Etiket arşivi: AKIL

Halil Çivi şiiri : KARAR, YARAR ve ZARAR…

ŞİİR KÖŞESİ..

Prof. Dr. Halil Çivi
İnönü Üniv. İİBF Eski Dekanı
Halk Şairi

 

 

Kaderini kendin yazmak istersen,
Cahilin aklını alanları gör.
Hileyi, tuzağı bozmak istersen,
Alnının terini çalanları gör.
Xxx
Kibirlenip azanlara yüz verme,
Halka kuyu kazanlara yüz verme,
Birliğini bozanlara yüz verme,
Dinbazlık fitnesi salanları gör.
Xxx
Rüşvet çarklarında dümen tutanı,
Halkını aldatıp haram yutanı,
Çıkar için dostlarını satanı,
Buruştuturup çöpe atanları gör.
Xxx
Ahlaksız yaşayıp ahlak satanlar,
Çıkar pazarında cirit atanlar,
Para için her çöplükte ötenler,
Vara, yoğa çamur atanları gör.
Xxx
Üretim çarkını döndüremeyen,
Enflasyon hızını indiremeyen,
Mutfak yangınını söndüremeyen,
Yalana, dolana batanları gör.
Xxx
Eğitimi amacından saptıran,
İlahlaşıp el ve etek öptüren,
Sakalını dinbazlara kaptıran,
Ahlaktan, imandan kopanları gör.
Xxx
Kin, nefret üstüne siyaset yapan,
Halkın yaşamından tamamen kopan,
Gösteriş, fiyaka yoluna sapan,
Yoksulu yokluğa salanları gör.
Xxx
Suçsuz insanlara iftira atan,
Haram kazançları bal gibi yutan,
Mazlumu dışlayıp zalimi tutan,
Vatan, bayrak nutku atanları gör.
Xxx
Hak, hukuk, adalet gelsin diyorsan,
Haklılar hakkını alsın diyorsan,
Adalet borusu çalsın diyorsan,
Kumpasla hapiste yatanları gör.
Xxx
Halkın kararıdır, her oy kutsaldır,
Yanlış yere vermek büyük vebaldır.
Çağdaş demokrasi en güzel haldır,
Rejimin çarkını bozanları gör.
Xxx
Akıl, bilim, laikliği dışlayan,
Arapçılık vahasında kışlayan,
Türk diline karşı günah işleyen,
Arap harflerine tapanları gör.
Xxx
Atatürk’ü, devrimleri yok sayan,
Sadakayla geçineni tok sayan,
Halkın kazancını halka çok sayan,
İşçiyi, memuru silenleri gör.
Xxx
Halil Çivi der ki, karar milletin,
Akılcı olursan, yarar milletin,
Yanlışlık yaparsan, zarar milletin,
Halkı karpuz gibi bölenleri gör.
Xxx


Prof. Dr. Halil Çivi / Çiğli, İzmir

Halil Çivi şiiri : AKILLA SÖYLEŞİ

Prof. Dr. Halil Çivi
İnönü Üniv. İİBF Eski Dekanı
Halk Şairi

 

 

HERKESE GÜNAYDIN

Kin, nefret aklı çürütür,
Zulüm vicdanı kurutur,
Cebirden, şiddetten kaçın,
Ruhunu SEVGİ ARITIR
***

AKILLA SÖYLEŞİ

Dedim geçim nedir, dedi ki aştır,
Dedim yetecek mi, dedi ki umut.
Dedim kazanç çarkı, dedi ki iştir,
Dedim dönecek mi, dedi ki umut.
Xxx
Dedim hukuk nedir, dedi ki haktır,
Dedim başka çare, dedi ki yoktur,
Dedim haksızlıklar, dedi ki çoktur,
Dedim düzelir mi, dedi ki umut.
Xxx
Dedim adalet ne, dedi devlettir,
Dedim kimler için, dedi millettir,
Dedim yokluğu ne, dedi zillettir,
Dedim çoğalır mı, dedi ki umut.
Xxx
Dedim demokrasi, dedi barıştır,
Dedim çaban var mı, dedi yarıştır,
Dedim hedefin ne, dedi varıştır,
Dedim varılır mı, dedi ki umut.
Xxx
Dedim özgürlük ne, dedi nefestir,
Dedim gidişat ne, dedi tek sestir,
Dedim karşı fikir, dedi abestir,
Dedim değişir mi, dedi ki umut.
Xxx
Dedim ekonomi, dedi paradır,
Dedim işsizlik ne, dedi yaradır,
Dedim iş aramak, dedi çaredir,
Dedim bulur musun, dedi ki umut.
Xxx
Dedim tarım nedir, dedi ki iştir,
Dedim yetiyor mu, dedi ki düştür,
Dedim araziler, dedi ki boştur,
Dedim ekilir mi, dedi ki umut.
Xxx
Dedim siyaset ne, dedi seçimdir,
Dedim ya vekillik, dedi geçimdir,
Dedim yanlış seçim, dedi suçumdur,
Dedim düzelir mi, dedi ki umut.
Xxx
Dedim cehalet ne, dedi utançtır,
Dedim kurtulması, dedi kazançtır,
Dedim yararı ne, dedi gönençtir,
Dedim bitecek mi, dedi ki umut.
Xxx
Dedim başarı ne, dedi çalışmak,
Dedim çaresi ne, dedi alışmak,
Dedim meyvesi ne, dedi gelişmek,
Dedim gelişir mi, dedi ki umut.
Xxx
Dedim eğitim ne, dedi meslektir,
Dedim okulsuzluk, dedi köstektir,
Dedim çağdaşlaşma, dedi dilektir,
Dedim gelecek mi, dedi ki umut.
Xxx
Dedim inanç nedir, dedi ahlaktır,
Dedim özgür vicdan, dedi ki haktır,
Dedim ahlaksızlık, dedi ki çoktur,
Dedim azalır mı, dedi ki umut.
Xxx
Dedim akıl, bilim; dedi kuvvettir,
Dedim teknoloji, dedi nimettir,
Dedim kazancı ne, dedi servettir,
Dedim artacak mı, dedi ki umut.
Xxx
Dedim bayrak nedir, dedi ki şandır,
Dedim vatan nedir, dedi ki candır,
Dedim bunlar yoksa, dedi tufandır,
Dedim ebedi mi, dedi ki umut.
Xxx
Dedim Atatürk kim, dedi atamdır,
Dedim laik kalmak, dedi çabamdır,
Dedim Cumhuriyet, dedi erdemdir,
Dedim hep yaşar mı, dedi ki umut.
Xxx
Dedim Halil Çivi, dedi vicdandır,
Dedim vicdansızlar, dedi şeytandır,
Dedim saygı, sevgi; dedi dermandır,
Dedim çoğalır mı, dedi ki umut…

Prof. Dr. Halil Çivi
31 Ocak 2023, Çiğli / İZMİR

Not.1- Rahmetli annem Zöhre Çivi, (1899-1972), “Unum tükensin, fakat umudum tükenmesin” derdi. Zaten yaşama isteği de umut etmek ve hayal kurmaktan ibaret değil midir?

Not.2- Daha önce de yazmıştım. ” Dedim-dedi ” nazım biçimi halk edebiyatında çok sevilen ve aranan bir halk şiiri bir formudur. Umarım beğenirsiniz.

AKIL, DİL, DEMOKRASİ ve ÇAĞDAŞLAŞMA ÜZERİNE KISA NOTLAR

Prof. Dr. Halil Çivi
İnönü Üniv. İİBF Eski Dekanı

İnsan ancak akıl, dil ve düşünce yeteneği ile hayvanlardan ayrılır ve insanlaşır. Bu nedenle, aklın ve dilin görece özgür olduğu rejimlere demokrasi, aklın ve düşüncenin büyük oranda kısıtlandığı ya da tutsaklaştırıldığı rejimlere de   denir.

Demokrasiler, halkın istekleri doğrultusunda, yetkisini halktan alan temsilciler eliyle; teokrasiler dışında kalan diktatörlükler ise, bireysel keyfi buyruklarla yönetilir. Teokrasilerde ise, kuramsal olarak kral, sultan, padişah, emir ya da halifelerin dogmatik, dinsel kısıtlamalara uyduğu varsayılır. Ancak uygulamalar bu kurama çok uymaz. İstisnalar hariç (ayrıklar dışında), teokrasi ile yönetilen ülkelerin yöneticileri de diktatör olabilirler.

Bir toplumdaki özgürlükler, yani düşünmeyi dışa vurma alanları ne denli genişse o toplumun demokrasisi –özgürlük yelpazesi– o denli geniştir. Demokrasiler, başkalarının özgürlüklerine saygılı kalarak, insanların aklını, dilini ve düşüncesini özgürce kullanabildiği, fikirlerini de korkmadan açıklayabildiği, doğruları söyleyebildiği özgürlükçü rejimlerdir.

Diktatörler, her koşulda, akılcı ve özgür düşünceleri kendi iktidarları için tehlike olarak görür ve her türlü devlet gücünü ve toplumsal kutsalları (ekonomi, para, makam, kolluk güçleri, yargı, medya, din, mezhep, ırk, dil, vatan ve bayrak sevgisi …) kötüye kullanarak özgürlükleri bastırmaya çalışırlar. Ancak özgürlüklerin kısıtlandığı oranda hoşnutsuzluklar ve direnmeler de çoğalır. Muhalefet yeraltına inebilir.

Tarihsel gelişme sürecine göre, özellikle de son dört yüzyıllık zaman dilimi içinde, devlet adına iktidar gücünü kullananların, yani siyasal iktidar olanların, özgürlük alanları giderek daha daralmış, buna karşın, bireylerin ve halkın özgürlük alanları ise giderek daha genişlemiştir. Tarihsel gelişme trendi (eğilimi) akıl, bilim, hak, hukuk, adalet, özgürlük ve demokrasiden yana olmuştur.

Bu tarihsel gelişmeye ve eğilime uymayan durumun istisnaları (ayrıkları) ise, çoğu İslam ülkeleridir. İslam ülkelerindeki demokrasi zihniyetinin (anlayışının) gelişimi Batı toplumları ile karşılaştırılamayacak ölçüde yavaş ve geridir. Hatta bu ülkelerde çok sık olarak, demokrasilerden geriye dönüşler de vardır. İran, Afganistan, Pakistan… gibi.

Demokratik, hukuksal, siyasal, sosyal ve kültürel (ekinsel) gelişmeler bakımından, halkının büyük çoğunluğu müslüman olsa bile, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk toplumundaki gelişmeler öbür İslam devletlerine uymaz. Türk toplumunun genel rotası, çağdaş dünya ve çağdaş toplumlara yöneliktir.

M.K. Atatürk‘ün kurduğu laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve gelişmesi, kimi zaman bazı sapmalar geçirse bile, akıl, bilim, özgürleşme ve demokratikleşmenin dünyadaki tarihsel gelişme eğilimine uygundur.

Atatürk dönemini demokrasi olarak adlandırmayanlar olabilir. Ancak böyle düşünmek kanımca eksik ve yanlıştır. Demokrasi “pat” diye gökten inmez. Demokrasilerin yerleşik olabilmesi için toplumda, mutlaka bir zihinsel, davranışsal, düşünsel, kültürel, hukuksal ve siyasal altyapı değişimi gerekir.

Atatürk‘ün getirdiği devrimler, ilkeler ve yarattığı çok önemli zihniyet dönüşümleri, Türkiye için, çağdaş demokrasinin kültürel, sanatsal ve kurumsal altyapısının temel taşlarını oluşturduğunu unutmamak gerekir.

Kanımca Atatürk dönemi, başta parlamenter sistemin gelişimi olmak üzere, her türlü, siyasal, hukuksal, yönetsel ve başta akıl, bilim temelli çağdaş eğitim sistemi olmak üzere, yeni bir zihniyet yapısı ve çağdaş kurumları ile DEMOKRASİYE HAZIRLIK dönemidir.

Dünyada kısa dönemli Hitler, Musolini vb. faşist diktatörlükler vb. ibret verici, kötü, tersine gelişmeler dikkate alınmazsa tarihsel genel eğilim demokrasi ve özgürlüklerden yanadır. Her canlı ışığa, aydınlığa yönelerek büyür, gelişir.

  • İnsan soyu da, özgür aklın ve pozitif bilim ve teknolojinin ışığı ile büyüyüp gelişmeyi südürmektedir ve gelecekte de sürdürecektir.
  • Çağdaşlaşma ve demokratikleşmenin en önemli itici ve sürükleyici gücü ise,
    aklın özgürleşmesi, pozitif bilim ve teknolojinin başat duruma geçmesi,
    laik ve özgürlükçü demokrasilerdir.

Sanayileşme, sekülerleşme ile kentleşme ve doğru bireyselleşmedir.

Çünkü özgür akıl, pozitif bilim, ekonomik gelişme, sanayileşme, kentleşme ve özgür birey olmadan sekülerleşme, laikleşme ve demokrasi gereksinimi doğup gelişmez.

Kıssadan hisse (özce) :

Dünyadaki tüm koşullar ve beklentiler akıl, bilim, hukuk devleti, demokrasi ve adalet isteyenler; daha mutlu, sağlıklı ve daha yüksek gönenç (refah) sağlayan ve adilce paylaşan bir ekonomik düzen arzulayanlardan yanadır. Bunun kanıtı da devletler üstü bir hukuk güvencesi oluşturan Evrensel İnsan Hakları Bildirgesidir. Yine uluslar üstu din ve vicdan özgürlüğü güvencesidir.

  • Aklın, bilimin ve çağın gereklerine uymak koşuluyla, kötümser olmaya gerek yoktur.
  • Aklın ve bilimin gereklerine uymak insan olmanın gereklerine uymaktır.
  • Aklı olmayanın dini de olmaz.

Barajları oluşturan setler ne denli yüksek olursa olsun, barajlar yine dolar, ırmaklar bu setleri mutlaka aşarlar. Sular, yerçekimine aykırı olarak tersine akamaz.
İnsanlık ve gerçek demokrasi idealleri de kendi kutup yıldızının rotasından ayrılamaz.

Enseyi karartmayalım..

GÖZLER, KULAKLAR VE AKIL…

Prof. Dr. Halil Çivi / İMZA...

Prof. Dr. Halil Çivi
İnönü Üniv. İİBF Eski Dekanı

(İSTİSMAR adli şiir yazının sonundadır)

Ey insan soyu şunları hiç unutma !

Gözlerin doğrudan yalnızca sana, kulakların ise yalnızca duyduklarına, yani yalnıza başkalarına inanır. Akıl ise sana da, başkalarına da hemen inanmaz. Gördüklerini ve duyduklarını kuşku ile karşılar. Onları aklın terazisinden geçirir; araştırır, yeni kanıtlar bulmaya sonra da analiz ya da sentezler yaparak yeni bir sonuca ulaşmaya çalışır.

Sonuç : Yalnızca gözler ve kulaklarla, yani yalnızca görerek ve duyarak bilgi ya da inanç sahibi olmak CAHİLLERE ÖZGÜDÜR.
Hatta yalnızca akıl da yetmez akılcı ve bilimci eğitimle ve doğru kitaplar okuyarak aklın çapını da mümkün mertebe (AS: olanak ölçüsünde) büyütmek gereklidir.

Yalnızca gözle ve kulakla elde edilen bilgilerin yetersiz sayılarak aklın, bilimin, araştırmaların deneyler ve gözlemlerin yapılması, analiz ya da sentezlere (AS: çözümleme ya da bireşimlere) dayalı sonuç ya da sonuçlara ulaşılma yolunun seçilmesi ise gerçek BİLİM İNSANLARININ ve gerçek AYDINLARIN yolu ve yöntemidir.

KISSADAN HİSSE :

Genel olarak, dünyanın her yerinde, özellikle de eğitim ve kültür düzeyleri görece daha düşük olan inanç ve duygu yüklü azgelişmiş ülkelerde, istisnalar hariç (AS: ayrıklar dışında), oy ve destek için, siyasetçilerin hedef kitlesi sürekli salt gözleri ve kulakları ile düşünen, duygu ve inançları derin, ama akıllarını çok eskitmeyen geniş ve cahil kitleler olmaktadır. Popülist, yani halk avcısı siyasetçilerin yaptıkları da budur.

Siyaset, din, ekonomi, kültür … vb. alanlardaki göz boyacıların yaygın olduğu ülkelerde, her konuda av peşinde koşanların ana hedefleri salt gördükleri ve duydukları ile yetinen bu geniş kitleler olmaktadır.

Genel yalnızca teokratik ve dogmatik değerlerle eğitilen, kuşku, akıl, bilim, deney ve gözleme yer vermeyen toplumlarda öğrenciler okullarda, halk da ibadethanelerde salt görüp duydukları ile yetinmek zorunda kalır. Bu süreç kendini hiç yenileyemeden yinelenip durur. Zihniyet ise hiç aydınlanmadan hep aynı kalır.

Ey insan soyu!
Hangi mekânda,.ne zaman, hangi kanalda, hangi kişi hangi söyleşide, kim ya da kimler söylerse söylesin, salt  gözlerinle gördüklerinle ve kulaklarınla duyduklarınla yetinme. Onlara ek olarak  mutlaka aklını ve bilimsel bilgileri de doğru kullan. Kimselere yem olma…
=============================

ŞİİR KÖŞESİ

İSTİSMAR 

Birlik bağını çürütür,
Din ve duygu istismarı.
Dirlik bağını kurutur,
Din ve duygu istismarı.
XXX
Yoz siyasetin işidir,
Servet, makam telâşıdır,
Yalancının yoldaşıdır,
Din ve duygu istismarı.
XXX
Hiç bir pazarda satılmaz,
Zehirdir, bala katılmaz,
Bal ile bile yutulmaz,
Din ve duygu istismarı.
XXX
Halkı kamplara ayırır,
Yandaş olanı kayırır,
Haram aşlarla doyurur,
Din ve duygu istismarı.
XXX
Birliğini sulandırır,
İnancını bulandırır,
Cahil kitleyi kandırır,
Din ve duygu istismarı.
XXX
Millete tuzak kurmaktır,
Kuzuyu kurda vermektir,
Zalimleri kayırmaktır,
Din ve duygu istismarı.
XXX
Hamasi nutuk attırır,
Halka zokayı yutturur,
Çıkar için din sattırır,
Din ve duygu istismarı.
XXX
Hakkı, vicdanı satmaktır,
Haksızlığı büyütmektir,
Yurtseveri uyumaktır,
Din ve duygu istismarı.
XXX
Her devirde, her devlette,
Her inançta, her millette,
Yurttaşın gözüne perde,
Din ve duygu istismarı.
XXX
Ezan, bayrak; vatan, millet,
Adaletle yaşar devlet,
Halil Çivi, asıl zillet,
Din ve duygu istismarı.
XXX

 

 

Prof. Dr Halil Çivi
29 MAYIS 2021
Doğanbey / Seferihisar, İZMİR