YSK TOPLANTI VE KARAR YETER SAYILARI KONUSUNDA BİR DEĞERLENDİRME

YSK TOPLANTI VE KARAR YETER SAYILARI KONUSUNDA BİR DEĞERLENDİRME

Mahmut ESEN
Mülkiye Başmüfettişi (E)

Özü:  YSK’nın toplantı ve karar sayılarına ilişkin oluşmuş duraksamaların giderilmesi, bu amaçla YSK’nın 7 asıl üyeden oluşmasına yönelik kadim uygulamasına dönmesinde yarar bulunmaktadır. 

1-Anayasa’nın 79. maddesi uyarınca seçimler; yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılmaktadır.

Seçimin başlamasından kesin karara bağlanmasına dek tüm seçim işlerinde Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı (YSK) görevlendirilmiştir.

YSK yedi asıl ve dört yedek üyeden oluşmaktadır. YSK üyeleri altısı Yargıtay, beşi Danıştay Genel Kurullarınca kendi üyeleri arasından seçilmektedir. Bu üyeler,  aralarından bir başkan ve bir başkanvekili seçerler. Ayrıca YSK’ya Yargıtay ve Danıştay’dan seçilmiş üyeler arasından ad çekme ile ikişer yedek üye ayrılır.

Bu yolla; (1) başkan; (1) başkan vekili,  (5) asıl ve (5) yedek üye olmak üzere toplam 11 üyeden oluşan YSK kadrosu tamamlanmış olmaktadır. Bu düzenlemenin 1961 Anayasasının 75. maddesinden aynen alındığı görülmektedir.

2-Anayasa’da YSK’nın görev ve yetkilerinin yasayla düzenleneceği belirtilmiştir.

Bu amaçla; son olarak, 30.11.2017 gün ve 7062 sayılı YSK’nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunla konuya ilişkin bir düzenleme yapılmıştır. Ancak anılan yasadaki düzenlemeler yeterli değildir. Yasada YSK’nın oluşumuna ilişkin olarak, Kurul kararlarının salt çoğunlukla alacağının belirtilmesi ile yetinilmiştir. Bu yüzden yasanın gereksinimlere yeterince yanıt vermeyeceği ve uygulamada karşılaşılan duraksamaları gideremeyeceği açıktır.

Zira, kaymakam başkanlığında toplanan İlçe İdare Kurulunda bile, toplantı ve karar yeter sayısı, asıl üyelerin olmaması durumunda yedek üyelerin (vekillerinin) toplantılara katılacağı vb. konular açık ve seçik biçimde yasayla düzenlenmiştir. Belirtilen nedenlerle YSK’nın üye tam sayısı konusunda açıklık yoktur.

Bu bağlamda Kurulun, toplantı ve (buna bağlı olarak)  karar yeter sayısı da net biçimde belli değildir. Başka bir anlatımla başkan veya başkan vekilinin başkanlığında en az kaç üyenin katılımı ile Kurulun toplanacağına ilişkin hüküm yoktur. Bu yüzden yedeklerin üye tam sayısı hesabına katılıp / katılmayacakları konusunda ciddi duraksamalar yaşanmaktadır.

 Bununla birlikte son yıllarda Kurul üye tamsayısının 11 olarak değerlendirildiği, yedeklere de oy kullandırıldığı, YSK’daki  kadim uygulamadan vazgeçildiği görülmektedir.

Oysa 1961’den bu yana Anayasalardaki YSK kuruluşuna ilişkin hükümlerde herhangi bir değişiklik olmamıştır. Yasada varolan hükümlerin Anayasa hükümlerine aykırılık oluşturacak biçimde yorumlanamayacağı / uygulanamayacağına kuşku yoktur.

 Ayrıca yasakoyucu, Kurul üye sayısını 11 olarak düşünmüş olsaydı, hiç yedek üyeden (yedek üyeler için ad çekmesinden) söz etmeyeceği, doğrudan üye sayısını 11 olarak hüküm altına alacağı açıktır.

  • Öte yandan genel / yerleşik uygulama gereği, asıl varken yedeğin oy hakkı bulunmamaktadır.

Bilindiği üzere yedek üye yalnızca asıl üyelerden birinin özürü durumunda asılın yerine geçerek ve oy kullanabilmektedir. Nitekim 3.06.2006 gün ve 227 sayılı YSK kararından önceki tüm YSK kararları 7 asıl üyenin katılımı ile alınmıştır. Yedeklerin de katılımı ile üye sayısı kesinlikle 7’nin üzerine çıkmamıştır

3-29.06.2006 gün ve 26213 RG’de yayımlanmış 227 sayılı karar üzerinde 11 üyenin imzasının bulunduğu, dolaysıyla yerleşik / köklü uygulamanın bu tarihten sonra değiştirildiği görülmektedir.

Bununla birlikte YSK kararlarında olması gereken uygulama birliği / yeknesaklık sağlanamamıştır. Seçim gibi yaşamsal önem taşıyan kararlarının 7- 11 arasında değişen üyelerin katılımı ile alındığı görülmektedir. Örneğin;

-26.08.2015 günlü 1541-1552 sayılı ve 31.08.2015 günlü 1557, 1571-1576 sayılı kararlar 7 üyenin;
-11.02.2017 günlü 74-76 sayılı kararlar 8 üyenin;
15.02.2017 gün ve 102-111 sayılı kararlar 9 üyenin;
-14.02.2017 gün ve 93-100 sayılı kararlar 10 üyenin katılımı ile alınmıştır.

Öbür yandan aynı gün verilmiş kimi Kurul kararlarında üye sayısının değiştiği bile görülmektedir. 8.03.2011 günlü 164 ve 169 sayılı; 2.07.2014 günlü ve 124 ve 3136 sayılı 24.7.2014 gün ve 3434 ve 3443 sayılı aynı günlü kararların; farklı üye sayısı katılımı ile alınmış olması bu duruma örnektir.

