Halil Çivi şiiri : CUMHURİYET, DEMOKRASİ, LAİKLİK

ŞİİR KÖŞESİ…

Prof. Dr. Halil Çivi / İMZA...Prof. Dr. Halil Çivi
İnönü Üniv. İİBF Eski Dekanı

 

CUMHURİYET, DEMOKRASİ, LAİKLİK

Çağdaş devletlerin gidiş yoludur,
Cumhuriyet, demokrasi, laiklik.
Ulusların özgürleşmiş dilidir,
Cumhuriyet, demokrasi, laiklik.
Xxx
Akıldır, bilimdir, sönmez ışıktır,
Çağdaş zihniyete çağdaş beşiktir,
İnsanlık yolunda en son eşiktir,
Cumhuriyet, demokrasi, laiklik.
Xxx
Cumhur halk demektir, halkın özüdür,
Cumhuriyet halkın gören gözüdür,
Halkın iktidarı, halkın sözüdür,
Cumhuriyet, demokrasi, laiklik.
Xxx
Demokrasi, duygudaşlık demektir,
Her insanı kendin gibi bilmektir,
İnançta, fikirde özgür olmaktır,
Cumhuriyet, demokrasi laiklik.
Xxx
Laik olanların vicdanı hürdür,
Akıl, bilim laiklikle özgürdür,
Akılsız, bilimsiz inançlar kördür,
Cumhuriyet, demokrasi, laiklik.
Xxx
Empatidir, adalettir, hukuktur,
Hukuksuz devletin vicdanı yoktur,
Toplumsal adalet temel bir haktır,
Cumhuriyet, demokrasi, laiklik.
Xxx
Çağdaş uygarlıktır, çağdaş duruştur,
Görkemli, onurlu uygar yarıştır,
Sevgidir, dostluktur, bitmez barıştır,
Cumhuriyet, demokrasi, laiklik.
Xxx
Özgür düşüncedir, özgür sanattır,
Çalışmaya, üretmeye kanatır,
Çağdaşlığa uçan çağdaş bir hattır,
Cumhuriyet, demokrasi, laiklik.
Xxx
Özgür düşüncenin özgür yoludur,
Ulusal bilincin çelik koludur,
Özgür düşüncenin özgür dilidir,
Cumhuriyet, demokrasi, laiklik.
Xxx
Halil Çivi, devlet çağdaş olmalı,
Irkları, cinsleri eşit bilmeli,
Bütün inançlara yansız kalmalı,
Cumhuriyet, demokrasi, laiklik.
Xxx

 

 

06 Ekim 2021
Doğanbey / Seferihisar / İZMİR

Prof. Halil Çivi’den Öğütler ve Şiirler

Prof. Dr. Halil Çivi / İMZA...

Prof. Dr. Halil Çivi
İnönü Üniv. İİBF Eski Dekanı

KAÇINILMAZ SON…

İçkiden sarhoş olanlar çoğu zaman eşlerine karşı, iktidar sarhoşları ise önünde sonunda halklarına karşı efelenirler.

Demokratik hukuk devletlerinde her iki sarhoşluk da geçicidir.
Birincileri yargı yoluyla eşleri, ikincileri de seçim ve sandık yoluyla halkları mutlaka boşar.
***

İKTİDAR GÜCÜNÜN GÖLGESİ…

Eğer bir ülkede siyasal güç odakları tekleşir, her şey tek elden yürütülmeye, iktidarın tüm toplumsal kümeler üzerindeki gölgesi uzamaya ve koyulaşmaya başlarsa; o ülkedeki insan hakları, din ve vicdan özgürlüğü, demokrasi, hukuk ve adaletin kapsamı da giderek zayıflamaya, daralmaya ve tükenmeye başlar.
***

Değerli arkadaşlar, sizlerin isteklerini karşılayabilmek için duygusal şiirler VARAN 2

OLSAM…

Ayna olsam o yar baksa yüzüme,
Ben de muradıma ermiş olurdum.
Bebek olsam, sevse alıp dizine,
Ben de muradıma ermiş olurdum.
Xxx
Bir taç olsam saçlarına takılsam,
Sürme olsam, gözlerine çekilsem,
Zülüf olsam gerdanına dökülsem,
Ben de muradıma ermiş olurdum.
Xxx
Kilim olsam nakış nakış dokusa,
Dileğimi gözlerimde okusa,
Gönül bahçemdeki gülde şakısa,
Ben de muradıma ermiş olurdum.
Xxx
Kaşık olsam ellerine tutuşsam,
Kadeh olsam dudaklarla buluşsam,
Kemer olsam ince bele dolaşsam,
Ben de muradıma ermiş olurdum.
Xxx
Kalem olsam alsa beni eline,
Koku olsam kokladığı gülüne,
Şarkı olsam dolasaydı diline,
Ben de muradıma ermiş olurdum.
Xxx
Hava olsam solusaydı aşkımı,
Gelip zaptetseydi gönül köşkümü,
Ömür boyu paylaşsaydı coşkumu
Ben de muradıma ermiş olurdum.
Xxx
Al elmanın alı olsam yanakta,
Bir çift küpe olsam iki kulakta,
Halil Çivi, ALYANS olsam parmakta,
Ben de muradıma ermiş olurdum.
Xxx

 

21.04.2003 Nazilli / Aydın

 

Şiir köşesi : ADALET GEREK

Prof. Dr. Halil Çivi / İMZA...

Prof. Dr. Halil Çivi
İnönü Üniv. İİBF Eski Dekanı

 

 

DOSTLARIN ve DÜŞMANLARIN

Dört büyük düşmanın vardır
Cebir, şiddet, kin ve nefret
Dört de büyük dostun vardır
Sevgi, barış, hak, ADALET..
===========================

ADALET GEREK

Özgür toplum, özgür insan olmaya,
Hukuk, demokrasi, adalet gerek.
Özgür yaşamaya, özgür kalmaya,
Hukuk, demokrasi, adalet gerek.
***
Yatırım, üretim getirmek için,
İşsizliği kökten bitirmek için,
Milleti refaha yetirmek için,
Hukuk, demokrasi, adalet gerek
***
Cehaleti yeryüzünde silmeye,
Kadını, erkeği eşit bilmeye,
Her alanda eşit yurttaş olmaya,
Hukuk, demokrasi, adalet gerek .
***
Güvence içinde çalışmak için,
İnsan haklarına ulaşmak için,
Bağımsız yargıyla buluşmak için,
Hukuk, demokrasi, adalet gerek.
***
Yoz siyaset yurdu terk etsin diye,
Millet yoz olanı fark etsin diye,
Rota doğru yöne çark etsin diye,
Hukuk, demokrasi, adalet gerek.
***
Özgürce düşünüp üretmek için,
Bilim, teknoloji türetmek için,
Devlet düzenini yürütmek için,
Hukuk, demokrasi, adalet gerek.
***
Irkçı fikirleri söküp atmaya,
Dinleri, ırkları eşit tutmaya,
Toplumsal barışa lezzet katmaya,
Hukuk, demokrasi, adalet gerek.
***
Bilimle üretip çalışmak için,
Üretimi adil bölüşmek için,
Özgürce tüketip dolaşmak için,
Hukuk, demokrasi, adalet gerek.
***
Özgür bir eğitim çarkı kurmaya,
Akılla, bilimle kafa yormaya,
Korkup çekinmeden soru sormaya,
Hukuk, demokrasi, adalet gerek.
***
Yurtta ve dünyada barış yapmaya,
Küresel ölçekte yarış yapmaya,
Yüksek teknoloji malı satmaya,
Hukuk, demokrasi, adalet gerek.
***
Kin ile nefretten arınmak için,
Ahlak örtüsüne bürünmek için,
Cebirden, şiddetten korunmak için,
Hukuk, demokrasi, adalet gerek.
***
Halil Çivi söyler bilinsin diye,
Yanlışlardan ibret alınsın diye,
Laik bir rejimde kalınsın diye,
Hukuk, demokrasi, adalet gerek

 

25.03.2021, Çiğli / İZMİR

 

Türkiye Ekonomisinde İvme Kaybı Ne Zaman Başladı?

Türkiye Ekonomisinde İvme Kaybı
Ne Zaman Başladı?

Dr. Mahfi EĞİLMEZ
15 Şubat 2021

Türkiye ekonomisi, 2001 krizi sonrasında yarattığı olumlu gidiş ivmesini, 2013 yılında Fed’in açıklamaları sonrasında kaybetmeye başladı. Bu kayıp son 3 yılda iyice belirgin bir durum aldı. Türkiye’nin 2000 – 2020 dönemindeki durumunu Avrupalı dört ülkeyle (Bulgaristan, Macaristan, Polonya, Romanya) karşılaştırarak değerlendireceğiz. Bunu yaparken bir ekonominin refah ve sağlık durumunu en net biçimde özetleyen üç göstergeyi (kişi başına gelir, enflasyon ve işsizlik) grafiklerle ele alıp analiz edecek ve Türkiye ekonomisinin ivme kaybının nedenlerini değerlendirmeye çalışacağız (Grafiklerin dayandığı veriler için kaynak: IMF, World Economic Outlook Database, October 2020.)

İlk grafik kişi başına geliri USD cinsinden gösteriyor. 2001 kriziyle bir çöküş yaşayan Türkiye ekonomisi hemen ertesinde çıkışa geçiyor ve 2009 yılına kadar ciddi bir çıkış yaşadıktan sonra küresel krizin etkisiyle bir düşüşle karşılaşıyor ve ertesinde yine çıkışa geçerek 2013 yılına kadar kişi başına gelirini artırıyor.

2013 yılı sonrasında inişe geçen Türkiye’nin kişi başına geliri, gerilemeye devam ederek 2020 yılında 2006 yılı düzeyine kadar düşmüş görünüyor. Aynı dönemde Macaristan ve Polonya kişi başına gelirini sürekli artırırken Romanya 2017’de, Bulgaristan da 2018’de Türkiye’yi geçiyor. Türkiye’nin hızla geri düşmesinin temel nedeni TL’nin yabancı paralara karşı yüksek oranlı değer kayıpları yaşaması. Onun da nedeni siyasal, sosyal ve ekonomik risklerin sürekli artış göstermesi.

İkinci grafik enflasyon oranlarının gelişimini gösteriyor.  

Grafiğe göre 2000’li yıllara çok yüksek enflasyonla giren Türkiye ve Romanya, uygulamaya koydukları programlarla enflasyonu hızla düşürmeye başladılar. 2005 yılına gelindiğinde bu beş ülke birbirine oldukça yakın enflasyon oranlarında buluşmuşlardı. Türkiye dışındaki dört ülke enflasyon oranlarını düşürerek devam ederlerken Türkiye 2013 yılından başlayarak enflasyonu denetimden kaçırdı ve bir daha hiçbir zaman 2005 – 2013 arasındaki düzeye indiremedi. Bu bozulmada Türkiye’nin sosyal, siyasal ve ekonomik risklerinin artması etkili oldu. Risklerdeki artış ülkeye sıcak para dışında döviz girişinin azalmasına yol açtı. Bunun sonucunda kurlar yükseldi. Yüksek ithal girdi kullanan ekonomide maliyetler arttığı için enflasyon da sürekli yükseliş ortaya çıktı.

Üçüncü grafik işsizlik oranlarının gelişimini sergiliyor.

Bu 20 yıllık dönem boyunca işsizlik oranları açısından en büyük başarıyı Polonya ve Bulgaristan yakalamış. Türkiye, 2015 yılından başlayarak gruptan kopmuş görünüyor. 2020’de Covid-19 salgınıyla yaşanan ekonomik bozulma nedeniyle beş ülkenin hepsinde işsizlik oranları sıçrama yaşadı.

Sonuç

Karşılaştırmaya aldığımız Avrupa Birliği (AB) üyesi dört ülkenin son 5-6 yılda Türkiye’yi geçmesinin en önemli nedeni demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları gibi alanlarda AB etkisiyle kaliteyi yükseltmiş olmalarıdır. Bu kalite yükselişi bu ülkelerin risklerinin düşmesi ve borçlanma yerine doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını çekmeleriyle sonuçlandı. Türkiye, 2010 yılına kadar AB ile tam üyelik müzakerelerinin olumlu rüzgârıyla riskleri düşürmeyi ve ciddi miktarda yabancı sermaye çekmeyi başardı. Sonrasında o ilk ivmeyi kaybetmesine karşılık risklerini denetlemesi sonucu yabancı sermayeyi çekmeye ve TL’yi güçlü tutmaya bir süre daha devam etti. Küresel sistemde likidite bolluğunun gelişmekte olan ülkelere daha yüksek getiri elde etmek üzere yönelmesi Türkiye ekonomisinde başlayan bozulmayı bir süre gizledi.

Türkiye, AB ile müzakerelerden kopmasının da etkisiyle demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları gibi alanlarda hızla geriye gitti.

Bunların yanı sıra

– ekonomi politikasında neden-sonuç ilişkilerinin karıştırılması,
– Merkez Bankası bağımsızlığının zedelenmesi,
– kamu hesaplarında şeffaflığın kaybedilmesi

gibi ciddi yanlışlar yaptığı için kaçınılmaz olarak rakiplerinden geriye düştü.

Türkiye’nin gündeminde

– demokrasi,
– hukukun üstünlüğü,
– insan haklarının yükseltilmesi,
– eğitim kalitesinin düzeltilmesi,
– ekonomi politikasında neden-sonuç ilişkilerinin yerli yerine oturtulması,
– AB ile ilişkilerin düzeltilmesi

gibi konular ilk sırada yer almadığı sürece rakiplerimiz arayı açmaya devam edecek.

DEMOKRASİ DEMOKRASİYE KARŞI OLUR MU?

DEMOKRASİ DEMOKRASİYE KARŞI OLUR MU?

Prof. Dr. Halil ÇİVİ
İnönü Üniv. İİBF Önceki Dekanlarından

MARCUS CHOWN diyor ki;

  • Kapitalizm ya da küreselleşme komünizmi katletti, şimdi sıra demokraside (×).

Çünkü Küreselleşme:

1_ Irkçılığı ve ırklara dayalı ayrımcı kaba milliyetçiliği hortlatıyor.
2_ Her türlü dinciliği ve dinsel ayrımcılığı kışkırtıyor.
3- Her türlü bölgesel, yerel, dilsel ve etnik ayrımcılıkları körüklüyor.
4- Siyaset gündemini ekonomik sorunlarla mücadele ekseninden etnik ve kültürel çoğunluklar yararına popülizme ve kayırmacılığa dönüştürüyor.
5- Ahlak, adalet, hukukun üstünlüğü ve yurttaşların eşitliği (AS: Eşit yurttaşlık!), temel hak ve özgürlüklerin korunması giderek önemini yitiriyor. İktidarlara yandaş olanlar hukuken ve ekonomik olarak korunup kollanıyor.
6_ Yönetimler merkezileşiyor ve sertleşiyor.
7_ Ulus devletler çökertiliyor, fakat yerine bir çözüm öneril(e)miyor.
8_ İstisnasız herkes küresel kapitalistlerin ürettikleri malların sadık müşterilerine dönüştürülüyor.
9_ He türlü sözlü, yazılı ve görüntülü iletişim araçları küreselleşme aktörlerinin propaganda araçlarına dönüştürülüyor.
10 _ Ulusal egemenliğin gerçek sahibi olan halkın sesi giderek kısılıyor. Toplumun birlik ve dirlik çimentosu olan birleştirici kültür örüntüleri (ortak ve uzun tarihsel ve kültürel geçmiş, kardeşlik, hoşgörü, sevgi, barış birlikte yaşama arzusu, dayanışma…) zayıflatılıyor.

KÜRESELLEŞMENİN TEMEL ÖĞRETİSİ

“_Küresel mal ve hizmet tüket, küreselleşmenin hükmü yürüsün. Kapitalizmin borusu ötsün.
_Yerel düşün, bölgesel ve yerel değerlere sarıl ki ulus devletler ve ulusal birlik parçalansın.” olarak özetlenebilir.

Sonuç                                   :

  • Kapitalizm ve küreselleşme küresel pazarlara demokrasi isteyerek felsefi ve siyasal açıdan, parlamenter ve çoğulcu demokrasileri tehdit ediyor ve ulus devletleri ayrıştırıp bölmeye çalışıyor…
  • Yani demokrasiyi demokrasiye karşı kullanılıyor!

(×) Marcus Chown, Dünyanın Tüm Dertleri, 7. Baskı, ss.139-250. Domingo Yayınları 3019.
Ceviri: Zeynep Arık Tozar