Ülkemizde meslek hastalıkları ve KOVİT-19

Ülkemizde meslek hastalıkları ve
KOVİT-19

Dr. Mahmut YAMAN
İşyeri Hekimi 

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)

Dünyanın neresinde ve hangi işyerinde olursa olsun, çalışanlar 2 temel risk ile karşı karşıyadır:

  • İş kazası geçirmek / Meslek hastalığına yakalanmak

Meslek hastalıklarında sınıflama, tanı süreçleri, tedavi ve sonrasında yapılması gerekenler Yasal düzenlemelerle sınırlandırılmıştır. Bu yazıda, hem meslek hastalıkları ile ilgili olarak eksiklerimiz, bilmemiz gereken kimi ayrıntılar öne çıkarılmış ve hem de KOVİT-19 ile ilgili olarak sürdürülen “meslek hastalığı mı, değil mi” tartışmalarına netlik kazandırılmak amaçlanmıştır. 

Meslek Hastalığı nedir? 

Meslek hastalıkları günlük yaşamımızda karşılaştığımız hastalıklardan farklı özellikler taşımaktadır. Öncelikle hastalığın tanımını bilmek gerekir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası 3. maddede 1. Fıkra l bendinde “Mesleki maruziyet sonucu ortaya çıkan hastalık” diye çerçeve tanım yapılmıştır. (RG 28339 sayı ve 30.12.2012 tarih)

Meslek hastalıklarının sigorta(lı) açısından ayrıntılı tanımı aşağıdaki mevzuatta verilmiştir.

  • Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası 14. madde (RG 26200 sayı ve 16.06.2006 tarih)
  • Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği 4. Madde 1. Fıkra i bendi (RG 27021 sayı ve 11.10.2008 tarih)

Not: Meslek hastalıkları mevzuatımız aslında 22.6.1972 tarih ve 14223 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “SOSYAL SİGORTA SAĞLIK İŞLEMLERİ TÜZÜĞÜ” 7. Bölümün (62,63, 64, 65 ve 66 maddeler) ekleri ile birlikte herhangi bir değişiklik yapılmadan, AB uyum çerçevesinde çıkartılan yeni mevzuata aktarılmasından ibarettir. Zaman içinde 1978 yılında kimi maddeleri güncellenmiştir.

Meslek hastalıklarının ayrıntılı tanımı;

Sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre; (1) Yinelenen bir nedenle veya (2) İşin yürütüm koşulları yüzünden uğradığı (3) Geçici veya (4) Sürekli (5) Hastalık, (6) Sakatlık veya (7) Ruhsal arıza durumları meslek hastalığıdır. Tanım içinde dikkat çeken 7 ayrıntı vardır. Şimdi bunları görelim.

Tekrarlanan sebep; Çalışanın sürekli olarak aynı işi yapıyor olmasıdır. 

İşin yürütüm şartları; Çalışma ortamı koşullarıdır. Ortamdaki fiziksel, kimyasal, biyolojik, psiko-sosyal ve ergonomik etkenler sağlığa ciddi zarar verebilir. 

Geçici; kimi meslek hastalıkları geçicidir ve tedavi sonrası tümüyle iyileşir. 

Sürekli; kimi meslek hastalıklarının etkileri kalıcıdır ve iyileşmez. 

Hastalık; kimi meslek hastalıkları yalnızca organ ve dokularda etkili olur. 

Sakatlık; kimi meslek hastalıkları sakatlık (fiziksel, mental… özür) yaratır. 

Ruhsal bozukluk; kimi meslek hastalıkları ruhsal bozukluklar yaratır. Ülke mevzuatımızda ruhsal bozukluklar ayrıntılı olarak ele alınmamıştır.

Tanımdan da anlaşılacağı üzere her hastalık meslek hastalığı sayılmamaktadır. Bir hastalığın meslek hastalığı sayılabilmesi için;

  • Yapılan işle ilgili olması
  • Çalışılan ortamla ilgisi olması… gerekir.

Ülkemizdeki meslek hastalıkları Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine bağlı eklerden Ek-2 içinde listelenmiştir. Bu listeye göre meslek hastalıkları A, B, C, D ve E cetveli diye 5 ayrı ana başlık altında listelenmiştir. Her bir listenin de kendi içinde alt başlıkları vardır. Bu liste tarafımca şematize edilerek, aşağıda Şema – 1 ile verilmiştir. Bu Liste en son 1991’de güncellenmiştir.

