Etiket arşivi: Taliban

Türkiye’nin düzensiz göçmen sorunu: Afganlar

Cumhuriyet, 11 Mayıs 2022

Bilindiği üzere ülkemiz son zamanlarda hızlanarak artan Afgan göçü ile birlikte büyük bir düzensiz göç sorunuyla karşı karşıya.

Afganistan’da 1990’lardan bu yana süregelen çatışmalar ve bunun sonucunda ortaya çıkan iç karışıklık 2000’lerin başından itibaren (bu yana) bölgede yaşayan Afganların ülkelerini terk etmesine yol açtı. 2001’de Amerika’nın El Kaide’yle mücadeleyi bahane ederek Afganistan’a müdahale etmesi sonrası ülkeden göç edenlerin sayısı artarak devam etmiş, 2021’de Taliban’ın Afganistan’da egemenliğini ilan etmesi sonucu doruk noktasına ulaşmıştır. Afganlar bu süreçte Pakistan ve İran başta olmak üzere Türkiye, Tacikistan, Özbekistan gibi ülkelere göç etmiştir ve bu göç günümüzde de sürmektedir.

HUKUKSAL DURUM

Türkiye özellikle Suriye iç savaşının başlangıcıyla birlikte (2011) büyük bir sığınmacı problemiyle karşılaşmış, bu süreçte Suriye’den Türkiye’ye daha önce benzeri görülmemiş büyüklükte bir göç gerçekleşmiştir. Göç İdaresi Başkanlığı tarafından 21 Nisan 2022’de açıklanan verilere göre Türkiye’de kayıt altına alınmış geçici koruma statüsündeki Suriyeli sayısı toplam 3.7 milyon-dur. Bu kişiler, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 91. maddesi ve Geçici Koruma Yönetmeliği gereğince “Geçici koruma statüsündedir”.

Bu statü, YUKK’nin 91. maddesine göre kitlesel olarak Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına gelen ve uluslararası koruma talebi bireysel olarak değerlendirmeye alınamayan yabancıların uluslararası koruma ihtiyacının sağlanması için acil çözümler bulmak üzere geliştirilen korumayı ifade etmektedir. Bu düzenleme, Suriyelilerin durumu özelinde uluslararası hukuktan bağımsız olarak oluşturulmuş bir iç hukuk düzenlemesidir. Bu düzenlemeyle Suriyeli sığınmacılar kayıt altına alınmış ve kendilerine geçici bir kimlik kartı verilmiştir.

Afganistan’dan ülkemize gelenlerin durumu ise Suriyeli sığınmacılardan farklıdır. Bu kişilerin büyük bölümü kayıt dışı ve hukuki statüsü bulunmayan düzensiz (kaçak) göçmenlerdir ve bu kişiler için uluslararası koruma süreci başlatılması da hukuken mümkün değildir.

‘KAÇAK GİRİŞ’

Bunun sebebi Türkiye’nin taraf olduğu Cenevre Sözleşmesi ve YUKK’de bulunan düzenlemelerdir. YUKK’nin 74. maddesi,

“Başvuru sahibinin, sözleşmeye uygun korumayla sonuçlanabilecek bir uluslararası koruma başvurusu yaptığı veya başvurma imkânının olduğu güvenli üçüncü bir ülkeden geldiğinin ortaya çıkması durumunda başvuru kabul edilemez olarak değerlendirilir ve güvenli üçüncü ülkeye gönderilmesi için işlemler başlatılır” demektedir.

Afganistan’dan gelenler Türkiye’ye gelmek için yine Cenevre Sözleşmesi’ne taraf ülkelerden olan İran’dan geçmekte ve buradan Türkiye’ye varmaktadır. Dolayısıyla bu kişilerin İran’da uluslararası korumaya başvurma imkânı (olanağı) bulunmaktayken bu sürecin işletilmeden Türkiye’ye giriş yapmaları “kaçak giriştir”. Türkiye’nin, sınırlarından kaçak giren bu kişiler için uygulayabileceği bir koruma statüsü bulunmamakla birlikte, YUKK’nin 74. maddesi bu durumda uygulanması gereken hukuksal işlemi açıkça göstermektedir.

SINIR DIŞI EDİLMELİLER

  • Türkiye’de Afganistan’dan gelerek ülkeye kaçak giriş yapan yaklaşık 1 milyon düzensiz göçmenin bulunduğu tahmin edilmekte ve bu sayı giderek artmaktadır.

Bu aşamada, tehlikenin başka bir boyutuna dikkat çekmek için Afganistan’dan gelen kişilerin, Suriye’den gelen sığınmacılardan farklı olarak geçmişte ülkesinde savaşmış olan savaşçılar olduklarını ve daha siyasi nedenlerle Afganistan’dan kaçtıklarını belirtmekte fayda var. Bu durum ülkemiz için hem bugünümüzü hem de yarınımızı tehdit eden büyük bir güvenlik sorunudur.

Bütün bunlar göz önüne alındığında;
– sınırlarımızdaki kaçak göçmen geçişine karşı bir an önce gereken tedbirler alınmalı ve
– ülkemize kaçak giriş yapanlar için YUKK’nin 74. maddesi işletilerek bu kişiler sınır dışı edilmelidir!

AV. ARİF ANIL ÖZTÜRK

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 29 Eylül 2021

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

ÖNEM

RTE’yi peygamber yerine koyan AKP Ordu Milletvekili Şenel Yediyıldız, “2023 seçimlerinde verilecek her oyun, kılınmayan namazdan, tutulmayan oruçtan, gidilmeyen hacdan daha önemli olduğunu” söyledi.

Din tüccarı…

ŞERİAT

DİB’lığının bastırdığı “Müslüman ve Hayat” adlı kitapta, ”Yasama, yürütme  ve yargı şeri kurallara uyumlu olmalı” deniliyor.

Taliban’la farkımız kalmaması için Ali’ciği dinleyin…

YARGI

Yargının ceza vermediği Saygı Öztürk haberi için Basın İlan Kurumu, Sözcü Gazetesi’ni cezalandırdı.

AKP’liye laf etme, yargı margı hikaye!…

FAİZ

MB (emirle) faizi bir puan indirdi, Dolar bindirdi.

Dünya lideri ekonomi uzmanı ne demişti?..

FAHİŞ

Ticaret Bakanlığı müfettişleri “fahiş fiyat” araştırmasına girişti.

Fahiş müfettişlik harcamalarını denetim mekanizması kurulmalı…

NECATİBEY

İzmir’de Atatürk’ün Milli Eğitim Bakanı’nın adını taşıyan okul, yasal engele karşın yıkıldı. Yerine Suriyeliler için okul yapılacak.

Okulun bulunduğu Hatay semtinde Suriyeli yaşamadığı açıklandı.

Atatürk dönemini milletin gözünden kaçırmak için sığınmacılara sığınıyorlar…

DOSTUM

RTE, ABD’ye gitmeden önce “Dostum” dediği Biden kendisiyle görüşmeyince, “Diğer başkanlarla böyle değildik” diye dert yandı.

Dost acı söyler, el acıtır…

ELÇİ

Cumhurbaşkanını temsil eden Washington büyükelçisi Mert Mercan’ın Biden tarafından değil bir bürokrat tarafından kabul edildiği ve bir restoranda güven mektubunu sunduğu açıklandı.

Ülkemizi ve devletimizin makamlarını aşağılatanlar aşağılıktır…

HAK

RTE, “Tüm bu programlarda gördüğümüz şudur; Türkiye ekonomisi hak ettiği yere gelmektedir.”

Kişi başına düşen ulusal gelir 2008’e göre 3 bin Dolar azaldı.

Bu mu milletin hakkettiği?..

