2018’de NELER YAPTIK?

2018’de NELER YAPTIK?

Dostlar,

2018 içinde neler yaptık??
AYDIN SORUMLULUĞU ile hesap vermek gerek. çağa ve insanlığa..
Hiç olmazsa yıldan yıla, kendine ve ülkene, ulusuna,,
Filantrofik aşamaya ulaştığını düşünen bir insan için tersi düşünülebilir mi??
Halkımıza dönük 9 aydınlanma konferansımız ve sitemizde yayınladığımız 76 makalemizin listesi erişkeleri (linkleri) aşağıda.. Okunup paylaşılmasını dileriz.. 1996’dan bu yana yazdığımız aydınlanma makalelerimizin sayısı 700’ü aştı. Aydınlanma konferanslarımız ise 1512 adet oldu! Umarız emeklilikte bu makaleleleri kitaplaştırma olanağımız olur..
****
Yıl boyunca Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğretim üyeliği görevimizi sürdürdük.
Dönem 1, 2, 3, 5 ve VI’da yoğun eğitim yükümüzü yerine getirmeye çabaladık. 2018-19 ders yılında Ankara Tıpta İngilizce eğitim başladı, orada da dersler üstlendik, yürütüyoruz.
Eczacılık Fakültesinde de Türkçe ve İngilizce derslere gidiyoruz (Aile Planlaması, Family Planning)

Asistanlarımızın eğitimine  – araştırmalarına – seminer – literatür çevirisi gibi programlı çalışmalarına destek verdik, rehberlik ettik, danışmanlık yaptık.

Doktora ve yüksek lisans yapan öğrencilerimize de hem derslerini vererek hem seminerlerine destek olarak, hem tez danışmanlıklarını yaparak sorumluluğumuzu yerine getirmeye çabaladık.

Temel bir Tıbbi Epidemiyoloji kitabının İngilizeden çevirisini üstlendik, sürdürüyoruz..

Haftalık ders yükümüz 20 saatin altına düşmedi. Uykumuz da 5 saati aş(a)madı.
Öte yandan Ankara Üniversitemiz, Türkiye’deki 10 “Araştırma Üniversitesi” nden (?) biri oldu ve bilimsel araştırma – yayın beklentisi arttı yönetimin.

Halk Sağlığı Anabilim Dalımızda 7 kıdemli öğretim üyesi (en gencimiz 50 yaşında ve profesör!) olarak çok ağır akademik yükü sürdürmekte ciddi olarak zorlanıyoruz. Mutlaka genç akademisyenler kazanmamız gerek bu yıl.

Her dersimize notlarımızı güncelleyerek girdik. İlk yansıda “mutadis mutandis” Latince sözlerine yer verdik : Yenilenmesi gerekenler yenilendi..

Bilimsel toplantılara elden geldiğince katıldık ve katkı verdik..

2018’de Katıldığımız Bilimsel Toplantılar ve Sunumlarımız

  1. Saltık, A. Sağlıkta Eşitsizlikler / Sürdürülebilir Kalkınma Bağlamında. 1. Uluslararası –
    Halk Sağlığı Hemşireliği Kongresi, 25.04.2018, Ankara (Çağrılı konuşmacı, 50 dk.)
  2. Saltık, A. Aşı Gelecektir, Aşısız Kalma. Panel, Ankara Üniv. Tıp Fak., 25.04.2018.
  3. Saltık, A. Aşı Redddi : Etik Bunun Neresinde ? KLP Sempozyumu – IV “Sonbahar 2018” Sözlü bildiri, 25 – 27 Eylül 2018, Ankara.
  4. Saltık, A. ŞARBON. Panel, Ankara Üniv. Tıp Fak., 05.11.2018 (Prof. Dr. Alpay Azap ve
    Dr. Hakan Yardımcı ile)
  5. Saltık A, Bilge Y. Anayasa Mahkemesinin Aşı Reddini Anayasaya Uygun Bulan Kararının Tıbbi Açıdan İrdelenmesi. 3. Uluslararası Sağlık Bilimleri Kongresi, sözlü bildiri,
    29 Kasım – 1 Aralık 2018, Ankara.
  6. Saltık A, Bilge Y. Anayasa Mahkemesinin Aşı Reddini Anayasaya Uygun Bulan Kararının Sağlık Hukuku Açısından İrdelenmesi. 3. Uluslararası Sağlık Bilimleri Kongresi, sözlü bildiri,
    29 Kasım – 1 Aralık 2018, Ankara.
  7. Akit Dışı Kusursuz Sorumlulukta Bedensel Zararlar Uluslararası Kongresi.
    TBB ve Friedrich – Alexander Universitat, katılımcı, 19-22 Kasım 2018, Ankara.
  8. 10. Ulusal Medikolegal Düzlem Malpraktis Simpozyumu, 05.12.12, Ankara

Yukarıdaki 8 bilimsel toplantının (kongre, simp. vb.) 6’sında sözlü bildirimiz oldu. Bunların 1, 5 ve 6. sı Uluslararası bilimsel etkinlik idi. 5 ve 6. sıradaki uluslararası Kongrede 2 sözlü bildirimizi tam metin olarak (15 word sayfası) ve pp yansıları ile paylaştık. 7. bilimsel kongre de uluslararası idi ve orada tartışmalara katkı verdik, bizim bildiri sunumumuz olmadı.

Web sitemizde hemen her gün düzenli yazmaya, güncel haber ve yorumları paylaşmaya çaba gösterdik. Ayrıca tüm ders notlarımızı pdf olarak pp yansıları, yer yer word dosyaları olarak hep güncel tuttuk ve öğrencilerimizin, ilgililerin erişimine sunduk.

Bu yıl içinde, Sağlık Hukuku alanında yaptığımız tezli yüksek lisans eğitimimizi tamamladık ve bu alanda (Sağlık Hukuku) Bilim Uzmanı (Master, Yüksek Lisans, MSc) derecesi kazandık.. 2016’da Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni (Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi) bitirmiş ve BSc (Bachelor of Science, 4 yıllık fakülte lisans derecesi) kazanmıştık.. Ne yazık ki, Anayasa Mahkemesi 2 bireysel başvuruda çocukluk aşılarının yasal zorunluk olmadığını gerekçe göstererek aşıyı reddeden anababaları haklı buldu (ilki 2015 Kasım)! Aradan 3+ yıl geçti ve TBMM’de bu doğrultuda yasal düzenleme yapılmadı. 0-6 yaşta aşılanmayan çocukların oranı tehlikeli biçimde büyüyor. 2016’da %2 iken 2017 sonunda %4 oldu.. Dikkat, Salgın riski var! Bu bağlamdaki 253 sayfalık Sağlık Hukuku yüksek lisans tezimizi de kitaplaştıracağız.

Ekim – Kasım içinde Adalet Bakanlığı gözetiminde yürütülen Yasal BİLİRKİŞİLİK eğitimimizi de tamamlayarak yetki belgemizi (Sertifika) aldık. Uzmanlık alanlarımızda yasal olarak bilirkişilik yapabiliriz.. Adalete katkı vermek hem görev ve sorumluluk hem keyif.

65 yaşını bitirdik ve adımızın önünde, sonunda bir yığın “harf – kısaltma” biriktirdik!

  • Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc..

Ne var ki, Kasım 2020’de emeklilik geldi çattı. Belki de en olgun – birikimli dönemde emeklilik!? 1’er yıllık uzatmalar olanaklı 75 yaşına dek ama çok “sıkıntılı”.. Önce Anabilim Dalımızda sizden genç öbür hocalar oylama yapacak, olumlu olursa Dekanlığa, oradan Rektörün takdirine sunulacak ve son 2-3 yıl içinde “epey” bir bilimsel çalışma puanı toplanacak!. Neredeyse Doçentlik dosyası verilecek bir kez daha.. Süreç nesnel işlemiyor ne yazık ki.
*****
2018 Yılı Aydınlanma Konferansları / Konuşmaları (9 adet)

  1. Aşı Reddi, Ankara Radyosu, Ayşe Sadak İltaş ile, 01.03.2018 (20 dk. tek konuşmacı)
  2. Şehir Hastaneleri. Panel konuşması, Tüketici Hakları Derneği 07 Mart 2018, Ankara,
    (Dr. Bayazıt İlhan ve Av. Cemalettin Gürler ile; SEHIR_HASTANELERİ_TALANI_07.03.2018, https://youtu.be/ezlEbMful6c (konuşmamızın 25 dk. lık bir bölümü)
  3. Nişasta Bazlı Şeker. Halk TV, Rahmi Aygün’ün Kritik programı, Prof. Dr. Erol Manisalı ve
    Doç. Dr. Gökhan Günaydın ile, 08.03.2018. (2 bölüm; https://youtu.be/DH5POLayYIM?t=6
    ve https://youtu.be/3ddTIm4MKLo?t=2853)
  4. Nişasta Bazlı Şeker. Halk TV, 13 Mart 2018 (35 dk. tek konuşmacı)
  5. Aşı Reddi Sorunu. Ulusal Kanal, 21.04.2018, https://youtu.be/_TisIRb-8S8 (45 dk.)
  6. Şehir Hastaneleri Talanı, Ulusal Kanal, 13.05.2018, https://youtu.be/-m6zrV8_Cqg (45 dk.)
  7. Sağlıkta Şiddet.. Gerçekte Piyasacı Politikaların Ta Kendisi Değil mi?? Ulusal Eğitim Derneği, 27 Ekim 2018, Ankara.
  8. Yıla 5 Kala.. ADD Çankaya Şubesi ve Yüksek Ticaretliler Derneği, 10.11.18, Ankara.
    (Işık Kansu ile)
  9. Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği – Hasan Ali Yücel Belgeliği Vakfı. Köy Enstitüleri Felsefesi ile Tıp Eğitiminden Örnekler. 22.12.18, Ankara.
    ****
    2018 içinde 76 Aydınlanma makalesi yazdık (tıp dışı).. Liste ve erişkeleri aşağıda..2018 Yılı  A y d ı n l a n m a  Makaleleri [76 adet]
No Makalenin konusu Yayımlandığı yer(ler) Tarihi
1 2018’e Hoşgeldin Yazısı www.ahmetsaltik.net,
manşette pdf olarak erişke (link)
01.01.2018
2 Kurtuluş Bilim ve Teknolojide; Türkiye’nin de! http://ahmetsaltik.net/2018/01/02/buyuk-atilim-yili-ve-turkiye-icin-buyuk-bosluk/ 02.01.2018
3 İçişleri Bakanı Soylu,

CHP’li Belediyeler Üzerinden Ne Hedefliyor?

http://ahmetsaltik.net/2018/01/07/akpli-belediyelerden-14-fetocu-sirkete-42-milyon/ 07.01.2018
4 Erdoğan’ın Boğaziçi Üniversitesi Konuşması

Çok Kaygı Verici..

http://ahmetsaltik.net/2018/01/08/erdoganin-bogazici-universitesi-konusmasi-cok-kaygi-verici/ 08.01.2018
5 GSS Üzerinden AKP’nin Ayrımcı – Baskıcı Düzeni http://ahmetsaltik.net/2018/01/20/31-adet-khknin-cozumlemeli-ozeti-ile-gss-sistemi-konusunda-bilgi-notu/ 20.01.2018
6 Çocuklarına Tecavüz Eden %95’i Müslüman Bir  Toplum; Bir Vali ve Rejim Kaşıtı Cemaat – Vakıfları Devlet Protokolüne Alan AKP.. http://ahmetsaltik.net/2018/01/20/emre-kongar-cocuklara-tecavuz/ 20.01.2018
7 AKP = Erdoğan’ın Dış Politika – Askeri Operasyonlara
Mahkumiyeti!
http://ahmetsaltik.net/2018/01/22/suriyede-durumun-vaziyeti/ 22.01.2018
8 Erdoğan’ın Sorunu Gerçekten ve Salt Koprolali mi; Yoksa… ? http://ahmetsaltik.net/2018/01/28/erdogan-koprolali-hastaligina-yakalanmis/ 29.01.2018
9 Küresel Talan – Soygun -Sömürü Senaryoları – Planları,

Her Yıl Davos’ta Güncellenerek Optimalize Ediliyor

http://ahmetsaltik.net/2018/02/05/kuresel-talan-soygun-somuru-senaryolari-planlari-her-yil-davosta-guncellenerek-optimalize-ediliyor/ 05.02.2018
10 Geldiğimiz yer artık Apaçık Faşizm..

Peki sürdürülmesi olanaklı mı?

http://ahmetsaltik.net/2018/02/10/bu-ulkeyi-kendine-dusman-etmeyin-artik/ 10.02.2018
11 Erdoğan İçin Köprüden Önce Son Çıkış :

Politik Plastron Patlamak Üzere!

http://ahmetsaltik.net/2018/02/12/erdogan-icin-kopruden-once-son-cikis-politik-plastron-patlamak-uzere/ 12.02.2018
12 ABD, NATO, Türkiye ve AKP = Erdoğan :

Lanetli İttifak Artık Dağılmalı!

http://ahmetsaltik.net/2018/02/18/nukleer-bombalara-10-milyar-dolar-takviye/ 18.02.2018
13 Bütün dinler GÜLERYÜZLÜ ve AKILCI – BİLİMSEL olmak zo-run-da-dır! http://ahmetsaltik.net/2018/03/05/butun-dinler-guleryuzlu-ve-akilci-bilimsel-olmak-zo-run-da-dir/ 05.03.2018
14 Nişasta Bazlı Şeker ve Halk Sağlığı http://ahmetsaltik.net/2018/03/06/actirma-bayramlik-agzimi/ 06.03.2018
15 Şeker Çıkmazı AKP = Erdoğan’ı Süpürebilir! http://ahmetsaltik.net/2018/03/15/seker-fabrikalari-kararinin-sagligimiza-olasi-etkileri/ 15.03.2018
16 Bir politik şizofreni olgusu http://ahmetsaltik.net/2018/03/16/hasuder-seker-fabrikalari-ozellestirilmesin-nisasta-bazli-seker-uretiminin-onu-acilmasin/ (ve manşete kondu) 16.03.2018
17 Çanakkale Gerçeğini Çarpıtma Sefilliği http://ahmetsaltik.net/2018/03/18/canakkale-zaferi-kurtulus-savasinin-oncusu/ 18.03.2018
18 Moody’s in Son Türkiye Raporu; Süregelen Kurumsal Erozyon ve Erdoğan’ın “Bizim Notumuzu Milletimiz Verir” Hikmetli Gürlemesi http://ahmetsaltik.net/2018/03/21/israf-ekonomisiyle-batmayalim/ 21.03.2018
19 Boğaziçi Üniversitesi Üzerinden Ne Yapılmak İsteniyor? http://ahmetsaltik.net/2018/03/26/ya-bir-de-diktator-olsaydi/ 26.03.2018
20 Erdoğan 2019 Sonrasını Davul Çalarak İlan Ediyor! http://ahmetsaltik.net/2018/03/27/2019-secimi-baslangic-mi-son-mu/ 27.03.2018
21 Doğu Guta’da Emperyalist Cephe Yenildi! http://ahmetsaltik.net/2018/03/31/suriye-ordusu-dogu-gutada-zaferi-ilan-etti/ 31.03.2018
22 2018 Bütçesinin Sefaleti! http://ahmetsaltik.net/2018/04/05/basari-budur-avrupada-sampiyon-dunyada-ilk-5teyiz/ 05.04.2018
23 Ekonomi de, Zaman da Tükendi! http://ahmetsaltik.net/2018/04/06/buyumede-elma-ile-armut-karsilastiriliyor/ 06.04.2018
24 Nükleer Santral Dayatmasının Hazin İçyüzü http://ahmetsaltik.net/2018/04/06/akkuyu-kapitulasyonu/ 06.04.2018
25 Ekonomideki Çöküntü Sermayeye

Dev Rantlarla Saklanıyor!

http://ahmetsaltik.net/2018/04/13/turkiye-gercekten-2017de-74-buyudu-mu/ 13.04.2018
26 AKP = RTE’nin OHAL KHK’lerini Politik İstismarı Sürdürülemez http://ahmetsaltik.net/2018/04/17/agirlastirilmis-muebbet-ama-serbest/ 17.04.2018
27 Atatürk’ün Koltuğunda Vefa Dolu (!) Meclis Başkanı ve TBMM’yi Terk Eden Cumhurbaşkanı : 23 Nisan 2018 – Türkiye.. http://ahmetsaltik.net/2018/04/24/ulusal-egemenlik-gercegi/   profsaltik@gmail.com 24.04.2018
28 24 Haziran 2018 Seçimlerine Koşar Adım.. http://ahmetsaltik.net/2018/04/28/doviz-kurlari-konusunda-hakli-cikmaktan-yorulduk/ 28.04.2018
29 24 Haziran 2018 Baskın – Tuzak Seçiminin

Hukuka Uyar Yanı Var mı??

http://ahmetsaltik.net/2018/04/30/24-haziran-2018-baskin-tuzak-seciminin-hukuka-uyar-yani-var-mi/ 30.04.2018
30 1 Mayıs 2018; Emekçiye Notlarımız… http://ahmetsaltik.net/2018/05/01/28-nisan-is-cinayetlerinde-olenleri-anma-ve-yas-gunu-ilan-edilmelidir/ 01.05.2018
31 Yunus’un Mistik Matematiği… http://ahmetsaltik.net/2018/05/08/anketler-ve-psikolojik-etkileri/ 08.05.2018
32 Erdoğan’ın Derin Açmazları ve
İflah Olmaz Dinci Hayalleri..
http://ahmetsaltik.net/2018/05/15/okurlarla-dertlesmek/ 15.05.2018
33 Yerel – Küresel Sermayenin Emek Düşmanlığı

Aynı İlkelliğiyle Sürdürülebilir Mi??

http://ahmetsaltik.net/2018/05/17/tobb-baskani-davalarda-haksiz-cikiyorduk/ 17.05.2018
34 AKP = Erdoğan’a Diz Çöktüren Borç Çıkmazı http://ahmetsaltik.net/2018/05/26/imfden-kritik-turkiye-aciklamasi/ 26.05.2018
35 Erdoğan artık politikadan çekilmeli,
Türkiye’nin yakasından düşmelidir!
http://ahmetsaltik.net/2018/05/26/chpli-erdogdu-doviz-alim-satim-islemlerinin-incelenmesini-istiyoruz/ 26.05.2018
36 27 Mayıs 1960 Devrimi 58 Yaşında! http://ahmetsaltik.net/2018/05/27/27-mayis-buyuk-devrim-58-yasinda/ 27.05.2018
37 Bakan Eroğlu ”Suç İşleme Özgürlüğü” nü mü Kullanıyor?! http://ahmetsaltik.net/2018/06/03/bakan-veysel-eroglu-gordes-barajinda-2017-yilinda-suyu-tuttum/ 05.06.2018
38 5 Haziran 2018 Dünya Çevre Günü İçin… http://ahmetsaltik.net/2018/06/05/tmmob-cmo-saglikli-ve-dengeli-bir-cevrede-yasamak-anayasal-bir-haktir/ 05.06.2018
39 AKP Genel Başkanı Ekonomist (?) Erdoğan’a 10 Soru http://ahmetsaltik.net/2018/06/10/borc-ekonomisi/ 10.06.2018
40 Dünya Çocuk Hakları Günü’nde Perişan Hallerimiz.. http://ahmetsaltik.net/2018/06/13/cocuk-isciligi-yasaklanmalidir/ 13.06.2018
41 Erdoğan’ın Bilişsel Durumu http://ahmetsaltik.net/2018/06/14/bilissel-tutarsizlik-onlenemez-cokus/ 14.06.2018
42 Çok Yönlü Ciddi Bunalımdan Nasıl Çıkarız? http://ahmetsaltik.net/2018/06/16/kriz-kacinilmaz-canimiz-yanacak/ 16.06.2018
43 AKP = Erdoğan Seçimi Yitirmeyi Binlerce Kez Hak Ettiler! http://ahmetsaltik.net/2018/06/23/iste-erdogan-gercegi/ 23.06.2018
44 Çarmıha Gerilmek İstenen Türkiye;
25 Haziran 2018’in İlk Dakikaları..
http://ahmetsaltik.net/2018/06/25/korkut-boratav-2017den-bir-yazi/ 25.06.2018
45 Seçim Matematiği A-Normaldir;

Akıl Dışı Bir Kurgu – Sonuç mudur?

http://ahmetsaltik.net/2018/06/26/onur-oymen-secimlerin-dusundurdukleri/ 26.06.2018
46 Kurtuluş Katıksız “6 Ok” http://ahmetsaltik.net/2018/06/26/demokrasi-yutturmacasinda-kor-ofke-ve-gercek-kazanan/ 26.06.2018
47 Erdoğan gerçekte “topal ördek” tir.. http://ahmetsaltik.net/2018/06/26/acil-acil-acil-secim-sonuclari-dogrulanmali/ 26.06.2018
48 Bilge İnsan Prof. Dr. D. Ali Ercan’a Şükran Yazısı http://ahmetsaltik.net/2018/07/01/prof-dr-d-ali-ercan-aciklama/ 01.07.2018
49 Aydın’ın “acul saati” ile

Homo sapiens’in politik matürasyon saati

http://ahmetsaltik.net/2018/07/04/ysk-2018-kesin-sonuclari-acikladi/ 05.07.2018
50 Türkiye AKP ile Çocuklarını Bile Koruyamayacak
Acze Düştü!
http://ahmetsaltik.net/2018/07/08/ttb-toplum-cocuklarina-sahip-cikmalidir/ 08.07.2018
51 Bu Proje, Batı’nın Erdoğan’dan Kurtulma Planının Hızlandırılmasıdır :

Kara Deliktir; Yu-Ta-Cak-Tır!

http://ahmetsaltik.net/2018/07/10/genelkurmay-baskani-icin-cok-uzuluyorum/ 11.07.2018
52 Hukuksuz Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri Üzerinden Yapılmak İstenen Nedir?? http://ahmetsaltik.net/2018/07/13/madde-104-yokmus-gibi-davranmak/ 13.07.2018
53 Askerlik Hizmetini Satmak Niye ki!?

Zorunlu Askerlik Hizmeti İçin Öneriler..

http://ahmetsaltik.net/2018/07/19/vatan-partisi-bedelli-askerlik-mehmetcikten-vazgecmektir/ 20.07.2018
54 Kanal İstanbul Satrancı http://ahmetsaltik.net/2018/07/29/kanal-istanbul-goz-gore-gore/ 29.07.2018
55 AKP = Erdoğan Türkiye’yi Moratoryuma mı Sürüklüyor? http://ahmetsaltik.net/2018/07/30/gecikmek-maliyeti-artiriyor/ 30.07.2018
56 İsrail’de Irkçı – Siyonist Din Devleti İlanı
Çok Utandırıcıdır
http://ahmetsaltik.net/2018/08/05/israil-din-devleti/ 05.08.2018
57 Türkiye Dağılma Tehdidi Altındayken
CHP’nin Tarihsel Vebali
http://ahmetsaltik.net/2018/08/07/akp-ve-turkiye-kapitalizmi/ 07.08.2018
58 Türkiye’deki Yangını Nasıl Söndürmeli?? http://ahmetsaltik.net/2018/08/08/meclis-ilk-sinavda-teslim-kalici-ohal/ 08.08.2018
59 7 Ayda %30 Devalüasyon Ne Getirir – Ne Götürür? http://ahmetsaltik.net/2018/08/09/fitchten-turkiyeye-ultimatom-gibi-uyari/ 09.08.2018
60 AKP = Erdoğan, “1 $ = 6,5 TL” İken Bile
Neden Hala Ulusal Birliğe Sarıl(a)mıyor? 
http://ahmetsaltik.net/2018/08/11/kilicdaroglundan-doviz-krizi-icin-13-maddelik-oneri/ 11.08.2018
61 AKP Devalüasyonu Hakkında Yurdum İnsanına 10 Soru ve…. http://ahmetsaltik.net/2018/08/22/esfender-korkmaz-bir-gecede-nasil-yoksullastik/ 22.08.2018
62 Genetiği Değiştirilmiş Kamu Yönetimi – GDKY ve / veya Genetiği Değiştirilmiş Mülki İdare – GDMİ http://ahmetsaltik.net/2018/08/31/icisleri-bakanliginin-kurulus-gorevleri-birim-baskanliklari-ve-vali-atamalarina-iliskin-degisiklikler/ 31.08.2018
63 Kurban Bayramı Armağanı Şarbon! http://ahmetsaltik.net/2018/09/02/ankarada-golbasi-ahiboz-koyunde-sarbon-hastaligi-ve-karantina-uygulamasi-ankara-tabip-odasi-on-inceleme-raporu/ 02.09.2018
64 Tahran Doruğunda Erdoğan’ın Tükenişi http://ahmetsaltik.net/2018/09/08/erdoganin-dis-politikasi-da-coktu/ 08.09.2018
65 30 Ağustos Zaferi ve 9 Eylül’ün Güncel Anlam ve Önemi (Çorlu Devrim ve Çorum Haber gazetelerinde
7-11 Eylül 2018 günlerinde 5 bölüm olarak yayınlandı)
http://ahmetsaltik.net/2018/09/09/30-agustos-zaferi-ve-9-eylulun-guncel-anlam-ve-onemi/ 09.09.2018
66 Reis, 16 Yıllık Vahşi Talanı Tersine Çevirmeye
Mecbur ve Mahkum!
http://ahmetsaltik.net/2018/09/22/kiyamet-koparan-bakan/ 22.09.2018
67 ABD Şirketine Verilen Yetki Kapitülasyondur! http://ahmetsaltik.net/2018/09/29/yerli-ve-milli-mckinsey/ 29.9.2018
68 AKP’nin Bitmeyen Masalları Artık Bitmeli http://ahmetsaltik.net/2018/09/29/akpnin-bitmeyen-masallari-artik-bitmeli/ 29.09.2018
69 Diyanet, halka namuslu açıklamalar yapmalıdır
(ODATV, N. Amuran ile ŞARBON söyleşisi)
https://odatv.com/diyanet-halka-namuslu-aciklamalar-yapmalidir-30091819.html 30.09.2018
70 20 Ekim 2018’e Güncel Notlar.. http://ahmetsaltik.net/2018/10/20/20-ekim-2018e-guncel-notlar/ 20.10.2018
71 AKP, TTB’den ve Türkiye’den Ne İstiyor?? http://ahmetsaltik.net/2018/11/06/bu-iktidar-doktorlari-neden-sevmiyor/ 06.11.2018
72 10 Kasım Söyleşileri (Çorum Haber, Tekirdağ Haber, Çorlu Devrim gazeteleri)
http://www.tekirdaghaber.com.tr/yazarlar/mustafa-aydinli/cumhuriyetimizin-kurucusu-m-k-ataturkun-sonsuzluga-goc-edisinin-80-yilinda-ozel-soylesi/45/http://www.devrimgazetesi.com.tr/cumhuriyetimizin-kurucusu-mk-ataturkun-sonsuzluga-goc-edisinin-80-yilinda-ozel-soylesi-1/  

http://www.corumhaber.net/10-kasim-2018de-prof-saltikla-soylesi-1-makale,8428.html

http://www.corumhaber.net/10-kasim-2018de-prof-saltikla-soylesi-2-makale,8433.html
12 ve 13 Kasım 2018
73 Rejim Tıkanmıştır! http://ahmetsaltik.net/2018/11/13/yoksulluga-acil-cozum/ 13.11.2018
74

 

“Kadın elbisesi giymiş akıl”, “erkek elbisesi giymiş akıl” http://ahmetsaltik.net/2018/11/24/kadina-yonelik-siddete-hayir/ 24.11.18
75 TBMM’nin Bütçe Yetkisi (!) ve

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Rejimi Açmazı

http://ahmetsaltik.net/2018/12/08/butce-hakki/ 08.12.18
76 16 Yıllık AKP İktidarında 21 Bin Emekçi Kurban Verildi http://ahmetsaltik.net/2018/12/09/calisma-yasami-savas-alani-gibi/  09.12.2018

Bu makaleler “kolay olmuyor” devr-i AKP’de.. Ne 12 Mart 1971 sıkıyönetiminde ne de 12 Eylül 1980 sıkıyönetiminde bunca baskı gördük! Ne yazık ki AKP = Erdoğan tek adam rejimi ülkemizde demokrasi bırakmadı.

Hiç abartısız söyleyebiliriz ki, hem de tarihe not düşelim ki; 2016’nın 20 Temmuz’unda ilan edilen ve 2 yıl sürdürülen OHAL dönemi hepsinden daha anti-demokratik oldu. Daha acısı, 9 Temmuz 2018 sonrası Erdoğan’ın deyim yerinde ise tahta çıkmasının ardından sürekli bir durum aldı. Sürekli OHAL!

Erdoğan bir parti başkanı gibi herkese en ağır hakaretleri yapıyor, aşağılıyor hatta açıkça tehdit ediyor, beğenmiyorsanız yurdu terk edin bile diyor! Ne var ki, eleştirilince CB kalkanı ardına çekiliyor ve binlerce insana dava açmış bulunuyor. Yargı da şaşılacak düzeyde, talimat alırcasına hapis ve tazminat cezaları yağdırıyor.. Bu karabasan ne kabul edilebilir ne de sürdürülebilir.

Ayrıca, 15-16 yılın olağanüstü yanlış ekonomik politikaları, Erdoğan’ın Batı’ya hesapsız kafa tutmaları (!) 10 Ağustos’ta 2. bir çok ağır ekonomik bunalım yarattı. Halen yaşıyoruz, sürecek 2019’da ve sonrasında da yıkıcı etkileri..
****

Ayrıca, 7143 sayılı öğrenci affı yasasından yararlanarak İstanbul Hukuk Fakültesinde 1975’ten kalam öğrenciliğimizi yeniledik ve Ankara Hukuk Fakültesine aktardık. 2. sınıftan devam ediyoruz! İşimiz çok görüldüğü gibi.. Önceki af yasasından yararlanarak 2011’de Ankara Üniversitesi SBF’ye eski öğrencilik kaydımızı (1979, Hacettepe Tıpta ihtisasta iken) yenilemiş ve 2016’da bitirmiştik. Ayrıca yine Ankara Üniv. Hukuk Fak. nde Anayasa Hukuku Doktora (PhD) eğitimimizin ise bilimsel hazırlık yılındayız.

Hukuk Lisans ve Anayasa Hukuku PhD (Doktora) eğitimimiz tamamlayabilirsek ve ömrümüz olursa, Türkiye koşulları elverir ise SAĞLIK HAKKI konusunu enine boyuna işlemek, yazmak istiyoruz ulusal ve uluslararası yazında (literatürde).. Hem hekim hem hukukçu olarak..
Şimdiden Hukukçu Hekimler Enstitüsüne (Derneğine) üye olduk..

*****
2019’un bu ilk yazısını bağlarken;

2019’da –ve sonrasında doğallıkla– Ülkemize ve Dünyaya sağduyu ve türevi olarak barış, demokrasi ve etik temelli insan hakları.. diliyoruz… Özellikle AKP ve Erdoğan’a.

Sevgi ve saygı ile. 01 Ocak 2019, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Halk Sağlığı Uzmanı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

TTB, Dünya Tabipler Birliği Genel Kurulu’na katıldı

TTB, Dünya Tabipler Birliği Genel Kurulu’na katıldı

(AS : Bizim katkımız yazının altındadır..)

Dünya Tabipler Birliği Genel Kurulu 3-6 Ekim 2018 tarihleri arasında İzlanda’nın Reykjavik kentinde düzenlendi. Toplantıda Türk Tabipleri Birliği’ni Merkez Konseyi Başkanı Dr. Sinan Adıyaman ve Dr. Murat Civaner temsil etti.

Toplantıda gündeme getirilen tutum belgelerinden biri göçmen sağlığına ilişkindi. Oybirliği ile kabul edilen belgede, 2016’da İstanbul’da düzenlenen Göç ve Sağlık Sempozyumu’nda oluşturulan tutum belgesi tekrar anımsatıldı ve hekimlerin insan haklarını ve insan onurunu savunma ödevi bulunduğu vurgulanarak ulusal tabip birlikleri göçmenlerin gereksindikleri sağlık hizmetine erişimi için gerekli girişimlerde bulunmaya çağrıldı.

Genel Kurul’da görüşülen bir diğer belge önerisi, ülkelerinde ağır suç işlemiş hekimlerin başka ülkelerde hekimlik yapmasına izin verilmemesi üzerineydi. Türk Tabipleri Birliği bu önerideki “ağır suç” tanımının oldukça geniş ve belirsiz olduğunu, örneğin TTB Başkanı Dr. Sinan Adıyaman’ın “Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur” başlıklı basın bildirisi nedeniyle diğer Konsey üyeleriyle birlikte halen “terör örgütünün propagandasını yapmak” ve “insanlar arasında nefret ve düşmanlık yaymak” gibi suçlardan hapis cezası istemiyle yargılandığını, önerinin bu haliyle bırakılması durumunda ifade özgürlüklerini kullanan TTB yöneticilerini de kapsayacağını belirtti. Bu eleştiri üzerine belgenin adı ve ilgili ifadeler yeniden kaleme alındı ve belge yalnızca soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suçlarla sınırlı olacak biçimde düzenlenerek kabul edildi.

Toplantıda görüşülerek kabul edilen yeni tutum belgeleri ‘Plastik torbalar, ekolojik konular ve çevresel bozunum’ ve ‘Biyobenzer tıbbi ürünler’ üzerineydi. Toplantıda ayrıca civa kullanımının yarattığı çevresel yük ile insan ve hayvan tıbbı arasında işbirliği üzerine tutum belgeleri 10. yıllarını doldurmuş olmaları nedeniyle güncellendi. Onuncu yılını dolduran sağlıkta şiddet konulu belgenin ise sağlık çalışanlarına işyerinde yönelen şiddeti de kapsayacak biçimde genişletilmesi gerekliliğine dayanarak revizyon için önerileri derlemek üzere ulusal tabip birliklerine gönderilmesine karar verildi. DTB’nin hekimlerin idam cezasına katılımının meslek ahlâkına aykırı olduğunu belirten iki tutum belgesinin birleştirilmesi, bu kapsamda yapılan çalışmaların bir diğeriydi.

TTB’nin üye olarak katkıda bulunduğu “Genetik ve Tıp” çalışma grubu toplantıda bugüne dek yaptığı çalışmaları özetledi. Konunun karmaşıklığı ve çok boyutluluğunu dikkate alarak genel ilkeleri kapsayacak bir taslak hazırlanmakta olduğu, yıl sonuna dek yapılacak toplantı ve çalışmalarla taslağın olgunlaştırılarak Tıp Etiği Komitesi’ne iletileceği belirtildi.

Toplantıda alınan bir başka karar, DTB’nin kapsayıcılığını artırmak ve daha çok ülkenin katılımını teşvik etmek üzere halihazırdaki DTB bölgelerine bir yenisinin eklenmesi ve “Doğu Akdeniz” bölgesi kurulması idi.

Genel Kurul toplantısında İsrail Tabipler Birliği’nden Dr. Leonid Eidelman başkan olarak görevine başladı. Sonraki dönem için yapılan başkanlık seçimini ise Brezilya Tabipler Birliği’nden Dr. Miguel Roberto Jorge kazandı.

Toplantıda önemli bir sorun, Kanada Tabipler Birliği’nin Dr. Leonid Eidelman’ın yeni başkan olarak yaptığı açılış konuşmasının Dr. Chris Simpson’un 2014 yılında DTB Başkanı olarak yaptığı açılış konuşmasıyla neredeyse birebir aynı olduğunu ileri sürerek Dr. Eidelman’ı intihal ile suçlamasıydı. Dr. Eidelman’ı istifaya davet eden Kanada TB, bu istek üyelerce kabul edilmeyince DTB’den çekildiğini duyurarak toplantıyı terk etti. Dr. Eidelman konuşmanın profesyonellerce hazırlandığını, başka yerlerden alıntı yapıldığının farkında olmadığını belirterek Genel Kurul üyelerinden özür diledi.

Toplantının son gününde Genel Kurul’a hitaben bir konuşma yapan Dr. Sinan Adıyaman, TTB yöneticileri hakkında “Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur” başlıklı basın bildirisi nedeniyle açılan dava ve öbür soruşturmalarda gelinen nokta hakkında bilgi verdi. Dr. Adıyaman konuşmasına başında TTB MK üyelerinin gözaltına alınmasından hemen sonra DTB’nin yayımladığı bildirinin unutulmaz olduğunu belirtti. TTB yöneticileri üzerindeki baskıların sürdüğünü, yeni açılan soruşturmaların yanı sıra aile hekimliği sözleşmelerinin sonlandırılmasının söz konusu olduğunu belirten Adıyaman, DTB ile ulusal tabip birliklerine destekleri için teşekkür etti ve konuşmasını şu sözlerle bitirdi:

  • Biz doktorlar insan hayatına azami saygı göstermeye and içtik. Savaş yaşamları sonlandırır. Bizim uyguladığımız tek siyaset, ettiğimiz Hekimlik Andı’nın gereklerini yerine getirmektir.”
    ================================

    Dostlar,

    Değerli meslektaşlarımız, sevgili arkadaşlarımız TTB MK Bşk. Dr. Sinan Adıyaman ve Dr. Murat Civaner‘e DTB Kongresine katılım ve katkıları için teşekkür ediyoruz. 

DTB (Dünya Tabipleri Birliği / World Medical Association – WMA) bir gönüllü kuruluştur ve Ulusal Hekim Birliğimiz TTB (Türk Tabipleri Birliği) bu kurumun kurucu üyelerindendir. Yayınladığı Bildiri – Bildirgelerle Dünya genelinde Tıp uygulamalarının insan haklarına ve tıp etiğine uygun gelişmesi için çaba göstermektedir.

Geçtiğimiz yıl Hipokrat Andını / Yeminini güncellemiştir.
Malta Bildirgesi de geçen yıl güncellenmiş ve açlık grevlerinde hekim tutumu ilkeleri konmuştur.

DTB’nin ilk Bildirisi “Helsinki Bildirisi” olup, insan deneklerde biyomedikal araştırma ilkelerini belirlemiştir. 1975’lere tarihlenen Helsinki Bildirisi yaygın kabul görmüş ve eylemli olarak güç kazanmıştır. Ülkemizde de Klinik Araştırmalar Yönetmeliği, bu Bildirgeye gönderme yaparak içselleştirmiş ve Yönetmelik düzeyinde iç hukukumuza katmıştır.

DTB / WMA hakkında, kurumsal web sitesi olan https://www.wma.net/ adresinden kapsamlı bilgi edinilebilir..

Özellikle genç hekimlerin bu kurumsal siteyi sıklıkla ziyaret ederek hekimlik meslek etiği değer ve ilkeleri bilgilerini geliştirmelerini öneririz. Sağlık hukuku ile ilgilenen hukukçuların ve felsefecilerin de..

Sevgi ve saygı ile. 16 Ekim 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Halk Sağlığı Uzmanı
Sağlık Hukuku Uzmanı – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Doçentlik sınavımız… 28 Yıl Önce Bu gün idi..

Doçentlik sınavımız…
28 Yıl Önce Bu gün idi..


Dostlar
,

Tarih 9 Ekim 1990 idi.. Tam 28 yıl bitti.
8 Nisan 1988’de Edirne’deki Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’nda Yrd. Doç. olarak göreve başlamıştık. (Üniversite hocalığında 31. yıl içindeyiz..)
Anabilim Dalı’nın ilk ve tek öğretim üyesi idik. (Bu Anabilim Dalını kurduk, 16+ yıl yönettik..)
Hülyamız olan öğretim üyeliği mesleğine başlamıştık.
1977’de İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş, ardından 1 yıl Keban’da çalışmış (SSK ve yeraltı maden işletmesi Simli Kurşun) ve 11 Kasım 1978’de, tıp eğitimine 1971’de başladığımız yuvamız Hacettepe Tıp Fakültesi’ne bu kez “Halk Sağlığı” dalında uzmanlık eğitimi almak üzere yeniden dönmüştük. Prof. Nusret Fişek‘in, öğrencisi olmaya ek, asistanı da olma onurunu yakalamıştık.

Tıp Eğitimimiz gibi uzmanlık eğitimini de Hacettepe’de başlayıp İstanbul Tıp Fakültesi’nde tamamlamıştık (ailesel nedenlerle yatay geçiş yapmıştık..), Temmuz 1981 sonu idi..

Rahmetli Prof. Türkan Saylan ile bir süre çalıştık, Elazığ Cüzzam Hastanesi Başhekimi olarak.. Sonrasında Türkiye’de izlenmesi gereken Lepra (Cüzzam) Savaş Politikalarında anlaşamadık.. Merhum ayda 1 kez Elazığ’a gelir, yaklaşık 3 gün kalırdı. Bu süre içinde Cüzzam Hastanesi’ne ayırdığı süre yaklaşık 20 dakikada 70 dolayındaki hastaya bizimle birlikte “jet vizit” yapardı. Biz Halk Sağlığı Uzmanlık eğitimi aldığımızdan saha ağırlıklı çalışmak isterken, kendileri klinik – hastane odaklı çalışmamızı istiyorlardı bir klinisyen olarak. Oysa Cüzzam’ın kökleri toplum içinde idi.. Hastanede bekleyerek, geç dönemde gelen hastalara 1. sınıf bile olsa tıbbi bakım vererek sorunun kökü kurutulamazdı (eradikasyon). Bu yüzden, bu politika ile Türkiye’nin Cüzzam sorununun “kendisini emekli olana dek idare edebileceğini” söylemiştik!.. (Kendileri yaşamda olmadığından, başkaca ayrıntılara girmiyoruz..)

Sonra Kocaeli Sağlık Müdür yardımcılığı, Elazığ’da muayenehane hekimliği, işyeri hekimlikleri (çimento ve kağıt..) ve Sağlık Müdürlüğünde uzmanlık, Halk Sağlığı Bölge Laboratuvar Müdürlüğü görevlerimiz oldu.. Yaklaşık 7 yıl saha deneyimimiz oluştu. Bu arada üniversiteden ayrılmayarak akademik kariyer yapan kimi sınıf arkadaşlarımız (Hacettepe ve Çapa’da..) Doçent oldular!..

Biz Edirne’de 1988’de akademik yaşama döndüğümüzde, 1989’da bir geçici yasa çıktı ve öğretim üyelerinin bulundukları kadroda, ayrıca kadro koşulu aranmadan, hak ettikleri akademik unvanın kadrosuna atanmaları olanağı verildi. Doçentlik sınavı için başvurabilirdik ama bilimsel dosyamızı daha da olgunlaştırmak istedik, ertesi yıla bıraktık kendimize saygımız gereği. İzleyen yıl, doçentlik başvuru dosyamızda 42 bilimsel ürün vardı ve oybirliği ile çok başarılı bulunmuştu jüri tarafından.. (Üniversite – Fakülte yönetiminin, “nedense” tüm engelleme çabalarına karşın!)

*****
9 Ekim 1990 sabahı Hacettepe Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’nın (“Bölüm” derdik) bildik koridorunda idik. Jürinin 3 adayı vardı.. Doçentlik yabancı dil merkezi sınavını başarmıştık, bilimsel dosyalarımız yeterli bulunmuştu, sözlü sınava alınacaktık sırayla.

Dr. Hasan Hüseyin Polat sözlü sınavı başardı, O’nu kutladık (Halen Sivas’ta Profesör).. 2. arkadaşımız sözlüde başarılı bulunmadı.. Ama sonraki çalışma yaşamında çok başarılı uygulamalı Halk Sağlığı hizmetleri verdi.. Biz öğleden sonraya kaldık.. Zaman çoook ağır akıyordu.. Hocalar yemekten de “epey geç” döndüler üstelik.. Jüride şu sayın hocalarımız vardı :

Prof. Dr. Hilmi Erginöz (Cerrahpaşa Tıp; sonra biz de oğlunun doçentlik jürisinde bulunduk sonraki yıllarda; ilginçtir, emeklilik sonrası bir vakıf üniversitesine profesör olarak atanmasında jüri üyesi olarak Erginöz hocamıza biz rapor düzenledik; 2013’te sonsuzluğa uğurladık..)

Prof. Dr. Yaşar Bilgin (Ankara Tıp, 3.10.12’de rahmetlik oldu; tüm çağrılarına karşın, Afyon Çay’da “çay”ını içemedik, sonsuzluğa uğurladık..)

Prof. Dr. Özdemir Gülesen (Bursa Tıp)

Prof. Dr. Rengin Erdal (Hacettepe Tıp; ilk jüri üyeliği idi)

Prof. Dr. Nazmi Bilir (Hacettepe Tıp; ilk jüri üyeliği idi)

Sınav da sıkıydı.. Yeşil tahtada tebeşirle istenen kimi formülleri yazmıştık..
Çooook yorgunduk.. Olağanüstü yorgunduk.
Edirne’de Anabilim dalımızda tek öğretim üyesi idik.
Ağır, bunaltan bir yönetim ve ders yükü vardı üzerimizde..
Bir de çok sınırlı olanaklarla bilimsel araştırma ve yayın yapma yükümü.
Fakülte Kütüphanemiz çooook cılızdı. Edirne – Ankara otoyolu bitmemişti, 12 saat sürerdi yol
sigaralı otobüsler“de, boğucu yolculuk enerjimizi tüketiyordu. Sabaha dek otobüste, Cumartesi günü YÖK kütüphanesinde gün boyu bavul dolusu fotokopi çektirir, bir dolu para öderdik. Gece geri dönerdik Edirne’ye, Pazar günü okumak üzere..

Yüksek lisans ve tıpta uzmanlık öğrencilerimiz de olmuştu bu arada. 10 saat derse girdiğimiz günler oluyordu!

Yönetimle de tıp eğitimindeki ciddi açmazlar ve hastanenin su hijyeni bozukluğu yüzünden  ciddi sorunlu, hatta mahkemelik idik.
*****
Jüri bizi sözlü sınavda oybirliği ile başarılı buldu..

Bize akademik biniş giydirdiler..
Nazmi (Bilir) ağabey fotoğraf çektiğinden karede yer alamadı..
******
O akşam hocalarımızla yemek yedikten sonra Fakültemize gene otobüsle döndük..
Onca yorgunluğumuza karşın, heyecanımızdan, sabaha dek uyuyamadık..

Ekim 1990’da Tıpta 6 arkadaş doçent olmuştuk. Toplam hoca sayımız da, çoğu yardımcı doçent, 50 dolayında idi.. 1974’te Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin korumasında (himayesinde) kurulmuş fakültemiz 15-16 yaşında idi. Biz 43. hoca olmuştuk Edirne tıpta.. Birkaç ay sonra kadrolar ilan edildi ve 5 arkadaşımız doçent kadrolarına atandı. Biz ise Yrd. Doç. kadrosunda tutulduk..

Bu arada bize verilen KINAMA cezasını (tıp eğitiminin acınacak durumunu sergilemiştik..) yönetsel (idari) yargı kaldırdı, Rektörlüğün temyizini Danıştay reddetti..

8 Nisan 1991’de, göreve başladıktan 3 yıl sonra, süreli atamamız yenilenmeyerek işten atıldık.
Bölümün tek öğretim üyesi olmamıza karşın!..
Yrd. Doç. kadrosunda iken 2,5 yıl içinde Doçentlik unvanını kazanmamıza karşın!!?
Alelacele, yetiştirdiğimiz asistanımız uzman olunca hemen Yrd. Doç. ve Anabilim Dalı başkanı yapıldı.
Yargı süreci başlattık yeniden..
Bu arada YÖK Başkanı Prof. Doğramacı’ya bir telgraf çekerek durumu çok kısa özetledik ve

İŞSİZ ÜNİVERSİTE TIP DOÇENTİ diye imzaladık.

“Hoca bey” (Doğramacı’nın lakabı) bizi yanıtladı :

“.. hakkımda gösterdiğiniz iyi dilek ve duygulara teşekkür ederim..” diyordu yanıt telgrafında!
*****
Yönetsel yargıda açtığımız YD (Yürütmenin Durdurulması) istemli iptal davası sürerken, lojmandan çıkmamız baskısı başladı; elektrik ve suyumuz kesildi..
Aylıksız kaldık..
Arkadaşlarımız koridorun öbür yanına kayıyorlar, başlarını çeviriyorlar, selamlaşma bile olamıyordu.
Fakültedeki odamız zorla boşaltıldı.
Doç. Dr. Tülin Yılmaz adlı yiğit bir kadın, kimi eşyalarımızı yüklendi ve kahırla odasına taşıdı..
Derken, birkaç ay sonra Edirne İdare Mahkemesi bizi göreve iade etti..
İdare’nin inatla temyizini Danıştay reddetti..
Göreve döndük. Geriye dönük aylıklarımızı faizsiz ödediler ama döner sermaye payı vermediler.
Bu süreçte avukatımız, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Sayın Prof. Dr. Yahya Zabunoğlu idi. Dostluğunu ve yetkin hukuk ustalığını, bilgeliğini unutmak, anmamak olanak dışı.. O’na çoook şükran dolu ve borçluyuz.

Rektör (Ahmet Karadeniz) seçimi yitirdi.. Prof. Dr. Poyraz Ülger seçildi ve atandı, sorunla yakından ilgilendi; doçentlik kadrosu, tıp fakültesinin kasten gereksinim belirtmemesine karşın ilan edildi 2 yıl kadar gecikme ile. (Anabilim dalı başkanlığımızdan “öğretim üyesi gereksinimi yoktur” yazısı gitti Dekanlığa!)

Bu arada, bizim Yrd. Doç. olan asistanımız, Anabilim Dalı Başkanımız idi! Biz, Doçent unvanlı olarak “Yardımcı Doçent kadrosunda” tutuluyorduk, yazışmalarda “Yrd. Doç.” yazılıyordu. Doğramacı’nın has adamı Kerküklü anestezi hocası dekan çook inatçıydı.. (Yemin ederiz ki, şimdi adını bile anımsamıyoruz..)
*****
İlişkiler, şaşılacak biçimde ve hızla onarıldı! Demek ki düşenin dostu olmuyordu, güçlü ise selamlanıyordu. Ekim 1995’te, 5 yıl sonra Profesörlük kadrosu ilan edildi, sorun olmadan.. Başvurduk, 17 Ocak 1996’da resmen atandık bu kadroya.. 20 Mayıs 2004’e dek 16 yıl 1 ay 12 gün hizmet ettik Anabilim Dalımıza (görev dışı kaldığımız birkaç ay dışında). Bu Anabilim Dalımızda şimdi, hepsi de bizim yetiştirdiğimiz 4 profesör görevde.. Yetişip ayrılanları, başka yerlerde profesör, doçent vb. olanları saymıyoruz..

20 Mayıs 2004’ten bu yana Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi‘ndeyiz.. Bizi aralarına kabul eden şimdiki Anabilim Dalımız hocası arkadaşlarımıza ve dönemin rektörü Sayın Prof. Dr. Nusret Aras‘a şükran doluyuz. Umarız, buradan 14 Kasım 2020’de 67 yaşımızı bitirerek sağlık ve onurla emekli oluruz..

Ama önce Türkiye! Ülkemiz çoook zorda ve biz bu kulvarda da uğraş vermek zorundayız..
Bu web sitemiz o yüzden 2 kulvarlı.. TIP ve AYDINLANMA sitesi..
Bilimsel akılcılık da ana pusulası bu sitenin..
Büyük Atatürk’ün buyrumu (direktifi) ve rotası böyle : Yaşamda en gerçek yol gösterici akıl ve bilim! Başka yol gösterici aramak aymazlık, sapkınlık..
*****
28 yıl önce Doçentlik unvanı kazanmamızın yıl dönümünde bu çağrışımlar klavyemize döküldü.
6 yıl önce 22. yıldönümünde yazdıklarımızı güncelledik, sunuyoruz.. Bize göre yazmak ve paylaşmak gerek. Ama gerçekçilikle.. bu süreçte dengeli duygusal tonları tümüyle feda etmek de gerekmez.. İnsan, aklının ve duygularının bütünselliğinin ürünü; iki kanadını da (Akıl ve duygular) kullanmalı.

Bize emek ve el verenlere, vereceklere şükranımız sonsuz, borcumuzu ödememiz ise olanaksız..

Tıp eğitimi, uzmanlık alanımız HALK SAĞLIĞI / TOPLUM HEKİMLİĞİ ve öğrencilerimiz ise “klasik olmayan” profesyonel aşklarımız..

2016’da Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden (Mülkiye!) de mezun olduk (BSc derecesi aldık..). Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi okuduk, Halk Sağlığı Hizmetlerini – Yönetimini – Politikalarını daha da iyi kavrayalım diye.. Bu seçkin ve saygın okula 1979’da Hacettepe Tıp’ta Toplum Hekimliği (Halk Sağlığı) ihtisası yaparken üniversite giriş sınavına girerek kaydolmuştuk (ayıptır söylemesi, ilk 1300’e girmiştik Türkiye genelinde..) Yaşam bizi Ankara dışına savurunca yıllaaar, yıllaaar boyu kaldı.. 2011 öğrenci affı ile döndük ve bitirdik..

SBF bitince Sağlık Hukuku alanında tezli yüksek lisans (master) eğitimine başladık ve Ağustos 2018’de bu eğitimimizi de tamamladık (MSc derecesi aldık..). Tıp – Sağlık hukuku alanında bilgilerimizi – kavrayışımızı derinleştirmek istedik. Anayasa Mahkemesi’nin 2 bireysel başvuru nedeniyle çocuklarına aşı yaptırmak istemeyen anababayı haklı bulan “kabul edilemez” kararını irdeledik tezimizde. Tıbbi, hukuksal ve etik düzlemlerde.. Kitaplaştıracağız.

Kazanımlarımızı tıp eğitiminde lisans ve lisansüstü öğrencilerimize aktarmaya çabalıyoruz. Bilgi birikimimiz büyüdükçe (!?) boynumuz daha da bükülüyor; meğer ne çok bilmediklerimiz varmış!

NOBEL Kimya ödülü kazanarak ulusal gururumuzu yücelten, özgüvenimizi pekiştiren Saygın Prof. Aziz Sancar‘ın vurguladığı gibi, biz de CUMHURİYET EĞİTİMİNİN ÜRÜNÜYÜZ.. Çooook mütevazi ailemizin ölçüsüz özverisinin ve bilincinin de.. Sancar hoca Mardin’den, biz Van Atatürk Lisesinden mezunuz. Sancar hoca 1971 İstanbul Tıp Fakültesi mezunu, biz 1977’de aynı saygın ve seçkin Fakülteden mezun olduk. Eline su bile dökememekle birlikte, Sancar hoca ile minik ortaklıklar bile çook keyif verici..

  • Selam olsun Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün devrimine ve Cumhuriyet Türkiye’sine!

Sevgi ve saygı ile.
09 Ekim 2018, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
AÜTF Halk Sağlığı AbD, Halk Sağlığı (Toplum Hekimliği Uzmanı)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

 

SAĞLIK HUKUKU / Turkish Health LAW

logo_AUTF

 

 

 

 

Değerli AÜTF Dönem 5 Öğrencilerimiz, Asistanlarımız;
Site okurlarımız,

AÜTF (Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi) Halk Sağlığı Anabilim Dalı’nda
Dönem V’te 2 saat süreli staj dersi olarak sunduğumuz

SAĞLIK HUKUKU konulu dersin güncellenmiş yansılarını
pdf olarak izlemek için lütfen tıklayınız..
(Son olarak 25.08.2017’de 694 s. OHAL KHK’si değişiklikleri  ve CBK ile değişiklikler yapıldı…)

Saglik_Hukuku (20 Eylül 2018)

Bilindiği üzere sunular sizlere kaynak sağlamak için geniş tutulmakta,
derste özetlenerek işlenmektedir. Bu konu 202 yansı içermektedir.
Sınav kapsamında ilk 92 yansıdan sorumlusunuz. Sonrakiler ek bilgi içindir.

Konuya ilişkin olgu çalışmasını da yapmanız gerekmektedir..
Verilen 4 olgu örneğinin kazanılan bilgilerle çözümlenebilmesi gereklidir.
Bu amaçla “657 Sayılı Yasada İzinler” başlıklı dosyadan da yararlanılmalıdır.

657’de izinler

 

SAGLIK_HUKUKU_SEMINERI_TBB_19.9.2015

Sevgi ve saygı ile. 20 Eylül 2018

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BS
Halk Sağlığı (Toplum Hekimliği) Uzmanı
Sağlık Hukuku Uzmanı, AÜTF Halk Sağlığı AbD
Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net      profsaltik@gmail.com

2014 yılının ilk Sağlık Mevzuatı dersi 8.9.14 günü sabah 08:30 – 10:20 arasında işlenmişti.
Bu ders ve ardından “Gıda Güvenliği ve Sanitasyonu” dersimiz için 
yıllık iznimiz içinde Datça’dan Ankara’ya günübirlik gelmiş ve sevgili öğrencilerimize görevimizi yapmıştık..

Oyunlar Kıbrıs üzerine

Oyunlar Kıbrıs üzerine

Şezlong operasyonu!… YURDAGÜL ATUN

Prof. Dr. (İnş. Müh.), Dr. (Ulus. İliş.) Ata ATUN
Dekan, Kıbrıs İlim Üniversitesi
KKTC III. Cumhurbaşkanı Politik Danışmanı
e-mail: ata@ataatun.com veya  ataatun@gmail.com
http://www.ataatun.org   Facebook: AtaAtun1

(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

Latince güzel bir dil.
Roma İmparatorluğunun ve tüm Avrupa’nın bir dönem dinsel, devlet, hukuk ve yazım dili olarak Latinceyi kullanmış olması boşuna değil. Neredeyse tüm Batı Avrupa dillerinin atası Latince.
Uluslararası İlişkilerde benim en çok hoşuma giden tanımlama “Divide et impera” cümlesi. “Böl ve Yönet” manasında. Romalılardan kalan bir yönetim tarzı mirası. Daha beş yaşında iken bu terimi rahmetlik babamdan duymuştum. Babam bazen “İngiliz, Kıbrıs adasını rahatlıkla yönetmek için ‘Böl ve yönet’ sistemini kullanıyor. Osmanlı bunu hiç yapmamıştı, azınlıkları birbirine hiç düşürerek menfaat sağlamak yoluna hiç gitmemişti.” derdi.

Çocuk kafam bu cümlede bir hinlik olduğunu seziyordu ama tam olarak babamın ne demek istediğini pek anlayamıyordum. Babamın bahsettiği azınlıklardan bir tanesinin komşumuz Rumlar, diğerinin de biz Türkler olduğunu hiç anlayamamıştım belirli bir yaşa gelinceye kadar.

Benim favorim olan “Divide et impera” cümlesindeki sihirli kelime “impera”.
“İmpera” Yönetmek manasında.
“İmperatore”, Yönetici veya Komutan manasında.
“İmperiosis” ise Emperyalist veya Yayılmacı manasında.

Her üç kelime de günümüzde halen yoğun bir şekilde kullanılıyor, özellikle de “Kıbrıs adasının egemenliği” konusunda güncel durumda ve uygulamada.

