Yeni acil servis düzenlemesi : Paran yoksa 24 saatin var

Yeni acil servis düzenlemesi    :
Paran yoksa 24 saatin var

Yeni düzenleme ile özel hastanelerin acil servisinde 24 saatin ardından ek ücret alınacak. Parası olmayan yurttaşlar devlet hastanesine sevkini isteyecek.
* Ayakta tedaviler için “ilave ücretleri gösterir belge verme” zorunluluğu da kaldırıldı.
SGK Sağlık Uygulama Tebliği’nde yapılan değişikliğe göre; acile başvuru yapan hastalar, 24 saat içinde “acil hali sona ererek” ya ilgili kliniğe yatırılacak ya da başka bir hastaneye sevk edilecek. İlk 24 saat tamamlandığı anda hastalardan ek ücret alınacak. Böylelikle parası olmayan yurttaşlar, devlet hastanesine sevkini isteyecek. Resmi Gazetede yayımlanan düzenlemeyle birlikte özel hastanelerin ayakta yapılan tedaviler için hastadan aldıkları “ilave ücretleri gösterir belge verme” zorunluluğu da kaldırıldı. Bu durumda kendilerinden fazla ücret alınan hastaların bu ücreti kanıtlama olanağı da kalmadı.

Değişiklikle acil durumdaki hastalardan özel hastaneye başvurudan taburcu olması için yapılan işlemlere kadar sunulan tüm sağlık hizmetleri için hiçbir ücret alınmaması düzenlenmesinde değişikliğe gidildi.

Ek ücret alınacak

Başvuru yapan hastanın taburcu edilmesi yerine acil servislerde “24 saat içinde stabilizasyon” esası getirildi. Başvurudan itibaren 24 saat içinde ilgili kliniğe yatışı veya başka bir hastaneye sevk edilmesiyle “acil hali sona eren” hastalar, bu 24 saat için ilave ücret ödemeyecek. Ancak ilk 24 saat tamamlandığı anda hasta veya yakınına acil halin sona erdiği ile ilgili yazılı bilgi verilerek ek ücret alınacak. Böylelikle ek ücret ödeme durumu olmayan yurttaşlar, 24 saat sonra devlet hastanelerine sevk edilecek.

  • Özel sağlık kurum ve kuruluşları, ek ücret aldıkları durumlarda “Hastaya Sunulmuş Olan Hizmetleri ve İlave Ücreti Gösterir Belge” de tarihe karıştı. Özel hastanelerin ayakta yapılan tedaviler için hastadan aldıkları “ilave ücretleri gösterir belge verme” zorunluluğu yeni düzenleme ile kaldırıldı. Bu durumda ayakta tedavi gören hastalar, kendilerinden fazla ücret alındığı takdirde bu ücreti görme veya kanıtlama olanağı da kalmadı.

Parası olmayana hizmet yok

Parası olmayanlar özel hastanelerin aciline bile gidemeyeceğini belirten E. Mülkiye Başmüfettişi Mahmut Esen, “Acil servislerdeki başvuru sayısının çokluğunun; acil durumların yanı sıra, acil dışındaki muayeneler için vatandaşların 6- 15 TL arasında değişen muayene katkı bedeli ödemelerini gerektiren ekonomik nedenlerden kaynaklandığı göz ardı edildiği anlaşılmaktadır.” dedi. (http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/921323/Yeni_acil_servis_duzenlemesi__Paran_yoksa_24_saatin_var.html, 9.2.18)

Uluslararası Hekim Örgütlerinin Yöneticilerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Mektup

Uluslararası Hekim Örgütlerinin Yöneticilerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Mektup

Sayın Recep Tayyip Erdoğan
Cumhurbaşkanı

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi
06560 Beştepe Ankara
Faks: (+90 312) 525 58 31
mail: contact@tccb.gov.tr
(30 Ocak 2018, https://www.istabip.org.tr/site_icerik/2018/subat/uluslararas%C4%B1-orgutlerden-mektup-son.pdf)

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan,

24 Ocak 2018 tarihinde yapılan ve savaşın çevreye zarar verip genel anlamda toplumun
yaşamını tehdit eden bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurgulayan basın açıklamasından bu
yana Türk Tabipler Birliği’ni (TTB) hedef alan ve sürmekte olan kampanya nedeniyle
duyduğumuz derin kaygıları size iletmek istiyoruz. TTB, tıp mesleği mensuplarının uluslararası saygınlığa sahip kuruluşları olan Dünya Tabipler Birliği’nin ve Avrupa Hekimler Daimi Komitesi’nin üyesidir.