YAKARIM

İ. Melih Gökçek, yargılandığı davalarla ilgili olarak, “İşin özetini söylüyorum, ‘Acaba Melih Gökçek hakkında suç duyurusunda bulunur da 17/25 Aralık öncesine Sayın Tayyip Erdoğan’a işi sarkıtabilir miyiz’ olayın altına yatan asıl amaç bu.”

Yanarsam, yakarım!..

SORUYORUM                                           :

  1. 128 milyar dolar nerede?
  2. Bakan Ruhsar Pekcan ve diğer bakanların/yakınlarının devlete mal satmasının (hem de bozuk ve fahiş fiyatla) soruşturulması neden engelleniyor?
  3. Sedat Peker’in suçlamaları kamuoyunda karşılık bulmasına karşın niçin araştırılmıyor? Suçlanalar niçin kendini savunmuyor? Cumhurbaşkanlığı niçin sessiz kalıyor?
  4. Orman yangınlarına karşı gerekli önlemleri almayarak yurdumuzun cayır cayır yanmasına, uygunsuz imara izin vererek sel felaketine sebep olanlar ne zaman hesap verecek?..

Limitsiz din sömürüsü

Gani AŞIK
ESKİ CHP KAYSERİ MİLLETVEKİLİ / MÜFTÜ

Cumhuriyet, 15 Eylül 2021

 

Dünyayı çiftliği olarak gören emperyalizm özelinde ABD, gezegenimizin yeraltı ve yerüstü zenginliklerini belirleyip onlara el koymakla yetinmez, özellikle Latin Amerika ve Ortadoğu’da kullanışlı siyasetçi keşfi de yapıp gerekirse darbeyle iktidara taşır. Türkiye için Erdoğan’ın seçilmesini ve partisinin kurdurulmasını bu bağlamda değerlendirmek gerekir.

Çünkü Erdoğan, söyledikleri ile yaptıkları tutarlı, Batı’nın emperyal hesapları ile de örtüşen “davası”nın gözü pek bir mücahididir.

  • Sözünü açık, özünü gizli tuttuğu davası,
  • Atatürk’ün modern ve laik devletini şeriat devletine dönüştürmektir.
  • Demokrasi bizi istediğimiz durağa götüren tramvaydır, halk isterse laiklik elbette kaldırılır, hem Müslüman hem laik olunmaz” ifadeleri, İhvancı pusulanın yönünü çok net gösterir.

(Hafızı kelam ve ilahiyat eğitimliyim. En deruni duygularım ve tüm benliğimle Müslüman, sapına kadar da laikim).

Laisizmin inançlarla barışık olduğunu anlayabilmek için özgür düşünebilme yetisine sahip olmak gerekir.

İLK HEDEF ATATÜRK

Siyasi İslamın, tarikat ve cemaatlerin Atatürk’e duydukları bitmeyen kin, Ata’nın, yüzyıllardır saf ve eğitimsiz müminlerin beynine attıkları kördüğümü ve akıllarını bloke eden kemendi kudretli kılıcı ile kesip Anadolu halkını Kuran İslamı ile aracısız buluşturmasındandır.

Çarpık akidelerine göre “Laik devletle ve kurucusu ile boğazlaşmak Allah yolunda cihattır”. IŞİD, Taliban, El Kaide ve Boko Haram da bu “itikattan” beslenir.

Başımızdaki belanın özeti, Kurtuluş Savaşı’na karşı savaş açanların torunları ile o kutsal savaşta şehit düşenlerin torunlarının bugün de “Cumhuriyet mi, şeriat mı” kavgası
veriyor olmalarıdır.

Bekamızı doğrudan ilgilendiren bu saflaşmada, ihanet piyasası hain sıkıntısı çekmiyor. Hemşerim Seyrani, sanki bugünler için yazmış:

“Rum’un Ermeni’nin yağlı ketesi, kaypak Müslüman’ı dinden çıkarır.”

ŞERİATÇI HAMLELER

Atatürk’ün “Türkiye şeyhler, dervişler, müritler ve mensuplar ülkesi olmayacak” özdeyişine meydan okurcasına

  • Devlet İskender Paşa, İsmail Ağa, Menzil ve Süleymancılar arasında paylaştırıldı.
  • İktidarı temsil edenlerin de zaten bu cemaatlerin kravatlıları olduğu dikkate alınırsa,
  • laik Cumhuriyetin “tarikatlar devleti”ne dönüştürüldüğü net olarak görülür.

Bunların medreseleri ülkeyi bir ağ gibi sardı, vali ve kaymakamlar emre amade.

“Milli”liği adında kalan, sözde laik eğitim, dinci tarikatların sarmalında ve skolastik odakların kucağında. Atatürk’ün “irfanı hür, vicdanı hür nesiller” hedefi yerini, irfanı karartılmak, vicdanı köreltilmek istenen yeni bir gençlik profiline bırakmıştır.

  • Eğitimdeki tahribat vahimden de öte bir faciaya dönüşmüştür.

Ceylan derisi koltuklarda oturan, ofisi, şoförü ve çalışma kadrosu bulunan Vekiller, İstiklal Savaşı’nda derme çatma sandalye ve sıralarda oturan, han köşelerinde geceleyen, zeytin-peynire talim eden Vekillere gıpta ediyorlar. Çünkü Kurtuluş Savaşı’nı milli irade temelinde yürüten Mutafa Kemal, cephedeki en kritik gelişmeleri çok değer verdiği Meclis ve Vekillerle paylaşıyordu.

  • Erdoğan’ın devleti çürütme yöntemlerinden biri olan ucube sistemi, Gazi Meclis’i işlevsiz, vekilleri de işsiz ve yetkisiz bıraktı.

VE YARGI

Partili Cumhurbaşkanı, TSK’deki bir etkinlikten sonra, adli yıl açılışında da laik hukuku imana getirmek için, Ali Erbaş Hoca’nın mübarek nefesi ile yargının kalbini ve ruhunu hafifçe yelpazeletti!

Saray’dan “Atatürk’ün de Meclis’i dua ile açtığı” duyuruldu ama Mustafa Kemal’in gizli niyeti laik Cumhuriyetti, Saray’ın gizli niyeti ise bunu ortadan kaldırmaktır.

“Eylemler niyetlerle ölçülür” (hadis). Afro-Amerikalıların özgürlük simgesi Martin Luther King, yüz binlere hitaben yaptığı konuşmada “Bir hayalim var” demişti.

Benim de bir hayalim var: “Sayın Cumhurbaşkanı, laik yargının açılışında dini tören yapılamaz” diyebilecek Yargıtay başkanı ve ABD’de olduğu gibi “Ben cumhurbaşkanından önce anayasaya bağlıyım” diyebilecek komutan.

  • Eğitimden sonra Atatürk’ün ordusunu ve yargıyı da selefi İslam’a açma niyetleri, Türkiye’yi sonu karanlık büyük belaların girdabına çekebilir.

Son tahlilde;
– partisinin hedefine ulaşabilmesi ve iktidarını koruyabilmesi,
– siyasi, sosyal ve hukuki meşruiyet koşullarında yapılacak seçimle asla mümkün görünmediği için,
– Erdoğan, bilinen siyaset mühendisliğiyle çaresizlikler içinde çare arıyor.

Taliban: Söz/işlem/eylem

15 Ağustos akşamı Taliban silahlı güçlerinin Kabil’e girişi, uluslararası ilişki ve dengeleri yeniden biçimlendirecek. Bu yazıda, dünden bugüne Afganistan üzerine saptamalar ile yetinilecek.

Cumhurbaşkanı (CB) Gani kaçtı, fakat Afganistan’da kalan CB 1. başkan vekili E. Salih, vekalet yetkisinin kendisine ait olduğunu öne sürüyor.

Taliban’ın açıklamaları, Afganistan İslam Cumhuriyeti Anayasa’nın neresinde?

Fiili yönetime sıcak mesajlar gönderen Ankara, işlemi görmek için Anayasa’ya saygı çağrısında bulunma yerine, Taliban’ı ilk tanıyan yönetim olma hevesinde.

Tarihi kısa bilgiler, Taliban üzerine somut ipuçları sağlıyor.

İŞGALLER ve DARBELER TARİHİ

1747. İlk Loya Jirka (Büyük Kurul), Afganistan’ın ilk kralını seçti.

İngiliz işgaline karşı verilen savaşlar (1839-1842; 1878-1880) ardından 1919 Bağımsızlık savaşı, Kabil Anlaşması (1921) ile sonuçlandı ve Britanyalılar ülkenin bağımsızlığını tanıdı. Kral Emanullah ve Mustafa Kemal arasındaki dayanışma biliniyor. 1924’te Anayasa kabul edildi. Ankara Hükümeti, Afganistan modernleşmesine katkıda bulundu.

1928’de mollalar başkaldırdı.

1931 Anayasası, bakanların Şura önünde sorumluluğunu öngördü.

1963’e kadar on yıl süreyle başbakanlık yapan Kral’ın kuzeni prens Davut, 1973’te askeri darbe yoluyla Cumhuriyet ilan etti ve CB oldu.

1977’de Loya Jirka yeni bir Anayasa kabul etti.

1978’de Sovyet yanlısı darbe sonucu Davut öldürüldü ve M. Taraki CB oldu.

1979’da Taraki, boğazlanarak öldürüldü; SSCB Afganistan’ı işgal etti. (ABD ve Fransa, İslamcıları destekledi).

1989’da Sovyet kuvvetleri çekildi.

1992’de İslamcı direniş, Kabil’de iktidarı aldı; ama direnişin farklı hizipleri arasında savaş sürdü.

1996’da Taliban Kabil’i aldı. CB Necibullah, burularak bir jipin arkasına bağlanıp sürüklendi.

2001’de New-York ikiz kuleler saldırısı ardından ABD, Taliban yönetimine son verdi ve ülkeyi işgal etti; 2002’de NATO güçleri Afganistan’da konuşlandı.

2004’te, Afganistan İslam Cumhuriyeti Anayasası, Loya Jirka tarafından kabul edildi..

ULUSAL EGEMENLİK VE HAKLAR

Anayasa’ya göre; Afganistan’da egemenlik, kendini doğrudan veya seçilmiş temsilcileri aracılığıyla ifade eden ulusa aittir.
Afgan ulusu Peştun, Hazara, Özbek, Türkmen, Beluc, (…), Arap, Kırgız, Kızılbaş, (…) ve diğer boyları kapsar.

Afganistan yurttaşları, kadınlar ve erkekler, yasa önünde eşit haklara ve ödevlere sahiptirler.

İnsan özgürlüğü ve haysiyeti dokunulmazdır. Devlet, özgürlüğe ve insan haysiyetine saygı gösterir ve onları korur.

CB makamının boşalması durumunda, Başkanın görev ve yetkilerini, 1. başkan vekili üstlenir.

CUMHURİYET ve EMİRLİK

Fiili Taliban topluluğu açıklamaları üzerine niyet okuması yapılıyor. Oysa işlemi öne çıkarmak daha önemli. İslami şeriata göre yönetme iradesi yeterli değil. Örneğin kadın statüsü: İslam, yirmi yılda değişti mi?

Değişen Taliban ise eğer, bunun hukuki çerçevesi belirlenmeli. Bunu belirleyen ise, Anayasa. Talibanı, İslam Cumhuriyeti Anayasası’na saygıdan alıkoyan ne? Neden “İslam Emirliği” tercih edildi?

Kaldı ki, Taliban’ın evrildiği görüşünü, aynı dönemde halkın kazanımları ile birlikte değerlendirmek gerekir. Toplumun kazanımları nasıl korunacak?

Öte yandan, eğer Taliban, uzlaşmacı tavrını kanıtlamak istiyorsa, en azından, Doha Anlaşması gereği CB 1. başkan vekilini göreve çağırmalı; yeni Anayasa hazırlanıncaya kadar en azından 2004 Anayasası’na bağlı kalacağını açıklamalı.

ANKARA NE YAPMALI?

TSK unsurlarının NATO’nun Afganistan’da icra etmekte olduğu Kararlı Destek Misyonu ve devamı kapsamında yurt dışına gönderilmesi,” gerekçesi artık ortadan kalkmış olduğuna göre, Ankara, Kabil’deki güvenlik güçlerini 31 Ağustos’a kadar geri çekeceğini derhal açıklamalı.

Taliban yönetimini tanımak için, şu 3 aşamalı süreci beklemeli:

-Güvenlik güçlerini geri çekmek,
-Fiili yönetimin hukuki işlemini görmek,
-Uygulamasını izlemek.

YA TÜRKİYE?

  • Türkiye Cumhuriyeti -kamu tüzelkişiliği olarak-, dünyevi hukuk düzenine dayanmakta ve Devlet’in dini yoktur.

Bu nedenle, demokratik cumhuriyetçiler, Afganistan-Türkiye ilişkisi ile Taliban-AKP ilişkisi birbirinden ayırmalı; Taliban’dan esinlendiklerini saklamayan “siyasal İslamcıları” yakından izlemeli.

Sonra, göçmenlere karşı izlenecek yol ve yöntem ile Afganistan halkını algılama tarzı birbirinden ayrılmalı.

Nihayet, demokratik cumhuriyetçiler ile monokratik siyasal islam ve milliyetçiler arasında giderek derinleşen ayrışmada Afganistan dersleri,

  • Yurttaşlık-eşitlik ve laiklik kazanımlarını her zamankinden daha güçlü bir biçimde sahiplenmek için esin kaynağı oluşturmalı.

ÇARŞAMBA İĞNELERİ : 11 Ağustos 2021

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

SORUN

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli’den sonra AKP Cumhurbaşkanı RTE de yangınlardan belediyeleri sorumlu tuttu.

Sorumlulardan sorunlu yaklaşım…

İMAM

RTE, istifa eden MEB Selçuk’un yerine İmam Hatip kökenli, Türkiye Gazetesi eski yazarı Mahmut Özer’i atadı.

Her yer imam, durmak yok yola devam..

ÇAKMAK

Bakan Pakdemirli’nin 13 Temmuz 2021’de Türkiye Gazetesi’ne demeci ”Çakmak yaksalar haberimiz oluyor”

Kibrit yakmışlar…

AYRAN

“Envanterimizde yangın uçağı yok” dedikten sonra “Yangına karşı en çok uçak, araç ve personeli olan ülkelerden biriyiz” diyerek kendini yalanlayan ve milleti kandırdığını sanan Bakan Pakdemirli Yunanistan’a uçak yardımında bulunacağımızı açıkladı.

En güzel iğne Sözcü Gazetesi’nden: ”Ayranı yok içmeye…”

İSTİFA

Yunanistan’da 14 helikopterden yalnızca 3’ü uçunca sorumlu general istifa etti.

Bizde uçaksız kalındı, ülke yandı herkes başarısıyla övünüyor…

SARIKLI

Sarıklı amiral uzun oyalamaların ardından emekli edildi.

Tarikat ödülü…

SEBEP

RTE, faizlerin düşeceğini söyledi, Dolar zıpladı.

Erdoğan sebep, enflasyon sonuç…

ÇÖZÜM

Şanlıurfa’da AKP’li Akçakale Belediye Başkan Yardımcısı Navi Çokan, CHP’yi ‘lanet bir parti’ olarak nitelendirip ‘bunları asmak şart’ dedi.

Ne mutlu bize böyle bilinçli, ileri görüşlü, yurtsever insanlarımız var da her sorunumuza çözüm buluyorlar!..

DON

Boya tüccarı Zafer Bağkale, “Kız (AS: “Kız” değil “kadın”) voleybol takımında ben maça konsantre olamıyorum. Federasyona söyleyin bacaklarına uzun don giysinler yoksa işimiz kötü” ifadelerini kullandı…

Sapık yobazın dünyası donla sınırlı…

KARDEŞ

MSB Akar, ”Şartlar oluşursa Afgan kardeşlerimizin güvenliği, huzur ve ihtiyaçlarının karşılanması, Afgan kardeşlerimize destek olması, havaalanını işletmeye talibiz.’’

  1. İsteyen kim: AB-ABD-AKP-RTE-Akar’ın kendisi- Türk milleti?
  2. Taliban’la savaşmak neden Türk askerinin görevi olsun?
  3. Sınırlarımızdan giren başıbozuk Afgan kardeşlerimizi önlemeye istekli değil misiniz?..

ÇOCUK

İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof. Kemal Memişoğlu, “Lütfen en az 3 çocuk yapalım”

Olur. Vatandaş yapar sana yollar; beslersin, büyütürsün, okutursun, yurt bulursun, iş bulursun.. gül gibi geçinir gideriz… (AS: Tam bir aymazlık her bakımdan; tersine HER AİLEYE 1 ÇOCUK! Hedefleri kalabalık, niteliksiz bir sürü toplum – ümmet yaratmak; reddediyoruz!)

KAMP-ÜS

AKP sözcüsü Ömer Çelik “Türkiye ölümden kaçan insanlara kucak açar. Bunun istismar edilmesine kesinlikle müsaade etmeyiz. Türkiye, hiç kimsenin göçmen kampı değildir” dedi.

Dokuz Eylül Üniversitesi’nin 2021 yılı tercih döneminde açtığı 21 bin 260 kişilik kontenjanın 10 bin 165’ini yabancı uyruklu öğrenciler için ayrıldığı öğrenildi.

Kampüs…

GÖÇMEN

Afgan göçmen Sunatullah Saadat Bolu Belediye Başkanı’na ve açık giyimli Türk kadınlarına hakaret etti.

Bu adamı ülkemizde zorla kim getirdi?…

THK

Hilal Kaplan, “Bir dönem halkın kurban derilerine el koyan, okullarda öğrencilerden zorla bağış toplayan, fitre ve zekâtlara çöken THK’nın orman yangınlarıyla mücadele gibi bir derdi olsaydı, bugün bünyesinde üretimi bile 90’larda durdurulmuş eski püskü uçaklar değil; modern yangınla mücadele uçakları olurdu.” diyor.

AKP iktidarının Kurumu çökertme ve arpalık olarak kullanma eylemlerini görmezden gelen ; yasal yetkileri “el koyma/zorlama/çökme” olarak niteleyen, dışarıdan gelen uçakların THK‘ nınkiler ile aynı olduğunu unutan Kaplan kendi çamurunda boğulmuş…

KUZU

Burhan Kuzu’nun kirli ilişkileri ortaya saçılıyor.

Yiğit ölür kalır yiğitliği, pislik ölür gider kalır pisliği…

KATLİAM

CHP’li Orhan Sarıbal’ın Dersim isyanının bastırılmasını ‘katliam’ olarak nitelemesinin ardından bu kez de Cumhuriyet Halk Partisi Erzincan İl Yöneticileri HDP’nin Zini geçidi anmasına katıldı.

Kılıçdaroğlu’nun YCHP’si…

SORUYORUM                                                     :

  1. 128 milyar Dolar nerede?
  2. Bakan Ruhsar Pekcan ve diğer bakanların/yakınlarının devlete mal satmasının (hem de bozuk) soruşturulması neden engelleniyor?
  3. Sedat Peker’in suçlamaları kamuoyunda karşılık bulmasına karşın niçin araştırılmıyor? Suçlanalar niçin kendini savunmuyor? Cumhurbaşkanlığı niçin sessiz kalıyor?
  4. Orman yangınları için gerekli önlemleri almayıp ülkeyi cayır cayır yakanlar ne zaman hesap verecek?..