KRT TV Programımız : 25 Eylül 2020

Dostlar,

Bu gün, 25 Eylül 2020 Cuma günü, 15:00 sonrası, KRT TV’den Sn. Çiğdem Akdemir’in konuğu olduk..

21 dk. gibi kısa bir sürede KORONA SALGINI‘na geldiğimiz tıkanmayı değerlendirdik..

Yeni bir algı operasyonu : Bu kez “hasta, olgu, vaka” kavramlatı üzerinden sorunu denetim altında imiş gibi gösterme çabaları…

Turkuaz / AKP yeşiline boyanan tablodaki akıl almaz çelişkiler hala, inatla sürdürülmekte.
Yurdum insanı zaten düşünmüyor ve sorgulamıyor ki; “Reiz onların yerine de düşünüp gerekeni yapıyor..” nasılsa!!??

Ölüm ve olgu / hasta sayıları açıklananın 10 katı gibi duruyor. Çok ciddi kaygılarımız var.
Bu yöntemlerle devam edilemez.
İktidar salgını yönetemiyor; masum insanlar ölüyor!..
Bu tablo böyle sürdürülemez.

  • Bu bir İNSANLIK SUÇUDUR / İNSANLIĞA KARŞI SUÇTUR..

Ne var ki, 18 yıllık tek başına AKP iktidarı ile moratoryum (uluslararası iflas) eşiğine sürüklenen ülkemizde Gordion’un düğümü bu! Salgın için etkin Epidemiyolojik – yönetsel önlemler alınmamasının / ALINAMAMASININ temel nedeni kaynak yokluğu, para yok Hazinede!

İşte böyle… ekonomik talanın ağır faturası salgınla başedememe ve masum yurdum insanlarını feda etme.. Çaresiz, kıvranıyoruz..

  • 50 milyar Dolara yakın kaynağı AK iktidarı ne yapıp edip bulmak ve daha çok oyalanmadan 14 günlük TAM KAPATMA uygulamak zorunda..

Salgını başkaca denetleme yolu kalmadı.. Pansumanlar, merhemler, ateş düşürücüler, çatlakları sıvamalar, sözcük oyunları, tedbir tekerlemeleri.. artık işe yaramıyor..

Maskeler de… Ezici çoğunluğu uyduruk, göstermelik.

Aylardır söylüyoruz; maskelere asgari bilimsel standart getirme, denetleme ve Devletin akçalı desteği (sübvansiyon)..

  • Anlaşıldı mı? Oyalanmadan, en az 14 gün TAM KAPATMA!

Ayrıntılı anlattık.. izleyin, paylaşın ve gereğini yapın, gecikmeyin; masum insanlar ölüyor!

Sevgi ve saygı ile. 26 Eylül 2020, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı,
Kamu Yönetimi Siyaset Bilimi (Mülkiye)

www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

21. YÜZYILDA ENFLASYON

21. YÜZYILDA ENFLASYON

Prof. Dr. D. Ali ERCAN
Nükleer Fizik Uzmanı
Değerli arkadaşlar,
2000 yılından bu yana kimi ülkelerin yıllık ortalama enflasyon rakamlarını aşağıda bir tabloya aldım.
Biliyorsunuz enflasyonun en önemli nedeni paranın satın alım gücününün düşüşüne yol açan üretim yetersizliği ve dış ticaret açığı, yüksek borçlanma… gibi etmenlerdir…
2000 yılından bu yana, 20 yılda nüfusumuz %25 oranında büyüdü, ama buna karşın üretimimiz aynı oranda çoğalmadı, hatta kimi alanlarda eskisinden de geriye gitti…
Hemen tüm Kamu malları, Cumhuriyetin bin bir emekle meydana getirdiği önemli kurumlar, bankalar, limanlar, ormanlar, madenler, sular… haraç-mezat satıldı…
Bu da yetmedi, 2000 yılındaki dış borç, 20 yılda tam 4 katına çıktı!…
Bu durumda paranın değerinin pul olacağı, enflasyonun yükseleceği kaçınılmazdır.
Paranın değer kayıp oranı d ile enflasyon oranı e arasında yaklaşık şu bağıntı vardır;

(1 + e) x (1 – d) = 1‘ dir.
Örneğin, enflasyon %25 ise paranın değer kayıp oranı d =1-1/1,25= 0,2 yani %20’dir.
Ülke paraları & yıllık ortalama enflasyon (%)

1 – Japon Yeni 0,16
2 – İsviçre Frankı 0,43
3 – İsrail Şekeli 1,51
4 – AB Eurosu 1,67
5 – ABD Doları 2,14
6 – Çin Yuanı 2,34
7 – İngiliz Sterlini 2,67
8 – Brezilya Reali 6,16
9 – Rusya Rublesi 9,50
10 -Türk lirası 13,73
Papaz olayından sonra Türkiye’de enflasyon %25-30’lara tırmandı…
Ortalama enflasyonun %13,7 oluşunun nedeni, 2002-2008 arasındaki düşük enflasyondur.

Türkiye bir yandan enflasyon bir yandan işsizlik, bir yandan dış borç ödeme sıkıntısı ateşinde adım adım “iflas” a giden yoldadır..

Uluslararası ekonomi uzmanları Türkiye’nin memorandum (AS: moratoryum; uluslararası iflas!) ilan etmek olasılığını %30 cdolayında hesaplıyorlar…
Şimdi anlıyorsunuz, değil mi, TV’lerde, medyada gündem neden ekonomi-üretim-borçlar-işsizlik-enflasyon.. üzerinde değil de, ıvır-zıvır şeylerle dolduruluyor.
Sevgilerimle…æ