  • TTB’yi hedef alan sindirme kampanyasını şiddetle kınıyoruz.

Ankara Cumhuriyet Savcılığı 29 Ocak’ta TTB için soruşturma başlatmış, TTB merkezi aranmıştır. Ayrıca, TTB yöneticileri hakkında açılan bir başka davada kuruluşun görev alanı dışına çıktığı gerekçesiyle yöneticilerin görevden alınmaları istenmektedir. Bilebildiğimiz kadarıyla bu mektup yazılırken 11 TTB yöneticisi gözaltında tutulmaktaydı.

TTB’nin barış çağrısına verilen böylesine bir tepki bizi tam anlamda dehşete düşürmüştür.
Kuruluşlarımız tüm dünyada milyonlarca hekimi temsil etmektedir ve üyelerimiz mesleksel
açıdan tıp etiğine, insan haklarına ve barışa bağlılık içindedir. Şiddeti kınama,
hükümetlerimizi ve öbür karar vericileri savaşın ve silahlı çatışmaların sağlık üzerindeki kısa
ve uzun dönemli ağır sonuçlarına karşı uyarma, Türkiyeli meslektaşlarımız gibi, temsil
ettiğimiz tüm hekimlerin görevidir.

Türk Tabipleri Birliği, insan haklarını ve barışı destekleyen görüşünü açıklamak dışında başka bir şey yapmamıştır. Bu, suç oluşturan bir fiil değildir. Dahası, ifade özgürlüğünün barışçı biçimde kullanılması üzerine TTB hakkında soruşturma başlatılması, Türkiye tarafından 2003 yılında onaylanan, dolayısıyla hükümlerinin bağlayıcılığı kabul edilmiş olan Uluslararası Sivil ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nde belirtildiği gibi insan haklarının ağır ihlali niteliğindedir. Dolayısıyla Türk makamlarına aşağıdaki konularda çağrıda bulunuyoruz:

 Türk Tabipleri Birliği yöneticilerinin hemen serbest bırakılması
 Yargı alanındakiler dahil, Türk Tabipleri Birliği’ne yönelik her tür taciz edici ve
sindirmeye yönelik fiillere derhal son verilmesi
 Türkiye tarafından da benimsenen uluslararası insan hakları standartları ve belgelerine
uygun olarak insan haklarına ve temel özgürlüklere her durum ve koşulda saygının
sağlanması.

Söz konusu temel evrensel insan hakları ve değerleri doğrultusunda acilen gerekli girişimlerde
bulunacağınıza inanıyoruz.

Saygılarımızla

Dr. Yoshitake Yokokura, Başkan, Dünya Tabipler Birliği (WMA)
Donna McKay, Genel Direktör, İnsan Hakları İçin Hekimler (PHR)
Dr. Jacques de Haller, Başkan, Avrupa Hekimler Daimi Komitesi (CPME)
Danışman Leah Wapner, Genel Sekreter Avrupa Tabip Birlikleri Forumu (EFMA)
Victor Madrigal, Genel Sekreter, Uluslararası İşkence Mağdurları Rehabilitasyon Konseyi
(IRCT)

Bilgi için
Başbakan Sayın Binali Yıldırım, Vekâletler Caddesi Başbakanlık Merkez Bina, 06573
Kızılay / Ankara; Tel: (0312) 422 10 00; Faks: +90 312 403 62 82; Email
ozelkalem@basbakanlik.gov.tr
Dışişleri Bakanı Sayın Mevlut Çavuşoğlu, Dr. Sadık Ahmet Cad, No: 8 Balgat / Ankara
– Türkiye 06100; Tel : +90 (312) 292 10 00
Adalet Bakanı Sayın Abdülhamit Gül, 06659 Kızılay, Ankara; Tel: +90 (312) 417 77 70
Faks: +90 (0312) 419 33 70; E mail:info@adalet.gov.t
İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu, Ankara; Tel: +90 (312) 422 40 00; Fax: 90 312
418 1795; Email: mustesarlik@icisleri.gov.tr // ozelkalem@icisleri.gov.tr
Sağlık Bakanı Sayın Ahmet Demircan; +90(312) 585 67 33, eposta@saglik.gov.tr
Büyükelçi Sayın Faruk Kaymakçı, Türkiye Avrupa Birliği Brüksel Diplomatik Misyonu,
Avenue des Arts 36 38, 1000 Bruxelles, Belgium; Fax: + 32 2 511 04 50
Büyükelçi Sayın Naci Koru, Türkiye Birleşmiş Milletler Cenevre Daimi Misyonu
Chemin du Petit Saconnex 28B 1211 Geneva 19, Tel: +41 22 918 50 80; Fax: +41 22 734
0859; Email: mission.turkey@ties.itu.int
==============================================
Dostlar, değerli meslektaşlarımız;

