Etiket arşivi: Turkovac

ARTI TV Programımız – 02 Ekim 2022

Dostlar,

Bu sabah (2.10.22) 11:00’de ARTI TV‘de Sn. Nazım Alpman‘ın konuğu olduk.

Bize başlıca 3 soru yöneltti denebilir :

1. Kovit-19 salgınında Türkiye’de ve Dünyada güncel durum nedir? Salgın bitti mi? Türkiye ne gibi önlemler alıyor, almalı, kışın bizi bekleyen ek tehditler var mı?? “TURKOVAC aşı adayı” aşı olabildi mi? (Hemen yanıt : KESİNLİKLE HAYIR.. TURKOVAC uluslararası bilimsel standartlara göre aşı değil, Dünya Sağlık Örgütü’nün onay verdiği listede yok!).

2. Son zamanlarda alevlendirilen Yeni Osmanlıcılık dalgasının ardalanında ne var? AKP neden pompalıyor? 34 Osmanlı Padişahının anası ve eşlerinin hiçbiri Türk değil! Bu ne anlama geliyor, Osmanlı bizim atamız mı? (Hemen yanıt : Osmanlı bir hanedan, Vahdettin kesin kanıtlarla hain ve biz Osmanlı değiliz..)

3. Seçime giderken AKP Cumhuriyet kurumlarına abanmayı ve ekonomik bunalımı sürdürmeyi neden yeğliyor? Halktan alacağı oyun azaldığını / azalacağını göre göre bu inadın anlamı ne, altında ne yatıyor? AKP seçimi her durumda alacağına mı inanıyor, nasıl? Tehlikeli olasılıklar??

RTE’nin 3. kez adaylığı : Tek yol TBMM’nin en az 360 oy ile erken seçim kararı alması. Başka hiçbir anayasal çıkar yol yok.. Bkz. Anayasa Hukukçusu Kaboğlu: “TBMM seçimleri yenilemezse, Erdoğan tekrar aday olamaz” | PolitikYol Haber Sitesi
***
Bize ayrılan 45 dakikada bu 3 soruya kanıta dayalı olarak olabildiğince (sürenin elverdiği ölçüde) kapsamlı yanıtlar verdik.

Yeni Osmanlıcılık saçmalığını ve safsatasını web sitemizde 31 sayfalık kapsamlı bir dosya ile birkaç gün önce yayımlamıştık…. Bilimsel kanıtlara dayalı bu dosyanın yaygın okunması, paylaşılması dileğimizdir.

Yeni Osmanlıcılık AKP’nin bir gündem oyunudur; dikkat!

ECDADINA SAHİP ÇIKMAK.. ve ATATÜRK’ün OSMANLILAR HAKKINDA GÖRÜŞLERİ | Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, BSc, LLM

İzlemek, paylaşmak ve gereğini yapmak üzere erişke (link) aşağıda..

https://youtu.be/kptCBEhrJvI

Sayın Alpman ve ARTI TV’ye içten teşekkürlerimizle.

Sevgi ve saygı ile.
02 Ekim 2022, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, BSc, LLM  
Atılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı (Toplum Hekimliği) Uzmanı
Hekim, Hukukçu-Sağlık Hukuku Uzmanı, Mülkiyeli
www.ahmetsaltik.net       profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter : @profsaltik

ARTI TV Konuşmamız : 14 Temmuz 2022

Dostlar,

Bu gün, 14 Temmuz 2022 Perşembe, akşam saat 18:00’de ARTI TV‘de Sn. Fatih Yapıcı’nın konuğu olacağız.

Bize ayrılan 45-50 dakika zaman içinde aşağıdaki görselde de belirlenen 3 konuyu birbiriyle bağlantılı olarak, ilişkilendirerek sunacağız.


Sağlık Bakanlığınca açıklanan son hafta verileri aşağıda…

HAFTALIK BİLDİRİMLER… aşağıdaki gibi.. İlk hafta 7322 iken 6. haftada 117.095, açıklanan resmi kovit-19 olgu (vaka) sayısı. Sağlık Bakanlığına göre, bunlar “vaka” (olgu), yani PCR testi (+) olanlar. Ama yine Bakanlığa göre, bulgu veren (semptomatik) kaç kişi / kaç hasta var, açıklanmıyor. Test sayısını da bilmiyoruz. Dolayısıyla, çok önemli olan “test pozitifliği oranı” bilgisinden de yoksunuz. Ancak çıplak gözle de salgının “ciddi tırmanışı” görülmekte. Nu apaçık yeni bir dalga. 6. Dalga, yaz dalgası.

Tarih Haftalık Vaka Sayısı Haftalık Vefat Sayısı Haftalık İyileşen Sayısı Toplam Vaka Sayısı Toplam Vefat Sayısı
30 Mayıs – 05 Haziran 2022 7.322 19 7.843 15.078.186 98.976
06 -12 Haziran 2022 7.556 20 7.241 15.085.742 98.996
13 Haziran – 19 Haziran 2022 10.954 19 7.653 15.096.696 99.015
20 Haziran – 26 Haziran 2022 26.635 17 11.256 15.123.331 99.032
27 Haziran – 03 Temmuz 2022 57.113 25 30.478 15.180.044 99.057
04 -10 Temmuz 2022 117.095 31 61.047 15.297.539 99.088

Oysa Mayıs içinde uyarmıştık; önlemler böylesine hızlı kaldırılırsa, “yazın belki çok zorlanmayız” ama “sonbaharda ciddi bir dalga ile karşılaşabiliriz” yönünde. Ancak AKP iktidarı ene bildiğini okudu, çok yıpranmış da olsa Bilim Kurulu’nu, “gerektiğinde” çağırmak üzere tatile yolladı. Şu koşullarda bu Kurulun ya da daha iyisi yeni bir Bilim Kurulu’nun toplanması gerekli değilse, ne zaman gerekli olabilir, anlamakta çok zorlanıyoruz.

31 Mayıs 2022 akşamı 975 olarak açıklanan günlük olgu (vaka) sayısı 4-10 Temmuz 2022 takvim haftasında 117.095! Üstelik buzdağının ucu.. Sıkı bir temaslı izlemi, sürveyans, filyasyon yapılmadığı için, gerçeğin 1/10’unu ancak yakalayabiliyoruz. Çok sıkı izlem yapılan ülkelerde bile epey yakalanamayan oluyor. Bizde bu oranın en az 1/10 olduğu çok açık.. O halde 1 milyonu aşkın “aktif olgu” dan söz etmek gerekir. Nitekim Bakanlık günlük / haftalık test sayılarını e test pozitifliği oranlarını “her neden ise” (!) açıklamamayı sürdürüyor.

Üstelik 4-10 Temmuz takvim haftası verileri, 1-2 hafta önceki salgın dinamiğinin gecikmeli yansıması (phase gap). Oysa “Epidemiyolojik hafta” temelli verilmesi gerekliliğini ise Bakanlık hiç yerine getirmedi. Örn. bu akşam, 8-14 Temmuz 2022 verileri paylaşılalı, yarın ise 9-15 Temmuz Epidemiyolojik haftasının verileri.. Daha doğrusu günlük verilerin saydamlık ve dürüstlükle paylaşılması..

117.095 / 7 = 16.728, ortalama günlük olgu (vaka) sayısı açıklanana göre.
Nisan 2020’de, salgının ilk dalgasında 5 bini ancak aşmıştı günlük olgu sayısı.
En yüksek günlük veri 32-33 binleri bulmuştu. Günümüzde, açıklanan rakam ciddidir, günlük 17 bine yakın.. Üstelik yaklaşık 1/10’unun ancak yakalanabildiğini ustan (akıldan) hiç çıkarmadan.

Geçtiğimiz 2-3hafta içinde Bakanlığa ve yurttaşlara uyarılarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamdaki bir uyarı içerikli tweet iletimiz yarım milyondan çok okundu. Basına demeçlerimiz ve TV konuşmalarımızı web sitemizde sürekli paylaşıyoruz.

Basına demeçlerimiz ve TV konuşmalarımızı web sitemizde sürekli paylaşıyoruz. Yurttaşlardan yoğun sorular geliyor. Aşı, maske, korunma, hastalananların yapması gerekenler.. Bakanlık bildiğini okumayı sürdürüyor. Yine saydamlık yok, yine yeterli – güncel – güvenilir bilgi paylaşımı yok. Turizm, ekonomi ve politik kaygılar iktidarı ketliyor büyük ölçüde, anlaşılan. Ancak bunlar kabul edilemez.. Hem işe yaramaz hem de masum insanların hastalanıp ölmeleri karşısında asla gerekçe yapılamaz.

Nitekim ölüm istatistikleri bu Haziranda da açıklan(a)madı, geçen yıla ek olarak. Çok utanılası ve çok endişe verici bir tutum ve durum.

  • Öte yandan enflasyonda açık ara DÜNYA 1. si olduk, TÜİK‘in % 170+ yerine %70+ açıklamasına karşın.

Toplum cinnet eşiğinde.

  • DİKKAT       : Bunca yoksullaşTIRılmış bir toplumda kovit-19 salgını çok daha ağır gider.
    Çok daha özenli olmak zorundayız..

Temmuz ve Ağustos’ta 5+ yaş tüm çocuklara, okullar açılmadan 1’er ay ara ile 2 doz, güncelleştirilmiş mRNA aşıları yapmalıyız, geç kalıyoruz, haydi, hemen davranalım.

TURKOVAC, ne yazık ki, bilimsel ölçütlerle aşı niteliği kazanamamıştır. Uygulamadan kaldırılması ve insanlara asla dayatılmaması gerekir.

Şiddet, salt sağlıkta değil kine yazık ki yaygın.. Erdoğan’ın ağzıyla / mantığıyla söyleyelim netlikle :

  • AKP = RTE neden, Şiddet sonuç! Bu denli net ve açık.. İlişki nedensel!

Programda irdeleyeceğiz bu konuları, güncel bilimsel veriler ışığında.

  • Bu kış çok zor geçecek çooook zor.. şimdiden sosyal devlet gerekleri yapılmalı.

İzlenmesi, paylaşılması ve toplumsal yararın en çok kılınması (“maksimize edilmesi” demeyeceğiz!) dileğiyle..

Sevgi ve saygı ile. 14 Temmuz 2022, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
A​tılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı ​AbD
​Sağlık Hukuku Uzmanı, ​Kamu Yönetimi – Siyaset Bilimci (​Mülkiye​)​
www.ahmetsaltik.net        profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik    twitter : @profsaltik    

 

 

 

Salgında YAZ DALGASI.. Cumhuriyet TV’ye video demecimiz..

Prof. Dr. Ahmet Saltık, Cumhuriyet‘e konuştu: Kurban Bayramı için çağrı yapılmalı

Türkiye’de 20-26 Haziran haftasında 26 bin 635 kişinin koronavirüs testi pozitif çıktı, 17 kişi yaşamını yitirdi.

Prof. Dr. Ahmet Saltık, artan vaka sayıları ve esnetilen önlemlerle ilgili olarak Cumhuriyet TV‘de konuştu.

04 Temmuz 2022 Pazartesi, 19:00

 

Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, 13-19 Haziran 2022’de 10 bin 954 olan haftalık vaka sayısı, 20-26 Haziran 2022’de 26 bin 635’e yükseldi.

Bakan Fahrettin Koca da vaka sayılarında bir süredir artış gözlemlendiğini belirterek, günlük binin altına inen vaka sayılarının şu anda 4 bine doğru ilerlediğini söylemişti.

Prof. Dr. Ahmet Saltık, artan vaka sayıları ve tedbirlerdeki yetersizlikle ilgili Cumhuriyet TV‘ye konuştu.

“BAKANLIKTAN UTANÇ DUYUYORUM”

İktidarın gerçek verilerini sakladığını belirten Saltık, şu anki vaka sayısının geçen haftadakinin iki katı olabileceğini belirtti. Verilerin olağanüstü bir şekilde çelişkili olduğunu anlatan Saltık, “Bakanlıktan utanç duyuyorum. İnsanları salak yerine koyuyorlar. Masum insanların yaşam hakkını koruyamıyorlar. Çocuk aşıları da olağanüstü önemli” ifadelerini kullandı.

Videoyu haber içinde izlemek için lütfen tıklayınız :

https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/prof-dr-ahmet-saltik-cumhuriyete-konustu-kurban-bayrami-icin-cagri-yapilmali-1954536

“YAZ SALGINI İÇİNDEYİZ”

Hacdan dönecek olanların karantinaya alınması ve Kurban Bayramı için de ayrı bir çağrı yapılması gerektiğini söyleyen Saltık, Turkovac aşısının gerçek bir aşı olmadığını söyledi. Yurttaşların yeni bir dalga için daha kırılgan olduğunu belirten Saltık, “Sözde bilim kurulundan kurtulmalıyız. Verilerle oynuyor, halka yalan söylüyorsunuz. Avrupa kaynıyor. Hemen MRNA aşılarına başlayınız” ifadelerini kullandı.
===================
Dostlar,

Sağlık Bakanlığını ciddiyet içinde, bilimsel sorumluluklarını bütünü ile ve gecikmeksizin yerine getirmeye çağırıyoruz..

Hacca giden 60 bin dolayında insanın geri dönüşlerinde;
– Giderleri kendilerine ait olmak üzere 7-10 gün karantina, ardışık 2 PCR testi negatifleşince karantinayı bitirme..
– Ya da hızlı antijen testi.. yapılmalı.

2020’de yapılan büyük hata asla yinelenmemeli.

5+ yaş çocuklara hemen mRNA aşıları başlanmalı, okullar açılmadan 2 doz tamamlanmalı. Aşılama enerjik biçimde tüm toplumda sürdürülmeli. Toplum bağışıklığı çooook yetersiz.

Yeterince tarama testi yapılmalı güncel PCR ile, yeterince dizin analizi yapılmalı, ülkemizde dolaşan tipleri belirlemek için.

  • TURKOVAC aşı değil, geçiniz..

Aşılamayı hızlandırarak güncellenmiş mRNA aşıları başlayınız, gecikmeden..

Hastalanan tüm çalışanların, çalışamadıkları süre içinde ücretlerini TAM ALMALARI için yasal düzenleme (5510 ve 4857 s. yasalarda..) yapılmalı.

Kurban bayramı için halka uyarı yapılmalı.. Fizik uzaklık korunmalı.
Toplu taşımada, kapalı mekanlarda kapasite sınırlaması ve N95 maske uygulanmalı.

  • AVM girişlerinde ve toplu taşımada ücretsiz N95 maskesunar (mask dispenser) sağlanmalı.

Salgın verileri günlük ve dürüstçe yayınlanmalı. Utandırıcı çelişkiler ve halka saygısız tutumlar sona ermeli.

Salgın tümü ile Epidemiyolojik bilimsel ilkelere bağlı yönetilmeli.
Sürveyans, Karantina, İzolasyon ve Filyasyon güncellenerek hemen başlanmalı.

Refik Saydam Ulusal Koruyucu Sağlık Kurumu hemen, özerk olarak açılmalı.

Yeni bir Bilim Kurulu oluşturulmalı : Meslek kuruluşlarından, uzmanlık derneklerinden… toplantıları kamera kaydına alınmalı ve halka açık yayınlanmalı.

TÜİK, ölüm verilerini açıklamalı. Kovit’ten gerçek ölüm sayılarını öğrenmeliyiz, ayıptır!

DSÖ “salgın sürüyor.. 110 ülkede tırmanıyor..” uyarıları yapmakta. “SALGIN BİTTİ” demeye bu kurum yetkili..

Turistlerden, ülkemize girmeden önce son 3 gün içinde PCR ya da hızlı antijen testi istenmeli..

  1. Basamak Sağlık örgütü salgınla savaş için mutlaka ve hızla güçlendirilmeli

Salgın 1. Basamakta yenilir, hastanelerde değil..

Bakan Koca çıkıp halka açıklamalı : YAZ DALGASI İÇİNDEYİZ… sonbaharda daha da ağırlaşmaması için şimdiden işbirliği yapmalıyız… diye halka çağrıda bulunmalı.

Unutulmasın : Son 7 aydır yaşanan vahşi – acımasız YOKSULLAŞTIRMA ile halkın beli büküldü. Bu koşullarda salgın daha ağır seyrder ve hızlı yayılır. Ölümler artar, halkın psikolojik ve fiziksel direnci zayıfladı yoksulluk ve beslenememe yüzünden.

Yoksullara, okulda öğrencilere beslenme ve gıda desteği verilmeli.

Ulusa kısa uyarılarımızı içeren tweet iletimiz yarım milyondan çok insan tarafından okundu..

Sevgi ve saygı ile. 05 Temmuz 2022, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
A​tılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı ​AbD
​Sağlık Hukuku Uzmanı, ​Kamu Yönetimi – Siyaset Bilimci (​Mülkiye​)​
www.ahmetsaltik.net        profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik      twitter : @profsaltik

 

HALK TV PROGRAMIMIZ : 02 Mayıs 2022

Dostlar,

02 Mayıs 2022 Pazartesi günü sabah saat 10:00’da, HALK TV‘de Sn. Seda Selek‘in konuğu olduk.
Sn. Mehmet Tezkan ve Mülkiyeli okuldaşımız Sn. Ozan Gündoğdu da program ortaklarıydı.
Bize yöneltilen soruları yanıtlamaya çalıştık.
İlk soru, Sağlık Bakanlığı’nın Dünya Sağlık Örgütüne yolladığı aktif hasta sayısı ile ilgili skandal hakkındaydı. Bu sayı eksi “(-) 4716” idi ve doğallıkla Türkiye ayağa kalkmıştı.

Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Bölümünün yürüttüğü worldometer uluslararası web sitesine de yansıdı ve “çok ilginç” bir tablo ve grafik ortaya çıktı.! Grafikte Y ekseni sıfır orijin noktasının altına uzamış oldu! Bu nasıl olabilirdi, yanıt yalın..

Yapay zeka destekli yazılım, kendisine yüklenen verileri kullanarak tabloları yapmakta ve grafikleri çizmekte. Doğallıkla “-4716 aktif hasta” öngörülemeyecek / mümkün olmayan bir durum olduğundan, yazılım algoritmasında dikkate alınmamıştı..

Sağlık Bakanı düzeltme yaptı (31.5.22) ve 14 gündür hatalı veri yollandığını itiraf etti. Gerekçesi ise “senkronizasyon hatası” idi!!??
Neyle neyin (hangi 2 veri tabanının) “senkronizasyon hatası” na düştüğünü anlamadık.

AKP = RTE totaliter rejimi sürdükçe de öğrenemeyeceğiz anlaşılan. Ama ortalama yurdum insanının ağzına sakız verilmiş oldu: “senkronizasyon hatası“! Artık köy kahvelerinde konuşulur..

Biz acı bir ironi yaptık programda :

  • Kaçak sarayda tutulan veri tabanı ile mi düştünüz bu “senkronizasyon hatası” na !!??

Öte yandan Türkiye, havuzdaki aktif hasta sayısını, her ne denli “eksi” kılamasa da, inanılmaz bir başarımla (performansla) azaltmakta; halının altına süpürmekte : Dün akşamki (3.5.22) rakam + 4465! Artık (+)! Eee turizm mevsimi geliyor, Şeker Bayramı öncesi toplumu rahatlatmalı, eh artık TURKOVAC aşımız da var evelallah (halen uluslararası standartlara göre aşı değil, uluslararası lisansı yok!).. Hamdolsun, AKP = RTE rejimi Türkiye’de Kovit-19 salgınını pek çok ülkeden önce bitirdi! Dünya genelinde geçen hafta, önceki haftaya göre sağlanan olgu ve ölüm sayılarında azalmanın çok üstünde oranlarda kovit-19 hastalarımız ve ölümlerimiz azaldı / azaltıldı!


Gerçek tablonun hiç de öyle olmadığını sayısal verilerle, Dünya Sağlık Örgütü uyarılarıyla açıklıyoruz programda. İzlemek için lütfen tıklayınız : 1 saat 39. dakikada başlıyor ve yaklaşık 28 dakika sürüyor.

(1138) #CANLI | Seda Selek ile Neden Sonuç | 2 Mayıs 2022 | #HalkTV – YouTube

2020 ve 2021 yılı ölüm verilerini TÜİK hala açıklamadı / açıklayamadı..
Kaçak saraydan talimat gelecek ki, bir kılıf bulunacak ki açıklansın.. Demek hala bulanamadı..
Ama biz AKP = RTE sadık kadrolarının / biat kullarının “yaratıcı” (!) zekalarıyla (??!) bu çalıntı minareye de bir kılıf uydurma başarısı (!) göstereceklerini umuyor ve bekliyoruz..
***
Uyardık                                    :

  • Salgın yönetiminde Dünya Sağlık Örgütü uyarıları yerine getirilmiyor ve halen
    hiçbir Epidemiyolojik bilimsel salgın yönetimi ilkesine uyulmuyor!
  • Böyle giderse, programda ayrıntılı açıkladığımız gerekçelerle, yazıl değilse bile sonbaharda, Ekim’de ülkemizde yeni ve çok yıkıcı olabilecek bir başka dalga riski var!

***
Ek olarak Tıpta Uzmanlık Sınavı kadrolarının, Mart’ta 6 binden 12 bine çıkarılması, randevu sürelerinin kısaltılması, MHRS (Merkezi Hekim Randevu Sistemi) uygulamasının kaldırılması.. hekim göçü, sağlıkta şiddet de konuşuldu.. Köktenci önerimiz şöyle oldu:

  • Sağlık hizmetlerinde piyasalaştırma – özelleştirme durdurulmalı.
  • Neo-liberal küreselleşme dayatmaları duvara dayandı ve tüm dünyada bunalım yarattı.
  • Sağlık hizmetleri kesin olarak koruyucu sağlık hizmetleri öncelikli olmalı.
  • Böyle yapılırsa daha az hasta ve sağlık gideri, daha az hastane, hekim.. yeter. Bataklıkla uğraşmak gerekir, sivrisineklerle değil.
  • Dünya Sağlık Örgütü önerisi kurtarıcıdır : BÜTÜNCÜL SAĞLIK YAKLAŞIMI… Uygun konutu ile, yeterli-dengeli beslenmesi ile, insanca geliri ile, sosyal güvenlik ve toplumsal dayanışması ile, sağlıklı – güvenli çevresi ile, bilimsel eğitimi… ile daha sağlıklı bir toplum olanaklı!

HALK TV ile Sn. Seda Selek ve program ortaklarına, kamuoyuna bu bilgileri ve iletileri sunma şansı verdikleri için teşekkür ederiz. Bu yazımız ve TV programının kaydının (erişkesinin – linkinin) paylaşılmasını, yayılmasını ve yararlı olmasını dileriz.

Aşağıdaki “cik iletimiz” (tweet!) kaçak sarayda RTE başkanlığında “bilim kurulu” toplantısının hemen ardından yayınlandı ve 3-4 günde 1 milyondan çok izleyenimiz tarafından okundu. Ulusumuzun sağduyunun ve bilimim sesinin ardından gittiğini, gideceğini görmekten mutluyuz.

Sevgi ve saygı ile. 04 Mayıs 2022, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
A​tılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı ​Uzmanı
​Sağlık Hukuku Uzmanı, ​Kamu Yönetimi – Siyaset Bilimci (​Mülkiye​)​
www.ahmetsaltik.net        profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik      twitter : @profsaltik

 

 

 

KRT TV Programımız : Sağlık Bakanlığından “Negatif Aktif Vaka” Skandalı

KRT TV Programımız :

Sağlık Bakanlığından “Negatif Aktif Vaka” Skandalı

30 Nisan 2022 Cumartesi gece saat 22:00’de KRT TV’de, başarılı programcı Sn. Semra Topçu‘nun konuğu olduk. Sağlık Bakanlığı Dünya Sağlık Örgütüne Kovit-19 aktif olgu sayısını “-4716” olarak bildirmişti! Aynı gün Sağlık Bakanı Dr. Koca açıklama yaparak bu olanaksız durumu “senkronizasyon hatası” olarak bildirdi. Geriye doğru 14 günlük veriler hatalıydı.

 

Ama bu “hatalı” verilere dayalı olarak 26 Nisan 2022 günü kaçak sarayda yapılan Bilim Kurulu toplantısında AKP = RTE, nerdeyse salgının bitirildiği muştusu verdi! “Hamdolsun“, AKP iktidarı salgının da hakkından pek çok ülkeden önce yüzünün akı ile çıkmıştı! Üstelik Kovit-19‘a karşı dünyada aşı geliştiren 9 ülkeden biri bile olmuştuk! Afrika’da kimi ülkelere bağış yapmıştık..

2021 sonu toplam ulusal geliri 692 milyar Dolara gerileyen (90 milyon nüfusa bölünce 7689$, Dünya ortalaması 12 bin $!), dünya sıralamasında 17. sırada aldığı ülkemizi G20’den düşürerek 23. sıraya indiren AKP = RTE, bir de aşı geliştirmişti! Üstelik 17 çeşit aşı üreten, Cumhuriyet’in armağanı, çok başarılı Dr. Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü‘nü 2011’de kapatmış ve aşıda tümü ile dışalıma (ithalata) bağımlı duruma düşmüş bir iktidar..

TURKOVAC adı verilen ve Urfa’da Bakan Koca tarafından “aşı” olarak duyurulduğu 23 Aralık 2022’den bu yana hala Dünya Sağlık Örgütü’ne başvurularak uluslararası aşı belgesi alın(a)mayan, uluslararası bilimsel koşulları yerine getirmeyen ama salgında etkinliği / güvenliği kuşkulu bir sıvıyı, AŞI diye yurttaşına yapabilen bir siyasal kadro!
***
Sağlık Bakanlığı nasıl bir “senkronizasyon hatası” yaptı acaba??
Sokaktaki yurttaş bu süslü sözden ne anladı acaba??
Bakanlık Saray’ın açıklanmasını istediği verilerle mi senkronize olamadı acaba??

Bu hata 14 gün boyunca nasıl sürdürülebildi?
Veri kayıt ve işleme süreçlerinde bir sistem kurulamadığı anlaşılıyor.
“Sistem” kurulmuş olsa ve yaraşır (liyakatli), usta (ehil) ellerde olsa, Dünya Sağlık Örgütü’ne yollanmadan önce birkaç basamakta hata – tutarlılık denetimine alınır ve mutlaka yakalanırdı.

İşin içyüzünü ne yazık ki, şimdilik öğrenemeyeceğiz..
Tıpkı 2020 ve 2021 yılı ölüm verilerini halan öğrenemediğimiz, TÜİK’e açıklattırılmadığı gibi!
***
Salgın gerçekten bitti mi, maske ve öteki alanlarda gevşeme önlemleri yerinde mi??
Ayrıca MHRS’nin (Merkezi Hekim Randevu Sistemi) kaldırılması, Mart 2022 TUS (Tıpta Uzmanlık Sınavı) kadrolarının 6 binden 12 bine çıkarılması, sağlıkta şiddet ve hekim göçü de konuşulan sorunlar arasında idi. İzlemek için lütfen tıklayınız.. (https://youtu.be/34gb8Yh0f2w)

Program 21:00’de başlıyor, biz 22:00’de katıldık..

Şu hesapları yaptık    :

30 Nisan günü yoğun bakımda yatan kovit-19 hasta sayısı 975. Sağlık Bakanı Dr. Koca’nın düzelterek açıkladığı aktif hasta sayısı 17,259. Ülkemizde Omicron varyantının egemen (baskın) olduğu düşünülmekte. Klinik tablo hafif, ayakta geçiyor, hastaneye yatma ve hele hele yoğun bakıma düşme oranları önceki varyantlara göre oldukça düşül.. 1/100’ün altında. 1/100 kabul edilirse, 975 x 100 ? 97,500 aktif hasta beklenir o gün. Ama açıklanan 17,259.. Beklenenin 1/6’sı!!?? Niçin???

Son 1 haftada önceki haftaya göre olgu sayısında dünya genelinde %12 azalma varken bizde %36! Ölüm sayılarında azalma aynı sırayla %7 ve %22. Türkiye, dünyadan farklı ve üstün olarak  ne yapıyor da, olağanüstü hızla olgu ve ölüm sayıları azaltılabiliyor??

Üstelik son 4-5 haftadır, yapılan toplam aşı dozu 147 milyonu aşıp 148 milyon olamadı! Günde 15-20 bine düştü aşılama.

  • Uyaralım : Toplum bağışıklığı artmayıp azalıyor ve %30 dolayında, son derece yetersiz.
  • Dünya Sağlık Örgütü “SALGIN HENÜZ KESİNLİKLE BİTMEDİ” diye ısrarla uyarıyor.
  • Yeni 2 varyantı “tehlikeli” olarak kayda aldı ve duyurdu..
  • Turizm mevsimi geliyor, Avrupa Kovit-19 kaynıyor, Uzakdoğu da öyle, hangi önlemimiz var?
  • Dünya Sağlık Örgütü’nün hemen hemen hiçbir önerisi yerine getirilmiyor.
  • Böyle giderse; yazın değilse bile Sonbaharda yeni bir dalga ile karşılaşma riski az değil! 
    ***

Türkiye hemen her bakımdan yönetilemez bir aşamaya sürüklenmiş bulunuyor.
Bu tablo sürdürülemez.
Ya AKP = RTE iktidarının aklını başına alarak silkinmesi, uçuruma gidişi frenlemesi ya da iktidarı bırakması gerekiyor.
Milyonlarca insan yoksul, yeterli – dengeli beslenemiyor, işsiz, konut koşulları elverişsiz, borçlu, ruhsal olarak gerilimde ve kaygı içinde; BAĞIŞIK SİSTEM STRES ALTINDA…
Bu sonki hastalıklarla savaşta kritik.
Yeni bir dalga riski ciddi olarak vardır ve gerçekleşirse, açıklayageldiğimiz gerekçelerle çok yıkıcı  olur.
Bir kez daha uyarmış olalım..
Bereket Ulusumuz bizi dikkatle izliyor ve geribildirimleri ile güvenini bildiriyor.
26 Nisan 2022 günü, kaçak sarayda RTE başkanlığında bilim kurulu toplantısının hemen ardından paylaştığımız aşağıdaki tweet iletimiz 1 milyon okuyucuyu çok aştı…


Bilgi ve ilginize saygı ile sunarız..

Sevgi ve saygı ile. 02 Mayıs 2022, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
A​tılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı ​AbD
​Sağlık Hukuku Uzmanı, ​Kamu Yönetimi – Siyaset Bilimci (​Mülkiye​)​
www.ahmetsaltik.net        profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik      twitter : @profsaltik

 

 

NOKTA TV Konuşmamız – 22 Mart 2022

Dostlar,

Bu gün (22 Mart 2022) NOKTA TV‘de Sn. Damla ÇOLAK’ın konuğu olduk saat 15:00’te..

Konu : “KOVİT-19 Geçirenlerde Sonradan Yaşanan Sağlık Sorunları” idi..


Program yürütücüsü Sn. Çolak birçok soru yöneltti bize bu bağlamda..
– Kovit-19 salgının Dünyada ve Türkiye’de eriştiği son aşama?
– Sağlık Bakanlığı’nın maske, HES kodu vb. önlemelerde gevşemeye geçmesinin zamanlama bakımından ne ölçüde yerinde olduğu?
TURKOVAC aşı mı, değil mi?
– Yeni, bir dalga yaşayabilir miyiz? OMICRON ve BA.2 alt varyantı??
– Salgın bitti mi??
KOVİT-19 geçirenlerde yaşanan kalıcı – süregen sağlık sorunları neler ve nasıl başetmeli?
– Ülkemize yaşatılan ağır ekonomik bunalımın Kovit-19 savaşımına olumsuz yansımaları?
– Ve son olarak da Hekimler, Sağlık Çalışanlarına dönük şiddet, grev eylemleri, hekim göçü.. bağlamında HEKİMLER TAM OLARAK NE İSTİYOR??

Sn. Çolak programı son derece ağırbaşlı yürüttü. Yönelttiği yerinde sorulara yanıt verirken de bizim sözümüzü gerekmeden kesmedi.. Kendisine ve NOKTA TV’ye teşekkür ederiz. 46 dk. süren kapsamlı programı izlemek için lütfen tıklayınız.

https://youtu.be/7PG_LwaC5-g

İzlenmesini, paylaşılmasını ve gereklerinin birlikte yapılmasını dileriz..

Sevgi ve saygı ile. 22 Mart 2022

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
A​tılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı ​AbD
​Sağlık Hukuku Uzmanı, ​Kamu Yönetimi – Siyaset Bilimci (​Mülkiye​)​
www.ahmetsaltik.net        profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik      twitter : @profsaltik    

 

 

HABER ASİ TV KONUŞMAMIZ..

Dostlar,0

02 Şubat 2022 günü gece 22:00 – 23:05 arasında Gazeteci Çağlar Ertürk‘ün konuğu olduk. Sn. Ertürk HABER ASİ adlı bir yayın organı yöneticisi (www.haberasi.com).

Kovit-19 salgınının özellikle ülkemizde geldiği ÜRKÜTÜCÜ aşamayı çok kapsamlı olarak irdeledik. 02 Şubat 2022 günü salgın yönetimi ayrıca ÜRKÜTÜCÜ..

  • 110,687 yeni olgu ve 210 ölüm!

Sağlık Bakanı Dr. Koca rüyalar aleminde.. hala “endişelenmeye mahal yok” diyebiliyor!!?? Hiçbir toplumsal sınırlama yok, toplum bağışıklığı %30’larda, 13 Ocak 2021’den bu yana 1 yıldır aşı yapılmakta bu ülkede oysa. Bir de kalkıp, asla bilimsel olarak aşı olmayan (TURKOVAC) bir “aşı adayı“nı (sıvıyı!) teşvik edebiliyor..

Salgının başından beri (Türkiye’de 11 Mart 2020) yaklaşık 2 yılda toplam olgu sayısı 11,8 milyon, ölümler ise 88 bine dayandı, “resmi” indirgenmiş – makyajlanmış verilerle! Çok büyük ölçüde ve uzun süre toplumsal ruh sağlığını zedeleyen bir travma bu salgın. Sosyal psikolojide olumsuz etkileri çok ağır ve uzun süreli.

Haber Asi’nin yukarıdaki duyuru posterinde gösterilen sosyal medya hesaplarında canlı yayınlandı konuşmamız. Aşağıdaki erişkeler (linkler) tıklanarak izlenebilir.

https://fb.watch/aWzJOPmUYg/

Youtube’a da yüklendiğinde burada erişkeyi (linki) paylaşacağız.

Bilgi ve ilginize sunarız.

Sevgi ve saygı ile. 03 Şubat 2022 (Güncelleme : 17:17)

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
A​tılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı ​AbD
​Sağlık Hukuku Uzmanı, ​Kamu Yönetimi – Siyaset Bilimci (​Mülkiye​)​
www.ahmetsaltik.net        profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter : @profsaltik

KOVİT-19 SALGINI AZGINLAŞARAK SÜRÜYOR, BAKAN KOCA UYUYOR..

Dostlar,

28 ocak 2022 Cuma günü 2 TV konuşmamız oldu…

İlki ARTI TV’de, saat 13:00’te idi.. Yaklaşık 1 saat önce Almanya / Köln’den arandık ve hemen aşağıdaki duyuruyu paylaştık.


Sayın Fuat Ateş’in sorularını yanıtladık. Özellikle Omicron’un yeni alt-varyantı BA.2 hakkında konuşuldu. İzlemek için aşağıdaki görselin üzerindeki ok işaretini tıklayınız.. (24 dk.)

Akşam 21:00’de ise, önceden tasarlanmış bir oturum vardı. Gazeteci – yazar Sn. Nihan Ertem’in konuğu olarak Medya – Siyaset TV’de salgını değerlendirdik..

Bu irdeleme çok kapsamlı oldu (76 dk.).İzleyicilerden gelen sorulara da yanıt verdik. İzlemek için aşağıdaki görselin üstündeki ok işaretini tıklayınız lütfen..

2 konuşma birbirini bütünledi kanımızca. Tablonun bunca ürkünç (vahim) olabileceğini 7 Aralık 2021 günü BirGün Gazetesinde tam arka sayfa olarak yazmıştık :

  • OMICRON’LA BAŞA DÖNEBİLİRİZ

(KOVİT-19 SALGININDA “YENİ ve EŞİ GÖRÜLMEMİŞ VARYANT” OMICRON | Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc)

Akşam saatlerinde 28 Ocak 2022 günü korona verileri Sağlık Bakanı Dr. Koca tarafından, hep olduğu üzere bir “tweet” iletisi ile paylaşıldı :

Dr. Fahrettin Koca @drfahrettinkoca

  • Virüs eski gücünde değil. Artan sayılar sebebiyle endişelenmeye mahal yok. Büyüklerimizi ve kronik hastalıkları olanları koruyup, kişisel tedbirlere uyarak normal hayatımıza devam edeceğiz. Aşılarımızı ihmal etmeyelim. Kendi gücümüz Turkovac var.
    ***
    Veriler aşağıdaki gibi: 93,586 olgu ve 210 ölüm!


Meslektaşımız, Bursa Uludağ Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı başkanı Prof. Dr. Kayıhan Pala ise şu tweet ile tepki verdi, pek haklı olarak :

“ENDİŞELENMEMEK ELDE DEĞİL”

Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala, vaka sayının rekor seviyeye ulaşmasına karşın Bakan Koca’nın “Artan sayılar sebebiyle endişelenmeye mahal yok” ifadesini kullanmasına çok sert tepki gösterdi. Pala, “Ölüm sayıları artarken endişelenmemek elde değil, hele Epidemiyoloji bilenler için… Bir Sağlık Bakanı için tarihe geçecek bir açıklama maalesef” diyerek tepkisini dile getirdi.
***
Bakan Koca’nın pervasız kayıtsızlığı acı vericidir. Dr. Koca, “Kendi gücümüz Turkovac var” diyebilmekte her nasılsa!?

Aralık 2021’in son günlerinde bu “aşı adayı” (henüz kesinlikle aşı değil! Bkz.  “TURKOVAC” Aşı Adayının Bilimsel Verileri / Makalesi Nerede?? | Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc) uygulanmaya başladı. 1 ayı aşkın zamandır kullanımda.. Bu “aşı adayı“nı geliştiren Prof. A.  Özdarendeli, geçtiğimiz ay, TTD webinarında, bir soru üzerine “Omicron’a karşı etkinliğinin sınanmadığını” söylemişti. Salgın ortasında bir inaktif “aşı adayı” (TTB’ye göre “bir sıvı”!) bu koşullarda nasıl uygulanır?

Bakan Koca, 1 ayı aşkın zamandır kaç kişiye / kaç doz “Turkovac” (aşısı diyemiyoruz!) uygulandığını ve korunma oranını açıklayabilir mi? BioNTech ile karşılaştırabilir mi?

S o r u y o r u z                                                   :
İnsanların yaşam hakkı ile böylesine sorumsuzca kumar oynanabilir mi ??!!

Ağır sorunlar, iktidarın akıl almaz / bağışlanmaz ve / sürdürülemez hataları ve çözüm önerileri yukarıdaki 2 konuşmamızda ve metinde erişkelerini (linklerini) verdiğimiz web sitemizde yayınladığımız yazılarımızda..

  • Kovit-19 Bilim Kurulu (!) istifa etmelidir, vitrine dönüştürülmüştür!
  • Dr. Koca, daha çok uzatmadan istifa etmelidir, bir hekime asla yakışmıyor yapıp ettikleri..
  • R.T. Erdoğanacımasız salgın” ile artık ilgilenmeli ve tam yetkili – yetkin bir yeni Sağlık bakanı atamalıdır. İktidar sorumluluğu çok ağır olmalıdır..
  • Bu vahşet böyle sürdürülemez / sürdürülmemelidir.
  • Devletin 1 numaralı görevi yurttaşlarının can güvenliğini sağlamak, sağlıklı yaşam haklarını korumaktır.
  • Bu adımları derhal atmayacak olan AKP, daha da hızla tükenecektir..

Sevgi, saygı, ACI ve umut ile. 29 Ocak 2022

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
A​tılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı ​AbD
​Sağlık Hukuku Uzmanı, ​Kamu Yönetimi – Siyaset Bilimci (​Mülkiye​)​
www.ahmetsaltik.net        profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik      twitter : @profsaltik    

 

 

 

 

Prof. Kaboğlu’ndan Zorunlu Aşı Hakkında Soru Önergesi

Dostlar,

Kovit-19 salgınını unuttuk adeta…
Kanıksadık, duyarsızlaştık!
Böyle istedi iktidar cenahları da, istemekte..
Hemen hemen hiçbir “kısıt” yok. Aşı olup olmamak da yurttaşın paşa gönlüne bırakıldı.
Ama son günlerde “resmi” verilerle 70 bin dolayında günlük yeni kovit-19 hastası ve 150-200 arasında insanımızı kurban vermekteyiz; salgın hastalığa mı, salgının kötü yönetilmesine mi??

Salgınla savaşta etkili – güvenli aşı en temel araçlardan biri iken, halen Türkiye’de toplum bağışıklığının oranı bilinmemektedir. Çünkü “tam aşılı” kavramının tanımı belirsizleşmiştir. Son verilerle 3 ya da duruma göre 4 doz mRNA aşısı ya da 2 doz inaktif aşıya ek 2-3 doz mRNA aşısı olmak gerekmektedir tam aşılı sayılabilmek için. Bu oran kaçtır? Sağlık Bakanlığı biliyor mu?

Öte yandan, kısa sürede hızla – seferberlik bilinciyle etkili – güvenli aşılama yapılmadıkça bulaş (enfeksiyon) sürmekte ve bu yüzden de mutasyonlar – varyant virüs tipleri evrilmektedir. Vayantlar aşı – hastalık bağışıklığından kaçabilmekte, bulaş sürmekte ancak tam aşılılarda hastalık genellikle hafif seyretmekte, hastaneye yatış – yoğun bakımı gereksinimi ve ölümler azalmaktadır. Ama Omicron ile olgu sayısında kısa sürede patlama gözlendiğinden, hastaneye yatış – yoğun bakımı gereksinimi ve ölümlerde artış yaşanmaktadır ve dünya diken üstündedir. Ülkemizde ise akıl almaz bir pervasızlık gözlenmekte. Oysa koşullar, Omicron kaynaklı yeni varyantlar için çok elverişlidir ve beklenebilecek bu mutasyonların yönü kestirilemez. Hastalığın klinik gidişi de değişebilir, riskli hastalarda tablo hala ciddidir. Ek olarak, karmaşık ve uzun yıllar sürebilecek olan kovit sonrası (post-kovit) rahatsızlıklar gündemdedir.

Birçok ülke ciddi kısıtlamalara yeniden yönelmekte ve aşıya zorlama yaptırımları konmaktadır. Ülkemizde, verili mevzuat buna elvermekte iken bile iktidarca uygulanmamaktadır (bkz. Umumi Hıfzıssıhha Yasası md. 57, 64, 72 ve 94).

  • TURKOVAC ise henüz aşı değil, aşı adayıdır.

CHP İstanbul Milletvekili, Anayasa Hukuku Uzmanı Sayın Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, TBMM Başkanlığına, “zorunlu aşı” için bir soru önergesi sundu 02 Aralık 2021’de. Metin aşağıda..
*****

Prof. Dr. İbrahim Ö. KABOĞLU / İstanbul Milletvekili
Anayasa Komisyonu Üyesi

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 98’inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün 96 ve 99’uncu maddelerine uygun olarak T.C. Sağlık Bakanlığı’na iletilmesi ve Sayın Bakan tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğinin yapılmasını arz ederim.  

İbrahim Ö. KABOĞLU / İstanbul Milletvekili

COVID-19’un küresel ölçekte ölümcül etkileri karşısında, tıbbi olarak en etkili mücadele aracı olarak aşı öne çıkmaktadır. Tanımı gereği kitlesel olan salgın hastalık için, koruma önlemleri de kitlesel olmalıdır. Bu itibarla, tıbbi ve hukuki bir gereklilik olarak, zorunlu aşı uygulaması gereğinin altı ivedi şekilde çizilmelidir. 

  1. Genel Olarak 

Türkiye, ilk günden bu yana, pandemiyle mücadelede bilimsel akla tutarlı şekilde sarılmamış, tıbbi zorunluluklara kör topal yanıt verebilmiş ve hukuki gerekliliklere sırtını dönmüştür. Hukuki açıdan bakıldığında; tehlikeli salgın hastalık nedeniyle Anayasa madde 119 gereği olağanüstü hal (OHAL) ilan edilerek gerekli önlemler daha hızlı alınabilir ve düzenlemeler yapılabilirdi. Bu yapılmadığı halde, Anayasa’nın, ancak OHAL döneminde uygulanabilecek madde 15 gibi kimi yasaklayıcı hükümleri zaman zaman uygulandı; uygulanması gereken maddeler ise, uygulanmaktan kaçınıldı. Gerekli yasal düzenlemeler yapılmadı, yürürlükte olanlar da etkili bir biçimde uygulanmadı.

COVID-19 yönetimi, çoğunlukla Anayasa ve yasa dışı uygulamalar eşliğinde yürütüldü:

  • OHAL ilan edilmediği halde birçok yasak, genelge yoluyla Anayasa dışı olarak uygulandı. Örnek vermek gerekirse; 65 yaş ve üstü yurttaşların sokağa çıkma ve genel olarak seyahat yasakları bunlar arasında yer alır.
  • Sosyal devlet öncelikleri (md.65), sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması (md.56) gerekleri ihmal edildi.
  • Yaşam hakkı (md.17) gerekleri ile Devletin temel amaç ve görev (md.5) yükümlülükleri yerine getirilmedi.
  • Bireyler arası yatay ilişkilerde, hak ve özgürlük (md.12) sorumlulukları öne çıkarılmadı.

COVID-19 ile mücadelede aşı zorunluluğunun öngörülmemiş olması, devletin insan yaşamını korumakla ilgili hukuki yükümlülüklerinin ihlaline ilişkin çok önemli başka bir boyuttur. 

  1. Zorunlu Aşının Hukuki Temelleri 

18 aylık bir aradan sonra okulların yeniden açılmasıyla beraber, salgınla mücadele için, “aşı yaptırmayan öğretmenlere PCR testi” uygulaması ile yetinildi. Buna karşın, salgın hastalığın Türkiye’de bir türlü denetim altına alınamaması ve yeniden bulaşın artacağı kış mevsimine girmiş olmamız, salgınla mücadelede en nitelikli aracımız ve tıbbi bir gereklilik olan aşının, öncelikle öğretmenler ve kamu görevlileri, ardından da herkes bakımından zorunlu kılınması ihtiyacını gündeme getirmektedir. Zira, toplumun kimi kesimlerinin; bilimsel bilgi yerine hurafeleri ve komplo teorilerini referans aldığını, salgınla mücadelemizi zorlaştıran bir aşı karşıtlığı tavrını benimsediğini ve COVID-19’a karşı toplumsal bağışıklık edinmemizi güçleştirdiğini gözlemliyoruz. Bu bakımdan,

  • aşının zorunlu kılınması, toplum içinde yaşama iradesi gösteren ve birbirlerinin yaşam haklarına saygı gösterme yükümlülüğünde bulunan insanların birbirlerine karşı temel bir ahlaki ve siyasi sorumluluğu olarak tanımlanabilir.

Ancak ahlaki ve siyasi yükümlülük oluşturmanın ötesinde, zorunlu aşının, halihazırda anayasal ve yasal temelleri vardır. Anayasa’nın, devletin pandemiyle mücadelede zorunlu aşı uygulamasına başvurma gereğini temelleyen ilgili maddeleri şunlardır:

  • Devletin temel amaç ve görevleri (md.5)
  • Temel hak ve hürriyetlerin niteliği (md.12)
  • Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı (md.17)
  • Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması (md.56).

Aşı için başlıca yasal dayanak ise, 24/4/1930 tarih ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’dur (UHK). Umumi Hıfzıssıhha Kanunu madde 72’de, salgın durumlarında gerek görülen aşıların zorunlu kılınabileceği açıkça yazılıdır. Buna göre, 57 nci maddede zikredilen hastalıklardan biri zuhur ettiği veya zuhurundan şüphelenildiği takdirde aşağıda gösterilen tedbirler tatbik olunur: hastalara veya hastalığa maruz bulunanlara serum ve aşı tatbiki.

UHK madde 64 ise, hastalık ve yetki üzerine genel bir düzenleme öngörmektedir: “57 nci maddede zikredilenlerden başka herhangi bir hastalık”. Bu hastalıklara karşı bu yasada öngörülen önlemlerin tümünü veya bir kısmını uygulama yetkisi Sağlık Bakanlığına aittir.

III. Devletin Çok Yönlü Yükümlülüğü

Hak ve özgürlükler karşısında, Devlet, genel olarak ve Anayasamıza göre şu üçlü yükümlülük karşısında konumlanmaktadır: saygı göstermek/önlemek, korumak ve önlem almak. COVID-19 salgını karşısında bu yükümlülükler, Devlet görevli ve yetkilileri için en üst (azami) düzeye çıkar:

  • Sosyal mesafe” kurallarına uymak ve bunu bozacak toplantılardan kaçınmak.
  • Sosyal mesafe” riski nedeniyle toplu etkinlikleri en aza indirici önlemleri almak.
  • Yaşam tehlikesini en aza indirecek önlemleri almak: yaşama hakkı, ”vücut bütünlüğüne dokunma” yasağını da kapsar. Bunun istisnası, “tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller”dir (md.17).

Şu halde; -bizzat Sağlık Bakanı’nın da sürekli vurguladığı üzere- pandemiyle mücadelede aşı yapılması, “tıbbi zorunluluk”tur. Yukarıda da ifade edildiği üzere, UHK aşı zorunluluğu bakımından gerekli yasal temeli sağlamaktadır. Salgın hastalıktan kaynaklı tıbbi zorunluluk, Devletin hak ve özgürlükler karşısındaki yükümlülüklerini en üst düzeye çıkarırken; bu yükümlülüğü, “sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” ve “Devletin iktisadi ve sosyal ödevleri” de pekiştirmektedir:

  • herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak;…” (md.56).
  • sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek” yerine getirmek (md.65).

Kişiler açısından ise, “Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da” kapsadığı için (Anayasa, md.12), aşıdan kaçınma hakkı yoktur. Her ne kadar aşı zorunluluğunun kademeli olarak ve kamu görevlilerinden başlayarak öngörülmesi, lojistik ve bulaş riskinin yüksekliği ölçütleri açısından anlaşılabilir olsa da; Anayasa ve UHK’nin anılan hükümleri uyarınca, Devlet, Türkiye’de mukim (AS: yerleşik) olan herkese, tıbben ya da yaşa bağlı bir engeli olmadıkça, aşı zorunluluğunu getirebilir.

Sonuç olarak; Covid-19 vb. salgın hastalıklar ve sağlık OHAL’i üzerine, hukuk devleti ve sosyal devlet gerekleri doğrultusunda bütüncül yasal düzenleme gereğini göz ardı etmeksizin, şu saptama yapılabilir: UHK md.57, 64 ve 72’yi birlikte, Anayasa md.5,12,17, 56 ve 65’i birlikte ve hepsini bir bütün olarak değerlendirmek suretiyle

  • aşılamak, Devlet için yükümlülük; aşı olmak ise, bireyler için kamusal ve toplumsal sorumluluktur.

Bir başka şekilde ifade etmek gerekirse, kamu makamları, anayasal yükümlülüklerini görev + yetki + sorumluluk ilkesi gereği yerine getirme yükümlülüğündedir; yurttaşlar ise, özgürlük ve haklarını, hak + ödev + sorumluluk ilkesi gereği kullanmak zorundadır.

Bu bağlamda;

  • Sağlık Bakanı salgınla mücadelede aşının önemini sürekli vurgularken, COVID-19’a karşı aşı bulunmasının üzerinden bir yıl kadar bir süre geçmesine rağmen ve peyda eden yeni virüs varyantları salgınla mücadeleyi gittikçe daha da zorlaştırırken, aşı zorunluluğunun yetki sahibi Sağlık Bakanlığı tarafından Türkiye’de halen öngörülmemiş olması tutarsızlığının gerisinde yatan sebep nedir?
  • Sağlık Bakanlığı; COVID-19 ile mücadelede tıbbi bir zorunluluk olduğu sabit olan ve Anayasa’nın ve UHK’nin devlete bir yükümlülük olarak yüklediği aşı zorunluluğu uygulamasına kamu görevlileri bakımından ne zaman başlayacaktır?
  • Sağlık Bakanlığı; COVID-19 ile mücadelede tıbbi bir zorunluluk olduğu sabit olan ve Anayasa’nın ve UHK’nin devlete bir yükümlülük olarak yüklediği aşı zorunluluğu uygulamasına kamu görevlileri dışındaki kişiler bakımından ne zaman başlayacaktır?
  • Aşı zorunluluğu getirilmiş olsaydı, Türkiye’de aşı uygulamasına başlandığı tarihten bu yana kaç ölüm engellenebilirdi? Geleceğe dönük olarak, zorunlu aşı uygulamasına geçilmesiyle beraber günlük vefat sayılarının ne ölçüde azalacağıyla ilgili olarak Sağlık Bakanlığı’nın bir projeksiyonu var mıdır?
  • Sağlık Bakanı, aylardır çok yüksek günlük vaka ve vefat sayıları açıklayan Türkiye’de, ölümleri çok azaltacağı tıbben kesin olan aşının zorunlu kılınmaması sebebiyle yaşanılan ölümlerin cezai ve hukuki sorumluluğunu taşıdığını düşünmekte midir?
    *****

İktidarı, henüz uluslararası standart kurallara göre aşı niteliği kazanmamış olan TURKOVAC’ı durdurmaya, etkili mRNA aşısı ile seferberlik bilinci içinde hızlı – yaygın aşılamaya çağırıyoruz.

Sn. Prof. Kaboğlu’nun bu soru önergesine de zamanında (Anayasaya göre 15 gün içinde!) “yanıt” vermeye, gereklerini yerine getirmeye de..

Sevgi ve saygı ile. 26 Ocak 2022, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Atılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net        profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik      twitter : @profsaltik

 

 

 

 

 

 

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’dan TURKOVAC konusunda sert eleştiriler: Ciddiye almıyorum

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’dan TURKOVAC konusunda sert eleştiriler:Ciddiye almıyorum

BİRGÜN, 04 Ocak 2022

(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, yerli aşı TURKOVAC’ın üretim sürecine ilişkin oldukça sert açıklamalar yaptı.

  • “Ben önümde veri olmadan, ‘Bunu kullanın, bunun yerine şunu yapın’ diyemem” ifadelerini kullanan Ceyhan, Türkiye Aşı Enstitüsü Başkanı ve Bilim Kurulu Üyesi Prof. Ateş Kara’yla ilgili de “Ateş Bey benim yanımda çalışan bir öğretim üyesi… Hayatında aşıyla ilgili bir faaliyeti olmadı. Açıklamalarını ciddiye almıyorum.” dedi.

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’dan TURKOVAC konusunda sert eleştiriler: Ciddiye almıyorum‘Yerli ve milli aşı’ olarak sunulan TURKOVAC’la ilgili tartışmalar devam ederken, Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, konu özelinde oldukça sert eleştiriler yöneltti.

Türkiye Aşı Enstitüsü Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ateş Kara’nın açıklamalarını ‘ciddiye almadığını’ belirten Prof. Dr. Ceyhan, TURKOVAC’a dair elde bilgi olmadığını söyledi.

Sözcü’den Yusuf Demir’e konuşan Ceyhan, “TURKOVAC’ın hatırlatma dozu olarak uygulandığı çalışmalarda antikor seviyesinde hızlı bir zıplama olduğunu görüyoruz” diyen Ateş Kara’nın sözlerinin nasıl anlaşılması gerektiği yönündeki soruya şu yanıtı verdi:

  • “Anlamak için kafanızı çok yormayın. Bunu söyleyen arkadaşın ne salgınla ne aşıyla ilgili deneyimleri var. Tamamen işte böyle yanlış tahminlerde bulunarak, yanlış öngörülerde bulunarak, salgını bu hale getirdiler zaten.”

