DSÖ: Sabit ve korkutucu bir artışla karşı karşıyayız

DSÖ: Sabit ve korkutucu bir artışla karşı karşıyayız

Dünya Sağlık Örgütü Acil Durum Program Direktörü Mike Ryan,

  • Birçok ülkede vaka sayısı haftalık % 25-50 artış gösteriyor.
  • Sabit ve korkutucu bir artışla karşılaşıyoruz,” 

DSÖ: Sabit ve korkutucu bir artışla karşı karşıyayız

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yeni tip koronavirüs salgınına ilişkin yeni kestirimini açıkladı.

DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, “Salgının ilk ayında DSÖ’ye 10 binden az vaka bildirildi. Geçtiğimiz ay ise bildirilen vaka sayısı neredeyse 4 milyona ulaştı” dedi.

Tüm dünyaya yayılan salgına ilişkin Dr. Ghebreyesus, “Önümüzdeki haftada 10 milyon vakaya ulaşacağımızı tahmin ediyoruz” diye konuştu. Dr. Ghebreyesus,

salgının sona ermediğini,

bu verilerin aşı çalışmalarının önemine işaret ettiğini aktardı. Ghebreyesus, “Yayılmayı önlemek ve yaşam kurtarmak için sahip olduğumuz tüm kaynaklarla, mümkün olan her şeyi yapmak gibi bir sorumluluğumuz var” dedi.

LATİN AMERİKA ALARM VERİYOR

DSÖ verilerine göre Aralık 2019’da başlayan

koronavirüs salgını şimdiye dek 216 ülke ve bölgeye yayıldı.

DSÖ Acil Durum Program Direktörü Mike Ryan ise Latin Amerika’da etkisini artıran salgına ilişkin bilgilendirme yaptı.

DSÖ’den ‘virüs çekip gitmiyor’ uyarısı

Ryan bölgedeki salgının yoğun olduğunu belirterek,

  • “Özellikle Orta ve Güney Amerika’daki ülkelerde salgın etkili.
  • Sabit ve korkutucu bir artışla karşılaşıyoruz.

Birçok ülkede vaka sayısı haftalık % 25-50 artış gösteriyor” dedi. Latin Amerika’da salgının henüz zirve noktasına ulaşmadığını belirten Ryan, “Bu da bölgede vaka ve can kaybı sayısının artış göstermeye devam edeceğine işaret ediyor” değerlendirmesinde bulundu.
https://www.birgun.net/haber/dso-sabit-ve-korkutucu-bir-artisla-karsi-karsiyayiz-305924 25.6.2020

 

Ünlü profesörlerden korkutan uyarı

Ünlü profesörlerden korkutan uyarı

Prof. Dr. Erinç Yeldan ve Prof. Dr. Ebru Voyvoda’ya göre, koronavirüs nedeniyle ekonomi %27 küçülecek, işsizlik %34’e fırlayacak. TL %30.5 değer kaybedecek.

cumhuriyet.com.tr 04 Haziran 2020
(Raporun tümü 35 sayfa, 1,2 MB pdf):

Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü öğretim üyesi ve Bilim Akademisi üyesi Prof. Dr. Erinç Yeldan ile Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İktisat Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ebru Voyvoda’nın araştırmasına göre

  • koronavirüs salgını nedeniyle bu yıl 2019 sonuna göre GSYH %27 azalacak.
  • İşsizlik %34’e yükselecek ve bütçe açığının GSYH’ya oranı ise %12’ye dek büyüyecek.

Prof. Erinç Yeldan ile Prof. Ebru Voyvoda’nın hazırladığı “Covid-19 Salgının Türkiye Ekonomisi Üzerine Etkileri ve Politika Alternatiflerinin Makroekonomik Genel Denge Analizi”ne göre, Türkiye’de işsiz sayısı 4.7 milyon kişiden 11.7 milyona yükselecek. Voyvoda ve Yeldan’a göre, yatırım harcamalarındaki daralma ise %67’yi bulabilir.

