Etiket arşivi: Namık Koçak

TELE1 ROGRAMIMIZ : ÖNLEMLER Mİ KALKTI YOKSA SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI MI

Dostlar,

Bu gün, 6 Mart 2022 Pazar, sabah saat 10:35’te TELE1’de olacağız / OLDUK..


Sn. Namık KOÇAK bizi programına konuk edecek 11:15’e dek.. / ETTİ.

Salgında varılan, “Türkiye’ye özel” son durumu – sorun alanını  değerlendireceğiz.. / değerlendirdik..

AP’nin Haziran 2003’te başlattığı “SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM” süreci duvara dayandı.

SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM = “Health Transformation” sözcüklerinin karşılığı ve tümü ile Dünya Bankası (ABD!) dayatması. Yani “yerli – milli” oldukları masalın anlatan AKP’ye yabancı ve gayrı milli olarak dayatıldı. Zaten bu gerekçelerle taşeron iktidar yapılmıştı.. Buyrukları yerine getirmekte.

Sağlık sistemi her bakımdan tıkandı.. 
Salgın yönetimi (!??) de apaçık duvara tosladı.
İşi, gerçek ve bilim dışı biçimde AŞI GELİŞTİRDİK.. noktasına dek taşıyabildiler..

  • Oysa TURKOVAC, asla uluslararası bilimsel standartlara göre henüz aşı değil!

Keşke olabilseydi, göğsümüz kabarırdı..


2021 Aralık ayı son günlerinde bu bağlamda kapsamlı makale yazmıştık web sitemizde. O zaman paylaştığımız tweet içeriği de üsttekine çok yakındı ve 1 milyona yakın kişi tarafından okundu.
…..
Sorunlar çok ve ağır..

  • AKP tam anlamıyla bir kısır döngüde..
  • Politik ömrünü biraz daha uzatmak istiyorsa, apaçık, tükürdüklerini yalamak ve
  • akla – bilime – ulusun yararına odaklı politikalara dönmek zorunda
  • 180 derece tersine, hem de gecikmeden..

İzlenmesi, paylaşılması ve gereklerini yapılması dileğiyle youtube erişkesini (linki) verelim :

https://youtu.be/UZwanAz1SSI

İlgi ve bilginize sunarız. (Güncelleme: 07.03.22, 00:53)

Sevgi ve saygı ile. 06 Mart 2022

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
A​tılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı ​AbD
​Sağlık Hukuku Uzmanı, ​Kamu Yönetimi – Siyaset Bilimci (​Mülkiye​)​
www.ahmetsaltik.net        profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik      twitter : @profsaltik

 

TELE1 TV’de 2 Konuşmamız : 02 Ocak 2022

Dostlar,

2022’nin ilk Pazar günü erkence kalkarak TV konuşmamıza hazırlığımızı sürdürdük.
TELE1‘de Sayın Namık Koçak bizi 10:30’da canlı yayına aldı..


Üstteki görselde de de sunduğumuz üzere 3 temayı irdelemeye çalıştık.
İlk olarak ülkemizin içine sürüklendiği yakıcı ekonomik bunalım..
Gerçekte Türkiye’nin bunalımı çok yönlü ve “ekonomik çökertme” son vuruşlardan..

Biz, olup bitenlerin asla rastlantısal olmadığını, bir kurgu ürünü olduğunu düşünüyoruz.

Mülkiye’de aldığımız Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi eğitiminde Politikolojide (Siyaset Bilimi) hiçbir şeyin rastantısal olmadığını / olamayacağını da öğrendik.

Ülkemize yaşatılan çok yaygın ve derin (yatay ve dikey) yoksullaşTIRmanın erekli olduğunu düşünüyoruz
AKP iktidarı = RTE Türkiye’yi ve Türk halkını sevmiyor, adeta intikam alıyor.
Kendi ağzıyla da söylemişti :

  • Dindar ve kindar bir nesil yetiştireceğiz
  • Dininizi ve kininizi eksik etmeyin..

45 dakika boyunca özellikle vahşi – acımasız zam yağmurunu, ülkemizin talan edilişini, şehir hastanelerinin TALAN / SAĞLIK KAPİTÜLASYONU / Lozan Andlaşmasına aykırı… olduklarını vurguladık.