4-YSK kararlarının genellikle oybirliğiyle alındığı görülmektedir. Uygulamada seyrek rastlansa da oyçokluğu ile alınmış kararlar da vardır.

Ancak YSK’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimini iptal etmesi nedeniyle 23.06.2019’da yapılacak seçim için yapılacak iş ve işlemlere ilişkin 17 maddeden oluşan kararların ne yolla (oybirliği / oyçokluğu ile?) kabul edildiği belirtilmemiş, “kabul edildi” biçiminde karar türü yaratıldığı görülmüştür.

Halkın bilgi edinme hakkını kullanabilmesi, karar uygulayıcılarına yol göstermesi, kararlara duyulan güven / istikrar vb. bakımlardan kararlarda, kararın niteliğinin bilinmesinde yarar vardır.

Sonuç olarak :  İl/ilçe seçim ve sandık kurullarının oluşumundan önce YSK’nın, kendi toplantı ve karar sayılarına ilişkin oluşmuş duraksamaları gidermesinde,  bu bağlamda Kurulun 7 asıl üyeden oluşmasına yönelik yerleşik uygulamasına dönmesinde yeni gerginlikler / bunalımlara neden olunmamasında yarar vardır.

SEÇİLMİŞ BELEDİYE BAŞKANINCA İLK OLARAK YAPILMASI GEREKEN İŞLER

SEÇİLMİŞ BELEDİYE BAŞKANINCA İLK OLARAK YAPILMASI GEREKEN İŞLER

Mahmut ESEN
Mülkiye Başmüfettişi (E)

31 Mart 2019 Mahalli İdareler Genel Seçimleri yapılmış; halkın güvenini kazanarak seçilmiş olan belediye başkanları da mazbatalarını alarak görevlerini yürütmeye başlamışlar/başlayacaklardır.

Görevlerine yeni başlayacak olan belediye başkanlarını bekleyen bir dizi ağır sorunlar bulunmaktadır. Ülkemizde en güç görevlerin başında belediye başkanlığı gelmektedir.

Kaymakamlık, vali yardımcılığı, (atanmış) belediye başkanlığı ve mülkiye başmüfettişliği görevlerinde bulunmuş, deneyimli/emekli kamu görevlisi olarak;

Seçilmiş belediye başkanlarının görevlerinde başarılı olmaları, karşılaşacakları sorunlara ilişkin alabilecekleri kimi önlemler hakkındaki görüş ve önerilerim, yararlı olabileceği düşüncesiyle (özet olarak) aşağıya çıkarılmıştır.

Kutlama / teşekkür ziyaretleri

1- Seçilmiş belediye başkanlarına kutlama amaçlı yapılacak ve araya girilmez ise olasılıkla aylarca sürecek heyet kabulleri, teşekkür ziyaretleri başlangıçta düzenlenmeli, bir takvime bağlanmalıdır. Bu amaçla yapılacak kutlama ziyaretleri; belediye başkanlarının göreve başlamalarını izleyen 10-15 günlük bir süreyi geçmeyecek biçimde planlanmalı, bu konularda halka gerekli duyuru yapılmalıdır. Böylelikle, görevine yeni başlayan ve dolayısıyla gücünün doruğunda olan belediye başkanı, enerjisini / zamanını daha akılcı kullanmış, belediye sorunlarına daha erken el koymuş olacaktır.

Belediye sorunlarına el konulması

2-Belediye birim başkanlarından görev alanlarına ilişkin konularda; resmi faaliyet raporlarında belirtilmiş olanların dışında, birim başkanlığının mevcut durumu ve alınması gereken önlemleri içeren brifingler alınmalı, mevcut personelin bilgi birikimlerinden de yararlanılmak yoluyla kısa zamanda belediyenin sorunlarına el konmalıdır.

3-Belediye başkanlığı ve bağlı birimlerinde, önceki tarihlerde mülkiye müfettişleri, Sayıştay denetçileri, iç denetçiler ile belediye meclisi denetim komisyonu aracılığıyla yürütülmüş teftiş ve denetimler sonucu düzenlenmiş teftiş / denetim raporları, belediye başkanlığı faaliyet raporları ile sorgu kâğıtları ve Sayıştay ilamları gözden geçirilmeli, sonuçları izlenmelidir.

4- Yolsuzluğa açık alan olarak nitelendirilen hesap, iş ve işlemlerin öncelikle incelenmesinde, gereken önlemlerin gecikmeksizin alınmasında yarar vardır. Bu tür özellik içeren hesap, iş ve işlemlerden kimileri aşağıya çıkarılmıştır.

  • Otopark Yönetmeliği hükümlerine göre otoparkı bulunmayan yapılardan ruhsat alınması aşamasında tahsil edilen ayrı bir hesaba yatırılması gereken otopark paraları,
  • Otopark gelirleri,
  • Belediye taşınmazlarının kiraya verilmesi ve tahsis işlemleri;
  • Gecekondu önleme fonu hesapları,
  • Toplu taşıma imtiyaz hakkı devir işlemleri,
  • Ambalaj atıkları toplanmasına ilişkin imtiyaz hakkı,
  • Hafriyat toprağı ile inşaat/yıkıntı atıkları bedelleri,
  • İşyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyette bulunan işyerleri,
  • Belediyenin borçlanma işlemlerinde Belediye Kanununda öngörülen limitlere uyum durumu vb.

5-Belediyenin mali işlemlerinin, gelir işleri ve gider belgelerinin, bu konularda yetkin denetim elemanları aracılığıyla teftişleri yaptırılmalı, varsa hatalı uygulama/aksaklıklar hızla giderilmelidir.

Personel işleri

6-Ülkemizdeki işsizlik oranının yüksekliği; halkımızın kamu kurumunda çalışma isteği, verilmiş olması olası vaatler, kadrolaşma gereksinimi vb. nedenlerle seçimlerden sonra belediye başkanlarının yoğun olarak iş / işe yerleştirme istemleri ile karşılaşacakları, bunları yerine getirmesi konusunda zorlanacakları, bu sorunun belediye başkanları başta olmak üzere, bağlı oldukları siyasal partilerin merkez / il / ilçe yetkililerini uzun süre uğraştıracağı açıktır.

Bu yüzden belediye başkanlığı ile bağlı işletme ve şirketlerdeki boş / boşalacak (memur / kadrolu işçi / sözleşmeli memur) pozisyonlarına yapılacak açıktan veya kurum içinden naklen / terfiyle personel atamalarında; istemleri almak, değerlendirmek / gereğini yapmak üzere, belediyenin insan kaynakları birimi bünyesinde ayrı başvuru merkezi oluşturulmasında, personel gereksiniminin oluşturulmuş bu havuzdan karşılanmasında yarar vardır.

Bu yolla belediye başkanları temel görevlerine daha çok zaman ayırabilecek, iş başvuruları ile daha az karşılaşacak, bireysel istemler peşinde koşmayacak, istek sahiplerini gücendirmemek için yoğun çaba harcamamış olacaktır.

7-Özellikle üst düzey yönetici atamalarında liyakat ve ehliyete gereken özen mutlaka gösterilmelidir.

Bu bağlamda üzerinden yıllar geçse bile belleklerden hala silinmeyen, belediye başkanı bir yana, belediyenin bağlı olduğu siyasal partiye bile yüklenen (töhmet altında bırakan) İSKİ Genel Md. olayı göz ardı edilmemelidir.

Personel istihdamı

8- Kaynakların etkili, ekonomik ve verimli kullanılması vb. konularda danışmanlık yapması gereken, özel durumları nedeniyle boş tutulan ve bir kariyer mesleği olan iç denetçi kadrolarına gereken atamalar yapılmalıdır.

9-Belediye hizmetlerinin sunumu, niteliği ve personelin performansını yükseltmek, belde halkının beklenti ve gereksinimlerini karşılamak üzere “ stratejik planlar” ve “eylem planları” oluşturulmalıdır.

Bu bağlamda öncelikle, çalışan personelin görev, yetki ve sorumluluklarını belirtir görev yönergeleri ve varolan personel arasında iş bölümü olup olmadığı araştırılmalı; var ise güncellemeleri göz ardı edilmemelidir.

Öte yandan başarısı nedeniyle ödüllendirilmiş; olmuş ihbar / yakınmalar üzerine haklarında adli / idari işlem yapılmış / yapılmakta olan veya yakınmanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş personeli kapsayan bilgi formu hazırlatmalı, personel değerlendirmesi sırasında bu notlardan yararlanmalıdır.

Ayrıca başka birimlerde / başka birimlerden veya hak ettiği (müktesebi) kadronun altında /üstünde istihdam edilen personelin öncelikle saptanmasında (bilinmesinde) yarar vardır. 

Öncelikle planlanması gereken işler

İhbar / Yakınmalar

10- Ülkemizde iktidar / üst düzey yönetici değişikliklerinden sonra, önceki dönemde görev yapmış olan yetkililer hakkında çok sayıda ihbar / yakınmalar yapılmakta, sorumlularından “hesap sorulması” beklenmektedir.

Ayrıca yine geçen dönemde mağdur edildiklerine ve bu mağdurluklarının giderilmesine ilişkin yoğun istemler gündeme gelmektedir.

Bu tür bulgular, belediye başkanı değişikliklerinde, özellikle eski / yeni başkanların farklı partilere üye olmaları durumunda geçerlidir.

Bu nedenle yeni başkanları en çok uğraştıracak işlerin başında, eski yöneticilerden hesap sorulmasına ilişkin beklentileri karşılamak olacaktır. Halkımız tarafından hesap sorulması olayı belgesiz / özensiz biçimde, rahatlıkla ifade edilmekte, bu istek kulaklara çok hoş gelmektedir.

Suç işledikleri iddia edilenler hakkında gerekli inceleme ve soruşturmalar hemen başlatılmalı; suçluların cezasız kalmaması için gereken yasal işlemler yapılmalıdır. Bu konularda herhangi bir duraksama olmamalıdır. Çünkü bu konular bir kamu görevlisi olan belediye başkanının da yasal olarak sorumluğunu gerektirmektedir. Belediye başkanı istese bile bu görevinden kaçınması olanaklı değildir. Bununla birlikte hesap sorulmasına ilişkin iş ve işlemler kolay değildir. Çünkü özel uzmanlık ve teknik bilgi, deneyim isteyen bir konudur. Zaman alıcı, yıpratıcı ve sonuç alınması kolay olmayan bir süreçtir.

Bu yüzden, yolsuzluk savlarına ilişkin konulara duygusal yaklaşılmamasında, başka bir anlatımla sorunun (olabildiğince) nesnel olarak ele alınmasında, bu bağlamda eski / yeni başkanlar arasında husumet ortamı yaratılmamasına özen gösterilmesinde yarar vardır. Bu bakımdan ihbar / yakınma konusu olaylarda gerektiğinde (üniversiteler dahil) uzman görüşleri alınmalı, olaylara profesyonelce yaklaşılmalıdır.

Bu amaçla olan / olası ihbar ve yakınmaların kayda alınması ve yapılması gereken yasal işlemlerin izlenmesi konularında, Başkanın yükünün hafifletilmesi için Başkan adına hareket edebilecek personel görevlendirmesi yoluna gidilebilir.

Öte yandan belediye başkanları ihbar / yakınmaların yanı sıra, özellikle mevcut personel içinde birlikte görev yapılabilecekleri, çalışkan, dürüst / güvenilir personele yönelik duyumlara, referanslara da önem vermelidir.

Hizmet alım ihaleleri

11- Belediye Kanunu’na göre (seçimler nedeniyle) belediyelerde önceki dönemde yapılmış ve birden çok yılı kapsayan hizmet alım ihalelerinin süresi haziran ayı sonunda tamamlanmış olacaktır. Dolaysıyla yeni yönetimce yakın zamanda, 1’den çok yılı kapsayan, çok sayıda hizmet alım ihalesinin yapılması gerekmektedir. Bu yola belediye başkanları, belde halkına karşı ilk ciddi sınavlarını vermiş olacaktır.

Belirtilen nedenlerlehizmet alım ihalelerinin önemi ve yolsuzluğa açık bir alan olması da dikkate alınarak, ihalelerde izlenecek yol / yöntemler konusunda ilkeler öncelikle, şimdiden belirlenmelidir. Bu bağlamda hizmet alım ihalelerinde yaklaşık maliyet ögelerindeki (kâr oranı, taşıt araçlarında tüketilen akaryakıt miktarı vb.) uygun değerlerin belirlenmesi, kamu yönetimlerindeki iyi uygulama örneklerinin araştırılması vb. konularda şimdiden hazırlık yapılmasında yarar vardır.

 12-Ülkemizde belediyelerin gelirlerinin giderleri karşılamadığı, bütçelerdeki gelir  /gider dengesinin borçla kapatıldığı bilinmektedir. Belediyelerinin büyük bölümü de borçlu durumdadır. Yeni seçilmiş belediye başkanlarını bekleyen en güncel sorunun borç ödemeleri konusu olacağı beklenmektedir. Belediye başkanı değişikliğinin de etkisi ile, belediye alacaklılarının, alacaklarını tahsil edebilmek için daha ısrarlı olacakları, hatta yargı yoluna da başvurmaları durumunun kaçınılmaz olduğu düşünülmektedir.

Belirtilen nedenlerle belediyelerin borçlarının ödenmesi konusunda bir politika geliştirilmelidir. Bu bağlamda belediye borçları yapılandırılmalı, borç ödemelerinin bir plan kapsamında, dengeli / adaletli biçimde yürütülmesi sağlanmalıdır.

Tahsilatın hızlandırılması

13– 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunundan doğan değişik (muhtelif) gelirler başta olmak üzere belediye alacaklarının tahakkuk / tahsilat işlemleri incelenmeli, tahakkuk ettiği halde tahsil edilmemiş gelirlerin tahsilat işlemlerine hız verilmelidir.
=======================================
Dostlar,

“Kaymakamlık, vali yardımcılığı, (atanmış) belediye başkanlığı ve mülkiye başmüfettişliği görevlerinde bulunmuş, deneyimli / emekli kamu görevlisi olarak” yukarıdaki değerli derlemeyi sitemizde yayınlanmak üzere paylaşan saygın – değerli dostumuz Sn. Mahmut Esen‘e teşekkür ediyoruz.. Çok yol gösterici olan önerilerinden yararlanılmasını ve gerektiğinde kendisine danışılmasını dileriz.

Biz de yeni ve yeniden seçilen tüm Belediye başkanlarına başarı diliyoruz.
Dürüst ve başarılı yerel yönetimler demokrasimiz ve kalkınmamız bakımından büyük önem taşımakta. Bu gün Ankara BŞB Meclis toplantısından kısa bir bölümü izleme olanağımız oldu ve Başkan Mansur Yavaş‘ın işinin ne denli zor olduğunu gördük..

Herkese demokratik olgunluk ve hoşgörü, dayanışma, kesin olarak dürüstlük.. içinde davranmak düşüyor.. Ülkemize yakışan da budur..

Sevgi ve saygı ile. 14 Nisan 2019, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Halk Sağlığı Uzmanı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

27 sayılı CBK HAKKINDA ÖZET BİLGİ

27 sayılı CBK HAKKINDA ÖZET BİLGİ

 

Mahmut ESEN
E. Mülkiye Başmüfettişi

 

10.01.2019 günlü (dünkü) R.G. yayımlanan 27 sayılı CBK sinde:
10.07.2018 gün ve 1 sayılı CBK ile yürürlüğe giren ve merkezi yönetimin yeniden yapılanmasını içeren

Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi”nde

yapılmış ek ve değişiklikler düzenlenmiştir.

Böylece merkezi yönetim teşkilatında (AS: örgütünde) yapılmış ek/değişikliklerin sayısı 8’e ulaşmıştır.

27 sayılı CBK’sindeki düzenlemeler toplam 108 maddeden oluşmaktadır.

1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde geniş kapsamlı (1/5 oranında) ek / değişiklikler yapmıştır.
Yapılmış ek / değişikliklerden önemli görülenleri özetle aşağıya çıkarılmıştır.

-Ticaret Bakanlığı; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı başta olmak üzere kimi bakanlıkların kuruluş, görev ve yetkileri konusunda ek / değişiklikler yapılmıştır.
-Bakanlıklarda hukuk hizmetlerini yürütmek üzere kurulu bulunan (3.600 ek göstergeli ) 1. Hukuk Müşavirliği / Hukuk Hizmetleri Daire Başkanlıkları; (6.400 ek göstergeli)
Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne dönüştürülmüştür.
– Sürekli / geçici yurt dışı örgütü kurabilecek bakanlıkların sayısı artırılmıştır.
– Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı kadrolarındaki “denetçi” unvanları “müfettiş” olarak değiştirilmiştir.

RESMİ KAYITLARA GÖRE TÜRKİYE’DEKİ SURİYELİLER

RESMİ KAYITLARA GÖRE TÜRKİYE’DEKİ SURİYELİLER

Mahmut ESEN
E. Mülkiye Başmüfettişi

Türkiye’de geçici koruma statülü Suriyelilerin sayısı; nüfus artış oranları ve yakın gelecekte toplam nüfus içindeki oranlarına yönelik ve tehlikenin büyüklüğüne dikkat çekmeyi amaçlayan bir yazım aşağıda bilgilerinize sunulmuştur. Saygılarımla. 25.12.2018

1-İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun TBMM Plan Bütçe Komisyonunda açıklamaları ile Göç İdaresi Gn. Md. resmi internet sitesinde yer alan verilere göre 2017 ve 2018 yıllarında Türkiye’de kayıt altına alınmış (geçici koruma statüsünde) Suriyelilerin sayısının:

2017 yılında 3.426.786 kişiye,
2018 yılında 3.613.961 kişiye; ulaşmış olduğu anlaşılmıştır.[1], [2]

2- İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından 22.12. 2018’de yapılmış başka bir açıklamada ise “Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı  harekâtlarından sonra 291.790 Suriye’linin ülkelerine döndüğü belirtilmiştir.[3]

291.290 kişilik geriye dönüşlere (dış göçlere) karşın 2018 yılında ülkemizdeki Suriyelilerin sayısı bir önceki yıla göre 187.175 kişi artmıştır. Bir yıllık artış oranı % 5,5’tir. Artış oranın yüksekliğinin dış göçlerden çok doğumlardan kaynaklandığı kestilmektedir.

4- 31.12.2017’de 80.810.525 kişi olan Türkiye nüfusu; 2016’da binde 13,5; 2017’de binde 12,4 oranında (995.654 kişi)  artmıştır.[4]

Suriyelilerdeki (2018 yılı) nüfus artış oranı, ülkemizdeki 2017 genel artış oranının 4,43 katıdır.

(2018’de artan Suriyeli nüfus sayısı, 2017’de ülkemizde artan nüfusumuzun % 18,8’ine karşılıktır.

5- Kayıt altına alma işlemlerinin sonuçlandığı ve yeni göç alınmayacağı varsayımından hareketle; bir önceki yıla göre 2018 için Ülkemizde bulunan Suriyelilere ilişkin saptanmış (% 5,5) nüfus artış hızı ile ülkemizdeki 2017’de binde 12,4 oranındaki artış hızının aynen sürmesi / temel alınarak yapılacak bir projeksiyonda Türkiye nüfusu, Türkiye’deki Suriyelilerin sayısı ve toplam nüfusta Suriyelileri oranı (%) aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Sıra No.  Süre (Yıl) Sonra Türkiye Nüfusu Türkiye’deki Suriyeli Sayısı Suriyeliler Dahil

Toplam Nüfus

 Toplam Nüfusta Suriyelilerin Oranı (%)
1 5 85.982.398 4.723.302 90.705.700 5,2
2- 10 91.412.865 6.173.167 97.586.032 6,3
3- 25 109.983.124 13.781.451 123.764.575 11,1
4- 50 149.649.321 52.554.080 202.203.401 26

Tablo incelemesinden de anlaşılacağı üzere 5 yıl sonra yüz kişiden 5’i;
50 yıl sonra ise 4 kişiden 1’i Suriyeli olacaktır!

[1] https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/komisyon_tutanaklari.goruntule?pTutanakId=2002 
[2] http://www.goc.gov.tr/icerik3/gecici-koruma_363_378_4713
[3] http://www.milliyet.com.tr/son-dakika-bakan-soylu-siyaset-2799568/
[4] http://www.tuik.gov.tr/HbGetirHTML.do?id=27587

GÜNCEL RESMİ RAPORLARA GÖRE ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN 2017 YILI FAALİYETLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

GÜNCEL RESMİ RAPORLARA GÖRE ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN 2017 YILI FAALİYETLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Mahmut ESEN
E. Mülkiye Başmüfettişi
 

Ahmet Saltık’ın notu                           : 
Sn. Esen çok önemli bir hizmet yapıyor.  31 Mart 2019 yerel seçimlerine giderken E. Mülkiye Başmüfetişi Sn. Mahmut Esen’in GÜNCEL RESMİ RAPORLARA GÖRE BELEDİYELERİMİZİN 2017 YILI FAALİYETLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
başlıklı önemli raporunu da birkaç gün önce sitemizin manşetinde duyurmuştuk.. AKP’li belediyelerin “hesap verebilirlik” durumu sn derece önemli. Bu raporu okumak için tıklayın.

Sn. Esen’e nitelikli – değerli emeği ve bizimle paylaşımı için teşekkür ederiz.
Halkımızı bilgisine sunuyoruz.. 04.12.2018
******

Özeti:  Güncel resmi raporlar ve halka açık kaynaklar ışığında, Ankara Büyükşehir Belediyesinin 2017 yılındaki faaliyetleri, bütçe gerçekleşmeleri ve mali vb. durumlarına ilişkin bilgiler nesnel olarak değerlendirilmeye çalışılmış; Başkent belediyesi olma özelliği taşıyan Ankara Büyükşehir Belediyesinin, genel iş/ işlemleri ve mali yapısı hakkında kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amaçlanmıştır.

Anahtar Sözcükler: Ankara Büyükşehir Belediyesi, Genel Faaliyet Raporu,  Sayıştay Denetim Raporu, Bütçe, Bilanço, 31 Mart 2018 yerel seçimleri

I-GİRİŞ

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 41. maddesi uyarınca; kamu idarelerinin yetkilileri tarafından, birimlerinin yıllık faaliyetlerini yansıtmak üzere, kullandıkları kaynakları, bütçe gerçekleşmelerini, mali durum vb. bilgileri içeren faaliyet raporu hazırlanması ve kamuoyuna da açıklanması gerekmektedir.

Mahalli idarelerce hazırlanan idare faaliyet raporlarının birer örneği Çevre ve Şehircilik Bakanlığına[*] gönderilir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu raporları esas alarak, kendi değerlendirmelerini de içeren, mahalli idareler genel faaliyet raporunu hazırlar ve kamuoyuna açıklar. Raporun birer örneğini Sayıştay Başkanlığına ve Hazine ve Maliye Bakanlığına gönderir.

Sayıştay; mahallî idareler genel faaliyet raporunu, (Hazine ve Maliye Bakanlığınca hazırlanmış) genel faaliyet raporunu ve harcama sonrası ilgili birimlerde yaptığı dış denetimlerinin sonuçlarını da dikkate alarak görüşleriyle birlikte TBMM sunar. Sayıştay Başkanlığınca kamu idarelerinin tümünün faaliyetleri/dış denetimi/mali istatistiklerinin değerlendirildiği TBMM sunulan genel raporlarının yanı sıra, Sayıştay denetçilerince idarelerde yapılan denetim ve incelemeler sonucunda ilgili kamu idaresi adına ayrıca denetim raporları düzenlenmektedir.

Bu yazımızda: “Ankara Büyükşehir Belediyesi 2017 Yılı Faaliyet Raporu”, “Ankara Büyükşehir Belediyesi 2017 Yılı Sayıştay Denetim Raporu” ve “2017 Yılı Mahalli İdareler Genel Faaliyet Raporu“, “Ankara Büyükşehir Belediyesi 2017 Yılı Kesin Hesap Kitabı“  ile halka açık diğer kaynaklar ışığında Ankara Büyükşehir Belediyesinin 2017 yılı faaliyetleri, bütçe gerçekleşmeleri ve mali durumuna ilişkin bilgiler deneyimli/emekli bir denetim elemanı gözüyle değerlendirilmiş, önemli görülen konuların altı özenle çizilmeye çalışılmıştır. 

II-BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNE İLİŞKİN GENEL BİLGİLER

1-Büyükşehir Belediye Başkanı ve Belediye Meclis Üyeleri

30.03.2014 tarihinde yapılan genel seçimler sonucunda belediye başkanlığını seçimini oyların % 44.82’sini alan AKP adayı kazanmıştır. Seçimlerde 2. parti konumunda olan CHP’nin oyu ise % 43.82‘dir.

Belediye Başkanlığı görevi; 6.11.2017 tarihine kadar Melih Gökçek tarafından yürütülmüş, bu tarihten itibaren de Mustafa Tuna tarafından yürütülmektedir.

Belediye başkanlarıyla birlikte (139) üyeden oluşan büyükşehir belediye meclisinde sadece (14)  ( % 10 oranında)  kadın üye bulunmaktadır.

Bu oran Türkiye ortalaması olan (%10,7) oranın dahi altında kalmaktadır. Örneğin (24) üyeden oluşan Şırnak belediye meclisinde  (8) kadın üye bulunmaktadır.[1]

2-Belediye Örgütü

İçişleri Bakanlığınca yayımlanmış “Norm Kadro Standardı Yönetmeliği” esas alınarak örgütlenmiş Ankara Büyükşehir Belediyesinde; halen, doğrudan belediye başkanlığına bağlı (genel sekreterlik/ teftiş kurulu başkanlığı/hukuk müşavirliği/iç denetim/özel kalem vb) birimlerin dışında (27)  adet ayrı birim başkanlığı kurulmuştur. 

3-Belediye Bağlısı Kuruluşlar

A-) Belediye İşletmeleri

Büyükşehir Belediyesine bağlı, kamu tüzel kişiliğine sahip, özel bütçeli iki ayrı işletme (ASKİ ve EGO) vardır.

Su ve kanalizasyon hizmetleri ASKİ tarafından yürütülmektedir. Aralık 2017 itibarıyla ASKİ’de; (1.119) memur, (522) işçi, (139) sözleşmeli ve (2.973) hizmet alımı olmak üzere toplam 4.753 personel çalışmaktadır.[2]

ASKİ’nin 2017 yılı bütçesi 2,6 milyar TL gelir ve 2,4 milyar TL gider olarak gerçekleşmiştir. ASKİ bütçesi 238 milyon TL fazla vermiştir.

(ASKİ 2019 yılı bütçesinde, 3,8 milyar TL gelir/ödenek öngörülmüştür.[3])

16.12.1942 gün 4325 sayılı Kanuna göre kurulmuş, tüzel kişiliğe sahip köklü bir kuruluş olan EGO işletmesi ise halen otobüs, raylı sistem ve teleferik işletmeciliği suretiyle ulaşım hizmetlerini yürütmektedir.

EGO’da 2017 yılı sonu itibariyle (590) memur ve (11) sözleşmeli olmak üzere toplam 601 kişi çalışmaktadır. (Hizmet alımı suretiyle çalıştırılan personel konusundaki bilgilere erişilememiştir.)

EGO Genel Müdürlüğü 2017 yılı gider bütçesi 768 milyon TL,  gelir bütçesi ise 571 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Bütçe denkliği belediyeden sağlanan borçlanma ile sağlanmıştır.[4]

(EGO 2019 yılı bütçesinde, 1,4 milyar TL gelir/ödenek öngörülmüştür.)

B-) Belediye Şirketleri (BİT’ler)

Büyükşehir Belediyesin sermayesinin yarısından fazlası belediye ve belediyeye bağlı kuruluşlara ait, (15) adet faal nitelikte şirket ( belediye şirketi) bulunmaktadır. Hizmet alımları başta olmak üzere belediye tarafından yapılan ihalelerin büyük ölçüde belediye şirketlerince üstlenildiği bilinmektedir. Fen işleri/ulaştırma/imar/destek hizmet/kültür ve sosyal işler başkanlıkları gibi hizmet birim başkanlıklarının görev alanlarına paralel kurulmuş olan BİT’ler;  kurulu birim başkanlıklarından daha fazla personel, araç ve gerece sahiptir.

(Şirketler; TTK hükümlerine tabi olup özel hukuk tüzel kişisi statüsündedir. Bu yüzden şirketler aracılığıyla, kamu kaynaklarının önemli bir bölümü, istisnalar dışında, kamunun denetim alanı dışında özel hukuk hükümleri çerçevesinde kullanılmaktadır.

Öte yandan BİT’ler hakkında 6102 sayılı TTK ile getirilmiş olan bağımsız denetime tabi olmaları, kamuoyunun aydınlatılması için şirket faaliyet ve ilanlarının kurulacak internet sitesi üzerinden yapmaları gerektiği vb. konulara ilişkin düzenlemeler BİT’ler hakkında henüz uygulamaya geçirilememiştir.

Belediye meclis üyelerinin dahi BİT’ler hakkında yeterli bilgiye sahip olamadıkları bilinmektedir.[5])

4-Belediye Görevlileri

İçişleri Bakanlığınca yayımlanmış “Norm Kadro Standardı Yönetmeliğine” göre belediyede  (7580) memur, (3790)  sürekli işçi olmak üzere toplam 11.370 kadro bulunmaktadır.

2017 Aralık ayı itibarıyla istihdam edilenlerin sayısı ise (3149) memur, (209) sözleşmeli, (522)  işçi olmak üzere toplam 3.880’dir. Memur ve işçi kadrolarının sadece 1/3 ünün dolu olduğu görülmektedir.

Buradan da Ankara Büyükşehir Belediyesinin personel istihdamına dayalı hizmet satın alınması (taşeron işçi çalıştırılmasına) uygulamasına ağırlık verdiği anlaşılmaktadır. Nitekim belediye hizmetlerinin büyük bölümünü belediyeye bağlı olarak kurulmuş (15) şirketten hizmet satın alma suretiyle gördürdüğü bilinmektedir.  Bu şirketlerden sadece üçünde, ( BELKO, BUGSAŞ, BELKA) istihdam edilen (sendikalı) işçi sayısı ise 9.947’dir.[6]

(24.12.2017 günlü R.G. yayınlanmış olan 696 sayılı KHK ile; belediyelerde personel çalıştırmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından 04.12.2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olan (taşeron)  işçilerin bazı koşullarla, sürekli işçi statüsünde, 2018 yılında belediyelerdeki kurulu/kurulacak olan şirketler devir edilmeleri gerekmektedir.)

Toplam personelin yarısı (1.909)  İtfaiye/ Fen İşleri/Zabıta ve Sağlık İşleri başkanlıklarında istihdam edilmektedir.

2.246 personel ( %58’i) ön lisans/lisans/yüksek lisans düzeyinde öğrenim görmüştür. Doktora sahibi (5) personel bulunmaktadır.

1703  (%44 oranındaki) personel 0-15 yıl arası hizmet yılına (kıdeme) sahiptir.

III-ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN 2017 YILI GENEL FAALİYETLERİ, BÜTÇE GERÇEKLEŞMERİ ve MALİ DURUMU

1-BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİ

ABütçe Dengesi

Ankara Büyükşehir Belediyesinin 2017 yılı tahmini gelir bütçesi 6.414.000.000 TL olup, gerçekleşen bütçe geliri 6.062.147.309.80 TL’dir. Tahmini bütçe gideri 6.414.000.000,00 TL olup, gerçekleşen bütçe gideri ise 6.344.372.282,57 TL’dir.

Tahmini bütçedeki gerçekleşme oranları; gelirlerde (%93,63), giderlerde ise (%98,9) seviyesindedir.

2017 yılında 282.224.973 TL borçlanma suretiyle bütçede denklik sağlandığı görülmektedir.[7]

(Ankara Büyükşehir Belediyesinin; 2018 yılı bütçesinde 8 milyar TL gelir/ödenek,  2019 yılı bütçesinde ise 8,8 milyar TL gelir/ödenek öngörülmüştür.)

B-Bütçe Giderleri

Belediyenin ekonomik sınıflandırmaya göre;  2016 ve 2017 yıllarına ait gider miktarları; bu giderlerin gider değişim oranları,  2017 yılında bazı giderlerin Ankara Büyükşehir Belediyesi ve diğer büyükşehir belediyelerindeki toplam giderler içindeki paylarına aşağıdaki tabloda yer verilmiştir.         

Tablo 1: Belediyenin 2016 ve 2017 Yılı Ekonomik Sınıflandırma Düzeyinde Bütçe Giderleri  (Bin TL)

GİDERİN TÜRÜ

2016

 

 

2017

2017/2016

Değişim Oranı

 (%)

2017 Yılı Giderlerinin Top. Giderlere Or. (%)

Ank. B.Şehir

Büyükşehir Belediyeleri

1-Personel Giderleri

296.035

306.256

3,4

4,77

7,09

2-SGK Devlet Primi

42.158

41.794

-01

0,65

1,12

3- Mal ve Hizmet Alımları

2.257.754

2.330.098

3,2

36,33

31,32

4Faiz Giderleri

174.413

142.102

-18,5

2,22

3,17

5Cari Transferler

(Kar amacı gütmeyen kuruluşlara/hane halkına yapılan transferler, gelirlerden ayrılan paylar vb.)

334.287

394.284

18

6,15

4,79

6-Sermaye (Yatırım)  Giderleri

1.796.900

2.854.152

59

44,5

48,20

7Sermaye Transferleri

(Bağlı idarelere/kamu ortaklıklarına vb. yapılanlar)

1.000

23.248

2324

0,36

1,50

8-Borç Verme

(Bağlı idarelere/kamu kurum ve kuruluşlarına/kamu ortaklıklarına vb. yapılanlar)

435.070

252.433

-42

3,94

2,80

GİDER TOPLAMI                

5.337.619

6.344.372

18,9

100

100

Not: Küsuratlar yuvarlatılmıştır.

Kaynak: T.C. Sayıştay Başkanlığı , (2018),  Ankara Büyükşehir Belediyesi Sayıştay Denetim Raporu;  İçişleri Bakanlığı, (2018) , “ 2017 Yılı Mahalli İdareler Genel Faaliyet Raporu” ve Ankara Büyükşehir Belediyesi (2018), “2017 Yılı Faaliyet Raporu” verilerine dayanılarak hazırlanmıştır.

2017 yılında toplam bütçe giderleri bir önceki yıla göre % 18,9 oranında artmıştır. Sermaye giderlerinde büyük oranda ( % 59)  artış gerçekleşmiştir. Diğer büyük harcama kalemlerinden olan cari transferlerde  %18,  mal ve hizmet alımlarında  %  3,2 personel giderlerinde ise  % 3,4 oranında (ortalamanın altında) artış kaydedilmiştir.

Personel giderlerinin toplam giderler içindeki payı % 4,8 oranındadır. Büyükşehir belediyelerinde bu oranın ortalaması % 7’dir. Ancak bu rakamlar personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımları suretiyle istihdam edilenleri (taşeron işçilerini) kapsamadığı için personel giderlerinin tümünü yansıtmaktan, dolaysıyla gerçekçi olmaktan uzaktır.

2017 yılında gider türlerinin toplam giderlere oranına göre yapılan bir incelemede:

Ankara Büyükşehir Belediyesindeki personel/SGK prim/faiz/sermaye/sermaye transfer giderlerinin büyükşehir belediyelerindeki gider ortalamalarının altında kaldığı; diğer giderlerin de (mal ve hizmet alımları/ cari transferler/borç vermelerde) ise ortalamanın üzerinde olduğu görülmektedir.

Bu arada (belediye başkanlarının kamu harcamalarındaki tasarruf anlayışını göstermesi bakımından önemli olan) temsil ve tanıtma giderleri kaleminden 2,8 milyon TL (toplam giderlerin on binde 4,3 oranında) harcama yapıldığı belirtilmiştir.[8] Ancak bu rakamın; tören, temsil ve ağırlama giderlerinin tümünü kapsamadığı görülmüştür.

Zira belediyenin temel görevleri arasında yer almadığı için sadece Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesine dayalı olarak yapılmış (resmi/dini bayramlar, anma günleri,  festival/ fuar, nikâh/sünnet vb.bazı giderlerin, temsil tören giderleri yerine, belediyenin temel faaliyet giderleri arasında gösterilmiş olduğu anlaşılmıştır.

(Kültür ve Sosyal İşler Daire Bşk. lığınca; yıl içinde, -genellikle 190.000 TL üzerinden ANKET A.Ş. üzerinden-  hizmet alımı suretiyle gördürülmüş çok sayıda tören hizmetleri için yapılmış ödemeler örnektir.[9]

Büyükşehir Belediyesinin fonksiyonel sınıflandırmaya göre giderleri Tablo 2’de gösterilmiştir.

    Tablo 2: Fonksiyonel Sınıflandırmaya Göre 2017 Yılı Giderleri (Bin TL)

Hizmetin Türü

Miktarı

Toplam Giderlere Oranı (%)

1-Genel Kamu Hizmetleri

1.195.710

18,6

2-Savunma Hizmetleri

70

3-Kamu Düzeni ve Güvenlik Hizmetleri

126.162.

2

4-Ekonomik İşler ve Hizmetler

2.290.328

35,7

5-Çevre Koruma Hizmetleri

6-İskan ve Toplum Refahı Hizmetleri

612.928

9,5

7-Sağlık Hizmetleri

28.266

8-Dinlenme Kültür ve Din Hizmetleri

1.807.433

28

9-Eğitim Hizmetleri

10-Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardım Hiz.

283.472

4,5

TOPLAM

6.344.372

100


                                  Not: Küsuratlar yuvarlatılmıştır.

Kaynak: T.C. Sayıştay Başkanlığı, (2018),  Ankara Büyükşehir Belediyesi Sayıştay Denetim Raporu;  İçişleri Bakanlığı, (2018), “ 2017 Yılı Mahalli İdareler Genel Faaliyet Raporu” ve Ankara Büyükşehir Belediyesi (2018), “2017 Yılı Faaliyet Raporu” verilerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Giderlerin fonksiyonel sınıflandırmaya göre ayrımında;   giderler içinde en büyük payın (%35,7) oranı ile ekonomik işlere ilişkin hizmetlere ayrıldığı; bunu (%28) oranı ile dinlenme ve din hizmetleri, (% 18,6)  oranı ile genel kamu hizmetleri giderlerinin izlediği görülmektedir.

Fonksiyonel sınıflandırmaya göre 2017 giderlerini gösterir tabloda ( savunma hizmetleri için yapılmış 70.000 TL tutarındaki küçük bir harcamaya dahi yer verilmiş iken ) çevre koruma hizmetleri ile eğitim hizmetleri için herhangi bir gider rakamına yer verilmediği görülmüştür.

Bununla birlikte eğitim harcamalarının dinlenme kültür ve din hizmetleri kapsamında gösterildiği;  Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığınca yıl içinde 1,6 milyar TL (toplam bütçe giderinin %26 oranında ) harcama yapıldığı anlaşılmıştır.

Eğitim harcamalarının mali tablolarda ayrıca gösterilmemesi, Çevre Koruma Başkanlığınca yapılmış giderlerin tümünün başka hizmet türleri arasında verilmesi anlamlı ve mali tabloların doğruluğu/güvenilirliğini etkileyecek bir durumdur.