49 barodan YSK’nın iptal kararına tepki

49 barodan YSK’nın iptal kararına tepki

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) İstanbul seçimlerinin yenilenmesi kararına ilişkin 49 baro tarafından ortak açıklama yayımlandı. Açıklamada;

  • “..Seçim kurullarının 02.03.2019’da kesinleştiği gerekçesiyle, sandık kurullarının usulüne uygun olmadan oluşturulduğuna ilişkin tam kanunsuzluk iddiasına ret kararı verilirken, bir başka seçimin bu gerekçe ile iptal edilmesini, hukuki ve vicdani olarak kabul etmek mümkün değildir.” dendi.

49 barodan YSK'nın iptal kararına tepki


Ayrıca açıklamada, iptal kararı demokrasi ve hukuk tarihimizde kara bir leke olarak yerini alacaktır ifadesi kullanıldı.

49 baronun ortak açıklaması şu şekilde:

“Biz aşağıda imzası bulunan Barolar;

YSK’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimlerinin İPTALİNE ilişkin 06.05.2019 tarihli kararı nedeniyle kamuoyuyla aşağıdaki açıklamayı paylaşma zorunluluğu duyduk.

YSK’nın kısa kararından ve kamuoyuna yansıyan bilgilerden seçimin; usulüne aykırı oluşturulan seçim kurulları nedeniyle iptal edildiği anlaşılmaktadır.

YSK’nın sandık kurullarının oluşumuna ilişkin 135 sayılı Genelgesinin 4. Maddesinde 298 Sayılı Yasanin 23. maddesine atıfta bulunmak suretiyle; ‘…İlçe seçim kurulu başkanı, sandık kurulunun kalan bir asıl ve bir yedek üyesini belirlemek için önce, 22’nci maddenin birinci fıkrası uyarınca bildirilen listeden sandık kurulu başkanı olarak belirlenmeyenler arasından, ihtiyaç duyulan sandık kurulu üye sayısının iki katı kamu görevlisini ad çekme suretiyle tespit eder ve bu kişilerden mani hali bulunmayanları sandık kurulu asıl ve yedek üyesi olarak belirler. Üyeliklerin bu şekilde doldurulması mümkün olmazsa, eksiklikler, ilçe seçim kurulu başkanı tarafından, o çevrede bulunan ve sandık kurulunda görev verilmesinde sakınca olmayan kimseler arasından tamamlanır.’ denmektedir.

“Hukuki ve vicdanı olarak kabul etmek mümkün değil”

Yani seçim kurullarının oluşumunda seçime katılan siyasi partilerin hiçbir müdahalesi yoktur. Kaldı ki, YSK benzer şekilde Bursa Mustafa Kemal Paşa İlçesi seçimleri için; seçim kurullarının 02.03.2019 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle, sandık kurullarının usulüne uygun olmadan oluşturulduğuna ilişkin tam kanunsuzluk iddiasının REDDİNE karar vermişken, bir başka seçimin bu gerekçe ile İPTALİNİ HUKUKİ VE VİCDANİ olarak kabul etmek mümkün değildir.

“Yerleşik içtihatlar, teamüller ve ilke kararları yok sayılmıştır”

Bu kararla; ülkemizin uzun ve sıkıntılı demokrasi tarihinde edinilen tecrübeler, yasal düzenlemeler ve seçim kurullarının uygulamaları ile oluşan yerleşik içtihatlar, teamüller ve ilke kararları yok sayılmıştır. Halbuki bunların tamamı seçimlerin sağlıklı işlemesi, millet/seçmen iradesinin şaibesiz bir şekilde sandığa yansıması içindir. Ancak YSK kararı ile tüm bu birikim bir yana atılınca, artık seçmenin seçim sonuçlarına ilişkin kuşku ve endişeleri artacağı gibi sandık kurulu başkan ve üyeleri de potansiyel suçlu gibi görülecektir.

Demokrasi, öncelikle halkın iradesi ile şekillenen seçim sonuçlarına saygı duymakla mümkündür. YSK şeklin ikincil sayılması gerektiğini, esas olanın seçmenin iradesi olduğunu bir çok kararında olduğu gibi ‘mühürsüz oyların geçerliliğine ilişkin karar’ı ile de göstermiştir.

“Hukuk tarihimizde maalesef kara bir leke olarak yerini alacaktır”

Hal böyleyken; demokrasi birikimimizi, kültürümüzü ve yıllar içinde oluşan tüm içtihatları yok sayarak alınan bu karar, demokrasi ve hukuk tarihimizde maalesef KARA BİR LEKE olarak yerini alacaktır.

İlkesel bazda yaptığımız bu açıklama ile amacımız; hukuksuzluğu kabul eden anlayışa karşı temelini hukuk ve adaletten alan demokrasiye sahip çıkmak ve onu savunmaktır.

