Rifat Serdaroğlu : GERÇEK NEDİR BİLMEMİZ ŞART

GERÇEK NEDİR BİLMEMİZ ŞART!

Rifat Serdaroğlu

(AS : Bizim kapsamlı tıbbi irdelememiz yazının altındadır..)

Oflu Hoca, cemaate vaaz veriyormuş;
“Ey Cemaati Müslim’in, kimse kendini kandırmasın! Azrail’in elinden kurtulmak imkansızdır. Bakın size bir hikâye anlatayım, der!
Üç yaşlı kadın, akılları sıra Azrail’i kandırmak istemişler. Azrail geldiğinde üçü de bebek taklidi yapmaya başlamışlar; Biri ‘ıngaa’ diğeri ‘mama’ üçüncüsü de ‘çişim geldiii’ diye bağırmaya başlamışlar. Azrail bir süre bunları seyretmiş, sonunda ne dese beğenirsiniz? ‘Hadi bakalım attaaa gidiyoruz!’
Gördünüz mü, Azrail’i kandırmak mümkün değildir.
Al’i İmran Suresinin 185. Ayeti Her canlı ölümü tadacaktır’ der, herkes buna göre davransın…”

AKP Genel Başkanı Bağımsız ve Tarafsız Cumhurbaşkanı Erdoğan,
Bayram namazını eda etmek için gittiği camide, namazını kılamadan yine bayıldı!
Neyse ki sağlık ekibinin yardımıyla kendine geldi ve yaptığı açıklamada
– “Şekerden kaynaklanan bir tansiyon problemi yaşadık.” dedi!

Erdoğan, bildiğiniz gibi daha önce de makam otosunda bayılmış ve arabanın camları balyozla kırılarak kurtarılmıştı. Medeni ülkelerin hiçbirinde böyle bir ilkellik, böyle bir rezillik yaşanmaz.
Erdoğan’ın iki kez de “kolon operasyonu” geçirdiğini hepimiz biliyoruz.

  • Erdoğan’ın vücut ve ruh sağlığında problemler yaşadığı davranışlarından ve yüzünden (makyaja rağmen) net olarak anlaşılmaktadır.

Herkes hasta olabilir, günün birinde sağlığını kaybedebilir. Tüm bunlar biz insanlar için olağan olaylardır. Fakat

  • Ülkeyi yöneten kişilerin, varsa sağlık problemlerini saklamaları,
    kamuoyunu bilgilendirmemeleri doğru bir hareket değildir.

Tüm demokrat ülkelerde, Başkanların veya Başbakanların yıllık sağlık raporları yayınlanır ve kamuoyu aydınlatılır. Böylelikle asılsız dedikoduların da önüne geçilmiş olunur.
Kimse bu dünyaya kazık çakamaz. Hepimiz bir gün ölümü tadacağız, sırası geldiğinde Erdoğan da ölecek. Yönetim sorumluluğunu geçici bir süre için üstlenmiş kişilerin, sağlık problemlerini saklama gibi bir hakları yoktur, olamaz. Uluslararası bir toplantıda Erdoğan’ın bayılıp, küüüt diye düştüğünü düşünebiliyor musunuz?
Sözün özü; Gerçek ne ise onu bilmek hepimizin doğal hakkımızdır…

Oflu Hoca ile başladık, onunla bitirelim;
“Dediklerimi iyi dinleyin! Eğer imanın şartlarını tam olarak yerine getirir ve yaşarsanız, kesin cennete gidersiniz. Her birinizi orada 72 Huri bekleyecek, der!

Cemaatten biri ‘Hocam bir şey sorabilir miyim’ diye izin ister. Hoca sor bakalım deyince;
Hocam; Aliye (kadın) / Ali (erkek), Emine (kadın) / Emin (erkek), Zekiye (kadın) / Zeki (erkek), Nuriye (kadın) / Nuri (erkek) değil mi?
Hoca; Evet öyledir!
Adam; O zaman Huriye kadın ise Huri de erkek olmuyor mu Hocam? Sen bizi öte tarafta yakacak mısın?
Oflu Hoca, şekerden kaynaklanan tansiyon problemi varmış gibi küüt diye devrilir kalır…”

Sağlık ve başarı dileklerimle 28 Haziran 2017
===========================================
Dostlar,

“.. şekerden kaynaklanan tansiyon problemi..” diye tıbben geçerli, tanımlı bir tablo yoktur.

