ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 28 Ekim 2021

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

Haftanın tüm iğneleri Milli Bayramlarımızı halkın coşkuyla kutlamasını çeşitli bahanelerle engelleyen milli ruh yoksunu vatansızlara…

SIFIRLAMA

Makarnalık durum buğday, adi buğday, kızıl buğday, mahlut, beyaz arpa, matlık arpa ve mısır ithalatında uygulanan gümrük vergisi 31 Aralık’a kadar sıfırlandı.

Çiftçi zarara giderken birileri bu süreçten yararlanacaktır..

VİZYON

RTE, “İnşallah bir sonraki safhada 2053 vizyonuyla milletimizin karşısına çıkacağız.”

2023 vizyonundan televizyon bile çıkmadı. Dövizde çakıldı.2053’te ne ola ki?…

KATLAMA

Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) adı ile bir araya gelen akademisyenler Eylül ayı enflasyonunu %3.61 olarak hesapladı. Bu oran, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Eylül’de açıkladığı %0.97 enflasyon oranının yaklaşık 4 katına işaret ediyor.

Vatandaş dörde katlandı. AKP iktidarı uçuyor. Dünya onları kıskanıyor!…

HARCAMA

CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2018 ve 2019 yıllarında engelli olmadığı halde engelli aylığı ve engelli evde bakım ödemesi alan toplam 442.309 kişiye 6.9 milyar TL usulsüz para aktardığını bildirdi.

Usul usul değil hızla usül engellendi…

ASKI

Kayseri esnafı kendilerini ziyarete eden Akşener’e, “Askıda ekmek” yerine “Sarayda bisküvi dense daha iyi olurdu” dedi.

Püskevit arası lokum olurdu…

GERİLEME

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İbn Haldun Üniversitesi açılışında, eğitim ve kültürde “arzu ettikleri ilerlemeyi” sağlayamadıklarını söyledi.

Gerilemede iyi gidiyor…

AKİT

Yeni Akit, Sözcü’nün değerli yazarı Bekir Coşkun’un ardından “Bekir’e pamuğu tıkadılar” başlığıyla ahlaksız ve insanlıktan uzak yazı yayımladı.

Bu tür yayın yapanlar Müslüman / dindar olamaz çünkü kutsal saydığı din adamının yaptığı kutsal işi aşağılıyor,

Ama önce insan olamaz;

Ölen kim olursa olsun ardından kin kusulmaz…

ZITLIK

Bekir Coşkun’un ölümünde RTE / AKP / İktidar kanadından baş sağlığı dilenmedi.

Sebep belli, O dürüsttü, çizgisi kesişmezdi…

İŞLET

Yap-İşlet-Devret giderleri açıklanmayacak, halktan gizli olacak.

Yap/ye_İşlet/ye-Devret/ye-Yedir/ye…

KAYIP

Bilkent Şehir Hastanesi’nde üç milyon dolarlık Da Vinci Robot’u kaybolmuş.

Yemişlerdir…

DÜZEY

Sağlık Bakanı İstanbul’da bürokratlarla yaptığı salgın toplantısına BŞB Başkanı İmamoğlu’nu çağırmadı. Bursa’daki toplantıya AKP’li BŞB Başkanını çağırdı.

Üst düzeysizlik…

HATA

TBMM’ne sunulan bütçe teklifinde bir milyar liralık hata yapılmış.

Bir kuruşun hesabını soruşturan İsmet İnönü’nün kulakları çınlasın.

Onun eleştirenler birazcık ders alsın…

VARLIK

Madenlerimizin Vakıf Fonu’na devredilmesine hazırlık yapılıyormuş.

Varlık olmaktan çıkıyor demektir…

BOYKOT

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a tepki göstererek, “Fransa’nın akli noktada kontrole muhtaç olan liderinin teşvikiyle bu saldırılar yapılmaya başlandı. Buradan milletime sesleniyorum, Fransız mallarını asla satın almayın.

Macron hastaysa bizim mi Fransa’nın mı sorunu?

