Etiket arşivi: İNSANLIK SUÇU!

BİZİM TV Programımız : 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ve Salgın Yönetiminde Son Durum

Dostlar,

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde, BİZİM TV’den Sayın Burcu Uğur’un konuğu olduk. 2 konu belirlenmişti yaklaşık 40-45 dakika program için :

1. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü
2. Salgın Yönetiminde Son Durum..


Sayın Uğur’un sorularını yanıtlamaya çalıştık.. Aşağıdaki görsel ekranda paylaşıldı :


Büyük ATATÜRK‘ün Türk kadınına dünyanın pek çok ülkesinden önce kazandırdığı hakları vurguladık. Üstteki görselde, 1930’da İngiltere’de kadın hakları için eylemde taşınan posterde yazılan çok öğretici:

  • İngiliz kadını Türk kadınından daha mı değersiz??

Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi‘nin – CEDAW tam olarak yaşama geçirilmesi gerektiğini belirttik.

İstanbul Sözleşmesi‘ndan geri çekilmenin Bay Erdoğan’ın yetkisinde olmadığını, bu işlemin hukuk dışı ve geçersiz olduğunu, TBMM’nin yetkisinin gaspı nedeniyle hükümsüz olduğunu vurguladık.

RTE’nin, Türkiye’de kadın cinayetlerinin başka ülkelerden az olduğu söyleminden duyduğumuz acıyı paylaştık. Bu bölümü bir şiir ile kapattık..

****
İkinci bölümde Covid-19 salgınında son durumu ve
– aşı olmayan TURKOVAC skandalı ve dayatmasını irdeledik.
– Salgının bitmediğini, ölüm ve olgu sayılarının hala çok yüksek olduğunu,
– iktidarın salgın yönetimi yerine algı yönetimi peşinde olduğunu,
– bu çok acı – çok başarısız – insanlık suçu tablodan bile hiç sıkılmadan başarı öyküsü çıkarmaya çabaladığını vurguladık.

Salgının bittiğini açıklamaya yetkili kurum Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ). Bu yetkili uzmanlık kuruluşunun bu yönde değil tersi yönde açıklamaları var!

Halkımıza bireysel önlemleri bırakmamasını ve etkili aşı ile (mRNA aşısı) aşılarını tamamlamasını önerdik.

İktidara da sorumluluktan kaçamayacağını ve yapılması gerekenleri belirttik.
Toplam 46 dakika.. İzlenmesini, paylaşılmasını ve gereğini diliyoruz.

https://youtu.be/MfkBwzxG0u8

Sevgi ve saygı ile. 11 Mart 2022

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
A​tılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı ​AbD
​Sağlık Hukuku Uzmanı, ​Kamu Yönetimi – Siyaset Bilimci (​Mülkiye​)​
www.ahmetsaltik.net        profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik      twitter : @profsaltik

‘TURKOVAC’ çıkışı : “İnsanlık suçu”

Prof. Dr. Ahmet Saltık’tan ‘TURKOVAC’ çıkışı:

“İnsanlık suçu”

Sağlık Bakanlığı’nın 25 Kasım’da acil kullanım için başvuruda bulunduğu yerli aşı TURKOVAC için acil kullanım izni çıktı. Prof. Dr. Ahmet Saltık, Omicron varyantı ve TURKOVAC ile ilgili Cumhuriyet‘e çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

23 Aralık 2021 Perşembe, 10:58 Videoyu izlemek ve haber metni için tıklayınız..

https://www.cumhuriyet.com.tr/video/erdogan-turkovaci-duyurdu-prof-dr-ahmet-saltiktan-korkutan-uyari-insanlik-sucu-1894890

Cumhuriyet‘e konuşan Prof. Dr. Ahmet Saltık, koronavirüsün (Covid-19 etkeni) yeni varyantı Omicron’un Delta varyantına göre 70 kat daha bulaşıcı olduğunu söyledi.

Yerli aşı çalışması TURKOVAC‘a ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Saltık, aşıyla ilgili sağlam (bilimsel) veriler olmadan kullanıma sunulmasının bir “insanlık suçu” olduğunu vurguladı.

