TELE1 TV Programımız – 19 Eylül 2020

Dostlar,

19 Eylül 2020 Cumartesi günü saat 11:00 sonrasında TELE1 TV’de FORUM HAFTA SONU programında deneyimli sunucu Sayın Namık Koçak‘ın konuğu olduk..

Değişik boyutlarıyla salgının eriştiği kritik aşamayı değerlendirdik.

Temel sorunların başında salgının Epidemiyoloji bilimimi ilkeleri ile yönetil(e)meyişi geliyor.
Bunun da kök nedeni TEK ADAM REJİMİ..
Sorgu – sual edilemiyor..
Saydamlık yok..
Bilimsel Danışma Kurulu’nun kararlarını hala öğrenemiyoruz.
TEK ADAM, kendi iradesi dışında hiçbir güç tanımıyor ve o kararlarla da kendini bağlamak istemiyor, bağlı saymıyor..
TBMM, bu olağanüstü salgın ortamında tatilde!?
Medya olağanüstü ağır baskı altında..
Üniversiteler “gık” diyemiyor..
YARGI, ne yazık ki çok büyük oranda yandaşlaştırılmış durumda..
Danışmanlarının R.T. Erdoğan’a ne ölçüde / düzeyde bilgi verdiği bilmece??
Nasıl kavradığı da; çünkü çok çelişkili demeçler veriyor..
Muhalefet yeterince etkin ve etkili değil.

HALK ÇARESİZLİK İÇİNDE…
Yoksul, işsiz, umarsız, umutsuz, gamsız..
Sağlık Örgütü çökme eşiğinde.. sağlıkçılar ÖLÜYOR!
160 bine yakın pandemi yatağı dolu.. Çoğu ağır..
Evlerde, 24 bin aile hekiminin izlemine bırakılan ortalama 8,5 hastadan 200 bin hasta var..
Toplamda 360 bin PCR+ korona hastamız var.. Bundan sonra nereye yatıracağız?
Ranza mı yapacağız hastanelere?? Ülkemiz açıkhava hastanesine dönüştü. Sağlık Bakanı Kara hala kapasitenin dolmadığını söyleyebiliyor 250-60 bin yatağı temel alarak. Zaten 90 milyonluk ülkeye kala kala 100 bin yatak bırakılmış olağan sağlık hizmetleri için.. Acil olmayan her hizmet ertelenip öteleniyor, bunun da çok ağır faturası, sessiz sessiz evde ölümler yaşanıyor!

  • 1. Basamağın hızla güçlendirilmesi ve BULAŞ ZİNCİRİNİN HASTANE ÖNCESİNDE KIRILMASI ZORUNLU! Bu bağlamdaki önerilerimiz yerine getirilmedi. Örn. 100 bin yeni sağlıkçı atama!?

Bunlar SAPTANABİLEN ÜSTELİK..
%10 saptanmış olsa 3,6 milyon taşıyıcı / bulaşlı insan var toplumda.. geçirenler dışında..
Her 25 kişiden 1’i bulaşlı Türkiye’de..
Muazzam bir hastalık yükü..
Ama ülke, AKP = RTE tarafından açıkça bir A.Ş. gibi yönetilmekte.
İlk tercih insan yaşamı değil ekonominin çarklarının dönmesi.
Öyle ya, hastalık kaynayan Rusya, dünyada 4. sırada iken ve 1 milyon hastası varken sınırlar test yapılmaksızın açıldı ve güneye aktı bu insanlar.. 3 kuruş döviz gelsin diye feda / kurban edildik.
****
Gelinen yerde, 21 Eylül’de okullar da sınırlı açılamakta; 2 yanı keskin kılıç..
Bu akşam (21 Eylül) CB Kabinesi bakalım ne kararlar alacak?
Gene piknik ve bayram karantinaları mı?
Örneğin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını da mı “bu vesile” ile (Salgın!) yasaklamak??!!

Akşam öğreneceğiz..

  • Ancak 14 günlük tam kapatma dışında çare görünmüyor..

Yangın, ilk tepe olan 11 Nisan’ı aştı.. Ne var ki “Türkiye A.Ş.” kâr etmeye mahkum bu anlayışla..
Nasılsa yangın dünyada da sürüyor.. rakamları biraz makyajlar, idare ederiz. Taa ki aşı / ilaç imdada yetişir!?