Bu sürecin İstanbul ve Ülke genelinde sağduyuyla ve demokratik kurallara uygun bir şekilde sonuçlanmasını diliyor, kamuoyu ile saygıyla paylaşıyoruz. 08.05.2019

Adana Barosu-Adıyaman Barosu-Aksaray Barosu-Amasya Barosu-Ankara Barosu-Antalya Barosu-Artvin Barosu-Aydın Barosu-Balıkesir Barosu-Bartın Barosu -Batman Barosu-Bilecik Barosu-Bolu Barosu-Burdur Barosu-Bursa Barosu-Çanakkale Barosu-Denizli Barosu-Diyarbakır Barosu-Düzce Barosu-Eskişehir Barosu -Gaziantep Barosu-Giresun Barosu-Hatay Barosu-Isparta Barosu-İstanbul Barosu-İzmir Barosu-Kastamonu Barosu-Kırklareli Barosu-Kocaeli Barosu-Malatya Barosu-Manisa Barosu-Mersin Barosu-Muğla Barosu-Muş Barosu -Niğde Barosu-Ordu Barosu -Osmaniye Barosu-Samsun Barosu-Siirt Barosu-Sinop Barosu-Şanlıurfa Barosu-Şırnak Barosu-Tekirdağ Barosu-Tokat Barosu-Trabzon Barosu-Tunceli Barosu-Yalova Barosu-Zonguldak Barosu-Van Barosu”
===============================
Dostlar,

YSK’nın 7 İptalcisi

49 Baronun ortak basın açıklaması da ‘hukuksal olarak’YSK’nın 7 İptalcisi“ni iknaya yetmedi. Bu açıklama iptal kararından birkaç gün sonra, 8 Mayıs 2019’da yapıldı. Ne var ki, onlar bu alanın en yetkinleri (!) Söyleyecek söz bulamıyoruz. 7 iptalcinin gerekçeleri komik olmanın ötesinde inanılmaz çelişkiler – tutarsızlıklar içermekte. Gerçekte bir hukukçunun yazabileceği, altına imza koyacağı içerikler olmaktan çok uzak. Niye böyle oldu? Baskı mı çok yamandı? Yandaşlık mı çoooook katı idi? Diyet mi çoooook ağırdı??!! Neden neden??

Öte yandan iptale karşı çıkan  4 üyenin karşıoy yazıları (muhalefet şerhleri) ise 2’şer sayfayı geçmiyor.. Çok sade, net, kararlı, anlaşılır ve iptal başvurusundaki gerekçeleri kesin biçimde çürüterek reddeden içeri ve nitelikte.

  • Bu “gasp” hiç kuşku yok salt siyasal tarihe değil, uygarlık – insanlık tarihine de yüz kızartıcı – utandırıcı bir karar olarak geçecektir.

İstanbul halkı 23 Haziran 2019’da, örneği görülmemiş bu hak gaspını mutlaka onaracaktır, onarmalıdır.

AKP = RTE tarafından içine sürüklendiğimiz bu cendereden en sağlıklı – en az zararla çıkmanın yolu budur.

Çare, merhem İstanbul seçmeninin ellerinde, “oy” larındadır.

Binali bey, tüm kredilerini kendisi, hoyratça tüketmiştir.. İptal istemelerinin gerekçesini “Çok basit, çünkü çaldılar..” olarak açıklamıştı.. Ya da kendisine böyle söyletilmişti!? YSK kararında “oy çalma” gerekçesi yer almıyor! Binali bey bu kez kıvırtıyor; “siyaseten çaldılar” dediğini açıklıyor. Ne diyelim, ünlü atasözüdür; zırva tevil götürmez..

Binali bey, “İmamoğlu ile TV programına çıkar mısınız?” sorusuna da “Ona ben tek başına karar veremem” diyerek gerçeği ağzından çıkardıktan sonra, eleştiriler üzerine yeni bir kıvırtma ile “İmamoğlu’nun da kabulüne bağlı.. demek istedim” buyurdu. Ayarının ince ince Saraydan verildiğini dünya alem gördü..

Saray nelere “ince ince” ayar vermiyor ki! CNN Türk’te Ahmet Hakan da elbette sivil örümceğin ağlarında..

İstanbul’un seçilmiş ama hakkı gaspedilmiş BŞB Başkanı Ekrem İmamoğlu, AKP döneminde bu belediyede yapılan inanılmaz yolsuzlukların belgelerini göstermeye başladığında, hava aniden döndü, barometre basıncı yükseldi ve program yukarıdan emirle aniden kesildi!

Tüm bunlar, artık ülkemizde mevsimin AKP = RTE için sonbahara döndüğünün kesin kanıtlarıdır.

AKP = RTE, yaklaşan hazin sonu görmektedir ve maçı uzatmak istemektedir. Bu süreçte her şey ama her şey mübah görülmektedir iktidar tarafından. Ancak ne yapılırsa yapılsın çare yoktur. Zerre kadar siyasal tarih bilgisi olanlar bu olguyu net olarak saptayabilecektir. Ancak güç sarhoşluğu ve türevi olan kibir imparatorluğu…. tüm sağduyuyu yok etmiştir.

23 Haziran’da AKP = RTE ve ortağının oyları toplamda %45’in altına inerse, ülkemiz hızla bir genel seçim ortamına – iklimine sürüklenecek ve bu genel seçimler Cumhur ittifakının sonu olacaktır. İmamoğlu’nun %55’lere varan oranla kazanması bu bağlamda da kritik – stratejik önem taşımaktadır.

İstanbul seçmeni bu gelişmeleri görecek, değerlendirecek ve gereğini yapacak siyasal olgunluk ve bilince sahiptir.

Sevgi ve saygı ile. 23 Mayıs 2019, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Halk Sağlığı Uzmanı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

 

 

Bayrağımız sonsuza dek özgürce dalgalansın..

ATATURK_Gercek_Insan

Ahmet_Saltik_portresi

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc

Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Uzmanı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı, Yasal Bilirkişi

ADD 2004-6 Genel Başkan Yrd. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
profsaltik@gmail.com     
facebook.com/profsaltik,
twitter: @profsaltik  CV_Ahmet_SALTIK_profesorlukte_23._yil
Vatanı ve milleti için çalışanlar 1. sınıf insanlardır.
Sitemizden, kaynak gösterilmesi koşulu ile alıntı yapılabilir.

