Etiket arşivi: Bilsay Kuruç

Salgın ve Sağlık : Toplum Olarak Neredeyiz?


18 Aralık 2021..
-21. Yüzyıl İçin Planlama 2021 Güz Konferansları 10

Salgın ve Sağlık: Toplum Olarak Neredeyiz?

Prof. Dr. Neyyire Yasemin Yalım (Açış..)
Prof. Dr. Ahmet Saltık (Kolaylaştırıcı)
Doç. Dr. Gürkan Sert (Konuşmacı)
Faruk Bildirici (Konuşmacı)
Prof. Dr. Vesile Şentürk (Konuşmacı)

Konuşmaları ve sunumları izlemek için lütfen tıklayınız..

http://21inciyuzyilicinplanlama.org/18-aralik-2021-21-yuzyil-icin-planlama-2021-guz-konferanslari-10-salgin-ve-saglik-toplum-olarak-neredeyiz-neyyire-yasemin-yalim-ahmet-saltik-gurkan-sert-faruk-bildirici-vesile-senturk/

Salgın ve Sağlık, Toplum Olarak Neredeyiz, Vesile-Senturk

PANDEMİ ve HASTA HAKLARI Gürkan SERT

Başta “21. Yüzyıl İçin Planlama Grubu” kurucu başkanı saygın ve yurtsever Bilge bilim insanı Prof. Dr. Bilsay Kuruç (1935….) olmak üzere, bu çalışmaya emek veren herkese şükran ile.

Sevgi ve saygı ile. 21 Aralık 2021, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Atılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik    twitter : @profsaltik     

Halkın ekonomisi, ‘Özgür İktisat’

Erinç Yeldan
Erinç Yeldan
28 Nisan 2021, Cumhuriyet

Boğaziçi Üniversitesi’ne yılın daha ilk günü, bir gece yarısı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzası ile Melih Bulu rektör olarak atanıverdi. Söz konusu atama kararının akademik özerklik ilkelerine, Boğaziçi Üniversitesi’nin akademik geleneklerine ve her şeyden önemlisi akademik liyakate değil, siyasi sadakate dayalı olması nedenleriyle

  • Boğaziçili meslektaşlarımız ve öğrencileri yaklaşık dört aydır direniş gösteriyor.

Bu direniş çok farklı biçimlerde, farklı renklerde, farklı seslerde süregeldi.

Hocalar her gün öğle saatinde rektörlük binasına arkalarını dönerek sessiz protestolarını gösterirlerken Boğaziçili öğrencilerin kurguladıkları dans ve müzik gösterileri, türkü uyarlamaları, sahaf kitaplıkları, resim sergileri ve sosyal medyada mizahın sınırlarını genişleten paylaşımları ile bugünlere ulaştı.

Tüm bu çokseslilik, görsellik ve kültürel zenginlik arasında değişmeyen tek bir şey vardı: Akademik özerkliğe, bilim ve aklın kazanımlarına, bilimsel yaratıcılığa sıkı sıkıya bağlılık.  

Bu bağlılığın çok yönlü dışavurumları arasında, bir grup ekonomi bölümü lisans öğrencisi genç meslektaşımızın sessiz sedasız yarattıkları ortak çabalarına değinmeden geçemeyeceğim. Kendilerini Özgür İktisat diye adlandıran bu enerji dolu topluluk, Açık Dersler ve Halkın Ekonomisi dizisi altında, tüm bu dönem boyunca ekonomi biliminin çağdaş öğretisini, halk için anlamını, bilimin doğrularını önyargısız, telaşsız ve sade bir biçimde her hafta bizlerle paylaşmayı görev bildiler.

Bu paylaşım boyunca ODTÜ’den Profesör Ebru Voyvoda bizlere “21. Yüzyılda Baca Ne Arar” sorusuyla sanayileşme / sanayisizleşme ayrımını aktardı; 21. Yüzyıl İçin Planlama Grubu’nun kurucusu ve AÜ SBF öğretim üyesi Profesör Bilsay Kuruç, Türkiye’nin planlama, kalkınma ve aydınlanma çabalarını günümüze taşıdı; Ankara Üniversitesi’nden Emel Memiş, toplumsal cinsiyet üzerinden sosyal dışlanmanın, eşitsizliğin ve ekonomik ayrımcılığın biçimlerini anlattı; TOBB Üniversitesi’nden Güneş Aşık Hoca Türkiye’de derinleşen bölgesel eşitsizlik üzerinden Türkiye’de süregelen kriz ortamının yapısal kökenlerini paylaştı… Bilkent’ten Refet Gürkaynak Hoca ise TÜİK’in gizli dehlizleri arasında el yordamıyla ilerleyerek, bizler için Türkiye’de ekonomi istatistikleri arasındaki tutarsızlıkları, anlam farklılıklarını ve eksiklikleri yorumluyordu.

Bütün bu tempo arasında Boğaziçi Ekonomi Bölüm Başkanı Ünal Zenginobuz’dan, eski hocamız Murat Sertel’in iktisat bilimine olan katkılarını, dokuz yüz yetmişler, seksenler dönemlerinin çalkantıları, uğraşları, umutları ve ütopyaları arasında anımsadık.

Dizinin geçen haftaki konuğu ise Hindistan Jawaharlal Nehru Üniversitesi öğretim üyesi Profesör Jayati Ghosh idi. Jayati Hoca, bizlere küresel ilaç tekellerinin Covid pandemisi üzerinden yürüttüğü kâr savaşımınısoykırım sözleriyle betimliyordu. Jayati Ghosh bize Hindistan’da aslında her on iki senede bir Ganj Nehri boyunca yapılan hac geleneğinin, bu sene bir yıl öne alındığını; zira din astrologlarının yıldızların ve gezegenlerin konumuna bakarak, hac geleneğinin seneye değil, bu yılın bahar mevsimine denk düştüğünün kehanetini savunduğunu aktarmaktaydı.

  • Pandeminin ortasında dinsel dogmalar, astrolojik kehanetler üzerinden yaşanan bu kitlesel törenler, pandemiye karşı yürütülen savaşımın başarısızlığa uğramasının en büyük nedeniydi.

Bu renkli dizi bu hafta ODTÜ’den hocamız Profesör Oktar Türel’in bizlerle paylaşacağı “Dünyada Sanayileşmenin Son Dört Onyılı ve Geleceği Üzerine Düşünceler” ile devam edecek.

Boğaziçi Üniversitesi İktisat Bölümü öğrencilerinin medya üretim kolektifi olarak yola çıkan Özgür İktisatHalkın Ekonomisi seminerleri boyunca ele aldıkları konuları, konukları ve akademik özerkliğe olan inançlarıyla, bilimin ve aklın üstünlüğüne dayalı direnişin yepyeni bir cephesini oluşturdular. Yolları açık olsun, emeklerine teşekkür ederek.

Salgının Toplumsal ve Ekonomik Yaşama Etkileri

İyi akşamlar efendim..

Kaçıranlar için 📺
Bugün öğleden sonra yaptığımız

«Salgının
Ekonomik ve Toplumsal Yaşama Etkileri»”

başlıklı muhteşem toplantımıza;

Doç. Dr. Ozan Zengin hocamızın takdimi ile başladık.

Oturumu Prof. Dr. Alpay Azap hocamız başarı ile yönetti.
Konuşmacılarımız;

Prof. Dr. TC Neyyire Yasemin Yalım
,
Prof. Dr. Erinç Yeldan ve
Prof. Dr. Vesile Şentürk Cankorur

hocalarımızdı.

Yine çok şey öğrendik, zenginleştik. Zihnimiz açıldı.
Merak eden toplantı videosunu aşağıdaki linkten izleyebilir.
Sağlıkla kalın, evde kalın😉

Dr. Serdar ŞAHİNKAYA
21. Yüzyıl Planlama Gurubu Adına
===========================
Dostlar,

21. Yüzyıl İçin Planlama” çalışma ortamının sağlık bölümü emekçilerinden biri olarak biz de bu oturumu (da) izledik ve çok yararlandık.
3 soru sorduk katılımcılara, doyurucu yanıtlar aldık.
Özellikle Prof. Yalım, salgın sürecinde ETİK İKİLEMLER bağlamında zihnimizi açtı.

24 Aralık 2020 Perşembe günü akşam 20:30’da KORONA AŞILARINI ele alan ek bir sanal oturum yapılacak. Gerek bu siteden gerekse http://21inciyuzyilicinplanlama.org/  adresinden izlenebilir. Kurumsal site adresinden önceki oturumlar da izlenebilir, gelecek programlar görülebilir.

Başta, Planlama Kümesinin (Gurubunun) Başkanı Bilge İnsan Prof. Dr. Bilsay Kuruç olmak üzere, Mülkiye’den Dr. Serdar Şahinkaya’ya, yine Mülkiye’den (bizim de 2. Fakültemiz!) Doç. Dr. Ozan Zengin’e ve tüm emeği geçenlere teşekkür ederiz.

Sevgi ve saygı ile. 12 Aralık 2020, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik 

 

COVID-19 SALGINI ve EPİDEMİYOLOJİK STRATEJİLER..

COVID-19 SALGINI ve EPİDEMİYOLOJİK STRATEJİLER..


Dostlar,

Bu gün (14.11.20), Başkanlığını Sayın Prof. Dr. Bilsay Kuruç’un yürüttüğü 21. Yüzyıl İçin Planlama Grubunca düzenlenen webinara katıldık.

Sn. Prof. Dr. N. Yasemin Yalım’ın yönettiği oturum, soruların yanıtlanması ile 2 saatı aştı. Ankara Üniv. Tıp Fak. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AbD öğretim üyesi ve Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyesi meslektaşımız Prof. Dr. Alpay Azap ve Başkent Üniv. Tıp Fak. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AbD öğretim üyesi Sn. Prof. Dr. Özlem Azap – Kurt da konuşmacı idiler. Youtube kaydına erişip izlenebilir :

https://youtu.be/BQRv4qyxMw4?t=2

Bizim sunumumuz 50 yansıdan oluşuyordu. Yansıları görmek için lütfen tıklayınız..

SALGIN_YONETIMI_EPIDEMIYOLOJIK_STRATEJILER_21.yy_Planlama

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik

SOSYAL BİLİMCİLERİN ÇAĞRISI..

SOSYAL BİLİMCİLERİN ÇAĞRISI..

 

  • Dünya ve ülkemiz ciddi bir virüs salgınıyla zor bir dönemden geçiyor. Halkımız yaşama hakkını koruyabilme savaşımı içindedir. Öncelik, ne kadar süreceği belli olmayan bu dönemi en düşük can kaybıyla atlatmaktır. Ancak salgının olumsuz sonuçları bundan ibaret kalmayacaktır. Halkın, yaşam koşullarını bir bütün olarak gören haklı talepleri de zorlu koşullar içinde bir bir ortaya çıkmaktadır.

ÇAĞRIMIZA KULAK VERIN

Bugün tüm dünya sağlığın, eğitimin, temel ihtiyaç maddeleri üretiminin
piyasa süreçlerine terk edilmesinin bedelini ödüyor. Artık neo-liberal ezberlerin terk edilmesinin; kamuculuk, planlama, toplumsal dayanışma gibi kavramların tekrar benimsenmesinin zamanı geldi de geçiyor. Aşağıdaki talepler listesini meslektaşlarımızın katkısıyla zenginleştirip geliştirmenin, yukarıda ifade edilen anlayış çerçevesinde imzalarınızla topluma bir mesaj vermenin çok anlamlı olacağına inanıyoruz.

SOSYAL BİLİMCİLERİN ÇAĞRISI

Dünya ve ülkemiz ciddi bir virüs salgınıyla zor bir dönemden geçiyor. Halkımız yaşama hakkını koruyabilme savaşımı içindedir. Öncelik, ne kadar süreceği belli olmayan bu dönemi en düşük can kaybıyla atlatmaktır. Ancak salgının olumsuz sonuçları bundan ibaret kalmayacaktır. Halkın, yaşam koşullarını bir bütün olarak gören haklı talepleri de zorlu koşullar içinde bir bir ortaya çıkmaktadır.

Biz Sosyal Bilimciler halkın taleplerini kendi önerilerimiz olarak kabul ederek kamuoyuna sunuyoruz.

Bugün tüm dünya sağlığın, eğitimin, temel ihtiyaç maddeleri üretiminin piyasa süreçlerine terk edilmesinin bedelini ödüyor. Artık neo-liberal ezberlerin terk edilmesinin; kamuculuk, planlama, toplumsal dayanışma gibi kavramların tekrar benimsenmesinin zamanı geldi de geçiyor. Aşağıdaki talepler listesini meslektaşlarımızın katkısıyla zenginleştirip geliştirmenin, yukarıda ifade edilen anlayış çerçevesinde imzalarınızla topluma bir
mesaj vermenin çok anlamlı olacağına inanıyoruz.

Gösterdiğiniz dayanışma için şimdiden teşekkür ederiz.

  • Salgından kaynaklanan ekonomik ve toplumsal krizde merkezi devlet, olağandışı bir harcama programı tasarlamalıdır. Bu program sadece sağlık harcamalarından ve salgın ortamında sade yurttaşlara, emekçilere dönük doğrudan ayni ve nakdi desteklerden oluşmalıdır.
  • Acil ve zorunlu mal ve hizmet üretimi dışında bütün işlerin 15 gün süreyle durdurulması acilen değerlendirilmeye alınmalıdır.
  • Tüm işyerlerinde, hamileler, yasal süt izni kullananlar, engelliler, 60 yaş ve üzerinde olanlar korona virüs salgını süresince idari izinli sayılmalıdır. 12 yaşından küçük çocuğu olanlara talepleri halinde ücretli izin verilmelidir.
  • En az 14 gün olmak üzere, salgın süresince yenilenmek kaydıyla, çalışanlara (yıllık izinlerine dokunulmadan) ücretli izin hakkı tanınmalıdır.
  • Tüm işyerlerinde risk değerlendirmesi ve acil durum planları yenilenmeli, tüm çalışanlara korona virüs salgını bilgilendirmesi ve eğitimi yapılmalıdır. İşyerlerinde koronavirüs testinin yapılması dahil tüm sağlık önlemleri arttırılarak azami düzeye yükseltilmelidir.
  • Bütün bunların yapılmaması ve/veya işyerinde korona virüs riskinin ortaya çıkması halinde çalışanların “çalışmaktan kaçınma hakkı”nı kullanacakları ve üretimi durduracakları ilan edilmelidir.
  • İşten çıkarmalar korona virüs salgını süresince yasaklanmalı, işten çıkarmalar ve ücretsiz izinler yerine kısa çalışma ödeneği kullanılmalıdır. Kapanan işletmelerde çalışanların ücretlerini tam veya tama yakın almaları sağlanmalıdır.
  • Korona virüs salgını süresince bütün işçiler süre koşulu aranmaksızın işsizlik ödeneği ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanmalıdır. Esnek ve yarı zamanlı çalışanlar da bu fondan yararlanabilmelidir.
  • İşsizlik Sigortası Fonu’ndaki paralar sadece işsizlik ödemeleri için kullanılmalı, işsizlik ödeneğinden ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanma süresi ve miktarı arttırılmalıdır.
  • Salgın boyunca doğalgaz, elektrik, su ve internet ücretsiz sağlanmalıdır. Doğalgaz ve elektrikte dağıtım hizmetleri kamulaştırılmalıdır. Yerel yönetimlerin temiz ve atık su başta olmak üzere hizmetlerinin aksamaması için onlara merkezi bütçeden daha çok kaynak aktarılmalı, dış borçlanmaları konusunda ihtiyaç duyacakları Hazine garantileri verilmelidir.
  • 100’den fazla işçi çalıştıran şirketlerde istihdamı korumak amacıyla, bu kuruluşların kapanmasına izin verilmemeli, gerekirse kamulaştırma yoluna gidilmeli, bu amaçla KİT gibi kuruluşlar eski işletmeci işlevlerini üstlenmelidir.
  • Krizle beraber zora giren sivil havacılık, enerji, finans gibi stratejik sektörlerde kamulaştırma bir zorunluluk haline geldiğinde tereddüt edilmemeli, bu kuruluşlarda özyönetim uygulaması benimsenmelidir.
  • Atıl duruma gelen bazı işkollarındaki fabrikaların, solunum cihazları, hızlı sonuç alıcı tanı kitleri, maske/filtreli maske ve sağlık çalışanları için koruyucu giysi vb. sağlık ürünleri üretimine ayrılması sağlanmalıdır. Bu ürünler ücretsiz veya maliyet fiyatlarından sunulmalıdır.
  • Temizlik ve sağlık ürünlerinin stoklanması, karaborsası, fiyat artışları mutlaka önlenmelidir. Temel gıda maddelerinin temini, gerekirse ücretsiz dağıtımı ve fırsatçı zamların engellenmesi kamu otoritesi tarafından sıkıca kontrol altında tutulmalıdır. Kolluk güçleri ve gönüllü siviller, yaşlı ve riskli nüfusa gerekli gıda ve sağlık malzemelerini ulaştırmak için seferber edilmelidir.
  • Sağlık yardımı almakta olan 10 milyon dolayındaki “kayıtlı yoksullara” kişi başına aylık
    net 500 TL yurttaşlık geliri ödenmeye başlanmalıdır.
  • Öğrenci borçları silinmeli; çiftçi borçları ve ihtiyaç kredileri, faizleri silinerek taksitlendirilmelidir.
  • Devlet hastaneleri ve özel hastaneler ücretsiz sağlık hizmeti vermelidir. Buna uymayan özel hastaneler kamulaştırılmalıdır.
  • Bütçe açığı kaygısı, salgın sürdükçe geçerli olamaz. Merkezi bütçe harcamalarının gerekirse TCMB avanslarıyla karşılanması sağlanmalıdır.
  • Bütçe gelirleri azalırken giderlerinde büyük sıçramalar ortaya çıkmasına getirilecek çözümlerden biri de gerçek bir servet vergisi olmalıdır. Hedef grup olarak özellikle son 20 yılda rant gelirleriyle palazlananlar seçilmelidir.
  • Sermaye hareketleri kontrol altına alınmalıdır. Yurt dışına servet kaçırmak önlenmeli; yabancılara dönük TL yükümlülükleri (hisse senedi, tahvil, mevduat vb) için döviz tahsis edilmemelidir.
  • Kamu Özel Ortaklığı isimli projelerin kamulaştırılması hedeflenmeli; bu arada projelere dönük ödentiler TL’ye dönüştürülmeli ve kriz kaynaklı düşük performanslar nedeniyle oluşabilecek garanti ödemeleri iptal edilmelidir. Böyle bir dönemde Kanal İstanbul gibi üzerinde toplumsal uzlaşma sağlanmamış projelerden vazgeçilmeli, kamu ihaleleri ve kaynaklar sağlık sektörüne yönlendirilmelidir.
  • Sonuncusu belki de en önemlisi, devlet salgını bahane ederek yurttaşlar üzerindeki gözetim ve denetim ağlarını yaygınlaştırmamalıdır. Virüs tehlikesinin getirdiği günlük yaşamdaki bazı kısıtlamalar, daha otoriter ve baskıcı bir devlet aygıtının kalıcılaştırılması için fırsat kabul edilmemelidir.

