SEÇİLMİŞ BELEDİYE BAŞKANINCA İLK OLARAK YAPILMASI GEREKEN İŞLER

SEÇİLMİŞ BELEDİYE BAŞKANINCA İLK OLARAK YAPILMASI GEREKEN İŞLER

Mahmut ESEN
Mülkiye Başmüfettişi (E)

31 Mart 2019 Mahalli İdareler Genel Seçimleri yapılmış; halkın güvenini kazanarak seçilmiş olan belediye başkanları da mazbatalarını alarak görevlerini yürütmeye başlamışlar/başlayacaklardır.

Görevlerine yeni başlayacak olan belediye başkanlarını bekleyen bir dizi ağır sorunlar bulunmaktadır. Ülkemizde en güç görevlerin başında belediye başkanlığı gelmektedir.

Kaymakamlık, vali yardımcılığı, (atanmış) belediye başkanlığı ve mülkiye başmüfettişliği görevlerinde bulunmuş, deneyimli/emekli kamu görevlisi olarak;

Seçilmiş belediye başkanlarının görevlerinde başarılı olmaları, karşılaşacakları sorunlara ilişkin alabilecekleri kimi önlemler hakkındaki görüş ve önerilerim, yararlı olabileceği düşüncesiyle (özet olarak) aşağıya çıkarılmıştır.

Kutlama / teşekkür ziyaretleri

1- Seçilmiş belediye başkanlarına kutlama amaçlı yapılacak ve araya girilmez ise olasılıkla aylarca sürecek heyet kabulleri, teşekkür ziyaretleri başlangıçta düzenlenmeli, bir takvime bağlanmalıdır. Bu amaçla yapılacak kutlama ziyaretleri; belediye başkanlarının göreve başlamalarını izleyen 10-15 günlük bir süreyi geçmeyecek biçimde planlanmalı, bu konularda halka gerekli duyuru yapılmalıdır. Böylelikle, görevine yeni başlayan ve dolayısıyla gücünün doruğunda olan belediye başkanı, enerjisini / zamanını daha akılcı kullanmış, belediye sorunlarına daha erken el koymuş olacaktır.

Belediye sorunlarına el konulması

2-Belediye birim başkanlarından görev alanlarına ilişkin konularda; resmi faaliyet raporlarında belirtilmiş olanların dışında, birim başkanlığının mevcut durumu ve alınması gereken önlemleri içeren brifingler alınmalı, mevcut personelin bilgi birikimlerinden de yararlanılmak yoluyla kısa zamanda belediyenin sorunlarına el konmalıdır.

3-Belediye başkanlığı ve bağlı birimlerinde, önceki tarihlerde mülkiye müfettişleri, Sayıştay denetçileri, iç denetçiler ile belediye meclisi denetim komisyonu aracılığıyla yürütülmüş teftiş ve denetimler sonucu düzenlenmiş teftiş / denetim raporları, belediye başkanlığı faaliyet raporları ile sorgu kâğıtları ve Sayıştay ilamları gözden geçirilmeli, sonuçları izlenmelidir.

4- Yolsuzluğa açık alan olarak nitelendirilen hesap, iş ve işlemlerin öncelikle incelenmesinde, gereken önlemlerin gecikmeksizin alınmasında yarar vardır. Bu tür özellik içeren hesap, iş ve işlemlerden kimileri aşağıya çıkarılmıştır.

  • Otopark Yönetmeliği hükümlerine göre otoparkı bulunmayan yapılardan ruhsat alınması aşamasında tahsil edilen ayrı bir hesaba yatırılması gereken otopark paraları,
  • Otopark gelirleri,
  • Belediye taşınmazlarının kiraya verilmesi ve tahsis işlemleri;
  • Gecekondu önleme fonu hesapları,
  • Toplu taşıma imtiyaz hakkı devir işlemleri,
  • Ambalaj atıkları toplanmasına ilişkin imtiyaz hakkı,
  • Hafriyat toprağı ile inşaat/yıkıntı atıkları bedelleri,
  • İşyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyette bulunan işyerleri,
  • Belediyenin borçlanma işlemlerinde Belediye Kanununda öngörülen limitlere uyum durumu vb.

5-Belediyenin mali işlemlerinin, gelir işleri ve gider belgelerinin, bu konularda yetkin denetim elemanları aracılığıyla teftişleri yaptırılmalı, varsa hatalı uygulama/aksaklıklar hızla giderilmelidir.

Personel işleri

6-Ülkemizdeki işsizlik oranının yüksekliği; halkımızın kamu kurumunda çalışma isteği, verilmiş olması olası vaatler, kadrolaşma gereksinimi vb. nedenlerle seçimlerden sonra belediye başkanlarının yoğun olarak iş / işe yerleştirme istemleri ile karşılaşacakları, bunları yerine getirmesi konusunda zorlanacakları, bu sorunun belediye başkanları başta olmak üzere, bağlı oldukları siyasal partilerin merkez / il / ilçe yetkililerini uzun süre uğraştıracağı açıktır.

Bu yüzden belediye başkanlığı ile bağlı işletme ve şirketlerdeki boş / boşalacak (memur / kadrolu işçi / sözleşmeli memur) pozisyonlarına yapılacak açıktan veya kurum içinden naklen / terfiyle personel atamalarında; istemleri almak, değerlendirmek / gereğini yapmak üzere, belediyenin insan kaynakları birimi bünyesinde ayrı başvuru merkezi oluşturulmasında, personel gereksiniminin oluşturulmuş bu havuzdan karşılanmasında yarar vardır.

Bu yolla belediye başkanları temel görevlerine daha çok zaman ayırabilecek, iş başvuruları ile daha az karşılaşacak, bireysel istemler peşinde koşmayacak, istek sahiplerini gücendirmemek için yoğun çaba harcamamış olacaktır.

7-Özellikle üst düzey yönetici atamalarında liyakat ve ehliyete gereken özen mutlaka gösterilmelidir.

Bu bağlamda üzerinden yıllar geçse bile belleklerden hala silinmeyen, belediye başkanı bir yana, belediyenin bağlı olduğu siyasal partiye bile yüklenen (töhmet altında bırakan) İSKİ Genel Md. olayı göz ardı edilmemelidir.

Personel istihdamı

8- Kaynakların etkili, ekonomik ve verimli kullanılması vb. konularda danışmanlık yapması gereken, özel durumları nedeniyle boş tutulan ve bir kariyer mesleği olan iç denetçi kadrolarına gereken atamalar yapılmalıdır.

9-Belediye hizmetlerinin sunumu, niteliği ve personelin performansını yükseltmek, belde halkının beklenti ve gereksinimlerini karşılamak üzere “ stratejik planlar” ve “eylem planları” oluşturulmalıdır.

Bu bağlamda öncelikle, çalışan personelin görev, yetki ve sorumluluklarını belirtir görev yönergeleri ve varolan personel arasında iş bölümü olup olmadığı araştırılmalı; var ise güncellemeleri göz ardı edilmemelidir.

Öte yandan başarısı nedeniyle ödüllendirilmiş; olmuş ihbar / yakınmalar üzerine haklarında adli / idari işlem yapılmış / yapılmakta olan veya yakınmanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş personeli kapsayan bilgi formu hazırlatmalı, personel değerlendirmesi sırasında bu notlardan yararlanmalıdır.

Ayrıca başka birimlerde / başka birimlerden veya hak ettiği (müktesebi) kadronun altında /üstünde istihdam edilen personelin öncelikle saptanmasında (bilinmesinde) yarar vardır. 

Öncelikle planlanması gereken işler

İhbar / Yakınmalar

10- Ülkemizde iktidar / üst düzey yönetici değişikliklerinden sonra, önceki dönemde görev yapmış olan yetkililer hakkında çok sayıda ihbar / yakınmalar yapılmakta, sorumlularından “hesap sorulması” beklenmektedir.

Ayrıca yine geçen dönemde mağdur edildiklerine ve bu mağdurluklarının giderilmesine ilişkin yoğun istemler gündeme gelmektedir.

Bu tür bulgular, belediye başkanı değişikliklerinde, özellikle eski / yeni başkanların farklı partilere üye olmaları durumunda geçerlidir.

Bu nedenle yeni başkanları en çok uğraştıracak işlerin başında, eski yöneticilerden hesap sorulmasına ilişkin beklentileri karşılamak olacaktır. Halkımız tarafından hesap sorulması olayı belgesiz / özensiz biçimde, rahatlıkla ifade edilmekte, bu istek kulaklara çok hoş gelmektedir.

Suç işledikleri iddia edilenler hakkında gerekli inceleme ve soruşturmalar hemen başlatılmalı; suçluların cezasız kalmaması için gereken yasal işlemler yapılmalıdır. Bu konularda herhangi bir duraksama olmamalıdır. Çünkü bu konular bir kamu görevlisi olan belediye başkanının da yasal olarak sorumluğunu gerektirmektedir. Belediye başkanı istese bile bu görevinden kaçınması olanaklı değildir. Bununla birlikte hesap sorulmasına ilişkin iş ve işlemler kolay değildir. Çünkü özel uzmanlık ve teknik bilgi, deneyim isteyen bir konudur. Zaman alıcı, yıpratıcı ve sonuç alınması kolay olmayan bir süreçtir.

Bu yüzden, yolsuzluk savlarına ilişkin konulara duygusal yaklaşılmamasında, başka bir anlatımla sorunun (olabildiğince) nesnel olarak ele alınmasında, bu bağlamda eski / yeni başkanlar arasında husumet ortamı yaratılmamasına özen gösterilmesinde yarar vardır. Bu bakımdan ihbar / yakınma konusu olaylarda gerektiğinde (üniversiteler dahil) uzman görüşleri alınmalı, olaylara profesyonelce yaklaşılmalıdır.

Bu amaçla olan / olası ihbar ve yakınmaların kayda alınması ve yapılması gereken yasal işlemlerin izlenmesi konularında, Başkanın yükünün hafifletilmesi için Başkan adına hareket edebilecek personel görevlendirmesi yoluna gidilebilir.

Öte yandan belediye başkanları ihbar / yakınmaların yanı sıra, özellikle mevcut personel içinde birlikte görev yapılabilecekleri, çalışkan, dürüst / güvenilir personele yönelik duyumlara, referanslara da önem vermelidir.

Hizmet alım ihaleleri

11- Belediye Kanunu’na göre (seçimler nedeniyle) belediyelerde önceki dönemde yapılmış ve birden çok yılı kapsayan hizmet alım ihalelerinin süresi haziran ayı sonunda tamamlanmış olacaktır. Dolaysıyla yeni yönetimce yakın zamanda, 1’den çok yılı kapsayan, çok sayıda hizmet alım ihalesinin yapılması gerekmektedir. Bu yola belediye başkanları, belde halkına karşı ilk ciddi sınavlarını vermiş olacaktır.

Belirtilen nedenlerlehizmet alım ihalelerinin önemi ve yolsuzluğa açık bir alan olması da dikkate alınarak, ihalelerde izlenecek yol / yöntemler konusunda ilkeler öncelikle, şimdiden belirlenmelidir. Bu bağlamda hizmet alım ihalelerinde yaklaşık maliyet ögelerindeki (kâr oranı, taşıt araçlarında tüketilen akaryakıt miktarı vb.) uygun değerlerin belirlenmesi, kamu yönetimlerindeki iyi uygulama örneklerinin araştırılması vb. konularda şimdiden hazırlık yapılmasında yarar vardır.

 12-Ülkemizde belediyelerin gelirlerinin giderleri karşılamadığı, bütçelerdeki gelir  /gider dengesinin borçla kapatıldığı bilinmektedir. Belediyelerinin büyük bölümü de borçlu durumdadır. Yeni seçilmiş belediye başkanlarını bekleyen en güncel sorunun borç ödemeleri konusu olacağı beklenmektedir. Belediye başkanı değişikliğinin de etkisi ile, belediye alacaklılarının, alacaklarını tahsil edebilmek için daha ısrarlı olacakları, hatta yargı yoluna da başvurmaları durumunun kaçınılmaz olduğu düşünülmektedir.

Belirtilen nedenlerle belediyelerin borçlarının ödenmesi konusunda bir politika geliştirilmelidir. Bu bağlamda belediye borçları yapılandırılmalı, borç ödemelerinin bir plan kapsamında, dengeli / adaletli biçimde yürütülmesi sağlanmalıdır.

Tahsilatın hızlandırılması

13– 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunundan doğan değişik (muhtelif) gelirler başta olmak üzere belediye alacaklarının tahakkuk / tahsilat işlemleri incelenmeli, tahakkuk ettiği halde tahsil edilmemiş gelirlerin tahsilat işlemlerine hız verilmelidir.
=======================================
Dostlar,

“Kaymakamlık, vali yardımcılığı, (atanmış) belediye başkanlığı ve mülkiye başmüfettişliği görevlerinde bulunmuş, deneyimli / emekli kamu görevlisi olarak” yukarıdaki değerli derlemeyi sitemizde yayınlanmak üzere paylaşan saygın – değerli dostumuz Sn. Mahmut Esen‘e teşekkür ediyoruz.. Çok yol gösterici olan önerilerinden yararlanılmasını ve gerektiğinde kendisine danışılmasını dileriz.

Biz de yeni ve yeniden seçilen tüm Belediye başkanlarına başarı diliyoruz.
Dürüst ve başarılı yerel yönetimler demokrasimiz ve kalkınmamız bakımından büyük önem taşımakta. Bu gün Ankara BŞB Meclis toplantısından kısa bir bölümü izleme olanağımız oldu ve Başkan Mansur Yavaş‘ın işinin ne denli zor olduğunu gördük..

Herkese demokratik olgunluk ve hoşgörü, dayanışma, kesin olarak dürüstlük.. içinde davranmak düşüyor.. Ülkemize yakışan da budur..

Sevgi ve saygı ile. 14 Nisan 2019, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Halk Sağlığı Uzmanı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

27 sayılı CBK HAKKINDA ÖZET BİLGİ

27 sayılı CBK HAKKINDA ÖZET BİLGİ

 

Mahmut ESEN
E. Mülkiye Başmüfettişi

 

10.01.2019 günlü (dünkü) R.G. yayımlanan 27 sayılı CBK sinde:
10.07.2018 gün ve 1 sayılı CBK ile yürürlüğe giren ve merkezi yönetimin yeniden yapılanmasını içeren

Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi”nde

yapılmış ek ve değişiklikler düzenlenmiştir.

Böylece merkezi yönetim teşkilatında (AS: örgütünde) yapılmış ek/değişikliklerin sayısı 8’e ulaşmıştır.

27 sayılı CBK’sindeki düzenlemeler toplam 108 maddeden oluşmaktadır.

1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde geniş kapsamlı (1/5 oranında) ek / değişiklikler yapmıştır.
Yapılmış ek / değişikliklerden önemli görülenleri özetle aşağıya çıkarılmıştır.

-Ticaret Bakanlığı; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı başta olmak üzere kimi bakanlıkların kuruluş, görev ve yetkileri konusunda ek / değişiklikler yapılmıştır.
-Bakanlıklarda hukuk hizmetlerini yürütmek üzere kurulu bulunan (3.600 ek göstergeli ) 1. Hukuk Müşavirliği / Hukuk Hizmetleri Daire Başkanlıkları; (6.400 ek göstergeli)
Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne dönüştürülmüştür.
– Sürekli / geçici yurt dışı örgütü kurabilecek bakanlıkların sayısı artırılmıştır.
– Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı kadrolarındaki “denetçi” unvanları “müfettiş” olarak değiştirilmiştir.

RESMİ KAYITLARA GÖRE TÜRKİYE’DEKİ SURİYELİLER

RESMİ KAYITLARA GÖRE TÜRKİYE’DEKİ SURİYELİLER

Mahmut ESEN
E. Mülkiye Başmüfettişi

Türkiye’de geçici koruma statülü Suriyelilerin sayısı; nüfus artış oranları ve yakın gelecekte toplam nüfus içindeki oranlarına yönelik ve tehlikenin büyüklüğüne dikkat çekmeyi amaçlayan bir yazım aşağıda bilgilerinize sunulmuştur. Saygılarımla. 25.12.2018

1-İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun TBMM Plan Bütçe Komisyonunda açıklamaları ile Göç İdaresi Gn. Md. resmi internet sitesinde yer alan verilere göre 2017 ve 2018 yıllarında Türkiye’de kayıt altına alınmış (geçici koruma statüsünde) Suriyelilerin sayısının:

2017 yılında 3.426.786 kişiye,
2018 yılında 3.613.961 kişiye; ulaşmış olduğu anlaşılmıştır.[1], [2]

2- İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından 22.12. 2018’de yapılmış başka bir açıklamada ise “Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı  harekâtlarından sonra 291.790 Suriye’linin ülkelerine döndüğü belirtilmiştir.[3]

291.290 kişilik geriye dönüşlere (dış göçlere) karşın 2018 yılında ülkemizdeki Suriyelilerin sayısı bir önceki yıla göre 187.175 kişi artmıştır. Bir yıllık artış oranı % 5,5’tir. Artış oranın yüksekliğinin dış göçlerden çok doğumlardan kaynaklandığı kestilmektedir.