Salgın yönetimi için kaynak kalmadığını, Sağlık Bakanlığı bütçesinin 1/5’inin şehir hastanelerine gittiğini, 2022 bütçesi vergi gelirlerinin 1/6’sınun borç faizi olduğunu.. Faize karşı olduğunu söyleyen Erdoğan iktidarının gerçekte yerli – yabancı faiz lobisinin besleyeni olduğunu vurguladık.

Omicron‘u anlattık..

DSÖ Genel Başkanı Dr. T.A. Gebreyesus;

  • “Omicron çok bulaşıcı, Delta ile birlikte dolaşımda, tsunamiye yol açabilir çok endişeliyim. Çöküşün eşiğinde bitkin sağlık emekçileri ve sağlık sistemine muazzam baskı. Birlikte müdahaleyi iyileştirmezsek virüs gelişmeye ve sağlık sistemlerimizi tehdit etmeye devam edecek.”

TURKOVAC’ın henüz bir aşı olmadığını sorular sorarak bilimsel gerekçeleriyle açıkladık.. Ayrıntılı olarak günlerdir yazmaktayız, lütfen tıklayarak okur musunuz??

Dolayısıyla saflar artık iyice ayrıldı Türkiye’de..

İktidar bunca vahim hatayı bilmeyerek yapacak ölçüde zeka fukarası değil elbette.

O zaman geriye “bilerek” yapma olasılığı kalıyor.. Bu da gafletin de dalaletin de ötesinde; İHANET!

Erdoğan Anayasayı bilerek ve isteyerek, tasarlayarak ve yineleyerek çiğnemeyi sürdürüyor. Anayasaya bağlı kalacağına yemin etmesine karşın (Anayasa md.101). Apaçık Anayasayı ihlal suçu işliyor pervasızca.. Türk Ceza Yasası md. 309..

Herkesin saflarını belirlemesi ve bu iktidardan bir an önce kurtulmak için demokratik mücadelede işbirliği yapması zo – run – lu! Başka seçenek yok, yok, yok…

===========================================

Bu akşam (02 Ocak 2022) 2. kez TELE1’e konuk olacağız.

HALK TV’de bizi haftalarca Cumartesi gecesi konuk eden Sn. Fatih Ertürk’ün konuşmacılarından biri olacağız.. Bu programlar hep izlenme rekoru kırardı her hafta.

Sabah olduğu gibi yaklaşık 40 – 45 dakika konuşma olanağımız olmayacak, başka konuşmacılar da olduğundan.. Satın Ertürk’ün sorularını yanıtlamaya çalışacağız.

TELE1’e, yurtsever – yürekli yürütücüsü Merdan Yanardağ’a ve emekçeilerine teşekkür ederiz. Dayanışma içinde ülkemizi bu darboğazlardan çıkaracağız; az kaldı; umutla…

Bilgi ve ilginize sunarız.

Sevgi ve saygı ile. 02 Ocak 2022, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Atılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik    twitter : @profsaltik

 

TELE-1 Programımız – 23 Ekim 2021

Dostlar,

23 Ekim 2021 Cumartesi günü, bu gün sabah saat 11:00’de TELE1‘de olacağız. / OLDUK.
Sn. Namık Koçak‘ın programı saat 10:00’da başlıyor ama bizi 11:00’de konuk alacak / ALDI, yaklaşık 50 dakika süre ile. Erişke (link) aşağıda.

Duyuru görseli aşağıda..


Belirlenen konu kovit-19 ölümleri…

  • SALGINI YÖNETEMEYEN İKTİDAR, COVİD KAYNAKLI ÖLÜM SAYILARINDA HALKA YALAN MI SÖYLÜYOR ??

22 Ekim 2021 verileri aşağıda. Günlük yeni yakalanan olgu / vaka sayısı 28.192, ölüm sayısı ise 228. Bunlar “resmi” veriler doğallıkla. Tarama amaçlı test yapılmadıkça; test, olguları %100 yakalama yeteneğinde olsa bile (gerçekte %50-70 arasında) yakalanabilenler buzdağının ucu olup, gerçeğin 1/10’una dek düşebilir. Ölümlerde ise, birçok etmene bağlı olarak gerçek veriler ortaya kon(a)mamakta, kamuoyuna açıklanmamaktadır.


Dünya genelinde toplam olgu sayısı, salgının 22. ayı biterken 243,7 milyona dayanmıştır. Bunların 220,8 milyonu iyileşmiş, 4,95 milyonu ölmüştür. Halen aktif durumda olan olgu sayısı 17,9 milyondur. Olgu ölüm hızı %2’dir.

Türkiye’de toplam olgu / vaka sayısı 7,800,796’a ulaşmıştır ve bu veri ile Dünyada 6., Avrupa’da ise İngiltere’nin ardından 2. sıradayız.

Aktif hasta sayısı 500,174 olup, dünya toplamı 17,904,801’in %2,8’ine karşılıktır. Keza, 22 Ekim 2021 günü için Dünya toplamı olan günlük yeni olgu sayısı 440,282 olup, Türkiye’de 28,192 yeni olgu kayda alınmıştır, %6,4’e karşılıktır. Oysa Türkiye nüfusu Dünya toplamının %1,1’idir.

Ölümler ise yine “resmi” rakamla 68,700’e erişmiştir ve milyon nüfusta 803’e karşılıktır. Bu rakam dünya geneli için milyon nüfusta 635’tir. Türkiye’de ölümlerin dünya ortalamasının üstünde olduğu görülmektedir. Öte yandan olgu ölüm hızı %0,9 ile Dünya ortalamasının yarısından azdır !? Niçin? Hangi üstünlükle??

Ülkemizde son 1 haftada toplam 201,672 yeni olgu tanı almıştır. Dünya toplamı son hafta için 2,881,068 olup, %7’sine karşılıktır! Öte yandan Dünyada son 1 haftada olgu sayılarında önceki haftaya göre %1 artış yaşanırken ölümler %0,7 azalmıştır. Türkiye’de bu oranlar aynı sırayla -%6 ve -%2’dir; niçin ve nasıl??

Gerek günlük, gerek haftalık gerekse aktif olgu sayılarında nüfusuna oranla Dünya ortalamasının epey önünde olan Ülkemizde, ölümlerde ise tersine bir “iyilik” (!?) söz konusudur. Tanrı Türk’ü koruyor mu hala?! İktidar “Türk” de tanımıyor ve Bahçeli’nin “Milliyetçi” (!?) partisi bu insan kıyan salgın politikalarını seyrediyor, gıkı çıkmıyor!

Ülkemizde olgu ölüm hızının Dünya ortalamasının yarısından da az olmasını açıklayabilecek hiçbir bilimsel veri yok! Bu hız eğer %0,9 yerine %2 olarak kabul edilecek olursa, 152,667 ölüme karşılıktır.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), özellikle gelişmekte olan ülkelerde ölüm rakamlarını 3-3,5 ile çarpmayı önermektedir. Böyle yapıldığında Türkiye’de Kovit-19 ölümleri, ilk ölümün açıklandığı 17 Mart 2020’den bu yana 206,100 ile 240,450 arasında beklenir, açıklanan salt 68,700!

Tüm bulgular, ölüm verilerinde ciddi bir karartmaya gidildiğini ortaya koymaktadır. En iyimser rakamla 152,677 ölümün kayda alınmış olması gerekirdi. DSÖ’ne göre beklenebilecek üst sınır ise yukarıda da hesaplandığı gibi 206,100’dür!

Çok dikkat çeken bir veri ise, kritik durumda olan olgu / vaka / hasta sayısının neredeyse
6 haftadır 633 olarak sabit kalabilmesidir!?

Bu rakamın da (633!) yukarıdaki derin tutarsızlıklar gibi, Epidemiyolojik olarak açıklanabilmesi olanağı yoktur! TV ekranlarında kezlerce uyarmamıza karşın bu veriye dokunulmamaktadır!? Hatta Halk Sağlığı Genel Müdürüne what’s up ile sormamıza, yurttaş olarak bilgi edinme hakkı kapsamında yanıt istememize ve bu iletimizin okunmuş olmasına karşın!! En hafif terimi ile bu tutum özensizlik, ciddiyetsizlik ve halka saygısızlık olup, güven yitiği nedenidir. Oysa salgın yönetiminde halkın güvenini kazanmak en başat yükümdür.

Dünya genelinde ve Türkiye için ölüm verilerinin (seyri) gidişi sırasıyla aşağıdadır.

Dünyada 4. dalga ölümlerinde belirgin iniş gözlenirken, ülkemizde tırmanma söz konusudur. Üstelik güven verici olmaktan, tutarlı olmaktan çok uzak, indirgenmiş olgu ve özellikle ölüm verileri ile.

En belirgin sorun alanlarından biri ise, 2020 yılı ölüm istatistiklerinin TÜİK tarafında hala açıklan(a)mamış olmasıdır. Hiç kuşlu yok, bu bir teknik sorun değil, iktidarın engellemesidir. 440 bin dolayında beklenen 2020 yılı ölümleri (2019’da 436 bin idi) anormal artmış olmalıdır ve AKP iktidarı bu fiyaskoyu / ağır skandalı göze alamamakta, ölüm verilerini açıkla(ya)mamaktadır! Ancak nereye dek? Ya da nasıl bir kılıf uydurulacaktır? Minare hangi kılıfa sığabilecektir? 2021 bitiyor ve salgın bu yılda da sürdü, sürmekte, çoook can almakta.

2020’de nüfus artışı yalnızca 459 bin kişi oldu! Bu rakam 2019’da 1 milyon 151 bin idi. Nüfus artış hızı binde 13,9’dan binde 5,5’e düştü. 1927 nüfus sayımlarından bu yana böylesine düşük bir nüfus artış hızı görülmedi! 2. Dünya Savaşında 1940-45 arasında bile binde 10,6 idi. Binde 8,4 düzeyinde bir anormal nüfus artış hızı azalması nasıl açıklanabilir? Bu çok belirgin (dramatik) azalmanın nedeni salt salgın nedeniyle doğumlardaki azalma mıdır? Ya da 2020’de gerçekleşen kovit ölümleri midir? 2019’da 1 milyon 187 bin olan bebek doğumu geçen yıl 1 milyon 113 binde kaldı. Doğum sayısında azalma yalnızca 74 bin. Eğer binde 13,9 nüfus artış hızı 2020’de de gerçekleşseydi nüfus, 83.155 m x 0,0139 = 1 milyon 156 bin artış ile 84 milyon 312 bin olacaktı.

Beklenen nüfus artışı, 2019 verisiyle sabit alınırsa, 1.156 milyon yerine yalnızca 459 bin olduğuna göre aradaki fark 697 bin kişi olup, bu insanlar nerededir? Bunun salt 74 bini doğum sayısındaki azalma kaynaklıdır. Geriye 623 bin kayıp kalıyor. 2020 içinde resmen açıklanan toplam kovit ölümü 20,881’dir. Geriye yaklaşık 602 bin kayıp, açıklanamayan nüfus yitiği var! Gerçekleşen nüfus artışı TÜİK açıklamasına göre 459 bindir,  Beklenen 1 milyon 156 bin nüfus artışının olağan koşullarda 440 bininin ölüm olarak kayda girmesi beklenirdi. Çünkü önceki yıl 2019’da 436 bin resmi ölüm kaydı vardı. Bu durumda, beklenen en az nüfus artışı 1 milyon 156 bin – (440 bin ölüm + 459 bin nüfus artış hızı) = 257 bin nüfus kayıptır!

DİKKAT                                        :

  • Türkiye’de 2020 yılında fazladan 257 bin kayıt dışı ölüm olmuştur.
  • Açıklanan 21 bin kovit ölümüne ek, 257 bin ölüm daha söz konusudur.
  • AKP iktidarı bu muazzam ölüm sayısını saklamaktadır.

Her ne ise 257 bin insanın ölüm verileri, nedenleriyle ortaya konmalıdır. Kovit salgını yaşanırken, ölümlerdeki bu anormal ötesi fırlama başka hangi nedene bağlanabilir? Muhalefet partileri, mezarlık kayıtları ile bu acı tabloyu doğrulamalı ve iktidarın üstüne giderek ülke gündemi yapmalıdır.

Kovit salgının AKP iktidarınca yönetilememesi, olağanüstü kötü – yanlış yönetiminin isyan ettiren bedeli, 21 bin resmi kovit ölümüne ek,
ÇEYREK MİLYON CANIMIZDIR!

Bu korkunç gerçek hiçbir biçimde göz ardı edilemez, muhalefet ve Türkiye ayağa kalkmalı, iktidardan hesabı sorulmalı ve istifaya zorlanmalıdır.

Çeyrek milyon masum insan, AKP’nin kutsal yaşam hakkını hiçe sayan akıl dışı, ilkel, insanlık dışı ve insanlığa karşı suç oluşturan sözde sağlık / salgın politikaları (!) yüzünden ölmüştür!

  • Hangi iktidar görevde kalabilir Dünyada böylesine yüz kızartıcı ağır bir insanlık suçu ile!???

Sonuç olarak                                             ;

Ülkemizde salgın iyi yönetil(e)memektedir, bu durum kabul edilemez ve sürdürülemez. Önlenebilecek çok sayıda olgu ve ölüm ne yazık ki yaşanmıştır, yaşanmaktadır.

Masum 250 bini aşkın insanımız, AKP politikaları yüzünden, yaşatılabilecek iken, hastalığa değil KÖTÜ YÖNETİME kurban verilmiştir salt 2020’de!

  • Bu durum katlanılamaz, bağışlanamaz; salgın savaş politikaları köktenci olarak değiştirilmelidir.
  • Muhalefet partileri ve Türkiye toplumu, örgütlü gücü ile bu kırıma, insanlık suçuna engel olabilir, olmalıdır.
  • Bu veriler üstelik, salt 2020 için; 2021’de ölümler 2020’nin 2,5 katı, şu güne dek 69,112 (24.10.2021 akşamı). Bunun 20.881’i 2020 yılının, kalan 48.231’i 24 Ekim 2021’e dek.

Bunları konuşacağız / KONUŞTUK TELE1’de Sn. Koçak ile bu gün saat 11:00’de 45 dakika boyunca.

Kaçıranların izlemesi ve yaygın paylaşması için erişke (link) aşağıda :

Ölüm sayısı 152 bin mi, 240 bin mi? | FORUM HAFTA SONU – YouTube

Sevgi ve saygı ile. 23 Ekim 2021, Ankara
(Güncelleme : 23.10.21, 23:22)

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Atılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik    twitter : @profsaltik

Yazının pdf biçimi :
SALGINI YÖNETEMEYEN İKTİDAR, COVİD KAYNAKLI ÖLÜMLERDE HALKA YALAN MI SÖYLÜYOR

 

TELE1 Programımız – 4 Temmuz 2021

Dostlar,

4 Temmuz 2021 Pazar, sabah 11:00’de TELE1’de Sayın Namık Koçak’ın konuğu olacağız.. / OLDUK..

Konumuz aşağıdaki gibi :
İzlemek için tıklayınız: https://youtu.be/DHqGsUBRdis

3. aşı ALATURKALIĞI ve salgının eriştiği güncel durumu, VARYANTLAR..

3 Temmuz 2021 günü akşam HALK TV’de de benzer konuyu kapsamlı değerlendirdik Sn. Fatih Ertürk ile.. (36 dk.) O programında izlenmesini, web sitemizdeki dosyanın okunmasını dileriz :

HALK TV Programımız – 3 Temmuz 2021 – Prof. Dr. Ahmet SALTIK

Ulusumuzdan gelen çok sayıda soruyu yanıta kavuşturacağız..

https://ourworldindata.org/coronavirus/country/turkey, 03.07.2021

Aşağıdaki çizime göre Türkiye’nin, milyon nüfus başına doğrulanmış birikimli (yığışımlı, kümülatif) olgu-vaka-hasta sayısı bakımından Dünya 3. sü olduğunu dikkate sunuyoruz.

https://ourworldindata.org/coronavirus#coronavirus-country-profiles, 04.07.2021

TÜRKİYE AŞI TABLOSU,
04 Temmuz 2021, Pazar 00:03 (T.C. Sağlık Bakanlığı (saglik.gov.tr)
Yapılan toplam aşı sayısı 52.353.282
1. doz uygulanan kişi sayısı 35.789.528
2. doz uygulanan kişi sayısı 15.583.999 / 90 milyon; %17,3!

