum. Nedenini kendimce açıklayayım :

NEDEN İNANMIYORUM?

Seçim sandıkları 17: 00’da açıldı. Ben de kaç seçimdir sayım aşamasını izlediğimi gibi dün de izledim. Sandığın açılması, zarfların iki kez sayılması, zarfların içinin tek tek boşaltılması ve iki pusulanın ayrı ayrı konması, sonra pusulaların sayılması, bunların tutanağa geçirilmesi işlemi en az 30-45 dk. alıyor.

Cumhurbaşkanı  pusulalarının sayımı (ortalama her sandıkta 350 pusula vardı) 45 -60 dk. sürüyor. Saat 18:30’u geçti. Bizim sandıkta cumhurbaşkanı sayım tutanağı hazırlanırken muhterem medya seçim sonuçlarını açıklamaya başladı.

Sorum burada başlıyor :

Hangi sandıklar, ne zaman sayıldı, ne zaman tutanağa geçti, ne zaman sonuçlar Seçim Kurulu’na düştü? Sandıkların başındakiler fotoğraf çekip gönderdi desem o bile bu süreçte olanaksız.

Ben okuldaki 21 sandığı dolaştım saat 19:00’da yalnızca 1 sandık, o da sadece cumhurbaşkanlığı sayım sonucunu asabilmişti. Milletvekili oy pusulalarının sayımı daha da uzun sürdü. Bir saat aldı. Yani, usulüne uygun sayım en erken 19:30 -20:00’da bitirilebilirdi.

Çok hızlı çalışanlar 30 dk. önce bitirsin. Saat 20:00’de seçim sonuçları neredeyse belirlenmişti.

  • AA bu kadar doğru bilgiye hangi kanalla, nasıl ulaştı?

Seçim kurullarında sayılmayan oylar açıklanabilir mi?
Seçim kurulları dışında sonuçları toparlayan, aktaran, ilan eden bir sistem mi var?

Seçim sonuçlarının araçlarla İlçe Seçim Kuruluna hareketi saat 20:45-21:00 dolaylarındaydı. Medya sonuçların %90’ına ulaşmıştı. Bu nasıl olur?

SONUÇ YAŞAMIN AKIŞINA AYKIRI!

Bu sonuçların sandıkları yansıttığına inanmıyorum.
Kurgulanmış, provası yapılmış bir sayım sistemi bize yutturuluyor.

İnanmam için CHP veya Millet İttifakı’nın şöyle bir açıklama yapması gerekir :

  • Biz sandıkların %90’dan çoğunu denetledik. Seçim sonuçlarını – ıslak imzalı tutanakları aldık, sayımlarını yaptık, bizim sayım sonuçlarımız ile açıklananlar örtüşmektedir.

Bunun dışında

  • Türk ulusu olarak kullanıldığımızı, kandırıldığımızı, kazıklandığımızı kabul ediyorum.

Kendini yargıç yerine koyan ve kendi özeleştirisini yapmadan Millet İttifakı’nın neden yitirdiğini açıklama yarışına girenlerin dediklerinde gerçek payı olsa da; çıkan sonuç mantığa, sokağa-miting alanlarına, patates-soğan-benzin fiyatına, Dolar kuruna, güney sınırlarımızdaki gelişmelere aykırıdır.

ACİL, ACİL, ACİL…

Tüm muhalefet partileri bu gerçeğin açığa çıkması için var gücünü kullanmalıdır.
======================================
Dostlar,

Erdoğan gerçekte “topal ördek” tir..

Değerli dostumuz E. Tümg. Sayın Naci Beştepe‘nin yukarıda yazdıkları tümüyle doğrudur.
Biz de katılıyoruz ve benzer hatta aynı isteği sitemizin manşetinde, makalelerimizde 2 gündür yapıyoruz.. Binlerce kişi doğrudan sitemize girerek okuyor bu çağrıları – çığlıkları..

CHP içinde Kılıçdaroğlu – İnce çekişmesi yaratmanın zamanı değildir!

Bunun vebali çok ağırdır.

  • Zaman, Ulusun hukukunu ve seçimin namusunu koruma ve kurtarma zamanıdır.
    ****
  • CHP’nin / Millet ittifakının CB adayı Muharrem İnce’nin görkemli İstanbul mitingi, 23.6.18.. Şimdiye dek görülen en kalabalık miting.. 6,7 milyon rekor katılım oldu!
    İzmir 3, Ankara 2 milyon.. 3 büyük kent 12 milyon oy ediyor!?
  • CHP‘li seçmenler stratejik oy kullanarak hem İYİ Parti’yi hem de HDP’yi deyim yerinde ise ”emzirdi” ler. Bu da oy oranının %25’in altına düşmesinin temel nedeni oldu.
    Ne ağır yük CHP‘ye..! İYİ Parti için 15 ödünç vekil çok ustaca bir girişimdi.
  • Fakat mutlaka açıklanması gereken kritik – karanlık – stratejik manevralar oldu seçim – sayım gecesi!

Seçim matematiği sağlıklı değil! 

  • YSK sandık verileriyle CHP – İYİ Parti ve HDP’nin elindeki verilerin örtüşüp örtüşmediğini bilmeliyiz.

İYİ Parti kıl payı %10.. HDP %1 fazla.. Baraj altında kaldılar da bu “bonus” lara fit mi oldular?

Bu 3 parti sorumuzu yanıtlasın; yurttaşlara, STK’lara bu açıklamalarını doğrulama olanağı versin..

YSK’daki ıslak imzalı tutanaklar korunsun.

Gerekirse uluslararası hakemler, Noter çağrılsın.

AKP’den bir SEÇİM DARBESİ daha yemeyelim!

Bu şaibe toplumda huzur, BARIŞ.. bırakmaz!

Er ya da geç gerçekler öğrenilir; keser döner, sap döner, hesap da döner; TAMAM mı!?

  • Erdoğan’ın kendi oyu, gerçekte partisinin aldığı oydur. AKP – MHP ittifak yapmadı mı? Bahçeli “Bizim adayımız Erdoğan” demedi mi?.. Erdoğan’ın aldığı %10 fazlalık, Bahçeli’nin “Aday’ı Erdoğan’a ikramı”dır.
  • Erdoğan gerçekte, siyasal yazın deyimi ile “topal ördek” tir..
  • Dolayısıyla Erdoğan’ın “hakiki” oyu, partisinin aldığı oya yakındır ve dahası,
    2016 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aldığı oydan “reel” olarak daha düşüktür.
  • Ayrıca 8 ay sonra Mart 2019’da da yerel seçimler var!
    ****
    Suudi Arabistanlı kadın El-Hamad, 10 yıl sonra Formula 1 takvimine dönen Fransa Grand Prix’sine ev sahipliği yapan Paul Ricard Pisti’nde, Renault’nun 2012 sezonundaki aracı E20’yi sürdü…
  • S. Arabistan hicri takvimi bırakıp miladi takvime döndü.
    S. Arabistan, ABD dayattığı için uyguladığı vehabi islamdan ılımlı islama geçiyor.
    Ya AKP=RTE ve Türkiye?? Neyin ham hayalini kuruyor bu akılları geriye saplantılı zevat!
  • “Seçilmiş” (!?) Sultan bu kez “topal ördek” tir..
  • Partisi TBMM’de salt çoğunluğa sahip olmadığı gibi, Kasım 2015’e göre %8 (yakl. 4 milyon!) oy yitirmiş durumda. Bir yanda MHP bir yanda HDP sıkıştıracak. Kendi tabanı da elbette..
  • Erdoğan’ın %52 oyu ise asla tartışılmaz değil. 10 puanı MHP’den..
  • AKP=RTE ayrı ayrı %42 ile salt çoğunluğu yitirmiş durumda gerçekte!Ekonomi uçurum eşiğinde, OHAL kaldırılınca mağdurları hak arayacak, tazminatlar,
    işe iadeler.. Aldatılan – kandırılan muhalefet ise asla boyu eğmeyecek; tersine daha da
    bilenmiş direnecek..Türkiye, yönetimi son derece zor bir sürece sürüklendi AKP=RTE‘nin ölçüsüz ihtirası ile.Bir de Müslüman geçiniyor ve başkalarının inancını sorgulamaya kalkıyorlar..
  • Seçime hile karıştırmak, oy çalmak (Muharrem İnce 25.6.18 günü basın toplantısında açıkça söyledi!) hangi dinde var, İslamiyetin neresinde var? Gene takiyye yapıp,
  • Kerameti kendinden menkul kendi anlayışınıza göre “İslami rejim kurmak için / kurana dek dar’ül harp ilan ettiğimiz bu cennet vatanda her şey mübah..” mı buyuracaksınız?Allah’tan utanmaz ve korkmazlar..
    Milyonlarca insanı ALLAH İLE ALDATMA oyununuz da artık sona erdi..
    İnsanlar akıllandı ve sizleri tanıyorlar.

Avusturya ADD şubeleri  kurucu genel başkanı ve halen onursal başkanı değerli dostumuz Erol Güçlü aynen şunları yazmış :
***
Değerli İnsanlar
Balkon üzerinden yapılan yeni 15 Temmuz darbesine direnmek hak olmuştur.

BU BİR DARBEDİR. DİRENİLMEZ İSE BAŞARIYA ULAŞACAKTIR.  
Haksızlığa, Hukuksuzluğa Direnmek İnsanlıktır, Onurdur…

Kaygılarımla.

Erol Güçlü
*****

  • Biz Ulusumuza ve onun köklü birikimine – sağduyusuna – savaşımcılığına inanıyoruz.

Türkiye bu “lanetli parantezi” de açacak, aşacak, kıracak.
Tarihin tekerleği asla geri döndürülemeyecek!
Uygarlık – Aydınlanma ateşi yarasalar dahil herkesi uyandıracak.
****

CHP bu muazzam seçim hilesini boşa çıkarmada öncü – motor olmak zorunda..

Hızla toparlanmalı ve silkinmeli, iç çekişmeleri bırakıp ve içindeki Truva atlarını tasfiye ederek;

“6 Ok” un büyülü rotasına girmeli, orada toplanmalı yeniden!

Anlaşıldı mı, TAMAM mı!? Başka hiçbir çıkış – kurtuluş yok, yok, yok!

Sevgi ve saygı ile. 26 Haziran 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Onur Öymen : Seçimlerin düşündürdükleri

Seçimlerin düşündürdükleri

Onur Öymen 

(AS : Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri sonuçlandı. Bu seçimler, başkanlık rejimini getiren anayasa değişikliğinin uygulamaya konulmasını engellemenin son fırsatıydı. CHP ve İyi Parti ve o partilerin cumhurbaşkanı adayları, yeniden parlamenter rejime dönüş için gerekli adımları atacaklarını açıklamışlardı. Seçim sonuçları, maalesef bu fırsatın şimdilik kaçırıldığını gösteriyor.

Aynı şekilde OHAL’in sona erdirilmesi, demokrasi önündeki engellerin kaldırılması, özgürlüklerin çağdaş ülkelerdeki düzeye getirilmesi gibi vaatlerin de yaşama geçirilmesi zaman alacak ve yeni cumhurbaşkanının takdirine kalacak.

Ülkemizin ciddi ekonomik sorunlarının köklü çözümlere kavuşturulması için muhalefet partilerinin ve adayların önerilerinin şimdi dikkate alınarak uygulamaya konulacağının işareti de görülmemektedir.

Sayın İnce’nin 50 gün gibi kısa bir zaman içinde hazırlanıp yürüttüğü seçim kampanyasında seçmenlerin %30’unu aşkın bir bölümünden oy alması gerçekten büyük başarıdır. Ancak, bu gibi seçimlerde amaç adayın ve partisinin eski oy düzeylerini yükseltmekten ibaret değil, seçimi kazanmaktır. Maalesef, Sayın İnce’nin ifadesiyle “yorgun ve yıpranmış bir adayın” kendisinden yaklaşık on milyon daha çok oy almasını doğal karşılamak mümkün değildir. Aynı şekilde partinin bu denli önemli bir seçimde eskisinden daha az oy alması üzüntü ve kaygı vericidir.

Gelecekte başarılı sonuçlar almanın en önemli yollarından biri, anayasa referandumunda ve bu seçimde yapılan hataları bütün boyutlarıyla ortaya çıkarmaktır. Partinin izlediği politikalar, söylemler niçin daha geniş kitlelerin desteğinin sağlayamamıştır? Bunda partinin temel ilkeleri ve ideolojisi doğrultusunda, birlik içinde bütün birikimini seferber edememesinin de rolü olmuş mudur?

En önemli soru bence şudur: Parti aynı politikalar, aynı söylemler ve aynı yönetimle daha başarılı sonuçlar alabilir ve iktidar şansını yakalayabilir mi?

Çağdaş demokrasilerde özellikle bu gibi özel önem taşıyan seçimlerde başarılı sonuç alamayan partilerin liderlerinin sorumluluğu doğrudan üstlenmeleri ve bunun gereğini yapmaları gelenek durumuna gelmiştir. Yeni hayallerin, yeni umutların yeşertilebilmesi bu gibi cesaretli adımlar atılmasıyla olanaklı olabilecektir.

Atatürk’ün şu sözleri herkes için esin kaynağı olmalıdır:

  • ‘Hayal ettim, hayalimin önündeki manileri tespit ettim.
    Manileri kaldırdığımda, hayalim kendiliğinden gerçekleşti.’

Saygılar, sevgiler, 25.6.18
=============================================
Dostlar,

SEÇİM MATEMATİĞİ A-NORMALDİR;
AKIL DIŞI BİR KURGU – SONUÇ MUDUR?

Sayın Öymen örtük – açık “kurban” istiyor..
Kendince CHP’nin başarısızlığının diyetini Gn. Bşk. Kılıçdaroğlu‘na yüklemeye çalışıyor.
Ceberrut konjonktürü, küresel destek ve işbirliğini ve daha pek çok etmeni; OY SAYIMINA müdahale (manüplasyon) olasılıklarını yersiz komplo kuramları sayıyor galiba..

CB adayı M. İnce’nin oylarının 15 milyon ve %31’ler düzeyinde çıkması açıklanabilir, anlaşılabilir ve kabul edilebilir değildir.

24/25 Haziran 2018 gecesi yaşanan birkaç saatlik ‘karartma‘ döneminde neler olmuştur, mutlaka bilmek istiyoruz. 

Her şeye karşın OHAL baskısını sürdüren AKP’nin tüm Devlet olanaklarını sonuna dek ve çok katı kullanarak, medyayı susturarak, yönlendirerek…
elde ettiği sonuç; her tür baskıya, hakarete, aşağılamaya, hak çiğnemlerine.. demokratik değerleri savunan kesimlerin direncini bir kez daha ve çok güçlü olarak kanıtladı. Toplumsal barışı çok önemsiyoruz; ama… 

AKP = Erdoğan SEÇİMİ YİTİRMEYİ BİNLERCE KEZ HAK ETTİLER!

  • CHP’nin / Millet ittifakının CB adayı Muharrem İnce’nin görkemli İstanbul mitingi, 23.6.18.. Şimdiye dek görülen en kalabalık miting.. 6,742 milyon rekor katılım oldu!
    İzmir 3, Ankara 2 milyon.. 3 büyük kent 12 milyon oy ediyor!?
  • CHP‘li seçmenler stratejik oy kullanarak hem İYİ Parti’yi hem de HDP’yi deyim yerinde ise ”emzirdi” ler. (aşağıdaki karikatürde fikir bizim; çizim, resim sanatçısı Birsen İğci Saltık’ın..)
    Bu da oy oranının %25’in altına düşmesinin temel nedeni oldu. Ne ağır yük CHP‘ye..! İYİ Parti için 15 ödünç vekil çok ustaca bir girişimdi sağolsun Kılıçdaroğlu..
  • Fakat 24/25 Haziran 2018 gecesi, mutlaka açıklanması gereken kritik – karanlık – stratejik manevralar oldu!

Seçim matematiği sağlıklı değil! 

YSK sandık verileriyle CHP – İYİ Parti ve HDP’nin elindeki verilerin örtüşüp örtüşmediğini bilmeliyiz. İYİ Parti kıl payı %10.. HDP %1-2 fazla.. Baraj altında kaldılar da bu “bonus” lara fit mi oldular? Bu 3 parti sorumuzu yanıtlasın; yurttaşlara, STK’lara bu açıklamalarını doğrulama olanağı versin.. YSK’daki ıslak imzalı tutanaklar korunsun. Gerekirse uluslararası hakemler, Noter çağrılsın.

  • AKP’den bir de SEÇİM DARBESİ yemeyelim!

Bu şaibe toplumda huzur, BARIŞ bırakmaz!
Er ya da geç gerçekler öğrenilir; keser döner, sap döner, hesap da döner; TAMAM mı!?

Seçim sayımına güvenmiyoruz, güvenemiyoruz.. Ama hile yapanlar gerçeği biliyor.
Altlarının boşaldığını biliyorlar. Bulundukları yeri hak etmediklerini de..

Seçim matematiği, Siyaset bilimi kurallarına uymuyor, açıklanamıyor.
Kurla dışı, istisna bir seçim ise değil; açıklanabilmeli siyaset bilimince..

O halde bir kez daha soruyoruz :

  • 24 / 25 Haziran 2018 gecesi hangi oyunlar – senaryolar, B – C planları uygulandı da bu akıl – mantık dışı kurgu – sonuç elde edildi??

Erdoğan’ın dehşet veren sözlerini unutmayalım.. İbretle anımsayıp paylaşalım…
Huylu huyunu terk eder mi?!

file:///G:/ST3%20DOCS/Ki%C5%9Filer/RTE/RTE%20z%C4%B1rvalar%C4%B1.htm 

Sevgi ve saygı ile. 26 Haziran 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

 

Parti Devleti’nde seçmen sorumluluğu

Parti Devleti’nde seçmen sorumluluğu

Cumhuriyet, 07 Haziran 2018

Parti Devleti’nde seçim, yalnızca ortada bir sandık durduğu için normal seçime benzer… Onun dışında, pek çok bakımdan farklıdır: 
1) Adayların bazıları, (hem de “Parti Devleti Hukukuna” göre bile yargılanıp mahkûm edilmeden) hapiste olabilir. 
2) İktidardaki parti ve aday, hiçbir seçim yasağına uymaz. 
3) Parti Başkanı, devletin bütün olanaklarını, uçaklarını, otomobillerini, otobüslerini, radyolarını, televizyonunu, hiçbir sınırlama ve kısıtlama olmadan kullanabilir. 
4) Parti Başkanı, kendisinin ve partisinin propagandasını, Devlet Başkanı sıfatıyla katılması gereken bütün etkinliklerde fütursuzca yapar. 
5) Başkanın “Benim bakanım, benim valim” dediği bakanlar, müsteşarlar, valiler ve elbette kaymakamlar, emniyet müdürleri, jandarma komutanları, seçmene, parti adına hizmet ve baskı yaparlar. 
6) Sivil ve asker bürokratlar, iktidardaki partinin propagandasını yapar, örneğin, generaller, üniformalarıyla Parti Devleti Başkanı’nın kampanyasına açık destek verirler; muhalefete yaklaşanlar ise derhal cezalandırılır. 
7) Seçmen listeleri Parti Devleti’nin memurları tarafından hazırlanır, sandıklar Parti Devleti tarafından istenilen yerlere taşınır ve kontrol edilir. 
8) Seçimleri denetleyen Yüksek Yargı Organları, oy verme sırasında işlerin kötüye gittiği anlaşılırsa, Parti’nin kazanması için, yasaların açık hükümlerine aykırı kararlar alır. 
9) Başta yüksek yargı organları olmak üzere, tüm yargı mekanizması, Parti’nin emrinde, seçimlerin parti ve partinin adayı tarafından kazanılması için yapılan her baskıyı onaylar. 
10) Sözde “Devlet”, yasama, yürütme ve yargı olarak bütün aygıtlarıyla, muhalefet partilerinin ve Cumhurbaşkanı adaylarının önüne her türlü baskıyı, tehdidi, engeli koymak için harekete geçer. 
11) Parti Devleti’nde yapılan seçimlerde, elbette, medya özgürlüğü, eşit ve adli propaganda koşulları gibi ilkeler de hayaldir.
***
Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, İstiklâl Savaşı’nı kazanıp
“millet egemenliğine” 
dayalı olarak “Demokratik Cumhuriyet” modeline göre kurduğu “Devlet”, Erdoğan/AKP tarafından, bu hedefinden saptırılarak, “milletin”elinden alınıp bir “Parti Devleti”ne dönüştürülüyor. 
“Millet İttifakı” bu gidişe “Dur” demek, “Devleti” tekrar “millete” geri vermek için kurulmuştur. 
24 Haziran/8 Temmuz seçimleri “Demokratik Cumhuriyet”in önündeki son fırsattır! 
Ama, “Parti Devleti”nde seçim kazanmak için: Önce sandıklara sahip çıkmak gerekir. 
Sandıklara sahip çıkmak için de salt  adayların, liderlerin değil, asıl, seçmenlerin:

  • Demokrasi aşkının ateşiyle çifte su verilmiş çelik gibi esnek bir sağlamlığa… 
  • Ve Aydınlanma coşkusunun getirdiği bereket ve feyzden kaynaklanan
  • İNCE bir çevikliğe sahip olmaları gerekir!

PARTİ DEVLETİNE HAYIR: 
YAŞASIN DEMOKRASİ!

İYİ Parti’li Koray Aydın: Adil Öksüz’ü bulup iftira attıracaklar

İYİ Parti’li Koray Aydın:
Adil Öksüz’ü bulup iftira attıracaklar

(AA: Bizim katkımız yazının altındadır..)
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın’dan çok çarpıcı bir Adil Öksüz iddiası geldi.
cumhuriyet.com.tr11 Mayıs 2018

[Haber görseli]Aydın, “Adil Öksüz’ün seçime 15 gün kala güya iktidar tarafından yeni yakalanıp getiriliyormuş gibi seçim malzemesi olarak kullanılacağı iddia ediliyor. Bu kişinin, itirafçı olarak hem İYİ Parti’yi hem CHP içindeki bazı isimleri FETÖ’cü olarak suçlayıp bunu bir seçim kozu olarak kullanabilecekleri her yerde konuşuluyor.” dedi.

Sözcü gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’e konuşan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın, “AKP, 16 yıllık iktidarı boyunca ilk defa üç golü üst üste yiyerek seçim dönemini başlatmış oldu. İlk golü İYİ Parti’yi seçimlere sokmama stratejisi üzerine dayadı. Seçim kampanyasının başlangıcında ilk golü yedi” açıklamasında bulundu.

“AKP, ikinci golü, ‘Millet İttifakı‘nın kurulmasıyla yedi” diyen İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın, “Tek kale maç yapmaya alışık olanlar önceden kurdukları ‘Cumhur İttifakı‘yla her şeylerini hazırladılar. Muhalefetin bir araya gelemeyeceği düşüncesiyle bu adımı attılar. Millet ittifakıyla partilerin kendi menfaatlerini değil, ülke menfaatini düşünerek birliktelik sağlaması, büyük bir feraset ve fedakarlık örneği oldu. Kurulan ‘Millet İttifakı‘yla, AKP, TBMM’de çoğunluk olma şansını kaybetti. Bu hamle zaten kroke durumda olan AKP iktidarına, indirilen bu darbe adeta nakavt etti.” ifadelerini kullandı.

Koray Aydın, “üçüncü golü” ise “Bu haldeki iktidara, 3. golü de ‘Milletim isterse, tamam derim‘ diyen cumhurbaşkanına ‘tamam’ diyerek sosyal medya organizasyonuyla 2 milyonu aşkın insan, paylaşımlarıyla hem dünya hem Türkiye rekorunu kırdı” diyerek açıkladı.

“ADİL ÖKSÜZ’Ü SEÇİME 15 GÜN KALA YAKALANMIŞ GİBİ GETİRİP…”

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın ayrıca çok çarpıcı bir 15 Temmuz darbe girişiminin kritik isimlerinden Adil Öksüz iddiasını gündeme taşıdı.

Koray Aydın, şunları anlattı:

“Son zamanların modası Olağanüstü Hal (OHAL) şartlarında seçime giden adeta bir üçüncü dünya ülkesiyiz. Vay halimize vay. Şimdi iktidar sahipleri zavallı gençleri içeriye alıp güya FETÖ’cülükten soruşturma yapıyor süsü vererek, yandaş medyalarında propaganda yapıyorlar. Delil yok. Hiçbir şey yok. Yazık oluyor o masum gençlere. Şimdi de yazılıp, çizilip konuşuluyor: FETÖ imamlarından Adil Öksüz, biliyorsunuz.

  • Devlet tarafından yakalandı. Sonra meçhul bir şekilde serbest bırakıldı.
  • Şimdi bunun ‘Devletin adamı’ olduğu söyleniyor ve seçime 15 gün kala güya iktidar tarafından yeni yakalanıp getiriliyormuş gibi seçim malzemesi olarak kullanılacağı iddia ediliyor.
  • Bu kişinin, itirafçı olarak hem İYİ Parti’yi hem CHP içindeki bazı isimleri FETÖ’cü olarak suçlayıp bunu bir seçim kozu olarak kullanabilecekleri her yerde konuşuluyor.

    ‘Abidik gubidik’ işlerde bu iktidar çok uzman. Bunları okudukça, ne kadar aciz duruma düştüklerini görüyoruz.

  • FETÖ’cü aramak için çok zahmete katlanmamalarını kendilerine öneriyorum.
  • Bunun bir kolayı var. Genel Başkanımız söyledi: Bir ayna alacaklar, aynaya bakacaklar. Sağında, solunda, damatlarını, gelinlerini, eniştelerini görecekler. O yüzden de hiçbir şey yapamayacaklar.
  • Çünkü AKP, parti olarak FETÖ’nün kalkıştığı 15 Temmuz darbe girişiminin işbirlikçisi ve suç ortağıdır.
  • Seçimden sonra esas hesabı verecek onlardır.
  • 15 Temmuz’da kaybettiğimiz 250 şehidimizin vebali onların omuzundadır.”

===============================================
Dostlar,

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın’a teşekkür borçluyuz bu önemli uyarısı için..
AKP = RTE “iktidara mahkum” durumdalar 15,5 yılda yaptıklarıyla. İktidardan düştüklerinde yargı önünde hesap vermek zorunda kalacaklarını çooook iyi biliyorlar.. Ürkü (pank) bundan temelde.
Öte yandan yandaş akıl hocaları, “ilahiyatçı”  ve “Prof.” unvanlarını takınarak “suç işleme özgürlüğü” nden (!) söz eder oldular fetvalarıyla..
Daha da ileri giderek “suç işlemeye teşvik” anlamında “zaruretler kuralları çiğnemeyi haklı kılar” buyurmaktalar.
Ne yazık ve ne acı ki ülkemizi,  caaaaaanım Türkiye’mizi açıkça bir “dar-ül harp” alanı olarak görmekte ve mutlak iktidarları ile bir dinci – irticacı faşizm düzeni kurana dek her şeyi ama her şeyi “mübah” gören bir sapık – patolojik bir saplantı içindeler… Ya da daha berbatı, yapıp edecekleri için böylesi bir dinci maske – kılıf uydurmaktalar..
Durum bu bağlamda da ürkünç hata ürkünç (vahim) ötesidir.

  • AKP’nin her türlü seçim oyunlarına hazırlıklı olmak gerekir..

    Ulusumuzun din sömürgeni Türkiye düşmanlarına artık ayırd etmesi ve kritik bir eşiğe sürüklenen ülkemizi uçurumun kenarından çekip alması gerekiyor..
    Artık kandırılma zamanı değil.. Son 12 seçimde böyle oldu ne yazık ki..
    24 Haziran seçimleri ulusal bir dava durumuna gelmiştir..
    Cumhuriyet, kutsal emanettir Atatürk ve şehitlerimiz – gazilerimizden bize.
    Uyanmak ve gereğini yapmak zamanıdır Türk Ulusu!

Sevgi ve saygı ile. 12 Mayıs 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com