4- 31.12.2017’de 80.810.525 kişi olan Türkiye nüfusu; 2016’da binde 13,5; 2017’de binde 12,4 oranında (995.654 kişi)  artmıştır.[4]

Suriyelilerdeki (2018 yılı) nüfus artış oranı, ülkemizdeki 2017 genel artış oranının 4,43 katıdır.

(2018’de artan Suriyeli nüfus sayısı, 2017’de ülkemizde artan nüfusumuzun % 18,8’ine karşılıktır.

5- Kayıt altına alma işlemlerinin sonuçlandığı ve yeni göç alınmayacağı varsayımından hareketle; bir önceki yıla göre 2018 için Ülkemizde bulunan Suriyelilere ilişkin saptanmış (% 5,5) nüfus artış hızı ile ülkemizdeki 2017’de binde 12,4 oranındaki artış hızının aynen sürmesi / temel alınarak yapılacak bir projeksiyonda Türkiye nüfusu, Türkiye’deki Suriyelilerin sayısı ve toplam nüfusta Suriyelileri oranı (%) aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Sıra No.  Süre (Yıl) Sonra Türkiye Nüfusu Türkiye’deki Suriyeli Sayısı Suriyeliler Dahil

Toplam Nüfus

 Toplam Nüfusta Suriyelilerin Oranı (%)
1 5 85.982.398 4.723.302 90.705.700 5,2
2- 10 91.412.865 6.173.167 97.586.032 6,3
3- 25 109.983.124 13.781.451 123.764.575 11,1
4- 50 149.649.321 52.554.080 202.203.401 26

Tablo incelemesinden de anlaşılacağı üzere 5 yıl sonra yüz kişiden 5’i;
50 yıl sonra ise 4 kişiden 1’i Suriyeli olacaktır!

[1] https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/komisyon_tutanaklari.goruntule?pTutanakId=2002 
[2] http://www.goc.gov.tr/icerik3/gecici-koruma_363_378_4713
[3] http://www.milliyet.com.tr/son-dakika-bakan-soylu-siyaset-2799568/
[4] http://www.tuik.gov.tr/HbGetirHTML.do?id=27587

GÜNCEL RESMİ RAPORLARA GÖRE ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN 2017 YILI FAALİYETLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

GÜNCEL RESMİ RAPORLARA GÖRE ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN 2017 YILI FAALİYETLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Mahmut ESEN
E. Mülkiye Başmüfettişi
 

Ahmet Saltık’ın notu                           : 
Sn. Esen çok önemli bir hizmet yapıyor.  31 Mart 2019 yerel seçimlerine giderken E. Mülkiye Başmüfetişi Sn. Mahmut Esen’in GÜNCEL RESMİ RAPORLARA GÖRE BELEDİYELERİMİZİN 2017 YILI FAALİYETLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
başlıklı önemli raporunu da birkaç gün önce sitemizin manşetinde duyurmuştuk.. AKP’li belediyelerin “hesap verebilirlik” durumu sn derece önemli. Bu raporu okumak için tıklayın.

Sn. Esen’e nitelikli – değerli emeği ve bizimle paylaşımı için teşekkür ederiz.
Halkımızı bilgisine sunuyoruz.. 04.12.2018
******

Özeti:  Güncel resmi raporlar ve halka açık kaynaklar ışığında, Ankara Büyükşehir Belediyesinin 2017 yılındaki faaliyetleri, bütçe gerçekleşmeleri ve mali vb. durumlarına ilişkin bilgiler nesnel olarak değerlendirilmeye çalışılmış; Başkent belediyesi olma özelliği taşıyan Ankara Büyükşehir Belediyesinin, genel iş/ işlemleri ve mali yapısı hakkında kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amaçlanmıştır.

Anahtar Sözcükler: Ankara Büyükşehir Belediyesi, Genel Faaliyet Raporu,  Sayıştay Denetim Raporu, Bütçe, Bilanço, 31 Mart 2018 yerel seçimleri

I-GİRİŞ

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 41. maddesi uyarınca; kamu idarelerinin yetkilileri tarafından, birimlerinin yıllık faaliyetlerini yansıtmak üzere, kullandıkları kaynakları, bütçe gerçekleşmelerini, mali durum vb. bilgileri içeren faaliyet raporu hazırlanması ve kamuoyuna da açıklanması gerekmektedir.

Mahalli idarelerce hazırlanan idare faaliyet raporlarının birer örneği Çevre ve Şehircilik Bakanlığına[*] gönderilir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu raporları esas alarak, kendi değerlendirmelerini de içeren, mahalli idareler genel faaliyet raporunu hazırlar ve kamuoyuna açıklar. Raporun birer örneğini Sayıştay Başkanlığına ve Hazine ve Maliye Bakanlığına gönderir.

Sayıştay; mahallî idareler genel faaliyet raporunu, (Hazine ve Maliye Bakanlığınca hazırlanmış) genel faaliyet raporunu ve harcama sonrası ilgili birimlerde yaptığı dış denetimlerinin sonuçlarını da dikkate alarak görüşleriyle birlikte TBMM sunar. Sayıştay Başkanlığınca kamu idarelerinin tümünün faaliyetleri/dış denetimi/mali istatistiklerinin değerlendirildiği TBMM sunulan genel raporlarının yanı sıra, Sayıştay denetçilerince idarelerde yapılan denetim ve incelemeler sonucunda ilgili kamu idaresi adına ayrıca denetim raporları düzenlenmektedir.

Bu yazımızda: “Ankara Büyükşehir Belediyesi 2017 Yılı Faaliyet Raporu”, “Ankara Büyükşehir Belediyesi 2017 Yılı Sayıştay Denetim Raporu” ve “2017 Yılı Mahalli İdareler Genel Faaliyet Raporu“, “Ankara Büyükşehir Belediyesi 2017 Yılı Kesin Hesap Kitabı“  ile halka açık diğer kaynaklar ışığında Ankara Büyükşehir Belediyesinin 2017 yılı faaliyetleri, bütçe gerçekleşmeleri ve mali durumuna ilişkin bilgiler deneyimli/emekli bir denetim elemanı gözüyle değerlendirilmiş, önemli görülen konuların altı özenle çizilmeye çalışılmıştır. 

II-BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNE İLİŞKİN GENEL BİLGİLER

1-Büyükşehir Belediye Başkanı ve Belediye Meclis Üyeleri

30.03.2014 tarihinde yapılan genel seçimler sonucunda belediye başkanlığını seçimini oyların % 44.82’sini alan AKP adayı kazanmıştır. Seçimlerde 2. parti konumunda olan CHP’nin oyu ise % 43.82‘dir.

Belediye Başkanlığı görevi; 6.11.2017 tarihine kadar Melih Gökçek tarafından yürütülmüş, bu tarihten itibaren de Mustafa Tuna tarafından yürütülmektedir.

Belediye başkanlarıyla birlikte (139) üyeden oluşan büyükşehir belediye meclisinde sadece (14)  ( % 10 oranında)  kadın üye bulunmaktadır.

Bu oran Türkiye ortalaması olan (%10,7) oranın dahi altında kalmaktadır. Örneğin (24) üyeden oluşan Şırnak belediye meclisinde  (8) kadın üye bulunmaktadır.[1]

2-Belediye Örgütü

İçişleri Bakanlığınca yayımlanmış “Norm Kadro Standardı Yönetmeliği” esas alınarak örgütlenmiş Ankara Büyükşehir Belediyesinde; halen, doğrudan belediye başkanlığına bağlı (genel sekreterlik/ teftiş kurulu başkanlığı/hukuk müşavirliği/iç denetim/özel kalem vb) birimlerin dışında (27)  adet ayrı birim başkanlığı kurulmuştur. 

3-Belediye Bağlısı Kuruluşlar

A-) Belediye İşletmeleri

Büyükşehir Belediyesine bağlı, kamu tüzel kişiliğine sahip, özel bütçeli iki ayrı işletme (ASKİ ve EGO) vardır.

Su ve kanalizasyon hizmetleri ASKİ tarafından yürütülmektedir. Aralık 2017 itibarıyla ASKİ’de; (1.119) memur, (522) işçi, (139) sözleşmeli ve (2.973) hizmet alımı olmak üzere toplam 4.753 personel çalışmaktadır.[2]

ASKİ’nin 2017 yılı bütçesi 2,6 milyar TL gelir ve 2,4 milyar TL gider olarak gerçekleşmiştir. ASKİ bütçesi 238 milyon TL fazla vermiştir.

(ASKİ 2019 yılı bütçesinde, 3,8 milyar TL gelir/ödenek öngörülmüştür.[3])

16.12.1942 gün 4325 sayılı Kanuna göre kurulmuş, tüzel kişiliğe sahip köklü bir kuruluş olan EGO işletmesi ise halen otobüs, raylı sistem ve teleferik işletmeciliği suretiyle ulaşım hizmetlerini yürütmektedir.

EGO’da 2017 yılı sonu itibariyle (590) memur ve (11) sözleşmeli olmak üzere toplam 601 kişi çalışmaktadır. (Hizmet alımı suretiyle çalıştırılan personel konusundaki bilgilere erişilememiştir.)

EGO Genel Müdürlüğü 2017 yılı gider bütçesi 768 milyon TL,  gelir bütçesi ise 571 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Bütçe denkliği belediyeden sağlanan borçlanma ile sağlanmıştır.[4]

(EGO 2019 yılı bütçesinde, 1,4 milyar TL gelir/ödenek öngörülmüştür.)

B-) Belediye Şirketleri (BİT’ler)

Büyükşehir Belediyesin sermayesinin yarısından fazlası belediye ve belediyeye bağlı kuruluşlara ait, (15) adet faal nitelikte şirket ( belediye şirketi) bulunmaktadır. Hizmet alımları başta olmak üzere belediye tarafından yapılan ihalelerin büyük ölçüde belediye şirketlerince üstlenildiği bilinmektedir. Fen işleri/ulaştırma/imar/destek hizmet/kültür ve sosyal işler başkanlıkları gibi hizmet birim başkanlıklarının görev alanlarına paralel kurulmuş olan BİT’ler;  kurulu birim başkanlıklarından daha fazla personel, araç ve gerece sahiptir.

(Şirketler; TTK hükümlerine tabi olup özel hukuk tüzel kişisi statüsündedir. Bu yüzden şirketler aracılığıyla, kamu kaynaklarının önemli bir bölümü, istisnalar dışında, kamunun denetim alanı dışında özel hukuk hükümleri çerçevesinde kullanılmaktadır.

Öte yandan BİT’ler hakkında 6102 sayılı TTK ile getirilmiş olan bağımsız denetime tabi olmaları, kamuoyunun aydınlatılması için şirket faaliyet ve ilanlarının kurulacak internet sitesi üzerinden yapmaları gerektiği vb. konulara ilişkin düzenlemeler BİT’ler hakkında henüz uygulamaya geçirilememiştir.

Belediye meclis üyelerinin dahi BİT’ler hakkında yeterli bilgiye sahip olamadıkları bilinmektedir.[5])

4-Belediye Görevlileri

İçişleri Bakanlığınca yayımlanmış “Norm Kadro Standardı Yönetmeliğine” göre belediyede  (7580) memur, (3790)  sürekli işçi olmak üzere toplam 11.370 kadro bulunmaktadır.

2017 Aralık ayı itibarıyla istihdam edilenlerin sayısı ise (3149) memur, (209) sözleşmeli, (522)  işçi olmak üzere toplam 3.880’dir. Memur ve işçi kadrolarının sadece 1/3 ünün dolu olduğu görülmektedir.

Buradan da Ankara Büyükşehir Belediyesinin personel istihdamına dayalı hizmet satın alınması (taşeron işçi çalıştırılmasına) uygulamasına ağırlık verdiği anlaşılmaktadır. Nitekim belediye hizmetlerinin büyük bölümünü belediyeye bağlı olarak kurulmuş (15) şirketten hizmet satın alma suretiyle gördürdüğü bilinmektedir.  Bu şirketlerden sadece üçünde, ( BELKO, BUGSAŞ, BELKA) istihdam edilen (sendikalı) işçi sayısı ise 9.947’dir.[6]

(24.12.2017 günlü R.G. yayınlanmış olan 696 sayılı KHK ile; belediyelerde personel çalıştırmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından 04.12.2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olan (taşeron)  işçilerin bazı koşullarla, sürekli işçi statüsünde, 2018 yılında belediyelerdeki kurulu/kurulacak olan şirketler devir edilmeleri gerekmektedir.)

Toplam personelin yarısı (1.909)  İtfaiye/ Fen İşleri/Zabıta ve Sağlık İşleri başkanlıklarında istihdam edilmektedir.

2.246 personel ( %58’i) ön lisans/lisans/yüksek lisans düzeyinde öğrenim görmüştür. Doktora sahibi (5) personel bulunmaktadır.

1703  (%44 oranındaki) personel 0-15 yıl arası hizmet yılına (kıdeme) sahiptir.

III-ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN 2017 YILI GENEL FAALİYETLERİ, BÜTÇE GERÇEKLEŞMERİ ve MALİ DURUMU

1-BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİ

ABütçe Dengesi

Ankara Büyükşehir Belediyesinin 2017 yılı tahmini gelir bütçesi 6.414.000.000 TL olup, gerçekleşen bütçe geliri 6.062.147.309.80 TL’dir. Tahmini bütçe gideri 6.414.000.000,00 TL olup, gerçekleşen bütçe gideri ise 6.344.372.282,57 TL’dir.

Tahmini bütçedeki gerçekleşme oranları; gelirlerde (%93,63), giderlerde ise (%98,9) seviyesindedir.

2017 yılında 282.224.973 TL borçlanma suretiyle bütçede denklik sağlandığı görülmektedir.[7]

(Ankara Büyükşehir Belediyesinin; 2018 yılı bütçesinde 8 milyar TL gelir/ödenek,  2019 yılı bütçesinde ise 8,8 milyar TL gelir/ödenek öngörülmüştür.)

B-Bütçe Giderleri

Belediyenin ekonomik sınıflandırmaya göre;  2016 ve 2017 yıllarına ait gider miktarları; bu giderlerin gider değişim oranları,  2017 yılında bazı giderlerin Ankara Büyükşehir Belediyesi ve diğer büyükşehir belediyelerindeki toplam giderler içindeki paylarına aşağıdaki tabloda yer verilmiştir.         

Tablo 1: Belediyenin 2016 ve 2017 Yılı Ekonomik Sınıflandırma Düzeyinde Bütçe Giderleri  (Bin TL)

GİDERİN TÜRÜ

2016

 

 

2017

2017/2016

Değişim Oranı

 (%)

2017 Yılı Giderlerinin Top. Giderlere Or. (%)

Ank. B.Şehir

Büyükşehir Belediyeleri

1-Personel Giderleri

296.035

306.256

3,4

4,77

7,09

2-SGK Devlet Primi

42.158

41.794

-01

0,65

1,12

3- Mal ve Hizmet Alımları

2.257.754

2.330.098

3,2

36,33

31,32

4Faiz Giderleri

174.413

142.102

-18,5

2,22

3,17

5Cari Transferler

(Kar amacı gütmeyen kuruluşlara/hane halkına yapılan transferler, gelirlerden ayrılan paylar vb.)

334.287

394.284

18

6,15

4,79

6-Sermaye (Yatırım)  Giderleri

1.796.900

2.854.152

59

44,5

48,20

7Sermaye Transferleri

(Bağlı idarelere/kamu ortaklıklarına vb. yapılanlar)

1.000

23.248

2324

0,36

1,50

8-Borç Verme

(Bağlı idarelere/kamu kurum ve kuruluşlarına/kamu ortaklıklarına vb. yapılanlar)

435.070

252.433

-42

3,94

2,80

GİDER TOPLAMI                

5.337.619

6.344.372

18,9

100

100

Not: Küsuratlar yuvarlatılmıştır.

Kaynak: T.C. Sayıştay Başkanlığı , (2018),  Ankara Büyükşehir Belediyesi Sayıştay Denetim Raporu;  İçişleri Bakanlığı, (2018) , “ 2017 Yılı Mahalli İdareler Genel Faaliyet Raporu” ve Ankara Büyükşehir Belediyesi (2018), “2017 Yılı Faaliyet Raporu” verilerine dayanılarak hazırlanmıştır.

2017 yılında toplam bütçe giderleri bir önceki yıla göre % 18,9 oranında artmıştır. Sermaye giderlerinde büyük oranda ( % 59)  artış gerçekleşmiştir. Diğer büyük harcama kalemlerinden olan cari transferlerde  %18,  mal ve hizmet alımlarında  %  3,2 personel giderlerinde ise  % 3,4 oranında (ortalamanın altında) artış kaydedilmiştir.

Personel giderlerinin toplam giderler içindeki payı % 4,8 oranındadır. Büyükşehir belediyelerinde bu oranın ortalaması % 7’dir. Ancak bu rakamlar personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımları suretiyle istihdam edilenleri (taşeron işçilerini) kapsamadığı için personel giderlerinin tümünü yansıtmaktan, dolaysıyla gerçekçi olmaktan uzaktır.

2017 yılında gider türlerinin toplam giderlere oranına göre yapılan bir incelemede:

Ankara Büyükşehir Belediyesindeki personel/SGK prim/faiz/sermaye/sermaye transfer giderlerinin büyükşehir belediyelerindeki gider ortalamalarının altında kaldığı; diğer giderlerin de (mal ve hizmet alımları/ cari transferler/borç vermelerde) ise ortalamanın üzerinde olduğu görülmektedir.

Bu arada (belediye başkanlarının kamu harcamalarındaki tasarruf anlayışını göstermesi bakımından önemli olan) temsil ve tanıtma giderleri kaleminden 2,8 milyon TL (toplam giderlerin on binde 4,3 oranında) harcama yapıldığı belirtilmiştir.[8] Ancak bu rakamın; tören, temsil ve ağırlama giderlerinin tümünü kapsamadığı görülmüştür.

Zira belediyenin temel görevleri arasında yer almadığı için sadece Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesine dayalı olarak yapılmış (resmi/dini bayramlar, anma günleri,  festival/ fuar, nikâh/sünnet vb.bazı giderlerin, temsil tören giderleri yerine, belediyenin temel faaliyet giderleri arasında gösterilmiş olduğu anlaşılmıştır.

(Kültür ve Sosyal İşler Daire Bşk. lığınca; yıl içinde, -genellikle 190.000 TL üzerinden ANKET A.Ş. üzerinden-  hizmet alımı suretiyle gördürülmüş çok sayıda tören hizmetleri için yapılmış ödemeler örnektir.[9]

Büyükşehir Belediyesinin fonksiyonel sınıflandırmaya göre giderleri Tablo 2’de gösterilmiştir.

    Tablo 2: Fonksiyonel Sınıflandırmaya Göre 2017 Yılı Giderleri (Bin TL)

Hizmetin Türü

Miktarı

Toplam Giderlere Oranı (%)

1-Genel Kamu Hizmetleri

1.195.710

18,6

2-Savunma Hizmetleri

70

3-Kamu Düzeni ve Güvenlik Hizmetleri

126.162.

2

4-Ekonomik İşler ve Hizmetler

2.290.328

35,7

5-Çevre Koruma Hizmetleri

6-İskan ve Toplum Refahı Hizmetleri

612.928

9,5

7-Sağlık Hizmetleri

28.266

8-Dinlenme Kültür ve Din Hizmetleri

1.807.433

28

9-Eğitim Hizmetleri

10-Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardım Hiz.

283.472

4,5

TOPLAM

6.344.372

100


                                  Not: Küsuratlar yuvarlatılmıştır.

Kaynak: T.C. Sayıştay Başkanlığı, (2018),  Ankara Büyükşehir Belediyesi Sayıştay Denetim Raporu;  İçişleri Bakanlığı, (2018), “ 2017 Yılı Mahalli İdareler Genel Faaliyet Raporu” ve Ankara Büyükşehir Belediyesi (2018), “2017 Yılı Faaliyet Raporu” verilerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Giderlerin fonksiyonel sınıflandırmaya göre ayrımında;   giderler içinde en büyük payın (%35,7) oranı ile ekonomik işlere ilişkin hizmetlere ayrıldığı; bunu (%28) oranı ile dinlenme ve din hizmetleri, (% 18,6)  oranı ile genel kamu hizmetleri giderlerinin izlediği görülmektedir.

Fonksiyonel sınıflandırmaya göre 2017 giderlerini gösterir tabloda ( savunma hizmetleri için yapılmış 70.000 TL tutarındaki küçük bir harcamaya dahi yer verilmiş iken ) çevre koruma hizmetleri ile eğitim hizmetleri için herhangi bir gider rakamına yer verilmediği görülmüştür.

Bununla birlikte eğitim harcamalarının dinlenme kültür ve din hizmetleri kapsamında gösterildiği;  Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığınca yıl içinde 1,6 milyar TL (toplam bütçe giderinin %26 oranında ) harcama yapıldığı anlaşılmıştır.

Eğitim harcamalarının mali tablolarda ayrıca gösterilmemesi, Çevre Koruma Başkanlığınca yapılmış giderlerin tümünün başka hizmet türleri arasında verilmesi anlamlı ve mali tabloların doğruluğu/güvenilirliğini etkileyecek bir durumdur.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞININ KURULUŞ / GÖREVLERİ, BİRİM BAŞKANLIKLARI ve VALİ ATAMALARINA İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER

İÇİŞLERİ BAKANLIĞININ KURULUŞ / GÖREVLERİ, BİRİM BAŞKANLIKLARI ve VALİ ATAMALARINA İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER

Konuk yazar :
Mahmut ESEN
E. Mülkiye Başmüfettişi

(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

I-GİRİŞ

 1- 6771 sayılı Anayasa’da Değişiklik Yapılması Hk. Kanun 16 Nisan 2017’de yapılan halkoylaması sonucu %51,41 oranı ile kabul edilmiştir. Bu yolla Türk seçmeni, 140 yıllık parlamenter sistem uygulamasını / deneyimini bir yana bırakarak, tercihini “başkanlık / cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi“ olarak adlandırılan yeni sistemden yana kullanmıştır.

Bilindiği üzere yeni sistemde Cumhurbaşkanının yetkileri artırılmıştır. Yürütme yetkisi tümüyle Cumhurbaşkanına bırakılmıştır. Bu bağlamda Cumhurbaşkanı; Cumhurbaşkanı yardımcılarını, bakanları ve üst düzey kamu yöneticilerini atayabilmekte ve görevlerine son verebilmektedir. Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda (açıkça kanunla düzenlenmesi gereken / düzenlenmiş konular dışında) Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilmektedir.

2-10.05.2018 gün ve 7142 sayılı Kanunla; Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla çeşitli kanun ve KHK’lerde  değişiklik yapılması konusunda Bakanlar Kuruluna KHK çıkarma yetkisi verilmiştir.

Kanunun verdiği yetkiye dayalı olarak Bakanlar Kurulunca; 14.06.2018-02.07.2018 tarihleri arasında 698, 699,700, 702 ve 703 sayı ile (5) adet KHK kabul edilmiştir.

Kabul edilmiş olan 698 ve 700 sayılı KHK’lerde: Çok sayıda kanun / KHK’de yer alan “Başbakanlık” /  “……Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca” / “Bakanlar Kurulu” vb. ibarelerde, “Cumhurbaşkanlığı” şeklinde bazı rutin / teknik değişikliklere gidilmiştir.

703 sayılı KHK’de ise, kamu idarelerinin teşkilat kanunları başta olmak üzere,
203 kanunda eklemeler /değişiklikler yapılmıştır
.

698, 700 ve özellikle 703 sayılı KHK ile “başkanlık / cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişin altyapısı hazırlanmış, bu bağlamda bir tür “mıntıka temizliği” yapılmış, yeni sistemin temelleri atılmıştır.

3-703 sayılı KHK ile yapılmış köklü değişiklikler, Cumhurbaşkanın and içerek göreve başlamış olması nedeniyle Anayasa’nın halkoylaması sonucu kabul edilmiş olan tüm hükümlerinin yürürlüğe girmiş olması, Cumhurbaşkanının Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanlarını ataması, bakanlıkların sayısının 16’ya düşürülmesi, yürütme alanına ilişkin (12) adet Cumhurbaşkanlıığı kararnamesi çıkarılmış olmasından; yürütme organının Anayasa’nın değişik 104. maddesi uyarınca yeniden düzenlendiği görülmektedir.

Bu amaçla kamu idarelerinin büyük bölümünün kuruluş, görev/yetkilerine, kadro ve atama usulleri vb. konulara ilişkin köklü değişikler yapılmıştır. Bu yolla yeni sistemin oluşturulmaya/yerleştirilmeye çalışıldığı  anlaşılmaktadır.

Cumhuriyet yönetimi döneminde kamu yönetiminde bu kapsamda / çok yönlü / ayrıntılı bir değişim olayı ilk kez yaşanmaktadır. Bunun yanı sıra yeni yapılanma çok hızlı bir şekilde ve bilinenlerin dışında (KHK / Cumhurbaşkanlığı kararnameleri gibi) farklı yöntem / yaklaşımlarla gerçekleştirilmiştir.

Bu yüzden yeni yapılanmanın/değişikliklerin niteliğini, yasal dayanaklarını, ortaya konulan modeli kavramak kolay değildir.

Bu nedenle, emekli / deneyimli mülkiye başmüfettişi olarak; kamuoyunun aydınlatılmasına katkı sağlamak , değişikliklerin niteliği hakkında hakkında somut bilgi vermek için İçişleri Bakanlığındaki yapılanma temel alınmış, İçişleri Bakanlığı teşkilatının kuruluşu, görev ve yetkileri; Bakanlık personelinin kadro / atama / görevden alma durumlarındaki değişiklikler, araştırmacı / uygulayıcılara da kolaylık olması bakımından, dayanakları da gösterilmek suretiyle incelenerek bir rapora bağlanmıştır.

Ulaşılabilen saptamalar özet olarak aşağıya çıkarılmıştır.

II- İÇİŞLERİ BAKANLIĞININ KURULUŞ, GÖREV ve YETKİLERİNE İLİŞKİN DÜZENLEMELER

4-1984 yılından başlayarak yürürlükte olan Bakanlıkların Kuruluş  Görev ve Çalışma Esaslarına İlişkin 3046 sayılı Kanun’un adı Bakan Yardımcılarının Mali Hakları ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun” olarak değiştirilmiştir.

Kanunun; yeniden düzenlenmiş olan “bağlı / ilgili / ilişkili kamu kurum ve kuruluşlarının  Cumhurbaşkanlığı veya bakanlıklarla ilgilendirilmesi konusunda Cumhurbaşkanının yetkili olduğuna, bakan yardımcılığı konusuna ilişkin düzenlemeler dışında diğer (bakanlıkların kuruluş /görev ve çalışma esaslarına ilişkin) hükümleri tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır.

Bakanlıkların teşkilat görev ve çalışma usul ve esaslarını düzenleyen kuruluş kanunları yürürlükten kaldırılmış veya korunan / kaldırılmayan kimi hükümler eşliğinde adı değiştirilmiştir.

Bu bağlamda 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat Kanununun da adı değiştirilmiş; yüksek disiplin kurulu, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı aracılığıyla yürütülmekte olan il yatırım hizmetleri  dışındaki hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır. İçişleri Bakanlığının merkez ve taşra yapılanmasında, görev ve çalışma esaslarında da  köklü değişikler yapılmıştır.

İçişleri Bakanlığı ve bağlısı kuruluşlar; yasal düzenlemeler (703 s. KHK) ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri (CBK) ile yeniden yapılandırılmıştır.

Bu bağlamda;

4.01-İçişleri Bakanının, kuruluşun en üst amiri olduğu, bakanlık hizmetlerinin yürütülmesinden sorumlu olduğu, görev ve yetkileri konusunda yasal düzenleme kaldırılmıştır. Bu konuya ilişkin CBK’de bakanın görev/yetki ve sorumlulukları vb. düzenlemelere yer verilmemiştir.

 4.02-Mahalli idarelerin düzenlenmesi/yönlendirilmesine ilişkin çalışmalar Bakanlığın görev alanından çıkarılmıştır. Mahalli İdareler Gn. Md. lüğü, (Yerel Yönetimler Gn. Md. adıyla) Çevre ve Şehircilik Bakanlığına devredilmiştir. Görevde olan Mah. İd. Gn. Md. nün görevi yasa ile sona ermiştir. MİGM görev yapan memurlar ( MİAHS personeli hariç) Çevre ve Şehircilik Bakanlığına halen bulundukları kadro derecesi üzerinden atanmış sayılmıştır.[1]

Yerel Yönetimler Gn. Md. lüğünde kontrolör istihdam edilebilecektir.

(İçişleri Bakanlığına mahalli idareler kontrolörü istihdamı sağlayan CBK-4 ile yapılmış  değişiklikten sonra Mahalli İdareler Kontrolürlüğü Başkanlığının,  Çevre ve Şehircilik Bakanlığına devrinden vazgeçildiği ve  Bakanlık bünyesinde bırakıldığı anlaşılmaktadır.)

Bununla birlikte Anayasa’nın 127 md. uyarınca İçişleri Bakanlığının mahalli idareler üzerindeki vesayet yetkisinden kaynaklanan görev ve yetkileri devam edecektir. Bu bağlamda mahalli  idarelerin seçilmiş/atanmış organ ve üyeleriyle diğer kamu görevlileri hakkında inceleme/araştırma ve soruşturma işleri mülkiye müfettişleri tarafından yapılacaktır. Ayrıca mahalli idarelerin hesap ve işlemlerinin teftiş/denetim/soruşturmaları konularında da   mülkiye müfettişlerine görev verilmiştir.

4.03-Diğer bakanlıklar gibi  İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hk.Kanunundaki Bakanlığa bağlı (EGM / J. Gn. K / Sahil Güv. K. / Kamu Düzeni ve Güv. Müs. / Göç İdaresi Bşk.) kuruluşları gösteren madde yürürlükten kaldırılmıştır.

Bağlı kuruluşlardan Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hk. Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Müsteşarlik İçişleri Bakanlığına devredilmiştir.

6458 sayılı Kanunun Göç İdaresi Gn. Md. kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını içeren hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.

5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hk. Kanunun adı değiştirilmiş; kuruluş/görev ve yetkilerine ilişkin hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır. Bu arada Afet Bölge Koordinatörlüğü ile il koordinatörlüklerince yürütülen görevlerin ilgili mevzuat hükümlerine göre, il valilerince sürdüreceklerine ilişkin 3152 Kanuna ek madde de yürürlükten kaldırılmıştır.

EGM / J.Gn.K / Sahil Güv.K. kuruluş, görev ve çalışma esaslarına ilişkin hükümlere dokunulmamıştır.

Bağlı/ilgili/ilişkili/diğerleri olmak üzere toplam (54) kurum ve kuruluşun, kuruluş, görev ve yetkilerine ilişkin düzenlemeleri içeren CBK-4 çıkarılmıştır.

Bu kararname kapsamında İçişleri Bakanlığına bağlanan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile Göç İdaresi Gn. Md. kuruluş, görev ve yetkileri de  düzenlenmiştir.

4.04-Bakanlık bünyesinde kurulu sürekli kurullar (Bakanlık Encümeni, Kaçakçılık İstihbarat ve Koordinasyon Kurulukapatılmıştır.

Bu tür kurullardan görevlerine devam edecek olanlar CBK ile gösterilecektir. CBK ile gösterilmeyen kurul / komisyon vb. ilişkin görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığı politika kurullarına veya CB’ınca yetkilendirilecek kurum veya makama devredilmiş sayılacaktır.

4.05- 3046 sayılı Kanunun bakanlıkların taşra teşkilatlarının kurulmasını düzenleyen temel hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır. (Merkezi yönetimin taşra yapılanması, Anayasa’nın 126/2 maddesinde yer alan  “İllerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır.” kuralı yönünden de önemlidir.)

Bu arada İçişleri Bakanlığı taşra teşkilatı olarak, 703 sayılı KHK ile büyükşehir belediyelerinin olduğu illerde kurulu tüzel kişiliğe haiz ve özel bütçeli Yatırım ve İzleme Koordinasyon Başkanlıkları (YİKB) yeniden yapılandırılmıştır. YİKB tüm illerde kurulmaktadır. YİKB tüzel kişiliği ve özel bütçeli olma özelliği kaldırılmıştır. Kamu idarelerince her türlü yatırım / onarım / yardım işleri de YİKB aracılığıyla yapılabilecektir. İlde kamu idarelerince yürütülmesi gereken yatırım ve hizmetlerde aksadığının kamu düzeni ve güvenliğinin olumsuz etkilendiğinin tespiti halinde söz konusu yatırım ve hizmetler YİKB aracılığıyla yapılabilecektir.

III-KADRO KURULMASI/İPTALİ  İŞLEMLERİ

5-1983 yılından beri yürürlükte olan (mahalli idareler hariç) 383 bini İçişleri Bakanlığı personeli olmak üzere toplam 3,4 milyon kamu personelini yakından ilgilendiren; tüm çalışanların kadro unvanı / sınıfı / kadro derecesi / kadro adedini gösteren; kurulmasının (ihdasının) ancak kanunla olabileceğini ve değişikliklerin bakanlar kurulu kararıyla yapılacağını düzenleyen 190 sayılı KHK yürürlükten kaldırılmıştır.

657 sayılı DMK/34 md. yer alan kadro ihdasına ilişkin hükümde yürürlükten kaldırılmıştır.

190 sayılı KHK eki cetvellerde yer alan kadrolar yeniden düzenlenerek altı ay içinde CBK eklenecektir.

Bu arada müsteşar / müsteşar yrd. ve merkez valiliği kadroları iptal edilmiş; iptal edilmiş, bu kadrolar bakanlıkların kadro cetvelinden çıkarılmıştır.

CBK-2’de yapılmış düzenleme ile bundan böyle kamu kurum ve kuruluşlarında kadro / pozisyon ihdası, iptali / değiştirilmesi ve kullanılması (doldurulması) işlemleri CB tarafından yapılacaktır.

IV-ATAMA / TERFİ / GÖREVDEN ALMA İŞLEMLERİ

Yürürlükten Kaldırılan veya Ek/Değişiklik Yapılmış Yasal Düzenlemeler

6-703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan, ek/değişiklik yapılmış yasal düzenlemeler aşağıya çıkarılmıştır.

6.01-1981 yılından beri yürürlükte olan bakanlıklar ve bağlı kuruluşlarda atama esaslarını düzenleyen 2451 ve 2477 sayılı kanunlar yürürlükten kaldırılmıştır.

6.02-1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununundaki (Kaymakamlık adayı sınavına giriş için bitirilmesi gereken fakülteler; mensupların sınav /atama usullerine yönelik) özel hükümler içeren düzenlemeleri yürürlükten kaldırılmıştır.

6.03-1949 yılından u yana yürürlükte olan  5442 sayılı İller İdaresi Kanununda bulunan valiliğe / vali yrd/il idare şb. başkanlıklarına / kaymakam atamalarına ilişkin (mülki idare amirlerinden valiliğe atanacakları 1. sınıf mülki idare amiri olması, merkez valiliğe atanma vb.) hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.

Bunun yanı sıra valilerin hukuki durumları, görev ve yetkilerine ilişkin Kanunun 9. maddesinde  bazı ek / değişiklikler yapılmıştır. Bu bağlamda, (“Vali; ilde Devletin ve hükümetin temsilcisidir” ibaresi yerine) Valilerin; ilde Cumhurbaşkanının temsilcisi ve yürütme vasıtası olduğu; ilin genel idaresinden Cumhurbaşkanına karşı sorumlu olduğu,” ilçede kaymakamın (“hükümet temsilcisi” ibaresi yerine) “Cumhurbaşkanının idari yürütme vasıtası” olduğu şeklinde düzenlemeye gidilmiştir.

  6.04-657 sayılı DMK’da yapılmış “ucu açık” bazı ek/değişiklikler ile CBK ile yapılacak düzenlemelerin önü açılmıştır.

(Cumhurbaşkanı onayı ile yapılacak atamalarda Cumhurbaşkanı kararnamesinde öngörülen hizmet süresinin geçerli olacağı, taşra teşkilatında uzman çalıştırılabileceği, iş mevzuatına tabi veya sözleşmeli istihdamı, denetim elemanı istihdamı, kurumlar arası geçici görevlendirmeler, yerli / yabancı sözleşmeli personel istihdamı,iş mevzuatına tabi personel istihdamı, huzur hakkı ödemeleri; kadro / pozisyonları kaldırılan üst düzey yöneticileri atamaları hakkında CBK hükümlerinin uygulacağı;

Üst düzey kamu yöneticiliğine atanabilmek için CBK öngörülmüş koşulların taşınması gerektiği,

Kadroların CBK gösterildiği şekilde düzenleneceği vb. düzenlemeler yapılmıştır.)

6.05-3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunundaki (genel md. yrd. sayısı ve bu kadrolardan birine mülki idare amiri atabileceğine, EGM personelin seçim ve atanmalarına ilişkin özgün) bazı hükümler yürürlükten kaldırılmıştır.

6.06-KHK yayımlandığı tarihte Bakanlıkta, bakanlık müşaviri / danışmanlık kadrolarında bulunanların görevleri sona ermiştir.

(Bakan müşavirinin Bakanın görev süresi ile sınırlı olarak görev yapacaklarına ilişkin yasal düzenleme yapılmıştır.)

6.07-Belediyelerin kuruluşu/tüzel kişiliklerini yitirmeleri konusunda Danıştay görüşü alınması kaldırılmıştır.

Atama ve Görevden Alma

7-703 sayılı KHK ile yapılmış yasal düzenlemelerden sonra yürütme alanında atama usul ve esaslarına ilişkin konuları içeren CBK-3 çıkarılmıştır.

Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile getirilmiş düzenlemeler uyarınca:

7.01- İçişleri Bakanlığında bakan yardımcısı; merkez teşkilatındaki birim başkanları ( genel müdürler, teftiş kurulu başkanı, kurul başkanları vb.) ve valiler; Cumhurbaşkanı kararıyla atanacak ve görevden alınacaktır.

(Dolaysıyla bakanların bakanlığın en üst amiri olma, bakanlık hizmetlerinin yürütülmesi konularında yetkili ve sorumlusu olmaktan uzaklaştıkları; üst düzey yöneticilerden sadece müşavirlerini atama konusunda tam yetkili oldukları, dolaysıyla bakanlıkların “genel sekreteri” konumuna getirildikleri görülmektedir.)

Üst düzey yöneticilerin görev süresi Cumhurbaşkanının görev süresi ile sınırlandırılmıştır. Görev süresi bitenler yeniden atanabilecektir.

Bu görevlilerin sözleşmeli çalıştırılması olanağı da bulunmaktadır.

Daire başkanı, 1.hukuk müşaviri, mülkiye müfettişleri, genel md. yrd., yali yrd., kaymakam, bakanlık il md. ve il emniyet md. atamaları ise Cumhurbaşkanı onayı ile yapılacaktır.

Diğer görevlilerin atamaları ise Cumhurbaşkanı yrd., bakan veya diğer atamaya yetkili amirler tarafından yapılacaktır.

Diğer yandan üst düzey yöneticilik ile il/bölge md. kadrolarına, kamu personeli dışında beş yıllık özel sektör deneyimi olanlar da atanabilecektir.

 7.02-Görevleri sona eren ve görevden alınan üst düzey kamu görevlileri ile daire başkanları, genel md. yrd., il / bölge md.leri daha önceki kadrolarına, müfettişlik/ uzmanlık veya araştırmacı vb. kadrolarına (uygun boş kadro olmasa bile) atamaları yapılacaktır.

Atama ile bu görevliler için kadro ihdas edilmiş (kurulmuş) sayılacaktır. 

Görevden alınan ve emeklilik hakkını kazanmış üst düzey kamu görevlileri, yaş haddinden önce emekliliklerini talep etmeleri halinde, emeklilik ikramiyeleri %30- 50 fazlasıyla ödenecektir. Bu oran Cumhurbaşkanınca artırılabilecektir.

7.3-Kaymakam adaylığına giriş koşulları CBK ile ile yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenlemede bitirilmesi gereken fakülteler (hukuk hariç) yerine, fakültelerin belli bölümleri sayılmıştır. Bu arada kaymakam adayı alımı yapılacak alan genişletilmiştir.

Bu bağlamda fakültelerin uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi, kamu yönetimi, işletme, iktisat bölümlerinin yanı sıra; maliye ve finans, sosyoloji, halkla ilişkiler ve tanıtım, psikoloji bölüm mezunlarına veya üniversitelerin sosyal bilimler, mühendislik fakülteleri ile tarih bölümlerinden lisans eğitimi aldıktan sonra kamu yönetimi vb. alanlarda lisansüstü eğitimi yapmış olanlara da kaymakamlık yolu  açılmıştır.

Konuya ilişkin usul ve esaslar yönetmelik ile düzenlenecektir.

Jandarma Gn.K /Sahil Güv. K. ve EGM Personeli

8-Jandarma Gn.K. / Sahil Güv. K. atamaları Cumhurbaşkanınca yapılacaktır.

Jandarma Gn.K / Sahil Güv. K.atanabilmek için general veya tuğamiral olma koşulu kaldırılmıştır.

Albaylıktan tuğgeneral / tuğamiraliğe terfiler, general ve amirallerin bir üst rütbeye terfileri, Jandarma / SGK yardımcıları, bölge komutanları, il jandarma k. atamaları Cumhurbaşkanın onayı ile yapılacaktır.

Astsb. / subay terfileri Bakan tarafından yapılacaktır.

Jandarma ve Sahil Güvenlik personelinden teğmen – albay rütbesinde olanlar yetersizlikleri halinde TSK mensupları gibi hizmet süresine bakılmaksızın T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanacaktır.

Jandarma ve Sahil Güvenlik K. personellerinin askeri görevleri sırasında işledikleri suçlar hakkında emrinde görev yaptığı askeri birlik personelini muhakeme etmekle görevli/yetkili mahkemede yargılanacaktır.
=======================================

Dostlar,

Genetiği Değiştirilmiş Kamu Yönetimi – GDKY
ve / veya
Genetiği Değiştirilmiş Mülki İdare – GDMİ

Biz de uzun yıllar sağık yönetimi hizmetlerinde bulunmanın yanı sıra, bir Mülkiyeli olarak birkaç noktaya dikkat ekmek istiyoruz; teknik değil, daha politik eksende irdeleme yapacağız.

Sayın Mahmut Esen dostumuzun E. Mülkiye Başmüfettişi olarak oldukça önemli irdelemeleri, raporlarına bu sitede daha önce de yer verilmişti.

Sn.Esen, bu raporunda hemen hemen hiçbir yoruma girmeksizin, getirilen köklü değişiklikleri birbiriyle bağlantılı biçimde teknik olarak sunmuştur.

Adını koymak gerekirse, Erdoğan’ın Başbakanlığı sırasında Kamu Yönetimi Reformu Yasası Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından veto edildikten sonra, parça parça yürürlüğe konmaya başlanmıştı. Sözde Kamu Yönetimi Reformu Yasası, küresel finans – kapitalin Türkiye’ye dayatmasıydı.

15 Temmuz 2016 darbe girişimi ardından 2 yılda Anayasa Mahkemesinin denetlemeyi reddettiği çok sayıda OHAL KHK’sı ile zaten oldukça yumuşatılmış – sersemletilmiş ”TC”, bütünüyle başkalaştırılmaya hazır kıvama getirilmiştir. Anlaşılan şimdi, 24 Haziran 2018 seçimleri sonrası konjonktür iyice olgunlaşmış, tarihsel fırsat bir kez daha yakalanmış ve ”gecikme – kalan eksikler” fazlasıyla telafi edilerek, hatta tepkisel (reaktif) biçimde, ”gerekenler neredeyse bütünüyle”, tıpkı bir catharrsis temposuyla dipsomanik bir tutkuyla yapılmıştır… Çok sayıda kararname, yüzlerce madde içeren çok kapsamlı düzenleme metinleri ve kritik içerikler.. Örn. SGK’nın 703 s. CBK ile Sayıştay denetimi dışına alınması… (Sitemizde yazdık..)

Şimdiki durumda ise, kamu yönetiminin – mülki idarenin moleküllerine dek yapı ve işleyişinin son derece kapsamlı ve köktenci biçimde değiştirildiği, deyim yerinde ise kamu yönetiminin genetiğinin, DNA’sının değiştirildiği hatta yepyeni / bambaşka bir kamu yönetimi – mülki idare yapılanmasının / sistematiğinin metamorfoz ile getirildiği söylenebilir.

Genetiği Değiştirilmiş Kamu Yönetimi GDKY ve / veya Genetiği Değiştirilmiş Mülki İdare GDMİ kavramları rahatlıkla kullanılabilir kanısındayız. (Sancılı bir kavramsallaştırma çabası..)

Bırakılan en az ölçüde ölçüde kamu + anonim şirket yönetimi hibrit modelidir Türkiye’ye giydirilen post-modern otokratik giysi..

Okulumuz Siyasal Bilgiler Fakültesi – Mülkiye’de ve öbür benzer okullarda, hukuk fakültelerinde ders içeriklerinde önemi düzeyde değişiklik, güncelleme zorunludur.

Bu köktenci (radikal) seçimlerin (tercihlerin) ülkemize neler getireceğini / götüreceğini zamanla deneyimleyeceğiz. Ancak CB makamının olağanüstü düzeyde yetkilendirildiği, denetiminin ise dengeleyici düzeyde orantılı bulunmadığı görülmektedir. Örn. CB’na TBMM üyelerinin soru sorması Anayasa ile engellenmiştir. TBMM eliyle, siyasal denetim bağlamında görevden alınması ve yargılanması süreçleri Anayasada neredeyse olanaksız düzeyde zorlaştırılmıştır. Üstelik CB’nın / Erdoğan’ın TBMM’de, Genel Başkanı olduğu çoğunluk partisi bile vardır, 2. Abdülhamit’e ve izleyen Osmanlı Padişahlarına bile çok görülen!

Bu boyutları ile düzenlemelerin, demokratik toplum düzeninin gerekleri ile uyumlu olmadığı, dolayısıyla en azından Anayasanın  2. maddesinde sayılan Cumhuriyetin değiştirilemez niteliklerine, ”demokratik hukuk devletine – güçler ayrılığına” açıkça aykırı olduğu çok nettir. Bu dokunulmaz madde, arkadan dolanılarak, hülle (yasaya karşı hile) ile değiştirilmiştir ve bu davranış TCK md. 309’da tanımlanan Anayasayı ihlal suçudur sivil darbedir.

Öte yandan, çok kısa sürede binlerce maddeyi bulan mevzuat düzenlemelerinin çıkarılıp Resmi Gazetede yayınlanabilmesi, önceden çok kapsamlı hazırlık yapıldığını kesin olarak ortaya koymaktadır. Bu süreçte çok sayıda yerli – yabancı uzmanın çalıştırıldığı anlaşılmaktadır.

Oysa olağanüstü güçlü ve kapsamlı yetkilerin tek 1 insan tarafından gereğince ussal (rasyonel) kullanılabilmesi bilimsel ve fiziksel olarak olanaksızdır. Çağdaş yönetim, yetki devrine (delegasyona) dayanmakta ve kişiler yerine kurulları, giderek ülke – yöre halkının yönetime doğrudan katılmasını öngörmektedir. Temsili demokrasinin giderek katılımcı demokrasiye evrilmesi özendirilmektedir ve teknolojik altyapı bu dönüşümü desteklemektedir. İngiltere ve kimi Avrupa ülkelerinde cep telefonları ile seçmenler halkoylamasında oy kullanabilmiştir. Türkiye ise, 2 yüzyıllık demokratikleşme tarihinin kulvarlarında epey geriye savrulmuştur.

Yerel yönetimlerin yerinden yönetim ve yetki genişliği ilkelerine dayalı yönetimi de başta AYYÖŞ (Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı) ile öngörülmüş ve Türkiye bu Şart’a kimi sınırlı çekincelerle taraf olmuştur. Gelinen yerde otokratik rejim, 1876 gerisini çağrıştırıyor.

Erdoğan’ın ya da bir başkasının bu yapılanmada, devasa bir konglomerat olan kamu yönetiminde yönetimbilimsel erk ile / erkli bir yönetici olabilmesi akla ve bilime aykırı, bu yüzden de olanaksızdır. Dolayısıyla ucube ve yeryüzünde örneği olmayan, siyasal opportünizm gereği popülist adlandırmayla Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde Erdoğan yöneten değil, kısa sürede yönetilen konumuna sürüklenebilecektir.

Jonathan Swift’in ünlü öykü kahramanı Güliver’in, cüceler ülkesinde, her yanından dikiş ipliğinden kalın olmayan ipliklerle adeta kımıldayamayacak ölçüde sıkıca bağlanması örneği gibi..

Meraka değer olan ise, Güliver’in uyandığında, tam tutsak alındığını ve kımıldayamadığını hemen algılamasına karşın, Erdoğan’ın benzer çaresizliğini ne zaman algılayabileceği veya algılayamayarak, gecikerek daha da ağır bir kamu yönetimi hatta rejim bunalımına Türkiye’nin sürüklenip sürüklenmeyeceği (veya bundan kaçınamayacağı!) ağır ve de kritik sorunsalıdır.

Sevgi ve saygı ile. 31 Ağustos 2018, Tekirdağ

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com