AÜTF Dönem 3 Dersi : Alan (Saha) Araştırmaları (Field Surveys)


Sevgili AÜTF Dönem 3 Öğrencilerimiz.
.

 

SAHA  – ALAN ARAŞTIRMALARI konulu dersimizin yansıları pdf olarak aşağıdadır.

Güncellenmiştir..

Ders, COVID-19 salgını nedeniyle sanal ortamda, Ankara Üniversitesi ANKÜZEM
web ortamında işlenmektedir.

Yansıları okumak, dosyayı indirmek için lütfen aşağıdaki erişkeyi (linki) tıklar mısınız??

Saha_Arastirmalari_Dr.Ahmet_SALTIK

Sevgi ve saygı ile. 25.09.2020

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı
AÜTF Halk Sağlığı AbD
Sağlık Hukuku Uzman,
Kamu Yönetimi – Siyaset Bilimi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

 

 

Tıp eğitimi ve hekimliğe bitmeyen kötülük

author

Tıp eğitimi ve hekimliğe bitmeyen kötülük

Mezuniyet öncesi ve sonrası tıp eğitiminde sayısız sorun tartışılıyor. Yeni öğretim yılına Covid-19 gölgesinde girerken, genç hekimler eğitimlerine ilk adımı atarken genel manzara ne gösteriyor?

  • Öncelikle unutmayalım, nitelikli tıp eğitimi olmadan nitelikli sağlık hizmeti olmaz.
  • İyi hekim yetiştiremezseniz sağlıklı olamazsınız, üstelik bunu kimi zaman dillendirildiği gibi ithalatla da başaramazsınız.

Yedi yıl önceki şaşaalı Yunan hekimlerin Türkiye’de çalışmak istediği duyurularını hatırlıyor musunuz?

Sürekli tıp fakültesi açılması, kalabalık sınıflar, İngilizce ve Türkçe programlar adıyla katlanan sayılar, öğretim üyesi ve altyapı yetersizlikleri tıp eğitiminin kritik konuları. Sağlık Bakanlığı 2014 yılında yaptığı çalışmada 2023 yılı için Türkiye’nin ihtiyacı olan sağlık işgücü hedeflerini ve alınması gereken öğrenci sayılarını ortaya koydu. Buna göre hekim sayısının ihtiyaca göre gerçekleşip korunması için 2014 yılında alınan öğrenci sayısı olan 12 binin hızla azaltılması ve 3 yıl içinde 5250’ye indirilmesi önerildi. Oysa tam tersi yapıldı, yeni fakülteler açılmaya, kontenjanlar artmaya devam etti.

Bu yıl toplam 16553 tıp öğrencisi alınıyor!

Rakamlar Sağlık Bakanlığının öngördüğü hekim fazlalığına doğru gidildiğini gösteriyor. Pek çok meslek için geçerli, niteliksizleştiren ve değersizleştiren uygulamalar hekimlik mesleğine de uzanmış durumda.

Halen 86 devlet, 36 vakıf olmak üzere toplam 122 tıp fakültesi mevcut. Üstelik bu 122 fakültenin 17’si Türkçe ve İngilizce olmak üzere iki program açmış durumda, toplam program sayısı 139. 2000 yılında 39 devlet ve 5 vakıf olmak üzere toplam 44 tıp fakültesi vardı. Modern tıp eğitiminin başladığı tarihten itibaren 173 yılda açılanın yaklaşık 2 katının 20 yılda açıldığını hatırlatırsam durum daha iyi anlaşılır.

Gerek devlet gerekse vakıf üniversitelerinin tıp fakültesi açması öylesine kolaylaştı ki, bu yıl ilk kez öğrenci alacak bazı vakıf üniversitelerinde dersliklerin yeri bile belli değil. Yedi vakıf tıp fakültesinin kendi hastanesi yok, özel hastane zincirleriyle ortak kullanım yapılıyor, bu sayede tıp eğitiminde doğrudan bulunmayan kimi özel hastane hekimlerine de profesörlükler verilebiliyor.

SAĞLIK BİLİMLERİ ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ

İstanbul merkezli bu üniversitemiz dünyada benzeri olmayan özellikler taşıyor. Özbekistan’dan Cerablus’a, Kerkük’e, Filipinler’e, Sudan’a, Somali’ye kadar açılmış birimleri var. Dokuz tıp fakültesi var, ülkenin dört bir yanındaki Sağlık Bakanlığı’na bağlı 53 eğitim ve araştırma hastanesi ile ortak kullanımda, asistan hekimlerin eğitiminden sorumlu.

Bu üniversitemizin 5 tıp fakültesi, Adana, Erzurum, İzmir, Bursa ve Trabzon son 2 ayda açıldı, tümü bu yıl öğrenci de alıyor. Gerekli altyapı çalışmaları tamamlanmadığı için bu 5 fakülteye başlayacak öğrencilerimiz eğitimlerinin ilk 3 yılını sırasıyla Çukurova, Atatürk, Ege, Uludağ ve Karadeniz Teknik Üniversitelerinin tıp fakültelerinde tamamlayacaklar.

Sormadan edemiyoruz         :

  • Neden bu üniversiteye bağlı her yerde tıp fakülteleri açılmaktadır?
  • Gerekli altyapı çalışmaları tamamlanmadan neden öğrenci alınmaktadır?

Covid-19 zamanında aynı illerdeki diğer fakültelere ek öğrenci yükü, dersliklerde kalabalık anlamına gelecek, öğrencilerimizin, hocalarımızın sağlığını tehlikeye sokacak bu uygulamanın ardındaki telaş nedir?

Tüm karar vericilere bir kez daha seslenelim:

  • Biraz nefes alıp duruma sakinlikle bakın, önce zarar vermeyin!

Sonra bu tablonun içinden hekimlerin ve yurttaşların yararını gözeterek nasıl çıkılır, birlikte bakalım.
=======================================

Biz de bir kez daha vurgulayalım :

  • Tıp eğitiminin niteliğini bozar ve iyi hekim yetiştir(e)mezseniz bunun bedelini sağlığınızı yitirerek, engelli kalarak ve ÖLEREK ÖDERSİNİZ!
Dr. Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fak. 2012 Mezunları Birincisi Dr. Didem Şahin’in konuşması

2012_Haziran_18_AUTF_Bitirme_Toreni_Donem_Birincisi_Dr._Didem_Sahin’in_konusmasi

İLETİŞİM BECERİLERİ / COMMUNICATION SKILLS

iletisim_becerileri