Etiket arşivi: ne mutlu Türküm diyene

UKRAYNA BUNALIMI HAKKINDA ADD BİLİM ve DANIŞMA KURULU GÖRÜŞÜ

UKRAYNA BUNALIMI HAKKINDA
ADD BİLİM ve DANIŞMA KURULU GÖRÜŞÜ

https://www.add.org.tr/makaleler/

Rusya tarafından 24 Şubat 2022 sabahı başlatılmak zorunda kalınan Ukrayna’ya dönük askeri harekat, küresel ve bölgesel ölçekte Ülkemizi de içeren ciddi potansiyel tehditler taşımaktadır. Türkiye bir dizi önlemi zamanında ve bilimsel akılcılıkla sergilemek zorundadır. Dış politikada duygusallığa ve sürgit dostluklara yer yoktur, belirleyici olan ülkemizin ve ulusumuzun güvenliği ve çıkarlarıdır. Çıkarlar, uluslararası hukuka uygun, karşılıklı adalet ve hakkaniyet çerçevesinde gözetilmelidir. Ayrıca Dış Politika girişimleri kararlarının olabildiğince ulusal tabanda geniş uzlaşma ile alınması ve geleneksel ilkelerin korunması gereklidir. Köklü devletler uzun erimli (vadeli) dış politika seçeneklerine sahiptir, siyasal iktidarlar değişse bile bu politikaların özü değişmez. Türkiye için bu ilkelerin başında, “YURTTA BARIŞ – DÜNYADA BARIŞ” gelir.

Türk Dış Politikasının ilkeleri Mustafa Kemal ATATÜRK döneminde belirlenmiş ve son 20 yıl dışında, yüz yıla yakın zamandır uygulanagelmektedir. Bu sayededir ki Türkiye Cumhuriyeti,
tüm zorluklara – engellere karşın 99. yaşına sıcak savaşlara girmeden ulaşmış ve kurucu uluslararası anlaşmaları koruyabilmiştir. Bunların başında, Atatürk önderliğinde öncü kurucu kadroların armağanı olan Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) ve Montreaux Boğazlar Sözleşmesi (1936) gelmektedir.
***
Uluslararası ölçeğe tırmanan Ukrayna bunalımının yönetiminde Türkiye’nin izlemesi gereken ilkeler şöyledir:

  1. Muhalefetin etkili çabasıyla TBMM, Ukrayna sorununu görüşmek ve politika belirlemek üzere 120 imzayla ivedilikle göreve çağrılmalı;[1] gizli-özel oturumlarda konu görüşülerek, ulusal uzlaşma temelli politikalar üretilmelidir. Sorun, tek kişi yönetimine asla bırakılamayacak ölçüde ciddi ve karmaşıktır. Anayasanın 92. maddesinin ilk fıkrasında salt (münhasıran) TBMM’ye verilen yetki gerektiğinde kullanılmalı, md. 92/2’nin koşulları iktidar tarafından zorlanmamalıdır. Tarihimizde TBMM’de alınmayan kararların çok acı sonuçları vardır. Enver Paşa Osmanlı Devletini 1. Dünya Savaşına sokmuş, DP hükümeti TBMM kararı olmaksızın Kore Savaşına 1 tugay asker göndermiştir. Kurtuluş Savaşını yöneten TBMM, bu bunalımda da mutlak söz ve karar sahibi olarak meşru yetkisini kullanmalıdır.
  2. K. ATATÜRK’ün son derece yerinde nitelemesiyle “.. bizi mahvetmek isteyen Emperyalizm”, kaynağı ne olursa olsun karşıt olduğumuz, insanlık düşmanı bir ideolojidir. Türkiye ne ABD ne Rus emperyalizminin yanında olamaz! 2. Dünya paylaşım savaşı öncesi ve sırasında 2. Cumhurbaşkanı İsmet İNÖNÜ’nün büyük başarıyla yürüttüğü tarafsızlık politikası, Türkiye’yi bu yıkıcı serüvenden koruyabilmiştir. Ülkemiz, ısrarlı ve tutarlı biçimde “aktif bir tarafsızlık politikası” izlemelidir.
  3. Ukrayna sorununun iktidar tarafından iç politikaya alet edilmesine ve hele hele Cumhurbaşkanı ve genel seçimi erteleme amaçlı kullanılmasına, koşulları tam oluşmadan (Anayasa m.119) OHAL ilanına kesinlikle izin verilmemelidir.
  4. Rus askeri harekatı ve öncesindeki uluslararası topludurumun (konjektürün) de bir ölçüde payı olmakla birlikte, gerçekte AKP iktidarınca izlenen son derece yanlış ekonomi politikaları sonucu ülkemizde yaşanmakta olan ve katlanılmaz boyutlara ulaşan hiperenflasyon – yoksulluk – işsizlik – yaşam pahalılığı sorunlarını çözmeye, etkilerini hafifletmeye dönük kapsamlı sosyal devlet politikaları aksatılmadan sürdürülmelidir. Dış politika, ağır iç sorunlara şal yapılmamalıdır.
  5. Türkiye, çok ağır ekonomik ve siyasal bunalımla hatta rejim bunalımıyla yüz yüzedir. Merkez Bankası rezervleri negatiftir, ağır dış borç yükü söz konusudur. Bunalım petrol fiyatlarını hızla yükseltmiştir. Bir askeri operasyonu, çatışmayı kaldırabilecek ekonomik güçten büyük ölçüde yoksundur. CDS primi çok yükselmiş (600+!), yeni borçlanma olanakları çok sınırlıdır. Bu bakımlardan da AKTİF bir tarafsızlık politikası tek seçenektir. NATO’nun peşinde uydulaşarak serüvenler, emperyalizmin emellerine hizmet etme asla kabul edilemez ve Türkiye’nin tarihsel saygınlığı ile bağdaşmaz. Ekonomik bağımsızlığı olmayanların, ulusal çıkarlarını korumaları çok zordur. Bugünleri görenler boş yere “tam bağımsız Türkiye” demediler.
  6. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin ülkemiz ve hatta dünya barışı için ne denli yaşamsal olduğu Ukrayna bunalımında bir kez daha kanıtlanmıştır. 19-21. maddeleri özellikle, titizlikle gözetilmelidir. ABD tarafından esnetilmesi istemlerine ödün verilmemeli, Karadeniz bir barış denizi olarak kalmalıdır. Rusya’nın ABD – NATO tarafından son olarak Ukrayna ve Karadeniz’den çevrelenmesine Rusya’nın kesinlikle izin vermeyeceği akılda tutulmalıdır. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin yaşamsal önemini bir ortak basın açıklamasıyla kamuoyuna duyuran saygın ve yurtsever 104 emekli amiral hakkında açılan yersiz ve haksız dava düşürülmeli ve bu komutanlardan açık özür dilenmelidir. İstanbul Kanalı, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni dolanma (by pass) amaçlı olup, aynı ölçüde sakıncalıdır. ABD, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nı çıkarları yönünde yorumlamaya ve esnetmeye çalışıyor. Oyuna gelmemeliyiz. Öte yandan BM etkili bir örgüt olmamakta, özellikle küresel bunalımlarda zayıf ve yetersiz kalmaktadır.
  7. Ukrayna sorunun en önemli nedenlerinden biri, bu ülkede uluslaşmanın gerçekleştirilememiş, ulus devlet güvencesinin kazanılamamış olmasıdır. Karmaşık demografik – etnik yapısıyla 44 milyon nüfuslu ve 633 bin km2 toprakları olan Ukrayna’da, 2014 Soros’çu turuncu darbe ile Batı yanlısı NATO’cu iktidar kurulmuştur. Ancak son aşamada Batı Ukrayna’yı yalnız bırakmıştır. Bu noktada M.K. Atatürk’ün “Ne mutlu Türk’üm diyene!” çağrısı ile Türkiye’nin Anadolu’da ve Trakya’da uluslaşması ve hızla ulus devlete evrilmesi çabasının ne denli yaşamsal olduğu açıkça görülmelidir. Dolayısıyla hiçbir gerekçe ile ulus bütünlüğü – birliği zedelenmemeli, iç politikada Ulusu kutuplaştırıcı politikalardan kesinlikle kaçınılmalı ve uluslaşma sürdürülmelidir.
  8. ABD, Türkiye’ye artık “stratejik müttefik” gözüyle bakmıyor. Bölgemizde yeni arayışlar içinde. Suriye ve Irak’ın kuzeyinde karakol devletler kurarak bu ülkeleri bölmüş, Türkiye’yi de bölmeye açıkça çaba göstermektedir. 2006’da yayınlanan ve Türkiye dahil 22 ülkenin sınırlarını değiştirmeyi hedefleyen BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) (!), ABD Dışişleri Bakanı C. Rice tarafından resmen ilan edilmiş; Plan, ABD Armed Forces Journal’de E. Alb. R. Peters imzalı yayınlanmıştır (Haziran 2006)!
  9. NATO’nun varlık nedeni kalmamıştır. SSCB 1991’de çökmüş, Varşova Paktı 1993’te dağılmıştır. Ancak NATO genişlemeyi sürdürmüş ve 5 atak ile Rusya’yı adeta Batı’dan kuşatmıştır. Ukrayna da NATO’nun saldırgan genişleme politikasıyla NATO üyesi yapılırsa, Rusya adeta nefes alamaz duruma düşürülecektir. Rusya kezlerce bu itirazını dile getirmiş ancak 2014’te Ukrayna’da darbe yapılarak ABD yanlısı iktidar kurulmuştur. Rusya, ulusal güvenliğinin açıkça tehdit edildiğini, bu duruma izin veremeyeceğini, beka sorunu sayacağını bildirmiştir. Varlık nedenini yitiren NATO, konumunu pekiştirmek için saldırgan yayılma politikasıyla doğrudan doğruya küresel barış için açık bir tehdit örgütü konumuna sürüklenmiştir. Bu bağlamda Rusya’nın askeri harekatı, görüşmeye çağrı çabalarının, Ukrayna’nın NATO’ya alınmayacağı güvencesi verilmesi istemlerinin reddi ve doğrudan Ukrayna’nın NATO üyesi olmayacağını açıklamaktan kaçınması sonunda, bir tür öz savunma zorunluğu olarak kaçınılmaz olmuştur. Hızla ve en az yitikle sonlanması içten dileğimizdir. M. K. ATATÜRK’e göre “Savaş eğer ulusun yaşamı tehlikeye düşmemişse, cinayettir.” Rusya’nın bu bağlamda tümüyle haksız olduğunu savlamak çok güçtür. Ancak yineleyelim; biz ADD olarak, nereden kaynaklanırsa kaynaklansın, emperyalizme ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşıyız.
  10. Ülkelerin egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü temel bir ilke olmakla birlikte, Rusya için NATO ve Avrupalı müttefiklerince tek yanlı olarak düşmanca kötüye kullanılması kabul edilemez. “Karşılıklılık” uluslararası hukukun en temel ilkelerindendir. Hızla bir ateşkes istemi, ne yazık ki, Rusya açısından, acil hedeflerine erişmediği sürece boşlukta kalacaktır. Nitekim harekatın 2. gününde Rusya, silahlı çatışmaya ara vererek görüşme çağrısında bulunmuş ancak olumlu yanıt alamadığı için operasyonu sürdürmek zorunda kalmıştır. İnsani hedefler özenle korunmaktadır.
  11. Askeri harekat uzadıkça Türkiye, önümüzdeki kısa erimde bu 2 ülkeden dışalımını yaptığı
    başta buğday olmak üzere tahıl ürünlerini sağlamada sorunlar yaşayabilir, hatta açlık ve kıtlıkla yüzleşebilir! Seçenek politikalar geliştirilmesi ve gerekli önlemlerin zamanında alınması zorunludur. Her iki ülkeyle çok yönlü ilişkiler içindeyiz. Turizm en önemli kalemlerden. Rusya ülkemizde nükleer güç santralı inşa etmekte (Mersin). Türkiye’ye S-400 hava savunma sistemleri sattı. Oysa ABD, bedeli ödenen F-35 savaş uçaklarını vermemekte. AB, açıkça uluslararası anlaşmaları çiğneyerek Güney Kıbrıs Rum Yönetimini AB’ye aldı. ABD, Dedeğaç’ta yeni askeri üs kurdu. Suriye ve Irak’ta birkaç üs edindi. Türkiye içten ve dıştan kuşatılmakta. Bu gerçeklerden çıkarılacak önemli dersler vardır. Küresel dengeler özenle gözetilerek Bölge merkezli barışçıl işbirlikleri öne çıkarılmalıdır.
  12. Dışişleri Bakanlığı deneyimi ve kıdemli uzmanlarından mutlaka yararlanılmalıdır. Liyakatsiz, siyasal tercih temelli atamaların bedeli çok ağır ve telafisi olanaksız olabilir. Kamuoyu yanıltılmamalıdır. Ancak İktidarın niteliği, sicili ve yapageldikleri, uzmanlığa, demokratik – katılımcı karar süreçlerine gerekli önemi vermemesi kaygımızı büyütmektedir. Bu dönemin sıkıntısız geçirilmesi beklenemez. Tek adam rejimi” başlı başına Ulusal güvenlik sorunudur ve özellikle kritik dönemlerde ülkemizin Batılı emperyal güçlerce kolaylıkla yönlendirilmesi (manuple edilmesi) için kurgulanmıştır. Parlamenter demokratik rejime ülkemiz hızla dönmek durumundadır. Bilim ve dijital dönüşüm çağını (Endüstri 5.0) asla ıskalayanayız. Bölgesel ve küresel sorunlar kuşkusuz hep olacaktır. Atatürkçü Düşünce Sistemi, çıkış yollarını hala içermektedir. Ülkemizi sıcak silahlı çatışmalara çekecek oyunlardan ve kışkırtmalardan uzak kalmalıyız. Ulusal kaynaklar kalkınmaya adanmalıdır.
  13. Çağımızda bir hegemonya değişim süreci yaşanmaktadır. Tek kutuplu emperyal Batı egemenliği zayıflamakta ve Avrasya ağırlığı büyümektedir. Türkiye güncel – dönemsel küresel gelişmeleri dikkatle izleyerek tam bağımsızlığını korumalı ya da karşılıklı bağımlılık ekseninde çıkarlarını savunmalıdır. Batı’nın süregelen Yeşil Kuşak kuşatmasıyla yalnızlaştırma, sarma politikasına Rusya direnmektedir. Bu emperyal stratejiye karşı Rusya ile ortak direnme hattı örülmesi gereklidir.
  14. Küresel haberlerin farklı kaynaklardan izlenmesi, yeterli güncel – güvenilir istihbarat üretimi, basın özgürlüğü… dezenformasyon ve algı yönetiminden sakınabilmek için demokratik zorunluktur. Dış politikada uzun erimli ve seçenekli ulusal planlarımız, hedeflerimiz olmalıdır. Kimi devletlerin, uluslararası kuruluşların, bölgesel birliklerin güncel gelişmeleri kendi çıkarları için kullanarak sonraki süreçleri biçimlendirme amacıyla yapabileceği kışkırtıcı (provokatif) eylemler ve bilgi kirliliğinden sakınılmalıdır. Haklılığınızın arkasına güç koyamazsanız, sonuç almak zordur. Uluslararası hukuk güçlüler hukukudur, güven kalmamıştır. Bu bağlamda iç kamuoyu desteği vazgeçilmez olup, güven sarsılmadan olabildiğince saydam davranılmalı, halkın bilgi edinme hakkı korunmalıdır.
  15. Donetsk ve Luhansk bölgelerinde Rusya yanlılarının yerel bağımsızlık ilanı ve Rusya tarafından hemen tanınması uluslararası hukuk bakımından sancılı bir durumdur. Ulusların kendi yazgılarını belirlemeleri BM İkiz Sözleşmelerinde kabul görmüş olmakla birlikte, bağlı olunan devletten ayrılmada halk oylamasının ülke genelinde yapılması zorunludur. Sıcak silahlı çatışma ortamında taktik nedenlerle böylesi bir yol izlenmiş olsa da uluslararası hukukun gerekleri yerine getirilmelidir.
  16. Çağımızda ne yazık ki Demokrasiler geriledi, zayıfladı; güçlülerin, nitelikli olmayan tek adamların yönetimleri sürüyor. Halkın seçtikleri değil, sermayenin güdümünde kişilerin iradesi baskın oldu. Yeni insan tipi yaratıldı. Bireyin çıkarı öne geçti. Ulus, ulus devlet, ulusal birlik değerleri aşındırıldı. Ne gibi güncel tehditler yaşamakta oldukları ve gelecekte yaşayacaklarının ayrımında olmayan tüketici, sorumsuz, hedonist.. yığınlar oluştu. Uzun erimde ülkemizde ve Dünyada Demokrasi ve barış kültürü geliştirilmeli, uluslararası toplum kalıcı barış ve gönenç için çaba göstermelidir. Ulusumuzun güvenliğini ve geleceğini küresel egemenlerin insafına bırakamayız.
  • Ana hedefimiz; Atatürk’ün Ulus egemenliği, tam bağımsızlık ve “yurtta barış, dünyada barış” devrimci ilkeleri temelinde çağdaş uygarlık düzeyini bilimsel akılcılıkla aşmak olacaktır.

Kurullar adına Prof. Dr. Ahmet SALTIK, ADD Bilim Kurulu Bşk. Yrd. 26 Şubat 2022, Ankara

Katılanlar : Prof. Dr. Ali Ercan, Prof. Dr. Özer Ozankaya, Prof. Dr. Lütfü Çakmakçı, Prof. Dr. Tahir Baştaymaz, Av. Önay Alpago, Eğitimci Emine Hekimoğlu, Doç. Dr. Mehmet Balyemez, Eğitimci Mustafa Gazalcı, Dr. Onur Öymen, Prof. Dr. Gönül Balkır, Müh. Güngör Berk, Müh. Safa Yenice (Gn. Bşk. Yrd.)

[1] Anayasa md. 93/3 : Meclis Başkanı da doğrudan doğruya veya üyelerin beşte birinin yazılı istemi üzerine, Meclisi toplantıya çağırır.

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 31 Mart 2021

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 31 Mart 2021

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

BUYRUN

Askeri okullara giriş koşulları arasında önceki yönetmelikte yer alan “Kendisinin, annesinin, babasının, kardeşlerinin ve velisinin, tutum ve davranışları ile yasadışı, siyasi, yıkıcı, irticai, bölücü ideolojik görüşleri benimsememiş, bu gibi faaliyetlerde bulunmamış veya bu gibi faaliyetlere karışmamış olması” koşulu yeni yönetmelikte çıkarıldı.

Buyrun tarikat ve cemaatler…

KIYIM

FETÖ‘nün fikir babası olan, Atatürk‘e ve silah arkadaşlarına “deccal süfyan, mülhid, mürted, habis, firavun, zındık, mason, münafık” diye saldıran Said Nursi, hükümetin atadığı kayyım yönetimindeki Diyarbakır Büyükşehir Belediyesince anıldı.

Belediyeye kayyum, cumhuriyete kıyım…

MACRON

Fransız devlet televizyonunun hazırladığı Erdoğan belgeselinde konuşan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ‘Erdoğan’ın idolü, büyük modern Türkiye’nin kurucusu kahraman Atatürk’tür’ dedi.

Bu Macron tam Fransız…

GÖRÜŞ

İstanbul Sözleşmesinden çekilmeye ilişkin RTE, ‘İnancımıza göre sapkınlık işareti olan hususların, İstanbul Sözleşmesi’nin arkasına sığınılarak sürekli gündemimize getirilmesine ve baskı aracına dönüştürülmesine izin veremezdik‘ dedi.

Tarikat baskısını kamufle etmek için sapkınlığa sığınma…

ŞAHSIM

TBMM Başkanı Mustafa Şentop “Cumhurbaşkanı, İstanbul Sözleşmesi’nden kararname ile çekildiği gibi Montrö’den de, diğer uluslararası anlaşmalardan da çekilebilir.

“Şahsım devleti”nin hizmetlisi… (AS: üstelik hukuk tarihi profesörü!!??)

ANYASA

RTE, hem 1982 Anayasası’na “vesayet anayasası” dedi, hem  değişmeyen madde kalmadığını söyledi, hem de “İdeolojik, zümrevi ve kişisel tüm bagajlarımızı, duvarlarımızı, şerhlerimizi bir kenara bırakarak, Türkiye’yi en az bir asır boyunca taşıyacak lafza ve ruha sahip yeni bir anayasaya kavuşturalım” dedi.

Nasıl anayasa istenir?

  1. Atatürk adı geçmeyen, Atatürk milliyetçiliğini silen,
  2. Türk vatandaşlığını kaldıran, etnik yapıları öne çıkaran,
  3. Laikliğe son veren, tarikat ve cemaatlere yasal güvence sağlayan, hilafet yolunu açan,
  4. Demokratik rejimi tek adam rejimine çeviren.

Gönül neler ister neler? Aka da konar, ..ka da konar…

SALGIN

AKP kongreleri ile Karadeniz’de salgın patladı. Ankara Kongresi ile üstüne tüy dikildi.

Artık kısıtlamalar başlayabilirdi, başladı…

PİŞKİN

RTE, lebalep kongrelerle övündükten sonra döndü vatandaşlardan dikkat ve hassasiyet istedi.

Yüz…

ALTIN

Sayısını unuttuğumuz ekonomik reform paketlerinden birini daha açıklayan RTE, AKP kongresinde vatandaşların döviz ve altınlarını ekonomiye katmalarını istedi.

Vatandaş ne yapar?

  1. AKP Gen. Bşk. na gözü kapalı uyar,
  2. Merkez Bankası’nı soyanların açıklanmasını bekler,
  3. Başta Erdoğan ve Yıldırım ailesi olmak üzere AKP ileri gelenlerinin ve yakınlarının adımını bekler,
  4. Olanak bulanlar döviz ve altın almayı sürdürür….

AHTAPOT

İlahiyatçı Sait Çamlıca, “FETÖ, Ahtapotun sadece tek bir koludur. Diğer büyük kolları Nurculuk, Süleymancılık, Menzil, İskenderpaşa, İsmailağa… Ahtapotun tek bir kolunu kesip diğer kollar ihmal edilmemeli”

İhmal tepede…

MONTRÖ

Meclis Başkanı’nın açıklamasından sonra Akit Gazetesi Montrö’den çıkış reklamlarının dozunu artırdı.

Parsel parsel perakende satıştan toptan satışa…

TÜRK

Elazığ, Şanlıurfa, Diyarbakır ve Edirne’deki koroların adındaki “TÜRK” sözcükleri çıkarıldı.

Daha önce de denenmiş Açılımın ayak sesleri

SALAK

AKP’li Cahit Özkan, kurultaydaki sıkışıklık görüntüsünün yatay çekimden kaynaklandığını oysa insanlar arasında yeterli aralığın olduğunu söyledi.

Milleti salak sananlar aynaya daha dikkatli bakmalı…

İŞSİZLİK

200 işçi alımı yapacak olan Adana Büyükşehir Belediyesi’nin ilanında talep patlaması yaşandı. İlana şu ana kadar 45 bini üniversite mezunu toplam 52 bin kişi başvurdu. Erdemir’de de benzer durum yaşanıyor.

Bunlar CHP uydurması haberler. Ülke güllük gülistanlık…

KOKAİNCİ

AKP Genel merkezine kapağı atmış, Rabia paylaşımları ile gönülleri kazanmış, kısa sürede yükünü tutmuş, yetmemiş kokaine alışmış.

CHP’li olsa zilletti. RTE sakız etmişti. AKP’lidir, ne yapsa yeridir…

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 24 Mart 2021

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

KATİL

Biden, “Bence, Rusya’nın lideri Putin bir katil”

Tencere dibin kara…

YAKIŞIKSIZ

RTE, Trump’ın  Putin’e karşı söylemini “yakışıksız” olarak niteledi.

Kendisi, kendisine yakışmayan söz kullanmaz…

HAYVAN

DEVA Partisi yöneticisi Beytullah Aksoy”Bir Türk için her sabah ben Türk’üm diye bağırmak ancak hayvani bir ihtiyacı tatmin edebilir.”

CHP’li dönek milletvekili Cihangir İslam, “Şartlandırma ve bu tip tekrarlarla talim ettirme insan eğitimine yönelik bir uygulama değildir, hayvanlara yönelik bir uygulamadır.”

Hayvan halini iyi biliyorlar…

MİLLET

Milletvekilliği düşürülen HDP’li Gergerlioğlu, “Anayasa dışı bir karardır. Meclis Genel Kurulunu terk etmiyorum. Hiçbir yere gitmiyorum. Milletimizin iradesine sığınıyorum.”

Milletin iradesine saygıda sınır tanımazlar!…

SÖZ

AKP’li Naci Bostancı HDP’nin kapatılma davası konusunda, “Söz hukuktadır”

Hukuka söz de iktidardadır…

VAZGEÇ

ABD Büyükelçisi Satterfield,”Türkiye S-400’den vazgeçmelidir”

ABD de bu sevdadan…

MENZİL

Çok eşliliği savunan ve medeni hukuku hedef alan açıklamaları nedeniyle açığa alınan GATA’nın eski Başhekim Yardımcısı Dr. Ali Edizer’in Güdül Devlet Hastanesi’nde göreve başladığı belirtildi.