Şema – 1: Ülkemizdeki Meslek hastalıklarının şematik sınıflaması.

 

 

 

26.06.2002’de Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) 194 sayılı Tavsiye Kararı ile yeni meslek hastalıkları listesini -öneri olarak- yayınlamıştır. 2010 yılı Şubatında ILO Tavsiye Kararını güncellemiş ve listeye 2,4 maddesinde görülen “Zihinsel ve davranışsal bozukluklar” bölümünü de eklemiştir.

Şema – 2; ILO Meslek hastalıkları öneri listesi.

Her iki şema görünüş olarak farklı olmakla birlikte içerik açısından çok az farklılık vardır. Bu farklılıklar aşağıdadır.

 

Eksiklerimiz: 

1- ILO listesinde kimyasal maddeler 41 başlık altında 868 madde olarak verilmiştir. Bizim listemizde ise kimyasal maddeler 25 başlık altında 866 madde olarak verilmiştir. Bizim listemizde Ozon ve Osmiyum yoktur.
2- ILO listesinde Fiziksel etmenler içinde Optik Radyasyon başlığı altında Mor Ötesi (UV) Işınlar, Görünür Işık, Kızıl Ötesi (IR) Işınlar ve Lazer yer almaktadır. Bizim E listesinde ise yalnızca Kızıl Ötesi (IR) ışınları ile olan hastalıklar tanımlanmıştır.
3- ILO listesinde Fiziksel etmenler içinde “Aşırı Sıcak” yer almaktadır. Bizim listemizde ise “aşırı sıcak” yoktur.
4- ILO listesinde Zihinsel ve davranışsal bozukluklar yer almaktadır. Bizim meslek hastalıkları tanımında “ruhsal bozukluklar” ifadesi olmasına karşın, Listede herhangi bir ruhsal hastalık tanımı yoktur.

Pnömokonyoz deyimi başlangıçta işyerlerinde genellikle mineral tozlarının solunması sonrasında ortaya çıkan non-neoplastik akciğer lezyonları için kullanılmıştır. Ancak günümüzde bu deyim organik ve inorganik parçacıklar, kimyasal madde buharları ve dumanları da içine alarak genişletilmiştir. Ülke mevzuatında ise halen toz solunmasına bağlı akciğer hastalıkları olarak ele alınmaktadır. Bu konuda gerekli yasal değişiklikler henüz yapılmamıştır.

Bir başka sorunumuz da “işe bağlı hastalık” kavramının mevzuatımız içinde yer almamasıdır. Bizim E cetvelinde yer alan çok sayıda kas ve iskelet sistemi hastalığı, kimi ülkelerde işe bağlı hastalık olarak tanımlanmaktadır. İşe bağlı hastalıklar normalde toplumda da görülen ancak işyerlerinde daha çok görülen hastalıklardır. Yabancı ülkelerden kopya edilen kimi İSG uygulamalarında işe bağlı hastalık kavramı da kullanılmaktadır. Oysa mevzuatımızda olmayan kavram / kavramları kullanmak hukuksal sorunlar yaratabilir.

Kimi kavramlar:  Meslek hastalıkları ile ilgili olarak mevzuatımız içindeki kimi kavramları da bilmemiz gerekir. Bunlara da aşağıda yer veriyorum :

Maruziyet süresi: Zararlı etkenle ilk temasın başlamasıyla hastalık belirtilerinin ortaya çıkması için gereken en az süredir. Çalışma yaşamının başladığı ilk gün, meslek hastalığı yapabilecek sağlık zararlıları ile ilk karşılaşma başlar ve

  • Bölüm değiştirme, İşten ayrılma, İşten çıkartma, Emeklilik… ile birlikte sona erer.

Yükümlülük süresi: Bu konu yeterince bilinmemektedir. Çoğu zaman işverenin “yeni bir yükümlülüğü” olduğu sanılmaktadır. Çalışanlar meslek hastalığına yakalandığında, Devlet tarafından bedelsiz tedavi edilmektedir. Bu yükümlülük devletin yükümlülüğüdür. Tedavi hakkından yararlanabilmek için de;

  • İşten ayrıldıktan sonra, yasa ile belirlenmiş olan belli sürede kişinin Resmi Sağlık Kurumlarına başvurması gerekir.

Her meslek hastalığının işle ilgi kesildikten sonra haklardan yararlanmak üzere yapılması gereken başvurular için belirli süreler belirlenmiştir. Bu süreye “Yükümlülük Süresi” denir.  Mevzuattaki tanıma göre Yükümlülük süresi; Sigortalının meslek hastalığına neden olan işinden fiilen ayrıldığı tarih ile meslek hastalığının meydana çıktığı tarih arasında geçen en uzun süredir. Yükümlülük süresi maruziyet bittiğinde başlar.

Meslek hastalıkları cetvellerimiz 3 sütunluk tablolar halinde yapılmıştır. En üstte meslek hastalığına neden olan etken yer almakta ve altındaki sütunlardan sol yandakinde hastalığın adı ve belirtileri, ortadaki sütunda o hastalık için belirlenmiş olan yükümlülük süresi ve sağ sütunda ise o hastalığın öncelikle görülebileceği işler listelenmiştir.

 

Şema – 3; Meslek hastalıkları cetvellerimizin yapısı.

 

 

KOVİT-19 Meslek Hastalığı mıdır?

Üzerinde bir süredir tartışma yapılan bu konuyu da açıklığa kavuşturmamız gerekir. Yapılan tartışmalarda öne çıkan ayrıntı “KOVİT-19 Meslek hastalığı sayılsın, bunun için de yeni bir yasal düzenleme yapılsın” biçimindedir. Aslında mevzuatı incelediğimizde yeni bir yasaya  gerek olmadığı görülecektir. Eğer, yeni bir yasal düzenleme yapılacaksa, mutlaka, yukarıda eksiklerimiz başlığı ile verdiğim yanlışlıkların da düzeltilmesi gerekir.

Salgın halen sürmekte ve çok sayıda sağlık çalışanımızı bu hastalığa -ne yazık ki- kurban verdik. Yitirilen her can değerlidir ve bizler bunun için çok üzülüyoruz. Daha da üzücü olan ise; yitirdiğimiz sağlık çalışanlarının ve yakınlarının “meslek hastalığı uygulaması” yapılmaması nedeniyle hak yitiğine / çiğnemine (ihlaline) uğramalarıdır. Mevzuatımızın şu andaki geçerli durumuyla bile KOVİT-19 meslek hastalığıdır. Şimdi mevzuat ne diyor ona bir bakalım.

Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin 17, 18 ve 19 maddelerini madde başlıkları ile yorumsuz olarak aşağıda veriyorum :

Meslek hastalığı

MADDE 17 – (1) Hangi hastalıkların meslek hastalığı sayılacağı ve bu hastalıkların, işten fiilen ayrıldıktan en geç ne kadar zaman sonra meydana çıkması hâlinde sigortalının mesleğinden ileri geldiğinin kabul edileceği Meslek Hastalıkları Listesine (Ek-2) göre tespit ve tayin edilir.

(2) Herhangi bir meslek hastalığının klinik ve laboratuvar bulgularıyla kesinleştiği ve meslek hastalığına yol açan etkenin, işyeri incelenmesiyle kanıtlandığı hâllerde, meslek hastalıkları listesindeki yükümlülük süresi aşılmış olsa bile, söz konusu hastalık, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun kararı ile meslek hastalığı sayılabilir.

Meslek hastalıkları listesi

MADDE 18 – (1) Meslek hastalıkları, Meslek Hastalıkları Listesinde (Ek-2)
A Grubu: Kimyasal maddelerle olan meslek hastalıkları,
B Grubu: Mesleksel deri hastalıkları,
C Grubu: Pnömokonyozlar ve öbür mesleksel solunum sistemi hastalıkları,
D Grubu: Mesleksel bulaşıcı hastalıklar,
E Grubu: Fiziksel etkenlerle olan meslek hastalıkları.. olmak üzere 5 kümede toplanmıştır.

(2) Bu listenin sol sütununda zararlı etmenin oluşturduğu başlıca hastalıklar ve belirtileri,
orta sütununda yükümlülük süreleri, sağ sütununda hastalık tehlikesi olan başlıca işler
yer almıştır. 

Mesleksel bulaşıcı hastalıklar

MADDE 19 – (1) Mesleksel bulaşıcı hastalıklar, Listenin “D Grubu”nda yer alan bulaşıcı hastalıkların, görülen işin gereği olarak veya işyerinin özel koşullarının etkisiyle oluşması ve enfeksiyonun laboratuvar bulguları ile de kanıtlanması gereklidir.
(2) Bu listede yer almayan ama görülen iş ve görev gereği bulaştığı kesin olarak saptanan öbür bulaşıcı hastalıklar da meslek hastalığı sayılır. Bu tanının laboratuvar deneyleriyle kanıtlanması gereklidir. Hastalığın en uzun kuluçka süresi yükümlülük süresi olarak alınır.

18. madde 1. fıkra ç bendinde “D Grubu: Mesleki Bulaşıcı hastalıklar” olarak tanımlanan hastalık kümesi, aynı yönetmeliğin Ek-2 maddesinde aşağıdaki gibi alt başlıklara ayrılmıştır. Alt başlıklar altında hastalık adları verilmiştir.

  • D 1. Helminthiasis
  • D 2. Tropikal hastalıklar
  • D 3. Hayvanlardan insana bulaşan hastalıklar
  • D 4. Meslek gereği enfeksiyon hastalıklarına özellikle maruz kişilerdeki enfeksiyon hastalıkları.

Cetvelin sağ sütunun hangi işlerde D4 Meslek hastalıklarının görülebileceği de yazılmıştır. Buna göre; Hastane, dispanser, poliklinik araştırma laboratuvarı vb. sağlık kurumlarında çalışmalarda D4 kümesi mesleksel bulaşıcı hastalıklar görülebilir.

Şimdi 19. maddenin 2. fıkrasını yeniden okuyunuz lütfen. Ne diyor; “Bu listede yer almayan fakat görülen iş ve görev gereği olarak bulaştığı kesin olarak saptanan diğer bulaşıcı hastalıklar da meslek hastalığı sayılır.” Ardından da “Bu husustaki teşhisin laboratuvar deneyleriyle kanıtlanması gereklidir. Hastalığın en uzun kuluçka süresi yükümlülük süresi olarak alınır.”

Şimdi bir de 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasasının 14. maddesinin 6. fıkrası ve 58. maddesi hükümlerine dayanarak hazırlanan ve 02.07.2013 tarih ve 28695 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun Görev, Yetki, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” içindeki ilgili maddelere bakalım.

Kurulun oluşumu

MADDE 4 – (1) Kurul; Milli Savunma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Yüksek Öğretim Kurulu, en çok üyeye sahip işveren, işçi ve kamu çalışanlarını temsil eden konfederasyonlar, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu, Türk Tabipleri Birliği, Türkiye Ziraat Odaları Birliği ve Kurum tarafından görevlendirilecek birer uzman hekimden oluşur.

Kurulun görevleri

MADDE 7 – (1) Kurulun görevleri şunlardır:

  1. a) Yasanın* 58 inci maddesinin 5. fıkrası uyarınca, Kurum, Sağlık Kurulunca verilen kararlara karşı ilgililerin itirazlarını inceleyip karara bağlamak. *=5510 sayılı Yasa
  2. b) Yasanın 14. maddesi kapsamında, 10.2008 tarihli ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde tespit edilmiş olan hastalıklar dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmayacağına karar vermek.
  3. c) Yasanın 14. maddesi ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin 17. maddesinde yazılı durumlarda yükümlülük süresi aşılmış olsa bile söz konusu hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmayacağını, aynı Yönetmeliğin 20. maddesinde yazılı durumlarda üç yıllık çalışma (maruz kalma) süresinin indirilip indirilemeyeceğini karara bağlamak. 

Kurul toplantıları ve kararlar

MADDE 11 – (1) Kurul, haftada en az bir kez ve en az yedi üye ile toplanır.

5510 sayılı yasa çıkartılmış, bu yasanın kimi maddelerinin uygulama kılavuzu niteliğindeki aşağıdaki yönetmelikler Anayasanın 124. maddesine ve normlar hiyerarşisine uygun olarak çıkartılmıştır.

  • Yasanın 14. maddesine dayanarak Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği
  • Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun Görev, Yetki, Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik

SSK Yüksek Sağlık Kurulu, Yönetmeliğin 11. maddesine uygun olarak yapacağı ilk toplantıda “KOVİT-19 Meslek hastalıkları listesine alınmıştır” diye bir karar aldığında,
sağlık çalışanları için sorun çözülmüş olacaktır.

Not: 657 sayılı Devlet Memurları Yasasının 105 ve 188. maddeleri, kamuda çalışanlar için Meslek Hastalıkları uygulamasına izin vermektedir.

Sağlık çalışanları dışında kalan çalışanlar açısından KOVİT-19’un nasıl ele alınacağı hem tartışmaya açık, hem de çok duyarlı olması nedeniyle başka bir yazının konusudur.
==============================================
Dostlar,

Saygın meslektaşımız, kıdemli işyeri hekimi ve eğiticisi Dr. Mahmut Yaman’ı 1988’den bu yana tanırız. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesinde çalıştığımız yıllarda (1988-2004) kendisinin İşyeri Hekimliğini büyük bir yetkinlikle yürüttüğü Trakya / Kırklareli Cam Fabrikalarına, 6. sınıf tıp öğrencilerimizi götürür, iş sağlığı – güvenliği eğitimlerine uygulamalı katkı alırdık. Asistan hekimlerimize uygulama olanağı sağlardık. Sn. Dr. Yaman ile yürüttüğümüz bilimsel araştırma projeleri de olmuş ve bu çalışmalar ilgili bilimsel dergilerde yayınlanmıştır.

Dr. Yaman, son yıllarda İşyeri Hekimi yetiştiren Eğitici yetkisine sahiptir ve özel ilgisi / birikimi ile İşçi Sağlığı İş Güvenliği alanında son derece işlevsel yazılımlar geliştirmekte, sektörde bu alanda çalışan kimi firmalara danışmanlık hizmeti vermektedir.

Bilindiği gibi KOVİT-19 salgını ülkemizde 10 ay içinde 300’ü aşkın sağlık emekçisini kurban almıştır. 120 bini aşkın sağlık emekçisi bu hastalığa yakalanmıştır. AKP + MHP’den oluşan iktidar bloku, yukarıda Sn. Dr. Yaman’ın yetkinlikle özetlediği mevzuatın açıkça elvermesine karşın, bu hastalığın sağlık çalışanları için meslek hastalığı sayılması hakkını tanımamakta inat ve ısrar ederek açıkça hukuku çiğnemekte ve hak gaspı yapmaktadır. Hiç gerekmediği halde yeni yasal düzenleme konusu gündeme getirilmiş ve TBMM’de Cumhur İttifakınca reddedilmiştir. Bu durum gerçekten hazin ve ibretliktir ve hızla sonlandırılması gerekmektedir; bizim de iktidara çağrımızdır.

Bu kapsamlı ve emekli yazıyı, ricamız üzerine kısa sürede yazan saygın meslektaşımız Dr. Mahmut Yaman‘a şükranlarımızı sunuyoruz.

Sevgi ve saygı ile. 02 Ocak 2021, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik

Not               : TBMM kabul tarihi 25/4/2013, Yasa No. 6462; KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE YER ALAN ENGELLİ BİREYLERE YÖNELİK İBARELERİN DEĞİŞTİRİLMESİ AMACIYLA BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN..
özürlü, sakat, çürük sözcükleri 96 yasadan çıkarıldı; ENGELLİ sözcüğü kondu.

SAĞLIK HUKUKU / Turkish Health LAW

logo_AUTF

 

 

Değerli AÜTF Dönem 5 Öğrencilerimiz, Asistanlarımız;
Site okurlarımız,

AÜTF (Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi) Halk Sağlığı Anabilim Dalı’nda Dönem V’te 2 saat süreli staj dersi olarak sunduğumuz TEMEL SAĞLIK HUKUKU MEVZUATI konulu dersin güncellenmiş yansılarını pdf olarak izlemek için lütfen tıklayınız..

Son olarak 25.08.2017’de 694 s. OHAL KHK’si değişiklikleri ve 1 ve 703 sayılı CBK ile yapılan değişiklikler yansıtılmıştır… Örn. artık Yüksek Sağlık Şuramız yok.. Sağlık Bakanlığı Müsteşarı da.. Bakan yardımcıları var.. Bütün örgüt yapıları 9 Temmuz 2018 sonrası adeta “reset” lendi TEK ADAM tarafından..

Saglik_Hukuku (08 Şubat 2020)

Bilindiği üzere sunular sizlere kaynak sağlamak için geniş tutulmakta,
derste özetlenerek işlenmektedir. Bu konu 205 yansı içermektedir (4,2 MB).
Sınav kapsamında ilk 95 yansıdan sorumlusunuz. Sonrakiler ek bilgi içindir.

Konuya ilişkin olgu çalışmasını da yapmanız gerekmektedir..
Verilen 4 olgu örneğinin kazanılan bilgilerle çözümlenebilmesi gereklidir.
Bu amaçla “657 Sayılı Yasada İzinler” başlıklı dosyadan da yararlanılmalıdır.

657’de izinler

SAGLIK_HUKUKU_SEMINERI_TBB_19.9.2015

Sevgi ve saygı ile. 08 Şubat 2020

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
AÜTF Halk Sağlığı AbD Halk Sağlığı (Toplum Hekimliği) Uzmanı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı, Mülkiyeli 
www.ahmetsaltik.net      profsaltik@gmail.com

2014 yılının ilk Sağlık Mevzuatı dersi 8.9.14 günü sabah 08:30 – 10:20 arasında işlenmişti.
Bu ders ve ardından “Gıda Güvenliği ve Sanitasyonu” dersimiz için 
yıllık iznimiz içinde Datça’dan Ankara’ya günübirlik gelmiş ve sevgili öğrencilerimize görevimizi yapmıştık..

Dünya Çocuk Hakları Gününde de çalışan 14 yaşındaki çocuklar

Dünya Çocuk Hakları Gününde de çalışan
14 yaşındaki çocuklar

Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesi’nde çalışan çocuklar için Dünya Çocuk Hakları Günü’nün (20 Kasım) bir anlamı yok. Günde 12 saat ve düşük ücrete çalıştırılan mülteci çocuklar okula gidemiyor ve henüz çocuk yaşta meslek hastalıkları riskiyle karşı karşıya.
 
20 Kasım, 1989 yılından bu yana Birleşmiş Milletler (BM) tarafından dünya genelinde çocukların karşı karşıya kaldıkları hak ihlallerini gündeme taşımak amacıyla “Dünya Çocuk Hakları Günü” olarak “kutlanıyor.
 
Çocukların fiziksel, fizyolojik ve psikolojik olarak yaşam koşullarını daha da iyileştirmeyi amaçlayan bu bildirgeye karşın dünyada ve Türkiye’de halen milyonlarca çocuk kötü yaşam koşulları içinde en temel haklarından yoksun olarak yaşamını sürdürmeye çalışıyor.
 
Çatışma ortamlarında yaşamlarını yitiren, göçe zorlanan, erken yaşta evlendirilen, cinsel istismara uğrayan, atölyelerde ve tarlalarda çalışmaya zorunlu bırakılan eğitim ve sağlık hakkına ulaşamayan çocukların hakları hâlâ kağıt üzerinde. Suriyeli mültecilerin Türkiye’ye gelişi ile birlikte Türkiye’de bu konuda yaşanan hak ihlalleri daha da artmış durumda. Göçün üzerinden neredeyse 6 yıl geçmiş olmasına karşın, mülteci çocukların sorunları her geçen gün artıyor.
 
DİSK Genel-İş’in Nisan ayında yayınladığı rapora göre Türkiye’deki çocuk işçiliği 2 milyona dayanmış durumda. 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü öncesinde İzmir kent merkezinde kayıt dışı çocuk işçiliğin yaygın olduğu Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesi’nde çalışan ve eğitim hakkına erişemeyen Suriyeli mülteci çocuk işçilerle konuştuk.
 
Çocukların büyük bölümü ayakçı olarak çalışırken iplerin temizliği ve getir götür işlerine bakıyor. İşlerin şu anda az olmasından dolayı sitedeki çocuk işçi sayısında da azalma var. Çocuk işçiler daha bu yaşta işşizliğin ne olduğunu görmüş durumda.
 
Çocuk işçiler de yetişkinler gibi günde 12 saat çalışırken hemen hemen yetişkinlerin aldığı ücretin yarısını alıyor. Ailelerinde çalışan olmadığı için çalışmak zorunda kalan mülteci çocuklarda okuma istediği de kaybolmuş durumda. Okumanın da onlar için işsizlik ve geçim sıkıntısı anlamına geldiğini ifade eden çocuklar sitede meslek öğrendiklerini anlatıyor. Öte yandan çocuk işçiler işyerlerinde solvent ve tiner gibi maddeleri kullandıkları için ileri yaşlarda meslek hastalıkları riskleri ile de karşı karşıyalar.
 
‘PARA GÖTÜRMEMİZ GEREKİYOR’
 
14 yaşındaki Ahmet 4 senedir sitede çıraklık yapıyor. Haftada 150-200 lira para aldığını belirten Ahmet, “İşyerinden her çıktığımda hava kararmış oluyor” diyor. Okuma hayalinden vazgeçtiğini dile getiren Ahmet, “Babam savaşta yaşamını yitirdi. Eve para götürmemiz gerekiyor. Ağabeyimle birlikte çalışmama rağmen evin geçimi zor oluyor. Küçük kardeşlerim var, onlar ileride okuyabilsin diye okulu bıraktım. Sitede şu anda az işçi var. Çoğu şimdi çalışmıyor. İş olursa çağrılıyorlar.” dedi.
KİMLİĞİ OLMADIĞI İÇİN HASTANEYE GİDEMİYOR
 
3 yıldır sitede çalışan 15 yaşındaki Muhammed de Türkiye’de hiç okula gitmediğini söyledi. Öbür çocuk işçilerden daha farklı bir iş yapıyor. Ayakkabının taban yapıştırma işini yapan Muhammed, kalitesiz ağır yapıştırıcı maddelerle çalışıyor. Sürekli başağrısı yaşadığını ifade eden Muhammed şunları söylüyor: “Şu anlık yapacak başka işim yok. Bu iş olmasa işsiz kalacağım. Kimliğim henüz çıkmadığı için de hastaneye gidemiyorum. Uzun süredir çıkmasını bekliyoruz.”
 
‘SINIF ARKADAŞLARIMI ÖZLEDİM’
 
11 yaşındaki Halit de 2 yıldır sitede çalışıyor. Babası iş bulamadığı için 3. sınıfta okulu bıraktığını dile getiren Halit, “Babam uzun süredir iş bulamadığı için çalışmak zorunda kaldım. 2 küçük kardeşim var. Ben çalıştığım için onlar okula gidebiliyorlar. Bir daha okula gidebileceğimi düşünemiyorum ama sınıf arkadaşlarımı özledim. Burada en azından bir işim oldu. İleride saya ustası olmak istiyorum.” dedi. (21.11.2017, Metehan Ud / Evrensel)

Kabin memurlarında ALS hastalığı

Kabin memurlarında ALS hastalığı

Toplumun belleğinde Stephen Hawking bir tekerlekli sandalyede hastalığının ortaya çıkardığı duruşla oturan ve evrenin sırları hakkında bilgiler veren bilim insanıdır. Sonuçları yakında yayınlanan bir araştırma Stephen Hawking’i de etkileyen ALS
hastalığının kabin memurlarında normalden iki kat çok ölüme neden olduğunu ortaya çıkardı.

Son yazımda halk arasında hostes olarak adlandırılan kabin memurlarıyla ilgili bu araştırmayı ele aldım. Yazının tamamını okumak isterseniz lütfen buraya  tıklayınız.(http://www.meslekhastaligi.net/kabin-memurlarinda-als-hastaligi/)   

Dr. Müslim Güney
İşyeri Hekimi
muslumguney@gmail.com 
======================================
Dostlar,

Trakya Üniveristesi Tıp Fakültesinde çalıştığımız dönemlerden (1988-2004) öğrebcimiz, uzun yıllrdan beri de meslektaşımız, başarılı ve çalışkan bir meslektaşm olan Sevgili Dr. Müslim Güney’den yıkarıdaki iletiyi aldık ve paylaşmak istedik..

Teşekkür ederiz Dr. Güney’e..

Kendisinin “MESLEK HASTALIKLARI” başlığı ile yönettiği bir web sitesi var..

http://www.meslekhastaligi.net/kabin-memurlarinda-als-hastaligi/ 

İzlenmesini öneririz…

Sevgi ve saygı ile.
29 Ekim 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
(Eski işyeri hekimi)
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Ankara Tabip Odası Meslek Hastalıkları Konseyi Toplantısı – 10 Mart 2015


Ankara Tabip Odası Meslek Hastalıkları Konseyi Toplantısı
10 Mart 2015

ATO_logosu

Değerli Arkadaşlar,
Bilindiği gibi  dünyada Meslek Hastalıkları bildirimlerinde kas – iskelet sistemi patolojileri
ilk sırayı almaktadır. Bu nedenle Ankara Meslek Hastalıkları Konseyi‘nin bu ayki toplantısında  “Uzmanlık dernekleri / alanları ve meslek hastalıkları” başlığı ile FTR uzmanlarının
konuya yaklaşımları irdelenecektir.

Toplantı konuyla ilgili İYH, OSGB hekimi, IGU başta olmak üzere konuyla ilgili
tüm klinik dallardaki hekimler, sağlık çalışanları ve işçi sağlığı ilgililerine açıktır.
Katılımınız ve katkılarınız önemli ve değerlidir.
Sunumlar;
Doç. Dr. Barış Nacır (FTR Uzmanı)
Prof. Dr. İbrahim Akkurt  (Göğüs Hastalıkları Uzmanı, İş ve Meslek Hastalıkları Uzmanı )
Ankara Tabip Odası Toplantı Salonu – 10 Mart Salı (Bu gün) saat ; 18.30
 
Ankara Meslek Hastalıkları Konseyi adına
Dr. İbrahim AKKURT – Dr. Sedat ABBASOĞLU
Posted by: sedat abbasoglu <Sedatabbasoglu@yahoo.com
==================================
Dostlar,
Toplantıya biz de katıldık..
2 saat boyunca (18:30 – 20:40) 2 sunum dinledik ve bilimsel tartışmasını yaptık.

Doç. Dr. Barış Nacır (FTR Uzmanı, Ankara EA Hastanesi)
Prof. Dr. İbrahim Akkurt
(Göğüs Hastalıkları Uzmanı, İş ve Meslek Hastalıkları Uzmanı )

Arkadaşlarımız kapsamlı sunumlarını yaptılar.

Meslek Hastalıkları ülkemizin önemli sağlık – ekonomik – politik – kültürel – moral..
sorunsalı (problematiği) olarak yakıcı varlığını sürdürüyor..

SGK verilerine göre 2013 sonunda -yıl içinde- tanı alan olgu sayısı 379 erkek + 12 kadın
olmak üzere toplam 391.. Önceki yıl ise bu rakam 395 idi..
Bu dolayda sürüyor yıllık kayıtlar.. En çok 1207 olmuştu yakın geçmişte.
Oysa her yıl on binlerce bekleniyor bilimsel ölçütlerle (Harrington ölçütleri ile
yılda %o 4-12 arası)..

189 ILO Sözleşmesi‘nden salt 57’sini benimseyen bir ülke Türkiye..
Temel engel TİSK olsa gerek??..

Bizim de bu bağlamda, yukarıda 1-2 noktasını çok kısa aktardığımız, yaklaşık 15 dakika dolayında süren katkımız oldu.

Türkiye’de MESLEK HASTALIKLARI ŞEYTAN ÜÇGENİ‘nde kısılı kaldık.

İlk fırsatta bu değerlendirmelerimizi sitemize aktaracağız. Ancak daha önce bu sitede,

“TÜRKİYE’de MESLEK HASTALIKLARINA TANI KOYMA SORUNSALI”

başlıklı bir makalemizi sizlerle paylaşmıştık.. (02.11.2014)
Aşağıdaki erişkeden (linkten) okunabilir..

http://ahmetsaltik.net/2014/02/11/turkiyede-meslek-hastaliklarina-tani-koyma-sorunsali/

Bir de Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi 5. sınıfta verdiğimiz 2 saat süreli
“Meslek Hastalıkları” dersimiz var. O yansılar da aşağıdaki erişkeden (linkten) çağrılabilir :

http://ahmetsaltik.net/2014/12/15/meslek-hastaliklari-occupational-diseases/

Ankara Tabip Odası Meslek Hastalıkları Konseyi

gelecek toplantısını bizim de üyesi olduğumuz ATO’da (Ankara Tabip Odası)
8 Nisan 2015 günü 18:30’da yapacak.

Sevgi ve saygıyla.
10.3.2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com