ÇARŞAMBA İĞNELERİ : 11 Ağustos 2021

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

SORUN

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli’den sonra AKP Cumhurbaşkanı RTE de yangınlardan belediyeleri sorumlu tuttu.

Sorumlulardan sorunlu yaklaşım…

İMAM

RTE, istifa eden MEB Selçuk’un yerine İmam Hatip kökenli, Türkiye Gazetesi eski yazarı Mahmut Özer’i atadı.

Her yer imam, durmak yok yola devam..

ÇAKMAK

Bakan Pakdemirli’nin 13 Temmuz 2021’de Türkiye Gazetesi’ne demeci ”Çakmak yaksalar haberimiz oluyor”

Kibrit yakmışlar…

AYRAN

“Envanterimizde yangın uçağı yok” dedikten sonra “Yangına karşı en çok uçak, araç ve personeli olan ülkelerden biriyiz” diyerek kendini yalanlayan ve milleti kandırdığını sanan Bakan Pakdemirli Yunanistan’a uçak yardımında bulunacağımızı açıkladı.

En güzel iğne Sözcü Gazetesi’nden: ”Ayranı yok içmeye…”

İSTİFA

Yunanistan’da 14 helikopterden yalnızca 3’ü uçunca sorumlu general istifa etti.

Bizde uçaksız kalındı, ülke yandı herkes başarısıyla övünüyor…

SARIKLI

Sarıklı amiral uzun oyalamaların ardından emekli edildi.

Tarikat ödülü…

SEBEP

RTE, faizlerin düşeceğini söyledi, Dolar zıpladı.

Erdoğan sebep, enflasyon sonuç…

ÇÖZÜM

Şanlıurfa’da AKP’li Akçakale Belediye Başkan Yardımcısı Navi Çokan, CHP’yi ‘lanet bir parti’ olarak nitelendirip ‘bunları asmak şart’ dedi.

Ne mutlu bize böyle bilinçli, ileri görüşlü, yurtsever insanlarımız var da her sorunumuza çözüm buluyorlar!..

DON

Boya tüccarı Zafer Bağkale, “Kız (AS: “Kız” değil “kadın”) voleybol takımında ben maça konsantre olamıyorum. Federasyona söyleyin bacaklarına uzun don giysinler yoksa işimiz kötü” ifadelerini kullandı…

Sapık yobazın dünyası donla sınırlı…

KARDEŞ

MSB Akar, ”Şartlar oluşursa Afgan kardeşlerimizin güvenliği, huzur ve ihtiyaçlarının karşılanması, Afgan kardeşlerimize destek olması, havaalanını işletmeye talibiz.’’

  1. İsteyen kim: AB-ABD-AKP-RTE-Akar’ın kendisi- Türk milleti?
  2. Taliban’la savaşmak neden Türk askerinin görevi olsun?
  3. Sınırlarımızdan giren başıbozuk Afgan kardeşlerimizi önlemeye istekli değil misiniz?..

ÇOCUK

İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof. Kemal Memişoğlu, “Lütfen en az 3 çocuk yapalım”

Olur. Vatandaş yapar sana yollar; beslersin, büyütürsün, okutursun, yurt bulursun, iş bulursun.. gül gibi geçinir gideriz… (AS: Tam bir aymazlık her bakımdan; tersine HER AİLEYE 1 ÇOCUK! Hedefleri kalabalık, niteliksiz bir sürü toplum – ümmet yaratmak; reddediyoruz!)

KAMP-ÜS

AKP sözcüsü Ömer Çelik “Türkiye ölümden kaçan insanlara kucak açar. Bunun istismar edilmesine kesinlikle müsaade etmeyiz. Türkiye, hiç kimsenin göçmen kampı değildir” dedi.

Dokuz Eylül Üniversitesi’nin 2021 yılı tercih döneminde açtığı 21 bin 260 kişilik kontenjanın 10 bin 165’ini yabancı uyruklu öğrenciler için ayrıldığı öğrenildi.