Çağrı içeriğine ve istemlerine biz de katılarak metni paylaşıyoruz..

Sevgi ve saygı ile. 03 Şubat 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı
TTB Ankara Tabip Odası Üyesi  –  Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

TIBBIN ALTERNATİFİ OLMAZ ! GELENEKSEL, ALTERNATİF VE TAMAMLAYICI TIP UYGULAMALARI…

TIBBIN ALTERNATİFİ OLMAZ !
GELENEKSEL, ALTERNATİF VE TAMAMLAYICI TIP UYGULAMALARI…

Meslek örgütümüz TTB’nin (Türk Tabipleri Birliği) son derece önemli bilimsel hizmetlerinden biri daha somut ürüne dönüştürülerek basıldı..

Başlık yukarıdaki gibi ve 303 sayfa. Çok değerli meslektaşlarımız Dr. Serpil Tütüncü (Trakya Üniv. Tıp Fak. den öğrencimizdir, aynı zamanda Eczacıdır) ve Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Nilay Etiler (Doçentlik jürisinde idik; Barış için imza atan aydınlardan olup kamu görevine son verilmiştir..) yayına hazırladı bu önemli kongrenin bildirilerini, makalelerini, tartışmalarını.. Kendilerine, meslek örgütümüz TTB’ye ve bilimsel katkı verenlere şükran doluyuz..

Küresel sermaye, en temel insan hakkı olan SAĞLIKLI YAŞAM hakkının içini ha bire boşaltıyor. Tunç yasa “en çok kâr” ve sermaye birikiminin ne pahasına olursa olsun sürdürülmesi. Dolayısıyla bilimsel – nitelikli sağlık hizmetleri yerine daha ucuz ve uygulamak için diploma – eğitim gerekmeyen bilim – akıl dışı yöntemleri ve hurafe temelli uygulamaları yoksul insanlara reva görebilecek ölçüde etik – ahlak – hukuk dışı, yüzsüz..

Kimi basını ve sözde kimi uzmanları ve bu alanda insanların çaresizliklerini – yoksulluklarını – inançlarını sömürerek para kazanmayı içlerine sindirebilenleri yanına alarak ya da sonkilerin dürtüklemesi ile masum halkı kurban ve piyon edebilen siyasal iktidarlar..

Öyle ki, Hacamatçılar Dernek kurup örgütleniyor, cin çıkaran hastaneler (!) açılıyor, sülük vb. ilkel – bilim dışı yöntemler için Peygamber adına zaman – gün bile veren ayrıntılı Hadisler uyduruluyor ve SGK geriödemeleri SUT’a (Sağlık Uygulama Tebliği) alırken, prim = ek vergiye ek, sağlık hizmeti için 10-12 kalemde ayrıca katkı payı = haraç almayı sürdürüyor. Prim = ek vergi karşılığı verilen sağlık hizmetlerinin kapsamı sürekli daraltılırken, azgın enflasyona karşın geriödeme bedellerini 7-8 yıldır güncellemeyerek özellikle Devletin üniversite hastaneleri olmak kamu sağlık kurumlarının döner sermayelerinin iflası adeta hedeflenirken; alternatif tıp adı altında bilim dışı uygulamalar için SGK keseyi açabiliyor.. Buna ne ad konabilir? Hem terbiyemiz izin vermiyor hem söylesek “suçtur” diyecekler.. Kamu ve özel sağlık kurumları ayakta kalabilmek için SKG zorlamasıyla hakkın cebine el atıyor ve yer yer illegal – etik dışı uygulamalara yönlendirilmiş oluyor.. Bu politika toplumu ahlakını bozuyor!

Eski Maliye Bakanı ve ÖZELLEŞTİRME şampiyonu“BABALAR GİBİ SATARIM” sözlerinin sahibi Kemal Unakıtan için koroner by pass cerrahisi gerektiğinde eşi istihareye yatmış (!) ve sabah kalktığında “.. Rabbim Cleveland dedi..” gibisinden saçmalamıştı. Demek ki, seçkinlere – elitlere – egemenlere en üst bilimsel teknoloji; geri kalanlara ise sülük, hacamat, ot karışımları (anımsatalım; Dünya Sağlık Örgütü bitkisel ürünlerin ilaç olmadığını bildirmiştir), kocakarı ilaçları vb.. süslü adlarla sunulacak.. Yerseniz!

Apaçık söyleyelim; biz Tıp denilince tek bir şey anlıyoruz : MODERN BİLİMSEL TIP!
Bunun seçeneği (alternatifi) var mıdır? Evet, vardır.. diyerek sizi şaşırtalım.. Peki nedir?

  • Tıbbın tek 1 alternatifi / seçeneği vardır; o da gene MODERN BİLİMSEL TIP’tır!

*****
Kongrenin sonuç bildirisini aşağıya alıyoruz (28-29 Mayıs 2016, İstanbul) :

Kamusal hizmetlerin daralması, sağlık hizmetlerinde piyasalaşma ve özelleştirmeler toplumu alternatif arayışlara yöneltmiştir. Piyasalaşma sürecinde kamusal hizmetlerle ilgili olumsuz söylemler, modern tıbba olan güveni zedelemiştir. Diğer yandan son 30-40 yıldır sağlık algısında değişme, bedenin fetişleştirilmesi, sağlığın bireyselleşmesi alternatif arayışlarla ilişkilidir. Günümüzde dünyada her üç kişiden biri GATT uygulamaları kullanmakta ve son 20 yılda kullanımın arttığı gözlenmektedir. Bu haliyle GATT bir ‘pazar’ haline dönüşmüştür ve artık devasa bir ekonomik TIBBIN ALTERNATİFİ OLMAZ !

GATT – GELENEKSEL ALTERNATİF VE TAMAMLAYICI TIP UYGULAMALARI

• Sağlık Bakanlığı GATT ile ilgili alanı düzenlemeli ve denetlemelidir. Konuyla ilgili oluşturulan mevzuat kanıta dayalı bilgilere dayanarak gözden geçirilmeli ve temel yaklaşım olarak tedbir ilkesi (AS : Precautinary principle) esas alınmalıdır.
GATT uygulamalarından çok azının sınırlı endikasyonlarda etkililik ve güvenliliği kanıtlanmıştır. Bu gerçeğin hekimlerle ve toplumla güçlü bir şekilde paylaşılması önemlidir.
• Etkililiği ve güvenliliği bilimsel yöntemlerle gösterilmemiş ya da etkili ve güvenli olmadığı gösterilmiş GATT uygulamaları yasaklanmalı, Yönetmelik dahil ilgili düzenlemeler revize edilmeli, bu tür ürünler piyasadan çekilmelidir.
• Bitkisel ürünlerin ruhsat izin sürecinde Sağlık Bakanlığı’nın ağırlığı artırılmalıdır.
Dünya Sağlık Örgütü bitkisel ürünlerin ilaç olmadığını, güvenlik sorunu olduğu konusunda sürekli bültenler yayınlamaktadır; Sağlık Bakanlığı’nın da bu yönde bir bakış açısı ve uygulaması olmalıdır.
• Türkiye’de aktarlar yeterince denetlenmemektedir; aktarlar ile ilgili geniş kapsamlı mevzuat hayata geçirilmelidir.
• GATT reklamlarındaki yasaklar sıkı bir biçimde denetlenmelidir. Medya bu konuda sorumlu davranmalıdır.
• Sağlığı tehdit eden GATT uygulamalarının yetkililere bildirilmesi için farkındalık oluşturulmalı, bu bildirim sağlık çalışanları için mesleki bir yükümlülük olarak görülmelidir. Meslek örgütü bilimsel olmayan ya da bilimselliği gösterilmemiş uygulamalarda bulunan hekimlere yaptırım uygulayarak kendisine verilen toplum sağlığını koruma görevini yerine getirmelidir.
• Hekimler, tıbbi öykü alırken GATT konusunu özel olarak sorgulamalıdır. Bu sorgulamada hastada yargılanma ya da suçlanma gibi bir algı oluşmamasına özen gösterilmelidir.
• GATT konusunda pek çok tıp disiplinin yer aldığı bağımsız ve özerk bilimsel bir yapı oluşturulmalıdır. Bu yapı;
– GATT uygulamalarının bilimselliğinin araştırılması için bir politika oluşturulması,
– GATT uygulamalarının bilimselliğine dair, özellikle de sık kullanılan fitoterapi ürünlerinin ilaçlarla etkileşimi konusunda kılavuz oluşturulması,
– Toplumun bilgilendirilmesi,
– İlgili düzenlemelere yön verilmesi ve benzeri konularda yetki sahibi kılınmalıdır.

