Aykut Erdoğdu : Üçüncü havalimanı için her evden 850 lira çalındı!

Aykut Erdoğdu : 
3. havalimanı için her evden 850 TL çalındı!

http://www.abcgazetesi.com/ucuncu-havalimani-icin-her-evden-850-lira-calindi-66830h.htm 16.10.2017

Üçüncü havalimanı için her evden 850 lira çalındı!

Bu yolsuzlukların en büyüğü “belki dünya tarihinin gördüğü en büyük inşaat yolsuzluğunun 3’üncü havalimanında olduğu” ifadesini kullanan Erdoğdu, “İhale 22 milyar 152 milyon avro artı KDV’ye yani toplam yaklaşık 26 milyar Avroya ‘beşli havuz çetesine’ verildi. Üç temel husus vardı rekabeti belirleyen: Birincisi, deniz seviyesinin ne kadar üstünde yapılacağı; ikincisi, işletme süresi; üçüncüsü de kredi, garanti ve talep koşulları. Üçünde de yolsuzluk yapıldı” diye konuştu.

ORMAN BAKANLIĞI İZİN VERMEMİŞ

3 Mayıs 2013’te yapılmış ihalenin bir ay sonra sözleşmesinin imzalanması gerekirken tam iki yıl sonra yer teslimi yapıldığını anlatan Erdoğdu şu görüşleri dile getirdi:

“Orman Bakanlığı izin vermemiş. Aynı Hükûmetin bakanlığı içinde biri diğerine izin vermedi mi? Hayır, öyle bir şey yok. İki yıl daha fazla işletilsin ki toplam ihale bedelinden bakarsanız, her yıla 1 milyar avro kamu adına kayıp yazsak 2 milyar avroyu halkın cebinden alıp bu müteahhitlerin cebine koymak için. İş bununla da kalmadı. Ama aynı zamanda kot farkı dediğimiz bir şey var. Havalimanının denizden 90 metre yüksekte yapılması lazım. 4,5-5 milyar avro civarında hafriyat maliyeti var. İhale yapıldıktan sonra 90 metrelik kot 30 metre düşürüldü. Bu, 2,5 milyar avro inşaat maliyetlerinin düşmesi demek.  Şimdi, diyorlar ki: ‘Yer çürümüş, buraya kaya koymak gerek’ diye gelip kamuyu 2,5 milyar avro zarara sokacak şekilde kotu düşürüyorlar. Böylece dünyanın en büyük inşaat yolsuzluğu olan üçüncü hava limanında o havuzcu müteahhitlerin cebine 4,5 milyar avro haksız olarak para koymuş oldunuz.”

Her alanda pek çok yolsuzluk olduğunu vurgulayan Erdoğdu, “Bu 4,5 milyar avro Türkiye’de hane başına 200 avronun her bir aileden çalınması demek, yani 850 lira. Bu da kişi başına 250-300 lira demek. Türkiye’de kişi başına 250-300 liranın her bir bireyden, çoluk, çocuk, kadın, yaşlı, doğuda, Trakya’da herkesten 250-300 liranın cebinden alınması, sadece bir yolsuzluk kalemiyle 250-300 TL’nin çalınması anlamına geliyor” diye konuştu.

Sayıştay raporlarının ağzına kadar usulsüzlük tespitleri ile dolu olduğuna işaret eden Erdoğdu,  “Sayıştaycıların eli titriyor. Kendini kurtarmak için yolsuzluğu yazmış, gereğini yapamıyor. Peki, gereğini yazsa gidecek mahkeme var mı? Yok. Bunu şirketler ve birtakım bürokratlar da bildiği için Türkiye bir yolsuzluk cenneti hâline geldi. Bunun sonu çöküştür. Metal yorgunluğu diye bir şey yok. Bildiğiniz bu işlerde çürüme ve bozulma söz konusu. Çürümüş bir düzenle karşı karşıyayız. Beytülmalın malına el uzatılmış durumda” diyerek sözlerini tamamladı.
=========================================

Dostlar,

Bu yolsuzluklar artık dudak uçuklatacak düzeye vardı!

CHP’nin Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın Aykut Erdoğdu‘nun yukarıdaki knuşması TBMM’de yapılmıştır, 11 dakikadır ve ne yazık ki TBMM yönetimi görüşmelerin TV’den yayınlanmasını engelleyerek demokrasiyi katletmiştir. Bu faşizmdir!
Ancak bir biçimde kimi görüşmeler teknolojinin olanaklarıyla kaydedilmekte ve paylaşılmaktadır. Ancak bu kayıt ve paylaşımlar yaygın halk kitlelerine erişemiyor. Dolayısıyla TBMM görüşmelerine AKP’nin dayattığı yayın ambargosu bir anlamda muradına erişiyor.

