TELE1 TV Programımız – 6 Kasım 2020

Dostlar,

Bu gün, 6 Kasım 2020 Cuma günü sabah saat 11:00’de TELE1 TV’nin konuğu olacağız. / OLDUK..

Ne yazık ki çok zor zamanlar yaşamaktayız.

Oysa bilimsel akılcılığa dayalı bir planlama ve toplumsal örgütlenme, işbirliği ve dayanışma ile yaşamı çok daha kolay ve anlamlı kılmak olanaklı.
Acıları ve en önemlisi ÖLÜMLERİ en aza indirmek elimizde..

COVID-19 küresel salgınını ve bereket sınırlı bir doğal afet olarak İzmir depremini birlikte yaşıyoruz.
Çoook hazırlıksız yakalandığımız Deprem afetini ve ağır sonuçlarını yönetmeye çabalıyoruz..
AFET YÖNETİMİ… yapmaya çabaladığımız.
Oysa artık RİSK YÖNETİMİ aşamasına geçecek bir toplumsal kültürü yaratmalıyız.

Salgın Ege bölgesindeki 8 ilde son hafta S. Bakanlığı raporuna göre %27 olgu artışı ile sürmekte. Türkiye ortalaması %20’nin üstünde bir hız.
Çok özenli, titiz, duyarlı ve sorumlu davranmak zorundayız hepimiz.

  • Kamu yetkesi (otoritesi) temel sorumludur ve gereklerini tümüyle yerine getirmelidir.Depremler doğal olaylardır, afetlere dönüşmesi büyük ölçüde önlenebilir.
    Başta Diyanet İşleri Başkanlığı / Başkanı Prof. unvanlı zat olmak üzere uyarılmalı ve bilimsel gerçeklere dayalı olmayan söylemlerle halkın yanlış yönlendirilmesine engel olunmalıdır.
    ……………..
    …………………
    Zaman ölçüsünde bu sorunları konuşmaya çabalayacağız. / KONUŞTUK…Yararlı olmasını,
    izlenmesini, paylaşılmasını dişleriz.. (35 dk.)

    İlgi ve bilginize saygı ile sunarız.

    Sevgi ve saygı ile. 06 Kasım 2020, Ankara

    Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
    Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
    Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı,
    Kamu Yönetimi Siyaset Bilimi (Mülkiye)

    www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

 

İzmir Tabip Odası Deprem Sonrası Değerlendirme Raporu

İzmir Tabip Odası,
Deprem Sonrası Değerlendirme Raporunu Açıkladı

İzmir Tabip Odası İzmir Depremi Değerlendirme Raporu from İzmir Tabip Odası on Vimeo.

İzmir Depreminin Ardından

İzmir Depreminin Ardından

Prof. Dr. Mete TAPAN
Arel Üniversitesi

Cumhuriyet, 04 Kasım 2020

Her depremden sonra dile getirilenler hep aynı:

  • Beton kalitesi yıkılan binalarda kalitesiz.
  • Donatı (demir) eksik veya nervürlü değil.
  • Binalarda bodrum katı yok.
  • Zemin koşulları elverişli değil.
  • Temeller, mevcut zemin koşullarına göre yapılmamış.
  • Uygulama tasdik edilen projeye göre yapılmamış veya kullanıcıların keyfi olarak bina içinde, bazı duvarları kaldırarak değişiklik yapması, binanın taşıyıcı sistemini zayıflatmış.

UYGULAMAYA GEÇİLMELİ

Yukarıdaki saptamaları genişletmek mümkün. Ancak bunlar hep analiz sonuçları. Bu sonuçları tekrar tekrar ifade etmek, depremin ölümcül sonuçlarını yok etmenin köklü çaresi değil. Televizyonlarda konuşan genç bilim insanlarımızın dile getirdikleri de bilinmeyen, söylenmemiş olgular değil, bizim kuşak da maalesef hep bu gözlemleri dile getirdi, sonuç ortada. Hatta daha önemli önerilerde de bulunuldu. Örneğin,

  • İmar planı yaparken nasıl dere yatağında inşaat izni verilmemesi savunulmuşsa,
    deprem riski büyük olan alanlar da imara açılmamalıdır.
  • Var olan tüm imar planları yeniden incelenerek,
    deprem riski yüksek olan yerlerde imar yasağı getirilmelidir.
  • Depremin öldürmemesi için teknik eğitim görmüş müteahhitler tarafından inşaatların yapılması sağlanmalıdır. Her isteyen müteahhit olamamalıdır.
  • Meslek etiği eğitimi konusuna üniversiteler ve teknik okullar daha fazla ağırlık vermelidir.
  • Binada izinsiz değişiklik yapanlar cezalandırılmalıdır.
  • Uygulama sürecinde denetim, sigorta kurumları tarafından da yapılmalıdır.
  • İnşaat ruhsatına aykırı yapılmış veya kullanım sürecinde izinsiz yapılan uygulamalara sahip yapıların satışına olanak verilmemelidir.

Maalesef bu öneriler de dikkate alınmadı.

Yukarıdaki önerilerden en önemlisi, var olan imar planlarının yüksek deprem riski taşıyan bölgelerindeki parsellerde imar koşullarının askıya alınmasıdır. Mühendislikte “Her şeyin bir çözümü vardır” denilse de bir ülkedeki imar uygulama kültürü yeterince gelişmemişse bu söylem geçerli değildir.

İMAR KÜLTÜRÜ OLUŞTURULMALI

Yerel ve merkezi yönetimlerin ortaklaşa çalışarak alacakları yeni yasal önlemler, imar uygulama kültürümüzü geliştirmemize yardımcı olacaktır. Maalesef boş bulduğumuz her yere inşaat yaptık, hâlâ da yapıyoruz. Bataklığı kurutuyor, oralara çok katlı binalar dikiyoruz.

Yalnız mühendislik buna olanak veriyor demek, inşaatı yapmak için yeterli değildir. İnşaatın, mühendisin çözümüne uygun yapılıp yapılmayacağı esastır.

Eğer uygulayıcının (müteahhit) yeterince bilgisi yoksa veya meslek etiği konusunda eksiklikleri varsa projenin doğru gerçekleşmesini beklemek hayaldir. Sonuçları depremlerde yaşıyor, fakat ders almıyoruz. Büyük bir imar mirasına sahip ülkemizde depremle başa çıkamamak, başka bir deyişle depremin ölümlere neden olmasına engel olamamak anlaşılacak bir durum değildir.

  • Deprem binalara zarar verebilir ama öldürmemelidir.

Bir taraftan uluslararası önemli inşaatları gerçekleştirirken öte yandan altı katlı binayı doğru bir biçimde inşa edemiyorsak -ki bundan çok sayıda yapıyoruz- burada önemli bir sorun vardır.

YÖNETİCİLERE ÇAĞRIMIZDIR

Bu sorunu 1999 depreminden sonra ders aldık diye çözeceğimize inanmıştım. Yukarıda ne yapılması gerekenleri hatta fazlasını benimle birlikte onlarca bilim insanı dile getirmiş olmasına rağmen, maalesef İzmir depremi tüm umutlarımı yok etti. Yine insanlarımız yaşamlarını yitirdi.

Ayrıca maddi zararlarımız da her depremde çok büyük oluyor. Tüm yöneticilerimizden rica ediyorum;

  • Lütfen depremin ölümcül sonuçlarını yok etmeyi Türkiye’nin en önemli sorunu olarak görelim.

İnsanın canından daha kıymetli hiçbir şey yoktur. “Depremle beraber yaşamak” demek, depreme canımız pahasına teslim olmak anlamına gelmemelidir!

İnşaat Mühendisleri Odası’ndan İzmir depremi sonrası uyarı

İnşaat Mühendisleri Odası’ndan
İzmir depremi sonrası uyarı

İnşaat Mühendisleri Odası, İzmir depremi sonrası yurttaşlara hasarlı binalara girmemeleri, enerji nakil hatlarından uzak durmaları uyarısında bulundu.

HABER MERKEZİ, 30.10.2020
https://sol.org.tr/haber/insaat-muhendisleri-odasindan-izmir-depremi-sonrasi-uyari-18220

İzmir’de meydana gelen depremin ardından TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) yurttaşlara bir dizi uyarıda bulundu.

Hasar görmüş binalara girilmemesi gerektiğini belirten İMO, deprem sonrasında yayılan söylentilere inanılmaması ve sadece uzmanların uyarılarının dikkate alınması gerektiğine dikkat çekti.

İMO’dan yapılan uyarılarda, deprem sonrası yapılması gerekenler şöyle sıralandı:

– Hasar görmüş yapılara girmeyin. Hasarlı binalardan ve enerji nakil hatlarından uzak durun. Enkaz ve yıkıntılar arasında, cadde ve sokaklarda dolaşmayın.

– Büyük depremlerden sonra artçı depremler olabilir. Artçı depremler de özellikle hasar görmüş binalarda daha büyük zarara, deformasyonlara ve tehlike arz edebilecek durumlara yol açabilir. Yetkililer izin vermedikçe, evlerinize girmeyin.

– Önce kendi emniyetinizden emin olun. Kendinizi inceledikten sonra çevrenizdekilerin yaralı olup olmadığını kontrol edin. Eğer yaralı varsa ilk yardım eğitimi almış kişilerden yardım alın ve ambulans çağırın.

– Depremlerden sonra çıkan yangınlar oldukça sık görülen ikincil afetlerdir. Bu nedenle gaz vanasını kapatın. Camları ve kapıları açın. Hemen binayı terk edin.

– Su ve elektrik vanalarını kapatın; kibrit ve çakmak gibi yanıcı ürünleri kullanmayın.

– Panik yapmadan, deprem çantanızı ve mevsime uygun giysinizi de yanınıza alıp hızlıca evden çıkın. Asansör kullanmayın.

– Kapalı alanlardan çıktıktan sonra toplanma alanlarına gidin.

– Cadde ve sokakları acil yardım araçları için boş bırakın.

– Eğer enkaz varsa kurtarma ekiplerine engel oluşturabilecek durumlardan uzak durun, durmayanları uyarın.

– Deprem sonrasında yayılan söylentilere inanmak paniğin artmasına neden olabilir.
Bu konuda yalnızca uzmanlara güvenin ve uyarıları dikkate alın.

– Radyo ve televizyon gibi kitle iletişim araçlarıyla size yapılacak uyarıları dinleyin.

KRT TV Programımız : 30 Ekim 2020

Dostlar,

Bu akşam, 30 Ekim 2020 Cuma,
saat 17:20 sonrasında KRT TV’de olacağız.

Yine salgını konuşacağız.. /

Konuşamadık…  İzmir depremi nedeniyle…

Ulusumuzun acısını yürekten paylaşıyoruz.

Depremlerde en çok hasar gören binalar kamu binaları oluyor.
İzmir’de 2 hastane binası hasar nedeniyle boşaltılıyor.
Depremde en çok gereksinim duyulan binalar..
Bu vicdansız yükleniciler / denetçiler / siyasetçiler nedeniyle hasar görerek boşaltılıyor.. Ne acı..

  • Bu arada; İSTANBUL DEPREMİ büyük – yıkıcı olursa, ÜLKEMİZİN EKONOMİK – YÖNETSEL BAĞIMSIZLIĞINI YİTİRMESİNE NEDEN BİLE OLABİLİR!!
  • Abartılı görülmeyip gerekenler yapılmalı..
  • Yapılmıyor ise KASIT ARANMALI!

Öte yandan; Deprem + COVID-19’un ciddi, birikimli olumsuz etkileri oluyor.
Bunları da gecikmeden, uygun zamanda TV’lerde konuşmalı ve yaşama geçirilmeli.
(Güncelleme; 30.10.2020, 23:28)

İlgi ve bilginize sunarız.

Sevgi ve saygı ile. 30 Ekim 2020, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı,
Kamu Yönetimi Siyaset Bilimi (Mülkiye)

www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com