YASSI KAFALILAR


YASSI KAFALILAR

portresi


Suay Karaman

 

 

Türkiye’nin birikmiş, bekleyen ve ivedilikle çözüm gerektiren
birçok sorunu varken, siyasal iktidarın Yassıada’nın adını ‘Demokrasi ve Özgürlükler Adası’ olarak değiştirmesi,
‘ileri demokrasi’ anlayışlarına ve uygulamalarına örnektir.

27 Mayıs 1960 İhtilali sonrasında, ülkeyi kutuplaştırarak kardeş kavgasına sürükleyen, Atatürk ilke ve devrimlerini ayaklar altına alarak yozlaştırmaya çalışan Demokrat Parti iktidarının yöneticileri Yassıada’da kurulan Yüksek Adalet Divanı’nda yargılanmışlar
ve çeşitli cezalara çarptırılmışlardı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 30 Eylül 2013’te demokrasiyle ilgisi olmayan, demokratikleşme paketini açıklarken de, 27 Mayıs 1960 Devrimi’ne saldırmıştı. Başbakan, 1960’daki askeri harekatın “Türkiye’de 1950’den başlayarak saat gibi işleyen demokrasiyi durdurduğunu” söylemişti. Başbakanın bilgisi, birikimi ve kültürü, demokrasiyi bilmediği (AS: içermediği??) gibi, 27 Mayıs 1960 aydınlığını da kavramaya yetmez.

1950’den sonra yalnızca adı “demokrat” olan Demokrat Parti’nin yaptıklarının demokrasi ile uzaktan yakından ilgisi yoktu.
Hangi demokraside meclisin onayı olmadan emperyalist devletlerin çıkarı için yabancı ülkelere asker gönderilir? 6-7 Eylül 1955 olaylarını tahrik edenlerin baş sorumlusu olan DP iktidarı mı demokrasiyi saat gibi işletiyordu?

Demokrat Parti grubunda,

  • “Siz isterseniz hilafeti bile getirirsiniz” ve
  • “Odunu aday koysam milletvekili seçtiririm” diyen
    Adnan Menderes mi demokrattı?

Ana muhalefet partisinin genel başkanını (AS: İsmet İNÖNÜ) öldürmek için Kayseri, Uşak ve Topkapı’da suikastlar düzenletilmesi, demokrasi ile bağdaşabilir mi? Muhalefeti cezalandırmak için kurulan Meclis Tahkikat Komisyonu, hangi demokraside bulunmaktadır?

İrticaya ödünler verilerek, ulusal bütünlüğümüz parçalanarak, özgürlükler kısıtlanarak, basın ağır sansür altında tutularak,
gazeteciler ve iktidara muhalif olanlar hapse mahkum edilerek demokrasi olamayacağını bilmeyenlerin tanımına göre “saat gibi işleyen demokrasi”, ülkeyi kardeş kavgasına getirmişti.

Başbakan Erdoğan gibiler, sürekli 27 Mayıs 1960 İhtilalini eleştirirler ama hiçbir zaman 12 Mart 1971 muhtırasını ve özellikle
12 Eylül 1980 darbesini eleştirmezler. Çünkü aydınlığa düşman olanlar, kendilerini yaratan karanlıkları sever, toz kondurmazlar. ‘
12 Eylül 1980 darbesini yargılıyoruz’ diye, yassı kafalarıyla komedi ortaya koyanlar, ‘ileri demokrasi’ adını verdikleri ortamla, 12 Eylül’ün faşizmini aratmamaktadırlar.

“Atatürk’ü sevmek ibadettir” diyen Celal Bayar’ın iktidarında Atatürk Devrimleri, ‘tutan devrimler’ ve ‘tutmayan devrimler’ olarak ikiye ayrılmış ve tartışma konusu yapılmıştı. Demokrat Parti zamanında Mustafa Kemal Atatürk yok sayılmaktaydı, AKP iktidarında da yok sayılmaktadır. “10 Kasım’da sap gibi ayakta durmaya gerek yok” diyen zihniyet, Türkiye Kupası maçının seremonisinde sahaya ‘Yüce Atatürk’ yazılı formayla çıktığı için Fethiyespor’a ceza bile vermeye kalkışmış, artarak gelen tepkiler üzerine, cezadan vazgeçmişlerdir. Atatürk sevdalısı Türk insanı, bu anlamlı hareketleri için Fethiyespor’u hep gözleri yaşararak anımsayacak ve onurlu duruşlarına saygı gösterecektir. Ceza vermeye (AS: Gerçekte kapatmaya!) kalkanları da unutmayacaktır.

Uzun yıllar özellikle İspanya ve Portekiz’de diktatörler (AS: Franko ve Salazar) futbol ile toplumu uyutarak, ülkelerini yönetmişlerdi. Bizde ise futbol, ‘dikbakan’ diyebileceğimiz diktatör başbakanın koltuğunu sallamaktadır.
Özellikle maçların 34. dakikasında Taksim Gezi Parkı olaylarına atıfta bulunularak, “her yer Taksim – her yer direniş” ve
“Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sesleri, siyasi iktidarı çileden çıkartmaktadır.

Çünkü ortaçağ karanlığından hoşlananların, Atatürk denince ödleri kopmaktadır. Biliyorlar ki, toplumdaki Atatürk sevgisi, iktidarlarına
son verecektir. Bu yüzden Atatürk’ün resimlerinden, sözlerinden, ilkelerinden, devrimlerinden, Gençliğe Hitabesi’nden,
Bursa Nutku’ndan, ulusal bayramlardan çekinmektedirler. Ama ne yaparlarsa yapsınlar Atatürk korkusu, siyasi iktidarı perişan etmektedir. Atatürk adı, emperyalistlerin ve yerli işbirlikçilerinin karabasanıdır.

Atatürk’ün manevi kişiliğinin bile tartışıldığı günümüz Türkiye’sinde, “yassı kafalıların iktidarı son bulacak, aydınlık günler için örgütlü ve bilinçli mücadele başlayacaktır.

  • Yolumuz; Yüce Atatürk’ün çağdaş ve aydınlık yoludur.

(İlk Kurşun Gazetesi, 16 Aralık 2013,
http://www.ilk-kursun.com/haber/163889)

Taksim Dayanışması: Artık Yeter!

Taksim Dayanışması: Artık Yeter!

Taksim Dayanışması: Artık Yeter!

Taksim Dayanışması,

Ahmet Atakan’ın polis tarafından katledilmesiyle ilgili açıklama yaptı.

Gezi Direnişinin başından bu yana yitirdiklerimizin asla unutulmayacağını vurgulayan Taksim Dayanışması, uğrunda yaşamlarını yitirdikleri mücadelenin
kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.

Taksim Dayanışması’nın yaptığı açıklama şu şekilde;

ARTIK YETER !

Biz nasıl bilirsek gülmesini
Öyle biliriz yaşayıp ölmesini
Birimiz hepimiz için
Hepimiz birimiz için

Bugün bir kara haber daha aldık.
Bir canımızı daha yitirdik, canımız yanıyor.

Ahmet Atakan, Antakya’da onurlu ve güzel bir dünya için mücadele ederken,
polisin attığı gaz bombası ile vuruldu..

Ahmet daha 22 yaşındaydı.

Türkiye tarihinin en önemli yaşam ve demokrasi mücadelelerinden biri olan
Gezi Direnişinin ardından; Türkiye’nin her yerinde kamusal alanlarımızın işgaline, yaşamlarımız üzerindeki kurulmaya çalışılan tahakküme karşı mücadele ederken
7. kaybımızı verdik, acımız ve öfkemiz çok büyük.

  • Kayıplarımız kolluk güçlerinin akıl almaz, vicdana sığmaz şiddeti
    sonucu olmuştur ve sorumluların hiçbiri bugüne dek hesap vermemiştir.
  • Aksine, bu ölçüsüz şiddetin gerçek sorumlularını “aklama” yarışına girilmiştir.
  • Bu vahşetin sorumlularının derhal hesap vermesini istiyoruz.

Taksim Dayanışması bileşenleri ve Gezi Parkı sürecinde Taksim Dayanışması’na destek veren tüm yurttaşlarımızca sürdürülen Türkiye’nin her yerindeki bu mücadelelerin haklılığı kamuoyunda, yargıda ve öbür tüm alanlarda kezlerce kanıtlanmıştır.
Her türlü baskı, engelleme, karalama ve zorbalık bizleri, mücadelemizden bir adım bile olsa geriye düşürmeyecek, dayanışmamızı yıldıramayacaktır.

Taksim Dayanışma sürecinin başından beri kezlerce yinelediğimiz istemlerimizin; polisin ve idarecilerin ısrarla çiğnedikleri Anayasal haklarımızın izlemcisiyiz.

Emek, alın teri ve acı ile elde ettiğimiz kazanımlarımızdan vazgeçmeyeceğiz.

Bugün ve bundan sonra hep birlikte, yaşam alanlarımıza ve yaşamımıza ilişkin
söz söyleme hakkımız için burada ve her yerde olmaya devam edeceğiz.

En temel demokratik hakkımız olan gösterilerimize yapılan hukuk ve insanlık dışı müdahaleler sırasında yitirdiğimiz;

  1. Ali İsmail Korkmaz, 
  2. Ethem Sarısülük, 
  3. Mustafa Sarı, 
  4. Abdullah Cömert, 
  5. Mehmet Ayvalıtaş ve 
  6. Ahmet Atakan’ımızı

asla unutmayacak ve uğrunda yaşamlarını yitirdikleri barışçıl ve şiddet içermeyen
hak mücadelemizi bu kez onlar adına da kararlılıkla sürdüreceğiz.

Her Yer Taksim. Her Yer Direniş..

İzmir’in kurtuluşu coşkuyla kutlandı!


İzmir’in kurtuluşu coşkuyla kutlandı!

  • İşgalci emperyalist güçlerin İzmir’den denize dökülüşünün 91. yılında kutlamalar kentin dört bir yanına yayıldı. İzmir’de kutlamalar
    ‘Zafer Yürüyüşü’yle başladı. Kutlamalar kapsamında Basmane’den Cumhuriyet Alanı’na dek yaklaşık 10 bin kişi yürüdü.

İzmir’in düşman işgalinden kurutuluşu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atılışını simgeleyen 9 Eylül’ün (1922) 91. yıldönümü coşkuyla kutlandı.

Izmir'in_kurtulusunun_91._yili_9.9.13_Cumhuriyet

“Zafer Yürüyüşü”yle başlayan kutlamalar kapsamında Basmane’ den Cumhuriyet Alanı’na dek yaklaşık 10 bin kişi yürüdü. AKP’ lilerin gönderdikleri mesajların okunması sırasında protestoların yapıldığı törenlerde, AKP İzmir milletvekilleri Ertuğrul Günay
ve İlknur Denizli
’nin alana girişi sırasında da, İzmir Kent Orkestra-sı’nın “Vardar Ovası” şarkısı
2 kez çalması dikkat çekti.

  • “Her yer Taksim her yer direniş”,
  • “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” 

sloganları atılan Zafer Yürüyüşü’ne, 10 bine yakın yurttaş ellerinde Türk bayrakları ve Atatürk posterleriyle katıldı. Cumhuriyet Alanı çevresinde emniyet güçleri,
İzmir Valisi Mustafa Toprak’ın daha önce yayınladığı genelge gereği Türk bayrağının üzerinde Atatürk resmi bulunan flamaları satanlara izin vermemek için çabaladı. Polisin, satıcıları alandan uzaklaştırması dikkat çekti.

Yürüyüşün ardından Mustafa Kemal Atatürk anıtına çelenk konuldu. Daha sonra Konak’ta bulunan İzmir Hükümet Konağı’na süvari birliklerinin gelişi ve Türk bayrağının çekilmesi canlandırıldı. Buradaki törenin ardından etkinlikler Cumhuriyet Alanı’nda sürdü.

CHP İzmir milletvekilleri Musa Çam, Oğuz Oyan, Hülya Güven, Alaattin Yüksel, Mustafa Moroğlu, Mehmet Ali Susam’ın yanı sıra törene, Eski CHP Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal’la, eski milletvekilleri Mehmet Sevigen ve Canan Arıtman da katıldı.