Günümüzden 2 bin – 3 bin yıl öncesinde bile halk anfi tiyatrolarda toplanır ve zamanın yöneticilerine tiyatro oynayarak meramını iletir, eleştirisini yapardı. Doğrudan bir iletişim kurulurdu yönetenler ve halk arasında..
Günümüzde galk doğrudan yönetime karıştırılmayarak temsili demokrasiye sıkıştırılmış durumda. Oysa teknoloji pek çok önemli konuda hızla halkoylaması yapmaya elverişli. Bu yolla doğrudan yönetime ağırlık – içerik kazandırmak varken, sözde demokrat AKP rejimi açıkça faşist yöntemlerle TBMM görüşmelerini halkın izlemesine bile engel oluyor.. Niçin? Ne kaçırıyor halktan da bu saydamlıktan korkuyor?? Ayrıca OHAL’i 5. kez uzatarak 3 x 5 = 15 aya doğru sürükleniyoruz OHAL altında..

CHP’nin Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın Aykut Erdoğdu’nun saptamaları ve AKP’ye dönük yolsuzluk suçlamaları çok ağır.. Çok netlikle anlıyoruz ki, AKP tam da bu yolsuzluklarını halkın duymasını – öğrenmesini elbette istemiyor..

Halkın seçtiği belediye başkanlarını TEK ADAM Erdoğan kamuoyunun gözü önünde istifaya zorluyor.. Eğer bu başkanların suçu varsa yasal süreç başlatmak zorundasınız. Bunu yapmayıp açık – örtük tehdit ve şantajla istifaya zorlarsanız bu suçtur. Dahası, başkanların suçu varsa bunu örtmek ve suça ortaklıktır. Suç belgeleri karşısında “istifa et – dosyayı kapatalım” denemez!

Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın Aykut Erdoğdu‘nun konuşmasını izlemek için aşağıdaki youtube erişkesini (linkini) tıklayınız lütfen.. Dehşet verici bir talan

  • https://youtu.be/N_HgMuYA2xc

3. havaalanı 26 milyar Avroya ‘beşli havuz çetesine’ verildi.. 
Muazzam bir paradır.. 110 milyar TL’yi bulmaktadır! Bu para 2017 bütçesinin 1/5’ine yakındır (96 milyar TL açık eklenmeden!).. Türkiye neden bütçesinin 1/5’i boyutunda bir serveti bir havaalanına gömer? İstanbul’da 2 dev havaalanı vardır ve gereksinimi büyük ölçüde karşılamaktadır. Bu havaalanları gerekiyorsa büyütülebilir. Avrupa’da hatta dünyada 3 büyük havaalanı olan kent bilmiyoruz. Üstelik Hazine’nin doğrudan kaynağı ile değil, ihalenin ikram edildiği yandaş şirketlerin ülkemizi dış borca batıracak kredi alımlarıyla yapılacak 3. havaalanı.. Borca Devlet garantisiyle, devletin kefil olmasıyla.. Bittiğinde bu şirketler her şeyi ateş pahasına sunacak o havaalanında. Tüm bu “cömert” kıyaklar yetmezmiş gibi bir de muazzam yolsuzluk ekleniyor…

 

  • Bu parayla Doğu – Güneydoğu bölgelerimizin geri kalmışlık – feodalite- yoksulluk şeytan üçgeni kırılabilir oysa. Bölgede bu sorunların çözülmezi ülke bütünlüğünü güçlendirir, ayrılıkçı düşünceleri zayıflatır ayrıca. Bu havalanını hiç kulanmayacaklara da bedel ödetiyor AKP..

    Daha pek çok dayanılmaz yolsuzluk dosyasını okumak ve okutmak gerek Sayın Erdoğdu’nun önemli ve yürekli, kitabından.. Kendisini kutluyoruz!

  • Geçelim Türkiye’yi, yeryüzünde, tarihte, bunca kötü yönetilen bir toplum daha var mı acaba?!

Türkiye’nin hızla, hem de olanaklı en büyük hızla AKP rejiminden kurtulması gerek!

Sevgi ve saygı ile. 20 Ekim 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

 

Bütçeden müteahhide 22 milyar TL

Bütçeden müteahhide 22 milyar TL

Çiğdem Toker
Cumhuriyet, 17.10.2017
Sadece iç ve dış politika değil, Maliye politikalarında da çok hareketli bir dönem içindeyiz.

Vergi zamları getiren Torba Kanun, 2018 Bütçe Kanun Tasarısı, eylül ayı bütçe gerçekleşme rakamları ve nihayet ana muhalefet partisinin gensoru önergesi. 
Sıraladığım dört başlığın tamamında sıcak gelişmeler yaşanıyor. 
Bu satırlar yazılırken, kamu ihalelerinde yasal sorumluluğunu yerine getirmediği ve kamunun zarara uğratılmasına göz yumduğu gerekçesiyle Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan hakkındaki gensoru görüşmeleri sürüyordu.
TBMM Genel Kurulundaki müzakerelerin odağında, bu köşede sıklıkla dile getirdiğimiz “davetli ihale” ve Hazine garantili büyük altyapı projeleri yer alıyor. 
Eylül ayı bütçe rakamları açıklandı. Geçen ay, “müteahhitlik giderleri” başlığı altında yaklaşık 2 milyar TL harcama yapılmış (1 milyar 975 milyon TL). 
Bu tutarla birlikte ocak-eylül dönemini içeren dokuz aylık müteahhitlik harcaması 22 milyar TL’ye yaklaşıyor: 21.9 milyar TL.
Dokuz ayda 22 milyar TL müteahhitlik harcaması, geçen yıla göre çok yüksek bir tutardır. 

2016 yılının ocak-eylül döneminde müteahhitlik gideri kalemi 17 milyar TL.

Bu yılın aynı dönemindeki artış tutarı 4 milyar TL. 

İstisna istismar edilirken 
Reddedileceğini bildiğimiz için icrai bir sonuç getirmeyecek olsa da gensoru görüşmeleri, bu harcama kalemine, bir başka pencereden bakmamızı sağlıyor. 
CHP milletvekili Faik Öztrak, Parti Grubu adına yaptığı konuşmada, müteahhitlik piyasasında, Kamu İhale Kanunu’nun madde numarası olan “21/b” ile anılan davetli ihale yöntemine ilişkin veriler paylaştı. Öne çıkan yeni birkaçını aktarıyorum:
– Karayolları Genel Müdürlüğü’nın bu yıl verdiği pazarlık usulü yapım ihaleleri 13.6 milyar TL’ye ulaştı. 
– Hükümete yakınlığıyla tanınan bir işadamı Karayolları ve Devlet Demiryolları’ndan sadece bu yıl pazarlık usulüyle 2.8 milyar TL’lik ihale aldı. 
– Karayolları’nın yıl içinde pazarlık usulü ile verdiği 13.6 milyar TL’lik ihalenin yüzde 61’i, yani en az 8.3 milyar TL’lik kısmı, kamuoyunda hükümete yakınlığıyla tanınan firmalara dağıtıldı
– Kamunun pazarlık usulüyle yaptığı ihalelerin tutarı, 2016’da %86 artarak, 21.7 milyar TL’ye ulaştı. Yalnızca bu yılın ilk altı ayında pazarlık yöntemiyle yapılan ihalelerin tutarı da geçen yılın aynı dönemine göre, %175 artarak 16.8 milyar TL’ye sıçradı. 
Öztrak, geçen yılki eğilimin sürmesi varsayımı altında bu yılın pazarlık yoluyla yapılan ihale bilançosunun 59.6 milyar TL’ye çıkabileceğini belirtti. 
Yazıyı geçen Cuma Plan Bütçe Komisyonu görüşmeleri sırasındaki bir notla bitirelim:

Maliye Bakanı Ağbal“Ekonomi ihtiyaçlarına göre kamu harcamalarında 2018 yılında ciddi anlamda kemer sıkacağız.” demiş bulunuyor.
===============================================
Dostlar,

Yüce ATATÜRK‘ün yapıtlarından çok esinlendiği ünlü yazar ve ozan (şair) Tevfik Fikret, Osmanlı’nın son dönemlerinde yazdığı iyi bilinen HAN-I YAĞMA adlı şiirinde;

  • Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
    Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

    … gibisinden ciddi bir eleştiride bulunmuş ve şiir üzerinden usta bir mizah ürünü vermişti.

    Olup bitenlerden ders almadığımız ve dahası, eşi bulunmaz bir cehaletle Osmanlı özlemiyle yanıp tutuştuğumuz (‘!) için başımıza gelenler benzer..
    Tarih, aptallar için acımasızca yineleniyor.. Başka çaresi var mı ki yinele(n)meme dışında?
    Benzer koşullar farklı sonuçlar doğurabilir mi??

    Ama bu bağlamda yapılan her yanlış, yapanların saltanatını uzatmak yerine tam da tersine acı sonlarını yaklaştırıyor.. Bu da diyalektik gereği..

  • Toplumsal çelişkiler derinleştikçe çözüm için yeni sentezler üretiliyor.. 
  • Uğursuz iktidarları halk er ya da geç, deneme yanılma şile öğrense de gönderiyor ve büyük ölçüde hesabını da soruyor..

    Haydi hayırlısı…

    Sevgi ve saygı ile. 17 Ekim 2017, Ankara

    Dr. Ahmet SALTIK
    Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
    www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

 

ATO KOnferansı : “Venezuela ve Sağlık”

Ankara Tabip Odası

Değerli Meslektaşımız,

Ankara Tabip Odası Halk Sağlığı Komisyonu tarafından düzenlenen,

“Venezuela ve Sağlık”

başlıklı sunum, 18.10.2017 Çarşamba günü, Odamız toplantı salonunda gerçekleştirilecektir.

Katılımınızı bekleriz.

Saygılarımızla.


==============================
Dostlar,

Her Çarşamba 18:30’da yapılıyor bu güzelim etkinlikler..
Mülkiyeliler Birliği Çarşamba toplantıları da öyle.. üstelik aynı saatte.
Bir ona, bir buna yetişmeye çabalıyoruz her 2 kurumun da üyesi olarak.
Bir yol bulunsa klonlanarak “2 tane” (!) olabilsek ya da mekan – zamandan daha da bağımsızlaşabilsek??
1 Kasım 2017 günü akşam 18:30’da biz, Mülkiyeliler Birliği Çarşamba toplantılarında

“ŞEHİR HASTANELERİ TALANI” nı işleyeceğiz..

Emek veren herkese şükranla.

Sevgi ve saygı ile. 17 Ekim 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Tabip Odası Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

TBMM önünde ‘müftü nikahı’ tepkisine polis müdahalesi: 11 gözaltı

BMM önünde ‘müftü nikahı’ tepkisine
polis müdahalesi: 11 gözaltı

17 Ekim 2017, Cumhuriyet internet sitesi

Mütftülere nikah yetkisini TBMM önünde protesto etmek isteyen Kadın Platformu üyelerine polis müdahale etti. TBMM Dikmen Kapısı önünde toplanan ve kendilerini Kadın Platformu’na üye bir grup kadın, müftülerin nikah yetkisini protesto etmek istedi. Polisin uyarılarına rağmen dağılmayan grup, gerginliğe neden oldu. Çevik Kuvvet ekipleri direnen göstericilere müdahale ederken, arbede yaşandı. Arbede sırasında 11 eylemci gözaltına alandı.

Haber görseli
Müftülere nikah yetkisini TBMM önünde protesto etmek isteyen bir grup kadına polis müdahale etti. Müdahale sonrasında 11 kişi gözaltına alındı.

Haber görseli

TBMM Dikmen Kapısı önünde toplanan ve kendilerini Kadın Platformu olarak nitelendiren bir grup kadın, müftülerin nikah yetkisini protesto etmek istedi. Polisin uyarılarına rağmen dağılmayan grup, müdahale edildi. Çevik Kuvvet ekipleri direnen göstericilere müdahale ederken, 11 eylemci gözaltına alandı.
Haber görseli
Olayı duyan bazı CHP’li milletvekili Meclis Dikmen Kapısı’na geldi. Gözaltına alınan eylemcilerin bırakılmasını isteyen milletvekiller, kendilerine yasayı anlatan polis müdürü ile tartıştı. Polis müdürü, 2911 sayılı Kanuna göre Meclisin 1 kilometre çevresinde eylem yapma izni olmadığını milletvekillerine açıklamaya çalıştı.
Polis müdürüne sert çıkan CHP Malatya milletvekili Veli Ağbaba, “Sizinle ilgili suç duyurusunda bulunacağız, senin vatandaşa böyle davranma hakkın yok. Her seferinde sizi görüyoruz. Bunun hesabını sizden soracağız.” ifadelerini kullandı.
Haber görseli
CHP’li vekiller ve kalabalık daha sonra olay yerinden ayrıldı.
Haber görseli

Haber görseli

=======================================
Dostlar,

TBMM kapısında protesto eylemi yapan kadınlara polisten sert müdahale ve 11 gözaltı.. Yazıklar olsun..
İşte AKP demokrasisi (!) bu.
Niyedir bu öfke, dinleyin ne söyleyecekler, yararlanın..
OHAL’i bu koyu İslamıofaşizm için mi ilan ettiniz?
Çok yanlıştasınız çooook..
TBMM önünde biz pek çok çaıklamaya katıldık..
O zaman bu 1 km yasağı anımsanmadı??
Yakında önünden geçmeyi de yasaklar bu korku denizinde boğulan AKP iktidarı?
Çare mi?
Hayır, tam tersine kısır döngü ve kaçınılmaz sonuca koşar adım giden bir iktidar..

Gözaltına alınan 11 kişi derhal serbest bırakılmalıdır…

İktidar bu ölçüsüz ve orantısız sertliğe son vermek zorundadır.

Sevgi ve saygı ile. 17 Ekim 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

NYT’den eleştiri yağmuru

NYT’den eleştiri yağmuru

(AS : Bizim katkımız yazının altındadır..)
Türkiye ile ABD arasındaki ilişkinin dramatik bir biçimde kötüleştiğini yazan gazete, ilişkiler çökmeden Türkiye’de tutulduğu iddia edilen nükleer silahların taşınması çağrısında bulundu

Türkiye ile ABD arasındaki krizi dokuz soruluk bir başyazıyla ele alan New York Times (NYT), ABD’nin Türkiye’de tuttuğu iddia edilen ve şimdiye kadar varlığı resmen kabul edilmeyen nükleer silahların güvenlik gerekçesiyle geri çekilmesi çağrısında bulundu. NYT’nin haberinde “Bu silahları, Türk-Amerikan ilişkileri çökmeden taşımak akıllıca olacaktır.” ifadesi kullanıldı. New York Times (NYT), Washington’la Ankara arasındaki krizi başyazılarından birinde değerlendirdi. Gazete, krizi dokuz soru ve yanıtla mercek altına aldı.

“Türkiye hakkında bazı acil sorular” başlıklı başyazının girişindeki soru – yanıt bölümünden önce şu yorum yapıldı: “Türkiye 2’nci Dünya Savaşı’ndan bu yana ABD’nin yaşamsal bir müttefiki. NATO’nun ABD’den sonraki 2. büyük ordusuna sahip ve İttifakın doğu kanadını tutuyor. Yaklaşık 50 taktiksel nükleer silahın konuşlandırıldığı İncirlik dahil, Ortadoğu’daki Amerikan operasyonları için merkezi önem taşıyan askeri üslere ev sahipliği yapıyor ve Müslüman dünya ile Batı arasında bir köprü görevi görüyor. Recep Tayyip Erdoğan’ın 2003’te iktidara gelmesinden ve reformlara başlamasından sonra, Türkiye model bir Müslüman demokrasi olma yolunda görünüyordu.

Fakat son yıllarda Türkiye ile ABD arasındaki ilişki dramatik biçimde kötüleşti. Erdoğan temel sivil özgürlükleri ve diğer demokratik normları ihlal etti, Rusya’dan hava savunma sistemi alıyor ve şu an Amerikalıları rehin tutuyor. Erdoğan’ın Amerikan karşıtlığının yanı sıra artan güvenlik endişeleri göz önünde bulundurulduğunda, Trump yönetimi

  • ABD’nin Türkiye’deki nükleer silahlarını çekmeyi ciddi ciddi düşünmeli.” (cumhuriyet.com.tr14.10.2017)
    ===============================================
    Dostlar,Bu yazı özel editoriyal olarak New York Times’te 13.10.17’de yayınlandı
    (https://www.nytimes.com/2017/10/13/opinion/turkey-erdogan-nuclear-weapons.html)
  • Some Urgent Questions About Turkey

Aşağıdaki görsele de yer verildi özel dosyada..

Yazının son paragrafı şöyle :
Why not agree to extradite Mr. Gulen?
“Under American law, there are rules for extradition. The US is asking Turkey to present credible evidence that Mr. Gulen committed a crime. Turkish authorities have not done that, despite repeated American requests.”

Yani; “Gülen’in sınır dışı edilebilmesi için ABD hukukuna göre geçerli kanıtlar gerek..
ABD bunu Türkiye’den kezlerce istemesine karşın, Türkiye gereğini yapmadı..” denilmekte.

AKP’ye sorarsanız onlarca dosya kanıt gönderildi!? hangisine inanmalı??
CHP ısrarla ne diyor :

1. Haber alınan
2. Engellenmeyen – önlenmeyen
3. Ama sonuçları kullanılan… 15 Temmuz darbe girişimi..

AKP’nin ödü patlıyor ve TBMM raporuna CHP’nin ekini koymadan bastırıyor!?

TELE1‘den yazar Merdan Yanardağ yeni kitabı ile çok daha da net vurguluyor :
DARBE İÇİNDE DARBE!

Sevgi ve saygı ile. 15 Ekim 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com