Halil Çivi şiiri : HOR GÖRME…

ŞİİR KÖŞESİ…

Prof. Dr. Halil Çivi / İMZA...

Prof. Dr. Halil Çivi
İnönü Üniv. İİBF Eski Dekanı

 

 

Türküler halkımın kültür genidir,
Sakın türküleri hor görme gönül.
Bazen coşan, bazen yanan canıdır,
Sakın türküleri hor görme gönül.
XXX
Türkü, halkın damıtılmış sözüdür,
İşiten kulağı, gören gözüdür,
Mazlumun çığlığı, ciğer közüdür,
Sakın türküleri hor görme gönül.
XXX
Doğuma, ölüme, türkü yakılır,
Baskıya, zulüme türkü yakılır,
Zorbaya, zalime türkü yakılır,
Sakın türküleri hor görme gönül.
XXX
Gurbetin, hasretin yanık sesidir,
Düğünlerin, halayların süsüdür,
Dipdiri, dupduru halk ezgisidir,
Sakın türküleri hor görme gönül.
XXX
Kalpten kalbe köprü olur, yol olur,
Umut olur, tutunduğun dal olur,
Türküsüz bir yaşam kızgın çöl olur,
Sakın türküleri hor görme gönül,
XXX
Bazen ilahidir, bazen deyiştir,
Bazen yakarıştır, bazen kargıştır,
Devrimci dilidir, bir kükreyiştir,
Sakın türküleri hor görme gönül.
XXX
Bazen bir müjdedir, güzel haberdir,
Bazen yürek yakan, acı, kederdir,
Bitmez şikayettir, kötü kaderdir,
Sakın türküleri hor görme gönül.
XXX
Yürek yangınıdır, aşkın ağıdır,
Dermansız dertlerin umut bağıdır,
Hasret çekenlerin dert ortağıdır,
Sakın türküleri hor görme gönül.
XXX
Çimenin, çiçeğin, kuşun sesidir,
Halkın can gözüdür, sözün hasıdır,
Gariplerin, şehitlerin yasıdır,
Sakın türküleri hor görme gönül.
XXX
Halil Çivi der ki türkü insandır,
Bağlama teline dil veren candır,
Tarihtir, kültürdür, ölmez ozandır,
Sakın türküleri hor görme gönül.
XXX


 

SEVGİLİ YURTTAŞIM SAKIN UNUTMA :

Engerek yılanı diliyle dillendirilerek aklımızı, değer ölçülerimizi, inançlarımızı ve duygularımızı sinsice zehirleyen, insancıl, ahlaksal ve vicdani duygularımızı körelten, bizleri adaletten ve liyakatten (AS: yaraşırlıktan) uzaklaştıran, her türlü ayrıştırıcı bölücü, düşmanlaştırıcı ve parçalayıcı siyasal, dinsel ve ideolojik söylemlerin bilimsel, evrensel, ulusal ve etkin tek panzehiri;

  • Dostluk, Barış, Sevgi ve Kardeşliktir.

    Halil Çivi
    06 Temmuz 2021

ERDEMLİ – BİLGE (İnsan-ı kâmil, olgun) İNSAN KİME YA DA KİMLERE DENİR?

Prof. Dr. Halil Çivi / İMZA...

Prof. Dr. Halil Çivi
İnönü Üniv. İİBF Eski Dekanı

Eğer bir insan sürekli olarak başkalarının inançları ve ahlakına sarraflık yapıp, değer biçme ve sürekli olarak başkalarına ayar verme yerine; kendi inanç ve ahlakına sarraflık yapıp herkesten önce kendi kusurlarını düzeltebiliyorsa, o kişi mutlaka erdemli ve bilge insandır. Filozoflar “önce kendini bil” diyorlar.

Ayrıca kendi kusurlarını bilip düzeltemeyeler ve o kusurları ile yönetmeyi sürdürenler asla topluma önder ve yol gösterici olamazlar.

Atalarımız “Cahiller nefsini (egosunu) haklar; arifler özünü yoklar (özünü hesaba çeker)” demişler.

