YİNE AMA YENİ PAKET!

YİNE AMA YENİ PAKET!

Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı   

Damadın defalarca açtığı paketlerin en uzun ömürlü olanı ancak bir hafta yaşardı. Haftaya hooop yeni bir paket!
Ne yapsın çocuk, şokella yemediği zaman paket açardı, eğlenirdi bizimle!
Allah onun sonunu hayır eylesin!
Bakalım aynı zamanda AKP Genel Başkanı olan kayınpederin açacağı yeni paketin ömrü ne kadar olacak?

Tekirdağ’da konuşan Erdoğan şöyle dedi;
“Ülkemizde ekonomide, hukukta ve demokraside yeni bir reform paketi açıyoruz!” AKP Tekirdağ teşkilatı da üzerinde yüz adet mum bulunan bir pastayı Erdoğan’a hediye etmek istedi. (Zaytung)
Önce neşelenen Erdoğan; “Arkadaşlar neden yüz mum koydunuz” diye sordu, Ak Gençlerden biri öne atılıp; “Reyiz’im, ben saydım bu sizin açtığınız yüzüncü paket, inşallah yüzlercesini daha açmak size nasip olur” deyince, Ak Genci korumalar ortadan kaybettiler…

Aziz Türk Milleti;
Atalarımızın terbiye sosu eksik bazı sözleri vardır. Cuk diye oturur ve anlatmak istediğinizi bir cümlede anlatırsınız. Bunların içinde en ılımlısını yazalım da hem mesele kolay anlaşılsın, hem de yine gözaltına alınmayalım!
Bu sözlerden biri şudur; “Tavuk götü tövbe tutmaz!”
Yani tavuk istediği kadar “Ben yarın yumurtlamayacağım desin, ertesi gün yine de yumurtlar!

Ah be Reyiz; Siz dövize endeksli hazine garantili, maliyetinin 10 katı pahalı fiyata yol-köprü-şehir hastanesi yapmaya devam ederseniz, devletin hesabı tavuğun poposu gibi olur.
Sizin hesabınız tutmaz, açtığınız paketiniz patlar!

  • FETÖ’yu siz devlete soktunuz, 11 yıl aşk yaşadınız, sonra FETÖ paketiniz patladı.
  • Çözüm Süreci dediniz, PKK’ya yol verdiniz, sonunda binlerce insanımız öldü, paket patladı.
  • Ben BOP Eşbaşkanıyım, görev verildi dediniz, Irak’ta yüzbinlerce insan öldü, paket yine patladı.
  • Kardeş Esat, bir anda Kalleş Esed oldu, paketinizin dibi patladı. Suriye’de askerlerimiz şehit oldu ama ABD, Kürt Devleti kurdurdu, paket mafiş!

“Ekonomiden ben sorumluyum ben” dediniz, Merkez Bankası döviz rezervlerimiz ilk defa EKSİ oldu. Paramız kalmadı!
Yerli ve Milli uçağımız göklerde dediniz, uçak paketi hangarda kaldı.
Yerli ve Milli arabamızı inceleyen uzmanlar, arabada yerli olarak sadece üzerinde Maşallah yazan nazar boncuğunu buldular.
Trump dostum dediniz, ABD Temsilciler Meclisi “Yurtdışında mal varlığınız var” dedi, hem dostluk paketi patladı, hem de sarı kafa toz oldu…

Sayın Reyiz;
Yapamadınız, beceremediniz, Türk Milletinin ocağına incir diktiniz!
Sözümü dinlemezseniz, yakında Bilal Oğlan bile durumun vahametini anlayıp, yine İtalya’ya doktora vermeye gidecek, yalnız kalacaksınız…

Gelin, yiğitlik sizde kalsın ülkeyi en kısa zamanda seçime götürün, kendi kendinizi emekli edin! Sizi emekli etmeyi Türk Milletine bırakırsanız, sonunuz Trump gibi de olmaz.
Benden söylemesi! Sonradan “Abi, neden uyarmadınız demeyin!”
Bu yazı da sizi uyarmaz ise, yapacak bir şey yok demektir. Bundan sonrasını siz düşünün artık!

Sağlık ve başarı dileklerimle 14 Kasım 2020

FARKINDA MISINIZ? AKP SİZİ SOYDU!

FARKINDA MISINIZ? AKP SİZİ SOYDU!

Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

AKP, 4 Ekim’de mazota 7 kuruş zam yaptı.
Aynı AKP, 5 Ekim’de aynı mazota 13 kuruş zam yaptı!
Yani iki gün üst üste sizi soydu! Çünkü dövizdeki artış, hazinemizin başındaki damadı ilgilendirmiyor!

AKP, Somali’nin IMF’ye olan borcunu (32 milyon 200 bin TL) size ödetti!
Aynı gün Somali Başkent Mogadişu Limanının işletmesini “Albayrak Ailesi” aldı!

Sizler yani tüm Türk Milleti, 18 yıllık AKP (BOP Eşbaşkanı) ile dönem-dönem ortakları olan, FETÖ-Bahçeli-Perinçek-Çiller-Ağar-Çakıcı-Peker’den oluşan bu ekibe tam tamına “Dolaylı-Dolaysız-Servet-Vergi Dışı Normal Gelir-Faiz, Rant-Fon Geliri-Özelleştirme Geliri, olarak 4 Trilyon 340 Milyar Dolar VERGİ ÖDEDİNİZ!

Sizin dedeleriniz, nineleriniz, babalarınız, anneleriniz ise 1923-2002 yılları arasındaki 79 yılda görev yapan 57 adet Hükümete, aynı şekilde tamı tamına
779 Milyar Dolar VERGİ ÖDEDİLER!
Yani sizin 18 yılda ödediğinizin yaklaşık altıda biri kadar daha az ödediler!

Dedeleriniz- babalarınız, büyükleriniz, doğru-dürüst-namuslu-çalmayan-çaldırmayan-din istismarı yapmayan yöneticileri seçtikleri için, sizin ödediğiniz paranın çok daha azına; Dev Barajlar, Deniz Limanları – Havalimanları – Kara ve Demiryolları – Fabrikalar – Enerji Hatları – Keban – Karakaya – Atatürk olmak üzere 250 baraj, 1000 Gölet – Sümerbank – Petkim – Tüpraş -Etibank – Şeker, Çimento, Kağıt Fabrikaları, Hastaneler, bugün çok ucuza geçtiğiniz Köprüler -Otoyollar – Yüzlerce Maden İşletmesi size hizmet etmek için yapıldı…

Siz, 2002’den bu yana tercihinizi hep AKP’den yana kullandınız!
AKP, 4 Trilyon 340 Milyar Dolar paranızın tamamını harcadı.
AKP, Cumhuriyetimizin tüm eserlerini sattığı gibi, 237 Milyar Dolar da
AÇIK VERDİ!

Amerikan Doları 2020 yılbaşından bu yana, Avro-Yen- Pound-Kanada Doları-İsveç Kronu-İsviçre Frangı karşısında %3,5 oranında DEĞER KAYBETTİ. (M. Eğilmez)
TL ise aynı dönemde Amerikan Doları karşısında %42 oranında
DEĞER KAYBETTİ…

  • Bu DOĞRU rakamlar, AKP’nin sizi soyduğunun net ifadesidir.

Hadi devam edelim : AKP, “Deprem Vergisi” diye sizden toplanan 140 Milyar TL’nin tamamını, Suriyelilere verdi!
Sizler depremde en yakınlarınızı kaybettiniz, öldünüz ama Suriyeliler bedavadan rahat yaşıyor!
Türk Ordusunun yıllardır Suriye’de bulunmasının bedeli 150 Milyar Dolardan fazladır! Ne için? Sizlerin güvenliği için mi?

  • Hayır, IŞİD gibi Radikal örgütlere alan açmak ve onları korumak için!
  • Suriyeliler Türkiye’de eğlenirken, sizlerin çocukları Suriye’de can veriyor!
  • AKP, Suriye’deki Radikal örgüt üyeleri için, sizin paranızla binlerce ev yaptırıp, bedava dağıttı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Çakma Çanta” kullanan eşi Emine Erdoğan da, aynı yerde “50 adet” ev yaptırıp soydaşlarına hediye etti!
Hadi Türklere ev yok, anladık! Türkiye’nin Araplarına niçin bedava ev yok?

Hiç kusura bakmayın!
Sizler, DOĞRU’da toplanmazsanız, destek vermezseniz, AKP yerinde durmaya ve
sizi soymaya devam edecek. Takdir sizlerindir…

Not;
dogruparti.org.tr adresinden bizi takip edebilirsiniz.
https://cobanatesihareketi.com/karar/farkinda-misiniz-akp-sizi-soydu

Sağlık ve başarı dileklerimle 06 Kasım 2020

BAYRAM KURBAN OLSUN SANA BADEM

BAYRAM KURBAN OLSUN SANA BADEM

Rifat Serdaroğlu
03 Ağustos 2020

Ülkede, akıllılar korkudan bir yerlere saklandı, meydan aklı kıt olanlara kaldı. Aklı kıt olanlar da bir türlü tatmin olmuyor, AKP ne verse doymuyorlar!

Böyle beleş yaşanan bir ülke nerede var?
Futbol diyorsun, ligden düşmek yok. Var mı? Hadi sıkıysa düş bakalım.
Okul diyorsun, sınıfta kalmak yasak, çocuk boş kağıt verse de kalmak yok.
Suriyeli diyorsun, her ay cebine harçlık konuyor, hastane-ilaç- gençlere üniversiteye girmek sınavsız. 5 üniversitenin kapıları Suriyelilere açık ve beleş.
Konkordato diyorsun, ilan etmek yasak ve ihanetle eşit.
İflas desen, o zaten yasak. Git devlet bankasına kredin hazır.
Merkez Bankası matbaası çalışanları mutlu. 24 saat çalışıp fazla mesai alıyor, çocuklar. Bankamatik desen, paraların hepsi gıcır gıcır.

O zaman haydi hep beraber; Beleş hayat oh ne rahat, ver oyunu rahat yat…

Sizlere, Zaytung adlı siteden yardım alıp, birkaç tane bayram şekeri ikram edeceğim!

AKP’nin Türkçeyi en güzel konuşan ve “Hiçbir şey olmasa bile, mutlaka bir şey oldu” sözüyle tarihe geçen Ali İhsan Yavuz yeni tweet’iyle TT oldu;

  • “Eyy dış güçler; Bayrağımızı indiremeyecek, ezanımızı susturamayacak, prontırımızı bozamayacaksınız.”(AS: “prontırımızı” değil “promptırımızı” olacak..)

Elinde kılıçla minbere çıkmayı adet edinen Şeyhülislam bozuntusu Ali Delibaş, bu adetini günlük hayatta da sürdürünce fena yaralandı. Elinde kılıçla zırhlı mersedesine binmeye çalışan Ali Delibaş, kılıcı kendi kasığına sapladı! Kılıcın malum yere batmadığı, kişinin hayati tehlikesinin olmadığı, yeni Diyanet İşleri Basın Danışmanı Abdülnedim Şener tarafından duyuruldu…

Cuma Namazında, kılıç bulamayan bir imam, minbere bıçakla çıktı. Minberden, cemaat içinde  kendisini dolandıranları gören imam, hutbeyi bırakıp adamlara saldırdı. Olay sonu dört kişi yaralandı, imam kayıplara karıştı.

TÜİK denen ucube, Turizm gelirlerimizi arttırmak için devreye girdi.
Bayram ziyareti için Suriye’ye gezmeye giden ve onlar Suriye’de iken aylıkları banka hesaplarına yatan Suriyeli sığınmacılar, TÜİK tarafından “Yabancı Turist” olarak sayılacak! Öyle şey olur mu filan demeyin! Adamlar Türkiye’de toplayıp, her bayram Suriye’ye para bırakıyor. Bundan iyi turist mi olur? Ama bu sepetler bize değil, Suriye’ye turist!

Çocuğunu FETÖ okuluna gönderdiği için, işten atılan Bayram Bekar, açtığı davayı kazandı.
Zaten bekar olan ve çocuğu olmayan Bayram, olmayan çocuğum için beni işten attılar, böyle adalet olur mu, diye ağladı…

Temel, yaklaşmakta olan minibüse kendisini de alması için el kaldırır.
Şoför, parmaklarını birbirine değdirerek “Çok Kalabalık” diye işaret eder.
Bunun üzerine Temel, başparmağını, işaret ve ortaparmağının arasına sokarak şoföre doğru sallar. Acı bir fren ve şoför minibüsten atlayıp, Temel’in boğazına yapışır;
Şoför; Ben sana minibüs çok kalabalık işareti yaptım, ama sen bana o işaretle hakaret ettin!
Temel; Yanlış anladın uşağım. Sen bana çok kalabalık deyince ben de sana,
beni de araya sıkıştırıver demek istedim da…

Sakın sizler de beni yanlış anlamayın. Her gün böyle güleceğinizi de sanmayın. Bunlar iyi günleriniz. Yatın kalkın, adam ata binemiyor diye dua edin. Yoksa her Cuma Ayasofya’ya gidişte göreceğiniz manzara şu olurdu;
En önde Çiller’in beyaz atına binmiş Reyiz!
Arkasında, teneke başlıklı duşakabinoğullarının koruma alayı ve mehteran!
Sonrasında Saray’ın kadrolu Ramazan Davulcuları.
Arkalarında, aynı Saray faytonuna binmiş titrek Bahçeci, Timur Berinçek, Pakdil Hulusi ve Susurluk Mehmet!
En son sırada ise, Kılıçdaroğlu ve dostları!
Hangi yürek dayanır bu manzaraya?

Sağlık ve başarı dileklerimle. 

EBLEH Mİ / HAİN Mİ?

EBLEH Mİ / HAİN Mİ?


Ali Erbaş denen FETÖ’cu sefil fani
; Diyanet İşleri Başkanlığı resmi sitesinde yayınlanan 24 Temmuz 2020 tarihli hutbenin yazılı metninin dışına çıkarak Atatürk’e açıkça hakaret etti! Suç işledi!
Hutbe metninde, İstanbul’u İngilizlerin işgalinden kurtarıp tekrar Türk Milletine armağan eden Atatürk’ten bahsetmedi bile…

Zaten ibadete açık olan Ayasofya’nın, tekrar ibadete açılması sırasındaki ortamın heyecanı içinde, orada bulunan T.C. Cumhurbaşkanı Erdoğan – Ülkücü Bahçeli – Yimpaş Fuat – Pakdil Hulusi- Görünmeyen Paşa Yaşar gibi devlet büyükleri, Atatürk’e hakaret edildiğini anlamamış olabilirler!

Türk Milletinin gözü önünde, Türk Devletinin kurucusuna yapılan ağır hakaret, aynı anda ve hemen her yerde, özellikle de sosyal medyada yazıldı, kınandı!

Aradan iki gün geçti;
Ali Erbaş denen FETÖ’cu sefil fani, “Ben Atatürk’e hakaret etmedim” deyip, Türk Milletinden özür dilemedi! Atatürk’e, bilerek ve isteyerek hutbede yer vermediğini, bilerek ve isteyerek hakaret ettiğini kabul etmiş oldu.

Atatürk’e yapılan hakareti ilk başta fark edemeyen devlet büyükleri, aradan iki gün geçtikten sonra uyanıp, Atatürk’e hakaret eden Ali Erbaş’ı kınadılar mı? Kınamadılar!

O zaman, Ayasofya’da bulunan devlet büyükleri, karar vermek zorundadırlar!
Ya söyleneni anlamayacak kadar zeka özürlü olduklarını kabul edecekler,
Ya da, Atatürk hakkında aynen sefil fani Ali Erbaş gibi düşündüklerini kabul edecekler!
Bunun başka bir şekli, yolu yoktur.

Takiyye’den, başları sıkışınca Atatürk’ün adının arkasına sığınan sahtekârlardan, düşündüğünü mertçe söyleyemeyen ödleklerden bıktık.
Özellikle de, Atatürk’ün giydiği üniformayı giyip, Atatürk’e küfreden meczupların önünde eğilen, sahte Atatürkçü paşalardan bıktık!

Bir kere olsun;

  • “İçinizdekini açıkça ifade edip, biz Atatürk’ten nefret ediyoruz. Çünkü hilafeti kaldırdı. Bizim askere gitmeme, halkı dinle dolandırma, vergi vermeme hakkımızı elimizden aldı. Biz de tekrar “Din Devleti” kurup, hilafeti geri getirmek için çalışıyoruz” deseniz ya!

Sayın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı;

Türk Milletinin onurlu ve sorumlu bir bireyi olarak size yine ve bir daha sesleniyorum;
Assam’daki son toplantının konuşmaları, sitelerinde duruyor. İslam Anayasasının yazımı bitti. Mehdi bekleniyor. Tüm AKP Milletvekilleri ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanları ve bürokratları bu toplantılarda başroldeler. Türk Devletinin kurucusuna, suç olmasına rağmen hakaret ediliyor. Anayasamızın 174’üncü maddesi İstanbul’da çiğnendi.
Sarıklı-cübbeli binlerce militanın, bir kadına nasıl saldırdıklarını gördük.

Tüm bunlar sizin görev alanınıza girmiyor mu? Anayasa sizi bağlamıyor mu?
Lütfen bir açıklama yapın;
Ya, “Korkularınız yersizdir. Biz Anayasal sorumluluğumuzu biliyoruz. Cumhuriyet’in bekçisiyiz” deyin ve gereğini yapın; ya, “Görevimi yapamıyorum, korkuyorum” deyin, ya da “Ben de FETÖ’cu Ali Erbaş gibi düşünüyorum” deyin. Ama mutlaka konuşun, susmayın!

Aziz Türk Milleti;
Yıllardır sizlere, badem çetesinin neler yapabileceğini anlatmaya gayret ettim.
Umarım, artık anlamış ve görev bilincine yani vatan savunmasına hazırsınızdır.
İnşallah, Afganistan’da – Belücistan’daki gibi adı “Hakikat Medresesi” olan fakat erkek çocuklarının zorla çalıştırıldığı genelevleri görmek zorunda kalmazsınız…

Ne Mutlu Türküm Diyene ve Sözünden Dönmeyene…

Sağlık ve başarı dileklerimle 26 Temmuz 2020

Rifat Serdaroğlu

ALENİ HAKARET!

ALENİ HAKARET!

Türk Sanat Dünyasının iki duayeni Müjdat Gezen ve Metin Akpınar hakkında Halk Arenası programındaki sözleri nedeniyle, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, “Cumhurbaşkanına Alenen Hakaret” suçundan 1 yıl 2’şer aydan, 4 yıl 8‘er aya kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları istendi! (Yazının tam burasında, telefonla emniyete davet edildim. 15 Aralık 2019 tarihinde Sakarya’da iki bin kişinin katılımıyla bir salon toplantısı yapmıştık. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı 2020/11439 no ile hakkımda, Cumhurbaşkanına-oğluna-damadına hakaret ettiğim iddiasıyla soruşturma açmış. İfademizi verdik. Hayırlısı!)

Cumhuriyet Savcılarımızın tamamı (AKP teşkilatlarından gelenler hariç) akıllı ve bilgili kişilerdir. Sayın Savcılarımızın mizahi yönlerinin eksik olması, onların iş yükünü artırır. Mizahı gülmeyi, espriyi, takılmayı bir anlasalar, inanın adliyenin yükü çok azalacak.

Halbuki, mizah zekanın zekatıdır.
Mizahı anlamak, uygulamak için sadece akıl yetmez, zeka da şarttır. Hem de en pırıltılısından!

Bugün izin verirseniz, zaytung’tan da alıntılayarak biraz mizah yapalım. Bakalım hakkımızda yine soruşturma açılacak mı?

Aleni Hakaret;
Müjdat Gezen ve Metin Akpınar duruşma sırasında Yargıca şunu sorsalar!
Sayın Yargıç, biz ülkemizin en çok izlenen programında düşüncelerimizi açıkça aktardık. Aleni Hakaret diye hakkımızda dava açıldı! Gizli Hakaret var mıdır ve nasıl yapılır?

Bilim Kurulu;
Virüs vaka sayılarının artması üzerine Bilim Kurulu toplandı. Altı saatlik toplantı sonunda, Konut Kredi Faizlerinin bir miktar daha düşürülmesi yönünde tavsiye kararı çıktı!

Vakıfbank 1;
Bu yıl 66’ncısı düzenlenen Tarihi Yağlı Vakıfbank Olağan Genel Kurul toplantısı Edirne’de yapıldı.
Rakiplerini tek-tek deviren  Hamza Yerlikaya, Yönetim Kurulu Başpehlivanı oldu.
Eski Başpehlivan AKP’li Aksu, “Bu işte şike var, Hamza çok genç, ben onu nasıl yenerim ki” diyerek Bankalar Birliğine şikayet etti!

Vakıfbank 2;
Vakıfbank Bergama Şubesine, kredi başvurusu için gelen Bulgar göçmeni Hüsmen ağayı, rakibi Bulgar Kerzakov sanan Hamza Yerlikaya, Hüsmen ağayı başarıyla banka dışına atarak, göğsümüzü kabarttı!

Vakıfbank 3;
Okulu son senesinde bırakıp, Kırkpınar Yağlı Güreşlerine hazırlanmaya başlayan ODTÜ Ekonomi öğrencisi Mete Öte, ilk hedefim Vakıfbank Şube Müdürlüğü, sonrası performansıma bağlı, amacım tepeye kadar gitmek, dedi.

TBMM Başkanı seçildi;
Hiçbir etkinliği olmayan bir makam, hiçbir etkinliği olmayan biri tarafından dolduruldu…

Bölünmüş Barolar;
Baroların bölünmesiyle ilgili “Hukuku bitirecek hamle” itirazları, ülkede hala bitirilecek bir hukuk olduğu yönündeki umutları yeşertti.

Görev Türk Dil Kurumunda;
Bir haberi okurken en az 7-8 kez “Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Talimatlarıyla” ibaresini kullanmak zorunda kalan TRT ve Haram Havuzu medyası haber editörleri, (SCRTET) kısaltmasını kullanmak için TDK’na başvurdular…

Sayın Savcılarımız;
Anayasa delik deşik olmuş, Merkez Bankası net döviz rezervlerimiz eksiye düşmüş, hukuk devleti bitirilmiş, Eğitim tarikat ve cemaatlere bırakılmış, hazine garantili işler bütçeyi yutmuş, işsizlik-yolsuzluk-hırsızlık almış yürümüş, Baraj kaybolmuş baraj!
Bunlardan size ne? Girin Zaytung’a, neşeniz yerine gelsin…

Sağlık ve başarı dileklerimle, 09 Temmuz 2020
Rifat Serdaroğlu