Kampüs…

GÖÇMEN

Afgan göçmen Sunatullah Saadat Bolu Belediye Başkanı’na ve açık giyimli Türk kadınlarına hakaret etti.

Bu adamı ülkemizde zorla kim getirdi?…

THK

Hilal Kaplan, “Bir dönem halkın kurban derilerine el koyan, okullarda öğrencilerden zorla bağış toplayan, fitre ve zekâtlara çöken THK’nın orman yangınlarıyla mücadele gibi bir derdi olsaydı, bugün bünyesinde üretimi bile 90’larda durdurulmuş eski püskü uçaklar değil; modern yangınla mücadele uçakları olurdu.” diyor.

AKP iktidarının Kurumu çökertme ve arpalık olarak kullanma eylemlerini görmezden gelen ; yasal yetkileri “el koyma/zorlama/çökme” olarak niteleyen, dışarıdan gelen uçakların THK‘ nınkiler ile aynı olduğunu unutan Kaplan kendi çamurunda boğulmuş…

KUZU

Burhan Kuzu’nun kirli ilişkileri ortaya saçılıyor.

Yiğit ölür kalır yiğitliği, pislik ölür gider kalır pisliği…

KATLİAM

CHP’li Orhan Sarıbal’ın Dersim isyanının bastırılmasını ‘katliam’ olarak nitelemesinin ardından bu kez de Cumhuriyet Halk Partisi Erzincan İl Yöneticileri HDP’nin Zini geçidi anmasına katıldı.

Kılıçdaroğlu’nun YCHP’si…

SORUYORUM                                                     :

  1. 128 milyar Dolar nerede?
  2. Bakan Ruhsar Pekcan ve diğer bakanların/yakınlarının devlete mal satmasının (hem de bozuk) soruşturulması neden engelleniyor?
  3. Sedat Peker’in suçlamaları kamuoyunda karşılık bulmasına karşın niçin araştırılmıyor? Suçlanalar niçin kendini savunmuyor? Cumhurbaşkanlığı niçin sessiz kalıyor?
  4. Orman yangınları için gerekli önlemleri almayıp ülkeyi cayır cayır yakanlar ne zaman hesap verecek?..

BU GÜN BABALAR GÜNÜ…

Prof. Dr. Halil Çivi / İMZA...Prof. Dr. Halil Çivi
İnönü Üniv. İİBF Eski Dekanı

Çok değerli ve sevgili babalar, baba adayları ve gelecekte baba adayı olacak herkese diyorum ki:

  • SİZ SİZ OLUN SAKIN HA “ÜVEY BABA” OLMAYIN.

Evlatlarınızı öz ve üvey diye ayırmayın.

Bu gün evlatları arasında ayrımcılık yapmaya alışanlar yarın yetki, mevki, makam ve servet sahibi olduklarında, komşuları, arkadaşları, çalışanları, hatta yurttaşları arasında bile ayrımcılık yapmaya başlarlarsa devletin ve milletin halleri nic’olur.

Böyle bir durumda;

– halk egemenliğine,

– hukukun üstünlüğüne,
– anayasal eşit yurttaşlığa,
– adaletli ve ahlaklı bir topluma,
-çoğulcu, laik ve gerçek bir demokratik düzene

olan umudumuz suya düşebilir!

İyi ve adil bir baba olmadan                                   :

  • iyi bir yurttaş, iyi bir yurttaş olmadan iyi bir yönetici, iyi bir yönetici olmadan da adil, çağdaş ve demokrat bir devlet yöneticisi olunamaz.

Tanrım herkesi üvey babalardan ve halkımızı da üvey baba rolüne soyunmuş, yurttaşları arasında ayrımcılık yapan her tür siyasetçi ve yöneticilerden korusun.

Bu duygularla; BABALAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN!
======================================
Dostlar,

Biz de, Dünyanın aşırı kalabalık, Dünya olanaklarının karşılayamadığı anormal nüfus artışının sürdürülemezliği, sürdürülmemesi gerekliliği karşısında tüm erkeklere yaşamları boyunca tek çocuk babası olmalarını salık veriyoruz; kadınlara da..

  • HER AİLEYE 1 ÇOCUK, BAŞKA YOLU YOK; HEMEN VE OYALANMADAN!


Sevgi ve saygı ile.

Dr. Ahmet SALTIK
20.06.2021

BİZİM TV PROGRAMIMIZ – 5 HAZİRAN 2021 DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ VE SALGIN

Dostlar, 

Bu gün 5 Haziran.. Dünya Çevre Günü!
Homo sapiens” olarak bir yandan sözde aklımızla kaykılırken (!?), tam anlamıyla “içine ettiğimiz” dünyanın günü! Şimdi sıra “sağkalım / beka (survival) savaşımında” biz zorunlu parazitler için.


HİÇ UNUTULMAMALI : Kovit-19 bir çevresel hastalık..
Alt tip olarak da bir zoonoz, ya da zoonotik hastalık; hayvanlardan insanlara bulaşan.

BM Çevre Programı UNEP, 2015’te aşağıdaki görseli (posteri) paylaşmıştı..
7 milyarın rüyası.. 1 tek Dünyamız..
Özenle yararlanalım  (“tüketelim” diye çevirmek istemedik..)

World Environment Day - 5 June | United Nations at Expo Milano 2015
****
Geçen yıl (2020’de) ise; 

World Environment Day 2020 celebrated on 5th June 2020 across the world. World Environment Day 2020 iconic activities are hosted by Colombia in partnership with GermanyThe theme of World Environment Day 2020 is ‘Time for Nature’ explore nature around iconic spots with a focus on its role in providing the essential infrastructure that supports life on earth and human development with the message Celebrate Biodiversity.

World Environment Day 2020 | Time for Nature, Theme of World Environment Day 2020

The theme of World Environment Day 2020 is ‘Time for Nature’ explore nature around iconic spots. According to the IPCC, 2019: Climate Change and Land report, 75% of Land on the planet and 66% of oceans have severely altered by humans. Approx. one million animal and plant species are threatened with extinction, due in large part to a loss of their natural habitat. Now we should take to safeguard the natural world and help restore ecosystems to be whole and functioning. We can only achieve ecological balance when the native species that have gone extinct are restored. Now it is time to help nature heal by rewinding the Earth. By healing the nature and ecosystems life-supporting functions they provide, including clean air, unpolluted water, and healthy soils can be reestablished.
****
Bu yıla, 2021’e gelince                               ;  

World Environment Day 2021 Theme and Host Country 

World Environment Day is celebrated across the world on 5th June every year. Since 1974, World Environment Day is the most remarkable day for environmental action. The UN Environment Program (UNEP) organizes events for Environment Day every year to encourage worldwide awareness and action for the protection of environment.
Word Environment Day was established by UN General Assembly on the first day of the  Stockholm Conference on Human Environment which was held in Stockholm Sweden from June 5- 6  in 1972. In 1974, the first Word Environment Day was celebrated with the theme “Only One Earth”. Since then Word Environment Day is celebrated annually on 5th June and various activities for awareness and protection of Environment are carried out. In 1987, it is decided to rotate the host of Environment Day activities by selecting a host county for the Environment Day activities celebration.
World Environment Day 2021 will be celebrated on 5th June 2021 across the world
World Environment Day 2021 iconic activities are hosted by Pakistan.
  • The theme of World Environment Day 2021 is ‘Ecosystem Restoration’. 
Ecosystem Restoration denotes assisting in the recovery of ecosystems that have been degraded by activities like pollution and deforestation. Ecosystem Restoration can also be promoted by conserving the ecosystems that are still intact.
Healthy ecosystem and rich biodiversity yield greater benefits such as more fertile soils, bigger yields of fish and timber.
World Environment Day 2021 | World Environment Day 2021 Theme and Host Country, Theme of World Environment Day 2021, Host Country of WED 2021
The theme of World Environment Day 2021 is Ecosystem Restoration.
Ecosystem Restoration can happen by actively planting trees or by removing pressures on the ecosystem by protecting environment and reducing the increasing level of pollution.
(https://www.selfstudymantra.com/2020/05/world-environment-day.html, 5.6.21)