Prof. Dr. Ceyhan, TURKOVAC ve Ateş Kara ile ilgili eleştirini şöyle sürdürdü:

“BİLİMSEL YAKLAŞIM DEĞİL”

  • “Ateş Bey benim yanımda çalışan bir öğretim üyesi…
  • Hayatında aşıyla ilgili bir faaliyeti olmadı. O başka konularla ilgiliydi.
  • Salgınla ilgili bir deneyimi olmadı ama bakanlıkla ilişkiler falan farklı yürüdü herhalde ki öyle bir pozisyona getirildi.
  • Yoksa aşıda biraz deneyimi olan bir insan, “antikorları hoplatıyor, zıplatıyor” gibi, son derece gayri bilimsel ifadeler zaten kullanmaz. Onun için ben o söylenenleri ciddiye bile almıyorum.
  • Turkovac, açıkçası elimizde bir verisi olmayan ama yalnızca bildiğimiz Sinovac‘la tümüyle aynı yapıda olan bir aşı… Yani içindeki katkı maddeleri ve miktarları bile Sinovac’la tümden aynı…
  • Şimdi birisi “Bizim aşımız Sinovac’tan daha iyi” diyorsa buna bir açıklama getirmek zorunda. Yani tümüyle aynı yapıda bir aşı neden daha iyi olsun?
  • Hiç böyle bir neden belirtmeden, hiçbir veri sunmadan, yani Faz-3 çalışmasına kaç hasta alındı, kaç hastanın sonuçları var ellerinde… Bunlar belli olmadan, bu açıklamalar bilimsel bir yaklaşım olmaz.
  • Ama bunlar belli maksatlarla söyleniyorsa ben bilemem tabii…”

“BUNU KULLANIN DİYEMEM”

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, ”Sonuçta bu yerli bir aşı… Sinovac’la eşdeğer bile olsa, “Kullanılmalı” diyebilir miyiz? Vatandaşa tavsiyeniz nedir?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

  • “Burada söz konusu olan insan sağlığı… Ben önümde veri olmadan, “Bunu kullanın, bunun yerine şunu yapın” diyemem.
  • Onun için bu Faz-3 çalışmasında neler bulundu, “Hopluyor, zıplıyor” dedikleri antikor düzeyleri nedir, bunları bilmem lazım ki yorum yapayım.
  • Bu sadece antikor seviyesiyle de ilgili değil. Bu koruyuculuk ne kadar sürüyor bilmiyoruz.

Bakın aynı insanlar maalesef tümüyle gayrı bilimsel bir yaklaşımla “Efendim inaktif aşı daha bilinen bir yöntemle yapılıyor, BioNTech‘in bilinmiyor” gerekçesiyle Sinovac aldırdılar.

Ben de dahil özellikle risk grubunda olan herkese Sinovac aşısı yaptırdılar. Ama şimdi dünyada örneği olmayan 5’inci doz kararı alıyor aynı grup…

Yani şunu demek istiyorlar: “Bu Sinovac’ların size hiçbir etkisi olmadı. 3 doz BioNTech yaptırın.”

Hiçbir yaptıklarının tutar tarafı ya da açıklanabilecek tarafı yok ki…”
=================================================

Dostlar,

Çok değerli meslektaşımız Prof. Dr. Mehmet Ceyhan ile hemen hemen tümüyle örtüşmekteyiz. Kendisine, bu açıklamaları ile bize güç kattığı için çok teşekkür ederiz. 1979-80 ders yılında, Biz Hacettepe Tıp’ta Halk Sağlığı uzmanlık eğitimi alan asistan hekim iken, kendisi Halk Sağlığı Sağlık Ocağı stajını Yapracık’ta bizimle yapmıştı. Daha o zaman son derece parlaktı ve bir yıldız olacağını kestirmiştik.. Üstelik yurtsever çizgisiyle..
***
Bilindiği gibi AKP iktidarı işine gelmeyen konuları duymazdan gelmekte, yanıtlamamakta.
Kendisine karşıt görüşleri olan uzmanları, kurumları, bilim insanlarını ise istendik (kasıtlı) bir politika ile görmezden gelmekte / yok saymaktadır. Aklı sıra, “yok saymanın / insan yerine koymamanın” karşıtlarına en etkili yaptırım olacağını, onları caydıracağını sanıyor!

Bu tipik devekuşu davranışıdır, hiçbir işe yaramaz…

Biz 23 Aralık 2021 günü, yani 13 gün önce çıplak, yalın, çarpıcı gerçekleri web sitemizde yazdık..

“TURKOVAC” Aşı Adayının Bilimsel Verileri / Makalesi Nerede??

  • “KRAL ÇIPLAK, TURCOVAC bir aşı değil, henüz aşı adayı!
  • Hiçbir bilimsel verisi, yayını ortada yok.. dedik.
  • AKP’nin hem yapay / uydurma başarı öyküsüne gereksinimi var hem de gündem oyunlarına… dedik.
  • Sağlık Bakanı Urfa’dan RTE’ye kameralar önünde “muştu” verirken (!!) ağzından kaçırdı : “İşaret ettiğiniz üzere 2021 bitmeden TURKOVAC aşısını…. tamamladık…” dedi.. 13 dakikalık bu video kaydının o itirafları içeren başlangıç birkaç dakikalık bölümü kesilerek TEK ADAM’ın Sarayından servis edildi.. Ekleyelim buraya kesilen o videoyu :

http://ahmetsaltik.net/arsiv/2022/01/TURCOVAC-isareti-RTEden-22.12.21.mp4?_=1

Bir başka değerli meslektaşımız CHP Balıkesir Milletvekili Dr. Fikret Şahin, 03 Ocak 2022 günü TBMM’de düzenlediği kapsamlı basın açılamasında, bizi tümü ile doğrulayıp – destekleyen kapsamlı ve kanıta dayalı açıklamalar yaptı :

CHP’li Vekil Dr. Fikret Şahin’in TURKOVAC Hakkında Basın Toplantısı | Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc

Lütfen tıklayınız, bizim açıklamalarımızla birlikte, yanıtsız bırakılan sorularımızla çıplak gerçeği görünüz…

TURKOVAC Skandalını çırılçıplak görünüz..

30 Aralık 2021 gecesi Karantina TV’de de açık açık söyledik :

02 Ocak 2022 günü TELE1’de yaptığımız 2 konuşmada da çığlıklarımızı yineledik :

TELE1 TV’de 2 Konuşmamız : 02 Ocak 2022 | Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc

***
2021’in 13 Ocak günü Türkiye’de de Kovit-19 aşılamasına başlanmadan önce (SINOVAC ile) “UZAT KOLUNU TÜRKİYE” diye tüm ulusumuzu ısrarla aşıya çağırdık..

Cumhuriyet‘te de yazdık.. 15 Ağustos 2020’de Cumhuriyet Gazetesi 2. sayfasında yer alan makalemize bakılması.. “Rusya’da Koronavirüs Aşısının ‘Onaylanması’  Üzerine”

Muhalefet partilerine, Türk Tabipleri Birliğine, Tıpta Uzmanlık Derneklerine, Tıp Fakültelerine, Hukuk Fakültelerine, Türkiye Barolar Birliğine, Dernek ve Vakıflara, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarına, sendikalara, Türk halkına… bir kez daha, tarihe not düşerek duyuruyor ve çağrı yapıyoruz..

İktidarın namuslu – vicdanlı bürokratlarına, yandaş olan / olmayan basına, AKP’ye gözü kapalı oy veren kardeşlerimizedir bu çağrı aynı zamanda….

Ve de son olarak çağrımız, uyarımız Sağlık Bakanı ve AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. ERDOĞAN‘adır!

Bu politika sürdürülemezdir ve insanlığa karşı suçtur; durun hemen!

Ve bu uyarılar, 70 yaşına dayanmış 50+ yıllık bir tıbbiyeliden size ve tüm ilgilileredir; tarihin tanıklığıyla.. Yarın geç olmadan, lüt – fen!


Sevgi, saygı ve DERİN KAYGI ile. 04 Ocak 2022, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Halk Sağlığı Uzmanı, Sağlık Hukuku Uzmanı,
Siyaset Bilimci (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik       twitter : @profsaltik

Not : Bu yazımıza ADD web sitesinde de yer verildi;
BİLİM KURULU İKİNCİ BAŞKANIMIZ PROF. DR. AHMET SALTIK’TAN TURKOVAC AÇIKLAMASI – ADD