BİZİM TV Programımız : 23 Ekim 2020

Dostlar,

HALK TV’nin başarılı sunucularından Sn. Lale O. Arslan, BİZİM TV adlı bir youtube kanalında yayın yapan bir çaba içinde. Sunumları çok izleniyor.. Sağolsun bizi de salgın başladıktan bu yana aşağı yukarı ayda 1 kez konuk ediyor.

Salgının geldiği kritik şamayı ve grip aşısı konusunu irdeledik yaklaşık 21 dakika..

Erişke aşağıda..

Bu kışa, öncekilerden farklı olarak çoook ağır / zor koşullarda giriyoruz.
Ekonomi olağanüstü ağır hastadır.
Fiilen %30’u aşan enflasyon sürmektedir.
İşsizlik hayal ötesi düzeylere ulaşmıştır.
Askıda ekmek” uygulaması yüz karasıdır.

  • Aileler topluca intihar etmekte,
  • iflas eden insanlar kendilerini yakmaktadır sokak ortasında.

ŞAHSIM” ise, aylığına 3 asgari ücret zamla 88 bin TL’ye çıkarabilmektedir.

Bir yandan yoklukta Müslümana “sabır – dayanç” vaazları ile masal anlatılır ve damardan “Din” şırıngalanırken.

İzlenmesi, paylaşılması ve gereğinin yapılması dileğiyle..

Sevgi ve saygı ile. 23 Ekim 2020, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı,
Kamu Yönetimi Siyaset Bilimi (Mülkiye)

www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

 

TELE1 TV PROGRAMIMIZ : 15 Ekim 2020

Dostlar,

Bu gün (15 Ekim 2020) saat 17:00’de, TELE1’de idik.
Sn. Betül Begümhan Aydoğan sordu, biz yanıtlamaya çalıştık.

– Avrupa dahil tüm dünyada artan korona olguları ve yeniden sıkı önlemlere dönüş…
– İstanbul’da %50 artan hasta sayısına karşın ek önlem düşünülmeyişi
– Bu akşam testi (+) ve bulgu veren hastalara ek, testi (+) ama bulgu vermeyen “vaka” ların sayısının da açıklanıp açıklanmayacağı..
Halkın aldatılmasının sonsuza dek sürdürülüp sürdürülemeyeceği
– Yükseköğretimde de yüz yüze eğitime geçme düşüncesi
Salgın yönetiminde yaratılan çok ağır / utandırıcı güven bunalımının mutlaka aşılması gerektiği, bunu da yolunun tüm veritabanının ulusal ve uluslararası bağımsız uzman ve kurumlara açılması olduğunu..
……………..
…………… konularını / sorunlarını irdeledik..

Daha çok insan hastalanmasın, daha çok masum insanımız ölmesin.
Salgın siyasal tercihler ve ekonomik kaygılarla değil, kutsal yaşam hakkının tartışılmaz öncelik almasıyla yönetilmeli.

Türkiye’deki ucube Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ve padişahtan daha yetkili TEK ADAM REJİMİ sorgulanamadığı için salgın iyi yönetilemiyor..

  • Önlenebilecek iken masum insanlarımız ölüyor, hastalanıyor ve ekonomi uzayan ağır bir kanama içinde..

Erişke (link) yukarıda (39 dakika).
İzlenmesi, paylaşılması ve gereğinin yapılması dileğiyle.

Sevgi ve saygı ile. 15 Ekim 2020, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı,
Kamu Yönetimi Siyaset Bilimi (Mülkiye)

www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

TELE1 TV Programımız : 02 Ekim 2020

Dostlar,

02 Ekim 2020 Cuma günü, TELE1 TV‘de, başarılı programcı Sn. İsmail Dükel‘in konuğu olduk..
Gündem, 30 Eylül 2020 akşamı Sağlık Bakanı Dr. F. Koca’nın yaptığı kafa karıştıran açıklamalar idi. Bakan, PCR testi (+) çıksa bile, bulgu vermeyen kişileri = olguları = vakaları (İngilizce “case”) “hasta” kabul etmediklerini ve turkuvaz – AKP yeşili tabloya yansıtmadıklarını açıklamıştı. Bu durum tıp biliminin temel ilkelerine / yasalarına aykırı olduğu gibi, Uluslararası kurallara (normlara) da aykırı. Nitekim Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yönergelerine de aykırı.
Tümü ile keyfi, alaturka, oryantal bir şark kurnazlığı bu..
DSÖ hemen tepki verdi ve açıklama istedi, yanlışın düzeltilmesini istedi.
Bu durumda, temel bilgi, KOVID-19 için, yine DSÖ kaynaklarına göre 15/125 oranında belirti verme söz konusu olduğu için, 29 Temmuz’dan bu yana ve öncesinde ilan edilen günlük hasta / vaka sayısını en az 8 ile çarpmak gerekiyor..
“En az” dedik, çünkü PCR (+) kişileri için geçerli bu oran. Türkiye’de kullanılmakta olan test %40-70 arasında duyarlık sahibi. Uygun örnek alma, laboratuvara zamanında ulaştırma, laboratuvar hataları da eklenirse, iyimser olarak ortalama %50 duyarlık kabulü ile 8 değil 16 çarpanını kullanmak gerekiyor.
Ayrıca test yapılması gerekirken yapılmayan, yapılamayan, erişilemeyen, kimi insanlarda test yinelemesi ve uygun riskli kümelerin test yapılması için seçiminde hatalar, toplumdaki tüm taşıyıcıları bulmada engellerdir. Bunlar da katılırsa, çarpan 20 dolayında olmak beklenir / gerekir.
Ve CHP Milletvekili Dr. Murat Emir‘in 10 Eylül 2020 günü Sağlık Bakanlığı bilgisayarlarından elde ettiği tabloda o gün ilan edilen 1512 “hasta” nın 20 katı PCR (+) kişi olduğu ortaya konuyor..

  • Aradığımız çarpan 20! Ya da %5!

AKP iktidarının T.C. Sağlık Bakanı / Bakanlığı, her gün yakaladığı PCR (+) 100 kişiden ancak 5’ini, 1/20’sini, %5’ini “hasta” olarak açıklıyor..
Kalan 95 kişinin kendilerini evlerinde karantinaya almaları / yalıtmaları isteniyor ve olabildiğince evde izlenmesi için Aile Hekimlerine, yer yer de çok hatalı olarak filyasyon ekiplerine görev veriliyor.
Bu izlemin nicelik ve nitelik olarak son derece yetersiz olduğuna ilişkin çok veri var. Örneğin Aile Hekimlerinin, yatırılmayarak evlerine yollanan hastaları = vakaları izleme oranı %82 olarak verildi 30 Eylül’de, izleyen gün bu oranın çok düşük olduğu farkedilerek tablodan kaldırıldı!
…..
Tüm bunları, tümüyle bilimsel temelde değerlendirdik, Sn. Dükel’in akılcı ve yerinde sorularını yanıtlamaya çalıştık.
İlgi ve bilginize sunuyoruz..
İzlenmesi, paylaşılması, gereğinin yapılması dileğiyle..
Youtube’a yüklenmesi TELE1‘e uygulanan ambargo nedeniyle gecikti ve ancak bu gün paylaşabiliyoruz sitemiz okurlarıyla.. (33 dakika)

Sevgi ve saygı ile. 06 Ekim 2020, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı,
Kamu Yönetimi Siyaset Bilimi (Mülkiye)

www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

CHP’li vekilden korkutan ‘Gerçek vefat ve vaka sayısı’ açıklaması

CHP’li vekilden korkutan ‘Gerçek vefat ve vaka sayısı’ açıklaması

CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, “Koronavirüsten Türkiye’de gerçek vefat sayısı 23 bindir. Türkiye’nin genelinde vaka sayısı ise 980 bindir” dedi.

09 Eylül 2020, Cumhuriyet

CHP'li vekilden korkutan 'Gerçek vefat ve vaka sayısı' açıklaması(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)

Dr. Adıgüzel, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, Covid-19 salgınının ülkeyi kasıp kavurduğunu ifade etti.

Şu anda TBMM’de her 30 milletvekilinden 1’inin hasta olduğunu, hasta olup, tedavi gören belediye başkanları, siyasi parti liderleri bulunduğunu belirten Adıgüzel, Türkiye’de her apartmana Covid-19’un girdiğini söyledi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya, “sanal bakan” dediğini ifade eden Adıgüzel, “Sağlık Bakanı, ‘bugün ne verelim’ diye düşünüp taşınıp bir sayı belirleyip, onu da Twitter’da yayınlamaktan öteye gitmeyen bir sağlık bakanıdır. Sağlık Bakanı, bu işleri artık bırakmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Koca’nın açıkladığı vaka sayılarının gerçek tabloyu yansıtmadığını ileri süren Adıgüzel, bugün açıklanacağını iddia ettiği koronavirüs tablosunu basın mensupları ile paylaştı.

Gerçek koronavirüs tablosunun bu olmadığını öne süren Adıgüzel, “Bu, Türkiye’nin dört bir tarafından meslektaşlarımızdan, Sağlık Emekçileri Sendikasının üyeleri, büyükşehir belediyeleri ve CHP’li belediyelerden aldığımız verilerle oluşturduğumuz bir tablodur” diyerek, kendisinin hazırladığı yeni tabloyu gösterdi.

Adıgüzel, bugünkü hasta sayısının 105 bin test yapılacaksa 16 bin olduğunu iddia ederek, her yapılan bin testin 150’sinin pozitif geldiğini söyledi.

“VAKA SAYISI 980 BİN”

Koca’nın vaka sayılarında bir sıfırı attığını ileri süren Adıgüzel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“16 bin yeni vakamız vardır. Bakan bir sıfır atmaktadır. Bu vefatlar da beş büyük ilimiz İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Antalya’nın salgının başından beri toplam vefat sayıları, belediyelerimizin kayıtlarında mevcuttur. Toplam vefat sayısı 8,850’dir. Bu kentlerde 30 milyon insanımız yaşamaktadır. 30 milyon insanımızda 8,850 ise bunu 82 milyon insanımızla oranladığımızda, Türkiye’de gerçek vefat sayısı 23 bindir. Türkiye genelinde vaka sayısı ise 980 bindir. Bu da, Bakan’ın açıkladığı 285 bin rakamının yaklaşık 4 katıdır. Türkiye’de her 40 kişiden birisi Covid ile tanışmış durumdadır.”

Adıgüzel, Milli Eğitim Bakanlığının yüz yüze eğitime imkan vermesi durumunda yıl başına kadar her eve Covid gireceğini iddia etti.

Bir suç duyurusunda bulunmak istediğini ifade eden Adıgüzel,

  • “Sağlık Bakanı’nı ve Hükümetin başını ölüme sebebiyet vermekten, can kaybına sebebiyet vermekten suç duyurusunda bulunmak istiyorum.” diye konuştu.

Sağlık Bakanlığının sağlık çalışanlarına talimatlarını, resmi evrak ile değil what’ s up ile gönderdiğini, Milli Eğitim Bakanlığının da çocuklarını okula göndermek isteyip istemediğini velilere soracağını belirten Adıgüzel, her iki bakanlığın da “topu taca attığını” savundu.

Hükümete yakın firmaların, başka sektörde çalışan fabrikalarını maske üreten fabrikalara çevirdiğini ileri süren Adıgüzel, vatandaş maske ararken, hükümete yakın çevrelerin yurt dışına maske gönderip, bunun rantını elde ettiğini iddia etti.

Adıgüzel, çağrı merkezi çalışanlarının evlerinden çalışırken kamera ile takip edildiğini ileri sürdü.
========================
Dostlar,

Meslektaşımız Dr. Mustafa ADIGÜZEL yürekli açıklamalar yapıyor salgın hakkında. Çıkarımları doğrudur. Biz de geçtiğimiz günlerde CHP Genel Başkanı Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nu telefonla arayarak konuyu görüştük ve önerilerde bulunduk, ardından da yazılı not olarak ilettik :

  • “Ülkemizdeki salgın kötü yönetiminin yumuşak karnı GİZLENEN ÖLÜM SAYILARI..
    Oysa gerçek 1 adım ötede… 1397 belediyeden 536 + kayyım atadıkları 64 olmak üzere 600’ü AKP elinde, 145’i MHP’nin. Kalan 652’si ise muhalefet partilerinin. Bu 652 belediye nüfus olarak Türkiye’nin %70’ine yakın. Mezarlıklar müdürlüklerinden salgından bu yana toplam ölüm rakamları toplanır, ilan edilen göstermelik korona ölümleri düşülür; farkın kaynağı iktidardan YÜKSEK SESLE kamuoyu önünde sorulur.. İktidar partileri belediyelerinin de toplam rakamı açıklaması istenir.Neden saklıyorsun bunca ölümü??‘ denir!!… Denmezse suça ortak olunur.. CHP Gn. Bşk. Kemal Kılıçdaroğlu’na da 7 Eylül 2020 günü telefon ederek söyledim.. TV’lerde de çok kez uyardım.. Dr. Ahmet SALTIK”

Son 2 günde, CHP Genel Merkezinden örgütlere ulaştırılan iletiyi de öğrendirk :

  • “Sayın Yetkili,
    Mart ayından bu yana kentinizde yaşanan vefatlarda korona, zatürre, solunum yetmezliği ve çoklu organ yetmezliğinden defnedilen kişi sayısını tarafımıza ivedilikle bildirmenizi rica ederiz.
    Yerel Yönetimler”

Üstüne gidildiğinde, kısa sürede acı gerçekler ortaya çıkacaktır.
Öbür muhalefet partilerinin de ortak davranması dilek ve beklentimizdir.

Sevgi ve saygı ile. 09 Eylül 2020, Datça

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Hekim, Kamu Yönetimi – Siyaset Bilimci (SBF)
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

250 BİN KOVID HASTASI VE 6 BİN ÖLÜM; SALGININ 160. GÜN BİLANÇOSU! AKP İKTİDARI GERÇEKTE NE YAPMAK İSTİYOR ??

250 BİN KOVID HASTASI VE 6 BİN ÖLÜM; SALGININ 160. GÜN BİLANÇOSU!
AKP İKTİDARI GERÇEKTE NE YAPMAK İSTİYOR ??


Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Uzmanı
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

Türk Toraks Derneği’nin, köklü bir uluslararası ün ve saygınlığı olan The LANCET’te yer alan açıklamasına ve çabalarına bütünüyle katılıyoruz.. (https://www.toraks.org.tr/site/sf/nmf/ 2020/08/124 b1922ccdabe296a3959f2db3604d205aa30c2e91d1bae9130a44001c9b503.pdf)

  • Sağlık Bakanlığının SAKLANACAK verileri var halktan ve dünya kamuoyundan;
    bunu anlıyoruz bir kez daha açık açık..

Hatta bu Bakanlığın kurduğu Bilimsel danışma Kurulundan bile!

Bu Kurulun kimi üyeleri de turkuvaz tabloda açıklananın ötesinde bilgileri olmadığını kamuoyu ile paylaştılar. Bu durumda, adı geçen kurul gerçekten salt “ad hoc” bir bağımsız kurul mudur, neden eli – kolu siyasal yetkece (otorite tarafından) bağlanmıştır.. Turkuvaz tabloda son 2 haftadır yoğun bakımdaki entübe edilenler dahil hasta sayısını bile artık bilmiyoruz. Nasıl toplandığı belli olmayan 3-5 rakam her gün Sağlık Bakanının kişisel tweet iletisi ile kamuoyuyla sözde paylaşılmaktadır. Sağlık Bakanı artık basın toplantısı da yapmamakta, kendisine hiçbir soru yöneltilememektedir.

Niçin !!??

Bu tablo, demokratik bir toplumda asla kabul edilemez. Öyleyse Türkiye’nin rejimi nedir??

Öte yandan, kamuoyu ile paylaşılandan öte veri sahibi olamayan bir Kurula, Bilimsel Danışma Kurulu bile denemez.

Siyasetin güdümünde vitrine konan kimi uzmanlar denebilir belki de!

Ve bu kişilerin genel geçer bilimsel yazın (literatür) temelli önermelerden başka salgın yönetimine katkısı olamaz, beklenemez; Epidemiyolojik ilkelerle irdelemelere dayanmaksızın!

İktidar bu olgunun kuşkusuz bilincindedir.

Ancak Kurul üyelerinin, kendilerine yüklenen “tuhaf işlev” le yetinmelerini anlamak olanak dışıdır.

  • Saray’da “has uzmanlardan” oluşan paralel bir salgın kurulu mu
    TEK ADAMA gereğini arz etmektedir?

Kaldı ki, 160 gününü dolduran salgının ilk dalgası hala sönümlendirilememiştir!

  • Olgu sayısı resmen 250 bini, ölüm sayısı da resmen 6 bini aşmıştır.
  • Asıl verilerin bunların çok üstünde olduğu artık su götürmez bir gerçektir.

Dolayısıyla salgın yönetimi başarısızdır; aynı yöntemler / hatalar ASLA sürdürülemez.

Üstelik AKP İktidarı, salgın verilerine dayalı bilimsel araştırma yapılmasını özel izin koşuluna bağlamıştır ve başvurular reddedilmektedir; Anayasal hak çiğnenmek pahasına!

  • Nedir paylaşılamayan ve SAKLANIP – GİZLENEN ve ne amaçla??

Gelinen yerde, tıkanmayı aşmada Bilimsel Danışma Kurulu üyelerinin alacakları kritik tarihsel tutum ve kamuoyuna yapacakları çooook geciken bir açıklama belirleyici olabilecektir.

Öte yandan, bunca uyarılara ortadaki net başarısızlığa karşın,

  • MASUM İNSANLAR, ÖNLENEBiLECEK İKEN ÖLÜRKEN… 

İktidar, neden salgın yönetimi girişimlerinde “anlamlı” düzeltmeler yapmamaktadır??

Bu soru derin ve ciddi olup, zihinleri giderek daha çok kurcalamaya başlamıştır.

Anayasanın 119. maddesinde yer alan OHAL ilan nedenlerinden biri olan “tehlikeli salgın hastalık” mıdır yoksa iktidarı sağduyudan iyice kopararak çoooook tehlikeli serüvenlere savuran??

Sakın haa, asla; aklınızdan bile geçirmeyin!!

Sevgi, saygı ve ciddi endişe ile. 18 Ağustos 2020, Ankara