****

Çevreyi; özellikle, insanlık düşmanı yabanıl (vahşi) kapitalizm, ölçüsüz bir açgözlülük ve kâr hırsı ile öylesine talan eyledi ki, şimdi sıra “ekosistemin restorasyonunda”!
Gelin görün ki, talan hala sürmekte!
Türkiye’den çok acı örnekler, Sn. Kemal Anadol bu sabah what’s up iletisi olarak yollamış :

*KAZDAĞLARI, İKİZDERE, KOZAK YAYLASI, ISTRANCALAR, ERGENE NEHRİ, CANIM ANADOLU VE TRAKYA….
*CAN ÇEKİŞEN MARMARA, YAKIN TEHLİKEDEKİ KARADENİZ, KİRLENEN VAN GÖLÜ VE KURUYAN GÖLLERİMİZ…
*ZEHİR SAÇAN TERMİK SANTRALLER
*HES’LERLE KELEPÇE VURULAN DERELER…
*”ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR” DİYE VERİLİP AÇILAN YÜZLERCE TAŞ OCAĞI
*YANLIŞ YER SEÇİMİYLE KÖYLERİN ORTASINA KURULAN RES’LER…
*EN GÜZEL KOYLARDA KURULAN BALIK ÇİFTLİKLERİ..
*BETONLARLA ÇİRKİNLEŞTİRİLEN KENTLER…
*CİĞERLERİMİZİ YAKAN ORMAN YANGINLARI…
*ÖNLEMSİZ VE ÖZENSİZ DİKİLEN VE TEHLİKE SAÇAN BAZ İSTASYONLARI…
*GDO’LU ÜRÜNLER CENNETİ ÜLKEMİZ…

SAYMAKLA BİTMİYOR ÇEVRE DÜŞMANI UYGULAMALAR…
*VE… GÖZÜMÜZE SOKULAN DENİZ SALYASI!
BU KOŞULLARDA 5 HAZİRAN DÜNYA ÇEVRE GÜNÜNÜ KUTLAMAK YOPLUMUMUZ İÇİN UTANÇ, GELMİŞ GEÇMİŞ İKTİDARLAR İÇİN UTANMAZLIKTIR!
***
Öte yandan KOVİT-19 tam da bir Çevresel Hastalık..
Çevreye aşırı yüklenen insanoğlu, böylesi bir mutasyona neden oldu doğada ve Pangolin & Yarasa ürünü Yeni Koronavirüs (SARS-KOV2), insanlarda bulaş (enfeksiyon) yapma yeteneği kazandı ve de Aralık 2019 sonunda Çin’de başlayarak hızla tüm dünyaya yayıldı, bir Pandemiye (kıtalararası salgına) yol açtı. Salgında 18. aya girdik Küresel toplum – Dünyalılar olarak.

Çok ağır bedeller ödedik, uzun yıllar boyunca da ödemeyi sürdüreceğiz.

Hiç ama hiç unutulmasın              :
Mistik ritüeller – inanışlar, “eşref-i mahlukat“… teraneleri bir yana, insanoğlu yeryüzünde SAĞKALIM (BEKA) tehdidi yüz yüzedir.
Üstelik bu tehdit açık ve yakındır.
İklim faciası, hava – su kirliliği, kuraklık ve tarımsal üretimde azalma, türlerde azalma, deniz kirliliği, buzulların erimesi, hala %1,05 dolayındaki muazzam yıllık nüfus artışı… Her yıl 81 milyon daha ekleniyor dünyaya..

İNSANOĞLU, SANA SORUYORUZ                              :

Dünya “sonlu” olduğuna göre, sen, yeryüzünde, son derece sorumsuz biçimde, akıl almaz biçimde sonsuza dek çoğalabileceğini nasıl düşünebilir ve frene basmazsın?
Üstelik yeryüzünde son yıllarda tüm türer sayıca azalırken sen nasıl ha bire ürersin?!

  • Aklını başına almalı ve “HER AİLEYE 1 ÇOCUK!” can simidine sarılmalısın hemen’

Hiç aklından çıkarma, bu Dünya sana mahkum değil ama tersi doğru. sen ona mahkumsun. Yeyüzünde, biyolojik anlamda zorunlu parazitsin.. Dünya yakasını senden kurtulsa rahatlayacak.
Derhal NÜFUS PLANLAMASI, DERHAL! Nüfusu hızla azaltmak zorunayız.
Çevreyi bir fahişe gibi görme ilkelliğinden kurtulmak..
O’nunla ancak Doğa’nın şaşmaz  – bağışlamaz kuralları içinde BARIŞ İÇİNDE BİRLİKTE (peacefull co-existence) olabiliriz; bu “komünal” yaşamdır, doğa yasalarına mutlak saygı ile. Bilim bu yasaları keşfetme ve birlikte yaşam koşullarını oluşturma amaçlıdır; yoksa Doğaya hükmetmenin ilkel – akıldışı araçları değil!

***
Salgında, Türkiye’de eriştiğimiz son “resmi” durum aşağıda. Ne ölçüde gerçek, bilmiyoruz.


Ancak hala çok ürkütücü. Her gün an az 6 bin PCR + olgu yakalıyoruz, bunları 1/10’u bulgu veren hasta. 100’e (yüz!) yakın insanımızı kurban veriyoruz..  Yine resmi verilerle 5,3 milyon insanımız hasta oldu, toplam 48 bine varan “resmi” kovit ölümü var…
Aşılamaya 14 Ocak’ta başladık, 6 ay geçti, 2 doz aşı alan insan sayısı hala 12 milyon dolayında. Gerekli toplumsal bağışıklığın çooookkk uzağındayız.
Dünya da rahat değil…
Türkiye’ye turistik sınırlamalar  sürüyor AB ve Rusya, İngiltere başta olmak üzere.
İyimser beklentiler 20 milyon turist.. Oysa 2019’da 50 milyona yakın idi bu rakam.

Ve AKP’li CB Erdoğan kalkıp, “3. aşımı oldum, antikor testimi de yaptırdım, oldukça yüksek çıktı…” Keyfi gıcırında demek ki Reis hazretlerinin.. 2 bilimsel yanlış birlikte; 3. aşı ve yersiz  – anlamsız antikor testi. Halka böyle mi örnek olunacak? 60 milyon insan (20 milyon 0-18 yaş çocuk düşülürse) 40 milyon insanımız daha tek doz aşıya erişememişken (Dünyada 13. sıradayız), masum insanlar ölürken.. bu nasıl bir ayrıcalık ve içine sindiriş, lider rolüdür (!), anlamak olanak dışı.

Tüm bunları Sn. Lale O. Arslan ile bu akşam 20:00’de BİZİM TV youtube kanalından canlı yayınlanacak programda değerlendireceğiz.
Sn. Ozan ile 2 Nisan 2021 günü programımız rekorlar kırarak 225 bini aşkın izleyici yakaladı.

izlemek için lütfen tıklayınız (reklamlarla 1 saat 26 dk.)

https://youtu.be/Wm567nUXUk8 

Bilgi ve ilginize sunarız..

Sevgi ve saygı ile. 05 Haziran 2021, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik    twitter : @profsaltik

TÜRKİYE’de ÇIĞIRINDAN ÇIKAN İŞLENDİRME (İSTİHDAM) POLİTİKALARI ve ACİL ÇÖZÜM

TÜRKİYE’de ÇIĞIRINDAN ÇIKAN İŞLENDİRME (İSTİHDAM) POLİTİKALARI ve ACİL ÇÖZÜM


Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik

Türkiye’de 2017 Anayasa değişikliklerinin ardından yürürlük alan, kendine özgü (sui generis) – siyasal yazında örneği olmayan ucube Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminde, Cumhurbaşkanına doğrudan bağlı 5 Ofis’ten biri “İnsan Kaynakları Ofisi” dir. 16 Bakanlıktan Sanayi ve Kalkınma Bakanlığı başta olma üzere Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, değişen ölçülerde öbür Bakanlıklar ve YÖK hem eğitim hem istihdam politikaları ile ilişkilidirler. “İnsan Kaynakları Ofisi”, daha çok gereksinim duyulacak insangücünü nicel ve nitel olarak öngörme yanındadır (tarafındadır). YÖK, hem öngörü hem sunu (arz) yönünde ikili bir işlevle yükümlüdür.

İşlendirme (istihdam) politikaları çok değişkenli olmaları bakımından, ciddi güçlükler içerirler. Anılan değişkenler İçsel (Ülkesel) ve Dışsal (küresel, uluslararası) olarak 2 ana kümeye ayrılabilir. Ülkesel değişkenlerin başında nüfus ve demografik nitelikleri belirtilebilir. Sözgelimi Türkiye’de 2020 sonunda 84 milyon vatandaş ve 6 milyon dolayında geçici (?) sığınmacılar, kaçaklar.. olmak üzere 90 milyona varan devasa bir topluluk yaşamaktadır! Her yıl 50 milyona yakın turist gelmektedir (Pandemi koşulları bir yana konursa). Nüfus artış hızı %1,45 gibi dünya ortalaması olan %1,10’dan oldukça yüksektir, 2019’da nüfus net olarak 1,2 milyon artmıştır. Bu sayısal dinamikler bir yandan fırsatlar sunarken, bir yandan da ağır ve çok boyutlu sorunlar doğurmaktadır; İşlendirme (istihdam) sorunu bunların başındadır ve sorun salt ülkesel ölçekte değil, küresel bunalım boyutundadır.

Ülkemizde kritik denge sağlanamamakta, örneğin sayıları 0,5 milyonu aşan mezun edilmiş öğretmen, bir o denli hekim dışı sağlı çalışanı  istihdam edil(e)memektedir. Bu olgu açık, tipik bir sunu (arz) fazlalığı olarak tanımlanmaktadır AKP = RTE tarafından ve salt bu alanlarla  sınırlı da değildir. 330 milyon nüfuslu ABD’de 21 milyon sağlık çalışanı görevdedir, her 1000 (bin) nüfusa 64 sağlık emekçisi düşmektedir. Türkiye’de ise 1,1 m / 90 milyon üzerinden bu ölçüt %o (binde) 12,2 olup ABD’nin 1/5’i düzeyindedir. Zaten SAİG (sağlık insangücü) standartlarında Türkiye, 36 OECD ülkesi içinde sonlardadır.

Hekimlik* dışında hemen her alanda Türk eğitim sistemi, insangücü politikalarında dramatik yanılgılara düşmüş ve çok ciddi sayıda eğitilmiş – diplomalı işsiz yaratmıştır. Öte yandan, ülkesel ve küresel dinamiklere bağlı olarak yaşanan kapitalizmin bitmeyen sürgit dönemsel bunalımları, istihdam yaratma ve artırmada bir istikrar sunamamaktadır. 2008’de başlayan ve hala sonlanamayan küresel ekonomik bunalım, IMF kestirimleri ile 45 milyon işsiz doğurmuştur. Öte yandan, küresel finans-kapital, mali araçlarını bankaları kurtarma yönünde kullanmış, işsizlik ve sonuçları ötelenmiştir. Gizli işsizlik, neredeyse açık işsizlik ölçüsünde yakıcıdır!