Türk milleti olarak yaşadığımız son ekonomik krizin Türkiye’den toprak koparmak amaçlı olduğunu algılıyorum içten içten. Koparılmak istenen toprakların arasında Kıbrıs adası da var. İçine itildiğimiz kriz sanki de yapay.

Türk Lirasının düşmesi ile birlikte Kıbrıs’ta aramızda bulunan Rumların, Avrupa Birliğinin ve ABD’nin paralı görevlileri, siz buna “ajanları” da diyebilirsiniz, hemen organize olup “Tek çözüm Rumlarla birleşip Federasyon kurmak ve AB’ye katılmak”  yaygarasına başladılar. Bazı köşe yazarları ve yazılı basın ile onlarca internet sitesi de bu yaygaraya hemen çanak tutmaya başladı. Aralarında “daha çok çalışalım, daha çok üretelim, halkın sırtına yapışmış ve haksız yere maaş çeken sülükleri söküp atalım” diyeni yok maalesef.

Grekofiller ve AB kuyrukçuları için gün doğdu gerçekten.

Kıbrıs adasının 1878 yılında Osmanlı Devleti tarafından İngilizlere kiralanmasından beri yanımızda olan ve her sıkıntımızda bize destek vermiş olan, özgürlüğümüzü, egemenliğimizi ve devletimizi borçlu olduğumuz Türkiye’mizi ve KKTC’yi alabildiğince kötülemeye, Rumları ve AB’yi de yüceltmeye başladılar. Oynanan oyun bana göre açık ve net.

Nihai hedef, Kıbrıs adasının kuzey topraklarından Türkiye’yi söküp atmak, garantileri kaldırmak, Türk Silahlı Kuvvetlerini gerisin geriye Türkiye’ye göndermek ve adanın tümü üzerinde Protokol 10’u uygulayarak Kıbrıs adasının tümünü AB topraklarına katmak (İmperiosis). Ada çevresindeki doğalgaz’ın ve petrolün tüm kullanım haklarını Güney Kıbrıs Rum Yönetimine (GKRY) bıraktırarak doğalgaz ve petrol üzerinde yönetici (imperatore) olmak.

Bu nihai sonuca ulaşmak için atılacak ilk adım ise “divide et impera” yani “Kıbrıslı Türkleri böl ve yönet” uygulaması. Bu hedef doğrultusunda, içinde bulunduğumuz yapay ekonomik kriz bahane edilerek Kıbrıslı Türklerin beyinlerine ve kalplerine uzun yıllardır yaratmaya çalıştıkları “Türkiye düşmanlığı”nı iyice yerleştirmek ve Kıbrıslı Türkleri,

1- “Rumlarla Federasyon kurmak isteyenler,
2- AB’ye katılmak isteyenler,
3- Türkiye’yi istemeyenler ve
4- Türkiye’yi isteyenler

olarak en az 4 parçaya bölmek ve parçalamak için çalışmalar başlatılmış durumda. Aramızdaki Grekofiller ve AB ile ABD sempatizanları (ajanları) dört elle göreve sarıldılar ve Kıbrıslı Türkleri bölmek uygulamasını başlattılar. Bölme aşaması tamamlandıktan ve kamplar belli olduktan sonrası çok daha kolay olacak. Para uğruna her işi yapmaya hazır olan kişiler devreye sokularak KKTC’de planlı bir kaos yaratılacak ve kaostan çıkış olarak da GKRY egemenliğinin KKTC topraklarını kapsaması yani Rumların egemenliğini kabul etmek ve AB’ye katılım gösterilecek….

Yıllardır devlerle aşık atıyoruz. Yolumuz uzun ve işimiz zor. Allah yardımcımız olsun…
================================
Dostlar,

Bunca sorun arasında kimi kez asıl / temel sorunlar geri düzleme itilmeye çalışılır. Siyasetin cilvelerinden biridir.. Örneğin AKP’nin 16 yıldır sürdüregeldiği akıl ve bilim dışı yağma – talan – borç – beton… ekonomisi ülkemizi çok ağır bir bunalıma sürükledi. Bu bunalımın yapay olduğu kanısında değiliz, Sn. Atun’dan burada ayrılıyoruz.. Ancak bu çok ağır ekonomik bunalımın türevleri de olacaktır; başta dış politikada yaşamsal ödünler koparmak olmak üzere.. Kıbrıs bunların başında belki de.. Ege’deki 18 ada belki de bu ağır ekonomik bunalıma feda edildi, edilmek isteniyor??! Bir başkası Güneydoğu’da ayrılıkçı yapılanmayı zorlama..

Şarbon faciası halkın dikkatini ekonomik çökertme = yoksullaştırma operasyonundan bir parça uzaklaştırabildi mi bilemiyoruz..

Öte yandan İdlib sorunu son derece ciddi – ağır gelişmelere gebe bir çatalkazıktır. İki gün önce Tahran’daki 3’lü doruk AKP = Erdoğan açısından tam bir fiyasko..
(Lütfen tıklayınız :
– http://ahmetsaltik.net/2018/09/08/erdoganin-dis-politikasi-da-coktu/ 
– http://ahmetsaltik.net/2018/09/08/efendileri-de-bir-anlasa/

Kıbrıs politikaları hakkında gerçek bir yurtsever uzman olan Sn. Ahmet Göksan’ın uyarıcı yazısına da sitemizde yer verdik (http://ahmetsaltik.net/2018/09/06/baska-kapiya/). Sn. Prof. Atun’un çok net uyarısı pekiştirici oldu..

Bu sitede elimizden geldiğince ülkemizin sorunlarına ışık tutmaya çabalıyoruz. Sn. Prof. Atun’un temel kariyeri İnşaat Mühendisiği alanında.. Profesörlük derecesine erişmiş bu alanda. Ancak yetin(e)meyip, Ada’lı olmanın da zorlamasıyla belki, uluslararası ilişkiler alanında da uzmanlaşarak Doktora derecesi almış. Mühendislik matematiği ile Uluslararası ilişkiler dinamiklerini kfasında sentezleme çabasında. Nitekim bu son yazı bu bağlamda çok başarılı.

Biz de naçizane, Tıp kariyerimizin, ömrümüzü verdiğimiz Halk (Toplum) Sağlığı / Koruyucu Hekimlik emeklerimizin üzerine son yıllarda “Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi“ lisans eğitimimizi ekledik ülkemizin ve dünyanın sayılı bilim kurumlarından olan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi – Mülkiye‘de.. Ayrıca Sağlık Hukuku alanında tezli yüksek lisans çalışması da yaptık.. Önceleri, ülkemizin tıp – sağlık alanı dışında sorunlarına değindiğimizde alaysımalı (ironik) eleştiriler – saldırılar alıyorduk. SBF – Mülkiye diplomamız bu hücumlara kalkan oldu epey.. Sağlık Hukuku uzmanlık derecemizi, halkımızın sağlık haklarını tıp alanına ek olarak hukuksal düzlemde de desteklemek için aldık.

Bilim terbiyemiz bize, yeter – güvenilir – geçerli bilimsel kanıta dayalı olmaksızın konuşma – yazma izni vermiyor. Merhum yiğit Uğur Mumcu‘nun altın öğüdü de kulaklarımızda yankılanıyor :

  • Bilgi sahibi olunmadan fikir sahibi olunmaz!

Kaldı ki, biz hiç dik duran “dolu“ başak görmedik..
Doldukça boynunuzu büken bir tevazu terbiyesi gereği..
Ya tersinden söylemek uygunsa; başaklar boş iken dik, doldukça eğiliyor..

Sitemizin daha çok okunması, daha geniş kitlelere ulaşması tek dileğimizdir.

Tıp dışı makalelerimizin sayısı 700’ü buldu.. Koşullar elverirse “artık“ kitaplaştıracağız son çeyrek yüzyıla tanıklığımızı..

Mustafa Kemal Paşa‘nın yiğit orduları 96 yıl önce bu saatlerde Batı Anadolu’yu Yunan işgalinden kurtarmak üzere Büyük Taarruz’un 13. gününde idi.. Çarıklar yırtık, yorgunluktan bitkin, yaya ve hızla, vuruşa – vuruşa koşulan 400 km yol!

Düşündükçe tüylerimiz diken diken oluyor hala! Selam olsun o şanlı yiğitlere, bin selam! Dolayısıyla günümüzde bize düşen, KUTSAL EMANET YURDUMUZU her ne pahasına olursa olsun koruyup kollamak değil de ne??!

Onu yapmaya çalışıyoruz Yüce ATATÜRK‘ün bir Aydınlanma eri olarak..

Sevgi ve saygı ile. 08 Eylül 2018, Datça

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com