HASUDER (Halk Sağlığı Uzmanları Derneği) Dünya Sağlık Örgütü 24-30 Nisan AŞI HAFTASI Basın Açıklaması

HASUDER (Halk Sağlığı Uzmanları Derneği) Dünya Sağlık Örgütü 24-30 Nisan AŞI HAFTASI Basın Açıklaması

24-30 Nisan Dünya Aşı Haftası olarak kutlanmaktadır. Dünyada hiçbir sağlık hizmeti, sağlıklı içme suyu ve sanitasyon dışında, bağışıklama hizmetleri kadar toplum sağlığına katkı sağlamamıştır, sağlamamaktadır. Bugün dünyada aşıların yaygın olarak kullanılmasıyla her yıl beş yaş altı 3 milyon çocuk ölümü önlenmektedir. Bağışıklama hizmetleriyle ölümü önlenen çocuklardan çok daha fazla sayıda çocuğun hasta olması ve engelli kalması önlenmektedir. Aşı, bugüne dek bulunmuş maliyet etkinliği en yüksek sağlık aracıdır. Çocuk bağışıklamasına harcanan her 1 doların sağlanan yararlar açısından getirisi 44 dolara kadar çıkabilmektedir. 2017 yılında dünya genelinde bu güne dek en yüksek aşılama sayılarına ulaşılarak 116.2 milyon çocuğun aşılandığı rapor edilmektedir. Bu başarı başta sağlık çalışanları olmak üzere, çocuklarını aşılatan anababalara bağlıdır, onları bu güzel haftada kutluyoruz.

Bununla birlikte hala 20 milyon çocuğun aşılanamadığı ya da aşıya ulaşamadığı
bildirilmektedir. Bu çocukların da aşılanmasıyla, her yıl 1.5 milyon çocuk ölümünün daha
önlenebileceği rapor edilmektedir. Ne yazık ki, aşılanamayan ya da aşıya ulaşamayan çocuklar daha çok geri kalmış, çatışma ve dezavantajlı bölgelerde yaşamaktadır. Ülkemizde halihazırda Genişletilmiş Bağışıklama Programı (GBP) çerçevesinde toplam 13 hastalığa karşı (Tüberküloz, Tetanoz, Difteri, Boğmaca, Çocuk Felci, Hepatit B, Hepatit A, Pnömokok, Hemofilus influenza tip b, Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak, Suçiçeği) Sağlık Bakanlığı tarafından aşı yapılmaktadır. GBP çerçevesinde yapılan aşıların tümü Sağlık Bakanlığınca
ücretsiz olarak yapılmaktadır. Bağışıklama hizmetleri 5 yaş altı çocuklar ve gebeler için Aile Sağlığı Merkezlerinde verilmekte iken; okul, hac ve umre aşıları İlçe Sağlık Müdürlükleri ve Toplum Sağlığı Merkezleri tarafından yürütülmektedir.

Ülkemizde bağışıklama hizmetleri ile aşı ile önlenebilir hastalıkların görülmesinde %90-100 arasında düşme sağlandığı rapor edilmektedir. Bağışıklama hizmetleri sayesinde ülkemizde her yıl yaklaşık 14 600 çocuk ölümünün önlendiği kestirilmektedir. Bu başarı aşıların çocuklara yapılmasına bağlıdır. Ama hala ülkemizde çocukların %25.9’unun (TNSA 2013) aşısının eksik veya hiç aşılanamadığı rapor edilmektedir.

Ülkemizde Osmanlı’nın son yıllarından ve Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren aşı üretimi
ve bağışıklamaya önem verilmesine karşın, 1990’lı yıllarda ülkemizde aşı üretimine son verilmesi, uygulanan aşıların tamamının yurtdışından ithal edilmesi aşı tedariğinin sürekliliği ve maliyetinde önemli bir sorun oluşturmaktadır. Ayrıca aşıların ithal edilmesi, ülkemizde bazı anababalarda aşı ve içeriğine güven sorunu yaratarak, aşı reddi ve terettüdünü artıran nedenlerden biri olarak görülmektedir.

Aşı ve bağışıklamanın olumlu etkisini en yüksek oranda gördüğümüz 21. yy’da, aşı reddi ve
terettüdü hem ülkemizde hem de dünyada artış eğilimindedir. Bu sorunun altında pek çok neden
olmakla birlikte; ortamda aşı ve bağışıklama ile ilgili bilgi kirliliği, aşı ile önlenebilir hastalıkların görülmesindeki dramatik azalmanın zihinlerde bu hastalıkları unutturması ve sonucunda anababalarda aşı gerekliliğinin sorgulanması (Aşı Paradoksu), aşıya ve aşı içeriğine güvensizlik ve dinsel nedenler başlıca nedenler olarak görülmektedir. Bununla birlikte aşı reddi ve terettüdü ile ilgili nedenlerin bölge ve ülkeler arasında da farklılıklar gösterdiği, bu nedenle sorunun çözümünde sihirli bir uygulamanın olmadığı, nedensel örüntünün analiz edilerek hareket edilmesi önerilmektedir.

Son yıllarda artan aşı reddi ve terettüdü ülkemizde aşı ve bağışıklamayla ilgili sağlık mevzuatında da değişiklik yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Ülkemizde bağışıklama ile ilgili diğer bir sorun da Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinde Bölge Tabanlı Sağlık Hizmeti sunumundan Aile Hekimliği Sistemi ile Birey Tabanlı sağlık hizmetine geçilmesiyle, aile hekimlerine kayıtlı olmayan ve dezavantajlı olan kişilerin aşılanmasında sorunlar
yaşanabilmektedir. Bu sorunlar ülkemizde bağışıklama hizmetlerini olumsuz yönde etkileyebilir!
Aşılardan beklenen yararın ortaya çıkabilmesi için aşıların hedef popülasyona yapılması
gerekmektedir. Aşı yapılan kişiler aşı ile önlenen hastalıklardan korunur. Hedef popülasyonda aşı
kapsayıcılık oranı %95’in üzerine çıkar ve bu düzey sürdürülürse Toplumsal Bağışıklık sağlanmış olur. Toplumsal Bağışıklık sağlanan bir toplumda, o bulaşıcı hastalık salgın yapamaz ve zamanla yok olur gider. Bunun için aşı ile önlenen hastalıkların aşılarının toplumda yüksek oranda yapılması yaşamsal öneme sahiptir. Aksi takdirde, aşı ile önlenen hastalıklar eskisinden daha ağır salgınlara yol açabilir. Nitekim 2019 yılının ilk 3 ayında, 2018 yılının ilk 3 ayına kıyasla rapor edilen Kızamık olgu sayısının dünya genelinde %300 arttığı rapor edilmektedir. Bu artışın Afrika bölgesinde %700, Avrupa bölgesinde %300, Doğu Akdeniz bölgesinde %100, Amerikalar  bölgesinde %60, Güney Doğu Asya ve Batı Pasifikte %40 olduğu bildirilmektedir. Aynı raporda Dünya genelinde kızamık aşısının 1. doz aşı kapsayıcılığının %85, 2. doz aşı kapsayıcılığının %67 olması başlıca sorun olarak görülmektedir.

Kızamık ve aşı ile önlenebilen hastalık salgınlarının önlenebilmesi için her bir aşı için aşı kapsayıcılık hızının %95’in altına düşmemesi gerekmektedir.

Birlikte Korunuyoruz: Aşılar İşe Yarar” temasıyla bu yıl kutlanan Dünya Aşı Haftasında
aşısı eksik kalan ya da aşıya ulaşamayan çocukların da aşılanmasında “Aşı Kahramanlarına” gereksinim duyulmaktadır. Çocuğunu aşılatan, çevresinde aşılanmayan çocukların aşılanmasına katkı sağlayan anababalar ve her yaştan kişi Aşı Kahramanı olacaktır. Aşı kahramanlarının sayesinde dünya, çocuklarımız ve herkes için daha sağlıklı olacaktır. Toplumda Aşı ve bağışıklama hizmetlerinin öneminin anlaşılması ve aşı kapsayıcılık hızlarının Toplumsal Bağışıklık düzeyinde olabilmesi için, başta sağlık çalışanları ve anababalar olmak üzere her yaştan insanın ortak çabasına gerek duyulmaktadır. Bu konuda Halk Sağlığı Uzmanları Derneği olarak her türlü katkıyı vermeye ve işbirliğine hazır olduğumuzu bildirmek isteriz.

Bugün ve yarınlarda hem çocuklarımız hem de her yaştan insanın aşı ile önlenebilir
hastalıklardan korunması için aşılanalım, aşılatalım.

Saygılarımızla. 29 Nisan 2019
HASUDER Bulaşıcı Hastalıklar Grubu