Sevgi ve saygı ile. 03 Şubat 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Sigara ömrü 15 yıl kısaltıyor

Sigara ömrü 15 yıl kısaltıyorSigara ömrü 15 yıl kısaltıyor

3.2.2018, Aydınlık

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)

Sağlık Bakanlığı, Dünya Sigara Bırakma Günü’ne özel rapor yayınladı. Rapor, sigaranın neden olduğu hastalıkları ve ekonomik yükü çarpıcı şekilde ortaya koyuyor

Dünya Sigara Bırakma Günü’ne özel bir rapor hazırlayan Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Nazmi Bilir, sigaranın başta akciğer kanseri olmak üzere, gırtlak, mide, bağırsak, böbrek, kadınlarda meme ve rahim kanserinin aralarında bulunduğu en az 10 çeşit kansere neden olduğunu söyledi. Prof. Dr. Bilir, sigara içenlerin %50’sinin kalp krizi, akciğer kanseri ve kronik bronşit nedeni ile yaşamını yitirdiğine dikkat çekti.

Günde bir paket sigara içenlerin, içmeyenlere oranla 15 yıl daha erken yaşamını yitirdiğini belirten Prof. Dr. Nazmi Bilir, zararın sadece sağlık değil ekonomik boyutunun da olduğunu dile getirdi. Prof. Dr. Nazmi Bilir, sigaranın neden olduğu hastalıkları şöyle sıraladı:

“Kalp-damar hastalıkları olarak kalp krizinden başka kalp yetmezliği, kalbin çalışma düzenindeki bozukluklar (aritmi), damar sertliği ve damar tıkanmaları da önemlidir. Akciğer hastalıkları arasında kronik bronşitten başka amfizem ve astım önemlidir. Bu hastalıklar sonucunda nefes alma güçleşir, yeteri kadar oksijen alınamaz, vücudun ihtiyacı kadar oksijen alınamayınca nefes darlığı ve hava açlığı olur. Saydığımız hastalıklar erken yaşta ölümlere neden olur. Sigara içmeyenlerle karşılaştırıldığında günde bir paket sigara içen kişiler ortalama olarak 15 yıl kadar daha erken olarak yaşamını kaybetmektedir.”

‘YILLIK MASRAFLARI 4 BİN 500 LİRA’

Her gün bir paket sigara içen kişinin aylık sigara masrafının 350 ila 400 TL, yıllık ise 4 bin 500 ile 5 bin TL olduğu kaydeden Prof. Dr. Nazmi Bilir, sigara nedeniyle hastalığa yakalanmanın hem bireylere hem de ülkeye ekonomik yük olduğuna işaret ederek şöyle devam etti:

“Yaşamı boyunca günde bir paket sigara içen bir kişi örneğin 20-30 yıl içinde sigara satın almak için toplam olarak 100 bin TL harcar. Bu kadar sigara içen bir kişi kanser veya kalp-solunum sorunları gibi bir hastalığa yakalandığı takdirde bu hastalığın tedavisi için de yıllar boyunca harcama yapılması gerekecektir. Bu durumda sosyal güvenlik sistemi üzerine de maddi yönden yük gelmektedir. Sonuç olarak hem sigara satın almak için yapılan harcamalar, hem de hastalanan kişiler için yapılacak sağlık harcamaları ülkemiz açısından önemli bir maddi yük oluşturmaktadır.”

EN ETKİN YOL KARARLI OLMAK

Sigaranın zorla bıraktırılmasının etkili bir yöntem olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Bilir, “Bu tür yaklaşım başarılı olmamaktadır. Sigara bırakma konusunda başarı için kişinin bu konuda kararlı olması önemlidir. Kişiye sigaranın zararlarını ve bırakılması halinde ortaya çıkacak olumlu yanlarını anlatmak suretiyle kişilerin bu yönde karar vermeleri desteklenebilir. Sigarayı bırakmak isteyenler 24 saat boyunca ulaşabilecekleri Sağlık Bakanlığı Sigara Bırakma Danışma Hattı ALO 171’i arayabilirler” diye konuştu.
=====================================
Dostlar,

Nazmi Ağabey gerçek bir Halk Sağlıkçı ve yetkin bir bilim insanıdır.
Biz HÜTF’de (Hacettepe Üniv. Tıp Fakültesi) Toplum Hekimliği / Halk Sağlığı uzmanlık eğitimi alırken (ihtisas yaparken), kendisi hem bu eğitimlerini hem de İç Hastalıkları uzmanlık eğitimini tamamlamıştı. Uzun yıllar bu Fakültede Toplum Hekimliği (1982 sonrasında Halk Sağlığı) son derece değerli hizmetler verdi, akademik çalışmalar yaptı ve birkaç yıl önce emekli oldu. Ama O, özellikle halkımızın sağlığının korunması için başta kanser ve kronik hastalıklar, çalışma yaşamı olmak üzere çalışmalarını ara vermeksizin sürdürüyor.

Nazmi ağabey, 1990’da bizim Doçentlik sınavımızda jüri üyesi idi.
Hem Nami ağabey nitelikli emeğini Halk Sağlığı için sürdürmeli hem de ülkemiz sağlık sistemi, Sağlık Bakanlığıu ve YÖK O’nun çok ciddi ve çok değerli birikimini mutlaka değerlendirmeli.

Bu arada Sağlık Bakanlığını SİGARA İLE SAVAŞ bağlamında 15 yılı aşan bir süredir kararlılıkla, içtenlikle uğraşından dolayı kutlamak istiyoruz. Belki özlenen başarıya hala ulaşıl(a)mamıştır ama alınan yol son derece ciddidir. Kapalı mekanlarda, ulaşım araçlarında tütün ürünlerinin kullanımının engellenmesi son derece önemli bir aşamadır ve kesinlikle korunmalıdır.

Özellikle gençlerin tütün ürünleri kullanımına başlamasının önlenmesi büyük önem taşımaktadır. Uzun süreli kullanımın ardından bırak(tır)mak kolay olamıyor.

ALO 171 hattının ve www.birakabilirsin.org web sitesinin etkinliğini artırarak sürdürmesi gerekir. SGK bu süreçte geriödeme desteği vermelidir. Birtakım ödül çalışmaları, teşvikler, basının daha etkin katılımının sağlanması, okullarda yaygın eğitim… önemli adımlardır.

Öte yandan, nimet – külfet dengesi/adaleti bağlamında tütün ürünleri üzerine akılcı bir risk payı eklenmesi uygun olur. Genel anlamda her riskin bir karşılığı olmak gerekir. Sağlık Ekonomisi çalışmaları kapsamında ayrıntılı aktüaryal hesaplar elde vardır. O nedenle sigarada paket başına 50 kuruş gibi bir rakam ilke olarak kesinlikle doğru ve adildir. Başkalarına da mali yük getirecek bir davranışın – riskin özneleri, maliyeti bütünüyle başkalarına yansıtmayı savun(a)mazlar. Eşitlik mekanik bir anlayışla dayatılırsa gerçek anlamda Adalet sağlanamaz. Hakkaniyet temelli bir dinamik Adalet anlayışı ile, taaa Aristo’dan öğrendiğimiz “Herkese hakkını vermek” üzerinden hakkaniyet temelli adalet sağlanabilir. Başkalarına zarar veren bir davranış, özgürlük alanında sınırsız tutulamaz. Böyle bir özgürlük olamaz..

Dolayısıyla sigara vb. tütün ürünlerini kullananlar, tehlikeli davranışları nedeniyle yüksek olasılıkla risk gerçekleşerek belli hastalıklara yakalanacağı için, SGK’nın yükleneceği giderleri bunda sorumluluğu olmayan insanlara yükleyemezler. Bu riskli davranışlarının bedelini üstlenmek zorundadırlar. Bu bağlamda hızla yeni ve etkin araçlar geliştirilmelidir.

Sevgi ve saygı ile. 03 Şubat 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları – 2017

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları – 2017

http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27587  01 Şubat 2018
(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)
Sevgi ve saygı ile. 02 Şubat 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com