Doktorlar neden korkuyor??

Doktorlar neden korkuyor??

Prof. Dr. Suat ÇağlayanProf. Dr. Suat Çağlayan

ODATV, 23.10.2020
https://odatv4.com/doktorlar-neden-korkuyor-23102014.html
Türk Tabipleri Birliği (TTB) –korona ile uğraşan hekimlerin katılmamasından yararlanarak– çok dar katılım ile yaptığı seçimlerle bir Merkez Konseyi (MK) seçti. Başkanlığına da Şebnem Korur Fincancı’yı getirdi.

Yapılma zamanının yanlışlığı kadar, TTB MK’nin başına getirilen Şebnem Korur Fincancı da hekimlerin büyük bir bölümünün canını sıktı. Çünkü onun başkanlığındaki TTB MK’nin, hem hekimlerin özlük hakları ile halk sağlığını yeterince koruyamayacağı, hem de ülkemizin ulusal duyarlıklarına uzak kalacağı yönünde korkuları var.

Bir başka büyük tehlike de, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TTB’ye karşı var olan olumsuz tavrının, Başkan Fincancı nedeniyle daha da sertleşmesi! Barolardan sonra hedef tahtasına hekimlerin tek örgütü olan TTB’yi oturtmuş bulunan Sayın Erdoğan’ın, hekimleri bölmek için Fincancı’nın geçmişte yaptıklarını kullanması işten bile değil.

BUNLARI NASIL SÖYLER

Şebnem Korur Fincancı’nın TTB MK Başkanı olarak seçilmesi ile birlikte, geçmişte söyledikleri yeniden ortalığa dökülmeye başladı. Söylediği iddia edilen- ve yalanlamadığı- sözler, Türkiye Cumhuriyeti’nin duyarlıklarını paylaşan hekimler tarafından kabul edilir gibi değil!

Davet edildiği bir yurtdışı toplantısında söylediği iddia edilen sözler şunlar;

“Ermeni soykırımını lanetliyoruz! Eğer bu soykırımı Ermeni anne babalarımız
kabul ediyorsa, o soykırım var demektir! Kahrolsun Faşist Türkiye Cumhuriyeti.”

Sayın Fincancı, sadece Ermeni iddialarına destek vermekle kalmamış, yazılanlara göre, Kürt halkımızı da işin içine katarak;

“Türkiye Cumhuriyeti paranoya ve histeriyle Kürt halkına soykırım yapıyor!”
iddiasında da bulunmuş.

Ayrıca, Öcalan’a Özgürlük Platformu’na da üyeliği varmış

Ancak…

HEKİMLER İKİ KORKU ARASINA SIKIŞTI

Çok sayıda hekim ve hekim örgütünün korkusu sadece Fincancı’nın oraya seçilmiş olması değil… Zaten Tabip Odalarına karşı niyeti bozuk olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Fincancı’nın kişiliğini kullanarak hekimlere ‘çoklu tabip odası’ dayatmasında bulunarak hekimleri bölmesinden de korkuluyor. Nitekim Sayın Cumhurbaşkanı aradığı fırsatı bulmuş olmanın heyecanıyla bu seçeneği dile getirdi bile! İki olumsuzluk arasına sıkışan hekimlere ait 21 tabip odası ile 7 hekim platformu, hem tepkilerini hem de önerilerini dile getirmek için önemli bir ortak bildiri yayınladılar.

Bildiri şöyle;

ÇOK BÜYÜK HEKİM KİTLESİ ‘TEK ve BAĞIMSIZ’ TTB İSTİYOR

“Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Tabip Odalarının, ‘çoklu meslek örgütü’ haline getirilmesi bugün yaşadığımız sorunlara çözüm getirmez, Türk Tabipleri Birliği’nde vatanımızın ve milletimizin bölünmez bütünlüğüne karşıt kimliklerin etkin olmasını önlemez.

Türk hekimleri, meslek örgütümüzün bugün getirildiği konumdan, özellikle TTB Merkez Konseyi (MK) Başkanlığına getirilen kimlikten büyük rahatsızlık duymuştur. Bu kişinin ve destekçilerinin geçmiş etkinlikleri TTB kimliğine büyük zarar vermiştir.

Türk Hekimleri olarak mücadelemiz, 1953 yılında kurulan Türk Tabipleri Birliği’nin kurumsal kimliğine karşı değildir. Geçmişinde ulusal birlik ve beraberliğimize karşıt tutum almış bir kimliğin ve destekçilerinin TTB MK Başkanlığına ve yönetimine getirilmiş olmasına karşıdır.

Hekim haklarının ve toplum sağlığının savunulabilmesi için zorunlu olan hekimlerin birliğini sağlaması mümkün olmayan bu kişi öncelikle TTB MK Başkanlığından ayrılmalıdır.

Çoklu meslek örgütü girişimi ise bu sorunlar için bir çözüm olamaz. Çünkü;

a-   Çoklu meslek örgütü girişimi, çok sayıda Oda kurulması ve dolayısıyla Odaların siyasallaşmasının önünü açacaktır. Bugün yaşadığımız sorunu çözümsüz hale getirecektir.
b-  Odalar arası rekabet, hekim haklarının savunulması açısından hekimlerin zaman ve enerjisini tüketecektir.
c-   Hekimlerin katılımı azalacak, hekim hakları savunulamadığı gibi Türkiye Cumhuriyeti’ne kasteden azınlıklara da meydan verilecektir.

Türk Hekimleri, vatanına milletine ve asırlık geleneklerine bağlıdır. Meslek örgütümüzün adındaki “Türk” kelimesi biz Tıbbiyeliler için övünç kaynağıdır, kaldırılması kabul edilemez. Bunun adımızdan kaldırılması, kavrama düşman olanların işine yarar.

Bugün Türk Hekimleri olarak inanıyoruz ki meslek Odamızın, her zamankinden çok, tüm hekimlerimizin desteğine ihtiyacı vardır.

Bizler, TTB’nin bugün içine düşürüldüğü durumdan kurtarılabilmesi için;

1-   Bütün hekimlerin Odalara üyeliğinin ve seçimlere katılımının zorunlu hale getirilmesini…2-   Oda ve TTB seçimlerinde hekimlerin katkılarının yer alabilmesi için seçimlerin nisbi temsille yapılmasını, öneriyoruz!

Bugün, hekim hakları ile birlikte vatanımızın ve milletimizin birliğini savunacak güçlü bir meslek örgütü olabilmesi adına TTB’ye sahip çıkmak için bütün meslektaşlarımızı Tıbbiyeli Hikmet ruhuyla davranmaya davet ediyoruz. Saygılarımızla”

Bu görüşlerin tamamına katılmayabilirsiniz. Ama şu bir gerçek ki, bu hekim örgütlerinin istediği iki şey var;

1-   TTB MK Başkanının oradan ayrılması,
2-   TTB sayısını artırmadan seçim ve üyelik yöntemlerinde bazı değişiklikler yapılması!

Hekimlerin yarıdan çok daha fazlasını temsil ettiklerini söyleyen bu hekim örgütleri, açıklanan bildiride tek tek adlarını yazmışlar!

Afyonkarahisar Tabip Odası,
Aksaray Tabip Odası,
Amasya Tabip Odası,
Çorum Tabip Odası,
Denizli Tabip Odası,
Erzurum- Kars- Iğdır- Ardahan- Bayburt- Gümüşhane Tabip Odası,
Kahramanmaraş Tabip Odası,
Karaman Tabip Odası,
Kayseri Tabip Odası,
Konya Tabip Odası,
Kütahya Tabip Odası,
Malatya Tabip Odası,
Nevşehir Tabip Odası,
Niğde Tabip Odası,
Ordu Tabip Odası,
Rize Artvin Tabip Odası,
Sakarya Tabip Odası,
Sinop Tabip Odası,
Tokat Tabip Odası,
Yozgat Tabip Odası,
Ankara Tabip Odası, Hekimiz Biz Grubu,
Antalya Tabip Odası, Önce Hekim Grubu,
Balıkesir Tabip Odası Önce Hekim Grubu,
İstanbul Tabip Odası CumhuriyetçiHekimler Grubu,
İzmir Tabip Odası Hekim Güçbirliği Grubu,
14 Mart Tıbbiyeliler Derneği,
İstanbul Hekim Hakları Derneği.

Çoklu TTB: Tabuta çakılan son çivi!

Çoklu TTB: Tabuta çakılan son çivi!

Dr. Ceyhun Balcı
https://www.veryansintv.com/coklu-ttb-tabuta-cakilan-son-civi
17 Ekim 2020

MHP önderi Bahçeli’nin haftalar önceki çıkışıydı: “TTB (Türk Tabipleri Birliği) kapatılsın! Yönetcileri soruşturulsun, kovuşturulsun!”

Tek yetkili Cumhurbaşkanı bu çıkışı farklı bir yorumla tamamladı!

Çoklu TTB görüşü bir bakıma ölümü gösterip hastalığa razı etmek olarak da yorumlanabilir.

Gerçekte TTB’nin kapatılması ile Çoklu TTB arasında pek de fark olmadığının altını çizmekle başlayalım. İkincisinde “kapatmadan kapatma” söz konusudur. Çok daha kötüdür!

En yetkili ve muktedir ağızdan süreç başlatılmışken, bundan sonra bu gelişmeye karşı hekim kamuoyunun nasıl bir duruş göstereceği tartışılabilir.

TTB’yi son 25 yıldır yöneten grupçuklar koalisyonu bugün gelinen noktada hekim kamuoyunu öylesine bölüp, parçalayıp etkisizleştirmiştir ki, tabuta çakılan son çiviye eşdeğer bu düzenlemeye karşı hekim kamuoyu duruşundan kuşkuya düşmek kaçınılmazlaşmaktadır.

Bugün için 165 bin hekimin gözbebeği olması gereken ve geçmişinde sayısız şanlı sayfa olan

  • TTB dış kaynaklı etnikçiliğin yuvasına dönüştürüldüğü için

zaten uzunca süredir kendi kitlesi olan hekimlerden kopmuş bir görüntü vermekteydi. Dolayısı ile Türk kamuoyu gözünde de herhangi bir öneme ve saygınlığa sahip değildi.

Denebilir ki, bu böyle olmasa da her kişi ve kuruluşu “kendisileştirme” tutkusuyla yanıp tutuşan siyasi iktidar yine de benzer bir uygulamaya yönelmez miydi? Kuşkusuz bu kuşku ve öngörü de yersiz değildir.

Ancak, ikisi arasındaki fark saygınlığı ve güvenilirliği olan bir TTB’nin arkasında duracak hekim yığını ve Türk kamuoyuyla açıklanabilir. Az şey değildir.

Uzunca süredir dile getirmeye çalıştığımız kaygılarımızın da yersiz olmadığı bu önemli gelişmeyle bir kez daha doğrulanmıştır.

ŞEBNEM KORUR FİNCANCI ADIMI

Salgın ortamındaki baskın seçimlerle iktidarlarını pekiştirmek isteyen grupçuklar koalisyonu ortamdaki olumlu havayı değerlendirerek TTB Merkez Konseyi’nin başına çok daha ılımlı ve saygın bir kişiliği getirmek yerine, etnikçiliği ve Türkiye karşıtlığıyla nam salmış Şebnem Korur Fincancı’yı getirince iktidar için tabuta son çiviyi çakmak kolaylaşmış oldu! Kurumun başına adı terörle ilişkilendirilemeyecek birisini getirmek bu kadar zor muydu diye sormaktan alamıyor kendisini insan!

Öte yandan; çoklu tabip odası düzenlemesi yasalaşıp da yürürlüğe girince olacakları şimdiden söylemiş olalım!

Herkes kendi meşrebindeki Odaya üye olacaktır. Böylelikle yaşamın öbür alanlarındaki ayrıştırma ve kutuplaştırma hekimlik gibi siyaset üstü olması gereken ortama da taşınmış olacaktır. Kuşkusuz bu çoklaşmada kimi Odalar iktidara yakın olacaktır. İktidar bu oluşumları koruyup, kollayacak ve kök salmalarına yardımcı olacaktır. Hatta, sendikalarda olduğu gibi iktidarın etki ve yetki alanındaki kamu kurumlarında çalışan hekimlerin yandaş Odalara üye olmaları sağlanarak güç kazanmaları (en azından görüntüde) sağlanmış olacaktır.

Demedi demeyin! Biz bu filmi o kadar çok gördük ki…

Sencilik-bencilik Türkiye’nin hücrelerine dek işlenerek ülkeye yazık ediliyor!

Hekimin özlük haklarının, toplum sağlığının ve hekimler arası ilişkilerin iktidarcısı – muhalefetçisi olur mu?

TTB ve kimi Tabip Odalarının yönetimine egemen olan, adları anılmaya değmez kimi grupçuklar buraları öylesine siyasallaştırdılar ki; aynı tutkuyla donanmış olan siyasi iktidar arayıp da bulamadığı fırsatı önünde buldu ve değerlendirme yoluna gitti.

Olay budur!

FİNCANCI, TÜRK HEKİMLERİNİ TEMSİL EDEMEZ

ŞEBNEM KORUR FİNCANCI,
TÜRK HEKİMLERİNİ TEMSİL EDEMEZ!

İzmir Tabip Odası yönetimindeki “Demokratik Katılımcı Hekimler” işe, 14 Mart Onur Plaketlerinden ATATÜRK‘ün resmini kaldırarak başlamışlardı..

Sonunda, “Öcalan’a Özgürlük Platformu” üyesi Şebnem Korur Fincancı‘yı TTB MK Başkanı yaptılar..

KABULLENMEYECEĞİZ!!!

 

Şebnem Korur Fincancı, Türk hekimlerini temsil edemez!

Hekimler isyan etti:
Şebnem Korur Fincancı,
Türk hekimlerini temsil edemez!

“Hekimiz Biz” grubunun Ankara’daki hekimleri, yayınladıkları bildiriyle

“Barış İçin Öcalan Platformu üyesi Şebnem Korur Fincancı, Türk Hekimlerini temsil edemez” dediler.

Hekimler isyan etti: Şebnem Korur Fincancı, Türk hekimlerini temsil edemez!

 

Türk Tabiplerİ Birliği’nin (TTB) Merkez Konseyİ seçimlerinde, “Etkin Demokratik TTB” grubu seçimi kazanmış, Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı başkan seçilmişti.

Fincancı,

  • Ergenekon ve Balyoz kumpaslarında FETÖ’nün yanında yer almış,
  • Türkiye’yi “soykırımcı” ilan etmiş ve
  • TSK’ya karşı Hendekçileri korumuştu.

Fincancı’nın TBB’ye başkan seçilmesine hekimler isyan etti. “Hekimiz Biz” grubunun Ankara’daki hekimleri, yayınladıkları bildiriyle

  • Barış İçin Öcalan Platformu üyesi Şebnem Korur Fincancı, Türk Hekimlerini temsil edemez” dedi.

Açıklamada şöyle dendi:

Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı (Prof. Dr. Rasime Şebnem Korur):

  • FETÖ kumpası Ergenekon davasında müdahil olan, (Müdahil: sanıklardan zarar gördüğünü iddia eden, şikayetçi olan. FETÖ’nün Zaman Gazetesine “Ergenekon’da bugün de olsa müdahil olurum” diye demeç vermişti.)
  • FETÖ kumpası Ergenekon davasına destek veren bildiriye imza atan, (“Ergenekon Derinleştirilsin, Kazanan Yurttaşlar Olacak” bildirisi -2008)
  • Türkiye’yi ‘soykırımcı’ ilan eden (Onur konuğu olarak davet edildiği ATİK (Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu) Kongresi’nin sonuç bildirgesinde “Kahrolsun Faşist Türkiye Cumhuriyeti Devleti!”, “Kürt halkına yönelik TC devletinin paranoyak – histerik bayrak şövenizmini kınıyoruz”, “1915 Ermeni Soykırımını Lanetliyoruz! Ermeni halkının acısını paylaşıyoruz” ifadeleri yer almıştı.)
  • Hendek olayları sırasında PKK terörüne karşı verilen mücadele için “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı “Barış için Akademisyenler” bildirisini imzalayan,
  • Barış için Öcalan’a Özgürlük Platformu” (2012) içinde yer almış,
  • PKK’nın Yayın organı Özgür Gündem gazetesine destek için ‘Nöbetçi Genel Yayın Yönetmeni’ olmuş,
  • “FETÖ’nün darbe girişimindeki rolüne ilişkin belge olmadığını” savunan,
  • Aydın cinayetlerinde failleri koruyan raporları, onları görüp muayene etmeden veren kişidir. (Failleri görmeden yazdığı raporlar sonucunda Aksoy, Üçok, Mumcu ve Kışlalı cinayetlerinin failleri yapmayı talep ettikleri açıklamalardan vazgeçtiler ve bu durum anılan davalarda çok önemli aşama kaydedilmesini engelledi. Bu usulsüz raporlar sonradan çürütüldü.)

Şebnem Korur Fincancı’nın TTB Başkanı olmasını kabul etmiyoruz!”

Tabipler Birliği’nin yeni başkanına kumpas mağdurlarından tepki… “Yazık olur”

Tabipler Birliği’nin yeni başkanına kumpas mağdurlarından tepki… “Yazık olur”

Şebnem Korur Fincancı’nın TTB Başkanı olmasına, Ergenekon ve Balyoz kumpaslarının mağdurları tepki gösterdi.

  
28.09.2020, https://odatv4.com/yazik-olur-28092016_m.html
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konsey seçimlerinde, “Etkin Demokratik TTB” grubu seçimi kazandı. Şebnem Korur Fincancı başkan seçildi.

Fincancı, “TTB bu döneme tek yürek olarak girmeli. Biz özgür ve bağımsız bir örgütüz hep öyle kaldık, böyle de devam edeceğiz” demişti.

Fincancı’nın TTB Başkanı olmasıyla birlikte yeni bir tartışma başladı.

Şebnem Korur Fincancı, Balyoz ve Ergenekon kumpaslarına verdiği destekle biliniyor. Fincancı, Ergenekon davasının müdahilleri arasında yer alıyor.

TEPKİ GÖSTERDİLER

Ergenekon kumpasında sanık olanlar, Fincancı’nın TTB’nin Başkanı olmasına tepki gösterdiler.

Tepki gösteren isimler arasında Ergenekon sanıklarından CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi, Evlatlarımızın katili Öcalan’a özgürlük isteyen, yetmez ama evetçi, dilinden insan hakları ifadesini düşürmeyip benim de yargılandığım kumpas dava Ergenekon’da müdahil olan Şebnem Korur Fincancı’yı Başkan seçen Türk Tabipleri Birliğini tebrik ediyorum.” ifadelerini kullandı.

“BU BÜYÜK VE ÖNEMLİ MESLEK BİRLİĞİNE YAZIK OLUR”

Gazeteci Merdan Yanardağ ise, tepkisini “Bugünkü cehennemin yolunu döşeyen, AKP-Cemaat koalisyonuna “Yetmez Ama Evet” diyen liberal solculardan Şebnem Korur Fincancı’nın Türk Tabipleri Birliği’nin yeni başkanı olacağı söyleniyor.. Umarım doğru değildir. Yoksa bu büyük ve önemli meslek birliğine yazık olur!” ifadeleriyle dile getirdi.

Gazeteci Adnan Bulut ise tepkisini şöyle dile getirdi:

“32 yıllık gazeteciyim. Resmi verileri hep Türk Tabipleri Birliği üzerinden sağlama yaparak değerlendirirdim. Şebnem Korur Fincancı yönetimindeki TTB’ye asla güvenmem, referans almam. Yetmez ama evetçi Fincancı’nın on binlerce doktorun katılmadığı seçimde oturduğu koltuk şaibelidir.

Bu sonuca en çok Tayyip Erdoğan sevinmiştir. Artık TTB’yi yatırır kaldırır pataklar. Oy vermeye gitmeyip TTB’yi “yetmez ama evetçi” Fincancı’ya teslim eden tuzu kuru doktorlara da yazıklar olsun. Meslek örgütünüz çok tartışmalı, ihanet odaklarıyla işbirlikçi Fincancı’ya teslim.”

“TIBBİYE BU UTANCI HAK ETMİYOR”

Deniz Yıldırım da tepki gösteren isimler arasında:

“FETÖ’nün kumpaslarında görev alan Fincancı, TTB’nin başkanı olmuş. Tıbbiye bu utancı haketmiyor.”

Emekli Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Adil Serdar Saçan da “Birileri TTB’ye operasyon çekmiş. Fincancı açık bir provokatördür” dedi.

“KOVİD SÜRECİNİN MEHMETÇİK ÖZVERİSİNDEKİ DOKTORLARIMIZA YAZIK”

Balyoz kumpası sanıkları arasında olan emekli Kurmay Albay Mustafa Önsel de tepkisini şöyle dile getirdi:

“Maalesef doktorlarımızın çok büyük kısmı seçime katılmıyor. Sonra bu Türkiye karşıtı kafa %10-15 katılımla kazanıyor! Nasıl bir ülkedeyiz? İhanet bu kadar arsız, saldırgan ve pervasız olur da karşı durulmaz mı? YAZIK!

Bu kadının kim olduğuna bakın, nasıl patlamaya hazır bir bombanın TTB’nin başına getirildiğini anlarsınız! Yazık yahu şu ülkeye… Ötesi Kovid sürecinin Mehmetçik özverisindeki doktorlarımıza yazık!”

Odatv.com