Menzil’e doğru yollar açık…

FAİZ

Faizde Avrupa ve OECD’de birincisi, dünyada yedinciyiz.

Ne demişti RTE, “Vatanı satmak, yüksek faizle, yüksek enflasyonla, kötü yönetimle, ülkenin ve milletin kaynaklarını heba etmekle olur.”

Eyyy millet, tanı vatanı satanı…

MERKEZ

MB Başkanı Ağbal, görevden alınışı nedeniyle Cumhurbaşkanı’na şükran mesajı sundu.

Böyle adamlar oldukça Tayyip Erdoğan’lar eksilmez…

KADIN

Türkiye, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kararıyla  İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi”nden çekildi.

Ne demişti AKP milletvekili Özlem Zengin, “Bu ülkede AKP’den önce kadının adı yoktu

Artık olacak!…

DEVRİMCİLER

Vatan Partisi Öncü Kadın Başkanı, “İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılma kararı Türkiye’nin içine girdiği devrimci dönem ile uyumludur, devrimci bir karardır.” dedi.

Partinin arka bahçe çiçeği Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) de yasa dışı kararnameye (AS: Cumhurbaşkanlığı Kararına) destek verdi.

Karşı devrimcilerle omuz omuza…

KUYRUK

Tarikat ve cemaatler, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkma kararı veren RET’ye teşekkür kuyruğuna girdi.

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun kaldırılması için girişime başladılar.

Öncü Kadın ve CKD’den hamle bekleniyor…

HİLAFET

Cumhuriyet devrimlerini hedef alan Yeni Akit, hilafet çağrısı yaparak, “Meclis isterse hilafeti ihya edebilir” sürmanşeti attı.

Paçaları bağlıysa …

CİDDİ

Avrupa Birliği’nin yasama organı Avrupa Parlamentosu‘nun Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor, “HDP’nin kapatılmasının Türkiye için çok ciddi sonuçları olacağını” ifade etti.

Ciddi misiniz?…

DON

Müdür yardımcısı A.B., müdür olmak için girdiği sınavda kopya çekerken yakalandı. İç çamaşırına sakladığı telefonla soruların fotoğrafını çekip ailesine gönderdi. Yanıtlar ulaşınca ise sesi açık unuttuğu telefon kendisini ele verdi.

A salak!..

TAVIR

Perinçek“Ben, Sayın Cumhurbaşkanı’ndan 2014-15’ten beri yürüttüğü kararlı, ABD’ye karşı başını dik tutan, PKK’ya karşı, FETÖ ile kellesini ortaya koyan siyasetin başı olarak Andımızın yanında kararlı bir tavır beklerdim.”

Adam kararlı hedefine yürüyor. Yörüngeye oturanlara bakın.…

YAĞDANLIK

Rektör, YÖK Başkanı’nın babasının adına cami yaptırıyor.

Hayırlı yağlar…

ELOĞLU

ABD ile ortak tatbikat yapan ve ABD gemilerini limanlarında kabul eden Yunanistan’ın basını “Amerikalılar, Türk rüyasının üstüne F-35’le mezar taşı koyuyor” başlıkları attı.

Emperyalistlerin elbisesi ile gerdeğe girip evdeki gelini kaybetmekten akıllanmamış Yunan…

VAKIF

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesindeki Taksim Gezi Parkı, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından İBB mülkiyetinden alınarak Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı’na geçirildi.

Amaç koruyup gelecek nesillere aktarmakmış. Millet de yedi ya!…

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!..

 

 

 

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 17 Mart 2021

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 17 Mart 2021

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

Haftanın tüm iğneleri, okullarda andımızın okunmasını yasaklayan  ve devlet madalyalarından Atatürk kabartmasını çıkaranlara…

UTANÇ

Demokrasi endeksinde 179 ülke içinde 149 uncu sıraya indik. Son on yılda en çok otoriterleşen ülkeler arasında üçüncü olduk.

Bu ayıp 19 yıldır ülkeyi yöneten ve onu destekleyenlerin…

BEKLENTİ

RTE ve yakınları Biden’dan telefon bekliyor. Beyaz Saray “İlerde arar” diye dalgasını geçiyor. Muhalefet Biden’dan medet ummakla suçlanıyor.

Atatürk’ün tam bağımsız bıraktığı ülkenin düştüğü hal. Yazık …

TAŞ

Muhalefetin eleştirileri üzerine RTE, “Damat kadar taş düşsün başınıza”  dedi.

Fazlası düştü…

KÜÇÜK

Türkiye Gazetesi yazarı, Ulusal Kanal’ın sürekli konuşmacısı Cem Küçük, AKP’nin HDP seçmeninin rahatlıkla CHP’ye oy verebileceğini göz ardı etmemesi gerektiğini  yazdı.

Küçük hesaplar…

BAŞ

Cumhur İttifakı’nca “HDP’nin yayın organı” olarak tanımlanan Olay TV’nin Ankara Bürosu Editörü Ünal Kaya, MHP’ye yakınlığı ile bilinen BENGÜ TV’nin başına getirildi.

Kimin eli, kimin cebinde…

SAĞLAM

CHP’den Saadet Partisi’ne geçip tekrar CHP’ye dönen Cihangir İslam’a rozetini Kılıçdaroğlu taktı.

Bu dönemde böyle sağlam duruşlular kıymette…

ŞAMPİYON

Konyaspor’un lisanslı ürün mağazası, üzerinde Tatvan şehitlerimizin fotoğrafları olan maskeleri 9.95 TL’den sattı.

İstismarda şampiyon olur…

AKIL

Sağlık Bakanı Koca, “Riskli olanın virüsün kendisi değil, kasten veya ihmal ile virüsün yayılmasına neden olan davranışlarımızın olduğunu akıldan çıkarmamalıyız.

İkinci kez kalabalık cenaze törenine katılanlarda, kurultay yapanlarda akıl varsa…

CİN

Diyanet TV’deki “Niçin İnanıyorum?” adlı programda ele alınan bir konu, cin ve perilerle evlenilip evlenilemeyeceği oldu.

Bu sorunu çözsünler Ay’a değil Güneş’e gideriz…

HİKAYE

Suudi Arabistan, Türk mallarını boykottan sonra Doğu Akdeniz’de Yunanistan’ın tatbikatına hava kuvvetleri ile katılıyor.

Din kardeşliği hikayesi…

ŞEKİL

İzmir Tabip Odası, meslekte 40 yılını dolduran tabiplere verilen plakette “şekilcilik oluyor” gerekçesiyle Atatürk görselini kaldırdı.

Ayrılıkçı şekilsizlik…

KALMASIN

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, gerici olarak bilinen İnsan Eğitimi Kültür ve Dayanışma Vakfı ile ”Mescitsiz Okul Kalmasın” projesi kapsamında protokol imzaladı. Mescitlerin içinde kütüphane de olacak.

Eğitim bu gericilere kalmasın…

FOSFORLU

Bahçeli önce “Evine dön” diye Meral Akşener’i partiye çağırdı, olumlu yanıt alamayınca “ Fosforlu Cevriye” benzetmesi ile aşağıladı.

Kedi-ciğer…

EYLEM

İnsan Hakları Eylem Planı” reklamlarda.

Gerçek: Gazetecileri dövdürerek, hapis cezaları kestirerek; kadınların gösterisini zorla engelleyerek meydanlarda…

İŞSİZLİK

Adıyaman’da açılan 9 kişilik temizlikçi kadrosuna 5217 kişi başvurdu. Bunların 1143’ü üniversite mezunu.

Yanlış anlaşılmasın, ülkemizde işsizlik sorunu yok, temizliğe ilgi çok…

KARA

Finike’de köy okulunda, bir imamın eşi olan ilahiyat mezunu kara çarşaflı kadın görevlendirildi.

Çarşaf uygarlıktır!..

ŞEFFAF

Sayısını bilemediğimiz ekonomik reformların yeni açıklananında RTE, “Makroekonomide kırılganlıkları siyasi sistem değişikliğiyle önleyip şeffaflıkta, güvende ve hesap verilebilirlikte gelişme sağladık.” dedi.

“Sayıştay’ın devre dışı bırakıldığı, devlet sırrı sayılan konular ile canımız istemediği için açıklamadıklarımız hariç. İşte burası önemli” demedi.

ÖLÇÜ

Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu, ekonominin 2002’ye göre daha iyi durumda olduğunu söyledi. Karahasanoğlu, “Bebeğinize muhallebi yapmıyor, özel hazırlanmış mama veriyorsanız açlıktan, fakirlikten falan bahsetmeyin. Bambaşka bir standarda geçmişsiniz demektir.”

Vicdan ölçüsü…

ANDIMIZ

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, okullarda öğrenci andının okunmasını sona erdiren MEB yönetmeliğini iptal eden Danıştay 8. Dairesi’nin kararını bozdu.

Andımız adımızdır, söylememiz engellenemez.
Ses çıkarmayanlara milli denemez…

MEDENİYETSİZ

Diyanetin canlı bombası Ayasofya İmamı Boynukalın,”Aile toplumun, milletin, devletin en küçük birimidir. Kur’an-ı Kerim bu birimin yönetim hakkını erkeğe vermiştir (Nisa suresi 34). Dine, akla ve yaratılışa / fıtrata, insanın doğasına uygun olan da budur.” diyerek bu kez de Medeni Kanuna saldırdı.

Kadını ikinci sınıflaştırırken bir de akıldan söz etmez mi!…

İŞGAL

AB Parlamentosu Suriye’deki birliklerimizi işgal gücü olarak niteledi ve çekilmesini talep etti.

ABD, Rusya ev sahibi mi?…

KÜÇÜK

FOX TV sunucusu İsmail Küçükkaya, “Türkiyelileşmek gerektiğini” söyledi.

  • Andımızı kaldırmaya çalışanlardan, Türklüğü silmeye çalışanlardan farkı nedir?..

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

NE YAPMALISINIZ?

NE YAPMALISINIZ?

Rıfat SerdaroğluRifat Serdaroğlu

Öyle bir noktadayız ki;

  • Ya AKP iktidarını demokratik yolla göndereceğiz ya da son devletimiz olan T.C. Devleti için Fatiha okuyacağız.

Eğer Türk Milleti olarak, seccademize dadanmış şeytanları, İhvancıları, Muaviye özentilerini, devlet hazinesini talan eden soyguncuları, biatçıları iktidardan indirmeyi beceremezsek önümüz çok karanlık!

Artık gerçekleri görmek zorundayız.
Konu Türk Vatanı olunca, kimseye keyif bağışlayacak halimiz yok.
Kripto AKP’lilere, tarikat artıklarına, “istikrar var para kazanıyoruz” diyen eblehlere, demokratik rejimi korumanın hepimizin görevi olduğundan habersiz fikirsizlere acıyacak durumumuz yok…

Lütfen herkes kendine şunları sorsun                         :

-AKP, bu noktadan sonra Anayasal sınırlar içine döner mi?
-AKP, bu andan sonra demokrat olabilir mi?
-AKP, bundan sonra hukuk devletini ister mi?
-AKP, artık Laik Cumhuriyeti savunur mu?
-AKP, soygundan ve yalan söylemekten vazgeçer mi?

Cumhuriyet değerlerimizi ve demokratik kuralları, AKP ile aynı kazana koysak ve kırk yıl kaynatsak AKP yine bu değerlerle kaynaşamaz.

Ortak kanımız bu ise, öncelikle yapılması gerekenler şunlardır :

-Bundan böyle AKP’ye söylenecek söz kalmamıştır.
AKP muhatap alınmamalı ve yok sayılmalıdır.
AKP’nin tahriklerine, tuzaklarına, kumpaslarına karşı, Türk Milleti olarak uyanık ve dikkatli olmalıyız.

Göreve davet etmek istediğimiz öncelikli gruplar şunlardır :

Emekli Askerler, emekli bürokratlar, emekli üniversite hocaları, emekli öğretmenler, emekli Yargıçlar ve Savcılar, tüm işçi ve memur emeklileri, tüm sivil toplum kuruluşları, sendikalar, gençlerimiz ve özellikle kadınlarımız…

Görev, TBMM’nin kuruluşunun 100’üncü yılı olan 23 Nisan 2020 tarihinde başlamalıdır;

Sayıları yüz binleri bulacak Türk Aydınları, aydınlatma ve doğruları Türk Milletine anlatma seferberliğine katılmalıdır.

Vatanseverler, öncelikle kendi aile çevremizdeki gençlere, sonra kendi doğum yerlerimizdeki veya etkili olabileceğimiz yerleşim yerlerinde, gazete-kitap okumayan insanlarımıza, özellikle kadınlarımıza ve gençlerimize, demokratik rejimin – Atatürk Cumhuriyetinin – Özgürlüklerimizin – Adaletin – serbestçe üretip hakça paylaşmanın, barış içinde huzurla yaşamanın nimetlerini ısrarla ve kezlerce anlatmalıdır.

Bu gezilere herkes kendi olanakları ile katılmalı ve iki ay içinde girilmedik ev, ayak basılmamış köy kalmamalıdır.

Katılan vatanseverler görüşlerini ve yapılması gerekenleri, 23 Nisan 2020’den başlayarak hizmete sunulacak olan Çoban Ateşi web sitesine bildirmelidir.

Çoban Ateşi Hareketi Gönüllüleri, tüm taraftarlarıyla bu hareketin öncülüğünü memnuniyetle yapacaktır.

Bu hareketin amacının, bölünmüş milletimizi tekrar birleştirmek, doğruları halkımıza anlatmak, Türk Milletini emperyalist oyunlardan, haram para ile kurulmuş basın organlarının çarpıtmalarından korumak olduğu anlatılmalıdır.

Anlatımlar sırasında kullanılacak dil, davranış biçimi, gerekli yayınlar ve Türkiye’nin her yöresinde vatanseverlerimize destek olacak ÇAH görevlilerinin adresleri 23 Nisan 2020’den başlayarak isteyenlere verilecektir.

Aziz Türk Milleti;

– Bizler Demokratız ve Cumhuriyetçiyiz, biat etmeyiz, tartışır ve vatanımız için doğrusu ne ise onu yaparız.
– Bizler, kurucu önderimiz Atatürk’e sevgi ve saygı ile gönülden bağlıyız.
– Bizler, siyaseti geçim kapısı değil, halkımıza hizmet aracı olarak görenleriz.
– Bizler, Türk Milletinden AH alanlardan değiliz.
– Bizler, İslam Dinini ticaret ve siyaset için çıkar kapısı yapanlardan değiliz.
– Bizler, Anayasamızın ilk 6 maddesini gönlüne ve beynine kazımış vatanseverleriz.
– Bizler, Türk Milletinin, Türk Tarihinin, Büyük Atatürk’ün yolunda yürüyenlerdeniz.
– Bizler, Toroslardaki Çoban Ateşini söndürmemeye yemin etmiş kişileriz.

Ne Mutlu Türküm Diyene ve sözünden dönmeyene…

Sağlık ve başarı dileklerimle,
29 Şubat 2020, https://rifatserdaroglu.net/2020/02/28/ne-yapmalisiniz/