Devletin başı vatandaş gibi Fransız mallarına boykot çağrısı mı yapar, gümrükten girişi mi yasaklar?..

ROTA

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak doların 8 TL’yi aşmasının ardından Twitter hesabında, “Son gelen veriler ekonomimizin büyüme patikasına girmesini destekleyecek şekilde rotasında ilerlediğini gösteriyor” dedi.

Yola giremiyor, patikada debeleniyor…

BİSMİLLAH

Demirören’e satılan Milli Piyango çekilişini “Haydi bismillah” diyerek Seda Sayan yapmış.

Haramın çekişi helal olmuş…

KEYİF

Malatya’da “Evimize ekmek götüremiyoruz” diyen esnafa “Keyif çayı bu, bu çayı iç” diyerek çay attı.

Alemin keyfi yerinde yine maşallah…

ONUR

Kılıçdaroğlu,”Koltuk için onurunu satan vali olmaz” dedi.

Şimdi onlardan çok var…

U/YUTUCU

“Bir ilimizdeki bir sokaktan hayretler içinde geçtim. Dışarıda dört genç kızımız bira içiyorlardı” diyen Sabah yazarı ilahiyatçı Nihat Hatipoğlu’nun sahibi olduğu otelde içki satışı yapıldığı açıklandı.

Halka verir talkını, kendi yutar salkımı…

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 04 Kasım 2020

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 04 Kasım 2020

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

YAAA!

Askıda ekmek kampanyası ile ilgili olarak AKP’nin cumhurbaşkanı RTE, “Yaa yok öyle bir şey, evine ekmek götüremeyen yok yaaaa!” dedi.

Yaa, var yaaaa….

DOLAR

Damat, “Dolar 8, 10, 15 lira olacakmış. Bunlar 6-7 liradan Doları toplayacak kazanacaklarmış. Yok yaa. Çok beklersiniz! Beşin altına indirdik.“ dedi.

Dolar o gün 5.5 TL idi, bu gün 8.5 TL. Çok beklediler mi?…

MEYVE

Damat Bakan, “YEP çerçevesinde üreterek büyüyen Türkiye hedefiyle attığımız ekonomik değişim ve dönüşüm adımlarının meyvelerini toplamaya başladık”.

Dövize bak! Dış borca bak. Enflasyona / zamlara bak! Asgari ücrete bak! Vergilere bak! Meyveler çürük…

PARTİ

Sarıgül parti kurdu, İnce kurmaya hazırlanıyor.

Muhalefete zarar verme yarışı…

ÇANTA

Kılıçdaroğlu’nun, Emine Erdoğan’ın 50 bin Dolarlık çanta taşıdığını söylemesi üzerine RTE, “ailemle uğraşma” dedi.

“50 bin dolarlık çanta yok” dese / diyebilse / ydi…

BOYKOT

RTE’nin Fransız mallarına boykot çağrısı üzerine, Fransız medyası Erdoğan ve eşinin baştan ayağa Fransız malları taşıyan fotoğraflarını paylaştı.

Eloğlu Fransız değil…

REİS

AKP/RTE tarafından tespit edilerek Anıtkabir’e alınanlar RTE’ye tezahürat yaptı.

Ayağa düşmenin göstergesi…

GÜZEL

501 bin yolcu garantisi verilen Zafer Havaalanı’na 4.746 yolcu gelmiş.

Binali Yıldırım, alanın az kullanılmasını şehirlerarası yolların güzel yapılmasına bağlamış.

Zeka üst seviye, mazeret şahane, soyguna bahane…

YENİLEME

RTE, “Evi yıkılana yenisini yapacağız”

Ölenlerin yerine?…

VESAYET

RTE, “Uzun yıllar boyunca ülkeye hakim olan vesayetçi zihniyetin en çok ihmal ettiği alanlardan biri de afetlere dayanıklı yapı inşasıdır”

Kel alaka. 18 yılda sizin zihniyet ne yaptı?…

MÜ/DAHİL

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 1999 depreminde devletin iki gün sonra bile ne olduğunu anlayamadığını kendilerinin ise olaydan dakikalar sonra müdahil olduklarını söyledi.

Olaydan hemen sonra müdahil olacaklarına olaydan önce önleyici çalışmalara dahil olsalardı da kutlasaydık… (AS: Afeti yönetmeye uğraşacağımıza, Risk Yönetimini öğrensek!)

RİSK

Bahçeli “Keşke riskli binalarda oturmak tercih edilmeseydi”

Vatandaş depremde ölmeye meraklı ya…

TAKVİM

Bahçeli, “2020’nin bir an önce bitmesi herkesin ortak arzusudur”

Deprem olunca takvimi hızlandıran bir yasa önerse bari…

YOBAZ

Yobazlar gene azıttı. Depremi İzmirlilerin ahlaksızlığına bağladılar.

Ne dini, ne ahlakı, ne insanlığı anlayamadılar…

 

 

 

BİZİM TV Programımız : 23 Ekim 2020

Dostlar,

HALK TV’nin başarılı sunucularından Sn. Lale O. Arslan, BİZİM TV adlı bir youtube kanalında yayın yapan bir çaba içinde. Sunumları çok izleniyor.. Sağolsun bizi de salgın başladıktan bu yana aşağı yukarı ayda 1 kez konuk ediyor.

Salgının geldiği kritik şamayı ve grip aşısı konusunu irdeledik yaklaşık 21 dakika..

Erişke aşağıda..

Bu kışa, öncekilerden farklı olarak çoook ağır / zor koşullarda giriyoruz.
Ekonomi olağanüstü ağır hastadır.
Fiilen %30’u aşan enflasyon sürmektedir.
İşsizlik hayal ötesi düzeylere ulaşmıştır.
Askıda ekmek” uygulaması yüz karasıdır.

  • Aileler topluca intihar etmekte,
  • iflas eden insanlar kendilerini yakmaktadır sokak ortasında.

ŞAHSIM” ise, aylığına 3 asgari ücret zamla 88 bin TL’ye çıkarabilmektedir.

Bir yandan yoklukta Müslümana “sabır – dayanç” vaazları ile masal anlatılır ve damardan “Din” şırıngalanırken.

İzlenmesi, paylaşılması ve gereğinin yapılması dileğiyle..

Sevgi ve saygı ile. 23 Ekim 2020, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı,
Kamu Yönetimi Siyaset Bilimi (Mülkiye)

www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

 

MANSUR YAVAŞ’A KIZIYORUM

MANSUR YAVAŞ’A KIZIYORUM

Mustafa AYDINLI
Eğitimci Yazar

Sayın Mansur Yavaş’a  kızıyorum dostlar. Hem de öyle böyle değil, tepeden tırnağa kızıyorum. Şunun şurasında daha 2. yılını doldurmadan yaptıklarına bakıyorum, kızılmayacak gibi değil. Neredeyse çeyrek yüzyıldır biz böyle şeylere alışkın değildik, ‘Eski köye yeni adetler getirmeye başladı’. Neymiş efendim, “Ankara Cumhuriyet’in başkentiymiş. Türkiye’nin çağdaş, modern, gülen ve görünen yüzü olmalıymış.” filan.

Yaşadığımız pandemi günlerinde tutturmuş, kenar mahallelerdeki işsiz güçsüzlerin, çoluk çocuk gecekondusuna sığınmış ailelerin bakkal borçlarını kapatacağım diye. Kapatmış da, vatandaş bakkala borcu nedeniyle utana sıkıla giderken.

Bakkal müjdeyi veriyor vatandaşa;

-Haydi gözünüz aydın, dün bir Hızır geldi. Kim olduğunu bilmiyorum. Veresiye defterlerini alıp gitti, bakkala borcunuz yok.

Askıda fatura“, “askıda ekmek“… Veren belli değil, alan belli değil. Şaşaa yok, tantana yok. Çaresiz vatandaşın yüzü gülüyor, içine bir umut, bir ışık doğuyor. Ülkede böyle insan, böyle idareci de olacakmış demek. Nesli tükenmiş de olsa.

Sahi ben neden kızıyorum Sayın Yavaş’a? Gelecekte “dinozorların heykelini diken adam” olarak anılmak varken, “nesli tükenen dinozor” olarak anılacak (!)

Öte yandan Ankara’yı bilimin, kültürün, uygarlığın başkenti yapmak çok zor ve çetin iştir. Akıl vermek gibi olmasın ama Sayın Yavaş, aslında işin kolayı var. Örneğin arabanızla yontuların yanından geçerken “tükürüp geçseniz yontuların içine” daha pratik degil mi? (!)

Yine geçen gün kavşaklara ve köprülere kaç liraya mal olduklarını yazdırmış. Dedik ya nesli tükenmişlerden. Biz siyaseti kasayı doldurmak olarak değil, keseyi doldurmak olarak biliriz. Yoksa yanılıyor muyum? Örneğin, Ankara’yı parsel parsel satmak varken… Sonra işi laf kalabalığına getirip, halkın karşısına geçip, pişkin pişkin gülmek varken… Siz tutun, köprünün üstüne şu fiyata mal oldu diye yazın. Olacak iş mi bu?

Demek ki Sayın Yavaş farkında değil. Neredeyse son çeyrek yüzyılda siyasetin iklimi değişti. Siyaset toplum için midir, yoksa ticaret için mi? Balığı ‘bulanık suda’ avlamak varken, siz tutun köprünün üstüne maliyetini yazın. Atasözüdür anımsatayım, “İbadet de gizlidir, kabahat de.” Gizli olmayınca “parsel parsel” nasıl satacaksınız?

Sonra Sayın Yavaş, bugün akıldaneliğim tuttu kusura bakmayın. Size avantadan bir akıl daha.. “Ankara’yı parsel parsel satmanın” hiçbir ‘cürmü cezası’ filan yok. Olsa olsa Sayın Kılıçdaroğlu sizi görevden alır. Mahkemeye verecek değil ya. Konu unutulur gider yahu. Ben “lekelenirim, karalanırım mı?” diyorsun. Kolayı var.  Bir televizyon şirketi kurarsınız, oradan anlatırsınız. ‘Beyaz, bembeyaz, ak pak’ olursunuz gider. Sonra yeleli aslanlar gibi dolaşırsınız milletin karşısında, otuz iki dişinizi göstererek (!)

Kahramanmaraş’ta edebiyat öğretmeni Aziz Serin, uzaktan eğitim yaparken internette yaşadığı sorun nedeniyle öğrencilerine ders anlatabilmek için çıktığı tepede, kalp krizi geçirerek yaşamını yitirmiş.

Sayın Yavaş bu öğretmenin de acısını içinde duymuş. Şimdi öğretmeni tanıyan, duyan, hesaba alan mı var? “Öğretmen maaşları fazla diye” yakınıldığı, öğretmen evlerinin, lokallerinin elinden alındığı dönemde bu ne hümanistlik böyle?

Ayrıca Sayın Yavaş, Kars’ta, Van’da, Erzurum’da, Diyarbakır’da en ücra köylerde uzaktan eğitim alabilmek için çekmeyen internet nedeniyle tepelerde koşturan, ‘yalın ayak başı kabak’ köy çocuklarının da sesini duymuş. Açıklama yapıyor; buralara dek teknoloji götürmeye ben hazırım diye.

En ücra köylerdeki çocukların heyecanını duymak, onların feryadını duymak… Onların gözyaşları nasıl oluyor da toprağa değil, Sayın Yavaş’ın taa Ankara’da yüreciğinin başına damlıyor?

Bu nedenlerle kızıyorum Sayın Yavaş’a. Şu üç günlük dünyada, bir tarikata girip, bir şeyhin eteğine yapışıp, “Ankara’yı parsel parsel satmak” varken, siz tutun sınır boylarındaki çocukların feryadını duyun, dinleyin. Olacak iş değil (!)