Genco Erkal’dan Erdoğan’a: “Hırsız halkın verdiği mazbatayı seçilmiş başkanın elinden çalandır.”

Usta oyuncu Genco Erkal, AKP’li CB R.T. Erdoğan’ın, YSK’nın yenileme kararı verdiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerine ilişkin, “Herhalde bu sandığın hakkını vereceğiz. İnşallah hırsızlara bu işi bırakmayacağız” sözlerine tepki gösterdi.
Erkal, twitter’dan paylaştığı mesajda “Hırsızlara bu işi bırakmayacağız,“ demiş. Sen ne diyorsun be adam, kim hırsız, nerenden çıkarttın bu lâfı, senin yüksek yargıçların bile bu kadarını söylemeye yeltenmedi, sen hâlâ hırsız diyorsun. Hırsız halkın verdiği mazbatayı seçilmiş başkanın elinden çalandır.” diye yazdı.

Teşekkür       : Ankara Üniversitesi Kültür ve Sanat evi ANKÜSEV’de (Kuleli Cad. 42), 13-24 Mayıs 2019 arasında .. açık kalan YAŞAM AĞAÇLARI temalı, Birsen İğci SALTIK tarafından açılan resim sergisine ilgi gösteren, ziyaret eden, çiçek yollayan, gelme olanağı bulamayıp arayıp kutlayan.. bize bu sergi alanını sunan kişi ve kurumlara teşekkür ederiz..
******
“YSK’nın 7 İptalcisi” başlıklı yazımızı okumak için lütfen tıklayın


Yansıları Sn. Ercan’dan bize ulaştığında sitemize yükleyeceğiz. Ancak bir önceki (2016) çok benzer sunum yansılarına erişmek için lütfen tıklayınız..

 

49 barodan YSK’nın iptal kararına tepki

49 barodan YSK'nın iptal kararına tepki

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) İstanbul seçimlerinin yenilenmesi kararına dair 49 baro tarafından ortak açıklama yayımlandı. Açıklamada; “..seçim kurullarının 02.03.2019 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle, sandık kurullarının usulüne uygun olmadan oluşturulduğuna ilişkin tam kanunsuzluk iddiasına ret kararı verilirken, bir başka seçimin bu gerekçe ile iptal edilmesini, hukuki ve vicdani olarak kabul etmek mümkün değildir..” dendi. (, 23.5.19,
https://www.turkhabergazetesi.com/guncel/49-barodan-ysknin-iptal-kararina-tepki/16545)
*****
“Hava Kirliliği Kaynaklı Sağlık Sorunları” başlıklı sunumumuzu yaptık (21.5.19). 30 dakika içinde hava kirliliğinin yarattığı sağlık sorunları ve sonuçlarını özetledik. Bu “SESSİZ KATİL“, her yıl dünyada toplam 60 milyon ölümün 7 milyonundan sorumlu. 78 yansıyı pdf olarak izlemek için lütfen tıklayın..
*****
Üzgünüz ama Erdoğan‘ın Samsun 19 Mayıs 1919 100. Yıl programını, sözlerini, şovunu ve davranışlarını “takiyye” nin 1 mm ötesinde göremiyoruz.. Düne dek Mustafa Kemal Paşa‘nın yapıtlarını, anısını vahşet düzeyinde ayaklar altına alanlar, günümüzde “oy uğruna”, halkın ATATÜRK sevgisine boyun eğmiş görünüyorlar. Ne var ki Türk Ulusu asla aptal değil.. Bir kez daha mahkum ediyor sizi.. Gündemdeki 23 Haziran İstanbul seçimi uğruna Ya Rab, “kulların” nasıl böyle “ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol” buyruğunu korkusuz çiğniyor!?****

Galatasaray’ın şampiyonluğu tarihe geçti

GALATASARAY’ı gönülden kutluyoruz bir taraftarı olarak..  Çifte kupa sevincini yaşıyoruz.. Ayrıca geçen hafta 19 Mayıs 1919’un 100. yılında Mustafa Kemal’in Cumhuriyeti emanet ettiği Türk Gençliğine armağan olarak görüyoruz. Stadda on binlerce Galatasaray’lının HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK” ve “MUSTAFA KEMAL’in ASKERLERİYİZhaykırışlarını, içimize sığdıramadığımız bir coşku ile biz de aynen haykırıyoruz! Sivasspor’u da, lig şampiyonunu yendiği için kutluyoruz..
****

  • Bütçe açığı Nisanda 18.3, ilk 4 ayda 54.5, bir yılda 103 milyar TL’ye ulaştı!
    Cumhurbaşkanı’nın ‘örtülü ödenek’ harcaması Nisan’da 403 milyon TL ile tüm zamanların rekorunu kırdı. Bütçede hedeflenen 80 milyar TL’lik yıllık açığın 54 milyar TL’si ilk 4 ayda verildi. Bütçe seçime gitti, Damadın ekonomi politikası (!?) çöktü, TCMB de boşaltılıyor!
  • ÖRTÜLÜ ÖDENEK bunca keyfi ve makul sınırlar dışında olamaz, anormal rakamlara çıkamaz. Erdoğan kamuoyuna açıklama yapmak zorundadır. Ülkemiz savaşta değil, OHAL altında değil.. O halde nedir bunca fahiş örtülü ödenek harcamasının gerekçesi?? Örtülü ödenek yetkisi tümüyle kural dışı, keyfi ve hesabı verilmez olamaz. TBMM’de, kamuoyunda artık ciddi bir sorun olan bu konu tartışılmalı ve kimi nesnel – hukuksal ölçütlere bağlanmalıdır.
  • AKP 2002 sonunda 1 $ = 1,60 TL olarak aldı, 17. yılında neredeyse 4 katına çıkardı. Böyle bir iktidar dünyanın neresinde var? Hangi uygar ülkede olabilir ve iktidarda kalmayı sürdürebilir? Bu talanın hesabını kim verecek? İktidar ne yüzle hala halktan oy istiyor, azarlıyor herkesi??
Kılıçdaroğlu: “Hakim dediğin adam, satılık adam değildir"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu YSK’nin İstanbul seçimlerini iptal kararının ardından,
Her şey çok güzel olacak, her şeye rağmen bu ülkeye demokrasiyi getireceğiz..
YSK, haksızlığın, hukuksuzluğun, adaletsizliğin, vicdansızlığın adresi oldu!

(Karikatür, Zafer Temuçin, Cumhuriyet, 25.5.19)

Ä°stanbul'u açık farkla Ä°mamoğlu kazanacak...TBB Başkanı Prof. Dr. Metin FEYZİOĞLU‘nun YSK kararını yerle bir eden hukuksal irdelemesi ve YSK’ya çok net soruları. basın açıklamasını izleyin. 
https://tv.barobirlik.org.tr/Watch/5052
ve https://youtu.be/AAYB8H28p0s Metin için tıklayınız

YSK’nin seçimlerin iptaline ve yenilenmesine ilişkin açıklamalarda bulunan Ekrem İmamoğlu, “YSK bir karar verdi, hakkımızı yedi. Anamızın ak sütü gibi helal olan, kazandığımız seçimi elimizden aldı. Bunları biliyoruz ama hesaplaşmanın vakti değil. Süreç önümüze bakmanın,
23 Haziran’a hazırlanmanın vakti.” dedi.
****

"Son 15 yılın en yüksek gıda enflasyonunu yaşıyoruz"

AKP’nin PKK-Kürdistan İKİYÜZLÜLÜĞÜ Tarihsel birer belge olan 28 fotoğrafı görmek için lütfen tıklayınız.
AKP’nin utanç veren, ibretlik FETÖ bağlantılarını kendi sesleri ve görüntüleri ile izleyin : https://youtu.be/KKxkccTS1DI
Parti içi siyasal uzantılara dokunmak yok ama her yere, başta TSK, bitmeyen FETÖ operasyonu!? Ağzını açana tehdit.. böyle demokrasi olur mu? Siz ne yapmak istiyorsunuz, ne yapıyorsunuz gerçekte ?? 19 Mayıs Samsun takiyyenizi kimin yutacağını sanıyorsunuz?

25 Mayıs 2019 / Günün Karikatürü / Emre ULAŞ 1(Çizim; Emre Ulaş, YENİÇAĞ, 25.5.2019)

*****
HER AİLEYE 1 ÇOCUK!
Türkiye nüfusunu korkunç bir hızla artırmak değil, tersine AZALTMAK ZORUNDA! 2018’de 1,2 milyon daha çoğaldık. Nüfus artış hızı %1,47. Dünya ortalaması %1,15. 1 km2’ye Türkiye’ de 107, Dünyada 53 kişi düşüyor. Çook kalabalığız çok! Tavşanlar gibi ürüyor ama karnımızı bile doyuramıyoruz! İktidar halkı  kalabalık-niteliksiz oy deposuna dönüştürmek istiyor! “Değerler eğitimi”, eğitimde dincileştirme, sadaka toplumu, liyakatsiz yandaş istihdamı ve besleme.. felaket niteliğinde araçlar!
TÜİK : 15-24 yaşta genç işsizlik 6.8 puan artarak %26.7 oldu (2019 Ocak)! 4 gençten 1’i işsiz!İŞSİZLİK DEPREMİBİR YILDA BİR MİLYON YENİ İŞSİZ !
İSTİHDAMDA 633 BİN AZALMA : YENİ EKONOMİ PROGRAMI (YEP) HEDEFLERİ TUTMADI! Yaşam ateş pahası! Ama yandaş basın halkı yalanlarla zehirliyor!

  • Gündem oyunları bitti eyyy AKP! Yaşamın gerçekliğine, rasyonaliteye dönme zamanı!
  • Demokrasi, laiklik ve insan hakları çağımızın vazgeçilmezleri, anlaşıldı mı iyice??

Sevgi ve saygı ile. 25 Mayıs 2019, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı, Mülkiyeliler Birliği Üyesi
profsaltik@gmail.com  www.ahmetsaltik.net
CV_Ahmet_SALTIK_profesorlukte_23._yil

*****
Kuresel_Aclik_Felaketi_AUTF_30.4.19
Görsellerle Türkiye – 06 Mayıs 2019 3 fidan idam edildi : 6 Mayıs 1972
Dünya Sağlık Örgütü : SAĞLIK HAKTIR! 
https://www.who.int/campaigns/world-health-day/world-health-day-2019 
7 Nisan 2019 Dünya Sağlık Günü teması : Universal health coverage:
Everyone, everywhere!
Herkese, her yerde sağlık!
ERMENİ SOYKIRIMI : EMPERYALİST İFTİRA! (85 yansılık konf.) tıklayınız..
İKLİM felaketi.. Prof. Dr. D. Ali ERCAN.. ürkütücü yansılar için tıklayınız..
DİKAAAT! KüreselleşTİRmeciler Sağlık Hakkını Bile Kamudan Gasp Etmekte!
Basic Philosophy of Medicine & Health Services..  please click on..
(Phase I, Lecture slides for International Medical School of Ankara University..)
Yasal Bilirkişilik Sertifikamızı aldık. Sağlık Hukuku bağlamında davalarda yetkili bilirkişilik yapabileceğimiz gibi, “Uzman görüşü” de yazabiliriz.. Adalete katkı keyif ve sorumluluk..
SAĞLIK HUKUKU yüksek lisans (master) Tez savunmamızın pp yansıları için tıklayın AHMET_SALTIK_Tez_sunumu_10.08.2018
AŞI REDDİ : ETİK BUNUN NERESİNDE?? tıklayınız..
Sağlık Hukuku Tezimize dayalı 3 bildirimizin tam metni ve yansıları için  tıklayın
Anayasa Mahkemesi çocuk aşıları hakkında nasıl yanlış bir karar verdi, kamuoyu görmeli
AŞI REDDİNİN SAĞLIK HUKUKU BOYUTU” (35 yansı pdf, tıklayınız..)

Önceki yazılarımızdan                                               :
AKP = ERDOĞAN’ın KENDİNDEN BAŞKA DÜŞMANA GEREKSİNİMİ YOK! tıklayın
AKP’ye “nafile” öneriler.tıklayın
2018 yılı çalışmaları dosyamızı ve yıl içinde sitemizde yayınlanan 76 makalenin listesine ve erişkelerine ulaşmak için: http://ahmetsaltik.net/2019/01/01/2018de-neler-yaptik/
AKP Hekimlerden, TTB’den ve Türkiye’den Ne İstiyor??
10 Kasım 2018 “100 üncü Yıla 5 Kala” başlıklı konferans yansılarımız; tıklayınız
SGK İÇİN NE YAPMALI, NE YAPMAMALI?
Genetiği Değiştirilmiş Kamu Yönetimi – GDKY ve / veya Genetiği Değiştirilmiş Mülki İdare – GDMİ
AKP DEVALÜASYONU HAKKINDA YURDUM İNSANINA 10 SORU ve….
TÜRKİYE’deki YANGINI NASIL SÖNDÜRMELİ?
TÜRKİYE DAĞILMA TEHDİDİ ALTINDAYKEN CHP’nin TARİHSEL VEBALİ
AKP = ERDOĞAN TÜRKİYE’yi MORATORYUMA MI SÜRÜKLÜYOR? 

Sitemizde yayınlanan AYDINLANMA makalelerimizin bir bölümüne ulaşma erişkesi

Prof.Dr.Ahmet_SALTIK’in_Secilmis_TV_programlari_konferans_makale…_kayitlarina_erisim 
“Hiçbir korkuya benzemez, halkını satanların korkusu!” / Nazım HİKMET

HAZİNE GARANTİLİ ÖLÜM TUZAĞI

HAZİNE GARANTİLİ ÖLÜM TUZAĞI

Rifat Serdaroğlu

Önümüzdeki dönemin en kabarık dosyalarından biri şüphesiz ki İstanbul’un Yeni Havalimanı dosyası olacak. İhaleden yapımına kadar yapılan yolsuzlukların, yanlışların insan ölümlerine sebep olacağı, çevre ve hayvan katliamına yol açacağını başta TMMOB’un kamuoyuna açıkladığı rapor olmak üzere tüm teknik raporları okuyup, arşivime kaldırdım.

Geçen gün çok ilginç bir olay aktardılar!
Bir emekli Korgeneral dostum İzmir’den İstanbul’a gitmek üzere uçağa biner. Yanındaki koltukta, resmi kıyafetiyle bir pilot oturmakta ve elindeki telefondan bir film seyretmektedir.
Yol boyunca hiç konuşmamışlar.
Dostum, uçak inişe geçtiğinde, pilotta bir tedirginlik sezer. Uçak oldukça fazla sallanarak iniş yapar!

Dostum sorar; Bana bu yeni havaalanı hakkında gerçekleri anlatır mısınız?
Pilot; Efendim, ben anlatamam. Anlatırsam yorumum siyasi olarak yorumlanır!
Dostum kimliğini gösterip ısrar edince pilot konuşmaya başlar;
Pilot; Dünyanın neredeyse tüm havalimanlarına uçtum. Böyle bir havalimanı görmedim. Tüm havaalanlarındaki pistler düzdür. Buradaki pistlerde iniş ve çıkışlar var. Şu an uçağı kullanan meslektaşım frenle gidiyor.
Sıcak havalarda bu pistte frenle gidersek, tekerlekler ısınır ve pist başında en az yarım saat beklemek zorunda kalırız. Yoksa kalkamayız.
Pistin çıkış kısımlarında ise fazla benzin kullanmak zorundayız.
Problem çok ama size ikisini anlatayım;
-Uçaklar park ettiğinde kanatlar neredeyse birbirine değecek kadar yakın.
Bu felakete sebep olur. İki uçak arasındaki mesafenin bu kadar dar tutulduğu bir havalimanı dünyada yok.
-Uçağın sağlıklı olarak park etmesi için elektronik bir alet vardır. O çalışmıyor. Çünkü bu aleti yapma işini, ilk defa imal eden yandaş birine vermişler.
Şimdi göreceğiniz gibi hala elde çubuklar olan yer görevlileri uçakları yanaştırmaya çalışıyorlar. Bu durum kazaya neden olabilir, kanatlar birbirine veya bir yere çarpabilir.
****
Değerli Okurlar;
Adamın dostuma dedikleri bir-bir çıkmaya başladı. Önce en ufak bir fırtınada uçaklar Çorlu havaalanına yönlendirildi.
Sonra da bir uçağın kanadı çarptı, şans eseri bir patlama olmadı.
Önümüzde, sert fırtınalı karlı kış günleri, sıcak yaz günleri var.
THY ve DHMİ Genel Müdürlerine vatandaş olarak hiç güvenim yok!
Bu sebepten, bir daha İstanbul Yeni Havalimanından uçmamaya karar verdim.
İstanbul’da işim olduğunda Sabiha Gökçen Havalimanını kullanıyorum…
***
Güzel ülkemiz ne hale geldi?
Cumhurbaşkanı, aynı zamanda AKP Genel Başkanı. Tarafsız değil.
Bakanlar yalnızca birer sekreter. Hiçbir yaptırım güçleri yok.

  • TSK Komuta Heyeti, yaklaşan tehlikenin farkında değil.

Polis, olabildiğince politize edilmiş.
Basının %95’i satılmış.
Üniversiteler, Sendikalar ve STK’lar dilsiz olmuşlar.

En garantili yolculuk olan havayolu ile seyahatin bu durumda sağlıklı işlemesi nasıl mümkün olabilir ki?

Not; Bugün Uşak-Kütahya-Eskişehir-Ankara seyahatine çıkıyorum.
Yazılarda aksama olursa şimdiden özür dilerim…

Sağlık ve başarı dileklerimle, 23 Mayıs 2019

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 22 Mayıs 2019

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 22 Mayıs 2019

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE


CELLAT
 Devletin kasasından çıkan parayla FETÖ lideri Gülen’i ziyaret eden AKP’li YSK üyesi Recep Özel, “2012’de Adalet Bakanlığının resmi bir programı için gittiğimiz Amerika’da o günün şartlarında o şerefsiz mahluka, terörist başına gerçekleşen ziyareti bu günlerde gündeme getirmek haysiyet cellatlığından başka bir şey değildir.”
Zamane celladı.

SORUMLU
Soma madencilerinin yürüyüşünde İmamoğlu’na destek pankartlarına izin verilmedi. Bakan Soylu, “Sorumluluk validedir” dedi.
Vali kime karşı sorumlu, validen km sorumlu?…

YASAK
Somalı felaketzedelerin açtığı “Her şey çok güzel olacak” pankartının yasaklanması konusunda Bakan Soylu,” Sorumluluk validedir” dedi.
Validen kim sorumlu, ?…

KAYIP
1 Nisan’dan bu yana gelişmekte olan ülkeler içinde en çok değer yitiren para oldu.
Türkiye’nin yönetilememe kaybı…

TERÖRİST
Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu üyesi ve hükümete yakın Sabah gazetesi yazarı Burhanettin Duran, bir TV programında “Sayın Öcalan” dedi.
Adalet Bakanı Gül, Öcalan’ın avukatlarıyla görüşme yasağına ilişkin kararların kaldırıldığını açıkladı.
Bu CHP ve İYİ P. yakında HDP/PKK ile işbirliği yapıp oy için Apo’yu ev hapsine çıkarırsa şaşırmam…

SİGORTASIZ
Trafikte 8 milyon sigortasız araç varmış.
Bir tane de diplomasız olsun artık…

NEFRET
AKP muhaliflerine sürekli hakaret edip alay eden Sabah yazarı Engin Ardıç,
nefret dilini eleştiren “Kötü bir yere gidiyoruz” başlıklı yazısında bu dili kullananların cezalandırılmasını istedi.
Ardıç’tan başlanması uygundur…

NANKÖR
RTE,” Karnını doyuruyorsunuz, her türlü ihtiyacını karşılıyorsunuz yine de oy vermiyor.”
Bak şu densiz nankörlere, oysa sırf onların itibarı için;
Cumhurbaşkanına dokuz uçak alınıyor,
Yurdun her yerinde saraylar yaptırılıyor, milyonlarca liralık çiçek ithal ediliyor,
Onlarca koruma aracı, yüzlerce koruma görev yapıyor.
Cebinden para harcayarak beslemeyeceksin bu nankörleri…

KANDIRILDI
Trump,  ekonomimiz düzeldiği için gümrüksüz ticarete son verdi.
Damat mı, kayınpeder mi söyledi düzelmeyi?…

YUNAN
Esenler’in AKP’li Belediye Başkanı Göksu, İmamoğlu’nu karalayayım derken Trabzonluların “Yunan kökenli” olduğunu ima etti.
Öyle olsa Mısırlıoğlu’nun  desteğini alırdı…

USULSÜZ
RTE, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Kurulu üyeliğine İstanbul’da sandık kurullarında usulsüzlük yapıldığı iddialarını soruşturan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Uçar’ın eşi Çiğdem Uçar’ı atadı.
Hiçbir usulsüzlük yapılmamış olsa da mutlaka bulunacak bir usulsüzlük vardır…

ATATÜRKSÜZ
Bazı AKP belediyeleri Atatürksüz 19 Mayıs bayram afişleri astı.
Kitapsız Müslüman,
Tarihsiz millet,
Milletsiz devlet,
Yönetimde zillet…

ÇİÇEK
120 bin nüfuslu Kartepe’nin belediyesi bir yılda 8.6 milyon tTL çiçek parası ödemiş.
Kamer Genç rahmetli oldu bunların çiçeklerini kim suluyor acaba?…

AÇIK
12 bin nüfuslu Ordu’nun Çamaş ilçesinde AKP’li belediyenin borcu 8 milyon.
“Borç, yiğidin kamçısıdır” atasözü, “Borç, yiyenin karıdır” olarak algılanmış…

İSKİ
İSKİ’de 84 yöneticiye karşılık 874 makam aracı varmış.
Abartılacak ne var ki? Kişi başına 11 araç bile düşmüyor…

PROJE
ABD’de yapılan Türk Yürüyüşü’nde polis İmamoğlu lehine açılan pankartlara izin vermedi.
Bizi “İmamoğlu ABD projesidir” diye aydınlatanlar ABD polisini aydınlatamamış…

KÜMÜLONİMBUS
İstanbul Havalimanı’na Kümülonimbus bulutları nedeniyle kimi uçaklar inemedi.
Mayıs ayında hangi  AKP karşıtı dış güç getirdi bu bulutları?…

ZEKA
Binali Yıldırım, “Bakıyor seçmene AKP’ye oy verecek gibi, sandık başkanı büyükşehir pusulamı vermiyor..”
Daha önce bir geri zekalı benzer bir sav ileri sürmüştü…

KAZANMA
Binali Yıldırım, “Seçim sandığa atılan oylarla değil sayılan oylarla kazanılır.”
Bu sefer sayımı ona göre yapın!…

ISRAF
İmamoğlu, İBŞB’ndeki ısraf ve yolsuzlukları açıklayacaktı, dönek A. Hakan yayını bitiriverdi.
Bu kadar yandaş TV de ısraf…

YSK
250 sayfa görünümlü, 43 sayfası şerh, 12 sayfası esasa yönelik gerisi torba dolsun diye yazılmış gerekçeli kararını açıkladı.
Tek cümlelik özeti, ”Reis istedi seçimi yeniliyoruz”

ÖMER HAYYAM’DAN

Şarabı götürüp döksen dağa
Dağ sarhoş olur başlar oynamaya.
Ben ne diye tövbe edecekmişim
İçimi tertemiz eden şaraba?

 

 

ILO nedir?

ILO nedir?

Yıldırım Koç

Yıldırım Koç
Aydınlık Gazetesi, 21.5.2019

 

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) çok konuşulan ve genellikle çok az bilinen bir örgüttür.

ILO’YU SENDİKA SANAN PROFESÖR

Çalışma yaşamına ilişkin bir miktar kitap yazmış ve bazı çevrelerce bu alanda otorite kabul edilen Prof. Dr. Kamil Turan’ın, 1999’da yayımlanan Milletlerarası Sendikal Hareket ve Küreselleşme (Türk Metal Sendikası Yay., Ankara, 1999, s. 22) kitabında “1901 tarihinden günümüze kadar kurulmuş önemli milletlerarası sendikal kuruluşlar” çizelgesinde 1919 yılında kurulduğunu belirttiği Milletlerarası Çalışma Teşkilatı’na da yer verdiğini gördüğümde çok gülmüştüm. Bazı çevrelerce bu alanda otorite kabul edilen Kamil Turan’ın, ILO’nun devletlerin üye olduğu bir uluslararası örgüt olduğunu bilmemesi, ILO’yu bir uluslararası sendikal örgüt sanması çok traji-komik bir durumdu. Bazı çevrelerin otorite kabul ettiği bir kişinin böyle hatalar yaptığını görünce, diğer insanların bu konudaki bilgisizliğini hoşgörüyle karşılamaya başladım.

ILO’NUN ÜÇLÜ YAPISI

ILO veya Uluslararası Çalışma Örgütü, 1919 yılında kuruldu. Bu yıl, kuruluşunun 100. yıldönümü kutlanıyor. Bu nedenle bu yıl Haziran ayında ILO’yu epeyce konuşacağız.

ILO’nun kuruluş nedenlerine, işleyişine, finansmanına ve Türkiye için önemine daha sonraki birkaç yazımda değineceğim. Önce bazı kısa bilgiler.

ILO, Prof. Dr. Kamil Turan’ın zannettiği ve yazdığı gibi bir uluslararası sendikal örgüt değildir. Devletlerin üye olduğu ve günümüzde Birleşmiş Milletler ailesi içinde yer alan bir uluslararası örgüttür. ILO’yu devletlerin üye olduğu öbür uluslararası örgütlerden ayıran temel özellik, üçlü yapısıdır (AS: Tripartite structure). Başka bir deyişle, ILO’da ülkeleri hükümet, işçi ve işveren temsilcileri birlikte temsil eder.

ILO, Sözleşme ve Tavsiye Kararı adı verilen uluslararası standartlar kabul eder. Bu standartları onaylayan ülkelerin bu standartlara uyması beklenir. Ülkelerin bu standartlara uyup uymadıklarını denetleyen çeşitli mekanizmalar vardır. Ancak ILO’nun, bu standartları onaylayıp uygulamayan ülkelere karşı uygulayabildiği önemli yaptırımlar yoktur.

Türkiye’de cumhurbaşkanlığı sistemine kadarki onaylama süreci, TBMM’de kabul edilen bir kanunla Bakanlar Kurulu’na onaylama yetkisinin verilmesi ve Bakanlar Kurulu’nun da bir kararla bir sözleşmeyi onaylaması biçimindeydi. Sözleşmenin onaylandığı ILO Genel Müdürlüğü’ne bildirilince, onaylama süreci tamamlanmış olurdu. Günümüzde Bakanlar Kurulu’nun yetkisi Cumhurbaşkanı’na bırakılmıştır.

ILO’NUN AZALAN ve ARTAN ÖNEMİ

ILO’nun Sözleşme ve Tavsiye Kararı kabul etme organı, her yıl Haziran ayında toplanan Uluslararası Çalışma Konferansı’dır. Uluslararası Çalışma Konferansı bu yıl 10-21 Haziran günleri Cenevre’de toplanacak. Gündemdeki en önemli konu, örgütün 100. yılı kutlamaları. Ayrıca, Çalışma Dünyasında Şiddet ve Taciz konusunda bir uluslararası belgenin ikinci görüşmesi yapılacak.

ILO’nun kuruluş sürecini ve daha sonraki yıllarda geçirdiği büyük değişim ve dönüşümü bilmezseniz, bugün dünyada öneminin azalmasını da anlayamazsınız. Ancak, ILO’nun önemi dünyada azalırken, Türkiye’de artmaktadır. ILO’nun öneminin Türkiye’de artışının nedenini daha sonraki yazılarımda ele alacağım.

Uluslararası Çalışma Konferansı bu yıl, açılış ve kapanış törenleriyle birlikte, 12 gün toplanacak. ILO’nun uluslararası düzeyde öneminin azalmasının bir göstergesi, Uluslararası Çalışma Konferansı’nın çalışma süresinin kısalmasıdır. Uluslararası Çalışma Konferansı 1998 yılında 2-18 Haziran tarihlerinde toplanmıştı. Çalışma süresi 17 gündü. 1999 yılında 1-17 Haziran günleri, 2000 yılında 30 Mayıs-15 Haziran, 2008 yılında 28 Mayıs-13 Haziran günleri toplanıldı. Çalışma süresi 2018 yılında 28 Mayıs-8 Haziran oldu. Bu yıl da 12 gün.
============================
Dostlar,

ILO, TÜRKİYE ve AKP İKTİDARI

Sayın Yıldırım Koç, dostluğundan güç aldığımız ve onur duyduğumuz bir yurtsever aydındır.  1973’te ODTÜ Ekonomi bölümünden mezun olduğundan bu yana neredeyse yarım yüzyıldır, tam bir doğrultu tutarlılığı ve aydın namusu ile emekten – halktan yana yiğit – ödünsüz ve bilimsel – akılcı çizgisini sürdürmektedir.

Koç, Türkiye’de sendikacılık – emek örgütleri ve tarihçesi konularında kuşkusuz en önde gelen yetkin uzmanlardandır. Yüzlerce makalesi, onlarca el kitapçığına ek, yüzlerce sayfalık belgesel nitelikli kitaplara da imza atmıştır. O’nun yazıp konuştuklarından öğrenmeyi sürdürüyoruz.12 Eylül’de akademik kariyeri engellenmeseydi, hiç kuşku yok en üst unvanları hak edecekti.
***

ILO‘yu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesindeki ve Sağlık Bilimleri Enstitüsündeki lisans ve lisans üstü derslerimizde biz de İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği bağlamında öğrencilerimizle çalışmaktayız.

Türkiye, ILO‘ya, kuruluşunun 13. yılında, 1932’de, Büyük ATATÜRK döneminde üye oldu. 1921 Amele Kanunu sayılmazsa, 1936’da İlk İş Yasamıza ILO desteği ile erişmiş olduk. Ardından 1475 ve son olarak yürürlükteki 4857 ve 6331 sayılı yasalar elde kağıt üstünde.
Ne var ki, sayıları 200 dolayındaki ILO Sözleşmeleri (Conventions, ILO C’s) ve 26 dolayındaki ILO Tavsiye Kararlarının (Recommendations; ILO-R’s) kabaca 1/4’ünü benimsemiş ve iç hukukuna katmıştır. Ancak bunların gerçek anlamda uygulamadan çoooooook uzak olduğunu ülkemizdeki işçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin sınırlı verilerden görmek olanaklıdır. Örn. 2018 boyunca “kayda giren” işçi cinayeti sayısı 1923’tür ve Türkiye bu bağlamda dünyanın “önde gelenlerinden” dir!

SOMA faciasında iktidarın temel (asli) sorumluluğu her türlü tartışmanın net olarak dışındadır.

  • Soma’da en az 301 (kayda girebilen..) emekçi, iktidar – yandaş sermaye ortaklığına acımaksızın kurban verilmiş – edilmiştir.. İşletme sahibi, birkaç yıl geçmeden serbest kalmış ve işletme iznini geri alabilmiştir!

AKP, ILO’ya geçen yıl, yıllık olağan Haziran Genel Konferansı’na, yandaş Memur Sen temsilcisini yollamıştır. Sendika bile denemeyecek bir “memur sendikası” (!?), gerçek anlamda toplu pazarlık – sözleşme yetkisi ve grev yapma gücü olmayan bir örgütün uluslararası ölçütlerde “sendika” olarak tanımlanması olanak dışıdır. Tıpkı AKP = Erdoğan‘ın şaibeli halkoylaması ile ülkemize dayattığı “ucube Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” ölçüsünde uyduruktur.

Pek çok uluslararası emek örgütü bu hukuk dışı politik dayatmaya karşı çıkmıştı. Bu yıl (2019) emekçiler adına TÜRK-İŞ temsilcisi katılacak Haziran 2019 ILO Genel Konferansına. Bekleyip göreceğiz. Ancak AKP = RTE iktidarı, “benzersiz bir kibir abidesi” gibi geri adım atmaksızın sonuna dek direnmekte, dahası kamuoyunda bu yönde bir algı üretmeye çabalamaktadır.

Bedeli ise ülkemiz ödemektedir. Özellikle uluslararası alanda yapılan her yanlış, AKP = RTE‘nin öngör(e)mediği düzey ve biçimde ağır fatura çıkarmaktadır karşımıza.

Bu iktidar artık Türkiye için, her yönüyle çok ağır, gerçek bir beka sorunu durumuna gelmiştir.

Sevgi ve saygı ile. 21 Mayıs 2019, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Halk Sağlığı Uzmanı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com