Güney Afrika Ulusal Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü tarafından saptanan ve “Şimdiye dek görülen en kötü varyant” olarak nitelendirilen Omicron, Avrupa başta olmak üzere tüm dünyada yayılmayı sürdürüyor. 

“AŞILAR %70-80 KORUYOR”

Omicron varyantıyla ilgili olarak Cumhuriyet’e açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Ahmet Saltık, kullanılan eldeki aşıların bu varyanta yönelik etkileri hakkında henüz net bilgiler olmadığını ifade etti. Saltık, “Elimizde bulunan aşılar %70-80 düzeyinde bir koruma sağlıyor” dedi ve var olan aşıların güncellenmesi için de çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Şimdiye dek yapılan 1. ve 2. doz aşıların yeni varyant karşısında etkisinin yetersiz olabileceğini anımsatan Saltık, “Halkımıza, eksik kalan aşılarını tamamlamalarını öneriyoruz. Sağlık Bakanı her gün söylüyor. Günlük aşılama sayısı 50 binlere düştü. Fakat aşı bağışıklığını yitiren insanlar her gün aşılananlardan daha da çoğalıyor. Dolayısıyla Türkiye’deki toplumsal bağışıklık oranı gerçekte azalıyor” diye konuştu.

“TURKOVAC’A ‘ACİL ONAY’ İNSANLIK SUÇU OLUR”

Yerli aşı adayı TURKOVAC hakkında da değerlendirmelerde bulunan Saltık, aşı çalışmasıyla ilgili verilerin saydam olmadığını belirterek, 

  • “Sayısal veriler nerede? Bu analizleri kimler yaptı? Hangi tarafsız gözlemcilerin eşliğinde yapıldı? Bunları bilmeden TURKOVAC’ı bir aşı olarak kabul etmek ve acil kullanım onayı almak insanlık suçu olur” ifadelerini kullandı.

“Bir saçmalığımız da acil kullanım onayını Türkiye Tıbbi Cihaz ve İlaç Kurumu’nun (TİTCK) veriyor olmasıdır” diyen Saltık, acil kullanım onayı veren kurumların FDA, EMA… vb. gibi bilimsel açıdan özgür ve yönetsel bakımdan özerk olması gerektiğini vurguladı.

ABD ve AB’de ‘acil kullanım onayı’ alan aşıların onay ve ruhsat (lisans) süreçlerini anımsatan Saltık, şunları kaydetti:

  • “BioNTech ve Moderna‘ya olağan kullanım izni (ruhsat, lisans) veren özerk bağımsız bilim kurumu FDA bu toplantıları basına açık yaptı. Kameraların karşısında bilim insanları saatlerce tartıştı. Özetle, ‘bir aşı geliştirdik‘ diye siyasal başarı öyküsü yaratmak uğruna insanların sağlıklı yaşamak hakkıyla kumar oynanmaz
  • Bu, insanlığa karşı bir suçtur.
  • Uluslararası standart koşullara uymadan Acil kullanım onayı verilmiştir. Onaya temel  verilerin son derece saydam olması gerekir. Eğer acele eder, ‘bakın biz aşı geliştirdik’ diye kendinize bir siyasal başarı öyküsü yaratmaya çalışırsanız tarih sizi bağışlamaz ve mutlaka yargıda da hesabını verirsiniz.”

 

TELE-1 Programımız – 23 Ekim 2021

Dostlar,

23 Ekim 2021 Cumartesi günü, bu gün sabah saat 11:00’de TELE1‘de olacağız. / OLDUK.
Sn. Namık Koçak‘ın programı saat 10:00’da başlıyor ama bizi 11:00’de konuk alacak / ALDI, yaklaşık 50 dakika süre ile. Erişke (link) aşağıda.

Duyuru görseli aşağıda..


Belirlenen konu kovit-19 ölümleri…

  • SALGINI YÖNETEMEYEN İKTİDAR, COVİD KAYNAKLI ÖLÜM SAYILARINDA HALKA YALAN MI SÖYLÜYOR ??

22 Ekim 2021 verileri aşağıda. Günlük yeni yakalanan olgu / vaka sayısı 28.192, ölüm sayısı ise 228. Bunlar “resmi” veriler doğallıkla. Tarama amaçlı test yapılmadıkça; test, olguları %100 yakalama yeteneğinde olsa bile (gerçekte %50-70 arasında) yakalanabilenler buzdağının ucu olup, gerçeğin 1/10’una dek düşebilir. Ölümlerde ise, birçok etmene bağlı olarak gerçek veriler ortaya kon(a)mamakta, kamuoyuna açıklanmamaktadır.


Dünya genelinde toplam olgu sayısı, salgının 22. ayı biterken 243,7 milyona dayanmıştır. Bunların 220,8 milyonu iyileşmiş, 4,95 milyonu ölmüştür. Halen aktif durumda olan olgu sayısı 17,9 milyondur. Olgu ölüm hızı %2’dir.

Türkiye’de toplam olgu / vaka sayısı 7,800,796’a ulaşmıştır ve bu veri ile Dünyada 6., Avrupa’da ise İngiltere’nin ardından 2. sıradayız.

Aktif hasta sayısı 500,174 olup, dünya toplamı 17,904,801’in %2,8’ine karşılıktır. Keza, 22 Ekim 2021 günü için Dünya toplamı olan günlük yeni olgu sayısı 440,282 olup, Türkiye’de 28,192 yeni olgu kayda alınmıştır, %6,4’e karşılıktır. Oysa Türkiye nüfusu Dünya toplamının %1,1’idir.

Ölümler ise yine “resmi” rakamla 68,700’e erişmiştir ve milyon nüfusta 803’e karşılıktır. Bu rakam dünya geneli için milyon nüfusta 635’tir. Türkiye’de ölümlerin dünya ortalamasının üstünde olduğu görülmektedir. Öte yandan olgu ölüm hızı %0,9 ile Dünya ortalamasının yarısından azdır !? Niçin? Hangi üstünlükle??

Ülkemizde son 1 haftada toplam 201,672 yeni olgu tanı almıştır. Dünya toplamı son hafta için 2,881,068 olup, %7’sine karşılıktır! Öte yandan Dünyada son 1 haftada olgu sayılarında önceki haftaya göre %1 artış yaşanırken ölümler %0,7 azalmıştır. Türkiye’de bu oranlar aynı sırayla -%6 ve -%2’dir; niçin ve nasıl??

Gerek günlük, gerek haftalık gerekse aktif olgu sayılarında nüfusuna oranla Dünya ortalamasının epey önünde olan Ülkemizde, ölümlerde ise tersine bir “iyilik” (!?) söz konusudur. Tanrı Türk’ü koruyor mu hala?! İktidar “Türk” de tanımıyor ve Bahçeli’nin “Milliyetçi” (!?) partisi bu insan kıyan salgın politikalarını seyrediyor, gıkı çıkmıyor!

Ülkemizde olgu ölüm hızının Dünya ortalamasının yarısından da az olmasını açıklayabilecek hiçbir bilimsel veri yok! Bu hız eğer %0,9 yerine %2 olarak kabul edilecek olursa, 152,667 ölüme karşılıktır.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), özellikle gelişmekte olan ülkelerde ölüm rakamlarını 3-3,5 ile çarpmayı önermektedir. Böyle yapıldığında Türkiye’de Kovit-19 ölümleri, ilk ölümün açıklandığı 17 Mart 2020’den bu yana 206,100 ile 240,450 arasında beklenir, açıklanan salt 68,700!

Tüm bulgular, ölüm verilerinde ciddi bir karartmaya gidildiğini ortaya koymaktadır. En iyimser rakamla 152,677 ölümün kayda alınmış olması gerekirdi. DSÖ’ne göre beklenebilecek üst sınır ise yukarıda da hesaplandığı gibi 206,100’dür!

Çok dikkat çeken bir veri ise, kritik durumda olan olgu / vaka / hasta sayısının neredeyse
6 haftadır 633 olarak sabit kalabilmesidir!?

Bu rakamın da (633!) yukarıdaki derin tutarsızlıklar gibi, Epidemiyolojik olarak açıklanabilmesi olanağı yoktur! TV ekranlarında kezlerce uyarmamıza karşın bu veriye dokunulmamaktadır!? Hatta Halk Sağlığı Genel Müdürüne what’s up ile sormamıza, yurttaş olarak bilgi edinme hakkı kapsamında yanıt istememize ve bu iletimizin okunmuş olmasına karşın!! En hafif terimi ile bu tutum özensizlik, ciddiyetsizlik ve halka saygısızlık olup, güven yitiği nedenidir. Oysa salgın yönetiminde halkın güvenini kazanmak en başat yükümdür.

Dünya genelinde ve Türkiye için ölüm verilerinin (seyri) gidişi sırasıyla aşağıdadır.

Dünyada 4. dalga ölümlerinde belirgin iniş gözlenirken, ülkemizde tırmanma söz konusudur. Üstelik güven verici olmaktan, tutarlı olmaktan çok uzak, indirgenmiş olgu ve özellikle ölüm verileri ile.

En belirgin sorun alanlarından biri ise, 2020 yılı ölüm istatistiklerinin TÜİK tarafında hala açıklan(a)mamış olmasıdır. Hiç kuşlu yok, bu bir teknik sorun değil, iktidarın engellemesidir. 440 bin dolayında beklenen 2020 yılı ölümleri (2019’da 436 bin idi) anormal artmış olmalıdır ve AKP iktidarı bu fiyaskoyu / ağır skandalı göze alamamakta, ölüm verilerini açıkla(ya)mamaktadır! Ancak nereye dek? Ya da nasıl bir kılıf uydurulacaktır? Minare hangi kılıfa sığabilecektir? 2021 bitiyor ve salgın bu yılda da sürdü, sürmekte, çoook can almakta.

2020’de nüfus artışı yalnızca 459 bin kişi oldu! Bu rakam 2019’da 1 milyon 151 bin idi. Nüfus artış hızı binde 13,9’dan binde 5,5’e düştü. 1927 nüfus sayımlarından bu yana böylesine düşük bir nüfus artış hızı görülmedi! 2. Dünya Savaşında 1940-45 arasında bile binde 10,6 idi. Binde 8,4 düzeyinde bir anormal nüfus artış hızı azalması nasıl açıklanabilir? Bu çok belirgin (dramatik) azalmanın nedeni salt salgın nedeniyle doğumlardaki azalma mıdır? Ya da 2020’de gerçekleşen kovit ölümleri midir? 2019’da 1 milyon 187 bin olan bebek doğumu geçen yıl 1 milyon 113 binde kaldı. Doğum sayısında azalma yalnızca 74 bin. Eğer binde 13,9 nüfus artış hızı 2020’de de gerçekleşseydi nüfus, 83.155 m x 0,0139 = 1 milyon 156 bin artış ile 84 milyon 312 bin olacaktı.

Beklenen nüfus artışı, 2019 verisiyle sabit alınırsa, 1.156 milyon yerine yalnızca 459 bin olduğuna göre aradaki fark 697 bin kişi olup, bu insanlar nerededir? Bunun salt 74 bini doğum sayısındaki azalma kaynaklıdır. Geriye 623 bin kayıp kalıyor. 2020 içinde resmen açıklanan toplam kovit ölümü 20,881’dir. Geriye yaklaşık 602 bin kayıp, açıklanamayan nüfus yitiği var! Gerçekleşen nüfus artışı TÜİK açıklamasına göre 459 bindir,  Beklenen 1 milyon 156 bin nüfus artışının olağan koşullarda 440 bininin ölüm olarak kayda girmesi beklenirdi. Çünkü önceki yıl 2019’da 436 bin resmi ölüm kaydı vardı. Bu durumda, beklenen en az nüfus artışı 1 milyon 156 bin – (440 bin ölüm + 459 bin nüfus artış hızı) = 257 bin nüfus kayıptır!

DİKKAT                                        :

  • Türkiye’de 2020 yılında fazladan 257 bin kayıt dışı ölüm olmuştur.
  • Açıklanan 21 bin kovit ölümüne ek, 257 bin ölüm daha söz konusudur.
  • AKP iktidarı bu muazzam ölüm sayısını saklamaktadır.

Her ne ise 257 bin insanın ölüm verileri, nedenleriyle ortaya konmalıdır. Kovit salgını yaşanırken, ölümlerdeki bu anormal ötesi fırlama başka hangi nedene bağlanabilir? Muhalefet partileri, mezarlık kayıtları ile bu acı tabloyu doğrulamalı ve iktidarın üstüne giderek ülke gündemi yapmalıdır.

Kovit salgının AKP iktidarınca yönetilememesi, olağanüstü kötü – yanlış yönetiminin isyan ettiren bedeli, 21 bin resmi kovit ölümüne ek,
ÇEYREK MİLYON CANIMIZDIR!

Bu korkunç gerçek hiçbir biçimde göz ardı edilemez, muhalefet ve Türkiye ayağa kalkmalı, iktidardan hesabı sorulmalı ve istifaya zorlanmalıdır.

Çeyrek milyon masum insan, AKP’nin kutsal yaşam hakkını hiçe sayan akıl dışı, ilkel, insanlık dışı ve insanlığa karşı suç oluşturan sözde sağlık / salgın politikaları (!) yüzünden ölmüştür!

  • Hangi iktidar görevde kalabilir Dünyada böylesine yüz kızartıcı ağır bir insanlık suçu ile!???

Sonuç olarak                                             ;

Ülkemizde salgın iyi yönetil(e)memektedir, bu durum kabul edilemez ve sürdürülemez. Önlenebilecek çok sayıda olgu ve ölüm ne yazık ki yaşanmıştır, yaşanmaktadır.

Masum 250 bini aşkın insanımız, AKP politikaları yüzünden, yaşatılabilecek iken, hastalığa değil KÖTÜ YÖNETİME kurban verilmiştir salt 2020’de!

  • Bu durum katlanılamaz, bağışlanamaz; salgın savaş politikaları köktenci olarak değiştirilmelidir.
  • Muhalefet partileri ve Türkiye toplumu, örgütlü gücü ile bu kırıma, insanlık suçuna engel olabilir, olmalıdır.
  • Bu veriler üstelik, salt 2020 için; 2021’de ölümler 2020’nin 2,5 katı, şu güne dek 69,112 (24.10.2021 akşamı). Bunun 20.881’i 2020 yılının, kalan 48.231’i 24 Ekim 2021’e dek.

Bunları konuşacağız / KONUŞTUK TELE1’de Sn. Koçak ile bu gün saat 11:00’de 45 dakika boyunca.

Kaçıranların izlemesi ve yaygın paylaşması için erişke (link) aşağıda :

Ölüm sayısı 152 bin mi, 240 bin mi? | FORUM HAFTA SONU – YouTube

Sevgi ve saygı ile. 23 Ekim 2021, Ankara
(Güncelleme : 23.10.21, 23:22)

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Atılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik    twitter : @profsaltik

Yazının pdf biçimi :
SALGINI YÖNETEMEYEN İKTİDAR, COVİD KAYNAKLI ÖLÜMLERDE HALKA YALAN MI SÖYLÜYOR

 

KRT TV Programımız : 25 Eylül 2020

Dostlar,

Bu gün, 25 Eylül 2020 Cuma günü, 15:00 sonrası, KRT TV’den Sn. Çiğdem Akdemir’in konuğu olduk..

21 dk. gibi kısa bir sürede KORONA SALGINI‘na geldiğimiz tıkanmayı değerlendirdik..

Yeni bir algı operasyonu : Bu kez “hasta, olgu, vaka” kavramlatı üzerinden sorunu denetim altında imiş gibi gösterme çabaları…

Turkuaz / AKP yeşiline boyanan tablodaki akıl almaz çelişkiler hala, inatla sürdürülmekte.
Yurdum insanı zaten düşünmüyor ve sorgulamıyor ki; “Reiz onların yerine de düşünüp gerekeni yapıyor..” nasılsa!!??

Ölüm ve olgu / hasta sayıları açıklananın 10 katı gibi duruyor. Çok ciddi kaygılarımız var.
Bu yöntemlerle devam edilemez.
İktidar salgını yönetemiyor; masum insanlar ölüyor!..
Bu tablo böyle sürdürülemez.

  • Bu bir İNSANLIK SUÇUDUR / İNSANLIĞA KARŞI SUÇTUR..

Ne var ki, 18 yıllık tek başına AKP iktidarı ile moratoryum (uluslararası iflas) eşiğine sürüklenen ülkemizde Gordion’un düğümü bu! Salgın için etkin Epidemiyolojik – yönetsel önlemler alınmamasının / ALINAMAMASININ temel nedeni kaynak yokluğu, para yok Hazinede!

İşte böyle… ekonomik talanın ağır faturası salgınla başedememe ve masum yurdum insanlarını feda etme.. Çaresiz, kıvranıyoruz..

  • 50 milyar Dolara yakın kaynağı AK iktidarı ne yapıp edip bulmak ve daha çok oyalanmadan 14 günlük TAM KAPATMA uygulamak zorunda..

Salgını başkaca denetleme yolu kalmadı.. Pansumanlar, merhemler, ateş düşürücüler, çatlakları sıvamalar, sözcük oyunları, tedbir tekerlemeleri.. artık işe yaramıyor..

Maskeler de… Ezici çoğunluğu uyduruk, göstermelik.

Aylardır söylüyoruz; maskelere asgari bilimsel standart getirme, denetleme ve Devletin akçalı desteği (sübvansiyon)..

  • Anlaşıldı mı? Oyalanmadan, en az 14 gün TAM KAPATMA!

Ayrıntılı anlattık.. izleyin, paylaşın ve gereğini yapın, gecikmeyin; masum insanlar ölüyor!

Sevgi ve saygı ile. 26 Eylül 2020, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı,
Kamu Yönetimi Siyaset Bilimi (Mülkiye)

www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

Şırnak’ta Polis aracı ile sürüklenen cansız insan bedeni..

tbb_logosu

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİNDEN BASIN AÇIKLAMASI

Şırnak’ta, eldeki fotoğrafa göre polis aracı olduğu anlaşılan bir araca bağlanıp sürüklenen cansız insan bedenine ilişkin görüntüler hepimizi derinden sarsmıştır. Bu görüntüler doğru ise; yapılan, görevi kötüye kullanma (TCK 257) ve ölüye hakaret (TCK 130) suçlarına vücut vermektedir.

Terör örgütüne halk nezdinde taban kazandırmaya ve terörle mücadeleye büyük zarar vermeye elverişli bu suçların hükümet tarafından kınanması hiçbir biçimde yeterli değildir. Derhal etkin olarak yürütülecek adli ve idari soruşturmaların açılması gereklidir. Bu soruşturmaların hukuk dışı gerekçelerle engellenmesi mutlaka önlenmelidir.

Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Bu vahşet görüntüsü hem vicdanları sızlatmış hem ülkenin itibarını sarsmış hem de terörle mücadeleye zarar vermiştir . Hiçbir gerekçe insan haklarını ayaklar altına alan bu suçların sorumlularının hak ettikleri ceza ile cezalandırılmalarına engel olmamalıdır.

Bu vahim olayın takibi için Başkanlığımızca Türkiye Barolar Birliği İnsan Hakları Merkezimiz görevlendirilmiştir.

Kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı

===============================

Dostlar,

Şırnak’ta Polis aracı ile sürüklenen
cansız insan bedeni..

Yetişemiyoruz olaylara..

Son verilere göre o 2 polis görevden uzaklaştırılmışlardır.
Anlaşılan bu yaptırım “geçici” ve idari nitelikte bir önlemdir (tedbir).
Yargılama hızla ve adil olarak yapılmalı ve bir insanlık suçu olan söz konusu eylem,
hakettiği yaptırımı görmelidir.

Türkiuye Cumhuriyeti Devleti, her durumda “hukuk içinde” kalmalı, “Hukuk Devleti” olma nitelğine asla gölge düşürmemelidir.

Güvenlik güçlerinin temel ve görev hukuk eğitimi eksiksiz, etkili ve sürekli olarak yapılmalıdır.
Bu yönetsel (idari) soruşturmsyı ve ardınan açılacak davayı izleyeceğiz..

Sevgi ve saygı ile.
16 Ekim 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com