Etiket arşivi: Washington Post

Ünlü profesör Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hastalığını canlı yayında açıkladı

Ünlü profesör Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hastalığını canlı yayında açıkladı

Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Saltık, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hastalığı ile ilgili canlı yayında, Erdoğan’ın zaman ve mekan algısını zaman zaman yitirdiğini söyledi. Erdoğan’ın daha önce geçirdiği operasyonu hatırlatan Saltık, “O yayında Erdoğan’ın rahatsızlığının epilepsi olduğunu ifade ettiler ve bu zamana kadar yalanlanmadı.” dedi.

Ünlü profesör Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hastalığını canlı yayında açıkladı

Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Saltık, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın olası hastalığına ilişkin TELE 1 canlı yayınında konuştu. Erdoğan’ın konumu nedeniyle hassas olması gerektiğini ifade eden Saltık;

  • Erdoğan konuşurken uyuyor, yakın geçmişte bir yerde daha oldu. Erdoğan Ukrayna devlet başkanı konuşurken ayakta uyukladı. Ukrayna Devlet Başkanı kürsüye vurarak Erdoğan’ı uyandırdı.” dedi.

2006 yılında Erdoğan’ın fenalaştığını hatırlatan Saltık “O durum büyük ihtimalle epilepsi gibi görünüyor. O sırada arabasının camı balyozla kırıldığında ve Güven Hastanesi’ne kaldırıldığında Erdoğan’ı ilk gören meslektaşımız Sümer Güllap, bir süre sonra gripten öldü. O da kocaman bir soru işaret, otopsi raporu var mı bunu da bilmiyoruz.” dedi.

ERDOĞAN’IN DURUMUNU BİLMEMİZ GEREKİR

Önümde Washington Post gazetesi var diyen Saltık oradan bir haber okuyarak “Erdoğan diyelim ki aşırı yorgunluk nedeniyle uyudu. Bu bile kabul edilemez, bir ülke yönetiminde tüm kararları tek başına alan mutlak otoritenin demeç verirken yorgunluk gerekçesiyle uyuması dahi kabul edilemez.

TBMM Başkanı’nın Erdoğan’dan sağlık raporu istemesi hayal edilebilir mi?
Ayrıca Anayasa’nın 20. maddesi kapsamında kişisel veri olması da söz konusu değil. Ülkeyi yöneten birinin sağlık durumunu paylaşması gerekir. Bizim de Erdoğan’ın durumunu bilmemiz gerekir.” dedi.
Bu konu geçmişte de incelendi diyen Saltık, Erdoğan’ın geçirdiği operasyonu da hatırlatarak birkaç yıl önce yapılan bir yayını hatırlatarak
  • “O yayında Erdoğan’ın rahatsızlığının epilepsi olduğunu ifade ettiler ve bu zamana kadar yalanlanmadı.” dedi.

    Erdoğan’ın zaman ve mekan algısını zaman zaman yitirdiğini söyleyen Saltık, “bu konunun mutlaka açığa kavuşturulması lazım” dedi.
    İşte o açıklamalar: 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hastalığı hakkında Prof. Dr. Saltık’dan flaş açıklama!

Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hastalığı hakkında Prof. Dr. Saltık’dan flaş açıklama!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hastalığı en çok merak edilen konular arasına girdi. Azerbaycan başkanı ile görüşme esnasında sendelemesi, Moldova Başkanı ile konuşurken bir anda ayakta uyuklaması ve son olarak bayram mesajı konuşmasında bir anda uyuklaması, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hastalığının ne olduğu konusunda merakları artırdı. Erdoğan’ın sağlık durumuna ilişkin Tele1 ekranlarında açıklama yapan Prof. Dr. Ahmet Saltık, flaş açıklamalarda bulundu. Saltık, Erdoğan’ın epilepsi hastası olduğunu iddia etti.

Erdoğan’da epilepsi hastalığı belirtileri olduğunu iddia eden Ahmet Saltık, Erdoğan’ın bu hastalıktan dolayı nöbet anlarında mekan ve zaman konusunu algılayamadığı ve bu yüzden acilen Erdoğan’ın sağlık durumu ile ilgili raporun yayınlanması gerektiğini bildirdi.

AYAKTA UYUKLADI

Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Saltık, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın olası hastalığına ilişkin TELE 1 canlı yayınında konuştu. Erdoğan’ın konumu nedeniyle hassas olması gerektiğini ifade eden Saltık;

  • Erdoğan konuşurken uyuyor, yakın geçmişte bir yerde daha oldu. Erdoğan, Ukrayna devlet başkanı konuşurken ayakta uyukladı. Ukrayna Devlet Başkanı kürsüye vurarak Erdoğan’ı uyandırdı.” dedi.
2006 yılında Erdoğan’ın fenalaştığını hatırlatan Saltık
  • O durum büyük ihtimalle epilepsi gibi görünüyor. O sırada arabasının camı balyozla kırıldığında ve Güven Hastanesi’ne kaldırıldığında Erdoğan’ı ilk gören meslektaşımız Sümer Güllap, bir süre sonra gripten öldü. O da kocaman bir soru işaret, otopsi raporu var mı bunu da bilmiyoruz.” dedi.

ERDOĞAN’IN SAĞLIK DURUMUNU BİLMEMİZ GEREKİR

Önümde Washington Post gazetesi var diyen Saltık oradan bir haber okuyarak

Erdoğan diyelim ki aşırı yorgunluk nedeniyle uyudu. Bu bile kabul edilemez, bir ülke yönetiminde tüm kararları tek başına alan mutlak otoritenin demeç verirken yorgunluk gerekçesiyle uyuması dahi kabul edilemez. 
TBMM Başkanı’nın Erdoğan’dan sağlık raporu istemesi hayal edilebilir mi? Ayrıca Anayasa’nın 20. maddesi kapsamında kişisel veri olması da söz konusu değil. Ülkeyi yöneten birinin sağlık durumunu paylaşması gerekir. Bizim de Erdoğan’ın durumunu bilmemiz gerekir.” dedi.

Bu konu geçmişte de incelendi diyen Saltık, Erdoğan’ın geçirdiği operasyonu da hatırlatarak birkaç yıl önce yapılan bir yayını hatırlatarak “O yayında Erdoğan’ın rahatsızlığının epilepsi olduğunu ifade ettiler ve bu zamana kadar yalanlanmadı.” dedi. Erdoğan’ın zaman ve mekan algısını zaman zaman yitirdiğini söyleyen Saltık, “bu konunun mutlaka açığa kavuşturulması lazım” dedi.

========================================
Ek
Fransa’da durum : 6 ay da bir Elysee Sarayından yapılan açıklama ile cumhurbaşkanın sağlık bilgileri kamuya açıklanıyor. Klinik muayene, laboratuvar analizleri, nörolojik ve kardiyolojik konsultasyon..  (Dr. A. Saltık)

TELE1 TV Programımız : Erdoğan’ın Sağlık Durumu

Dostlar,

23 Temmuz 2021 Cuma günü akşam 21:00’de TELE1‘de olacağız.. / OLDUK..

Kanalın Genel yayın Yönetmeni Sn. Dr. Merdan Yanardağ‘ın BEŞİNCİ BOYUT programına katılacağız.. / KATILDIK.. 

Konumuz, AKP Gn. Bşk. ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sağlık durumu..

Düşüncelerimizi kapsamlı olarak sunduk. Youtube erişkesi (linki) bize ulaştığında burada paylaşacağız.. Konuşmamızın 10 dakikalık bir bölümü : https://youtu.be/IXoaAM4oftY

***
İsviçreli Doktor Hakkı Açıkalın: Erdoğan epilepsi hastasıdır :
…….

‘ERDOĞAN EPİLEPSİ OLMASINA GÜVENİYOR’

“Erdoğan aslında bugün birazda epilepsi olmasına güveniyor çünkü yarın ülkede bir şeyler değişirde Erdoğan’a yargılama yolu açılırsa, Erdoğan kendisini Epilepsi hastası olmasına dayandırarak savunacak” diyen Açıkalın, Epilepsi hastalığı kanıtlanmış bir kişinin yargı önünde cezalandırılmasının zor olduğunu söyledi.

İsviçreli Doktor Açıkalın: Erdoğan epilepsi hastasıdır – TurkIsh Forum (turkishnews.com)

PDF : Erdogan_epilepsi_hastasidir_Isvicreli_Doktor_Acıkalin
***
Washington Post, 11 mayıs 2021                     :
……
The White House has said more up-to-date information will be released “soon” and, when pressed, said he would do so by the end of the year.

“The President is planning to have a checkup later this year, and the results will be released to the public,” White House spokesman Andrew Bates said.

White House press secretary Jen Psaki has said Biden would “absolutely” be getting a comprehensive health report and releasing it. When asked during three briefings over the past six weeks, she has not said when Biden would schedule his appointment.
….

“I don’t have an update at this moment, but certainly when he has his next medical appointment, we will be transparent about that and provide that information to all of you,” Psaki said on Friday.

None of Biden’s immediate predecessors had released physical results by this point in their presidencies. Biden, 78, vowed as a candidate to be “totally transparent in terms of my health.”

Stuart Jay Olshansky, a professor of public health at the University of Illinois at Chicago who analyzes the longevity of presidents, said he thinks the public should want to know “how our No. 1 employee is doing.” (https://www.washingtonpost.com/politics/biden-health/2021/05/10/a880e38c-af6a-11eb-ab4c-986555a1c511_story.html)

Fransa’da durum : 6 ayda bir Elysee sarayından cumhurbaşkanın sağlık bilgileri kamuya açıklanıyor. Klinik muayene, analizler, nöroloji ve kardiyoloji konsültasyonu.
****
Ülkemizi post-modern sultan yetkileriyle TEK ADAM olarak yöneten AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, sakıncalı dedikoduları gidermek için sağlık durumu hakkında bir tıbbi raporu kamuoyu ile paylaşmalıdır. Tam donanımlı bir kamu üniversite hastanesinden kurul raporu almalıdır. Bu rapor sürecine TTB (Türk Tabipleri Birliği) adına ve Tıpta Uzmanlık Dernekleri Birliği adına birer uzman hekim de gözlemci olarak katılmalıdır.

Böylesi bir rapor her yıl düzenli olmalı, gelenekleşmelidir Demokratik hukuk devletinde.

Erdoğan, Kurban bayramı iletisini camdan (prompter) okurken birkaç saniye uyuklamış,  zorlukla bitirebilmiştir. Çekim, Kaçak Sarayda (Külliye!) yapılmış ve resmen servis edilmiştir. Bu olay ilk değildir. Kısa süre önce Ukrayna Devlet Başkanı ile ortak basın açıklamasında da uyuklamış muhatabınca kürsüye vurularak dinlemeye – uyanmaya zorlanmıştır.

Aşırı yorgunluk (sürmenaj) ya da tükenme sendromu da olsa Ülkemizin geleceği için kabul edilemez. Kaldı ki, ucube ve siyasal tarihte örneği – benzeri olmayan bir uyduruk CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİTEMİNDE başka ne beklenebilir??
Tek 1 kişinin olağanüstü geniş – kapsamlı – çooooooooooooooook uzun bir görev – yetki – sorumluluk listesi karşısında biyonik adam verimi sağlaması düşünülemez.

Bu ağır patolojinin kök nedeni, AKP = RTE dayatması hastalıklı yönetim biçimidir.

AKP = RTE‘nin sağlık sorunları bunlarla da bitmiyor… Birkaç yıl önce, Başbakan iken, bir kolon kanseri operasyonu geçirdi, sonuç hakkında hiçbir bilgi verilmedi kamuoyuna.

Seçim öncesi konuşmalarında yer – zaman yönelimi (oryantasyonu) bakımından ürkütücü örnekler görüldü. Örn. İsparta’da Süleyman Demirel Üniversitesini kendilerinin açtığını söyledi, oysa açılışı 1992 idi! Bir yerde daha…  Adnan Menderes havaalanı.. Onu da Erdoğan tuhaf biçimde sahiplenmiş (!?) ve “biz yaptık” diyebilmişti! Oysa gerçek değildi, kendi iktidara gelmeden yıllar önce o havalimanı hizmete girmişti (17 Kasım 1987). Oysa her 2 örnekte de o kurumlar – tesisler  AKP iktidarından önce (3 Kasım 2002) kurulmuştu.

Bir başkası, 24 Mart 2021 günü Rize’de yaşandı. Kovit-19 salgını son derece ağır seyrederken, Rize’de AKP il kongresinde kendi deyimi ile “lebalep” kalabalığı görünce, ağzı kulaklarına varana dek büyük mutlulukla güldü. Oysa o gün ülkemizde 146 “resmi” (indirimli!) Kovit-19 ölümü vardı. Benzer tutum, izleyen Ankara Arena kapalı salon parti kongresinde de yaşandı.

Bu tablolar, aşırı yorgunluk – sürmenaj – tükenme sendromunun ötesinde, bir EMPATİ EKSİKLİĞİ – YOKSUNLUĞU olarak nitelenebilir ve o ülke – halk için büyük talihsizliktir.

2006’da Başbakan iken geçirdiği krizde Ankara Güven Hastanesine zor yetiştirilmiş, zırhı aracın kapıları açılamamış, özel dirençli kurşun geçirmez camlar ancak balyozla kırılabilmişti. O gün Güven Hastanesi resmi kayıtlarında neler vardır? Başbakan Erdoğan’ı gören Nöroloji Uzmanı Dr. Sümer Güllap, bir süre sonra, 42 yaşında gripten ölmüştür!? Otopsi raporu??
***
Erdoğan’ın Kurban bayramı iletisini okurken canlı yayında uyuklaması pek çok değişik tıbbi soruna ikincil (bağlı) olabilir. Aşırı yorgunluk – uykusuzluk (sürmenaj), tükenme sendromu, düzenlen(e)meyen Diyabet, kalp ritm bozuklukları, beyin hastalıkları (örn. geçici iskemik atak – TIA), temporal epilepsi (bir sara türü). Kuşkusuz uzaktan tanı konamaz. Hekim muayenesi ve laboratuvar incelemeleri ile kanıta dayalı olarak tıbbi tanı konur, sağaltım (tedavi) yapılır.

Bunların hiçbiri ayıp değildir, doğaldır, insanidir.
Ancak CUMHUIRBAŞKANLIĞI görevini yürütmesine engel olmamalıdır. İşte bu bilimsel tıbbi kanaat raporudur yıllık olarak AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kamuoyuna sunması gereken. Erdoğan Şubat 1954 doğumlu ve 67 yaşındadır. Devlet memurları emeklilik yaşı 65’tir. Noterler, 65+ yaşta gerek duyarlarsa hekim raporu isterler. Devlet Memuru olabilmek için 657 s. yasanın 48. maddesi gereği Tıbbi Kurul Raporu istenir. Kamu, çalışanlarından gerektiğinde böylesi bir raporu isteyebilir.

TBMM Başkanı, Hukuk Profesörü Sn. M. Şentop Erdoğan’dan, Ulus adına böyle bir rapor isteyebilir mi? Çağrımızdır kendisine, lütfen istesinler.. Ne var ki ucube TEK ADAM REJİMİ / ŞAHSIM DEVLETİ akıldışılığı – hukuk dışılığı bu beklentiyi boşa çıkarıyor.

Muhalefetin istemini dinler mi Erdoğan?
Kamuoyu sistemli istemde bulunabilir mi, hangi örgütlülük ve önderlikle?

Bunlara gerek yok; sorun Erdoğan için etik – moral – politik – insani… sorumluluktur. Halkın BİLME HAKKI söz konusudur İnsanb Haklarına saygılı bir demokratik hukuk devletinde (Anayasa md.2).

Erdoğan, Anayasa md. 20’ye, özel yaşamın gizliliği gerekçesine de sığınamaz, sığınmamalıdır.

İleride yargılanacak olursa, “Epileptik hasta” tanısı alıp TCK md.32’nin ardına kaçmayı da düşünmemelidir. Hukukun en genel ilkelerinden biri İYİNİYET – DÜSÜRÜSTLÜKTÜR; tersine hukuksal sonuç bağlanamaz; Erdoğan’a bu bağlamda hukuksal çıkış yoktur.

Erdoğan’ın ileri derecede “narsisistik kişilikli” olduğu su götürmez bir gerçekliktir. Bu tür kişilik toplumda ender değildir. Geçmişte Erdoğan için “narsisistik kişilik bozukluğu” diyen bir uzman hekim, Cumhurbaşkanına hakaretten 11 ay hapis cezası almıştır. Savcının iddianamesi traji-komiktir :”…. kişilik bı-ozukluğu.. demek suretiyle..” Oysa bu tıbbi antitenin uluslararası adı ve ICD-X kodu aynen budur. Burada “bozukluk” sözcüğü günlük diledeki anlamında olmayıp teknik içerikli ve İngilizce “Disorder” karşılığıdır. Erdoğan’ın ölçüsüz kibiri bu zemindedir.

Sonuç olarak, hiçbir şey ama hiçbir şey, Erdoğan’ın beklentileri…. Türkiye’nin ülkesi ve ulusu ile bölünmez bütünlüğünden daha değerli değildir.

Erdoğan bu tıbbi raporu dürüstçe kamuoyuna sunmalıdır.
Sağlığı görevine engelse, uygarca bırakmalıdır.

Bilgi ve ilginize sunarız.

Sevgi ve saygı ile. 23 Temmuz 2021, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik    twitter : @profsaltik     

Cumhuriyet TV : (226) Prof. Dr. Ahmet Saltık açıkladı: Erdoğan’ın hastalığı ortaya çıktı – YouTube

https://www.krttv.com.tr/gundem/unlu-profesor-cumhurbaskani-erdogan-in-hastaligini-canli-h86171.html 

https://www.egehaber.com/cumhurbaskani-erdoganin-hastaligi-hakkinda-prof-dr-altugdan-flas-aciklama-415378/

 

‘Dehşete düşüyoruz’ !


‘Dehşete düşüyoruz’ !

Erdoğan’a yazılan mektubun yayımlandığı WAN-IFRA’nın internet sitesinde,
üzerinde düşünce özgürlüğüne ilişkin Anayasa maddesinin yazılı olduğu bir
Türk bayrağı görseli kullanıldı.
[Haber görseli]

Mektubu imzalayanlar arasında New York Times Genel Yayın Yönetmeni Dean Baquet, Washington Post Genel Yayın Yönetmeni Martin Baron, La Stampa Genel Yayın Yönetmeni Mario Calabresi, La Repubblica Genel Yayın Yönetmeni Ezio Mauro, El Pais Genel Yayın Yönetmeni Antonio Cano, Buzzfeed Genel Yayın Yönetmeni Ben Smith, ARD Genel Yayın Yönetmeni Thomas Baumann, Süddeutsche Zeitung Eş Genel Yayın Yönetmeni Wolfgang Krach, Welt Genel Yayın Yönetmeni Jan- Eric Peters, ZDF Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı Elmar Thevessen, VG Genel Yayın Yönetmeni Torry Pedersen, VICE Media kurucusu Shane Smith ve AFP Küresel Haber Müdürü Michele Leridon da bulunuyor.

Dünyanın önde gelen gazete ve haber sitelerinden 50’yi aşkın genel yayın yönetmeni, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mektup yazarak

Türkiye’de basın özgürlüğünün giderek kötüleşmesine ilişkin derin endişelerini’ iletti. Yüzün üzerinde ülkede 35 bini aşkın yayıncıyı temsil eden Dünya Gazeteler ve Haber Yayıncıları Birliği (WAN-IFRA), Dünya Editörler Forumu (WEF), Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) ve Uluslararası Yazarlar Birliği PEN öncülüğünde kaleme alınan mektupta, son iki ayda Türkiye’deki yayın organları ve gazetecileri hedef alan saldırıların ‘alarm verici boyutlara’ ulaştığı belirtildi.

Mektupta şu ifadeler kullanıldı:

“Bu yıldırma atmosferinde, gazetecileri esas görevlerini yapmalarını sağlayacak tedbirlerden yoksun bırakan ‘cezasızlık kültürünün’ yükselişi endişe veriyor. Hükümetin bağımsız ya da muhalif gazetecilere yönelik saldırıları kınamaya yönelik isteksizliği ve bazı durumlarda ihmali daha da ürkütücü. Yayın yönetmenleri olarak gazetecilerin, yayın organlarının ve medya gruplarının bu şekilde hedef alındığını görmekten dehşete düşüyoruz” Gazeteciler, Erdoğan’a gazetecileri koruyun çağrısında bulundu.

Hasan Cemal: Darbe günlerinden beter

Türkiye’de muhalif basının “Erdoğan’ın sandıktan güçlenerek çıkması halinde baskıların artacağına” dair korkularını haberleştiren Reuters, gazeteci Hasan Cemal’in izlenimlerine
yer verdi. Kariyerinde “basın özgürlüklerinin hiç bu kadar kısıtlanmadığını” söyleyen Cemal, “bağımsızlıktan nefret eden sultanın emirlerine” işaret etti. Cemal, “Kenan Evren günlerinin 2. sınıf demokrasisi bile bugünden iyiydi.” dedi.

Dayak, hapis, kurşun

ÇGD Ankara Şubesi, temmuz-eylül dönemini kapsayan Medya Raporu’nu açıkladı.
Saptamalar şöyle:

Burun kırma, dipçik, kaçırma: Uludere’de Mahmut Oral ve öbür gazeteciler askerler tarafından tartaklandı. Nusaybin’de polisler gazetecilere silahlarının dipçikleriyle vurdu. Sendika.org muhabiri Bora Balcı’nın yol ortasında kaçırılıp tehdit edildi.

‘400 vekil’ baskını: Erdoğan’ın “400 vekil alınsaydı, bunlar olmazdı” açıklamasını haberleştiren Hürriyet gazetesi, AKP’li Abdurrahim Boynukalın öncülüğünde bir grup tarafından basıldı. Ahmet Hakan, 3’ü AKP’li 4 kişinin saldırısına uğradı.

‘Küçük’ tehditler: Star gazetesi yazarı Cem Küçük, “İstersek seni sinek gibi ezeriz.
Bugüne kadar merhamet ettik de hâlâ hayatta kalabiliyorsun..” ifadeleri ile Hakan’ı tehdit etti. Küçük, gazetemiz yazarı Celal Başlangıç için “Bu adam PKK militanıdır” dedi. Küçük,
“MİT TIR’ları olayı ABD’de yaşansaydı, CIA o muhabirleri öldürürdü. Can Dündar’a gözaltının orada olması lazımdı. İddia ediyorum hukukla çözmezlerdi bunu” dedi.

Hedef ‘Cumhuriyet’:

Eski Kocaeli Valisi Ercan Topaca’nın, makam tuvaletine altın kaplama malzemeler kullanıldığı yönündeki haberi nedeniyle muhabirimiz Canan Coşkun hakkında, soruşturma başlatıldı. Çizerimiz Musa Kart hakkında, karikatürde Erdoğan için “Gemisini yürüten kaptan” ifadesini kullandığı için soruşturma açıldı. Bilal Erdoğan’ın şikâyeti üzerine, muhabirimiz Alican Uludağ hakkında, soruşturma açıldı.

Nokta toplatıldı: Erdoğan’ın arkada şehit cenazesi geçerken selfie yaptığı bir görüntünün
yer aldığı Nokta dergisi toplatıldı.

=====================================================

Dostlar,

Dileriz tüm bu uyarılar AKP ve Bay RTE üzerinde olumlu uyaran etkisi işlevi görsün ve ölçüyü çooook ama çoooook kaçırdıklarını artık görerek kendilerine çeki düzen versinler..

Demokrasinin, demokratik cumhuriyetimizin nimetleri sayesinde o yüksek makamlara erişebildiklerini bir bile akıllarından çıkarmasınlar..

Demokratik özgürlüklerin, demokratik huluk devletini ortadan kaldırmaya izin vermediğini, vermeyeceğini de anımsatmış olalım..

Türk Halkı 7 Haziran 2015 seçimlerinde AKP – RTE’ye SARI KART gösterdi.
Bay RTE, son derece anlamsız biçimde Türkiye ile inatlaşarak ülkemizi zoraki yenileme seçimine sürükledi. Diler ve umarız ki, 1 Kasık m 20165 seçimlerinde Ulusumuz bu kez
“nush ile uslanmayan” (nasihat ile akıllanmayan) AKP – RTE’yi tekdir edecek
(azarlayacak, haşlayacak), KIRIMZI KART göstercektir..

Bu da yetmezse, Ziya Paşa‘nın ünlü deyiminde geçtiği üzere sıra “köteğe” (dayağa) gelecektir.

Bizden söylemesi..
Geçelim Türkiye’den yapılan sayısız uyarıları; artık Dünya alem Bay RTE’yi açık mektup yazarak ciddi ciddi uyarma gereği duyuyor..

Dehşete düşüyoruz’ ! ifadesini kullanıyor..

Sevgi ve saygı ile.
01 Kasım 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

GÜLSUYU DARBESİ


GÜLSUYU DARBESİ

Turker_Erturk_portresi

Türker ERTÜRK

 

 

Michael Rubin 10 Ekim 2013 tarihli yazısında Yargıtay’ın Balyoz kararı
acımasızca ve biraz da alaya alarak eleştiriyor, daha doğrusu yerden yere vuruyor.

Yazar, Yargının tümüyle Erdoğan ve destekçilerinin elinde olduğunu,
– hapiste olanların politik hükümlü olduklarını,
– laik oldukları,
– din ve devletin ayrı tutulması gerektiğine inandıkları için oralara tıkıldıklarını..”
 
söylüyor.

Rubin Erdoğan’ın Türkiye’yi Padişah gibi yönettiğini, muhaliflerini içeriye attırdığını, polisin tümden O’nun faşist birlikleri haline geldiğini” anlatıyor ve
“Erdoğan gerçekten darbecilerin liderini görmek istiyorsa, ihtiyacı olan tek şeyin
aynaya bakmak olduğunu..” 
yazıyor.

Darbenin lideri Erdoğan 

Yazının sonuç bölümünde ise “Erdoğan’ın sonunun Perulu lider Alberto Fujimori gibi olacağını, kaçacağı ülkenin Suudi Arabistan olacağı konusunda iddiaya bile girebileceğini, bugün Türkiye’de 1960’ta ve 1980’de olduğu gibi darbe yapıldığını
ve liderinin Erdoğan olduğu..”
 anlatıyor.

Michael Rubin’in Washington Post, The New York Times, The Wall Street Journal, National Review ve The Weeekly Standard adlı gazete ve mecmualarda Türkiye ve Ortadoğu ile ilgili yazıları yayınlanmaktadır. Ayrıca Amerikan Girişim Enstitüsü
(American Enterprise Institute) adlı kuruluşta çalışmakta, Amerikan Deniz Kuvvetleri Akademisi’nde (Naval Postgraduate School) öğretmenlik yapmakta olup,
geçmiş dönemlerde ABD Savunma Bakanlığı’nda danışmanlık yapmıştır.

%73 destek bile alır!

Micahael Rubin yazısında Erdoğan’ı benzettiği Japon asıllı Alberto Fujimori
1990-2000 arasında Peru Devlet Başkanlığı yapmıştır. Fujimori Peru’da iktidara gelir gelmez bankaları, stratejik sanayi tesisleri ve demir yolları dahil iğneden ipliğe
her şeyi özelleştirir. Fakat bu ekonomik politikanın yıkıcı etkileri çok büyük olur.
Halk aşırı yoksullaşır, işsizlik artar ve gelir bölüşümündeki adaletsizlik feci boyutlara ulaşır.

Buna karşın Fujimori, iktidarını güçlendirmek için hükümet darbesi yapar,
sandıktan ezici çoğunlukla çıkmayı iktidarının asli meşruiyeti sayar, yargısız infazlar yaptırır, hukuku siyasallaştırır, muhaliflerini içeri arttırır, yetkilerini olağanüstü derecede arttıran anayasa değişiklikleri için referandumlar yaptırır hatta %73 destek bile alır.
Ama sonunda halk ayaklanır, gösteriler başlar, muhalefet birleşir ve Fujimori baskılara dayanamayarak bir bahane ile 13 Kasım 2000’de yurtdışına kaçar.
İstifasını Japonya’dan veren Alberto Fujimori 23 Eylül 2007’de İnterpol gözetiminde önce Şili’nin başkenti Santiago’ya getirilir daha sonra ülkesi Peru’ya iade edilir.
Halen hapishanede cezasını çekmekte ve kanserle boğuşmaktadır.

Fark ağır dinsel istismar

Erdoğan liderliğinde AKP iktidarının

– 2002’den beri emperyalizmi arkasına alarak ve
– cemaatin ateş desteği ile

ülkemize yaptığı yadsınamaz kötülükleri düşünürsek,
emin olun Fujimori masum bile sayılabilir.

  • Tam 3 yıldır Türkiye’de esas darbeyi Erdoğan’ın yaptığını söylemeye çalıştık. 

Bu darbenin amacının karşı devrim olduğunu, bunun emperyalizm tarafından sahneye konan “Renkli Devrimler“den tek farkının ağır dinsel istismar olduğunu, bu nedenle
“Gülsuyu Darbesi“ olarak adlandırdığımızı yazdık, çizdik, gittiğimiz her yerde anlattık ve anlatmaya devam ediyoruz.

Yok hükmündedir!

Rubin yazısında 2003’te yazılan darbe planının, 2007’de piyasaya çıkan MS Word sürümü ile yazılmış olması rezaletine de değinir. Biz de bu durumu 2007 model bir araba ile 2003’te kaza yapmaya benzetmiştik.

  • Yargımız bu aleni sahtekarlığı görmüyor veya göremiyorsa
    kararı da Yüce Türk Ulusu için yok hükmündedir.

Halen Türkiye’de nihai amacı rejim değişikliği olan karşı devrim sürecinde Cumhuriyetimizin kurumlarına karşı “Gülsuyu Darbesi“ yapılmaktadır.
Darbenin içindeki din motifi, geniş halk kitlelerinin kandırılması ve uyuşturulması içindir. Balyoz, bu darbe içinde geçilmesi gereken önemli bir aşamaydı.

Bu darbeye direnmek, itiraz etmek ve engellemek için mücadele etmek demokratlığın, yurtseverliğin ve ahlakın gereğidir.

Saygılar sunarım.