Bu zor süreçte inisiyatif sadece siyasi iktidarda olmamalı, muhalefet partilerinin ve demokratik kitle örgütlerinin (sendikalar, meslek örgütleri) toplumsal rol ve sorumluluğu artırılmalı, salgınla ilgili önlemlerin alındığı toplantılarda ve kurullarda temsili sağlanmalı, salgına karşı mücadele kapsamında benimsenen bilim kurulu yöntemi sürdürülmelidir. 27 Mart 2020, Ankara

Korkut Boratav – Seyhan Erdoğdu – Aziz Konukman – Hayri Kozanoğlu – Bilsay Kuruç – Oğuz Oyan – Mustafa Sönmez – Sinan Sönmez – Serdar Şahinkaya – Taner Timur –
Oktar Türel – İşaya Üşür – Galip Yalman – Ergin Yıldızoğlu
******

Sosyal bilimcilerden ‘kamuculuk, planlama ve dayanışma’ çağrısı

Türkiye’nin önemli sosyal bilimcileri, koronavirüs salgını tüm hızıyla devam ederken,
* ‘Bugün tüm dünya sağlığın, eğitimin, temel ihtiyaç maddeleri üretiminin piyasa süreçlerine terk edilmesinin bedelini ödüyor. Artık neoliberal ezberlerin terk edilmesinin; kamuculuk, planlama, toplumsal dayanışma gibi kavramların tekrar benimsenmesinin zamanı geldi de geçiyor..’
açıklamasında bulundu özetle..
Biz de aynen katılarak imzamızı koyuyoruz..
Sevgi ve saygı ile. 27 Mart 2020, Ankara


Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc

Hekim, Kamu Yönetimi – Siyaset Bilimci (SBF-Mülkiye)
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı

www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com