Bu gün ayrıca TTB (Türk Tabipleri Birliği), bir basın toplantısı ile kapsamlı SALGIN RAPORU açıkladı. Özenle değerlendirmek, yararlanmak gerek. Emek verenlere şükranla..
***
Deneyimli gazeteci Sn. Koçak ile ayrıntılı konuştuk.

AKP = RTE, varlık / servet vergisi koymalı ülkemizde 10 milyon Doların üstünde varlığı olanlara, varlıklarıyla orantılı.. ve gerekli kaynağı yaratıp en az 14 gün ülkeyi tam kapatarak (lockdown) yangının azgın ateşini söndürmek zorundadır..

İlgi ve bilginize sunarız. İzlenmesi, paylaşılması ve gereğinin yapılmasını umarız.

Sevgi ve saygı ile. 21 Eylül 2020, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı,
Kamu Yönetimi Siyaset Bilimi (Mülkiye)

www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

 

 

 

 

Filyasyon masalına yanıt: İşte gerçekten ‘perişan’ olanlar…

Filyasyon masalına yanıt:
İşte gerçekten ‘perişan’ olanlar…

https://sol.org.tr/haber/filyasyon-masalina-yanit-iste-gercekten-perisan-olanlar-14970, 20.09.2020
Covid-19 salgınıyla mücadelede sağlık emekçileri her alanda yalnız bırakılırken, filyasyonda görev yapan sağlık emekçileri de birçok sorunla ve bu sorunların yanı sıra büyük bir sağlık riskiyle görevlerini yerine getirmeye çalışıyor.

Salgında vaka sayılarının giderek artması filyasyonda görev yapan emekçilerin zaten zor olan durumunu daha da zorlaştırırken, “hızlı normalleşme” ile birlikte salgına karşı hiçbir önlem almayan Sağlık Bakanı Koca’dan “Filyasyon olmasa perişan olurduk” açıklaması geldi. (Dr. A. Saltık : Filyasyon, salgın yönetiminin vazgeçilmezidir, “olmasaydı..” demek ağır bilgisizlik örneğidir..)

Bu sözlerle yetinmeyen Bakan Koca “Türkiye’nin her yerindeki bu süreçleri dijital olarak takip edebiliyoruz. Filyasyon ekipleri neredeler? Ne kadar hızlı davranıyorlar? Eksik nerede? Hepsini görebiliyoruz ve ona göre aksiyon alıyoruz” ekini yaptı.

‘Plansız filyasyonla sağlık çalışanları perişan oldu’

Bakan Koca bunları söylerken, neredeyse tamamı filyasyonda görev yapan diş hekimlerinin gerçekte neler yaşadıklarını, Ankara Diş Hekimleri Odası Genel Sekreteri Gamze Burcu Gül ile konuştuk.

Koca’nın açıklamasına “Plansız filyasyonla sağlık çalışanları perişan oldu” yanıtını veren Gül, haftanın 7 günü uzun mesailer yapan, servis imkanı, kreş olanağından yoksun çalıştırılan filyasyon emekçilerinin durumunu soL’a anlattı.

‘Haftanın yedi günü 09.00-23.00 mesaisi’

Filyasyondaki hekimlerin haftanın yedi günü, 09.00-23.00 arası çalıştığını, bunu iki grup halinde yapsalar da çok yorucu bir çalışma temposu olduğunu aktaran Gül, filyasyon ekiplerinin iş yükünün çok fazla olduğuna işaret etti.

Kişisel koruyucu ekipmanın genel olarak sağlandığını söyleyen ancak ekipman sayısının sınırlı olduğunu da vurgulayan Gül, “Diş hekimleri görev tanımlarının dışında bir iş yüküyle karşı karşıya. Biz olağanüstü koşullarda olduğumuzun bilinciyle elimizden geleni yapıyoruz ancak taleplerimiz karşılanmıyor. Yetersiz sayıda personele büyük bir iş yükü bırakılmış durumda. Salgında vaka sayısının da giderek artması bu yükü iyice artırıyor” dedi.

‘Servis yok, kreş yok, yemek yok, giyinme ve dinlenme alanı bile yok’

Bu yoğun çalışmaya karşın hekimlerin ve halkın sağlığı için filyasyon ekiplerine servis hizmetinin dahi sağlanmadığına işaret eden Gül, filyasyonda görev yapan sağlık emekçilerinin bir diğer önemli ihtiyacı olan kreş olanağının da sağlıkçılara verilmediğini aktardı. Gül, giyinme ve dinlenme alanı gibi ihtiyaçların da karşılanmadığını dile getirdi.

‘En önemli taleplerimizden biri Covid-19’un meslek hastalığı olarak kabul edilmesi’

Sağlık çalışanlarının gece geç saatlere kadar çalışıp belki de evlerine enfekte olarak gittiğini, bunun nedeninin yaptıkları iş olduğunu ancak buna karşın Covid-19’un meslek hastalığı olarak tanınmadığını da hatırlatan Gül, “Bu bizim en temel taleplerimizden biri. Covid-19’un sağlık emekçileri açısından meslek hastalığı olarak kabul edilmesi gerekiyor. Çünkü sağlık çalışanı yüksek olasılıkla çalışma koşullarında dolayı enfekte oluyor” ifadesini kullandı.

Gül, “Gidilecek evlerle ilgili koordinasyon ve iletişim noksanlığı dolayısıyla zaman ve iş gücü kaybı yaşanıyor. Gece geç saatlere kadar uzayan mesaide güvenlik sıkıntısı da söz konusu olabiliyor” diye konuştu.

Büyük bir stres altında, çok yoğun bir çalışmadan söz eden Gül, resmi rakamlara göre;

  • Covid-19 kaynaklı vakaların %11’inin, ölümlerin de % 1’inin sağlık emekçilerinden oluştuğuna da dikkat çekti.

‘Rutin test yapılmıyor’

Buna karşın gerek filyasyonda görev yapan gerek de salgınla mücadelede rol alan sağlık emekçilerine rutin test yapılmadığını söyleyen Gül, sözlerine şu şekilde devam etti :

Meslek örgütleri olarak bizler sağlık emekçilerinin rutin test olabilmesi için hastanelerle anlaşma yapmaya çalışıyoruz. Sağlık emekçilerine rutin test konusundaki taleplerimiz Bakanlık tarafından çözülmediği için kendimiz çözmeye gayret ediyoruz.

‘Filyasyon ekiplerine ek ödeme de verilmiyor’

Bunun dışında bir de ek ödemeler başlığı var. Öncelikle bizler ek ödeme döner sermaye ya da tavandan performanstan ziyade emekliliğe yansıyan ödeme, seyyanen zam talep ediyoruz. Ancak şu ana kadar nisan ayı dışında hiçbir ödeme alınmış değil.

‘Filyasyon ekipleri dışında kalan diş hekimlerinin iş yükü ve sağlık riski arttı’

Filyasyonda görevlendirilen diş hekimlerinin yanı sıra hastanelerde ve ağız diş sağlığı merkezlerinde görev yapan diş hekimlerinin de iş yükü büyük ölçüde artmış durumda. Birçok hekim filyasyonda görevlendirilince geriye kalanlar büyük bir iş yüküyle baş başa kaldı.

Hastanede görev yapmak üzere kalanlar da kronik hastalığı olabilen ve yaşı görece yüksek olanlar. Bu nedenle  enfekte olmaları durumunda da yaşamsal riskleri artıyor.

‘Kafa karışıklığı var’

Filyasyon ekipleri konusunda da bir kafa karışıklığının meydana geldiğini, evde tanı ve ilaç ulaştırma görevini yapanların diş hekimleri ve yardımcı sağlık personelinden oluştuğunu; öğretmenlerden, muhtarlardan ve diğer kamu çalışanlarından kurulan ekiplerin de karantinadaki hastaların evlerinde bulunup bulunmadığını kontrol ettiğini söyledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye tepki Dr. Hüsrev Çetin’den

Bahçeli’nin TTB çıkışına karşı herkes bu yazıyı paylaşıyor

Doktorları hedef alan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye tepki gösterilmeye devam ediliyor.

Bahçeli'nin TTB çıkışına karşı herkes bu yazıyı paylaşıyorParti bünyesinde bir heyet kurulduğunu açıklayan Bahçeli, “Bu heyet marifetince Türk Tabipleri Birliği’nin dünü, bugünü, bütün fiili ve eylemleri incelenecek, gerekirse hazırlanacak dosya Cumhuriyet Savcılıklarına intikal ettirilecektir. Ümidimiz, kirli çamaşırların ortaya çıkmasıdır” ifadelerini kullandı.

Son açıklamlarında sık sık doktorları hedef alan Bahçeli’ye karşı doktorlar, Dr. Hüsrev Çetin’in yazısını paylaşmaya başladı.

Dr. Hüsrev Çetin’in yazısı şöyle:

“Siz hiç, bir insanın içini gördünüz mü?
Canlıyken, kalbi atarken!
Damarlarında kanı dolaşırken!
Bir de içinde bir dert aradınız mı?
Ben aradım!

Siz kanser olduğunu bir insanın,
Daha kendi bilmeden.
En yakını, en çok seveni duymadan!
Teşhisini koyup ağladınız mı?
Ben ağladım.

Siz hiç, kanayan yaraya el bastınız mı?
Düşünmeden bir şey bulaşır mı diye!
Açık yaraya dibinden baktınız mı?
Gözünüze sıçrayan kandan, hepatit kaptınız mı?
Ben kaptım,

Siz hiç bir tümör gördünüz mü?
Dokuz yaşında bir çocuğun kafasının içinde,
Görünce anlayıp yakın olan ölümünü,
Ve bunu annesine nasıl söyleyeceğinizi düşündünüz mü?
Ben düşündüm.

Siz hiç başınız sağ olsun dediniz mi?
Hastayı ne halde getirdiklerini unutup!
Kapıda umutla bekleyen kalabalığa.
Bir babaya, bir anaya, bir evlada!
Ben dedim.

Siz hiçbir gece vakti, kalkıp sıcak yatağınızdan,
Polisle, jandarmayla uzun yol gidip,
Kör bir bir ışıkla vadiden indiniz mi?
Üstelik, bile bile az sonra görülecek manzarayı.
Ben indim.

Yetmez gibi gecenin sersemliği,
Ters dönmüş araçtan, cesetler çıkarıp,
Niye ölmüş diye soran savcıya
Bir sebep söylediniz mi hiç!
Ben söyledim.

Siz uyurken sabaha karşı,
Çalan bir telefonla uyanıp,
Ya yetişemezsem diye, gaza basıp,
Apar topar ameliyata girdiniz mi?
Ben girdim.

Siz bir akşam misafir ağırlarken,
Ya da güzel bir yemekteyken,
Belki de en sevdiğiniz dizi oynarken,
Koşa koşa hastaneye gittiniz mi tanımadığınız biri için?
Ben gittim.

Ben daha neler yaşadım,
İnsana, insanlığa, yaşama dair.
Ne gerekiyorsa yapınla başlayan,
Terk etmeler, vefasızlıklar gördüm.
Siz gördünüz mü?

Siz hiçbir salgında,
Bulaşmasın diye evine kaçarken herkes,
Ateşli, halsiz, deva bekleyen birini,
Yatırıp yanınıza, tedavi ettiniz mi?
Ben ettim,

Ve sırf bu yüzden,
Herkes korkarken hasta olmaktan,
Siz hasta oldunuz mu?
Bırakın hastalığı, öldünüz mü?
Ben öldüm!

Normal bir insansanız eğer,
Herkes kalan giden, sayılara bakarken,
Bir can için, kendini feda eden kardeşlerinizi,
Görürken ölüme meydan okuyan meslektaşlarınızı!
Ses vermez miydiniz?
Ben veriyorum.

Artık, Kimse demesin bana!
Otur oturduğun yerde!
Bir de Birlik olmuşsunuz,
Çok ses veriyorsunuz, susturamıyoruz böyle!
Ve sakın demeyin bana!

Senin sesin çok çıkıyor, bırak canları!
Benim iktidarım gidiyor burada!
Kapatılsın hemen, Tabip Odaları.
Ben seçmişim zaten yolumu, gerekirse ölürüm.

Benim derdim, kendim değil diyorum.
Her bir İnsan hayatı değerli; bilin istiyorum.
Hiçbir can, önlem alınmadığı için gitsin istemiyorum.”

Dr. Hüsrev Çetin

HALK TV Programımız – 18 Eylül 2020

Dostlar,

Bu gün, 18 Eylül 2010 Cuma günü saat 17:00’de HALK TV’de olacağız.. / OLDUK

– TTB’ye neden saldırılıyor?
– İktidar neden salgını yönetemiyor ve saydam davran(a)mıyor?
– Ne yapmalı??

Sorularına yanıt arayacağız. / YANIT VERDİK..

İlgi ve bilginize sunarız. (24-51. dakikalar arası)

Sevgi ve saygı ile. 17 Eylül 2020, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı,
Kamu Yönetimi Siyaset Bilimi (Mülkiye)

www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

 

 

COVID-19’dan Korunma Kılavuzu

COVID-19’dan Korunma Kılavuzu

Sevgili sağlık çalışanları,

Bu rehber 3 bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde bilgilere yer verilmiş, 2. bölümde bu bilgileri kullanarak, akılda kalması kolay şekilde korunma önerileri sunulmuştur. 3. bölümde ise püf noktaları yer almaktadır. Rehberi yalnızca hekimler için değil, bütün sağlık çalışanları için hazırladım. Açık ve basit bir şekilde yazmaya çalıştım ki, sağlık çalışanı olmayanlar da okursa faydalanabilsin. Umarım yararlı olur. Sağlık ve esenlik dileklerimle…

Prof. Dr. Müge Özcan

Prof. Dr. Müge Özcan
KBB Hastalıkları Uzmanı
16.09.2020/ Ankara
***

BÖLÜM 1: BİLGİLER

BİLGİ 1: Covid-19 etkeni olan SARS-CoV-2 size 3 yerden bulaşır:
Ağız
Burun
Göz
Virüsün size bulaşması için ya virüslü havayı solumanız ya da virüsle kontamine olmuş ellerinizi veya başka bir objeyi ağız, burun veya gözünüzle temas ettirmeniz gerekir.

BİLGİ 2: SARS-CoV-2, hastanın soluğuyla vücut dışına çıkan minik tükürük/su parçacıklarının üzerinde havaya taşınır, bir müddet (kapalı ortamda 5-6 dakika kadar) havada alçalır, sonunda yere veya odadaki eşyaların üstüne düşer. Solukla dışarı verilen havanın ne kadar uzağa gidebildiğini, sigara içen bir insanın dumanının hangi mesafeye gittiğini düşünerek tahmin edebilirsiniz. Hasta konuşursa, bu tükürük parçacıkları biraz daha fazla miktarda salınıp, biraz daha uzağa gider; bağırırsa, her ikisi de artar. Öksürür veya hapşırırsa, hem salınan partikül sayısı hem de mesafe çok çok daha fazla artar.

BİLGİ 3: Cerrahi maskeler, cerrahın ağız-burun florasının cerrahi alana geçmemesi için tasarlanmıştır; solunum/konuşmayla havaya salınan tükürük partiküllerini tutar. Birisi covidli, diğeri sağlıklı iki bireyin karşı karşıya gelmesi durumunda:

Sadece covidli kişi cerrahi maske takıyorsa, sağlıklı kişinin korunma şansı yaklaşık %70
Sadece sağlıklı kişi cerrahi maske takıyorsa, sağlıklı kişinin korunma şansı yaklaşık %30
Her ikisi de cerrahi maske takıyorsa, sağlıklı kişinin korunma şansı yaklaşık %97’dir.
Uygun şekilde kullanılması durumunda cerrahi maskeler 4 saat koruyucudur. Islanması, yırtılması veya hastanın sekresyonuyla kontamine olması durumunda hemen değiştirilmelidir.

BİLGİ 4: Respiratuar maskeler (N95 olarak biliniyor), yapıları ve kumaşlarının elektrostatik özellikleri sayesinde cerrahi maskelere göre daha küçük partikülleri (0,3 mikron ve üzeri) tutarlar. Brown prensibi ile daha küçük partikülleri de tutabildikleri gösterilmiştir.
FFP2 özellikli olanlar solunan havadaki partiküllerin %95’ini, FFP3 özellikli olanlar solunan havadaki partiküllerin %99’unu tutar. Sızdırmaz özellik taşıdıkları için yüze sıkı bir şekilde oturur, soluk alıp vermeyi bir miktar zorlaştırırlar.

Bu maskeler ventilli (valvli) veya ventilsiz (valvsiz) olabilir. Ventilli maskelerin valvi soluk verirken açılır, soluk vermeyi kolaylaştırır, karbondioksit retansiyonunu önler. Ancak, VENTİLLİ MASKELER DIŞARI VERİLEN HAVAYI SÜZMEZ, YANİ COVİDLİ KİŞİNİN TAKMASI DURUMUNDA, VİRÜS DİREKT OLARAK HAVAYA SALINIR.

Respiratuar maskeler 8-12 saat kadar kullanılabilir. Üstüne cerrahi maske takılması durumunda, bu süre birkaç saat daha uzayabilir.

BİLGİ 5: Lateks/polivinil eldivenler sınırlı da olsa geçirgendir; o nedenle cerrahlar ameliyata başlamadan ellerini yaklaşık 5 dakika dezenfektanla yıkarlar. Bu eldivenlerin geçirgenliği ellerin terlemesi, eldiveni giydikten sonra geçen süre ve kimyasal maddelere (alkol vb.) temasla artar. Söz ettiğim geçirgenlik çift taraflıdır (içten dışa ve dıştan içe).

BİLGİ 6: SARS-CoV-2 %80 alkolle 60 saniyede, %10’luk çamaşır suyuyla 2 dakikada, deterjanla 5-10 dakikada denatüre olur. Bu süreler, virüs sekresyonların içindeyse geçerli değildir, çünkü sekresyon, virüsün bu maddelerle temasını engeller. Bu nedenle, elleriniz/dezenfekte edilmesi gereken yüzeylerde sekresyon olduğunu düşünüyorsanız, ellerinizi su ve sabunla en az 20-30 saniye yıkamanız, yüzeyleri dezenfektan uygulamadan önce sekresyonlardan temizlemeniz gerekir.

El dezenfeksiyonu için en az %70’lik alkol içeren bir dezenfektan kullanmalısınız.
Yeterli dezenfeksiyon için elinize 2-3 ml dezenfektan almanız, ellerinizi kuruyana kadar sabunla yıkar gibi, dezenfektan değmemiş yer kalmayacak şekilde ovuşturmanız gerekir.

BİLGİ 7: Covid-19 bulaşan kişilerin %30-60’ı hastalık süresince asemptomatik olmaktadır. Asemptomatik hastaların viral yükü, semptomatik olanlarla benzerdir. Kesin veri olmamasına rağmen, asemptomatik vakaların bulaştırıcı olduğunu, ancak öksürüp aksırmadıkları için, semptomatik olanlara göre daha az bulaştırıcı olabileceğini düşündüğümü söyleyebilirim.

BÖLÜM 2: COVID-19 BULAŞINDAN KORUNMA

1. GÖZ KORUYUCU SEÇİMİ:

Bu amaçla alın ve zigoma (AS: elmacık kemiği) ile arada boşluk bırakmayan gözlükler veya yüz siperleri kullanılmalıdır. Bence yüz siperliği daha iyi. Çünkü maskenizin üstünü de kapatır, ayrıca farkında olmadan elinizi yüzünüze/maskenize değmenize engel olur.

2. KİŞİSEL KORUYUCU EKİPMAN (AS: Donanım) SEÇİMİ:

Bilinen covidli hasta: Respiratuar maske, üstüne cerrahi maske (respiratuar maskenin kirlenmesini engellemek, kullanım süresini uzatmak için) + göz koruyucu + önlük + bone + eldiven
Covid semptomları olmayan hasta:
– Muayene sırasında hasta maske takabiliyor / burun-ağız-boğaz muayenesi yapılmıyor: Cerrahi maske + göz koruyucu + eldiven
– Muayene sırasında hasta maske takamıyor / burun-ağız-boğaz muayenesi yapılıyor: Respiratuar maske + göz koruyucu + önlük + bone + eldiven

3. KİŞİSEL KORUYUCU EKİPMANLARIN GİYİLMESİ:

Ellerinizi yıkayın/dezenfekte edin
Cerrahi maskenizi henüz çıkarmayın
Önlüğünüzü giyin
Bonenizi takın
Maskenizi lastiklerinden tutarak çıkarın
Ellerinizi yıkayın/dezenfekte edin
Yeni maskenizi takın
Siperliğinizi takın
Ellerinizi yıkayın/dezenfekte edin
Eldivenlerinizi takın

4. KİŞİSEL KORUYUCU EKİPMANLARIN ÇIKARILMASI

Uzun çalışma saatlerinden sonra, yorgunken, kişisel koruyucu ekipmanlar çıkarılırken yeterli özen gösterilmezse, ne yazık ki bulaş riski fazla olacaktır. Bu nedenle, acele etmemeniz ve kişisel koruyucu ekipmanlarınızı uygun şekilde çıkarmanız önemlidir.

Önlüğünüzü çıkarın
Eldivenlerinizi çıkarın
Ellerinizi yıkayın
Siperliğinizi arkasından tutarak çıkarın. Önündeki şeffaf kısma değmeyin
Ellerinizi yıkayın/dezenfekte edin
Bonenizi kulaklarınızın üstündeki kısımdan tutarak çıkarın. Bonenin dış kısmını yüzünüze veya saçlarınıza değirmemeye dikkat edin
Ellerinizi yıkayın/dezenfekte edin
Maskenizi çıkarın
Ellerinizi ve dirseklere kadar kollarınızı yıkayın
Yeni maskenizi takın

5. ORTAK ALANLAR VE DİNLENME ODALARINDA KORUNMA

Yapılan çalışmalarda, sağlık personeline bulaş riskinin bu alanlarda yüksek olduğu gösterilmiştir. Çünkü yeme-içme nedeniyle maskesiz oturulmakta, ve sohbet edilmektedir. “Bilgi 2”de belirttiğim gibi, konuşma sırasında solukla salınan virüs miktarı ve kişinin ağzından uzaklaşma mesafesi artar. Bazı hastanelerde dinlenme odalarındaki pencereler açılmadığı için, bu konu daha da önem kazanmaktadır.

Ortak alanlarda dinlenirken şunlara dikkat edin:

Dinlenme odasına girerken ve çıkarken ellerinizi uygun şekilde yıkayın/ dezenfekte edin
Bu mekanlarda toplu halde bulunmamaya gayret edin
Yalnız değilseniz, mümkünse maskenizi çıkarmayın, birbirinizden 1,5 metre mesafede oturun
Yeme-içmeyi sırayla yapın. Böylece herkes maskesini aynı anda çıkarmamış olur
Maskeniz takılı değilken konuşmayın (Bilgi 2)
Tek kullanımlık bardak, tabak vb. tercih edin, bu eşyaların ortak kullanımından kaçının
Dinlenirken yeme-içme ihtiyacınızı mümkünse açık havada giderin
Bunlara uymanın, özellikle yoğun çalışma saatlerinden sonra ne kadar güç olduğunun farkındayım. Dinlenme odalarının biraz olsun gevşemeye ihtiyacı olanlar için ne kadar değerli olduğunu, birlikte sohbet etme ve yemek yemenin ne kadar rahatlatıcı olduğunu da biliyorum. Ancak şu bir gerçek ki, covid size en savunmasız anınızda, en beklemediğiniz kişiden bulaşacak. En yakın iş arkadaşınız asemptomatik bir covidli olabilir, hastanelerin çoğunda tarama testi yapılmadığı için bunu bilme imkanımız yok…

BÖLÜM 3: PÜF NOKTALARI

1. Maskenizi kısa bir süre için çıkarıp yine takmak:

Yeni maskeyi taktığınız andan itibaren, maskenizin dış yüzü ENFEKTEDİR
İdeal olan, maskeyi her çıkardığınızda yeni bir maskeyle değiştirmektir, ama sağlık çalışanlarının çoğunun böyle bir imkanı olmadığını biliyorum
Maskeyi herhangi bir nedenle çıkarıp yeniden takmanız gerektiğinde bu işi maskenin dış yüzüne ASLA dokunmadan yapın
Maskeyi lastiklerinden veya ipinden tutarak çıkarın, ellerinizi dezenfekte edin
Maskenizi ön ve arka yüzüne dikkat ederek bir kağıt peçeteye sarın, takana kadar ellemeyin
Maskeyi bir kulağınızdan çıkarıp diğerine asılı bırakmak, iç yüzünün dış ortamla temasına ve enfekte olmasına neden olabilir
Maskeyi dış yüzü masaya gelecek şekilde masaya koymak masanın kirlenmesine ve maske masada dururken iç yüzünün enfekte olmasına neden olabilir
Maskeyi çenenize indirmek, çeneniz daha önce maskeyle kapalı olmadığı için buradaki virüslerin maskenin iç yüzüne bulaşmasına neden olabilir
Maskenizi bilek veya dirseğinize takmak çok risklidir; bu işi yaparken maskenin dış yüzeyindeki virüsler vücudunuzun başka yerlerine bulaşabileceği gibi, el-kolunuzdaki virüsler de maskenin iç yüzeyine bulaşabilir
2. Klavikulalarınızın (AS: Köprücük kemiği) üstünde kalan yerlerinizi “steril alan” olarak düşünün:

Ameliyathanedesiniz ve steril değilsiniz. Boyun ve başınız ise steril alan. Bu alana dokunursanız sterilite bozulacak. Böyle düşünmeniz, bir müddet sonra istemsiz bir şekilde ellerinizi yüzünüze götürmenize engel olabilir.

3. Sigara içiyorsanız:

Sigarayı bırakabiliyorsanız bırakın. Sigara içmek covid-19’u ağır geçirmenize neden olabileceği gibi, bu aktivitenin kendisi de bir risk faktörüdür.

Sigara içeceğiniz alana giderken kapı kolu, asansör düğmesi gibi yerlere değmeniz gerekiyor olabilir. Maskenizi çıkaracaksınız. Daha sonra sigarayı elinizle tutup ağzınıza götüreceksiniz. Yanınızda küçük bir kolonya şişesi taşıyın, ellerinizi dezenfekte edin, sigarayı daha sonra kutusundan çıkarın. Arkadaşınıza kutudan sigara verecekseniz, o da ellerini dezenfekte etsin, veya ağıza değecek yerine dokunmadan sigarayı siz çıkarıp verin.
Sigara içerken sigara içen diğer maskesiz insanlardan en az 2 metre uzakta durun
Sigara içmeden önce ve sonra ellerinizi dezenfekte edin. Maskenizi el dezenfeksiyonundan sonra takın. Maske taktıktan sonra ellerinizi yeniden dezenfekte edin

4. Eldiven geçirgendir:

Öncelikle, hastayla ilgilenmediğiniz ortamlarda eldiven kullanmak size sahte bir güvenlik hissi verebilir. Eldivenli ellerinizle (ellerinizin temiz olduğu hissine kapılarak) maskenizi veya yüzünüzü elleyebilirsiniz. Buna sıklıkla şahit oluyorum. Eldivenle değdiğiniz yüzeylerdeki bütün mikroplar eldiveninizin dış yüzünde mevcut olduğu gibi, eldivenin sınırlı da olsa geçirgen yapısı nedeniyle ellerinizde de vardır
Yüz siperliği, istemeden ellerinizi yüzünüze götürmeyi büyük ölçüde engeller
Eldivenli elleri yıkamak, dezenfektan sürmek eldivenin geçirgenliğini artırıp dış yüzeydeki mikropların içeri geçmesini kolaylaştırır
Eldivenler çıkarıldıktan sonra, eller mutlaka yıkanmalı/ dezenfekte edilmelidir.

5. Alkolün elinizi dezenfekte etmesi için en az 60 saniyeye ihtiyacınız var:

Bir spreyden elinize az miktarda dezenfektan/ kolonya sıkınca elleriniz anında dezenfekte olmaz. 2-3 mililitre alkollü dezenfektan / kolonyayı elinize almanız, alkol tümüyle uçana kadar ellerinizi sabunla yıkar gibi, ıslanmamış yer kalmayacak şekilde ovuşturmanız gerekir.

6. Hastane formalarını eve götürüp yıkamanız gerekiyorsa:

Hastaneye giderken giydiğiniz forma/giyecekleri hastanede, hastanede giydiğiniz forma/giyecekleri eve giderken, yolda giymeyin
Hastaneden çıkarken, formalarınızı yüzünüze temas ettirmeden çıkarın, ellerinizi temizleyin
Formaları önce bir bez torba veya yastık kılıfına koyup ağzını bağlayın, sonra bir plastik poşete koyun.
Formaları evde çamaşır makinesine atarken bez torbayla birlikte atın. Bu şekilde, eğer üstlerinde virüs varsa, makineye koyma sırasında evinize bulaşı önlemiş olursunuz
Formalarınızı en az 60 derecede, deterjanla ve uzun programda yıkayın

7. Hastaneden eve gelince            :

Ellerinizi yıkayın
Kıyafetlerinizi çıkarın, çıkarırken yüzünüze değmemesine ve kıyafetleri sallamamaya özen gösterin
Ellerinizi yıkayın
Duş yapın
İdeal olan, evinizde bir kirli alan olması (kapalı balkon, oda, kullanılmayan tuvalet), üstünüzdekileri burada çıkarmanız, ellerinizi burada dezenfekte etmeniz, ve daha sonra duşa girmenizdir.