AKP milletvekilleri Günay ve Denizli’nin alana girişi sırasında İzmir Kent Orkestrası, AKP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Arınç’ın çıkışıyla gündeme gelen
“Vardar Ovası” şarkısını, İzmirlilerin yoğun isteği üzerine iki kez üstü üste çaldı.

Törene Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve bakanlar ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu mesaj göndererek İzmir’in kurtuluş gününü kutladı. Ancak Erdoğan ve Gül’ün mesajlarını kentin belediye başkanı yerine İzmir Valisi Toprak’a göndermeleri dikkatlerden kaçmadı. AKP’lilerin mesajları alanda bulunanlarca protesto edildi.

Barış çağrısı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, törende “barış” çağrısı yaparak, “Özgürlük ve bağımsızlığın ne demek olduğunu çok iyi bilen Yüce Türk Ulusu’nun,
bu karmaşa (kaos) ortamına sürüklenmemesi, elbette en büyük dileğimizdir.
Ancak kabul etmek gerekir ki, ülkemizdeki barış ve huzur ortamının devam etmesi için yalnızca temenniler yetmez. Büyük kurtarıcımız Mustafa Kemal Atatürk’ün
bize gösterdiği ‘Yurtta barış, dünyada barış’ hedefinden asla şaşmamalıyız” dedi.

Saat 18.00’de Gündoğdu Meydanı üzerinde Türk Yıldızları’nın akrotim gösterisi sergilendi. 19.00’da gösteri mekanı gökyüzünden denize taşındı. Körfez’de kano ve yelkenli gösterisi yapıldı. Fener Alayı yürüyüşü, saat 20.30’da Cumhuriyet Meydanı ile Gündoğdu Meydanı arasında gerçekleştirildi.

Saat 21.00’de Gündoğdu Meydanı’nda İzmir’in pek çok noktasından izlenebilen
görsel bir şov sunuldu. İzmir Körfezi, su perdesi ve ışık gösterileriyle renklendi.

Gösterilerin merkezi konumundaki Gündoğdu Meydanı’nda “Manga” grubu sahne aldı. Aynı dakikalarda Bostanlı Rekreasyon Alanı’nda Koray Candemir ve Harun Tekin, Göztepe Denizatı Heykeli önünde Berna Öztürk, Bayraklı Rekreasyon Alanı’nda
İzmir Büyükşehir Belediyesi Pop Orkestrası, konser ve sahne şovlarıyla
9 Eylül coşkusunu doruğa taşıdı. (9 Eylül 2013, Cumhuriyet portalı)

Cami-Cemevi’ne Tuzluçayır’da büyük müdahale

Dostlar,

Tam bir insanlık dramıdır olanlar…

Ankara Tuzluçayır – Mamak yöresinde yaşayan insanlara, AKP’nin ünlü akillerinden
Prof. Dr. İzzetin Doğan’ın (artık İZZETULLAH diyorlar..) akil aklıyla  CEMİ – CEMEVİ yaptırılması dayatılıyor..

Prof. Dr. İzzetin Doğan, uluslararası hukuk uzmanıdır. Bilmez mi ki, bu tür girişimler topluluklar arasında görüşme ve uzlaşma ile hatta plebisitle yapılır.

Binlerce Alevi 3 gündür sokaklardadır ve söz konusu projeye var güçleriyle karşı koymaktadırlar.

İzzetin hoca bu ne iştir??

Sen AB fonlarından yararlanmayı da meşru ve makul gördün..

AKP’nin akillerine katıldın..

Şimdi de Cumhuriyet dostu olmadığını herkesin bildiği bir cemaat ile finansman desteği sağlama adına cami – cemevi projesini dayatıyorsun.

Artık yetmez mi?

İnsanlar perişan.. Polis acımasız.. Hele karşıdaki kitle bildik Aleviler olunca..

Vicdanın sızlamıyor mu?

Bu büyük kapsamlı ama hiç de senin gibi söde “akil” olmayı gerektirmeyen assimilasyon projesinden derhal geri çekil.. İnsanların burnu kanamasın, bundan sen sorumlu olacaksın.. 3 gündür nerelerdesin ve neyi seyrediyorsun?

PSAKD (Pir Sultan Abdal Kültür Derneği) haklı, seni “yol düşkünü” kabul ve ilan etmek gerekecek.. Yazıklar olsun..

Sevgi ve saygı ile.
Datça, 10.9.13

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

=======================================

Tuzlucayir'da_polis_gazetecileri_darp_etti_8.9.13_Cumhuriyet

Tuzluçayır’da büyük müdahale

Mamak’ta Cem Vakfı ile Fethullah Gülen cemaatinin işbirliğiyle temeli atılan
cami-cemevi projesine yönelik direniş eylemi 3. gününde de sürüyor.
Tuzluçayır Meydanı’nda toplanan yaklaşık 2 bin kişilik gösterici grubu 20.00 itibariyle polisle çatışmaya başladı.

20.15 Yaklaşık 2 bin kadar gösterici Süleyman Ayten ile Okullar Caddesi’nin bulunduğu yere kadar çıktı. Polis, olduğu yerden gaz ve ses bombası atıyor.

20.00 Sülan Ayten caddesinde bulunan iki TOMA, üç Akrep aracı gelen emir üzerine Okullar Caddesi’ndeki cami-cemevi inşaatının önüne kadar çekildiler. Göstericiler ise yukarı doğru yavaş yavaş çıkmaya başladı. İki caddenin kesiştiği noktada meraklı bir grup mahalleli de olayları izliyor.

19.40 Göstericiler Süleyman Ayten caddesinin meydana çıkan tarafına barikat kurdu
ve ateş yaktı. Süleyman Ayten caddesinin başında bulunan üç Akrep Tuzluçayır Meydanı’na doğru inerek göstericilere gaz bombası yağdırdı. Gaz bombalarının
isabet ettiği iki kişi yaralandı. Yaralılar, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Akrep’ten atılan gaz bombası bir evin penceresinden içeri girdi. Havanın karardığı mahallede çatışma tüm şiddetiyle sürüyor.

17.50 Tuzluçayır meydanına 5 bin genç hakim. Polis, cemevi-cami inşaatına kadar çekildi. Uzaktan gaz atmakla yetiniyor.

16.50 Polis, Tuzluçayır kavşağından çekildi. Meydanda tümüyle göstericiler var.

16.03 Çatışmadan dönen akrep, Tuzluçayır meydanına giderken bir işyerinin önünde bekleyen gençlerin üzerine durduk yerde gaz bombası attı.

15.45 Tuzluçayır’da Ethem Sarısülük‘ün kardeşi İkrar gaz bombasıyla,
ağabeyi Mustafa ise plastik mermi ile ayağından vuruldu. İkisinin durumu iyi.

15:14 Tuzluçayır kavşağındaki yurttaşların üzerine yakın mesafeden gaz atılıyor. İnsanlar perişan halde. Gaz bulutundan göz gözü görmüyor.

Saat 15.00 Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Kemal Bülbül,
Cemaatle ortak proje yapan Cem Vakfı Başkanı İzzetin Doğan‘ı “yol düşkünü” ilan etti.

FOTO GALERİ/ANKARA’DA CAMİ-CEMEVİ ÇATIŞMASI

Saat 14.05 İşkenceyle gözaltına alınan Bektaş Birdal akrepte fenalaşınca
CHP’li Nazlıaka’nın da devreye girmesiyle ambulans çağrıldı.
Birdal, ambulansla hastaneye yatırıldı. Meydanda gerginlik sürüyor.

İşkenceyle gözaltı

Saat 13.50 20 kadar polis, Tuzluçayır Meydanı’nda yakaladığı Bektaş Birdal adlı kişiyi feci şekilde darp ederek gözaltına almaya kalktı. Bunu gören 10 yurttaş, göstericiyi polisin elinden almaya kalktı. Ancak polis göstericiyi yaka paça şekilde akrep aracına götürdü. Akrep aracının çevresinde toplanan yurttaşlara ise biber gazıyla müdahale edildi. Muüdahalede 2 yurttaş yaralandı. CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka akrebin yanına gelerek polisle görüştü. Müdahaleden Nazlıaka da etkilendi.

Saat 13:30  Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) üyelerinin toplandığı Süyelman Ayten Caddesi’ne o sırada bir TOMA geldi. TOMA’nın durmasına tepki gösteren Aleviler aracın önüne geçerek etten duvar ördü. Bunun üzerine TOMA’dan, ‘Yolu işgal ederek emniyet aracını engelleyerek suç işliyorsunuz. Dağılmazsanız zor kullancağız’ anonsu yapıldı.

Yurttaşlar anonsa rağmen geri adım atmayınca TOMA geri çekilmek zorunda kaldı.
Bir polis şefi tartıştığı dernek üyesine ‘Bize taş atıyorlar, n’apalım gül mü atalım?’ karşılığını verdi.

Saat 13.10 Polis, Tuzluçayır Kavşağı’nda temel atmanın yapılacağı yere doğru çekildi. Kavşağa yaklaşık 3 bin gösterici doldu. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği üyesi 30 kişilik bir grup da oturma eylemi yaptı. Bu sırada kavşaktakilerin barikatlara doğru gelmesi üzerine polis, gaz bombası kullanarak grubu dağıttı.

Barikatların önüne oturan Pir Sultan Abdal Derneği üyelerine yakın mesafeden gaz sıkılması üzerine tartışma yaşandı. Pir Sultan Abdal Derneği Başkanı Kemal Bülbül, olay yerine gelerek13.30’da yapılacak basın açıklaması için izin verilmesini istedi.
Polis şefi ise izin verilmeyeceğini belirtti.

Öte yandan cami-cemevi projesinin temelinin atılacağı bölgenin etrafına polis tarafından bariket çekildi. Çevrede çok sayıda TOMA, akrep aracı ve çok sayıda
çevik kuvvet bekliyor.

Saat 12.30 Bugün saat 14.00’da temeli atılacak projeyi protesto etmek isteyen Mamaklılar Tuzluçayır kavşağında toplanarak eylem yaptı. Polis, toplanan kalabalığa TOMA, akrep, gaz bombası ve basınçlı su ile müdahae etti. Çatışma ara sokaklarda sürüyor; çevik kuvvet, ara sokaklarda eylemci kovalıyor.

Esnaf kepenk kapattı

Atılan yoğun gazdan o sırada olay yerinden geçmekte olan yurttaşlar da olumsuz etkilendi. Bölge esnafı da kepenk kapattı.

İstanbul Galatasaray Meydanı’nda ‘Gezi’ sloganlı destek

Tuzluçayır ve ODTÜ’ye destek icin Galatasaray Meydanı’nda toplanan grup,
sivil polisler tarafından uzaklaştırılıyor. Grup polise ‘Her yer Taksim her yer direniş’ sloganı ve alkışlarla tepki gösteriyor. Polis Galatasaray Meydanı’ndaki grubu ,
Tunel Meydanı’na yönlendirdi. Galatasaray Meydanı’nda tekrar toplanmalar oluyor. Ancak sivil polisler bekleyenleri uzaklaştırıyor. (8 Eylül 2013, Cumhuriyet)

Kamer Genç : “Cumhurbaşkanlığı’na aday olabilirim”


Dostlar,

Hemşehrimiz Sayın Kamer Genç ile, Ayvalık’ta katıldığı panelden tam 1 ay önce
31 Temmuz 2013 günü Dikili’de bir başka panelde birlikte olmuştuk. TBMM eski başkanlarından Sn. Hüsamettin Cindoruk‘un da bulunduğu panelde, Lozan Haftası bağlamında Lozan Barış Antlaşması’nın 90. yılını ve geleceğini irdelemiştik.

Sayın Genç orada da halkın büyük coşkusu ve sevgi  gösterisi ile karşılanmıştı.

Korkusuz çıkışları ile TBMM’de “tek başına bir ordu gibi” benzetmesine uygun biçimde AKP’ye etkili karşıtlığını (muhalefetini) sürdüren Sayın Genç’in başına gelmeyen de kalmadı bu sıralarda. Bir küme AKP’li milletvekilince TBMM’de kürsüde darp edildi (açıkçası Dövüldü!) ve konuşması engellendi. Soruları ve söylemleri AKP’lileri öylesine rahatsız edici ki, O’nun topu topu 5 (beş!) dakikalık bireysel konuşmasına bile dayanamıyorlar.. Birkaç kez kınama – uyarı gibi cezalar ve birkaç TBMM oturumuna katılamama gibi cezalar verildi sözleri nedeniyle.

Öğrenildiğine göre Sn. Genç, yıllardır, vekil aylığı – ödeneklerinin önemli bir bölümünü yoksul Tunceli’li gençlere burs olarak dağıtmakta.

  • Sayın Kamer Genç T. C. Cumhurbaşkanlığı’na yakışır mı?
    Bize göre “Neden olmasın??”

Sevgi ve saygı ile.
Datça, 2.9.13  

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

=============================================

“Cumhurbaşkanlığı’na aday olabilirim”

  • CHP Tunceli Milletvikili Kamer Genç, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde partisinden aday çıkmaması halinde kendisinin aday olabileceğini söyledi.

Kamer_Genc

Balıkesir’in Ayvalık İlçesi’ne bağlı Küçükköy Belde Belediyesi’nin,
30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle düzenlediği

  • ‘Bir Ülkenin Kurtuluşu ve
    Dünya Barışı’ 

konulu panele CHP İzmir Milletvekili Erdal Sünger, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç,
Modacı-Yazar Barbaros Şensal ile Anadolu Kadın Hareketi Başkanı Birsen Temir ve Sözcü Gazetesi Yazarı Ayşe Sucu konuşmacı olarak katıldı. Dün saat 19.00’da başlayan paneli çevre ilçe ve beldelerden gelen CHP’li yöneticilerle 3 bine yakın vatandaş izledi. Küçükköy Belediye Başkanı CHP’li Mesut Ergin’in ev sahipliğinde gerçekleşen panelin sunuculuğunu ve moderatörlüğünü üstlenen Anadolu Kadın Hareketi Başkanı Birsen Temir’in sunumuna yüzlerce vatandaş ‘Her Yer Taksim Her Yer Direniş’ sloganlarıyla karşılık verdi. Barbaros Şensal sahneye Mustafa Kemal Atatürk baskılı Türk Bayrağı’yla çıktı.
Grup Günyüzü’nün ‘Güzel Günler Göreceğiz’ adlı parçasının ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı okundu.

KAMER GENÇ: CAHİL TOPLUM OLUŞTURMAYA ÇILIŞIYORLAR

Panelde konuşan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç ilgi odağı oldu.
Kabinedeki 7 bakan ile parlamentodaki 80’den fazla milletvekilinin Kürt olduğunu kaydeden Kamer Genç,

  • Türkiye’de Kürt sorunu bulunmadığını söyledi.

Hükümetin üniversiteleri ele geçirerek Milli Eğitim müfredatlarının içini boşalttığını savunan Genç,

  • “Kapkaranlık ve cahil bir toplum oluşturmaya çalışıyorlar.
    Böylelikle de din eksenli bir toplumla amaçlarına ulaşmaya çalışıyorlar.”

ifadelerini kullandı. Kamer Genç Cumhurbaşkanlığı seçimlerini de değerlendirerek, CHP’den Cumhurbaşkanlığı için aday çıkmaması halinde kendisinin Cumhurbaşkanlığı’na aday olacağını belirtti.

GRUP GÜNYÜZÜ KONSERİ

Panelin ardından sahneye gelen Küçükköy Belediye Başkanı Mesut Ergin,
panelistlere teşekkür ederek, Ayvalık’ın kendine özgü zeytinyağlarından armağan etti, birer buket çiçek sundu. Yaklaşık 3 bin kişinin izlediği panelde katılımcılar sahneden inerken ayakta alkışlandı. Panel sonrasında Grup Günyüzü konser verdi.
(1 Eylül 2013, DHA)