Mülkiyeliler Birliği’nden 701 s. OHAL KHK’sı Hakkında Basın Açıklaması

Basına ve Kamuoyuna,

Mülkiyeliler Birliği’nden 701 s. OHAL KHK’sı Hakkında
Basın Açıklaması

(AS : Bizim katkımız yazının altındadır..)

701 Sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi ile 18632 kamu çalışanı mesleklerinden ihraç edilerek toplam ihraç sayısı 130 binin üzerine çıkarılmıştır.

Evrensel hukuk ilkeleri ve temel anayasal güvencelerin ortadan kalktığı bir ortamda hiçbir yurttaşın kendini güvende hissetmesi beklenemez.  Dolayısıyla, Kanun Hükmünde Kararnameler yoluyla,

– hiçbir yargılama yapılmaksızın ve
– hukuk yolları kapatılarak

yapılan bu tasfiyeler ülkemizin demokratik geleceği bakımından kaygı vericidir.

Üniversitelerde eleştirel düşüncenin tasfiyesinde kullanan Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinin sonuncusu olan 701 sayılı KHK ile 18 Barış Akademisyeni daha ihraç edilmiştir. Aralarında Onur Kurulu üyemiz Aydın Arı’nın; üyelerimiz Ayşen Uysal ve Erkin Başer’in de bulunduğu ihraç listesinin hukuka aykırı olarak hazırlandığı, hukuk devletinin en temel ilkelerinin askıya alındığı silinmesi unutulan “gerekçeler” kısmında itiraf edilmiştir.

Anayasa’nın 130’uncu maddesinde yer alan;

– akademik özgürlüğe ilişkin güvencelere,
suç ve cezanın kanuniliği ilkesine,
– idarenin anayasa ve yasalara uygun davranma zorunluluğuna,
masumiyet karinesine

varana kadar hukuk devletinin en temel ilkelerinin askıya alındığı OHAL KHK’leri ile üniversiteden tasfiye edilen hocalarımız; bilimsel, eleştirel, özgür bir akademik alanın ve barışın savunucularıdır. Bugün onlar neredeyse üniversite oradadır.

Olağanüstü hal kararnameleri bir taraftan baskı, korku ve tasfiyeleri yaratıyorsa bir taraftan da özgürce düşünmeyi sürdürme cesaretini ve dayanışmayı büyütüyor.

Mülkiyeliler Birliği dayanışmanın yanında olacak, KHK’lerin değil, hukukun üstünlüğünü; üyelerinin, mezunlarının haklarını ve ülkenin demokratik geleceğini savunacaktır.

Saygılarımızla. 09 Temmuz 2018
Mülkiyeliler Birliği Yönetim Kurulu

===========================================
Dostlar,

Bizim de üyesi olduğumuz Mülkiyeliler Birliği‘nin yukarıda aktardığımız basın açıklamasına katılmamak olanaklı mı??

Daha önce de yazmıştık; Barış Akademisyenlerinin “suç sayılan” açıklamasını bütünüyle paylaşıyor değiliz. Ancak düşünceyi açıklama özgürlüğü kapsamında görüyoruz olayı..
Gerisi vahimdir..
Demokratik hukuk devletinin sonudur..
En temel insan haklarından ifade özgürlüğünün gaspıdır..

Türkiye hızla normalleşmelidir.
Toplumda basıncı – gerilimleri hesapsız biçimde büyütmenin kimseye bir yararı yoktur ama ülkeye zararı pek büyüktür..

Ummak istiyoruz, artık taç giyen baş akıllanmalıdır

Sevgi, saygı ve büyüyen kaygı ile.
10 Temmuz 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

MÜLKİYELİLER BİRLİĞİ : 16 NİSAN 2017’DE YAPILAN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ REFERANDUMUNUN YILDÖNÜMÜ

 

KAMUOYUNA DUYURU       :
16 NİSAN 2017’DE YAPILAN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ REFERANDUMUNUN
YILDÖNÜMÜ

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)

Türkiye’nin anayasal rejiminde yaratılan en büyük kırılmanın yıl dönümündeyiz. 16 Nisan 2017’de yapılan anayasa değişikliği referandumu, demokratik bir siyasal düzenin gerekleriyle bağdaşmayan uygulamalarla gerçekleştirildi:

Referandum, 20 Temmuz 2016’dan beri sürmekte olan olağanüstü hal koşullarında gerçekleşti. Türkiye’nin anayasal rejimi, basının baskı altında olduğu ve milletvekillerinin kürsü dokunulmazlıklarının kaldırıldığı bir siyasal ortamda oylandı. Venedik Komisyonu başta olmak üzere yetkin uluslararası kuruluşların teyit etmiş olduğu, seçimler hususunda geliştirilmiş evrensel demokratik standartlara asgari düzeyde bile uyulmadı.

Referandum sürecinin denetiminden bir yüksek yargı organı olarak sorumlu olan

  • Yüksek Seçim Kurulu iki milyondan fazla mühürsüz oyu kanun hilafına geçerli saydı.

Böylelikle, kararlarına karşı yargı yolu kapalı olan Yüksek Seçim Kurulu’nun Türkiye’nin demokrasi tarihindeki rolü tartışmalı hale geldi.

Referandum sonucunda kabul edilen anayasa değişikliğinin içeriği, anayasal demokrasinin özü olarak tanımlanan kuvvetler ayrılığına aykırıydı. Siyasal iktidarı sınırlandırmanın, mutlak iktidarların önüne set çekmenin ifadesi olan kuvvetler ayrılığı ilkesi, devletin ve yürütmenin başı ilan edilen Cumhurbaşkanı lehine bozuldu. Cumhurbaşkanlığı kurumu egemen kuvvet haline getirilirken, Cumhuriyeti kuran Türkiye Büyük Millet Meclisi işlevsizleştirildi.

Türkiye’nin anayasal rejimi ve ülkenin geleceği, belirli bir siyasal anlayışın taleplerine ve siyasi iktidarın ihtiyaçlarına göre şekillendirildi. Siyasi iktidarın acilen ihtiyaç duyduğu “partili cumhurbaşkanı” kurumu hemen yürürlüğe sokulurken sistemin geri kalan unsurlarının yürürlüğü için ayrı ayrı tarihler belirlendi. Anayasaların toplum kesimleri arasındaki denge ve uzun vadeli toplumsal barışı kuran siyasal sözleşmeler olduğu gerçeği göz ardı edildi.

16 Nisan referandumunun üzerinden bir yıl geçmişken Türkiye’de olağanüstü hal hala sürmektedir. Ülke bir buçuk yılı aşkın bir süredir, hiçbir yargısal ve siyasal denetime imkan vermeyen olağanüstü hal KHK’leri ile yönetilmektedir.

  • Olağanüstü halin siyasal, ekonomik ve toplumsal etkileri ülkemizi büyük bir çıkmaza sürüklemektedir. 

Monarşiden halk egemenliğine geçişin tarihi olarak kutladığımız Birinci TBMM’nin açıldığı 23 Nisan 1920’nin 98’inci yılında Cumhuriyetimizin, anayasal demokrasilerin başta  laiklik ve hukuk devleti olmak üzere temel ve evrensel ilkelerinden uzaklaştığını üzüntüyle görmekteyiz.

Türkiye demokrasisinin temel ihtiyacı; olağanüstü halin kaldırılması, evrensel anayasal ilkelere uyulması, temel hak ve özgürlüklerin güvencesi olan ve kuvvetler ayrılığını esas alan bir anayasal düzenin tesis edilmesidir.

Saygılarımızla. 16 Nisan 2018

Mülkiyeliler Birliği Yönetim Kurulu

============================================
Dostlar,

Bizim de üyesi olduğumuz saygın Mülkiyeliler Birliği‘nin yukarıdaki basın açıklamasına – kamuoyuna duyurusuna biz de aynen katılıyoruz.

OHAL’i sürdürmenin güvenlik gereklerinin kalmadığına inanıyoruz.
AKP = RTE, ülkeyi ancak OHAL baskısı hatta sopası ile yönetebilmektedir, dahası yönetibildiğini sanmaktadır..

Gerçekte, ülkemizi OHAL altında bile, OHAL kılcı ile bile yö-ne-te-ME-mek-te-dir.

Dramatik sahneler gözlüyoruz : Önce Suriye’yi kimyasal silah kullandı bahanesiyle bombalayan eli kanlı batı emperyalizminin katliamını alkışlayan Erdoğan; partisi dahil gelen büyük ve haklı – doğru – yerinde tepkilerle ertesi gün geri adım attı.. Sen 12 bin km öteden gelip burada nasıl füze – bomba yağdırırsın.. gibisinden sormaya başladı.. Libya‘da da öyle olmadı mı? NATO ne arıyor Libya’da.. diye haykıran Erdoğan, 2 gün sonra İzmir’deki NATO karargahını Libya katliamının üssü yaptı.. Kardeşim – biraderim Esad, Batı güdümüyle “hain Esed” olmadı mı?..

Saymakla bitmez.. Allah kimseyi böylesi bir duruma düşürmesin..
Derken, sahibinin sesi Bahçeli, 26 Ağustos’ta erken seçim çağrısı yaptı..
Ne yaparsan yap artık dikiş tutturamıyorsun.. Sonun geldi arkadaş..

Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste..

Sevgi ve saygı ile. 17 Nisan 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

21. Yüzyıl İçin Planlama – 2018 Bahar Toplantıları

Dostlar,

Mülkiyeliler Birliği çalışmalarımız kapsamında aşağıdaki duyuruyu ve programı sevinçle paylaşmak isteriz.. Emek verenlere ve vereceklere, başta Prof. Bilsay KURUÇ olmak üzere teşekkür ederken, toplantılara hak ettiği ilginin gösterilmesini dileriz…

Sevgi ve saygı ile. 11 Mart 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com
===============================================

21. Yüzyıl İçin Planlama – 2018 Bahar Toplantıları

Değerli 21. Yüzyıl İçin Planlama Kurultayları ve Seminerleri Katılımcıları,

Bilindiği üzere 21. Yüzyıl İçin Planlama Grubu olarak Mülkiyeliler Birliği’nin de katkılarıyla düzenli bir şekilde güz ve bahar dönemlerinde gerçekleştirdiğimiz toplantılarımızı 2018 Bahar döneminde Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı (um:ag)’nın da desteğiyle farklı bir formatta, konferanslar dizisi biçiminde yapma kararı aldık. 17 Mart 2018 Cumartesi günü Prof. Dr. Bilsay Kuruç Hocamızın açılış konferansıyla başlayacak olan ve Cumartesi günleri saat 14.30’da Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı Toplantı Salonu (Paris Caddesi No:14 Kavaklıdere / Ankara)’nda gerçekleştirilecek konferans serimizin (8 adet) afişine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Bilgilerinize sunar katılımlarınızı bekleriz.
Saygılarımızla,
21. Yüzyıl İçin Planlama Grubu
Print

Dünya ve Türkiye Ekonomisinde Son Zamanlardaki Durum ve Gelişmeler

 

 

Değerli Mülkiyeliler,

Geleneksel olarak düzenlediğimiz Çarşamba Söyleşilerimizde; 14 Şubat 2018 Çarşamba günü saat 18.30’da, değerli hocamız Prof. Dr. Tuncer Bulutay, “Dünya ve Türkiye Ekonomisinde Son Zamanlardaki Durum ve Gelişmeler” konulu bir söyleşi yapacaktır.

Çarşamba Söyleşimize katılımlarınızı bekleriz.

Saygılarımızla,

Mülkiyeliler Birliği Yönetim Kurulu

Büyüme, Orta Gelir Tuzağı, Kur Yükselişi ve Oynaklığı

Mülkiyeliler Birliği

Değerli Mülkiyeliler,

Geleneksel olarak düzenlediğimiz Çarşamba Söyleşilerimizde; 22 Kasım 2017 Çarşamba günü saat 18.30’da, değerli hocamız Prof. Dr. Tuncer Bulutay,

  • “Büyüme, Orta Gelir Tuzağı, Kur Yükselişi ve Oynaklığı”

konulu bir söyleşi yapacaktır.

Çarşamba Söyleşimize katılımlarınızı bekleriz.

Saygılarımızla,

Mülkiyeliler Birliği Yönetim Kurulu