Türkiye’de istihdam sorunu her 2 yönüyle “sunu – istem” eksenlerinde ağır biçimde yaşanmaktadır. Ekonomi, içsel – dışsal etmelerin yüküyle, her yıl artan 1,2 milyon dolayında insana istihdam olanağı sunamamaktadır. Kamu kesimi sürekli olarak KüreselleşTİRme (= Yeni emperyalizm!) baskısıyla küçültülmekte, kamu hizmetleri daraltılarak piyasalaştırılmaktadır. Özel sektör ise, en çok kâr dürtüsü ile en az çalışanla işleri götürme politikası gütmektedir.

81 ilde üniversite (!)” politik seçimi ile genç işsizliği birkaç yıl ötelenmiş ancak ulusal kaynaklar ciddi biçimde israf edilirken, bu kesimde işsizlik en yüksek oranlara, 1/3’lere dek tırmanmıştır! PhD (Doktora) derecesi olan bin dolayında işsizimiz vardır ve bu olgu yeterince çarpıcıdır; hızlı bir beyin göçü nedenidir!

Öte yandan bilim – teknolojide dev adımlarla ilerlemeler olmakta, bu gelişmeler yeni uzmanlık alanları gerektirmektedir. Bu olgu da istihdam süreçlerinin “istem” (talep) yanını oluşturuyor. Yazılım mühendisliği, Mekatronik mühendisliği, gen ve moleküler biyoloji, tıp uzmanlık dallarında artan çeşitlenmeler gibi. Küresel rekabet, çok ağır koşullarda kendi dinamiklerini adeta dayatmaktadır.

Ek olarak, üretim desenlerinde – araçlarında devrimsel nitelikte sıçramalar yaşanmaktadır.
MER” kısaltmasıyla uluslararası terminolojiye yerleşen adlandırmayla “Man Equivalent Robot” teknolojisi ufuk ötesi açılımlar getirmiştir. Son yıllarda yapay zeka ile donatılan “AI-MER” ler “Android” / İnsansı olarak adlandırılmaktadır. 2030’a dek, önümüzdeki 10 yılda 800 milyon insan, bu Endüstri 4.0 Devrimi bağlamında istihdam dışı kalacaktır. O halde insangücü arzında sınırlama kaçınılmazdır, bu da NÜFUS PLANLAMASI ile olacaktır. Gelişmiş ülkeler potansiyel gelişmeleri öngörmüş ve önlemlerini almışlardır, negatif nüfus büyümesi aşamasına geçmişlerdir.

Çok ağırlaşan Çevre kirlenmesi başka seçenek bırakmamaktadır; KOVİT-19 salgını tipiktir!

Türkiye, orta erimde nüfusunu 50 milyon dolayında tutmayı hedeflemelidir. Tersine bir tercih, durdurulamayacak bir  sömürgeleşme doğuracaktır!

Çağımızda asıl olan kalabalık – niteliksiz kitleler (gerici – sömürgen siyasal partiler için oy depoları !) değil, nitelikli – küresel rekabet gücünde dinamik bir nüfustur ve bu olgu stratejik önemdedir.

Abraham Maslow’un Gereksinimler Katmanlanması (Hiyerarşisi) kuramında kendini gerçekleştiren “Antropofil Homo Sapiens”e erismenin (Nirvana!?) başkaca bir yolu ve aracı gözükmemektedir.

TSK, yakın geçmişin yarısı kadar sayısal insangücüne indirgenmiştir. Er – erbaş için bile “uzman” nitemi – donanımı aranmaktadır. Yüksek teknolojik donanımlı bir TSK’nın 700 binleri aşan kol gücüne artık gereksinimi yoktur..

“HER AİLEYE 1 ÇOCUK” politikası ülkemizde / dünyada hızla uygulanmaya konmalıdır.

  • Ancak Türkiye’de hala “muazzam” bir nüfus artışı, AKP = RTE tarafından hesapsız (?!) biçimde teşvik edilmektedir.
  • Ülkemiz “Demografik Fırsat Penceresi” ni de kaçırma kritik riskiyle yüzleşmektedir; “sandviç toplum” a doğru sürüklenmekteyiz, örn. SGK ilan edilmemiş bir iflas içindedir!

Ülke kaynakları ve küresel olanakları / güçlükleri dikkate alan çok yönlü ve devingen (dinamik) istihdam politikaları yaşamsal önem taşımaktadır.

  • Yüksek işsizlik oranlarının kısa – orta erimde son derece ciddi stratejik istikrar sorunları yaratması kaçınılmazdır.

Bu bakımdan, DPT’nin (Devlet Planlama Teşkilatı) yeniden açılarak merkezi – ulusal kalkınma planları kapsamında istihdam politikaları da her 2 yönde (sunu – istem), kamusal sorumlulukla ve hızla akılcı (rasyonel) temellere dayandırılmak zorundadır.

  • İktisadi temelde PİYASACILIK ve siyasal düzlemde KÜRESELCİLİK, azgelişmiş ülkelerin iktisadi-siyasi istilası ve işgalidir. Buna karşılık memleketlerin yapabilecekleri şey açıktır:
  • İktisadi temelde PLANLAMACILIK ve siyasal düzlemde BAĞIMSIZLIK.” (K. Nweihed)
  • Kamu öncülüğünde planlı karma ekonomi!
  • Başka çıkış yolu yok, yok, yok!

Sevgi, saygı ve KAYGI ile. 06 Ocak 2021, Ankara

  • Sağlık Bakanlığı 2023’te pratisyen hekimler için, 2030’da da uzman hekimler için zorunlu devlet hizmeti yükümünü kaldırmayı planlamaktadır..

Sürdürülebilir Yaşam ve Toplum Sağlığı

Dostlar,

ULUSLARARASI ATILIMLI
SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAM KONFERANSI 

kapsamında (24-26 Aralık 2020),

24 Aralık 2020 günü
saat 11:30 – 12:00 arasında 


“Sürdürülebilir Yaşam ve Toplum Sağlığı” 

başlıklı sunumumuzu aşağıdaki erişkeden eşzamanlı (canlı) olarak izleyebilirsiniz.

YOUTUBE: https://bit.ly/3jZiBcG   

Uluslararası katılımlı bu bilimsel toplantıda yaptığımız sunum aşağıda.
Tıklanıp izlenmesini, paylaşılmasını dileriz.

“Homo sapiens” in = İNSANOĞLU/KIZI‘nın, akıl dışı kapitalist / yağmacı hırsı ile   Gezegenimizden yok olması riski ile yüz yüzeyiz!

Sürdürülebilir kalkınma” (Sustainable development) artık eski bir masaldır..
“Sürdürülebilirliği” kalmamıştır; Gezegenimiz “imdat” çığlıkları içindedir.

20. yy’ın başında yaşadığımız 6. salgındır KOVİT-19 ve henüz başedemedik!
Aklımızı başımıza almaz isek başedeceğimiz de yoktur.

  • Kurtuluş reçetesi SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAM‘dır (sustainable life).Homo sapiens (mankind), yeryüzünde sağkalım (sırvival) / BEKA eşiğindedir.Yansıları izleyin; görecek, anlayacak ve ezberlerinizi değiştireceksiniz..
    Dünyada tüm türler sayıca azalır / yok olurken; salt insanlar tavşanlar gibi üremeyi daha ne denli sürdürebilir?
  • Dünya “sonlu” değil mi, hangi sonsuzluğa dayanması beklenebilir??“HER AİLEYE 1 ÇOCUK” en temel yeni yaşam yasalarından..Doğaya, bilimsel yollarla keşfedilen yasaları üzerinden bir “fahişe” gibi davranmaya da kesinkes son.. Biz O’na mahkumz, dahası, “zorunlu parazit” konumundayız.

    Öyleyse temel yasa : BARIŞ İÇİNDE BİRLİKTE / “peaceful  co-existence” !

    SÜRDÜRÜLEBİLİR_KALKINMA_VE_TOPLUM_SAĞLIĞI__AHMET_SALTIK_24.12.2020

    Bilgi ve ilginize sunarız. (Güncelleme: 18:31)

Sevgi ve saygı ile. 24 Aralık 2020, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik