Etiket arşivi: Kürdistan

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 3 Kasım 2021

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

YİYİN

CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap tarafından hazırlanan ve kamu görevlilerinin birden çok maaş (AS: aylık) almasının engellenmesini öngören kanun teklifi (AS: yasa önerisi), TBMM Genel Kurulunda AKP ve MHP milletvekillerinin oyları ile reddedildi.

Yiyin efendiler yiyin…

ŞİKE

Demirören Holding’in, Ziraat Bankası’ndan çektiği milyonlarca dolarlık kredi karşılığı ipotek ettirdiği İstanbul Göktürk Kemer Country’deki golf sahası arazileri, beş yıl süreli toplam 15 milyon liraya Demirören’e kiralandı.

Futbolun içinden, şikeyi bilir…

KATLAMA

Yoksul aile sayısı son bir yılda 3.3 milyondan 6.6 milyona çıkarak ikiye katladı.

Verin ekonomist kardeşinize yetkiyi hemen düzeltsin!…

KAYMAKAM

Bafra Anadolu Lisesi Mezunlar Derneği tarafından organize edilen (AS: düzenlenen) ve bütün ilçe halkının davetli (AS: çağrılı) olduğu Cumhuriyet Yürüyüşü, Muharrem İnce katılacak diye Kaymakam Cevdet Ertürkmen tarafından iptal edildi.

Gücün kaymakamı…

DİYANET

Diyanet, Cuma Hutbesinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlarken Mustafa Kemal Atatürk’ün adını yine anmadı.

AKP’nin yobaz diyaneti…

AKİT

Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu, AKM‘nin yapılışına karşı olduğunu, oradaki etkinliklerin çoğunun dinimize aykırı olacağını yazdı.

Ortaçağ…

İRONİ

Anıtkabir’deki Cumhuriyet Bayramı törenine ve AKM’nin açılışına muhalif (AS: karşıt) (Atatürkçü ve cumhuriyetçi) gazeteler alınmadı.

AKP tipi ironi…

LİNÇ

RTE, AKP grup toplantısında Çubuk’taki şehit cenaze töreninde Kılıçdaroğlu’na linç girişiminin videosunu gösterdi.

Demokrasiden mafyokrasiye…

ÖLMEYİN

AKP Genel Başkan Yardımcısı Vedat Demiröz, asgari ücret ve emekli ücretleri için, ‘”En azından insani bir şekilde yaşama seviyesine getireceğiz.” dedi.

Bir 20 yıl daha beklenirse…

İŞGALCİ

Eski HDP milletvekili Osman Baydemir, “İşgalciler bilmelidir ki şu an üzerinde misafir oldukları yeri ya Kürdistan olarak kabul edecekler ya da gelecekte Kürdistan’a komşu olacaklar.” dedi.

Hayal iyidir…

TELEFERİK

AKP’li Afyon Belediye Başkanı, yolcu garantili teleferik yaptırıp, “Teleferiğe herkes binebilir ama muhalefet asla!” yazdıracakmış.

Baş imam ….rursa cemaat de böyle yapar…

ZAM

Sanayide kullanılan doğal gaza %48 zam yapıldı.

Karadeniz’den bir gaz yatağı müjdesi daha alırsak yandık…

BAŞARI

RTE, medya haberlerinin aksine Biden’le 20 dakika değil 70 dakika görüştüğünü gururla söyledi, koltuk değneği de bunu önemli buldu.

Artık başarı görüşmenin sonucunda değil süresinde, gerisini siz anlayın…
***

HAYYAM’DAN

Dünyada olan biteni ben de görmedeyim, 
Haksızları hep baş köşelerde görmedeyim,
Fesuphanallah! Nereye bakarsam bakayım
Kendi mutsuzluğumu her yerde görmedeyim.

Dr. Noyan UMRUK : SANDIĞA GİDERKEN…


SANDIĞA GİDERKEN…

portresi 

Dr. Noyan UMRUK
AYDINLIK
, 10.8.2014

 
Yıllardır söyleniyor bu gidişat, gidişat değil diye…

Bir tuhaf adamın iki dudağının ucundaki iç, dış politikalarla ülkeyi getirdiği hale bakın…

Yüzlerce emekçi biçare serçeler gibi can vermekte…

Ülke, haydutlarla sarmaş dolaş olarak, diplomatlarını, vatandaşlarını onlara kaptıranların aymazlığı ile Ortadoğu bataklığına iyice saplanmış…

Acze düşürülmüş Cumhuriyet kurumları, güvenlik güçleri, yerlerde sürünen Albayrak bütün bunların üzerine tüy dikmekte…

Bir türlü doymak bilmeyen hazret ve şürekâsı ise köprü, hava alanı, kanal falan
korkunç rantlar peşinde…

Yolsuzluk ve çürümüşlük almış başını gitmişken, bunca pisliği alelacele oluşturdukları yargıya temizletme operasyonları…

Ve de “Yediğin hurmalar, bizi niye ırgalar…”, “Bizi asıl İsrail ve Kürdistan ırgalar…”  havasındaki küresel patronlar…

Temel sorun:

Aslında sorun pek o kadar da karmaşık değil. Sorun tek. O da hukukun da,
güvenliğin de, dış politikanın da, eğitimin de, gelir dağılımının da, temel hak ve özgürlüklerin de, dinin de, ahlakın da içine edenlere, transa geçilmiş gibi hala koştura koştura oy verilebilmesi… 1930-40’lar Almanyası’nın alaturkası…

Neden bu duruma düştük? 

Neden, Gazi’nin böbrek rahatsızlığı nedeni ile bulunduğu Karlsbad’da kendisini ziyarete gelen bir Türk hanıma daha 1918’lerde söylediklerinde ifadesini buluyor:

  • “…Yarın elime bir yetki geçerse sosyal devrimi hızla  uygularım.
    Çünkü ben, halkın ve ulemanın benim düzeyime gelmesini bekleyemem. Böyle bir davranışa ruhum isyan ediyor…
    Halkı bir an önce kendi düzeyime çıkarmaya çalışırım …”
    (1)

İşte bizce neden bu… Gazi’nin erken ve yorgun ölümü ile sosyal devrimin, aydınlanmanın yarım kalmış olması… Darbe darbe deniliyorsa, asıl darbe
Aydınlanma Devrimine vurulan hayâsız darbeler 

Cumhuriyet tarihimize şöyle bir bakalım:

II. Paylaşım Savaşı… Ortalığı kasıp kavuran Faşizm-Nazizm rüzgârları… Sınırlarımıza dayanmış Alman panzerleri… İstiklal Savaşını henüz kazanmış yoksul bir ülkeyi savunma endişeleriyle tüm kaynakların bu amaca yönlendirilmesi… Kafasında dolaşan dokuz tilkinin kuyruklarının birbirine değmediği söylenen diplomatik zekasıyla
“Ülkeyi savaşa sokmayan”, kendisine “Bizi aç bıraktın” diye bağıran halkına,
“Ama babasız bırakmadım” yanıtını veren Milli Şef İNÖNÜ dönemi…

Ülkeyi savaşa sokmama hünerini gösteren Milli Şefin, bu kez, zor yılların halk üzerindeki etkileri giderilmeden, savaş sonrası estirilen demokrasi rüzgârlarına kapılarak
“erken demokrasi yolculuğunu” başlatması… (AS: 1946 seçimleri ve DP)

1950 Seçimleri… Buram, buram popülizm kokan, demokrasi deneyiminden yoksun
bir iktidar ve Aydınlanmaya ilk büyük amansız darbe:

  • Aydınlanmanın meşalesi Köy Enstitülerinin kapatılması… (1954)

Ve döneminin en ileri Anayasalarından olan 1961 Anayasası ile siyasal, sosyal hak ve özgürlüklerinin ayırdına varmaya başlayan halkın, “Toprak işleyenin, su kullananın!” diyen rahmetli Ecevit’i, 12 Mart (AS: 1971) sürecinin “Sosyal gelişme, ekonomik gelişmeyi geçti.”, “Bu elbise (anayasa) bize bol geliyor.” teranelerine karşın
iktidara getirmesiyle ülkede milli eğitimde Üstündağ’lı, TRT’de  Cem’li yeni bir Aydınlanma rüzgarının esmeye başlaması…

Ve de iç ve dış mihrakların bu kısa süreli rüzgârı, bu kez de ülkeyi iç savaşa sürüklemekte olan sağ- sol kavgasının dramatik sonucu olan 12 Eylül 1980 darbesi ile kesmesi…

1980’lerden bu yana ise sistematik ve giderek artan biçimde Aydınlanmanın Homo Sapiens’ini (Düşünen, sorgulayan insan), Homo Economicus’a dönüştürme operasyonları… Toplumun yarım kalan Aydınlanma Devrimini yaşam biçimi olarak özümsememiş kesimlerine sosyal hiyerarşideki konumlarına göre ihale, haksız zenginleşme, servet transferi, iş, makam, siyasal ikbal sağlayarak; yoksul kesimlere ise iane dağıtarak ya da uydurma dinsel motiflerle aidiyet duygusu yaratıp toplumun
karpuz gibi önce ortadan ikiye, daha sonra da dilimlere bölünmesi…

Sonuç;

Bugün bizlere sandıkta sorulan soru şu:

a- Aydınlanma Devrimini yeniden canlandırıp, çağdaş uygarlık düzeyini aşma idealindeki onurlu bir ülkenin yurttaşları mı olmak istiyoruz?

b- Yoksa lümpen bir diktatörün yönetiminde her an iç savaşa gebe bir Ortadoğu ülkesi mi?   

Çıkmadık canda umut vardır…“B” şıkkının baskın çıkması durumunda ise günah bizden gider. O zaman zaten siyasal arenanın çok hareketli olacağı, kartların yeniden karılacağı, yitirenler kulüpleri ile dolu bir döneme gireceğiz. İşte asıl o zaman enerji ve sinerjiye (görevdeşlik) ihtiyacımız var…

(1) Hıfzı TOPUZ; Gazi ve Fikriye, Remzi Kitabevi, 2001, syf. 108

=============================

Dostlar,

Evet…
Ne yazık ki Dr. Umruk’un

…lümpen bir diktatörün yönetiminde her an iç savaşa gebe bir Ortadoğu ülkesi mi?

seçeneği baskın çıktı..

12. CB’nı / Yarı Başkanı seçti “soylu halkımız”…

Artık bundan sonrasına yoğunlaşma zamanı…

İşte asıl şimdi enerji ve sinerjiye (görevdeşlik) gereksinimimiz var..

Sevgi ve saygıyla.
11.8.2014, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

Rifat Serdaroğlu : KANA DOYMADINIZ MI?

 

KANA DOYMADINIZ MI?

portresi3

Rifat Serdaroglu

Kürtçü-Bölücü- Marksist-Leninist PKK Narko- Terör Örgütü ve onu destekleyen iç ve dış güçler, son 30 yılda 54 bin insanımızın ölümüne, sakat (AS: Engelli) kalmasına, yaşamdan kopmasına nden oldular.

Geleceğimiz olan çocuklarımızın daha iyi eğitim almalarını, daha sağlıklı beslenmelerini, birer “Dünya İnsanı” olarak yetiştirilmelerini sağlayacak olan
çok ciddi ekonomik kaynaklarımızı, yani çocuklarımızın geleceğini çaldılar.

2002 yılında (AS: 14.11.2002) AKP iktidara geldiğinde T.C. Devleti, eli kanlı çocuk katili terör örgütünü, bitirme noktasına getirmişti.

AKP ve Erdoğan, bilerek yanlış strateji uygulayarak, terör örgütünün yeniden toplanmasına-güçlenmesine neden oldu. Alan egemenliği, yapılan yasal düzenlemelerle PKK’nın buyruğuna verildi. Türk Askeri kışlasından – Türk Polisi de Emniyet binalarından çıkamaz hale getirildi. Taşlar bağlandı, itler serbest bırakıldı.

Yakın tarihimizi doğru olarak bilmeyen Erdoğan ve danışmanları, kişiliği hakkında
çok ciddi kuşkular bulunan bir istihbaratçıyı, doğrudan terör örgütü ile muhatap yaptılar. Oslo’da T.C. Başbakanının emri ile yapılan görüşmelerin iğrençliği,
PKK yetkilileriyle yapılan görüşmelerindeki çirkin üslup hala belleklerimizdedir.

Gerek Osmanlı zamanında, gerekse Cumhuriyet döneminde yapılan ve çok sayıda insanımızın yitirilmesine neden olan silahlı isyanlara baktığımızda,
istisnasız her olayda iki kesimin işbirliğini net olarak görürüz.

Birincisi; özellikle İngilizlere ve öbür yabancılara uşaklık yapmaktan zevk alan
Kürtçü- Bölücüler,
İkincisi; Hilafet ve Şeriat düzenini isteyen dinci yobazlar.

Birinci grup, bölgedeki feodal yapıyı korumak isteyen toprak ağaları, aşiret reisleri ve kaçakçı çetelerinin önderleri,

İkinci grup, Tarikat ve Cemaatlere Osmanlı zamanında tanınan “Özel Hakların” korunmasını isteyenler. (Vergi vermeme-Askerlik yapmama- Para toplama gibi)

Dün Şeyh Sait’in yaptığını, günümüz formatında PKK Narko-Terör örgütü yapmaktadır.

Dün “İngiliz Muhipleri Derneği”nin yaptıklarını, onların torunları ve
AKP’nin Kürtçü Prensleri yapmaktadırlar.

Erdoğan ve AKP Hükümetinin T.C. Devletini düşürdükleri durumu,
Türk Milleti görmüyor mu?

T.C. Devletinden maaş alan, Anayasada ve makama gelirken ettikleri yeminde görevleri açık-net olarak yazan askeri-sivil üst bürokratlar bu durumu içlerine sindirebiliyorlar mı?

*İstihbarat raporları ve basında çıkan haberlere göre, PKK militanları bölgede örgütlenmişler ve AKP Hükümetine

  • Haydi, Öcalan ile yaptığın anlaşma koşullarını yerine getir,
    yoksa yakar-yıkarız!
    ” diye dayatmada (AS: Tehditte!) bulunmaktadırlar.

*Erdoğan’dan cesaret alan örgüt yöneticileri, T.C. topraklarına “Kürdistan” demektedirler.
*BDP’li Belediyeler, fiili olarak “Özerklik” ilan etmektedirler.
*Petrolden pay isteyen mi ararsınız, bölgedeki barajlardan pay isteyen mi ararsınız, vatandaştan “Vergi” adı altında haraç toplayan mı ararsınız,
özel giyimli kendi asayiş gücünü oluşturan mı ararsınız,
özel mahkeme kuranlar mı ararsınız, hepsi Erdoğan ve AKP desteğiyle
bölgede cirit atıyorlar.

  • Herkesin aklını başına alma zamanı gelmiştir.

– AKP Hükümeti ve Erdoğan, bu tutumlarıyla “Vatana İhanet” suçlamasıyla
karşı karşıya kalacaklarını görmeli ve geri adım atmalıdır.

– BDP ve Bölücü-Kürtçüler etnik kimliklerini öne çıkarıp terör örgütünü desteklemeye devam ettikçe,

  • Vatan topraklarına Kürdistan demeyi sürdürdükçe,
    tüm Kürt kökenli vatandaşlarımızı felakete sürüklemektedirler.

Ama bizler, yani etnik kökenimiz ne olursa olsun, “Türk Milleti” adında yaşamaktan onur duyanlar, onların bu tuzağına bu güne kadar düşmedik.
Bundan sonra da düşmeyeceğiz.

Türk Tarihi ve Türk Milleti önünde bildirmek, açıklamak istiyoruz ki;

– Artık bölücülüğü bırakın.
– Kürt kimliğini çıkar ve bölünme aracı olarak kullananlar, ülkemizin cennet köşesine  Kürdistan diyenler,
PKK Narko-Terör örgütünü destekleyenler,
– Teröristbaşı ve bebek katili Öcalan’a “Kürtlerin Lideri” yaftasını takan
Erdoğan, Beşir Atalay ve Hakan Fidan gibiler;

İyi bilin ki Türk Milleti sabrının sonuna gelmiştir.

Bu ülke sizlere iyilikten başka ne yaptı ki?
Dökün eteğinizdeki taşları, her şeyi Türk Milletinin önünde konuşalım.
Kararı Türk Milleti versin.

Duydunuz mu Başbakan Erdoğan;
Türk Milleti bu ikiyüzlülük oyunundan bıktı artık. Bir taraftan “Tek Millet-Tek Devlet- Tek Bayrak” diyeceksiniz, diğer taraftan “Kürdistan” diyeceksiniz, üç-beş oy uğruna bölücülere destek vereceksiniz.
Yetti artık. Hayatınızda bir kez olsun cesur olun, televizyon canlı yayınında bu konuyu tartışalım. Yürek mi o, göğüste taşıdığınız yoksa et parçası mı?

Sağlık ve başarı dileklerimle 16 Nisan 2014
Rifat Serdaroğlu

Tarihte “KÜRDİSTAN” Diye Bir “ÜLKE” Hiç Olmadı!

Tarihte “KÜRDİSTAN” Diye Bir “ÜLKE” Hiç Olmadı!

portresi_sapkali

Prof.Dr. Özer OZANKAYA
ADD 5. Genel Başkanı

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, Türk yurdunun bir bölümünü “Kürdistan” diye adlandırmaya kalkışan bir belgeye yer verildiği
basında duyuruluyor.

Bildiğim kadarıyla

  • Anadolu’nun 8000 yıllık tarihinde “Kürdistan” diye bir “siyasal coğrafya”dan, YANİ YÖNETİMİ, HUKUKU, GÜVENLİĞİ, EĞİTİMİ, TEKNOLOJİSİ, ÜRETİMİ, ULAŞIMI, TİCARETİ, SANATI, … “KÜRT” OLARAK ADLANDIRILAN BİR “ÜLKE” DEN söz eden hiçbir belge olmamıştır. 

Kürtlerin yoğun yaşadığı yöre, bölge anlamımda “Kürdistan” sözcüğünün kullanıldığı olmuştur. Ama bu, hiçbir zaman yukarda tanımlanan anlamda
bir “siyasal coğrafya” adı olarak kullanılmamıştır.

Anadolu, öncelikle de Güneydoğu Anadolu, son BİN YILDAN BERİ,
önce 300 yıllık Selçuklu, sonra 600 yıllık Osmanlı ve son 90 yıldanberi de Türkiye Cumhuriyeti yönetimlerinde, yukardaki anlamıyla hep “Türk ülkesi, Türk yurdu” olarak varlığını sürdürmüştür.

Özellikle demokratik hukuk ve insan hakları, çağdaş yönetim, bilim, ulaşım, sanayi, eğitim, sanat … bakımlarından Atatürk Türkiyesi, tüm Türkiye’ye olduğu gibi Güneydoğu Anadolu’ya da “Türk” damgasını, çok daha derinlere işleyen bir biçimde vurmuştur.

Şimdi Sevr’i hortlatmak isteyen BOP’un açık eşbaşkanı
AKP yönetimi
ile örtülü BOPçu siysal parti yönetimleri ve
siyaset insanları, ABD/AB dayatmasına ve PKK terör eşkıyalığına boyun eğerek, en az bin yıllık bu Türk yurdu parçasını, Türk ulsunun yurdu olmaktan çıkarmaya kalkışabiliyorlar!

Bu bölgedeki Kürt ulustaşlarımız da, sömürgeci ABD/AB desteğindeki PKK eşkıyalığının ölüm kusan tehdidi altında, bu tarihsel gerçeği
teslim eden haktanır yurttaşlar olarak seslerini yükseltemedikleri gibi,
çağdaş Atatürk Türkiyesi’nin her köşesindeki milyonlarca soydaşları gibi, ve bin yıldır yaptıkları üzere, Türk ulusunun eşit üyesi yurttaşlar olarak yaşamakta olmayı, Irak’ın kuzeyindeki gibi ABD/İngiliz sömürgeciliğinin boyunduruğunda, baskıcı yönetim altında, ortaçağcıl gerilikler içinde yaşamaya elbette yeğleyeceklerini de haykıramamaktadırlar.

Ama “Türk ulusu” zorbalıkla, aldatmayla, fitne ve kin tohumları ekilerek
birlik bilincinden yoksun kılınamayacağı gibi; yurdu da yapay olarak
bir başka ad verilip Türk Ulusu’nun yurdu olmaktan çıkarılamaz.

Türkiye’de Irak, Suriye, Libya .. benzeri iç kavgalar ve bölünmeler çıkarma hainliği, Türkü ve Kürdüyle tüm ulusumuz tarafından yenilgiye uğratılacaktır, inancındayım.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde de bu tarihsel, bilimsel ve demokratik bilincin egemen olacağına ve söz konusu bölücü adlandırmaların
Meclis belgelerinde yer almasına izin verilmeyeceğine inanmak istiyorum.

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE : ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 11.12.13


ÇARŞAMBA İĞNELERİ : 11.12.13

portresi_kucuk



Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

 

 

BÖCEK

Bavulcu Baransu’nun evinde böcek çıkmış.

Böcek pisliği sever…

KAMU

Jandarma, Genel Müdürlük oluyormuş.

Genelkurmay da iki yıllığına KAMU Müsteşarlığı olabilir…

YALANCI

PKK’nın kaçırdığı dört askeri PKK-BDP mi teslim etti, operasyonla mı kurtarıldı?

Kim yalancı?

GÜLE-GÜLE

RTE, üniversiteyi 6-7 yılda bitiremeyen öğrencilere “güle, güle” diyecekmiş.

Kendine “güle, güle” denmeden ömrü yeterse…

ARKA

İki belge, bir kaset AKP’yi tırsıttı.

Arkası sağlam olmayan gaz çıkaramaz…

RTE, “Açıklarsam yer yerinden oynar”

Şantaj da bir siyasettir…

BAVULCU

Baransu, “Hırsızdan mı korkacağım”

Korkma, bavulla…

GİDİŞ

Baransu MGK tutanaklarını açıklamaktan yargılanacak.

Bavulla gelen, bavulla gider…

HEYECAN

Kılıçdaroğlu, ABD’de cemaate Atatürk’ü anlatmış.

Çok heyecanlanmışlardır…

YÜCELİK

PFDK, formasıyla “Yüce ATATÜRK”  yazan FETHİYESPOR’a ceza vermedi.

Yürek isterdi…

TALEP

APO’nun talepleri; yasal zemin – statü ve hakem heyeti.

Ne istedin de vermedi ki?..

MESAJ

RTE, Tekirdağ’da açılış ile propaganda yaparken STV “HAYVANLAR BELGESELİ” gösterdi.

Mesaj alındı…

SATILMIŞ

AKP, Satılmış Erdoğan’ı Yozgat’tan aday yapmadı.

Satılmış Erdoğan satıldı…

ULEMA

Danıştay devreden çıkarılıyor.

Ulema varken zaten gereksiz kalıyor…

ADAY

El-Kaide sanığı O. N. Gülaçar, AKP VAN Belediye Başkanlığı’na aday yapıldı.

ÖSO, Hizbullah da sıraya alındı…

DUA

RTE, “Tuzaklardan milletin duası ile kurtulduk”

FETO,” telefonla” diyo…

BALIK

AKP Diyarbakır adayı Galip Ensarioğlu, G.D. Anadolu’ya “KÜRDİSTAN” dedi.

Balık baştan kokar…

TOPLAYICI

BDP, Beyoğlu’na çöp toplayıcısını aday yaptı.

Nal toplar…

BAYRAK

Tekirdağ’da, gürle “tek bayrak”,

Diyarbakır’da, PKK paçavrasına aval aval bak…

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE