CHP’de dindarlık yarışı

CHP’de dindarlık yarışı

Örsan K. Öymen
Cumhuriyet, 15.11.18
Bir ülkede siyaset, “hangi parti daha dindar?” yarışı üzerinden yapılıyorsa, o ülkede laiklik ilkesi fiilen ortadan kalkmış demektir. Oysa laiklik, bir kişisel tercih konusu değil, bir anayasa maddesidir. O nedenle, her siyasi parti bu ilkeye uygun biçimde siyaset yapmakla yükümlüdür. 
* Laiklik devlet, siyaset, hukuk ve eğitim işlerinin dinden arındırılması, dinin bu alanlara müdahale etmemesi ve bu koşulla dini inanç ve ibadet özgürlüğünün güvence altına alınmasıdır.
Anayasanın değiştirilemez olan 2. maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Anayasanın 24. maddesinde de, 
* “Kimse, devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini, kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla, her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz” ifadesi yer alır. 
Cumhuriyet Halk Partisi Parti Programı’nın 1. Bölümü’nde “Laiklik” başlığı altında şu ifadeler yer alır: 
“Laiklik, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrı tutulmasıdır… Devletin ve kurumlarının, toplumun, hukukun ve eğitimin laik olması, asla ödün veremeyeceğimiz temel kuraldır. Laiklik ilkesinin temel amacı aklın özgürleştirilmesidir… Bu anlayışla, siyasetin dini istismar etmesine kesinlikle karşıdır. Ne dinin siyasallaştırılması, ne de siyasetin dinselleştirilmesini kabul etmez… Devletin dini olmaz. Din kamusal alanın değil, özel alanın olgusudur. Cumhuriyetin, bilimselliğin, demokrasinin, iç barışın, insan haklarının ve ulusal bütünlüğün temel taşıdır. İnsan haklarının, kadın-erkek eşitliğinin, çağdaşlığın ve modernleşmenin güvencesidir. Bütün bu özellikleriyle anayasamızın değiştirilemez ve vazgeçilemez hükmüdür.” 
CHP Tüzüğü’ne göre Parti Programı’nı en yüksek karar organı olan Kurultay onaylar. Genel Başkan, Merkez Yürütme Kurulu ve Parti Meclisi, Parti Programı’nı değiştirme yetkisine sahip değildir ve her üye Parti Programı’ndaki temel ilkelere uymakla yükümlüdür. Tüzüğün 68. maddesinin (a) ve (d) şıklarına göre, buna uymayanlar üyelikten kesin olarak çıkartılır. 
Devletin, siyasetin, eğitimin dinselleştiği AKP döneminde “Türkiye’de laiklik sorunu yoktur” diyen CHP’liler, AKP iktidara geldiğinde sayısı 450 olan İmam Hatip okullarının sayısının 4000’i aştığı bir dönemde “imam hatip okullarını kapatmayacağız” diyen CHP’liler, laiklik karşıtı “Ümmetçi Görüş” kökenli kişileri TBMM üyesi, MYK üyesi ve PM üyesi yapan CHP’liler, ezanın Arapça yerine Türkçe okunmasını savundu diye CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ı disipline sevk ettiler! 
CHP Parti Programı’nda, “CHP üyeleri Türkçe ezanı savunamaz” veya “CHP üyeleri ezan ve din hakkındaki görüşlerini medyada ifade edemezler” diye bir ilke mi bulunmaktadır?! Bir televizyon programında partinin temel ilkelerine aykırı olmayan bir görüşün ifade edilmesi ne zamandan beri disiplin suçu sayılmaktadır?! 
Türkçe ezan uygulamasını başlatan kimdir?
Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk. Bu uygulama neden başlatılmıştır? Bir yandan Arapça bilmeyenlerin ezanı anlamasını sağlamak, bir yandan da Türkçeye sahip çıkmak için. Bu uygulamanın Atatürk döneminde başlayıp Adnan Menderes döneminde son bulduğu, tarihsel bir gerçektir.
* Bu durumda CHP Genel Merkezi, Atatürk’ü de disipline mi sevk edecektir?! 
Ayrıca, hoparlörden yüksek sesle Arapça ezan, Kuran’da yer alan bir şey değildir.
Kuran’da namazla ve namaza çağrıyla ilgili ayetler vardır, ancak bunun hangi dilde ve hangi yöntemle gerçekleşeceğine dair hiçbir ayet yoktur.
Kuran 7. yüzyılda yazılmıştır, elektrik sistemi ve hoparlör 19. yüzyılda icat edilmiştir!

Sağlık alanında düzenlemeler içeren kanun teklifi yasalaştı

Sağlık alanında düzenlemeler içeren kanun teklifi yasalaştı

Hekimlerin çalışma ve eğitim hakkına kısıtlamalar getiren kanun teklifi TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. (Cumhuriyet, 15.11.2018)

[Haber görseli]

AKP tarafından “Sağlıkta Şiddeti Önleme Yasası” adı altında Meclis’e sunulan yasa teklifi hekimlerin çalışma ve eğitim hakkına kısıtlamaya dönüştü. Tabip odalarının “Hekimlik yapmak istiyoruz” diyerek protesto ettiği yasa teklifi bugün Meclis’ten geçerek yasalaştı.

5. MADDEDE GERİ ADIM

KHK ile İhraç edilen doktorları ilgilendiren 5. madde yapılan değişikliklerle kabul edilmişti. Yasanın mevcut haliyle ihraç edilen doktorlar kamuda değil, SGK ile anlaşmalı özel hastanelerde çalışabilecek. Raporları geçerli olacak.

450 GÜN BEKLEME SÜRESİ

Kamu görevinden çıkarılan ve güvenlik soruşturması sonucunda kamu görevine alınmayan devlet hizmeti yükümlüsü doktorlar, çıkarma veya göreve alınmama kararının verildiği tarihten başlayarak 450 gün sonunda mesleklerini yürütebilecek. Teklifin mevcut halinde bu süre 600 gündü. Devlet yükümlülüğünü yerine getirirken kamu görevinden çıkarılanların hizmet süreleri bu süreden düşürülecek.

TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU DA CEZA UYGULAYABİLECEK

Kanunla; Ecza Ticarethaneleriyle Sanat Ve Ziraat İşlerinde Kullanılan Zehirli Ve Müessir Kimyevi Maddelerin Satıldığı Dükkanlara Mahsus Kanun’da değişiklik yapılıyor. Cezaların zamanında ve gecikmeden tesis edilebilmesi için mahalli mülki idarelere göndermeden Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna da ceza uygulayabilme yetkisi veriliyor, caydırıcılığı sağlamak için fiilin niteliği ve önemine göre para cezalarının alt ve üst sınırı yeniden belirleniyor.

Yasada belirtilen kurallara ve yasaklara uymayan eczane sahipleri veya mesul müdürü ile sanat ve ziraat işlerinde kullanılan zehirli ve müessir madde satıcılığı yapanlara, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu veya mahalli mülki amir tarafından 2 bin liradan 20 bin liraya dek idari para cezası kesilecek. Fiilin bir yıl içinde tekrarı halinde ceza bir kat artırılacak.

Yurt dışından sağlanan ilaçlar için ruhsat başvurusunda bulunma süresi, maddenin yürürlüğe girdiği tarihte başlayacak.

Eczacı olmayanların, eczacı mesul müdür atayarak eczane açabileceği kuralı şirketler için de uygulanacak, böylece muvazaalı ortaklıklar ortadan kaldırılacak. Diplomalı eczacı olmak şartıyla, ortaklardan birinin ticarethane işlerinden mesul müdür gösterilmesi şartı kaldırılacak.

TABİP ODALARINA TIRPAN

Tabiplerin birden fazla tabiplik görevi kabul etmeleri için tabip odasından izin almaları şartı kaldırılacak.

Sağlık Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatı için tahsis edilen döner sermaye miktarı, her bütçe yılında Cumhurbaşkanı tarafından ihtiyaca göre artırılabilecek. Bakanlık merkez ve taşra teşkilatı için tahsis edilen döner sermaye miktarı 10 milyar lira olacak.

Sağlık Bakanlığına bağlı döner sermaye işletmelerinin muhasebe hizmetleri bakanlıkça yürütülecek ancak Bakanlık tarafından teklif edilen ve Hazine ve Maliye Bakanlığınca uygun görülen döner sermaye işletmelerinin muhasebe hizmetleri, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yerine getirilebilecek.

EMBRİYO VE ÜREME HÜCRESİ BAĞIŞLAYANA CEZA

Yasaya aykırı biçimde embriyo ve üreme hücresi bağışlayan, aşılayan, bulunduran, kullanan, saklayan ve nakledenlerle bunların alım ve satımını yapanlar, alım ve satımına aracılık edenler veya komisyonculuğunu yapanlar veya bu fiilleri özendiren, bunlara yönlendiren, bunlara yönelik ilan, reklam veren, yayınlayan kişiler hakkında, eylem daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde 3 yıldan 5 yıla dek hapis ve bin günden 2 bin güne dek adli para cezası uygulanacak.

Bakanlıktan izin almadan organ nakli ve üremeye yardmcı tedavi merkezi açılamayacak. Yasaya ve Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara (ilke ve yöntemlere) aykırı etkinlik gösteren sağlık kurum ve kuruluşlarının, fiilin niteliği ve yinelenmesi halinde faaliyeti durdurulacak veya faaliyet izni iptal edilecek.

SAĞLIKTA ŞİDDETİN ÖNLENMESİ

Yasayla; sağlık çalışanlarına karşı şiddetin önlenmesi amaçlanıyor. Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan çalışanlara karşı görevleri nedeniyle kasten işlenen suçlardan şüpheli olanlar, kolluk görevlilerince yakalanacak ve gerekli işlemleri yapılarak Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilecek. Cumhuriyet savcısı adli işlemleri yerine getirecek. Bu suçların soruşturmasında, kolluk tarafından müşteki (yakınmacı), mağdur veya tanık olan sağlık çalışanının ifadeleri işyerlerinde alınacak. Bu hükümler, özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapanlara karşı görevleri nedeniyle kasten işlenen suçlar hakkında da uygulanacak.

Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu‘na göre birlikte kullanım protokolü yapılmış sağlık kurumlarında çalışacak üniversite personeli ile maddenin yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak üç ay içinde bu kanun kapsamında sözleşme yapılacak.

TÜTÜN ÜRÜNLERİ İÇİN DÜZENLEME

Televizyonda yayınlanan programlarda, filmlerde, dizilerde, müzik kliplerinde, reklam ve tanıtım filmlerinde, sinema ve tiyatrolarda gösterilen eserlerde, tütün ürünlerinin kullanılması ve görüntülerine yer verilmesi ya da internet, topluma açık olan sosyal medya veya benzeri ortamlarda ticari veya reklam amacıyla tütün ürünleri kullanılamayacak, görüntülerine yer verilemeyecek.

  • Sağlık, eğitim ve öğretim, kültür ve spor hizmeti verilen yerlerde ve üniversite yerleşkelerinde tütün ürünlerinin satışı yapılamayacak.

Tütün ürünleri paketleri ile nargile şişelerinin üzerine, zararlarını belirten resimli ve Türkçe yazılı uyarı veya mesajların konulacağı alan, %65’den %85’e çıkarılacak. Bütün tütün ürünlerinin üzerindeki yazı ve şekiller aynı olacak. Türkiye’de üretilen veya ithal edilen tütün ürünleri; markanın yazım biçimi, yazı karakteri, punto boyutu, paket üzerindeki konumu, paketlerin rengi, öbür yazı, ibare ve şekiller dahil olmak üzere, aynı biçimde tasarlanan düz ve standart paket olarak piyasaya sunulacak.

SİGARA PAKETLERİNE DÜZENLEME

Marka, paketin yalnızca bir yüzeyine ve bu yüzeyin %5’ini aşmayacak biçimde yazılacak. Paketlerin üzerine markanın logosu, simgesi vd. işaretleri konulamayacak. Bu kurallar, birden fazla paketi bir arada bulunduran tütün ürünleri kutuları için de geçerli olacak. Tek tip olarak tasarlanan sigara paketleri ile ilgili hususlar, Sağlık Bakanlığı’nın uygun görüşü alınarak Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelikle düzenlenecek. Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Türkiye’de üretilen veya ithal edilen tütün ürünleri, 7 ay içinde, Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi Ve Kontrolü Hakkında Kanun‘un kuralları ve yasakları düzenleyen maddesine uygun duruma getirilecek. Bu süre Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 6 aya dek uzatılabilecek.

AKP’NİN CUMHURİYETE İHANETİ

AKP’NİN CUMHURİYETE İHANETİ

Rifat Serdaroglu

DışarIdan baktığınızda hepsini namazında-niyazında dindar insanlar olarak görürsünüz. Acaba bunlar göründükleri gibi İdris mi, yoksa insanları dinle aldatan birer İblis mi?
İdris; (Kur’an-ı Kerim’de adı geçen, ilk kez kalem kullandığı için yazarların piri, ilk kez giysi dikip giydiği için terzilerin piri sayılan peygamberin adı.)

Kendilerini dönem-dönem değişik adlarla tanımladılar.
Gün geldi “Siyasi İslamcıyız” dediler!
Gün oldu “Mısır’daki Müslüman Kardeşler Terör Örgütünün Rabia’sıyız” dediler.
Bazen “El-Kaide ve El-Nusra bizimdir. Onlar asabi Müslüman gençlerdir” dediler.
Dönemine göre FETÖ için ağladılar, sonra yerin dibine batırıp Menzilci oldular.
Hem Pensilvanya’ya yüz sürmeye gittiler hem de FETÖ’yu şeytan ilan ettiler.
Bir AB’ci, bir ABD’ci, bir Rus’çu, bir İran’cı olup bazen “Yerli ve Milliyiz” dediler.
Çok sıkıştıklarında “Biiiz Müslüman Demokratız” diye caka sattılar.
Niyetlerini saklamaya gerek görmediklerinde

  • “Demokrasi bizim için araçtır, kendi istasyonumuza (İslam Devleti) geldiğimizde o trenden ineriz” diye haykırdılar…

Cenab-ı Hak, El-Maide, 5/99 da “Peygamber’e düşen, sadece tebliğ etmektir” emretmiştir. Bu emir, Allah ile kul arasına peygamberin dahi karışamayacağının net ve tartışılamaz ifadesidir. Şimdi kendinize lütfen sorar mısınız?
Allah, peygamberine vermediği yetkiyi, siyaset yoluyla İslam’ı maddi çıkar sağlamak için kullanan, babadan oğula geçen (!) tarikat şeyhliği gibi olmayan bir makamı kullanıp Müslümanları aldatan, mallarına- paralarına el koyan, yanmaz kefen- uçan takunya satan, Müslümanları dolandıran sahtekâr tarikat ve cemaat önderlerine vermiş olabilir mi? Elbette olamaz!

17 yıldır tek başına iktidar olan AKP’nin Cumhuriyet-Atatürk-Laiklik-Demokrasi düşmanı olduğu artık Türk Milletinin büyük bir kısmı tarafından da anlaşılmaya başlamıştır.
Nasıl anlaşılmasın ki;
-Diyanet İşleri Başkanı, “Kurtuluş Savaşını keşke Yunan kazansaydı da hilafet devam etseydi” diyen ve hakkında soruşturma dahi açılamayan fesli şarlatanı desteklemek için ayağına kadar gidiyor!
Fesli Şarlatan, Cumhurbaşkanı’nın sofrasında baş köşeye oturtuluyor!
-Genel Kurmay Başkanı ve MİT Başkanı, “Cumhuriyet Okulları hain yetiştirdi” diyen ve Atatürk’e hakaret eden yobazın evine gidiyor!
-9 Kasım Cuma günü, “Cuma Hutbesinde” Atatürk’ün adı anılmıyor!
-Meslekten atılan ve halen tutuklu olan FETÖ Savcısı Ferhat Sarıkaya için dönemin TBMM Başkanı Bülent Arınç, “Savcının yaptığı iş onurlu bir işti. (Büyükanıt’a saldıran ve kahraman iki Astsubayımıza hayatı zindan eden cemaat tetikçisi savcı) Ona karşı meslekten atılması da çok kötü bir cezaydı, maalesef zulümdü. Dedim ki; Ben TBMM Başkanıyım, gelsin o Savcı’ya Mecliste iş vereceğim, Hukuk Müşaviri yapacağım” dedi!
***
Değerli Okurlar;

Yalnızca bu örnekler bile, AKP üst yöneticilerinin Cumhuriyet-Atatürk-Lâiklik-Demokrasi düşmanı olduklarının kanıtıdır.
2017 yılında “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı İşlenen Suçlarda 33.441 dosya,
Küçük Yaştaki Çocuklara Karşı İşlenen Cinsel Suçlarda 8.000 dosya ilave edilmiştir. Fuhuş, AKP döneminde %700 artmıştır!
Biraz aklı olanlar için;

– Liderleri; FETÖ’nun Kozmik Odaya girmesine izin veren,
– TBMM Başkanı; Dedesi Asteğmen Kubilay’ın kafasını kesen derviş Memed, dedesinin kardeşi Yunanistan’a kaçan Hüsnüyadis, damadı FETÖ’ya üye olmaktan hapis yatan,
– Bakanları; Yüksek Yargıyı FETÖ’ya teslim eden,
– Bakanları; İranlı dolandırıcının önüne yatan
– Milletvekilleri; Katar-katar Pensilvanya’ya foto çektirmeye giden,
– Belediye Başkanları; İlleri parsel-parsel FETÖ’ya satan,
– Teşkilatları; Parti içi demokrasinin yanından bile geçmemiş, biat kültürüne inanmış..

bu partiden Türk Devletine ve Türk Milletine hayır gelmeyeceğini anlar…

Tüm bu hazırlıklar, çalışmalar ne için yapılıyor?
Ne için olacak?

Cumhuriyeti yıkıp, yerine bir bölümü “Kürdistan” olacak Federe İslam Devletini kurmak için!

Yetti artık!

Türk Milleti en kısa zamanda bu ihanet kervanına son verecek ve hepsi yargılanacaktır! Ülkemizin her yöresinde “Çoban Ateşleri” yanmaya başladı! Tıpkı Kurtuluş Savaşında olduğu gibi…

Sağlık ve başarı dileklerimle, 12 Kasım 2018

Bülend Kırmacı’dan makaleler..

Bülend Kırmacı’dan makaleler..


Merhabalar,

Sizlerle son yazılarımdan bir seçkiyi paylaşır,
saygılar sunarım. rbk

SOSYAL MEDYA VE ÇOCUK RESİMLERİ
http://www.ticarihayat.com.tr/yazar/SOSYAL-MEDYA-VE-COCUK-RESIMLERI/1775

ATO’NUN ÖNERİLERİ
http://www.ticarihayat.com.tr/yazar/baslik/1761

ANITKABİR’İN GİZEMİ
http://www.ticarihayat.com.tr/yazar/baslik/1758

KÜLTÜR VE DAHA GÜZEL BİR DÜNYA
http://www.ticarihayat.com.tr/yazar/baslik/1746

sosyal medyada:
twitter: https://twitter.com/bulendkirmaci
facebook: https://www.facebook.com/r.b.kirmaci

https://rbulendkirmaci.wordpress.com/

R. Bülend KIRMACI
=========================
Sevgili dostumuz,

Üretken, çalışkan ve birikimli aydın Sn. Bülend Kırmacı‘nın yazılarını sevinçle paylaşıyoruz..

Sevgi ve saygı ile. 15 Kasım 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

 

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 14 Kasım 2018

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 14 Kasım 2018

 

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

Türküm, doğruyum, çalışkanım…
Varlığım Türk varlığına armağan olsun…

SAYIŞ
AKP’li belediyelerin yolsuzluklarını ortaya çıkaran Sayıştay İkinci Başkanı görevden alındı.
Fıtratından…

TİCARET
Son on yılda suç olayları % 434, fuhuş %734, uyuşturucu bağımlılığı % 678 artmış.
Dindar nesil mi, kriminal nesil mi demişlerdi?…

MAÇO
Nagehan Alçı Atatürk’ü “maço erkek” olarak yorumladı.
Vaho, yazıko…

ODUN
Sabah zurnası Ardıç,”10 Kasım’da genelevler de kapalı mıydı? Çocuktum bilmiyorum.” yazmış.
Yakın akrabalarından soracakları vardır mutlaka…

DİYANET
29 Ekim’de, 10 Kasım’da Atatürk’ü anmayan DİB Ali Erbaş; Atatürk düşmanı, Yunan işgali talibi Mısırlıoğlu’na “geçmiş olsun” ziyareti yapıp 10 Kasım’da DİB sitesinden yayımladı.
Erbaş’a  GEÇMİŞ  olsun…

ÖDÜL
ABD, üç PKK eşkıyasının yerini bildirene ödül koydu.
“Bizden başkasına yeri bildirilmesin, adamlara zarar gelmesin” demektir…

YEMEK
PKK elebaşlarının başına ödül koyan ABD’liler aynı örgüt elemanları ile “gaziler günü” yemeği yedi.
Ne bok yedikleri belli…

PAPAĞAN
MEB’lığı andımızın okunmasını “papağan gibi tekrarlama” olarak niteledi.
Anlamını bilmeden ezbere okumak üzere ezberlettikleri Arapça dualara, metinlere ne derler?…

İMAM
Samsun Ayvacık Merkez Cami imamı İmdat Atmaca, Cuma namazında AKP’den belediye başkanı adayı olduğunu duyurdu.
Baş imamın izinde…

SORU
Katar Emiri’nin hediye ettiği uçakla ilk yurt dışı seyahatine çıkan RTE’ye gazeteciler hiç soru sormamış.
Zaten sorun soru sormada…
======================================
Dostlar,

Sn. E. Tümg. Naci Beştepe paşamız, yukarıdaki Çarşamba İğnelerinden 1 gün önce de şu iletiyi paylaştı :

Sayın Rahmi TURAN,

Bu günkü (13 Kasım 2018) SÖZCÜ Gazetesi köşe yazınızda “Arapça ezan kulağa daha hoş
geliyor ve ulvi bir hava katıyor” ifadenizi sizin gibi bir aydına yakıştıramadığımı belirtmek isterim.
Arapça’nın neden ulvi olduğunu açıklayabilir misiniz?
Ezanı Zeki Müren‘in sesinden dinlesek ulviliği artabilir mi?
Ya da Zeki MÜREN’in sesinden Türkçe dinlesek kulağa nasıl gelirdi?
İnsanların konuştuğu, anladığı dilde ibadet etmesine karşı gelen tutucular/yobazlar da
(sizi tenzih ederim) benzer savlara sığınıyor.
Sanki Tanrı Kur’anı yalnızca Arapça ve Araplar için indirmiş!?
İncil de Arapça inmedi mi? Hangi Avrupa ülkesi Arapça ibadet ediyor?
Tanrı, Hristiyanların da tanrısı değil mi?
Sokakta bulduğu Arapça yazıyı öpüp başına koyan, Arapça dua okunduğunda anlamını bilmeden ağlayanlarla farkınız ne olur?

Türkçe ibadet edilmedikçe,
ezan Türkçe okunmadıkça
ülkemizde laikliğin tam anlamıyla yerleşmesi olasılığı çok zayıftır.

Saygılarımla. 13.11.2018

Naci BEŞTEPE
================================

Sn. Beştepe’ye biz de aynen katılıyoruz..

Hafız Sadettin Kaynak’ın sesinden “Türkçe Ezan”

Huşu içinde dinleyin ve dinletin lütfen.

https://youtu.be/GpwwkwTbCuI 

Sevgi ve saygı ile. 15 Kasım 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com