Başta bizleri yöneten ve yönetmeye istekli siyasetçiler, bürokratlar, gazeteciler, inanç önderleri, enteller… olmak üzere, herkes hep başkalarına ayar vermeye kalkıyor; başkalarını günah keçisi yapıyor. Herkes kendini terazi yapmış ve hep başkalarını tartıyor.

Son söz ya da kıssadan hisse                      :

Hiç unutma, terazi her şeyi tartar, ama kendini asla tartamaz…

Herkes kendini doğru tartabildiği ve düzeltebildiği ölçüde erdemli olmaya yaklaşabilir.

  • İnanç ve ibadet Ahlaka;
  • Ahlak da adaletli bir kişisel yaşama dönüşmedikçe dinin ve dindarlığın topluma ve insanlığa hiçbir yararı olmaz.

Ahlakın asgari sınırı, kişinin insanlara ve insanlığa hiçbir yararı ve katkısı olmasa bile, hiç olmazsa kimselere bir zararı olmadan yaşamayı öğrenebilmesini gerektirir. Bu son durum “negatif ahlak” olarak adlandırılır.
(AS. Etik’in evrensel ilk ilkesi : PRİMUM non NOCERE; Öncelikle zararlı olma / zarar verme!)

Halil Çivi şiiri : ŞEYTAN RUHLULAR

ŞİİR KÖŞESİ…

Prof. Dr. Halil Çivi / İMZA...

Prof. Dr. Halil Çivi
İnönü Üniv. İİBF Eski Dekanı
17 Haziran 2021
Doğanbey / Seferihisar / İZMİR

ŞEYTAN RUHLULAR

Ahlakı, hukuku hiçe sayarlar,
İnsan görünümlü şeytan ruhlular.
Mazlumları, fakirleri soyarlar,
İnsan görünümlü şeytan ruhlular.
XXX
Yürekleri, vicdanları karadır,
Akılları, fikirleri paradır,
Varlıkları toplum için yaradır,
İnsan görünümlü şeytan ruhlular.
XXX
Siyaset çarkının sesi olurlar,
Çetenin, zorbanın hası olurlar,
Süslü mekânların süsü olurlar,
İnsan görünümlü şeytan ruhlular.
XXX
Adalet der, adaletten saparlar,
Makama, şöhrete, mala taparlar,
Burunları büyür, halktan koparlar,
İnsan görünümlü şeytan ruhlular.
XXX
Allah ile aldatırlar milleti,
Rüşvet ile devşirirler serveti
Haram ile donatırlar külfeti(1).
İnsan görünümlü şeytan ruhlular.
XXX
Akıl, bilim yollarından geçmezler,
Talansız yerlere tezgâh açmazlar,
Saklı demlenirler(3), açık içmezler,
İnsan görünümlü şeytan ruhlular.
XXX
Dindar görünerek köşe tutarlar,
Şöhret devşirirler, inanç satarlar,
Develeri havuduyla(2) yutarlar,
İnsan görünümlü şeytan ruhlular.
XXX
Yetimin, yoksulun hakkını yerler,
Çalarlar, çırparlar, yemedik derler,
Göz boyamak için Hacca giderler,
İnsan görünümlü şeytan ruhlular.
XXX
Ezanı, bayrağı kalkan yaparlar,
Vatan, millet derler, servet kaparlar,
Ahlak, hukuk dışı yola saparlar,
İnsan görünümlü şeytan ruhlular.
XXX
Basķıdan, zulümden geri kalmazlar,
Hep kaypak olurlar, vefa bilmezler,
Halil Çivi der ki adam olmazlar,
İnsan görünümlü şeytan ruhlular.
XXX

(1)- Külfet, ev halkı, bakmakla sorumlu olunan nüfus demektir. Ayrıca sorumlu olunan yandaş kalabalıklar anlamına da gelir. Bir anlamı da zahmet ve maliyettir.
(2)- Havut, deve semeri demektir.
Yetişkinliğe ulaşan ya da güreşe hazırlanan develerin sırtları havutlanarak bezenir ve süslenir. Arabalara koşulan koşum atının boynuna takılan düzeneğe ise “hamut” denir.
(3)- Demlenmek; kafa çekmek, alkollü içki içmek

DEMOKRASİLER VE OTORİTER REJİMLERİN TEMEL ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE KISA NOTLAR

Prof. Dr. Halil Çivi / İMZA...Prof. Dr. Halil Çivi
İnönü Üniv. İİBF Eski Dekanı

Bir ülkeyi yönetenler ne denli uzun ömürlü olurlarsa olsunlar ya da iktidarda ne denli uzun kalırlarsa kalsınlar; bireysel-tekil insan yaşamı çok kısa ve kısıtlı; halbuki toplum ve devlet yaşamı, insan ömrüne göre çok daha uzundur. Devlet ve toplum yaşamı genelde de süreklilik gösterir.

Siyasi iktidarlarca devlet ve toplum yaşamı için doğru ve etkin iç ve dış politikalar üretmek, ayrıca sürekli olarak ortak toplumsal iyiler ve ortak çıkarlar peşinde olmak büyük önem taşır.

Bu nedenle yönetici konumunda olanların yönettikleri devleti kendilerinin özel tutku, çıkar ve isteklerine göre değil; gerek iç ve gerekse dış politikada toplumun bütününün ortak çıkar ve gereksinmelerine göre yönetmeleri, anayasa ve hukuk dışına çıkmamaları kaçınılmaz olur.

Genelde otoriter ve totaliter yöneticilerle yönetilen ülkelerdeki yöneticilerin bireysel tutkuları, özel çıkarları ve dar kadro anlayışları gerek iç ve gerek dış politikada toplum ve devletin ortak uzun vadeli ihtiyaç (AS: erimli gereksinim) ve çıkarlarını ikinci plana (AS: düzleme, sıraya) iter. Hak, hukuk, adalet ve liyakat ilkeleri çok dikkate alınmaz. Yönetenler toplumsal kaynakları çok daha özgürce hatta keyfi olarak kullanılabilir ve topluma hesap vermekten kaçınma yolunu tutarlar.

Buna karşın ulus egemenliğine dayalı gerçek demokrasilerle yönetilen ülkelerde ise toplumdaki hak, hukuk, adalet ve liyakat ilkelerine özenle dikkat edilir. Kaynağını anayasadan almayan hiç bir yetki ve güç kullanılamaz. (AS: Anayasa md. 6 : “Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.”) Harcanan kamu kaynaklarının tutarları, harcama yerleri ve elde edilen sonuçlar hakkında topluma düzenli aralıklarla hesap verilir. Eğer bir devlette yönetici konumunda olanlar şeffaf (AS: saydam) bir harcama modeli sergilemezlerse toplum ödediği vergilerin nerelere harcandığını bilemez.

Demokratik ve çağdaş bir bir devletin 4 temel ayağı vardır. Öbür devletlere karşı “tam bağımsızlık“; hanedan ya da aile yönetimine karşı “ulusal (milli) irade” ; teokrasiye, ruhban (din adamları) sınıfına karşı “laiklik“; halkın kabul ettiği anayasal düzene ve hukukun üstünlüğüne bağlılık açısından da “ulusal egemenlik” gerekir. Eğer ulusal irade, yani siyasal iktidarın serbest, özgür, dürüst ve güvenli seçimlerle belirlenmesi ulusal egemenlikle, yani hukukun üstünlüğün dayalı anayasal bir düzenle birlikte yürümezse gerçek bir demokratik devlet kurmak mümkün (AS: olanaklı) olmaz.

Atatürk diyor ki :

  • “Mill irade ve milli egemenlik mutlaka bir arada bulunmalıdır. Çünkü eğer milli egemenlik yoksa milli irade bir hiçtir.”

Yani halkın oyu ile iktidar olmak yetmez. Devleti halkın iradesinden doğan anayasaya ve hukuk devletinin ilkelerine ve halkın ortak çıkar ve gereksinimlerine göre yönetmek gerekir.

Türkiye’yi yönetenlerin icraatlarını, tutum ve davranışlarını biraz da bu açılardan değerlendirmek gerekir.

19 MAYIS ve ATATATÜRK

Prof. Dr. Halil Çivi / İMZA...

Prof. Dr. Halil Çivi
İnönü Üniv. İİBF Eski Dekanı
18.05.2020

Değerli dostlar,

Yarın 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı. Mustafa Kemal Atatürk‘ün toplumunu, devletini ve vatanını emperyalist düşmanlar ve onların yerli işbirlikçilerinden kurtarabilmek için Samsun’a ayak bastığı günün 102. yıldönümü.

19 Mayıs 1919; Mustafa Kemal Atatürk‘ün ülkesini, vatanını ve namusunu emperyalist düşmanlardan kurtararak “Tam Bağımsızlık” yolunu açmak, milletini saltanat ve hanedanlık yönetiminden kurtarmak, devlet yönetiminde “Ulusal Egemenlik” ya da “Milli Hakimiyet” ilkesini topluma benimsetmek, teokrasi (AS: dinci yönetim) ve Halifelik yolunu kapatarak halkı ümmet ve kul kültürüne dayalı devlet yapısından demokratik ve laik bir Cumhuriyet esasına dayalı yurttaşlık bilincine ve “Ulus Devlet” yapısına taşımanın şafak vaktidir.

Modern Türkiye Cumhuriyeti Demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan çağdaş Cumhuriyetimizin kuruluşu Atamızın Samsun’a ayak basması ile başlamış, bin bir yokluk, yoksulluk, zorluk ve kösteklemelere karşın yine de hedefine ulaşmıştır.

Vatanımızın kurtarıcısı, devletimizin kurucusu ve devrimlerimizin büyük mimarı, Ulu Önder M.K. Atatürk‘ e minnet duygusu ile yazdığım bir şiirimi sizlerle paylaşmak istedim. Bu duygularla,

  • 19 MAYIS ATATÜRK’ü ANMA GENÇLİK BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!

=====================

BATMAYAN GÜNEŞ KEMAL ATATÜRK

Akıldır, bilimdir, dosdoğru yoldur,
Batmayan güneştır Kemal Atatatürk.
Yaşamsaldır, tutunacak tek daldır,
Batmayan güneştir Kemal Atatürk.
XXX
Vatanın birliği, temel taşıdır,
Vatandaşın ekmeğidir aşıdır,
Milletinin hiç eğilmez başıdır
Batmayan güneştir Kemal Atatürk.
XXX
Türkiye’nin aklı, fikri, gözüdür,
Cehaleti yok etmenin sözüdür,
Ulusal bilincin uygar yüzüdür,
Batmayan güneştir Kemal Atatürk.
XXX
Çalışmaktır, üretmektir, verimdir,
Çağdaş toplum için çağdaş yorumdur,
Çağdaşlık yoludur, büyük devrimdir,
Batmayan güneştir Kemal Atatürk.
XXX
Ulusun gönlünde solmayan güldür,
Özgür düşünceyi söyleten dildir,
Çağdaş eğitimi getiren eldir,
Batmayan güneştir Kemal Atatürk
XXX
Ulusal bilincin büyük mimarı,
Çağdaş bir devletin doğru imarı,
Bütün liderlerin seçkin serdarı,
Batmayan güneştir Kemal Atatürk.
XXX
Laik dindarlıktır, özgür vicdandır,
Halkına sunduğu özgür vatandır,
Fikriyle, zikriyle özgür insandır,
Batmayan güneştir Kemal Atatürk.
XXX
Cehaleti yıkan bilim yoludur,
Uygarlığın somutlaşan dilidir,
Ulusun gücüdür “Anadolu” dur,
Batmayan güneştir Kemal Atatürk.
XXX
Hak, hukuktur, sivil anayasadır,
Özgürlüktür, korsanlara tasadır,
O’nu sevmeyenin aklı kısadır,
Batmayan güneştir Kemal Atatürk.
XXX
Halil Çivi der ki bilimden kaçma,
Cahilin kurduğu tuzağa düşme,
Mustafa Kemal’in yolundan şaşma,
Batmayan güneştir Kemal Atatürk.
XXX

 

 

Prof. Dr. Halil Çivi
02 Aralık 2020 / Çiğli/ İZMİR