Kısıtlanan sektörlerden kaynaklanan şok dalgaları toplam istihdamın (2019 sonuna görece) %22.8 azalarak, 28.2 milyondan 21.8 milyona gerileyebilir. Böylelikle hanehalkı özel kullanabilir geliri %26.5 gerileyecek ve toplam özel tüketim harcama talebinin %23 düşmesine neden olabilir.

TL %30.5 DEĞER KAYBEDEBİLİR

Prof. Erinç Yeldan ve Prof. Dr. Ebru Voyvoda yaptıkları araştırmada şu tespitlere yer verdi:

* Salgına yönelik tedbirlere bağlı olarak toplam ihracat gelirlerinde %27.8’lik bir kayıp gösteriyor. İthalat talebi de %29. 5 geriliyor. Ancak mevcut dış borç faiz ve kâr transferleri yükümlülükleri ile birlikte turizm gelirlerinde beklenen gerilemeler cari dengedeki iyileşmeyi çok sınırlı tutuyor.

* Böylelikle döviz piyasasındaki baskılar döviz kurunun da yükselmesine neden oluyor. Model, Covid-19 salgını altında TL’nin Amerikan Doları karşısındaki reel aşınma oranını %30.5 olarak hesaplıyor.

ÇOK BOYUTLU SİSTEMATİK KRİZ

* Covid-19 krizi arz, talep ve finans şoklarının eş anlı oluşmasına dayalı, çok boyutlu sistemik bir kriz olarak yaşanıyor.

* Kriz Türkiye’yi, 2018 finansal krizinin etkilerinin tümüyle çözümlenmediği ve ulusal ekonominin yıpranmış dengelerinin henüz onarılmamış olduğu bir konjonktürde etkiliyor.

– Bütçe açığının milli gelirin %3’üne ulaştığı,
yüksek enflasyon ve dövizde belirsizliğin hüküm sürdüğü bu ortamda,
– etkili kamu politikalarının uygulanması için manevra alanı daraldı.

ANLIK SİYASİ ÇIKAR HESABI YAPILIYOR

* Krize karşı ulusal ekonominin yalnızca daha bol kredi ve hanehalklarını daha da yoğun borçlandırmaya dayalı tüketim üzerinden canlandırılabileceği düşüncesi bir yanılsamadır. Kamu kaynaklarının israfına yol açmakta, ekonomide güveni sarsmakta.

* Ekonomi idaresinin şu ana değin uygulamakta olduğu destekleme politikaları dağınık görünümde.

* Maddi kaynakları rastgele oluşturulmuş ve anlık siyasi çıkar hesaplarına dayandırılmıştır.

* 2019 sonunda işsizliğin %13.6; enflasyonun % 11 düzeyinde seyrettiği Türkiye ekonomisi, IMF’nin WEO Nisan 2020 raporundaki projeksiyonlara göre Covid-19 krizi nedeniyle 2020’de %5 daralma içine sürüklenecek. Türkiye için 2020 yılına ilişkin projeksiyonlar işsizlik oranının %14-15 düzeyinde süregeleceğini gösteriyor.

* Çalışmamızda Covid-19 salgınına yönelik tedbirlerin sonuçlarıyla ilgili şu varsayımları yapıyoruz:

– Öncelikle “kısıtlanan” hava yolu taşımacılığı, konaklama ve yiyecek hizmetleri ve turizm sektörlerinde ilk talep şokunun (özel tüketim ve ihracat) neden olduğu daralma %61.

– Kısıtlama önlemlerinden göreceli olarak daha az (ancak gene de yoğun) etkilenmesi beklenen sektörler- tekstil ve giyim, petrol ürünleri, makine ve beyaz eşya sanayisi, otomobil – motorlu kara taşıtları, perakende ticaret ve kara taşımacılığı sektörlerinde özel tüketim ve ihracat talebindeki daralma %26.

– Salgınla mücadele boyunca sağlık hizmetlerine olan talepteki artış %20 civarında.

“EMEK GELİR DESTEĞİ” ÖNERİSİ

Covid-19 virüsünün yol açtığı krizin, Türkiye ekonomisinin makroekonomik dengelerinin görece zayıf olduğu ve özellikle kamu kesiminde bütçe açığının görece yüksek ve sabit sermaye yatırım performansının görece durgun, hatta gerilemekte olduğu bir konjonktürde yaşandığına dikkat çeken Voyvoda ve Yeldan, “Bu durum, Türkiye’nin krize karşı uygulayabileceği politika önlemlerinin etkinliğini de kısıtlamaktadır” ifadelerini kullandılar. Voyvoda ve Yeldan bu tespitlerden hareketle, çalışanların ve işsizlerin doğrudan desteklenmesini öneren Emek Gelir Desteği (EGD) önerisinde bulundular. EGD, ücretlilerin ortalama ücretinin % 50’sine karşılık gelecek sürekli bir gelir aktarımı ile desteklenmesi; küçük ve orta boy şirketlerin ve kendi hesabına çalışan kesimine destek sağlanması ve kamunun tüketim harcamalarının % 20 düzeyinde artırılmasını öngörüyor. Analizde, EGD uygulandığında şu sonuçların elde edileceği ifade ediliyor.

* Model sonuçları EGD paketinin mali yükünün 2019 sabit fiyatlarıyla 123.5 milyar TL düzeyinde olacağını ve 2019 milli gelirinin %2.9’una ulaşacağını gösteriyor. Böylesi bir paketin uygulanması neticesinde hanehalkları kullanılabilir ücret geliri kayıplarının %85’i telafi ediliyor ve yurtiçi gayrı safi hasıla Covid-19 salgınının yaratması olası düzeye görece %60’lık bir kazanım sağlıyor.

HANEHALKI GELİRİNDE %69 TELAFİ

* EGD programı hanehalkları emek gelirlerinde Covid-19 salgınında oluşan sonuçlara görece %68.9 oranında telafi sağlıyor.

* Ekonomik canlanmaya bağlı olarak yaşanan dolaylı etkilerle birlikte kamunun bütçe gelirleri Covid-19 ortamına görece %45 artış gösteriyor ve bütçe açığı 217 milyar TL olarak gerçekleşiyor. Dolayısıyla, Covid-19 dengesindeki 275 milyar TL’ye göre, uygulanan paketin yarattığı canlanma sayesinde paket maliyetinin neredeyse 58 milyar TL’si (274 milyar – 217 milyar) geri kazanılıyor. Böylelikle bütçe açığının ulusal gelire oranı Covid-19 salgını altında olası %12.3’ten, EGD paketi uygulaması altında %6.3’e geriliyor.

* Model sonuçları, Covid-19’a görece üretim vergi gelirlerinde %59; dolaylı tüketim vergilerinde de %51’lik artış gösteriyor.

Hekimler normalleşmeyi hızlı buldu başa dönebiliriz uyarısında bulundu

Hekimler normalleşmeyi hızlı buldu
başa dönebiliriz uyarısında bulundu

Uzmanlar, salgının tam anlamıyla  denetim altına alınmadan AVM’ler, spor salonları, kreşler gibi toplu yaşam alanlarının açılmasının sakıncalı olduğunu açıklarken, normalleşme adımlarının bu kadar hızlı atılmasının süreci başa döndürebileceğinin uyarısında bulundu.

Sena Yaşar
Cumhuriyet, 30 Mayıs 2020

(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Levent Yamanel, “Kreşlerde sosyal mesafeyi korumak mümkün değil. Çocuklar eve geldiğinde evdeki bireylerden ve özellikle yaşlılardan uzak durmalı” derken, Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Tuğrul Erbaydar, “Salgın henüz tamamıyla kontrol altına alınmamışken AVM’ler, spor salonları, kreşler gibi toplu yaşam alanlarının açılması büyük sakınca oluşturuyor. Normalleşme adımlarının bu kadar hızlı hayata geçirilmesi durumunda, aylardır ağır bedeller ödeyerek aldığımız yolun en başına dönebiliriz.” uyarısında bulundu.

Hekimler, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kabine toplantısının ardından açıkladığı 1 Haziran’dan sonraki “normalleşme planına” ilişkin Cumhuriyet’e değerlendirmelerde bulundu. Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yamanel, seyahatlerin vaka sayısını artırmadan yapılabilmesi için araçlarda yanlar boş bırakılarak “çapraz oturma düzeniyle” yapılmasının çok önemli olduğuna dikkat çekti.

Yamanel, “Seyahat işletmelerinin oturma düzenine ve araç içi hijyene çok dikkat etmesi lazım. Vatandaşlarımız da yolculuk esnasında el hijyenine dikkat etmeli. Maske ise yolculuk boyunca çıkarılmamalı” dedi.

Yamanel, uçakların havalandırma sistemlerinin daha iyi olduğunu belirtse de, karayolu veya havayolu arasında hijyen açısından çok fark olmadığını vurguladı.

SPORDA 2 METRE

Spor salonları için sosyal mesafe artırılmalı, 2 metrelik mesafeler uygun olabilir. Spor yaparken maske takmak biraz zor. Mümkün olan sporlarda maske kullanılmalı. Salonlardaki hijyene çok dikkat etmek lazım. Kreşlerde ise sosyal mesafeyi korumak çok zor, hatta mümkün değil.

ÇOCUKLA MESAFE

Virüs çocuklar için pek sorun olmuyor ama çocukların eve dönünce bulaştırma ihtimali yüksek. Çocuklar kreşten eve dönünce, anababaların ve yaşlıların onlardan biraz uzak durmaları gerekir. Virüs gündemi herhalde uzun süre daha devam edecek. Bu noktada yapılması gereken, çocukları kreşe gönderip evdeki yaşlılardan uzak tutmak.

DÖRT KURAL

Yeni normale bütün dünyanın olduğu gibi bizim de alışmamız gerek. Yeni normalin de 4 kuralı var: Kalabalık oluşturmamak, sosyal mesafeye uymak, maske takmak, hijyene dikkat etmek. Hazirandan sonra da bu 4 kurala mutlaka uymamız ve alışmamız lazım.

‘SORUMLULUK BİREYE YÜKLENİYOR’

Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Erbaydar ise, salgında yeniden alevlenmenin önlenmesi için devletin ve bireylerin alacağı önlemlerin birbirini tamamlaması gerektiğine dikkat çekti. Erbaydar, “Sağlık Bakanı son günlerde sürekli olarak vatandaşların tedbirli davranmaları gereğini vurguluyor. Vatandaşın tedbirli davranması elbette gerekli ama devletin acele bir şekilde tedbirleri kaldırması bununla çelişiyor. Adeta bütün sorumluluk bireylerin sırtına yükleniyor.” dedi. Bakanlığın toplu yaşam alanları ve işletmeler için rehber oluşturduğunu anımsatan Erbaydar, şu uyarılarda bulundu:

“Bunlar işletme maliyetlerini artıracak uygulamalar ve işletmelerin inisiyatifine bırakılmamalı. Bu aşamada, salgın henüz kontrol altına alınmamışken, AVM’ler,  spor salonları, kreşler gibi toplu yaşam alanlarının açılması büyük sakınca oluşturuyor.  Normalleşme adımlarının bu kadar hızlı hayata geçirilmesi durumunda, aylardır ağır bedeller ödeyerek aldığımız yolun en başına dönebiliriz.  Bunun olmaması için sağlık, adalet, belediyecilik, gıda ve enerji gibi yüksek öncelikli alanlar dışında toplu yaşam alanlarına yönelik kısıtlamalar sürmeli, izin verilecek alanlarda kısıtlamalar birer birer, geniş zamana yayarak ve sonuçları dikkatle izleyerek kaldırılmalı. Faaliyete açılan alanlarda tesis atık sularında virüs araştırılması, çalışanların ve ziyaretçilerin temaslılık durumlarının takip edilmesi, havalandırma sistemlerinin, dezenfeksiyon işlemlerinin, maske ve fiziksel mesafe tedbirlerinin sıkı denetlenmesi, sorun tespit edilen yerlerde derhal yeniden kısıtlamaya gidilmesi gerekiyor. Bunlar olmaksızın vatandaşa kurallara uymayı tavsiye etmek anlamlı değil.”

KAMU SPOTU YANLIŞ BİLGİ İÇERİYOR

Erbaydar, Bakanlığın kamu spotlarında virüs taşıyan kişilerin ve onların çevresinde mavi noktalarla belirtilen virüslerin yer aldığına dikkat çekerek, şöyle konuştu:

“Ancak bu virüsler ilginç şekilde hasta kişilerin vücudundan uzaklaşmıyor ve etrafında dolanıp duruyor. Oysa enfekte kişinin ağzından havaya saçılan ve içinde virüslerin bulunduğu damlacıkların etrafa kolayca yayıldığını ve özellikle kapalı alanlarda bu damlacıkların saatlerce havada asılı kalabildiğini biliyoruz.  Bu kamu spotlarında fiziksel mesafenin koruyucu etkisi gerçekte olduğundan çok fazla görünüyor. Bununla, adeta, AVM’ler, spor salonları gibi toplu yaşam alanlarının açılması ile ortaya çıkacak tehlikeler basit bireysel önlemlerle aşılabilirmiş gibi algılanıyor.

Sosyal ortamlarda fiziksel mesafeyi korumak, doğru biçimde maske kullanmak, emin olmadığımız her temastan sonra el yıkamak çok önemli; ancak bütün bunlar zorunlu olarak evden çıktığımızda geçerli önlemler. Bunlardan önce, AVM’ler, marketler gibi herkese açık kapalı alanları zorunlu gereksinimler dışında kullanmamak temel yaklaşım olmalı.”
=====================================

Dostlar,

Her 2 meslektaşımızın da açıklama ve uyarılarına katılıyoruz.

Sağlık Bakanlığı’nın / Erdoğan’ın söylem e eylemleri örtüşmüyor.
Bu tablo halkın kafasını karıştırıyor, buna hakkımız yok.
TV vb. ortamlarda yapılan halka dönük SAĞLIK EĞİTİMİ ciddi bir iştir.
Alan bilgisi sahibi uzmanlara ek, sağlık eğitimi alanında uzmanlaşmış takımlarca (ekiplerce) hazırlanmalı ve tüm kamuoyuna sunulmadan önce sınırlı toplum kümelerinde öndenemeleri yapılmalıdır.

Ayrıca, koronavirüs bulaşının hava yoluyla havada asılı parçacıklar (aeorosol ve droplet) ile yayılıp taşınması süreçlerinin bilimsel olarak tam anlamıyla açıklanması son derece önemlidir. Bilindiği gibi bir bulaşıcı hastalık zincirinin 3 temel halkası vardır :

1. Kaynak : COVID-19’da hasta / taşıyıcı insanlar
2. Bulaşma yolu : Başlıca hava yolu, bulaşlı yüzeylere el değinimi ile ağız – burun – göz taşınması
3. Duyarlı konakçı : İnsanlar; özellikle yaşlılar, ek süregen hastalığı olanlar…

Olanak ölçüsünde  bu 3 halkaya da hücum ederek bulaş zincirinin 1’den çok halkadan kırılmasına çalışarak salgını durdurmak temel yolaktır (stratejidir). Her halkaya dönük, hastalığa göre özelleşen önlemle ve girişimler söz konusudur.

Öksürük, aksırık, konuşma, sporda artan solunuma bağlı olarak taşıyıcılar virüsü ne ölçüde ve nasıl bulaştırmaktadırlar, sorunun aerodinamik boyutları tam olarak bilinmemektedir. 100 nm boyutlu korona virüsler hangi uzaklıklara hangi STP (standard temperature and pressure) koşullarında taşınabilmekte, havada ne denli askıda (suspended) kalabilmekte, yere çöküş dinamikleri nasıl gerçekleşmekte, taşınabilidikleri uzaklık ve havada – ortamlarda hastalık yapma yeteneklerini ne ölçüde sürdürebildikleri yeter ayrıntı ile bilinmemektedir.

Özellikle akışkanlar mekaniği / aerodinamisi alanı araştırılma gereksinimlidir..  Zincirin en önemli halkası BULAŞTIRMA YOLU’dur. Bu bağlamda TÜBİTAK’ı, değindiğimiz sorunsal (problematik) alanlarda proje çağrısı yapmaya davet ediyoruz. Tıp Fakültelerinin Biyofizik Anabilim Dalı öncülüğünde Makine Mühendisliği, Fizik ve Bilgisayar Modellemeleri uzmanları birlikte çalışarak bu temel sorunun aydınlatılmasına katkı vermelidirler. Türkiye bu bağlamda ön alabilecek insangücü ve teknik donanım birikimine sahiptir.

Yöneticiler, ülkemizin bu özkaynağını (potansiyelini) harekete geçirmelidir.

Sevgi ve saygı ile. 30 Mayıs 2020, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı,
Kamu Yönetimi Siyaset Bilimci (Mülkiye)

www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

 

Korona Günlükleri, Prof. Dr. Ahmet Saltık’ı ağırlıyor

Korona Günlükleri,
Prof. Dr. Ahmet Saltık’ı ağırlıyor

Karşıyaka Belediyesi “Korona Günlükleri”nde Prof. Dr. Ahmet Saltık’ı ağırlayacak. Etkinlik, 20 Mayıs Çarşamba saat 16.00’da belediyenin resmi sosyal medya hesaplarından canlı olarak izlenecek.

Fotoğraf: Evrensel
Karşıyaka Belediyesi tarafından düzenlenen “Ayın Konuğu” etkinliklerinin, koronavirüs salgını nedeniyle ertelenmesi sonucu, “Korona Günlükleri” adıyla internet üstünden söyleşiler sürdürüyor.
20 Mayıs Çarşamba günü salgının ilk günlerinden bugüne, öngörü, uyarı ve önerileriyle dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Saltık’ı ağırlayacak.
Haluk Işık’ın yöneteceği etkinlik saat 16.00’da başlayacak ve Karşıyaka Belediyesi’nin resmi sosyal medya hesaplarından canlı yayınlanacak.
Etkinlikte, “Korona ve Türkiye Gerçekleri” konuşulacak.
Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “20 Mayıs’ta saygın bilim insanımız Prof. Dr. Ahmet Saltık’ı ağırlayacak olmanın heyecanı içindeyiz.
Değerli Hocamızın söyleyecekleri, hiç kuşkusuz küresel salgına dair neler yapmamız ve neleri yapmamamız konusunda, bize çok önemli pencereler açacak. Hemşerilerimizi ve yeryüzünün her yerinden bizi izleyenleri, bu çok değerli buluşmaya ev sahipliği yapmaya davet ediyorum” dedi. (İzmir/EVRENSEL)
****
Programı Sayın Haluk IŞIK ile gerçekleştirdik. 64 dakika..
19 Mayıs 1919’un 101. yılını değerlendirdik önce..

Ardından KORONA GÜNLÜKLERİ gündemini işledik Sn. Işık’ın soruları doğrultusunda. Fırsat verildiği için teşekkür ederiz Sayın Işık’a ve Karşıyaka Belediyesine..

https://www.facebook.com/watch/live/?v=253254199065372&ref=search
BİLİMSEL BİLGİNİN olabildiğince izlenmesi ve paylaşılması dileğiyle.

Sevgi ve saygı ile. 20 Mayıs 2020, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc

Hekim, Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı
Kamu Yönetimi – Siyaset Bilimci (SBF-Mülkiye)

www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Ro Değeri 1 Haftada Nasıl Oldu da 1,56’dan 072’ye Düşürüldü?

Ro Değeri 1 Haftada Nasıl Oldu da 1,56’dan 072’ye Düşürüldü?

TÜRK MUCİZESİ!

Dostlar,

Bu gün, 20 Mayıs 2020, akşam haberlerinde TELE1‘de sayın Evren Özalkuş bizi konuk aldı. Ro değerinin 1 haftada nasıl 1,56’dan 072’ye düşürülebildiğini ve koronavirüs salgınının öbür güncel boyutlarını konuştuk.

Bilgi ve ilginize sunarız.. (https://tele1.com.tr/olgu-sayisindaki-hafif-azalmaya-gore-r0in-0-72ye-dusmesi-matematiksel-olarak-imkansiz-166820/)

Ne denli çok insan izler ve bilgilenirse salgını o denli çabuk baskılayabileceğiz..

Sevgi ve saygı ile. 20 Mayıs 2020, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc

Hekim, Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı
Kamu Yönetimi – Siyaset Bilimci (SBF-Mülkiye)

www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com