Şeker (diyabet) hastalığıdır.. Tansiyon da kan basıncının yükselmesidir ve bu 2 hastalık ayrı ayrı hastalıklardır. Birlikte olmaları kimi komplikasyonları kolaylaştırır, artırır, sağaltımı zorlaştırır.
Erdoğan’da her ikisi de vardır. Ayrıca Epilepsi (sara) hastalığı da vardır ve klon (kalın bağırsak) kanseri nedeniyle bir bölüm kalın bağırsağı ameliyatla alınmış, tedavi görmüştür… Aşırı sinirliliği, yorgunluğu, narsisistik kişiliği nedeniyle destek sağaltımı (tedavisi) alıyor olması çok yüksek olasılıklıdır.

“Olasılıklıdır” diyoruz, çünkü bilmiyoruz! Oysa bilme hakkımız var! Erdoğan’ın sağlık durumu kişisel veri değildir. 80 milyonun geleceği 2 dudağı arasında olan adamın TAM SAĞLIKLI olduğunu geçerli resmi kurul raporu ile HER YIL belgelemesi zo-run-lu-dur!

Bu zorunluk hem yasal hem de demokrasinin gelenekleri (teamülleri) gereğidir.

Meslekte 40 yılını aşan bir hekim olarak, Erdoğan’ın açıklamasını da dikkate alarak, yaşanan sorunun çok yüksek olasılıkla “TIA (Transient Ischemic Attack)” olabileceğini düşünüyoruz.

Bu çok ciddi bir tablo ve hastalıktır. Türkçesi “geçici iskemik atak” tır. Daha açıkçası, Erdoğan’ın beynine kan akımı “bir süre”, “geçici” olarak O’nu bayıltacak ve bilincinin yok olmasına neden olacak ölçüde çok azalmış – durmuştur! Bu süre uzarsa beyin infarktüsleri oluşabilir ve klinik tablo felçlere, konuşamamaya, görememeye, yürüyememeye… dek uzanır.

Olası “Serebral dolaşım yetmezliği”nin nedenlerini hızla bulmak ve serebral kontrast anjiyoda beyin atardamarlarında olabilecek darlık – anevrizma (baloncuk) gibi sorunların stent vd. yöntemlerle denetim altına alınması (yok edilmesi diyemiyoruz..) zorunludur. Tersi durumda, er an yaşamsal tehlike söz konusudur.

TIA atakları geriye doğru bellek boşlukları (retrograde amnesia) bırakır. Bayılma öncesi ve sonrası belli bir süre bellekte kayıt oluşmaz, o süre yaşantıları anımsanamaz. Bu ataklar bayıltmayacak ölçüde hafif ama sık – sürekli olabilir ki, bu durumda entellektüel melekeler ciddi derecede geriler.. Sürekli dikkat toplayamama, anımsama zorlukları, muhakeme güçlüğü ve kopuklukları, uyuklama, unutkanlık….

Bu sorunu olan insanların yaşamları ve işleri oldukça kısıtlanır.
– Otomobil kullanmaları, ağır – tehlikeli işler yapmaları,
– yalnız kalmaları, motosiklet – bisiklete binmeleri, ağır spor vb. birçok etkinliğe,
– yükseklere çıkmalarına, uzun süre ayakta kalmalarına,
oruç tutmalarına, namaz kılmalarına sınırlama getirilmesi gerekir.

  • Bu sorun giderilene –  ciddi ölçüde denetim altına alınana dek böyle bir insan BİR ÜLKEYİ YÖNETEMEZ!

AKP = Erdoğan kendini hızla tüketmektedir. Ülkemizi de..
Sağlık sorunları ağır ve ciddidir kanımıza göre..
Ağır çalışma temposu, bu hastalıklarla birlikte dengede kalmayı neredeyse olanaksız kılıyor.
Değilse elbette seviniriz ama bunun için yetkin bir Üniversite Hastanesinden, TTB temsilcisi uzman hekimlerin de katıldığı bir kurul eliyle sağlık durumunu belgelemelidir. Spekülasyonları, şehir efsanelerini, dedikoduları, fısıltı gazetesini, sosyal medyayı.. düşünerek HALKIN BİLME HAKKININ ve Erdoğan’ın da yasal yükümlülüğünün gereği gecikmeden yerine getirilmelidir. Bu bağlamda bu sitede daha önceleri de epey yazı yazılmıştır..

Bu yazdıklarımız tıbbın genel bilgileridir, belli bir dalda uzman olmayı bile gerektirmez. Erdoğan ile yakın çalışanlar ve aile, yazdıklarımızın üzerinde dikkatle durmalı, düşünmeli ve hem Erdoğan’ın hem de ülkemizin selameti bakımından gereken sorumlulukları üstlenmelidir.

Eski Sağlık Bakanımız Sn. Rifat Serdaroğlu’na konuyu gündeme taşıdığı ve bizim de bu notları yazmamıza vesile olduğu için teşekkür eder, TTB (Türk Tabipleri Birliği), TPD’ni (Türk Psikiyatri Derneği) ve TND’ni (Türk Nöroloji Derneği) göreve çağırır, Erdoğan’a da şifa dileriz.

Sevgi ve saygı ile. 29 Haziran 2017, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK
Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı – AÜTF Halk Sağlığı AbD
Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

HIZLI NÜFUS ARTIŞI SORUNU / The CHAOS of HUGE POPULATION GROWTH


Sevgili AÜTF Dönem 2 öğrencilerimiz
,
Site okuru dostlarımız. 

  • DÜNYADA ve TÜRKİYE’de NÜFUS SORUNLARI ve POLİTİKALARI

konulu AÜTF Dönem 2 dersi sunumu yansılarını paylaşmak isteriz.

Güncellenmiş dosyayı ilgi ve bilginize sunuyoruz.
Çok emekli ve kapsamlı bir dosyadır (119 yansı).

  • Gereksiz, dengesiz ve hızlı, akıl dışı ve sürdürülemez
    hızlı nüfus artışı ülkemiz ve dünya için en önemli sorunların başında gelmektedir.

Türkiye, 35-40 yıl sürecek bir DEMOGRAFİK FIRSAT PENCERESİ DÖNEMİNDEDİR.
Bu dönemde yapılması gereken, genç nüfusun niteliğinin iyileştirilmesidir.
Bu da sağlık ve eğitim yatırımları ile olur.

Nüfusun “hızlı” yaşlanması sorunu yoktur, akut gündem bu değildir.

İvedi olan 2 adım vardır :

1. Hızlı nüfus artışını teşvikten, “en az 3-5 çocuk doğurun” demekten
hemen vazgeçmek. Her ailenin 1 çocukla yetinmesini önermek..

2. Eldeki çooooook genç nüfusun niceliğini (sayısını) değil niteliğini (kalitesini) geliştirmek.. Yaşamsal sorun budur.. Genç nüfusu 21. yy’da acımasız küresel rekabete hazırlamak..
Yabancı diller ve İLETİŞİM öğretmek, geçerli meslekler edindirmek, özgüven kazandırmak,
istihdamı geliştirmek, yurttaşların sosyalleşmesini sağlamak (karma eğitim başta!)..

Ülkemizin öncelikleri bunlar, Demografi politikaları bakımından..
Bir ULUSAL DEMOGRAFİ KURULTAYI toplamak ve nüfus politikalarını güncellemek..

Ayrıca, kürtaj istemiyorsanız etkin ve yaygın aile planlaması hizmetlerini topluma
mutlaka vereceksiniz.. Özellikle de Doğu ve Güneydoğu’da!

Vurgulayalım ki; Anayasa’nın 41. maddesi açık ve net olarak devlete bu görevi yüklüyor.
Siyasal tercihiniz ne olursa olsun :

Anayasa_madde_41

 

 

 

 

 

 

 

 

Oldukça kapsamlı ve doyurucu bir dosya sunuyoruz.
Okunup okutulması, paylaşılması, politikacılara da ulaştırılması dileğiyle..
Umarız, hala Türkiye’de nüfus artışını bilim ve akıl dışı biçimde savunan tepe yöneticiler de, danışmanları da okusun ve yararlansınlar. Ülkemizi yıkımlara sürüklemesinler..

Lütfen tıklar mısınız erişkeyi (linki) ?

Nufus_sorunlari_ ve_ politikalari

Sevgi ve saygı ile.
06.12.2015, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK
Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı
AÜTF Halk Sağlığı AbD

www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Not : Bu yansılarda sayın Prof. Ercan’dan çok yararlandık, teşekkür borçluyuz.