2004-2018 SU – ELEKTRİK ve DOĞALGAZ FİYATLARI ÜZERİNE BİR İNCELEME

2004-2018 SU – ELEKTRİK ve DOĞALGAZ FİYATLARI ÜZERİNE
BİR İNCELEME

Mahmut ESEN
E. Mülkiye Başmüfettişi

Halkın temel tüketim maddelerinden olan ve yaşamsal önem taşıyan su/elektrik ve doğalgazda:

 2004-2018 arasından dağıtıcı kuruluşlar tarafından uygulanmış perakende satış fiyatl-arı, fiyatı oluşturan ögeler, fiyat artışları, bu artışlar sırasında izlenen yöntemler, fiyatların ABD Doları/TÜFE ile karşılaştırılması işlemleri; Ankara ilindeki satışlar baz alınarak; dağıtıcı kuruluş-lar tarafından adıma düzenlenmiş ve halen muhafaza edilen fatura kayıtları üzerinden incelen-miştir.

Bu arada yıllarca bu işlerin içinde bulunmuş deneyimli emekli denetim elemanı olarak; sosyal sorumluluğum ve kamuoyunun aydınlatılması bağlamında sektörlerin içinde bulunduğu mevcut durum ve alınması gereken kimi önlemler aşağıda açıklanmaya çalışılmıştır.

 ISU/ATIKSU

1-Ankara’da su temini ve dağıtımı işlerini yürüten Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresinin (ASKİ) 2004-2018 yılları arasında uyguladığı su/atıksu bedelleri; bunlara eklenen şube yolu bakım  /onarım bedeli ile vergiler, suyun toplam fiyatı, ABD Dolar kuru ve TÜFE oranı ile karşılaştırılması Tablo 1’dedir.

Tablo 1: Yıllar İçinde ASKİ Su Tarifesi (TL).
………. (13.4.18)
===========================================
Değerli site okurlarımız,

Dostumuz E. Mülkiye Başmüfettişi Sayın Mahmut Esen önemli bir konuyu işliyor.
Tüketiciler olarak nasıl hukukumuz çiğneniyor ve gereksiz, fazladan ödemeler – yinelenen vergiler hatta VERGİNİN VERGİSİNİ ödemek zorunda bırakılıyoruz!..

Okumak ve paylaşmak gerek..

İktidar kimden yana, sormak gerek..

Halktan yana mı şirketlerden yana mı??
Düzeltilmesi için çaba göstermek gerek..

Önemli dosya 7 sayfa..

Tümünü okumak – indirmek için tıklayınız : 
2004-18_SU_ELEKTRIK_ve_DOGALGAZ_FIYATLARI_UZERINE_BIR_INCELEME

Sevgi ve saygı ile. 14 Nisan 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

ŞEKER FABRİKALARININ SATIŞI ÇÖZÜM DEĞİLDİR 

ŞEKER FABRİKALARININ SATIŞI ÇÖZÜM DEĞİLDİR
Konuk yazar (12.03.18) :
Mahmut ESEN / E. Mülkiye Başmüfettişi

Özet: Zarar ettikleri gerekçesiyle ÖİB tarafından satışa çıkarılan şeker fabrikalarının zarar etmemeleri için gereken önlemlerin alınmadığı; ekonomiyi canlandırmak ve üretimi/istihdamı artırmak amacıyla özel sektöre getirilmiş yoğun teşviklerden de KİT’ler yararlandırılmadıkları için şeker fabrikalarının zarar etmelerinin olağan olduğu;

 Buna karşın tüm şeker fabrikalarının 2016 kampanya dönemindeki zarar miktarının 76,4 milyon TL olduğu, bu zarar tutarının şeker fabrikalarının satışı ve kapatılması sonucu işsiz kalacak işçiler ve gelirleri düşecek olan pancar üreticilerinin %10’unu oluşturan 7.540 aileye,  önümüzdeki yıllarda yapılması gerekecek muhtemel sosyal yardım miktarlarını bile geçmediği (resmi rakamlara dayalı olarak) açıklanmakta, soruna farklı bir bakış açısı kazandırılması amaçlanmaktadır. 

Şeker fabrikalarının satışa çıkarılması

1-Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) tarafından; İdare’nin %100 hissesine sahip olduğu Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.’ye ait  tüm yurt düzeyine dağılmış toplam 24 şeker fabrikasından[1] 14’ünün, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun çerçevesinde “satış” yöntemi ile ayrı ayrı özelleştirilmesine karar verilmiştir.

İhaleler pazarlık usulü ile gerçekleştirilecek ve pazarlık görüşmesine devam edilen teklif sahiplerinin katılımı ile yapılacak açık artırma suretiyle sonuçlandırılabilecektir. İhaleler 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa tabi değildir. ÖİB, yapılan ihale işlemleri; her türlü resim, vergi, harç ve KDV’den muaftır.

ÖİB tarafından ihaleler 20.02.2018 tarihinde ilana çıkarılmış, ihale süreci başlatılmıştır. İsteklilerin son tekliflerini (satışı yapılacak fabrikalara) en geç 03-18 Nisan 2018 tarihleri arasında ÖİB’na vermeleri gerekmektedir.

  • Ayrıca alıcılara fabrika satış değerinin % 70’ini, dört yılda dört eşit taksit ile ödeme olanağı getirilmiştir.

 2-Şeker fabrikalarının satışa çıkarılmış olması, fabrika işçileri ve pancar üreticisi çiftçiler başta olmak üzere yurttaşlarımız tarafından tepkiyle karşılanmıştır. Sanayi tesislerinin AVM olmalarıyla sonuçlanmış olan daha önceki özelleştirmeler dikkate alınarak; satış kararına karşı bazı siyasi partiler, STK’lar, fabrika işçileri ve şeker pancarı üreticileri başta olmak üzere ülke çapında yoğun protesto gösterileri yapılmaya başlanmıştır. İktidarı etkilemeye ve kamuoyu oluşturmaya yönelik bu çabaların (OHAL uygulamalarına karşın) devam ettirildiği görülmektedir.

Satışa çıkarılmış şeker fabrikalarının bir bölümü (Burdur, Alpullu ve Turhal)  Atatürk döneminde, o dönemin sınırlı olanaklarla kurulmuştur. Bulundukları yerlerde bölgenin iktisadi/sosyal/kültürel kalkınmasına yol açmış/öncülük etmiş kuruluşlardır. Cumhuriyet yönetiminin ilk kazanımları olması nedeniyle ekonomik boyutlarının dışında ayrı/özel bir konumları bulunmaktadır.

3-Görsel/yazılı medya organlarında şeker fabrikalarının zarar ettikleri, özellikle bu nedenle satışa çıkarıldıklarına ilişkin haberler yer almıştır. Bu yüzden yazımızda; şeker fabrikalarının son dönemde (2016’da) oluşmuş toplam (76,4 milyon TL) zararı, sosyal devlet olmanın gereği olarak muhtaç/güçsüz yurttaşlara yapılmakta olan sosyal yardım miktarları irdelenmektedir. Fabrikaların zarar ettiği gerekçesiyle satılmaması gerektiği, satışın çözüm olmadığı; çünkü satış sonrası işsiz kalacak/zarar görecek fabrika işçileri ve şeker pancar üreticilerine yapılması gerekecek sosyal yardım paralarıyla bile bu fabrikaların zararlarını karşılamanın olanaklı olduğu resmi rakamlara dayalı olarak açıklanmaya çalışılacaktır.

Zararların azaltılması için alınması gereken önlemler

4-Şeker fabrikalarının zarar etmemesi/zararlarının azaltması, üretim maliyetlerini düşürülebilmesi için alınabilecek belli başlı önlemler bilinmektedir.

Bu önlemlerin başında, -ileri sanayi/tarım ülkelerinde olduğu gibi- pancar üretimin özendirilmesi gelmektedir. Bu amaçla tarımsal girdi maliyetlerinin düşürülmesi, pancar üreticilerine tarımsal (doğrudan gelir/mazot/gübre/fark ödemesi/tohum vb.) destek verilmesi gerekmektedir. Oysa 2016 yılında şeker pancarı üretiminde üreticilere sağlanmış mazot ve gübre desteklerinin toplamının dekar başına salt 11 TL olduğu görülmektedir.[2]

2017 yılında merkezi yönetim bütçesinden yapılmış tarımsal destek ödemeleri toplamı yalnızca 12,7 milyar TL olup bütçe giderlerinin % 1,9’u gibi çok düşük bir oranda kalmaktadır.

Öte yandan yıllar önce kurulmuş şeker fabrikaların teknolojisinin yenilenmesi, daha az maliyetle üretim yapar, rekabet edebilir hale getirilmeleri gerektiği açıktır. Ancak ülkemizde bu vb. önlemlerin alınmadığı bilinmektedir.

5Türkşeker Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. kapsamındaki şeker fabrikaları, sermayesinin tamamı kamuya ait kamu iktisadi kuruluşlarıdır. Kamuya ait kuruluş oldukları için üretimi ve istihdamı artırmak amacıyla özel sektöre son yıllarda yoğun olarak sağlanmış olan bazı desteklerden yararlanma olanakları bulunmamaktadır.

Devletin özel sektöre verdiği desteklerden bazıları, anımsatmak için aşağıya çıkarılmıştır:

  • Sigortalı çalışan başına aylık 100 TL asgari ücret desteği. (5510/G.71 md.)
  • SGK işveren priminden 5 puanlık indirimden başlayan muhtelif teşvik destekleri. (5510/81 md.)
  • Yeni istihdam edilen işçilere yönelik olarak İşsizlik Sigortası Fonundan (SGK işveren primi/ İşsizlik/GSS/Gelir ve Damga vergileri/İlave istihdam konularında) sağlanan muhtelif teşvikler.
    (4447 s.k.)
  • Yatırımların ve istihdamın teşviki amacıyla çıkarılmış muhtelif kanunlarla getirilmiş olan çok yönlü (Gelir Vergisi/ KDV/Gümrük Vergisi/SGK primleri/Enerji/Yatırım yeri/Cazibe merkezleri) teşvikler.
  • İstihdam edilen engellilerin SGK işveren primin tümünü kapsayan teşvikler. (4857/30 md.)

Özel sektöre tanınmış bu destekler merkezi yönetim bütçesinde önemli bir pay oluşturmaktadır. Nitekim 2017 yılında SGK prim ödemeleri desteklerini de kapsayan kurum zararları nedeniyle SGK’ya yapılmış cari transferlerin tutarı 57,1 milyar TL  ulaşmıştır. (AS: 2018 için 133,5 milyar TL aktarım Bütçe yasasında yer almaktadır! Bu bütçe 697 milyar TL gelir + 66 milyar TL borçlanma ile 763 milyar TL olup, 2018 toplam bütçesinin %17,5’i SGK’ya aktarılmaktadır. Aktarım, geçen yılki 57,1 milyar TL’nin 2,6 katıdır! GSS finansal yoğun bakımdadır mali ve sürdürülebilirliği kalmamıştır. “GSS için ne dediler, ne oldu?başlıklı dosyamıza bakılması dileğiyle..)

Bu teşvik önlemlerinin; ekonominin krize girmesini önlemek, ekonomiyi canlandırmak/ durgunluktan çıkarmak için özel sektörün karşılaştığı ekonomik sıkıntıları hafifletmek, reel sektörü korumak/kollamak amacıyla getirildiği açıktır. Aynı ekonomik koşullarda faaliyette bulunan KİT/İDT ise uygulanan teşvik paketlerinin dışında bırakılmıştır. Oysa olumsuz ekonomik koşullardan KİT/İDT etkilenmeyecekleri/zarara uğramayacakları düşünülemez. Buna karşın özel sektöre verilen ve büyük tutarlara ulaşan kamu desteklerinden şeker fabrikaları yararlandırılmamıştır. Bu suretle ekonomik sıkıntılarını gidermek için özel sektöre olağanüstü  destekler sağlanırken kamu iktisadi kuruluşlarına üvey evlat işlemi yapılmıştır.

Bu nedenle ulusal ekonomide olumsuzlukların yaşandığı dönemlerde şeker fabrikalarının maliyetlerinin yükselmesi, hatta zarar etmelerini olağan karşılamak gerekmektedir. Bu bakımdan ülkenin karşılaştığı ekonomik sorunlar dikkate alınmadan zarar ettikleri gerekçesiyle

  • şeker fabrikalarının satışı yerinde bir karar değildir.

(Örneğin: Şeker fabrikalarında işçi statüsünde çalışan 6.741 işçiden dolayı, (yalnızca) 6 puan SGK primi ve ayda 100 TL asgari ücret desteği sağlanmış gibi hesaplama yapıldığında, şeker fabrikalarının 2016 yılı zararları yaklaşık % 20 oranında azalmaktadır.[3]) 

Sosyal Yardımlar

6- Kamu idareleri ve STK tarafından yapılan, her yıl nitelik ve nicelik olarak arttığı görülen ayni/parasal yardımlar; aile/kişilere, düzenli olarak (aylık ödenmesi şeklinde) veya süreli (geçici) yapılmaktadır.

ASPB hesaplamalarına göre kamu idarelerince  2016 yılında 32 milyar TL sosyal yardım harcaması yapılmıştır[4]Yıl içinde yapılmış olan sosyal yardımlardan faydalanan hane sayısı 3.154.069’a ulaşmıştır. (2014 yılında yardımlardan yararlanan kişi sayısı 10.335.673 olarak açıklanmıştır.[5]) Yıllar içinde sosyal yardımlardan yararlanan kişi sayısında ve yardım miktarlarında artış görülmektedir.[6]

ASPB aracılığıyla yapılan yardımların bazıları anımsanması için aşağıya çıkarılmıştır.

  • GSS prim ödemeleri. (Eski Yeşil Kartlılar, 2022 s.k. kapsamında aylık alan yaşlı/özürlü vb. toplam 6,7 milyon yurttaşımız için yapılmaktadır. 
  • 2022 s.k.a göre aylık ödemeleri. (65 yaşını doldurmuş muhtaçlardan ve engellilerden oluşan toplam 1,3 milyon yurttaşımıza yapılmaktadır.)
  • Muhtaç engellilere 2828 s.k.a göre yapılan ödemeler. (493 bin yurttaşımız yararlanmaktadır.)
  • Şartlı eğitim yardımları. (Okula devam koşuluyla 2,1 milyon öğrenciye yapılmaktadır.
  • Şartlı sağlık yardımları. (Çocuklarını sağlık kontrolüne götürmek vb. nedenlerle 1,1 milyon aileye yapılmaktadır.)
  • Aile destek yardımları. (Gıda, yakacak kömür,dul/yetim/asker ailesi vb. yardımlar 2 milyonun üzerinde aileye yapılmaktadır.)

 2016 yılında sosyal yardımlardan 3.154.069 hane halkı yararlanmış, hane başına ASPB aracılığıyla 10.145 TL sosyal yardım yapılmıştır.

Şeker fabrikalarının 2016 yılı dönem zararı ise 76.494.596 TL!dir. Bu zarar tutarı, şeker fabrikalarının satışı ve kapatılması sonucu işsiz kalacak işçiler ve gelirleri düşecek olan pancar üreticilerinden yalnızca 7.540 aileye önümüzdeki yıllarda yapılması gerekecek olası sosyal yardımlar tutarını geçmemektedir.

Bu yüzden söz konusu zarar miktarı, katlanılabilecek/tolere edilebilecek büyüklüktedir.

Üstelik yapılmakta olan sosyal yardımlar nedeniyle çalışma yaşamında kimi sorunlar yaşandığı görülmektedir. Yardım alanların bir işte çalışmaya başlamaları durumunda yardımların kesilecek olması nedeniyle edinecekleri iş konusunda seçici davrandıkları veya kayıt dışı istihdamı tercih ettikleri bilinmektedir. Bu yüzden 3294 sayılı SYDTK bazı değişikliklere gerek duyulmuştur. Bu bağlamda bir işte çalışmaya başlayanlara belli sürelerle sosyal yardımların sürdürüleceğine, bunun yanı sıra önerilen 2’den çok işi beğenmeyenlere de yapılmakta olan yardımların bir yıl süreyle durdurulması konularında düzenlemeler yapılmıştır.

Sonuç olarak; zarar ettikleri gerekçesiyle şeker fabrikalarının satışından vazgeçilmesinde,
bu yolla, şeker pancarı üreten çiftçilerin ve fabrika işçilerinin üretici olarak korunup kollanmalarında, başka bir anlatımla sosyal yardımlardan yararlanan 3,1 milyon hane sayısının artırılmamasında sosyal/ekonomik yönlerden sayısız yarar vardır.

[1] 24 şeker fabrikasında 2016/2017 kampanya döneminde toplam olarak 8.065 personel istihdam edilmiş, 1,2 milyon ton şeker satışı yapılmış, 67.650 çiftçi ailesince 190.568 hektar alanda 10,6 milyon ton şeker pancarı üretilmiş, pancarın işlenmesi sonucu 1,4 milyon ton şeker elde edilmiştir.
http://www.turkseker.gov.tr/PersonelSekersatisEkimUretim.aspx
[2] https://www.dunya.com/kose-yazisi/2017-tarim-desteklerinin-analizi/366615
[3] http://www.turkseker.gov.tr/FaaliyetRapor/FaaliyetRaporu2016.pdf
[4]ASPB 2016  Yılı Faaliyet Raporu” (http://www.aile.gov.tr/)
[5] ASPB S.Ramazanoğlu’nun 11.02.2016 gün ve 24626 sayılı, İzmir Milletvekili A. Yiğit’in 7/562 sayılı yazılı soru önergesine verilmiş yazılı yanıt.
[6] Esen Mahmut, http://www.alomaliye.com/2017/07/19/onerilen-isi-begenmeyenlere-yapilan-sosyal-yardimlar-kesilecek/
=======================================
Sayın Esen dostumuza teşekkür ediyoruz..

Bu konuyu biz de çok yazdık.. Yinelemeye gitmeyelim diye yazı içinde ilgili yerde aşağıdaki paragrafı ayraç içinde sunduk :

  • AS: 2018 için SGK’ya 133,5 milyar TL aktarım Bütçe yasasında yer almaktadır! Bu bütçe 697 milyar TL gelir + 66 milyar TL borçlanma ile 763 milyar TL olup, 2018 toplam bütçesinin %17,5’i SGK’ya aktarılmaktadır. Aktarım, geçen yılki 57,1 milyar TL’nin 2,6 katıdır!
  • GSS finansal yoğun bakımdadır mali ve sürdürülebilirliği kalmamıştır.
    GSS için ne dediler, ne oldu?başlıklı dosyamıza bakılması dileğiyle..

    Sevgi ve saygı ile. 14 Mart 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Konunun önemi nedeniyle bir kez daha yayınlıyoruz.. (18 Mart 2018)

SAYIŞTAY ÜYELERİNE ve BAĞIMLILARINA DA SGK’da AYRICALIK…

SAYIŞTAY ÜYELERİNE ve BAĞIMLILARINA DA SGK’da AYRICALIK…

Tedavi giderlerrine ilişkin Sayıştay resmi internet sitesinde bugün konulan duyuru metni aşağıya çıkarılmıştır. (https://www.sayistay.gov.tr/tr/?p=2&ContentID=12198)

TEDAVİ GİDERLERİ

Sayıştay Başkanı, daire başkanları ve üyeleri ile bunların emeklileri ve bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin tedavi giderleri, Yargıtay Birinci Başkanı, daire başkanları ve üyeleri ile bunların emeklileri ve bakmakla yükümlü oldukları aile fertleri için Yargıtay Kanununun 64 üncü maddesi ile getirilen düzenlemelere Sayıştay Kanununun 63 üncü maddesi delaletiyle uyulmak suretiyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin tabi oldukları hükümler ve esaslar çerçevesinde Sayıştay bütçesinden karşılanacaktır.

Tedavi giderinden faydalanması gereken mensuplarımız ile bunların emeklilerinden Tedavi Yardımı Bildirimi (EK 1) alınmak suretiyle tedavi giderleri kurumumuz bütçesinden karşılanacaktır.

Bu kapsamda; halen çalışmakta olan daire başkanı ve üyelerimiz, “ Saynet / Uygulamalar / Birim / Anket / Tedavi Yardım Bildirimi ” üzerinden ulaşacakları beyannameyi doldurmak suretiyle elektronik imzaları ile imzalayacaklar; emekli olanlar ile dul ve yetimleri ise “EK 1” de yer alan Tedavi Yardımı Bildirimini doldurmak suretiyle imzalayarak dilekçe ekinde Başkanlığa vereceklerdir.

Bilgilerine ve gereği ilgililere duyurulur.

Ek: TEDAVİ GİDERİ BEYANNAME.docx

==========================================
Dostlar,

İletiyi yollayan dostumuz E. Mülkiye Başmüfettişi Sayın Mahmut Esen‘e teşekkür ediyoruz..
AKP’nin Yüksek Yargı’ya ayrıcalık sağlayan politik rüşveti genişleyerek sürüyor..

Önce TBMM üyeleri, Bakanlar Kurulu..
Sonra AYM üyeleri..
Ardından Yargutay ve Danıştay üyeleri
Ve son olarak Sayıştay üyeleri…

Üstelik TBMM Başkanlık Divanı Yönetmeliği aracılığıyla..
Yüksek Yargının sınırsız sağlık güvencesi TBMM Başkanlık Divanının “cemilesi” ne (jestine) pamuk ipliği ile bağlı…

GÜÇLER AYRILIĞI mı dediniz??? (Anayasa; Başlangıç, paragraf 4)
Anayasa’nın 10. maddesinde yasalar önünde eşitlik mi dediniz?? (1. fıkra)
Hiç kimseye ayrıcalık tanınamaz mı dediniz?? (Anayasa md. 10/4)

Bir de itiraf yok mu ortada?? SGK’nın sağık güvencesi sayılan bu ayrıcalıklı eliti kesmiyor anlaşılan ki; sınırlamalar kaldırılıyor… Ama iktidar ile iyi geçinme koşulu ile. TBMM Başkanlık Divanını kızdırmadan..

Yaşasın HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ve adının ilk sözcüğü “ADALET” olan iktidar partisi..
AKP’ye oy veren / verecek… neciiiiiiiiiiiiiip milletimize duyurulur..

AKP’nin kökü dışarıda SGK – GSS rejimi bir kez daha çökmüştür..
Lütfen tıklayınız :

SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI ÇÖKTÜ.. 
TTB : GSS için ne dediler – ne oldu?

Sevgi ve saygı ile. 11 Mart 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı
AÜTF Halk Sağlığı AbD     Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

GSS KAPSAMINDA TEDAVİ YARDIMINA YÖNELİK UYGULAMALARI, MİLLETVEKİLLERİNE ve YÜKSEK YARGI MENSUPLARINA GETİRİLMİŞ İSTİSNALAR

GSS KAPSAMINDA TEDAVİ YARDIMINA YÖNELİK UYGULAMALARI, MİLLETVEKİLLERİNE ve YÜKSEK YARGI MENSUPLARINA GETİRİLMİŞ İSTİSNALAR (Özet) 

Mahmut ESEN
E. Mülkiye Başmüfettişi

(AS : Bizim katkımız yazının altındadır..)

I-GENEL SAĞLIK SİGORTASI

1-Kişilerin sağlıklarının korunması, sağlık riskleri ile karşılaşmaları halinde de oluşan harcamaların finansmanı için genel sağlık sigortası (GSS) ihdas edilmiştir. Sigortalılara sağlık yardımlarının SGK aracılığıyla tek elden yapılması, toplumun tüm bireylerinin GSS olması kabul edilmiştir. Bu bağlamda SSK, Bağ-Kur ve T.C. Emekli Sandığı kuruluş kanunları yürürlükten kaldırılmış, bunlar tarafından verilmekte olan hizmetler yeni kurulmuş olan SGK Başkanlığı bünyesinde birleştirilmiştir. 2012 yılından başlayarak GSS olmak zorunlu hale gelmiştir.

Yeterli gelire sahip olmayan vatandaşlarımızın primleri Devlet tarafından karşılanmaktadır. 2016 yılı sonunda 78 milyon vatandaşımız (%97,7) GSS olmuştur.

2017 yılında askerlik görevini yapmakta olan 350 bin er/erbaş ile yedek subay öğrencileri de GSS kapsamına alınmıştır. Halen kapsam dışında kalmış olanların da (banka yardımlaşma sandıkları personeli, cezaevlerindeki hükümlü/tutuklular vb.) sisteme dahil edilmelerine yönelik çalışmalar devam etmektedir.

2016 yılında Devlet tarafından yapılmış tedavi giderleri toplamı 74 milyar TL’dir.

GSS Sigortalılarına Sağlanan Sağlık Yardımları

2-Ülke nüfusunun tamamına yakını kapsayan GSS kapsamındaki sigortalılara sağlık yardımları SGK tarafından sağlık kurum/kuruluşlarından hizmet alımı yapılması suretiyle karşılanmaktadır. Yapılacak sağlık yardımlarının usul ve esasları, sigortalılardan alınacak katılım payları, özel sağlık kuruluşlarına ödenecek ek ücretler, sağlık hizmetlerinin bedellerinin tespit edilmesi vb. konular; 5510 sayılı Kanun, konuya ilişkin yönetmelik ile SGK tarafından çıkarılmış Sağlık Uygulama Talimatında (SUT) ayrıntılı olarak belirtilmiştir.

 3-SUT ile belirlenmiş olan sağlık hizmeti bedellerinin büyük bölümü 2013 yılından beri güncellenmemiştir

  • Bu yüzden, kamu hastanelerinde verilmekte olan sağlık hizmetleri aksamakta, hizmetler güçlükle yerine getirilebilmektedir.

Özel hastanelere giden vatandaşlarımız da -güncelenmeyen hizmet bedelleri nedeniyle- her geçen gün daha fazla ek ücret ödemek zorunda kalmaktadır. Zira özel hastaneler 5510 sayılı yasa; imzaladıkları sözleşme hükümlerine karşın SUT tarifesinin % 200’ünün üzerinde de ücret almakta, bu suretle hizmet bedellerini piyasa koşullarına uyarlamaktadır. Muayene katkı payını artıran ve özel hastanelere ödediği muayene ücretinin önemli bölümünü de vatandaştan geri alan SGK’nın; bu uygulamadan fazla rahatsız olmadığı, bu yüzden vatandaşların özel hastanelere ilişkin şikayetlerinin sürüncemede bırakıldığı görülmektedir.

(Örneğin, SUT tarifesine göre KBB muayene bedeli olarak özel hastanelere (KDV dahil) 25,92 TL ödeyen SGK, ödediği bu rakamın 20 TL’sını, muayene katkı payı ve reçete bedeli adı altında vatandaştan tahsil etmektedir.) 

II-GSS DIŞINA ÇIKARILMIŞ MİLLETVEKİLLERİ/YÜKSEK YARGI ORGANLARI  BAŞKAN VE ÜYELERİNİN DURUMU

4-Mevzuatta yer alan GSS’na aykırılık oluşturan tüm hükümler yürürlükten kaldırıldığı halde, milletvekilleri ile bakmakla yükümlü oldukları kişilerin tedavi giderlerinin TBMM bütçesinden yapılacağına ilişkin yasa kuralı (3671 s.k./4. md.) günümüze kadar özenle korunmuştur. Özel yasada sağlık hizmetlerinden yararlanma usul ve esaslarına ilişkin hüküm bulunmamaktadır. Bu yüzden belirtilen hususlar, herhangi bir sınırlama olmaksızın, TBMM Başkanlık Divanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenmiştir.

 Yönetmelik ile hak sahibi (2018 yılı başı itibarıyla 11.045 kişi) olanlara, SGK aracılığıyla genel sağlık sigortalılarına verilenlerle kıyaslanamayacak oranda (onların hayal bile edemeyeceği), özel sağlık sigortası poliçelerinde dahi öngörülmeyen hükümler içeren tedavi yardımlarının sağlanmış olduğu anlaşılmaktadır.

5-Milletvekillerine tanınmış bu tür  ayrıcalıklarından bazıları aşağıya çıkarılmıştır.

  • Özel muayenehanede/evde yapılan muayene ve tedavi ücretleri de TBMM tarafından karşılanabilmektedir.
  • GSS sigortalılardan farklı olarak; hak sahibince muayene katkı payı, ilaç reçeteleri için reçete bedeli, eşdeğer ilaç farkı vb. için ödeme yapılmamaktadır.
  • Resmi sağlık kurum ve kuruluşlarından sağlanmış tedavi giderleri, kurum tarafından  düzenlenmiş (Öğretim üyesi muayene ücret farkı dahil) fatura esas alınarak ödenmektedir.
  • Özel sağlık kurumlarındaki tedavi giderlerinde hak sahipleri tarafından ek ücret ödenmemektedir.
  • Özel sağlık kurumlarına ödenecek sağlık hizmeti giderlerinde Türk Tabipler Birliği vb. kurum/kuruluşların yıllık tarifeleri baz alınarak Başkanlık Divanınca belirlenen tutarlar üzerinden ödenmektedir.
  • Haksahiplerine yurtdışında tedavi edilmeleri konusunda ( GSS’lılarına göre) geniş olanaklar sağlanmıştır.

6- GSS mevzuatına aykırı olan bu özel düzenlemenin Anayasa’nın 12. maddesinde yer alan “ Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.” kuralına da aykırı olacağı hususunun göz ardı edilmemesi gerekmektedir.

Zira milletvekillerine görevlerini daha iyi yapabilmeleri, halkı temsilde zorluk çekmemeleri bağlamında bazı ayrıcalıklar /kolaylıklar sağlanması olağan karşılanabilir. Ancak söz konusu bu düzenlemelerin, üstlenilen görevin süresi ile sınırlı kalmadığı, tanınan olanaklardan ömür boyu yararlanacakları şeklinde kurallar içerdiği görülmektedir. Oysa AYM’nin bazı iptal kararlarında Parlamento üyeliği ve sıfatı son bulmuş kişilerin artık yurttaşlardan farklı bir statü içinde bulunmaları için sebep kalmadığı hususu açık/seçik belirtilmiştir.

 7- Buna karşın anılan özel yasanın uygulama alanı genişletilmiş; önce AYM, daha sonra da 696 sayılı KHK ile Danıştay ve Yargıtay başkan ve üyeleri ile bakmakla yükümlü oldukları kimselerin sağlık giderlerinin de, TBMM üyelerinin tabi oldukları esaslar çerçevesinde, mahkemelerin bütçelerinden ödenmesine ilişkin düzenlemeler getirilmiştir. Bu suretle Cumhurbaşkanı T. Erdoğan’ın (17.01.2017 tarihli konuşmasında) “Dünyada belki de tek örnek olduğunu, ABD’nin bu modelin dar bir örneğini uygulamaya kalktığı halde başaramadığını, beş yıldır tıkır/tıkır işlediğini, incelemek için dünyanın her yerinden heyetler geldiğini” övgüyle bahsettiği ve 350 bin er/erbaşın sisteme dahil edildiği bir dönemde, yüksek yargı mensupları GSS kapsamı dışına çıkarılmıştır.

Bu itibarla yüksek yargı organı mensupları, sağlık giderlerinin ödenmesi gibi yaşamsal önem taşıyan bir konuda TBMM Başkanlık Divanına bağlanmıştır. Zira  bilindiği üzere yönetmelik çıkarmak veya Başkanlık divanının TBMM yönetimine ait karar alma faaliyetleri, TBMM’nin yasal (AS: Yasama olmayan) olmayan idari nitelikli kararlarındandır. Dolaysıyla yüksek yargı organlarına sağlanacak sağlık yardımları, yasama organının (Başkanlık Divanının) idari kararlarına göre yapılacaktır. ( Örneğin yüksek yargı organı mensubunun kullanacağı gözlük bedeline dahi TBMM Başkanlık Divanı karar verecektir.)

Bu yüzden konu salt sağlık giderlerinin ödenmesi sorunu olmaktan çıkmakta, yargı organlarının bağımsızlığı ve tarafsızlığını da doğrudan ilgilendirmektedir.

Diğer yandan yüksek yargı mensuplarının, GSS kapsamı dışına çıkarılmış olmaları nedeniyle, hayatın olağan akışı içinde, GSS sigortalılarının sorunlarından uzaklaşacakları; bu suretle SGK’nın hatalı eylem ve işlemlerinin yargı yoluyla düzeltilmesi, içtihat oluşturulmasına yönelik  yargısal faaliyetlerin daha uzun bir zaman alacağı açıktır.
==============================================
Dostlar,

Seçkin Mülkiye Başmüfettişi (E) dostumuz Sn. Mahmut Esen’in oldukça önemli yazısı yukarıda.. Kendisine teşekkür ederiz.. AKP iktidarının hukuk devleti ilkelerinden ne denli saptığına çok tipik bir örnek daha.. Anayasanın, yasalar önünde herkesin eşitliğine ilişkin 10. maddesi de ayak altında! Bu kişilere 12 diş implantı hakkı (8 idi!) verildiğini de paylaşalım. Bir profesör dişhekimi düşünelim. yasa ile ayrıcalıklı sayılan yukarıdaki kişilerden birine diş hekimliği koltuğunda implant uygulayan Profesör dişhekiminin tek 1 implant bedelini SGK ödememektedir!

  • Bu utanılası hazin tablo olsa olsa post-modern politik elitler ve profesörden serfleri olmalı!

30 yıldır çığlık atıyoruz:

  • GSS halkın sağlığının değil, sermayenin kârının sigortasıdır; gerçek bu denli çıplaktır!

Sevgi ve saygı ile. 07 Mart 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

2018 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ve KAMU MALİYESİNE GENEL BAKIŞ

Mahmut Esen
Em. Mülkiye Başmüfettişi
mahmutesen@gmail.com

2018 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ve KAMU MALİYESİNE GENEL BAKIŞ

(AS : Bizim katkımız yazının altındadır..)
“Sayamadığınız, ölçemediğiniz hesaplayamadığınız olayları tanıyamazsınız.”
Galileo Galilei

 IGİRİŞ

23.12.2017 gün ve 7066 sayılı 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu, 31.12.2017 gün ve 30287 sayılı (M) R.G. yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Orta Vadeli Program ve Orta Vadeli Mali Planda (2018-2020) belirlenmiş politika, hedef/ önceliklere göre ve özel mevzuatına göre hazırlanmış olan 2018 Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının, TBMM yapılan görüşmeler sonucunda da kayda değer bir değişikliğe uğramadan aynen kabul edildiği görülmüştür. Ülke ve ulus sorunların tespiti ve alınması gereken önlemler açısından; kamunun gelirlerinin toplanması, giderlerin gerçekleştirilmesi, açıkların finansmanı, kamunun varlık ve borçları ile diğer yükümlülüklerinin yönetimini kapsayan kamu maliyesinin durumunun iyi bilinmesi ve gelişmelerin yakından izlenmesi özel bir önem taşımaktadır. Bu bağlamda merkezi yönetim bütçesi kanunları, tasarı/gerekçeleri  ve ekleriyle birlikte  güncel nitelikli, önemli bilgileri içermektedir.

Bu yüzden yazımızda 2018 yılı merkezi yönetim bütçesinin gelir, gider ve denkleştirmesi ele alınmakta, bütçe rakamlarının değerlendirilmesi yapılmakta;  kamu maliyesini ilgilendiren konularda fikir açıklamasında bulunulmadan önce bilinmesi ve el altında tutulması gerektiği düşünülen, en önemli/ somut bilgi notlarına dikkat edilmesi amaçlanmaktadır.

II-2018 YILINA AİT TEMEL  EKONOMİK GÖSTERGELER  (HEDEFLER)

Orta Vadeli Programla (2018-2020) belirlenmiş olan bazı makro ekonomik göstergelerdeki 2017 yılındaki gerçekleşme ve 2018 yılı tahminleri Tablo:1’de gösterilmiştir

Tablo 1: 2017 ve 2018 Yıllarına ait Temel  Ekonomik Göstergeler.    

2017 Gerç. Tahmini 2018 Programı
GYİH ( Milyar TL) 3.035 3.446
Kişi Başına Gelir (GSYH, ABD Doları) 10.579 11.409
GSYH Büyümesi (%)   5,5 5,5
İşsizlik Oranı (%) 10,5 9,9
İTHALAT (CIF)  (Milyar ABD Doları) 243,1 273,2
İHRACAT  (FOB) (Milyar ABD Doları ) 175,8 201,4
DIŞ TİCARET DENGESİ  (Milyar ABD Doları) -67,2 -71,8
CARİ DENGE (Milyar ABD Doları) -39,2, -40
DEFLATÖR (%)(GSYH’da Sabit Fiyatlarla Artış Oranı)   10,3 7,6
TÜFE (Yıl Sonu  %) 9,5 7,0

Kaynak: Orta Vadeli Program (2018-2020)

III- 2018 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ

A-Bütçe Giderleri
a)-Ekonomik Sınıflandırmaya Göre Giderler

Merkezi yönetim bütçelerindeki 2017 ve 2018 yılı giderlerinin ekonomik sınıflandırmaya göre dağılımları; 2017 yılı giderlerindeki gerçekleşmeler ve 2018/2017 gider tahminlerindeki değişim oranlarına Tablo 2’de yer verilmiştir.

Tablo 2: Ekonomik Sınıflandırmaya Göre 2018 Yılı M.Y. Bütçe Giderleri (Milyar TL)                                                                                

      Ekonomik Sınıflandırmaya Göre Giderler 2017 YILI BÜTÇESİ 2018 YILI BÜTÇESİ
Tahmin Gerçekleşme Gerç.Or . (%) Tahmin Artış (%) 2018/2017
1-Faiz Hariç Giderler 587,6 621 105,6 691 17,6
Personel 162,6 162,1 99,7 183,1 12,6
SGK Devlet Primleri 27,1 27,2 0,3 30,8 13,6
Mal ve Hizmet Alımları 52,1 63,5 122 66 27
Cari Transferler (Sağlık, emeklilik ve sosyal yardımlar, mahalli idare payları, tarımsal destekler vb.) 249,7 271 108,5 299,4 20
Sermaye  (Yatırım) Giderleri 66,2 70,5 106,5 68,8 4
Sermaye Transferler (Mahalli idareler v.b. kuruluşlara yapılan) 10,5 12,9 123 15,3 45,7
Borç verme 12,9 13,3 103 20,2 56,6
Yedek Ödenekler 6,4 0 0 7,3 14
2- Faiz Giderleri 57,5 56,7 98,6 71,7 24,7
GİDER BÜTÇESİ TOPLAMI 645,1 677,7 105 762,7 18,2

Not: 1-Küsuratlar yuvarlatılmıştır.
Kaynak: 2018 Yılı MYBK Tasarısı/ Gerekçesi; Muhasebat Gn. Md. MYB İstatistikleri.

2017 yılı merkezi yönetim bütçesi  giderleri 32,6 milyar TL (%5) artışla 677,7 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. 2018 yılı bütçe giderleri; (2017 yılı tahminlerine göre) 117,6 milyar TL (%18,2) artırılmıştır.

Cari Transferler

Cari transfer giderleri ve faiz ödemelerindeki (ortalamanın üzerindeki) artış oranları özellikle dikkat çekmektedir. Cari transfer giderlerine yönelik tahminde, bütçe gerçekleşme oranlarını etkileyecek boyutta hata yapıldığı görülmektedir.

2018 yılı bütçe giderleri içinde en büyük pay; 299,4 milyar TL ile ( %39 oranıyla) cari transferlere ayrılmıştır. Cari transfer giderlerini,  (% 24 oranı ile) personel giderleri izlemektedir. Gider büyüklükleri sıralamasında 3. sırayı 71,7 milyar TL (% 9,4 oranı ile) faiz ödemeleri almaktadır. 68,8 milyar TL yatırım giderlerinin ise  (% 9 oranıyla) dördüncü sırada yer alabildiği görülmektedir.

Bilindiği üzere transfer ödemeleri, sermaye birikimi hedeflemeyen ve cari nitelikli mal ve hizmet alımını finanse etmek amacıyla yapılan karşılıksız ödemeleri kapsamaktadır. Nitelikleri ve bütçedeki payının büyüklüğü nedeniyle kamu maliyesi hakkında daha somut bilgiler elde edilebilmesi için cari transfer giderlerinin ayrıca incelenmesinde yarar bulunmaktadır. Bu bağlamda özlü bir inceleme için 2017 yılında cari transfer harcamalarındaki gerçekleşmeler baz alınmıştır. 2017 yılı merkezi yönetim bütçesi giderlerindeki birikimli (kümülatif) gerçekleşmelere göre giderlerin 271 Milyar TL (%40’ını) cari transfer giderleri oluşturmuştur. 2017 yılı MYB cari transfer giderleri gerçekleşmeleri Tablo 3’te yer verilmiştir.

 Tablo 3 : 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Cari Transfer Harcamaları Kümülatif Gerçekleşmeleri (Milyar TL)

S. No           05-CARİ TRANSFERLER 271
1 Görev Zararları 63,9
-KİT’ler, TCZB/ T.Halk B., SYDTF vb. yapılan ödemeler.

– SGK  (Sigorta prim vb. destekler)

6,8

57,1

2 Hazine Yardımları 87
-SGK’ya Yapılan Yardımlar

-Mahalli İdarelere Yapılan  Hazine yardımları  (Denkleştirme ödeneği, İl Özel İdare görevli eski Köy. Hiz. Md. per. üc. ödemeleri,  cadde ve sokak aydınlatma hizmetleri )

-Diğer Hazine Y68,8 milyar TL yatırımdımları (DFİF/İşsizlik Fonu,
Gençlik Spor İl Md. vb.)

76,4

 

1,7

8,9

3 Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşlara Yardım (Siyasi partiler, dernekler,
Ulusal Fon vb.)
3,4
4 Hane Halkına Yapılan Transferler (Okutulan öğrencilere burs, eğitim/sağlık/yiyecek/barınma amaçlı giderler) 41,4
5 Tarımsal Destekleme Ödemeleri 12,7
6- Hane Halkına yapılan Diğer Transferler    (Ekonomi Bakanlığı teşvik ödemeleri, KOBİ desteği, doğal afetten zarar gören çiftçilere yardım, bireysel emekliliğe Devlet katkısı vb.) 7,6
7 Sosyal Amaçlı Transferler (SHÇEK, 2022 sayılı Kanun Aylık Ödemeleri ve diğer sosyal amaçlı yardımlar) 12,2
8 Yurtdışına Yapılan Transferler ( Kıbrıs/ Uluslar arası kuruluşlara katılım payları) 2,7
9 Gelirden Ayrılan Paylar 72,6
– Mahalli idareler payları

-Fon payları (SSDF/SYDTF vb.)

-Gelirden Ayrılan Diğer Paylar  (TOKİ/TBB/TOBB/TSEK vb.)

60,7

11,6

0,3

Küsuratlar yuvarlatılmıştır. Kaynak: Muhasebat Gn. Md. Merkezi Yönetim Bütçe İstatistikleri.

Tablo incelenmesinden de anlaşılacağı üzere cari transfer giderlerinin yaklaşık %50’si (133,5 milyar TL) tek başına SGK’ya yapılmıştır. Bu rakam aynı zamanda merkezi yönetim gider bütçesinin % 20’sine karşılık gelmektedir. Merkezi yönetim bütçesi açısından en büyük “kara deliğin” SGK olduğu görülmektedir. (Muhasebat, 2017) Sosyal Güvenlik Kurumunun giderlerinin hatırlatması/konunun somutlaştırılması ve bütün olarak değerlendirilmesi bağlamında SGK’nın 2016 yılı  gider bütçesi rakamları Tablo: 4’ de gösterilmiştir.

 Tablo 4: 2016 Yılı SGK Gider Bütçesi (Milyar TL)

 S.No       GİDERLER TOPLAMI 276,5
1- SGK’dan Hane Halkına Yapılan Fayda Ödemeleri

 Emekli Aylık Ödemeleri (Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Aylıkları ,% 4 Ek Ödemeler, İkramiyeler, 2022 s.k. göre bağlanmış aylıklar vb.)

Sağlık Giderleri (Tedavi, ilaç ve sağlık malzemesi giderleri)

201,4

 

68

2-   Diğer Giderler (Yönetim, yatırım) 7

Küsuratlar yuvarlatılmıştır. Kaynak: SGK 2016 Yılı Faaliyet Raporu.

2016 yılı gider bütçesi toplamı 276,5 milyar TL olan ve giderlerinin büyük bölümü cari transferlerden oluşan, gelirleri ile giderlerini karşılayamadığı ve 20,6 milyar açık verdiği görülen SGK’ya, aynı yılın merkezi yönetim bütçesinden görev zararları ve Hazine yardımları kapsamında toplam 108 milyar TL ödenek transferi yapılmıştır. (SGK Faaliyet, 2016)

(2016 yılı merkezi yönetim bütçesi gider toplamı 584 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Merkezi yönetim bütçesinden SGK yapılmış Hazine yardımı elimine edildiğinde; SGK 2016 yılı gider bütçesinin, merkezi yönetim gider bütçesinin % 58’i oranında büyüklüğe eriştiği anlaşılmaktadır.)

Mal ve Hizmet Alımları

2017 yılında mal ve hizmet alımları ödeneğinde gerçekleşme; MSB, EGM ve J. Gn. K. savunma/ güvenlik amaçlı giderlerin de etkisi ile toplam % 22 artışla 63,5 milyar TL olmuştur. 2018 yılında ise mal ve hizmet alım ödeneklerinde geçen yılki gerçekleşmeye göre sadece % 4 oranında artış yapılmıştır.

Sermaye (Yatırım) Giderleri               

Sermaye giderleri için 2018 yılı bütçesinde, bir önceki yıl gerçekleşmiş olan (70,5 milyar TL)  giderin de altında kalan (68,8 milyar TL) ödenek ayrılmıştır. Yatırım ödeneklerinin yarısı; ulaştırma-haberleşme ile diğer kamu hizmetleri (iktisadi/sosyal) sektörü arasında eşit olarak paylaştırılmıştır. Yatırımlar için eğitime (%20), tarıma (%14), sağlık için (% 10,7) oranında ödenek ayrılmıştır. Öbür sektörlerin (imalat, madencilik, enerji, turizm, konut) tümü için ayrılabilmiş ödeneklerin toplamı 3,4 milyar TL olup yatırım ödeneklerinin yalnızca (%5’i) oranındadır.

Öte yandan, yatırım ödeneklerin merkezi yönetim kapsamındaki 217’yi aşkın  kuruluşlara göre dağılımının incelenmesinde; 68,8 milyar ödeneğin 3/4’ünün 13 kuruluş arasında paylaştırıldığı görülmektedir. Bu kuruluşlar için asgari 1, azami 9,7 milyar TL olacak ödenek ayrılmıştır. Yatırım ödeneklerinin büyüklüğü ile öne çıkan bu kuruluşlar, (ödenek miktarlarına göre yapılmış bir sıralamaya göre) KGM, DSİ, MEB, Ulaştırma/Sağlık/ EGM/Adalet/ Gıda ve Tarım/Yurtkur Gn. Md./ TÜBİTAK, İçişleri/MİT’ten oluşmaktadır.

Öte yandan AKP hükümetlerinin prestijli projelerinden olan Köylerin Alt yapısının Desteklenmesi Projesi (KÖYDES) için  900 milyon TL, ayrıca Belediyelerin Su Kanalizasyon ve Altyapı Projesi için de 719,2 milyon TL ödenek ayrılmıştır. (Yatırım Programı, 2018)

Faiz Giderleri

2017 yılında 56,7 milyar TL olarak gerçekleşen faiz giderleri için 2018 yılı bütçesinde (%25,7 artış oranıyla) 71,7 milyar TL ödenek konulmuştur. Olası ekonomik nedenlerden de bağımsız olarak, 2018 yılında faiz giderlerinde artış olması beklenmektedir. Zira merkezi yönetimin 2016 yılındaki brüt iç/dış borç stoku, 2017 yılı sonunda (%15 oranında artışla) 876,4 milyar TL ulaşmıştır. (Hazine İstatistikler, 2017) 

Personel Giderleri

Personel giderleri ve SGK Devlet primi ödemelerinde 2017 yılı bütçe gerçekleşmesi %100’e yakın. 2018 yılında personel giderlerinde %12 oranında artış öngörülmüştür. Bütçe giderlerin % 24’ünü (SGK prim ödemeleri hariç) personel giderleri oluşturmaktadır. Önemi nedeniyle kamu idarelerinde istihdam edilen kamu personelinin sayıları ve statüleri hakkında özlü bilgiler aşağıya çıkarılmıştır.

30.06.2017 itibarıyla kamu sektöründe toplam 3.589.817 kişi istihdam edilmiştir. İstihdam edilenlerin sayısı bir yıl öncesine göre 32.333 kişi azalmıştır. 2017 yılı itibarıyla istihdam edilen personelden, bütçe türlerine göre, 3.071.531 kişi merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idarelerinde; 323.722 kişi il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşlarda; 194.564 kişi de (KİT’ler vb.) diğer kamu idarelerinde görev yapmaktadırKamu sektöründe görevli 3.589.817 personelin, % 79’u kadrolu (memur), %6 sözleşmeli, %10’u işçi ve  % 4’ü geçici/diğer personel statüsünde istihdam edilmektedir.

Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde  kullanılabilir kadro/pozisyonlara (boş olanlar dahil) sahip olmak bakımından ilk sırayı 1.125.087 rakamı ile MEB almaktadır. MEB’nı 364.181 kadro rakamı ile (mülga) Kamu Hastaneleri Kurumu, 327.557 rakamı ile EGM, 185.561 rakamı ile Adalet Bakanlığı ve 150.957 rakamı ile Diyanet İşleri Başkanlığının izlediği görülmektedir
Cumhurbaşkanlığında ise 479 kadrolu, 787 sözleşmeli olmak üzere toplam 1266 personel kadro/pozisyonu bulunmaktadır. (Gerekçe, 2018)

Örtülü Ödenek

2017 yılında örtülü ödenek giderleri olarak gizli hizmet ile diğer sermaye giderleri tertibinden (1,997 +1,051) toplam olarak 3 milyar TL sarfedilmiştir. (Muhasebat, 2017)

b)-Fonksiyonel Sınıflandırmaya Göre Giderler

2017 yılı bütçe gerçekleşme rakamlarına göre 2018 yılı bütçe giderleri tahminlerinde ortalama %12 oranında artış öngörülmüştür. Savunma hizmetlerindeki (%36) ve genel kamu hizmetlerindeki (25,5) oranındaki artışlar dikkat çekmektedir. Fonksiyonel sınıflandırmaya göre 2017 ve 2018 yılları bütçe giderleri ve toplam giderler içindeki oranları Tablo: 5’de gösterilmiştir.

   Tablo 5: 2018 M.Y. Bütçe Giderlerinin Fonksiyonel Sınıflandırması (Milyar TL)

  2017 BÜTÇESİ 2018 BÜTÇESİ Artış  % 2018/2017
Hizmetin Türü Gerçekleşme Dağılım % Tahmin Dağılım (%)
Genel Kamu 170,5 25 214 28 25,5
Savunma 30,8 4,5 41,9 5,5 36
Kamu Düzeni ve Güvenlik 53,4 7,9 58,5 7,7 9,5
Ekonomik İşler 91 13,4 97,8 12,8 7,4
Çevre Koruma 0,61 0,60 -1,6
İskan ve Toplum Refahı 9,1 1.3 7,1 1 -21,9
Sağlık 35,2 5,2 40,6 5,3 15,3
Dinlenme, Kültür ve Din 13,8 2 13,1 1,7 -5
Eğitim 113,6 16,8 124,3 16,3 9,4
Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardım 159,5 23,5 164,8 21,6 3,3
TOPLAM 677,7 100,0 762,7 100,0 12,5

Not: Küsuratlar yuvarlanmıştır. Kaynak: 2018 Yılı MYBK Tasarısı; Muhasebat MYB İstatistikleri.

Fonksiyonel sınıflandırmaya göre 2018 bütçe giderlerinde en büyük pay, genel kamu hizmetlerine ayrılmıştır. Genel kamu hizmetleri payından sonra sosyal güvenlik ve sosyal yardım hizmetler giderleri, 3.sırada da eğitim giderleri payları gelmektedir.

Eğitim hizmetleri için toplam giderlerin % 16,3’ü ayrılmış olmakla birlikte bu payın büyük bir bölümünün personel giderlerine ait olduğu bilinmektedir. Nitekim 124,3 milyar TL eğitim sektörü ödeneğinden, yatırımlara (%11 oranında) 14 milyar TL ayrılmıştır. Diğer yandan kamu idarelerindeki toplam personelin %27’si MEB çalışmaktadır. Bu yüzden MEB personel giderlerinin toplam giderlere oranı diğer kamu idarelerine göre oldukça yüksektir. (Örneğin 2016 yılında MEB’da 896.584’ü EÖHS olmak üzere, toplam 977.893 personel görev yapmıştır. Aynı yıl SGK prim ödemeleri ile birlikte personel giderleri için toplam 60,3 milyar TL  ödeme yapılmıştır. Gerçekleştirilmiş personel giderleri MEB toplam giderlerin % 82’sine karşılık gelmektedir.) (MEB 2016, Faaliyet)

Tablo 6: Ekonomik Sınıflandırmaya Göre 2018 Yılı M.Y. Bütçe Gelirleri (Milyar TL)

  2017  YILI BÜTÇESİ 2018 BÜTÇESİ
Tahmin Gerçekleşme Ger.Oranı (%) Tahmin Artış (%) 2018/2017
1-Vergi Gelirleri 511 536 104,9 599,4 17,2
Gelir 108,9 112,4 103,2 112,7 3,5
Kurumlar 46,2 52,9 114,5 65,8 42,4
Özel Tüketim 136,4 138,3 101,4 146,5 7,4
Dahilden Alınan KDV 57 55,6 97,5 66,0 15,8
İthalden Alınan KDV 83,7 99,6 119 107,8 28,8
MTV 11,3 10,8 95,6 13,6 20
BSMV 13 13,3 102,3 15,2 17
Damga 15,2 15,6 102,6 17,8 17
Harçlar 19,8 19,2 96,7 23,3 17,7
Diğer 19,5 18,3 93,8 20,7
2- Vergi Dışı Gelirler 73,2 71,2  97,3 81,9 11,9
  Teşebbüs ve Mülkiyet Gelirleri (Mal/hizmet satışı, KİT ve kamu bankaları, kurumlar kârları, kira vb. gelirler) 17,1 19,7 115,2 20,1 6
Alınan Bağış ve Yardımlar ile Özel Gelirler 1,5 2,2 146,6 2,8 86
Diğer Gelirler (Faiz/para cezası, kişi ve kurumlardan alınan paylar vb.) 37,5 35,4 94,4 46,5 24
Sermaye Gelirleri
(Taşınır/taşınmaz/menkul kıymet/hisse satışı vb.)
15,4 11,7 76 12 -22
Alacaklardan Tahsilat 1,6 2,1 131 0,45 -41
3- Özel Bütçeli Kuruluşların Öz Gelirleri 9,8 18,9 193 10,8 10,2
4- Düz. Den. Kurum Gelirleri 4,1 4,2 102,4 4,7 14,6
GELİR BÜTÇESİ TOPLAMI                  598,3 630,3 105,4 696,8 16,5

Not: 1-Küsuratlar yuvarlanmıştır.
Kaynak: 2018 Yılı MYBK Tasarısı/Gerekçesi, Muhasebat Gn. Md. MYB İstatistikleri.

2018 yılı bütçe gelirlerinde geçen yılın bütçe tahminlerine göre  %16,5 oranında artış öngörülmüştür. İthalden alınan KDV, Kurumlar Vergisi, MTV, Damga Vergisi, Harçlar ile vergi dışı diğer gelirleri için ortalamanın üzerinde gelir artışı belirlenmiştir. Bu arada sermaye gelirlerinde (varlık satışlarında) azalma olacağı tahmin edilmiştir.

2018 yılı genel yönetim bütçe gelir tahminleri toplamı olan 681,3 TL’nin; % 88’ini vergi gelirleri, %12’sini de vergi dışı gelirler oluşturmaktadır. 2017 yılı bütçe gerçekleşmelerine göre vergi gelirlerinin sadece 176,8 milyar TL’si (% 33’ü) dolaysız (gelir ve servetler üzerinden alınan) vergilerdir (Hazine, 2017). Vergi gelirlerinin % 63 gibi büyük bir bölümünün dolaysız vergilerden elde edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere dolaysız vergiler zengin/fakir ayrımı yapmadan, “zorunlu tüketim maddelerini” de kapsayacak şekilde tahsil edildiği için haksız ve adaletsiz bir uygulamadır.

Nitekim 2018 yılı bütçesinde tahmin edilmiş KDV gelirleri bile, tek başına, Gelir ve Kurumlar vergilerinden tahsil edileceği umulan rakamlara denk gelmektedir. KDV’den sonra bütçe gelirleri içinde 2. sırada yine dolaylı bir vergi olan ÖTV yer almaktadır. Sosyal adalet, gelir dağılımı, vergi adaleti yönünden vergi gelirleri içindeki dolaysız vergilerin payının artırılması gerektiği açıktır.

C- Bütçe Dengesi

2017 yılı bütçesi 47,3 milyar TL net borçlanma ile denkleştirilmiştir.

2018 yılı bütçe ödenekleri ile tahmini gelirler arasındaki 65,9 milyar TL fark da net borçlanma ile karşılanacaktır. Bütçe gelirleri, giderleri karşılamaktan uzaktır.  2017 yılı bütçe gelirleri ile giderlerin %90,4’ü karşılanabilmiştir. 2018 yılında bu oranın % 91,3 olması beklenmektedir.

2017 yılı bütçesinde faiz dışı fazla  9,3 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. 2018 yılında faiz dışı fazlalık 5,8 milyar TL tahmin edilmiştir. Faiz dışı giderler artış eğilimi gösterdiğinden; faiz dışı fazlalığın son yıllarda giderek küçüldüğü, dolaysıyla borç asıllarından ödemelerin yavaşladığı anlaşılmaktadır.

D- Diğer Konular

Hizmet Bedellerinde Kuruşlu Ücretler

Kamu personeline ek olarak yaptırılacak bazı hizmetler karşılığında kamu personeline verilecek olan ve bütçe kanunlarıyla her yıl yeniden belirlenen ücretler yine sembolik kaldığı görülmektedir. Bu bağlamda;
– Ek ders vermekle görevlendirilen öğretim üyelerine 31,67 TL,
– Konferans vermekle görevlendirilenlere 27 TL aşmamak üzere,
– Fazla çalışma yapan memurlara saat başına 1,97 TL
– Devlet memurlarına  (24 saati geçen geçici görevleri için) kadro/ek göstergelerine göre
38,75 – 51,60 TL arasında gündelik ödenecektir.

Aylık/Harçlık Ödemelerinde Artış

65 yaşını doldurmuş muhtaç/güçsüz vatandaşlara yapılan aylık ödemelerinde kullanılan gösterge rakamlarında; ASPB bağlı merkezlerde bakım ve rehabilitasyonu yapılan yaşlı ve engellilere ödenecek harçlıklara ilişkin gösterge rakamlarında artış yapılarak ilgililerin aylıklarında (katsayı artışı dışında) kısmi iyileştirmeler yapılmıştır. Bu kesime Devletin atıfetinin esirgenmediği görülmektedir. (Tasarı, 2018) 

Kamu İdarelerin Ait Lojman/Sosyal Tesis ve Taşıt Sayıları

Genel bütçe kapsamında kamu idarelerine ait toplam 208.951 adet lojman/sosyal tesis bulunmaktadır. En çok lojman/sosyal tesise sahip kamu idareleri (sırası ile) MSB, EGM, MEB, Sağlık B. ve J. Gn. K. ve Adalet B. dır. Genel bütçe kapsamındaki öbür 38 kamu idaresinin sahip olduğu lojman/sosyal sayısı 24.105’tir.

Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin muhtelif nitelikte 98.852 adet taşıtı vardır. Mevcut taşıtların 44.387’si (% 45 i ) EGM’ne ait olup, 6 personele bir taşıt düş mektedir. EGM’yi MSB ve Sağlık B. izlemektedir. (Gerekçe, 2018)

KAYNAKÇA

2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ve Bağlı Cetveller.
http://www.bumko.gov.tr/Eklenti/10848,2018yilimybkanunutasarisipdf.pdf?
2018 Yılı Bütçe Kanunu Gerekçesi. http://www.bumko.gov.tr/TR,54/butce-gerekcesi.html
Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü Merkezi Yönetim Bütçe İstatistikleri.
https://www.muhasebat.gov.tr/content/genel-yonetim-mali-istatistik-detayi?tabId=1&pageId=2
2018 Yılı Yatırım Programı (15.01.2018 gün ve 30302 (M) sayılı R.G.)
2018-2020 Orta Vadeli Program.
http://www.bumko.gov.tr/Eklenti/10807,2018-2020-orta-vadeli-programpdf.pdf?
Hazine Müsteşarlığı Kamu Finansmanı İstatistikleri.
(https://www.hazine.gov.tr/kamu-finansmani-istatistikleri)
ASPB 2016 Yılı Faaliyet Raporu. http://www.sgk.gov.tr/2016FaaliyetRaporu.pdf
MEB 2016 Yılı Faaliyet Raporu.
http://sgb.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2017_03/07172222_2016idarefaaliyetraporu.pdf
Vatandaş Bütçe Rehberi. http://www.bumko.gov.tr/TR,8098/vatandas-butce-rehberi.html
=================================================
Dostlar,

Em. Mülkiye Başmüfettişi Sn. Mahmut Esen‘in büyük bir yetkinlikle ve emekle 2018 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi irdelemesini yukarıda sunduk. Sn. Esen’e çok nitelikli emeği ve paylaşımı için şükran doluyuz. Ülkemizin perişan hallerini üzülerek görüyoruz. Ancak siyaset kurumu – siyasetçiler her zamanki gibi güllük – gülistanlık tablolar çizmekte ve kendinden öncekileri adeta yerin dibine batırmaktadır.

Devlet memuruna 1 saat fazla mesai ücretinin 1,97 TL oluşu ibretlliktir.
Bütçe gelirlerinin % 88’i, 2/3’ü dolaylı – adaletsiz vergi kaynaklıdır. Devletin gelir getiren kamu işletmeleri özelleştirilerek elden çıkarılınca, başlıca gelir kaynağı vergi kalmaktadır. Başlıca sayısal verile aşağıdadır :

2018 bütçe gideri 763 (599’u-%88 vergi!), gelir 697, Açık 66, Faiz 71,6 (%26↑); yatırım 68,8; Sağlık Bak. 37,6; DİB 7,8 (151 bin pers.); SGK 133,5 (2016’da 108); Emn.+Jand. 40,1; Mrk. Yön. borcu 2017 sonu 871,6 milyar (%15↑) TL…

Yatırım giderlerini aşan FAİZ borcu görülmektedir. Faiz dışı fazla (borç ana para ödemesi) 2017’ye göre iyice azaltılmıştır; bu ürkütücüdür.

SGK’nın finansal dengesi bir başka ürkütücü durumdur. Dev bir kara deliktir söz konusu olan. Genel Sağlık Sigortası, ülkemizin ekonomik gücüyle üstesinden gelinemeyecek ölçüde son derece pahalı, verimsiz, bütçe açığı ve borçlanmaya neden olan bir dış dayatmadır ve SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİLDİR! Bu israfçı ve sektördeki sermayeyi zengin eden rant aktarımcı politikaların hızla terk edilmesi zamanı gelmiştir. Genel bütçe kaynaklı, kamu öncülüğünde ve MUTLAKA KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ ÖNCELİKLİ – AĞIRLIKLI sağlık sistemine dönmekten başka çare YOK – TUR!

Sevgi ve saygı ile. 25 Şubat 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com