Dünyada 8. sıradayız.. (https://ourworldindata.org/covid-vaccinations, 04.07.2021)

2. doz aşılananların tümü Kovit-19’a karşı bağışıklandı “VAR SAYILIR İSE” bu oran görüldüğü gibi %17.3 olup, kabaca her 6 kişiden 1’idir. Ki bu varsayım gerçekçi değildir, çünkü doğrudan

  • Sağlık Bakanlığı 3. doz aşıya ısrarla çağrı yaparak, apaçık biçimde 2 doz CoronaVac’ın yeter bağışıklık sağla(ya)madığını kabul ve itiraf etmektedir.
  • Hastalığı geçirerek erişilen doğal bağışıklık oranı bilinmemektedir.
  • Varyantlar tüm dünyada kol gezmektedir, ülkemizdeki durum belirsizdir /karanlıktır).
  • Türkiye ve dünya salgını henüz yenebilmiş değildir.
  • Günlük Turkuvaz tablo verileri güvenilir / gerçekçi değildir
  • 4. dalga riski vardır ve sonbahardan da önce yaşanabilir.
  • Korunma önlemleri kapsamlı olarak özenle sürdürülmelidir.

Ayrıca halen dünyanın hiçbir ülkesinde Kovit-19 aşıları ücretli yapılmamaktadır.
AKP’li CB Erdoğan‘ın aksi yönde ülke örneği ve fiyat vererek 2 kez yaptığı açıklama doğru değildir. Tümü ile popülisttir ve halk aldatılmıştır. Açık özür ve açıklama borcu oluşmuştur.

Halkı paralı aşıya hazırlama amaçlı ise, der – hal gündemden atılmalıdır.
Salgında paralı aşılama akıl, bilim, etik hukuk….. insanlık dışıdır, asla kabul edilemez!

Bilgi ve ilginize sunarız.
Youtube erişkesi (linki) : https://youtu.be/DHqGsUBRdis

Sevgi ve saygı ile. 04 Temmuz 2021, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik    twitter : @profsaltik

 

TELE1 Programımız – 15 Kasım 2020

Dostlar,

Bu gün, 15 Kasım 2020 Pazar günü saat 11:00 – 11:45 arasında TELE1‘de Sn. Namık Koçak‘ın konuğu olduk..

Dün, İstanbul BŞB Başkanı Sn. Ekrem İmamoğlu, salt İstanbul’da ve “bulaşıcı hastalık” nedenli 164 ölüm kaydedildiğini, oysa Sağlık Bakanlığının tüm Türkiye için 92 ölüm bildirdiğini açıkladı!

Bize göre, apaçık, “ATMA RECEP DİN KARDEŞİYİZ!” demek istedi ve de dedi!

Günlük 150 bin test yapacaksınız, %2 oranla 3 bin yeni hasta bulacaksınız.. ve bu denli küçük bir oranı sorgulamayacaksınız!?

Oysa İstanbul’da pandemi için ayrılan yaklaşık 40 bin yatak dolu, yoğun bakımlar daha da dolu. Bunca az sayıda günlük yeni tanı ile hastane yataklarınız nasıl doluyor??
İthal hasta mı getirip yatırıyorsunuz??
Evvet, o da yapılıyor, Atatürk havaalanının pistlerini kırarak yapılan yarı sahra hastanesinde, Sağlık Bakanlığının uluslararası sağlık turizmi A.Ş. tarafından getirdiği hastalar 20 bin Dolara sağaltılmakta (tedavi edilmekte).. (basın…)

Oysa yurdum insanı sedyelerde bekliyor hastane yatağı ve yoğun bakım için ve de telef oluyor.
…..
Fahrettin katsayısı 2’ye çıktı… Katsayı 1 ile hastaları 10’a ya da 20’ye bölüyoruz gerektiğinde; Katsayı 2 ile de korona ölümlerini kaça gerekiyorsa ona bölüyoruz…
….
Bu tablonun sürdürülebilirliği kalmadı!
Halka ve dünyaya dürüst davranmak gerek.
Servet – varlık vergisi koyarak gerçek kaynak yaratmak (para basarak, borçlanarak değil!) ve salgınla köktenci biçimde savaşmak gerekiyor..

Sürüklenip geldik, 14 gün tam kapatma kapıya dayandı..

Küresel çağrımızdır :

  • BM ÇAĞRISIYLA TÜM DÜNYADA EŞZAMANLI 14 GÜN KAPATMA!

….
45 dakika süreli programda başkaca önemli / vurucu saptamalar ve çözümlere de yer verdik. İzlenmesini, paylaşılmasını, yararlı olmasını ve gereğinin artık oyalanmadan yapılmasını dileriz.

Sevgi ve saygı ile. 15 Kasım 2020, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik