ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 16 Mayıs 2018

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 16 Mayıs 2018

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

TAMAM
Millet, “şeker vatandır, sattırmayız” dedi, sattı.
Millet , “üniversiteleri böldürtmeyiz” dedi, böldü.
Okluk’ta 50 bin ağacı keyfi için kestirdi.
Son bir ay bile yetti, TAMAM!

FETÖCÜ
Mahir Ünal’a göre “tamam” twitterları FETÖ’cü ve PKK’lıların yoğun olduğu ülkelerden atılıyormuş.
Demek ki AKP yandaşları oralara gitmiş…

İZMİR
Antalyaspor yöneticileri, kendi milli duygularını da yansıtan “İzmir Marşı”nı seyircilerin söylemesini siyasi buldu.
Bir çamur atacaklar da yürekleri yetmiyor…

SAKALLI
Jet Fadıl mağduru vatandaşa hakim, ”Her sakallıya inanmasaydınız”
Devleti yöneten sakallıları ne yapacağız?…

LEKE
Bahçeli ve Bekir Bozdağ CHP’li 15 vekilin İYİ Partiye desteğini demokrasimize leke olarak nitelediler.
Sevsinler sizin temizlik anlayışınızı…

ÇÖPLÜK
RTE, CHP için “çöplük, pislik” dedi.
CHP, tarihimizde çok önemli yeri olan bir partidir.
Pisliği çöpe atar, milleti rahatlatır…

MAĞDUR
Cumhurbaşkanı adaylarının mitinglerinin yayımlanmamasından dolayı RTE mağdurmuş.
Seçilirse yayımlatacakmış.
Mart kedisi…

YUSUF
İnce, “Soma’daki tekmenin hesabını sormazsam namerdim!” dedi.
Tekmeci Yusuf Yerkel halktan özü diledi.
Arka duvar çöküyor, Yusuf yusuf ötüyor…

DAMAT
Meclis Başkanı Kahraman, gazetecilerin “Damadınız FETÖ’cülükten dolayı firari mi?” sorusuna “Onu ben bilemem. Şahıslara ait keyfiliktir” dedi.
Keyfiniz bol olsun…

BİLİM
Gaziantep Kocatepe Ortaokulu’ndaki TÜBİTAK Bilim Fuarı’nda öğrenciler Hac’da yapılanları gösterdi.
Bu Türkiye uçar!…

AF
Bahçeli, ”Allah’ın izniyle af çıkacak”
İzin makamını yanlış söylüyor.

 

 

 

 

 

GÜL, AKAR, VATAN

GÜL, AKAR, VATAN

Naci BEŞTEPE
E. Tümg.

Baskın seçimle İYİ Parti’nin önünü kesmeyi planladılar.
Yüksek Sadakat Kurulu (YSK) “Hazır!” tekmilini verdi.
Çok yüksek ahlaklı(!) bir siyaset yürütülmekteydi.
CHP örnek bir davranışla hileli oyunu bozdu.
Çalınmak üzere olan demokratik hakları kurtardı.
AKP-MHP çıkar birliği cephesinden hemen saldırı başladı.
Hem de suçlamaların her biriyle ilgili kendilerinin onlarca bagaj kusuruna rağmen.

GÜL
Abdullah Gül’ün aday olamayacağı baştan belliydi. Erdoğan’ın karşısına çıkamazdı.
Çıksa da SP’nin %1.5 olan oyunu ancak %3’e yükseltebilirdi.
Akşener, Gül’ün çatı adaylığını reddederek akıllı bir siyaset izledi.
Çatı adayı kim olursa olsun iki turlu seçim için riskliydi.
Şimdi RTE’nin işi çok zor. Hatta kaybetmesi yüksek olasılık.

AKAR
Gül’ün bir puan koparmasını bile hazmedemeyen RTE önce Bülent Arınç’la görüştü.
Herhalde hal-hatır sormak için değildi. Ardından Gnkur. Bşk. Akar ile sözcüsü Kalın’ı Gül’e yolladı. (Habertürk ve CHP açıklamalarına göre) Resmi üniforma ve devletin helikopteri ile.
Densizliğe bakın. CHP veya başka biri yapsa RTE dünyayı yerinden oynatırdı.
“Darbeciler… Askeri vesayetçiler…Askeri siyasete soktular… Bunların geçmişi böyle, 27 Mayıs’ta böyle yaptılar…” ve daha neler derdi neler.
Şimdi savunma durumunda olduğu için Kılıçdaroğlu’na 15 Temmuz darbeciliği çamuru atıyor. Kendi haltını örtsün diye. Ancak o çamur, o gün vekillerini Meclise yığan kişiye bulaşmaz.
Ya Akar’ a ne demeli? Gül’ün okul arkadaşıymış.
Ben Mayıs 2017’de Hyde Park fotoğrafını yazdım diye Aydınlık sansürlemişti.
Temel’in dediği, ”Ha şimdi ne oldiii?” Vatan Savaşı bitti mi de Akar’a kızılıyor.
O Akar, aynı Akar. Harbiyelilerin dediği gibi “Su uyur, Hulusi akar”
Mehmetçiğin komutanına yakışmıyormuş. Nuri Pakdil’i ziyaretinden sonra, 6 Şubat 2017 tarihli Aydınlık yazımda, “Astlarınızı utandırmayın“ diye yazdığım için hakkımda savcılığa suç duyurusunda bulundu. Özetle, Garp Cephesinde değişen bir şey yok.
Erdoğan’ın ABD’ye karşı vatan savaşı ne kadar doğruysa Akar’ın işgal ettiği makama uygunluğu da o kadar doğru. Kuraldır; eşya doğasına uygun durur.

VATAN PARTİSİ
Vatan Partisi’nin Akşener karşıtlığını ve CHP ile uğraşmasını da anlamlı bulmuyorum.
Akşener FETÖ’cüymüş. AKP ve RTE’den daha FETÖ’cü bulamazsınız.
Benim bildiğim muhalefet, iktidarı hedefler, iktidardakilerle uğraşır.
Muhalefete muhalefet, yanlış hedefe ateştir. Bu yüzden partiden ayrılmalar oluyor.
Oysa şu aşamada en uygun hal tarzı

  • Vatan Partisi’nin “HUZUR/VATAN” veya neyse adı CHP-İYİP-SP ittifakı içinde yer almasıdır.

Tek kişi de olsa Doğu Perinçek’in Meclise girmesi ülke yararınadır. Hem AKP’nin ABD-AB-NATO bağlarını çözmede, hem hukuk ve öbür dış ilişkiler alanlarında çok büyük katkılar sağlar.
Fedakar-cefakar-vatansever Vatan Partililer de Mecliste temsil olanağı bulmuş olur. Yıllardır sürdürdükleri vatan mücadelesinin karşılığını almış olur. Çabalar bu yönde yoğunlaşsa çok daha iyi olur. Gecikildi bile.

KABİLE YÖNETİMİ, İSLAM ORDUSU

KABİLE YÖNETİMİ, İSLAM ORDUSU

Naci BEŞTEPE
E. Tümg. 

Türkiye’nin pek çok sorunu içinde birincil olanı yönetim sorunudur.
İktidarın yurt içinde hedefi bellidir.
Cumhuriyetin tüm kazanımlarını silip süpürmek, laiklik demokratik rejim yerine dine dayalı otokratik bir rejim kurmak.
Adımlar bu doğrultuda atılmaktadır.
Yurt dışında ise sarkaç gibi salınıp durmakta, ikilemler içinde gidip gelmektedir.

AFRİN’DEN SONRA NE YAPILACAK?

Afrin doğru karardı. TSK başarılı bir operasyonla hedefe ulaştı.
Siyasi hedef açık olmadığı için sonrası çok bilinmeyenli denklem gibi.
Günlerdir,”Afrin’den sonra Menbiç, sonra Fırat doğusu” denildi.
24 Mart’taki AKP kongresinde “Reis bizi Menbiç’e götür” diye tezahürat yapan gençlere AKP’li Reis Erdoğan, “Menbiç’e ihtiyaç var mı yok mu? Eğer var derlerse önce ben” yanıtı verdi. Demek ki Menbiç için henüz karar verilmemiş.
Sorun büyük.  Menbiç’te ABD var. PKK/PYD ile kol kola.
ABD aylar önce verdiği sözü unutmuş görülüyor. Fırat’ın doğusuna PYD’nin geçişine izin vermeyecek, Menbiç’tekileri çıkartacaktı. Şimdi başka oynuyor. PYD’ye desteği sürdürüyor.

KARARSIZLIK İKTİDARI

Menbiç’te neden kararlı değil iktidar? Nerede kararlı ki?
Rusya ‘dan S-400’leri aldık, alıyoruz. Pat diye ABD ile Patriot görüşmeleri başladı.
Çocuk kandırıyorlar. Biri NATO’ya uyumlu diğeri ülkemize özgü olacakmış da?
Yemeyin bizi. İki sistem gereksizdir. S-400 kime karşı? Öncelikle Yunanistan olmak üzere batı ülkelerine karşı. Buna bölgede konuşlu ABD dahil.
Patriot kime karşı? Başta Rusya ve İran olmak üzere onlarla işbirliği yapan Irak ve Suriye’ye karşı. Şimdi çözün bilmeceyi. Dostumuz kim, düşmanımız kim? Kiminle işbirliği içindeyiz, kiminle çatışıyoruz? Böyle dış politika böyle ülke yönetimi olur mu?

NEDEN PATRİOT?

Patriot almaya zorlandı iktidar. Trump tüccar. Yolcu uçaklarını sattı, kesmedi. Hava savunma sistemi de satacak. Göbek bağını koparmayacak. Hayır deme şansı var mı? Var.
Zarrab davasının sonucunda ekonomik darbeyi göze alırsa. Alabilir mi? Dolara bakın. Büyüyen dış borca bakın. Batmaya giden ekonomiye bakın. Dış yatırım ihtiyacının öldürücülüğüne bakın. Kararı, yanıtı verin. Görüşmeler başladı. Uzarsa ne olur? Zarrab davasının 11 Nisandaki karar duruşması ileri tarihe atılır. İmza atılmaya yetecek bir süre kadar ileriye.

SİYASET NE YAPMALI?

Kürt devleti kurulmasını engellemek için Fırat’ın doğusundaki kantonlar da temizlenmelidir.
Bölgede ABD var. TSK ile ABD güçleri karşı karşıya gelmeli mi? Hayır.
Hatta TSK’nın bu bölgeye girmesi bile zorunlu değil.
Siyasetin gücü ve başarısı işte burada kendini gösterecektir.
Başta Suriye olmak üzere bölge ülkeleri ve Rusya ile yapılacak işbirliği ABD’yi buradan çıkarır.
Türk askerinin burnu kanamaz. En fazla yapacağı şey, kuzeyden Suriye askerine destek vermek olur. Nerde o yönetim? İnadına Esad düşmanlığı. ABD-Rusya arasında şaşkın şaşkın gel-gitler.

İSLAM ORDUSU MU?

Son dönemde, özellikle 15 Temmuz’dan sonra TSK Komuta kademesine bir haller oldu.
Resmi elbise ile camilere gidiş reklamları. Konuşmalarda dini söylemleri öne çıkarmalar.
Yılların komando yeminini duaya çevirip, ”AMİN” e bağlama.
Komutan konuşmalarını “Alla yardımcınız olsun!”la bitirip askerin “AMİN” le yanıtlaması.
Gnkur.Bşk.nın “ Vatan, millet, bayrak ve din uğruna” can verildiğini söylemesi.

Ne oluyoruz sayın komutanlar?

Suudi İslam Ordusu’nun başında mısınız, laik Türkiye Cumhuriyeti ordusunun komutanları mısınız? Kimsenin inancına sözümüz yok. Ancak TSK İslam ordusu değildir. Operasyonlar din için yapılmamaktadır. Zaten karşınızdaki insanların çoğu da aynı dindendir.
Kendi geleceğini kurtarmak için dindar görüntüsü vermeye çalışanlar ancak günü kurtarır.

  • Vatan ve millet için can veren Mehmetçiği kimse bireysel çıkarına alet etmesin.

Şehitler tüm milletin kutsalıdır. (28.3.18)
=====================================================

Dostlar,

Saygın dostumuz Sn. E. Tümg. Naci Beştepe Paşamız değerli bir irdeleme kaleme almış (klavyeye!). Dileriz iktidar kanadı yetkilileri de okur ve yararlanırlar. Bir kez de biz yineleyelim:

TSK İslam ordusu değildir!

TSK; laik Türkiye Cumhuriyeti’nin Ordusudur. Şanlı bir Kurtuluş Savaşının eşşsiz kahraman Ordusudur. T.C. yurttaşlarının tümü de Müslüman değildir. Dolayısıyla TSK’nın Din için de savaştığı söylenemez. Ölçüyü şaşmaz ve sarsılmaz biçimde Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK koymuştur :

  • Milletin yaşamı tehlikeye girmedikçe savaş bir cinayettir!

Sevgi ve saygı ile. 06 Mayıs 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net      profsaltik@gmail.com
 

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 21 Mart 2018

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 21 Mart 2018

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

(AS: Bizim katkılarımız yazının altındadır..)

SEBEP
Ertuğrul Özkök, şeker fabrikalarının özelleştirmesinden yana olduğunu yazdı.
Özel bir sebebi var mıdır?…

SEN
Memur-Sen Gen. Bşk. Ali Yalçın, kamu görevlilerinin AKP’li vekiller gibi kravat yerine sakallı olmalarını istedi.
Sendikacı mı, tarikatçı mı?…

YÜREK
RTE, İstiklal Marşı’nın bestesinin güfteyi yüreklere nakşetmediğini söyledi.
“Türküm” diye atan yürek olmayınca güfte kar eylemez…

SIĞIR
Çiftlik Bank kurup internetten sığır satan İHL’li vatandaş 500 milyonu hortumlayıp kaçtı. “Paranızı kurtaralım” diyenler ikinci vurgunu yaptı.
Memleketin çok sığır çiftliğine gereksinimi var…

ANAHTAR
Cumhurbaşkanı danışmanı İlnur Çevik, ABD’nin İran kilidini açması için Türkiye ile ilişkileri geliştirmesi gerektiğini yazdı.
ABD’nin maymuncuğu bile var!..

ÖRTÜ
Bartın’da “aylık imamlar toplantısı” na katılan İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Demir,
“Başı açık öğrencileri görünce sinirleniyorum” dedi.
Öğrenim hakkından başörtüsü (türban)’ne özgürlüğe, oradan başörtüsü mecburiyetine doğru

SAPIK
Abdullah Yolcu adlı bir sapık, tek kadınla doyan erkeğin sapık olduğunu iddia etmiş.
Kadın erkek sayısı eşit olduğuna göre; bu sapığın annesi, eşi, kız kardeşi kaç kişinin eşi oluyor?… (AS: Biz ekleyelim; kızı ??)

ÇANAKKALE
“Çanakkale geçilseydi daha iyi olurdu” diyen mi ararsınız,
Atatürksüz Çanakkale uyduran mı dersiniz,
Bunlara vatansız mı, yobaz mı, dinsiz mi dersiniz?…

NEFRETE
AKP’li Mahir Ünal, Kurtuluş savaşı ile Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı’nı karşılaştırıyor
ve “Atatürk’e sahip çıkanlar neden T. Erdoğan’dan nefret eder?” diyor.
Sebebi anlaşılıyor…

KONUŞMA
TÜGVA yayın organında “Zaruri bir durum olmadıkça karşı cinsle konuşmaktan kaçınmak gerekir. Çünkü muhabbetin nereye gideceğini kestirmek zordur.” yazıldı.
Bakma, dokunma, konuşma,
Nedir bu kadından korkma?…

ÖNCELİK
İBŞB Bşk. Uysal, metro yapımında önceliklerinin AKP’ye çok oy veren yerler olacağını söyledi.
Vergi verirken herkes vatandaş, hizmete gelince önce yandaş…

BORSA
AKP’li Şamil Tayyar; “FETÖ’cü borsası var. Milyonları veren kurtuluyor”

Beraber yürümeye / büyümeye devam ediliyor… (AS: Başbakan B. Yıldırım, Tayyar’ı üstü kapalı uyarıyor!)

 BAĞIMSIZ
AİHM hak ihlali deyince AYM yeniden karar aldı, daha önce uymayan mahkeme ve AKP iktidarı kuzu kuzu uyguladı.
Yargı bağımsızdır diyen…

ÇEKİŞ
Hakim ve savcı atama kuraları sarayda çekildi.
Kura çekimi mi, kulak çekimi mi?…

KONUŞ-MA
Çanakkale Belediye Başkanı RTE’nin emriyle 18 Mart törenlerinde konuşturulmadı.
Milli iradeye saygı…

AL-VER
TRT bandrol ve elektrikten iki yılda 2.1 milyar kazandı. Dışardan hizmet alımına 2.1 milyar harcadı.
Vatandaştan al, yandaşa ver…

ANSIZIN
RTE, “Bir gece ansızın Sincar’a da girebiliriz.”
Haber vere vere ansızın!…

SINIR
ABD’li bir albay, Türkiye’nin operasyonlarının sınır ötesine geçmemesi gerektiğini söyledi.
Sanki Suriye’de kendi sınırları içindeler. Utanmazlıkta da sınırsızlar…

KAMPANYA
Fransa eski Cumhurbaşkanı Sarkozy, 2007’deki seçim kampanyasında Libya lideri Kaddafi’den 50 milyon avro aldığı gerekçesiyle yürütülen soruşturmada gözaltına alındı.

  1. Sarkozy götürmede Fransız kalmış,
  2. Libya’ya saldıranların başında Fransa vardı, borç ödeme şekli de Fransız olmuş,
  3. Bize örnek olmaz, malı götüren yargısını hazırlar…

KAZA (Sayın Orhan TAN’dan)
Trump’ın kızı özel bir helikopterle Washington’dan  New York’a giderken kaza atlattı ve ölümden döndü.
Kızım sana biz mi öğreteceğiz, bin devletin helikopterine, emniyetle git gideceğin yere…
====================================================

Dostlar,

Sayın E. Tümg. Naci Beştepe dostumuzun Çarşamba İğneleri her zamanki gibi gene acı acı düşündürüyor.. Yazı içinde küçük iki ekleme yaptık :
– (AS: Biz ekleyelim; kızı ??)
– (AS: Başbakan B. Yıldırım, Ş. Tayyar’ı üstü kapalı uyarıyor!)

AKP artık ülkemizi yönetemiyor…
Her yerinden dökülüyor ve yama tutmuyor..
Dolar 4 TL’yi buldu.. Yoksullaşma sürüyor ama AKP’li Cumhurbaşkanı, devletin tüm olanaklarını kullanarak partisinin ilçe kongrelerine bile katılıyor ve örgütüne ayar veriyor. Ateş bacayı sarmış, %50 bir serap gibi..

Önlemler de bu panik havasına uygun. Ne Jakobenler, ne Machiavelli, ne de Gobels…Bunlar artık eskiyen örnekler.. Yazık, çok yazık..

Demokrasilerde seçimle gelinir, seçimle gidilir. Nedir bu korkunç iktidar hırsı? Tek başına iktidar 15 yılı geçti. 23/24 Mart 2018 gecesi Halk TV’de (Halk Arenası programında) ”Teğmen Mehmet Ali Çelebi” yarım saati aşan bir süre, Seçim İttifakı yasası ile getirilen akıl dışı sistemde hilelerin nasıl önlenebileceğini açıklıyor.. İnsanlara ciddi ciddi çağrılar yapılıyor..

Ne çok kaygı ve utanç verici, hatta zul değil mi?
Tüm bunları yapan bir iktidarın hala meşruluğunu koruduğu söylenebilir mi?

Sevgi ve saygı ile. 24 Mart 2018, Tekirdağ

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

 

 

 

 

 

 

28 ŞUBAT DAVASI’NDA KARAR GÖRÜLDÜ

28 ŞUBAT DAVASI’NDA
KARAR GÖRÜLDÜ

Naci BEŞTEPE
E. Tümg.

28 Şubat davasının son duruşması 13 Mart günü yapıldı. Mahkeme Başkanı’nın açıklamasına göre önemli bir gelişme olmazsa 13 Nisan’da karar açıklanacak. Duruşmayı akşam saat 21 30’da bitiren başkan, omuzlarından tonlarca yük atmış gibiydi. Mutluydu, rahatlamıştı.
Bana kalırsa salondan çıktığı anda attığından kat kat fazlasını yüklendi omuzlarına.

MAHKEME BASKI ALTINDA

Duruşma sırasında Av. E. Aras, Başbakan’ın konuşmasına değinerek mahkemenin baskı altında olduğunu ifade etti. Başkan çok sert bir tonda, “Bize kimse baskı yapamaz. Kimse etkileyemez. Burası bağımsız Türk mahkemesi!” diye gürledi.

Avukat Aras bu yanıta memnun oldu. Gördüğüm kadarıyla bazı sanıklar da aynı duyguyu paylaştı. Bense, yakın geçmişe döndüm. Ergenekon, Balyoz vb. davalarına gittim. “Biz Türk milleti adına karar veren bağımsız mahkemeyiz. Kimseden emir almayız.” diyen yargıçları anımsadım. Şimdi tutuklu veya firardalar. Sahne tanıdık geldi. Dilerim sonuç da benzemez.

DEĞİŞİKLİKLER OLUMSUZ

Özel yetkili mahkemeler kalktıktan sonra kurulan 5. ACM heyeti üç kez değişti. Hem de zorunlu gerekçeler yokken. Yeni heyet duruşmaların çoğunda yoktu. Tutanakları okuyorlar elbette ama yine de önemli bir eksikliktir. Savcı, mütalaasında FETÖ’cü Mustafa Bilgili’nin iddianamesini aynen ileri sürdü. Böylece, kovuşturma aşamasında gerek bilirkişi raporları ile gerekse tanık ve sanık ifadeleri ile iddiaların çürütülmesini görmezden geldi. Güven sarstı.

Sanık ve avukatların iddianameye yönelik tenkitlerine karşı kendini tutamayıp müdahale etti.
İlk defa bir savcının duruşma sırasında izinsiz konuştuğuna tanık oldum.

MAHKEMENİN ÇABASI

İddianame, askerlerin zor ve şiddet yoluyla hükümeti devirdiği savı üzerin oturtulmuştu. Devrin başbakanı rahmetli Erbakan, Cumhurbaşkanı Demirel, “Bu darbedir” diyen Tansu Çiller ile hükümet üyesi ve milletvekillerinin neredeyse hepsinin zorlama olmadığını açıklamaları bu savı zora soktu. Mahkeme, elinde kalan iki konu üzerine abandı.

Birincisi; şiddet ve zor unsuru olarak tek tutamak, tankların Sincan’dan yürütülmesiydi.
Sanıklar, tankların planlı bir tatbikat için yürütüldüğünü kanıtladılar.
Yargıcın şüphesi bu kez tatbikat gününün öne alınmasına kaydı.
Tarih değişikliğinin komuta kademesinin yetkisinde olduğu açıklandı.
Kaldı ki, tanklar üç gün sonra da yürütülse değişen bir şey olmayacak yine “Darbe yaparım haaa!” diye yürütüldüğü söylenecekti.

Mahkemenin diğer çabası, kamuoyunun ve özellikle medyanın sanal ejderhası Batı Çalışma Grubu (BÇG)’nun yasal olup olmadığını ortaya koymaktı. BÇG’nin yasallığı benzer örneklerle ve Gnkur. karargahının çalışma yöntemleri anlatılarak açıklandı. Yani dava çöktü.
Zaten FETÖ’cülerin kumpasıydı.

TÜRBAN VE DİĞER MAĞDURLAR

Davada yüzlerce mağdur ve müşteki kabul edildi. Türban yüzünden okuyamadığını iddia edenler çoğunluktaydı. İşin ilginci o dönemde daha çocuk yaşta olanlar (Cumhurbaşkanı’nın kızları gibi) hayli fazlaydı. Benzer şekilde o dönemde irtica nedeniyle TSK’dan ilişiği kesilenler veya memuriyetten atılanlar az değildi. Sebep olarak askerleri görüyorlardı. Oysa Eski Başbakan Mesut Yılmaz konuyu o kadar güzel bağladı ki;

  • “Türbanı biz siyasiler yasakladık. Askerlerin ne alakası var!” diyerek .

Davanın darbe davası olduğunu unutan mahkemeye de uyarıydı aslında.

BAĞIMSIZ, TARAFSIZ, BASKI KABUL ETMEZ MAHKEME!

Şimdi yargı sınav verecek. Göreceğiz, mahkeme baskı altında kalmış mı, kalmamış mı? Emir almış mı, almamış mı? Bu davada en hafifinden ceza çıkması bile adaletsizlik olur. Çünkü, 28 Şubat sürecinde yaşananların askeri darbe ile uzaktan yakından ilişkisi olmadığı gün gibi ortadadır. Eğer mahkeme ceza verip “Biz baskı altında kalmadık, hukuki ve vicdani bir karar verdik” derse, kumpasçı yargıçlarının kulakları çınlar.

Haydi bağımsız ve tarafsız Türk yargısı. Sınavı geç. Kimsenin kin ve intikam duygusunun; siyasi veya ideolojik anlayışının aleti olma. Baskıya boyun eğme. Türk milleti adına karar ver. Milletin yargısı ol.
===========================================

Dostlar,

Sn. E. Tümg. Naci Beştepe dostumuzun bu önemli yazısını içerik olarak biz de paylaşarak yayınlıyoruz. Sayın Beştepe’nin aynı konuda bir başka yazısını daha geçtiğimiz günlerde (11 Mart 2018) yayınlamıştık. Ona da bakılmasını öneririz..

O yazının altında biz de 28 Şubat sütreci ile ilgili düşüncelerimizi açıklamıştık..
*****
Aradan 20 yıl geçmiştir ve irtica hala kin ve intikam kusmaktadır. Türkiye’yi tümüyle eline geçirmeye ve kopkoyu bir faşist din devleti kurmaya kilitlenmiş kadrolar.. Ancak ne yazık ki (!) zamanın ruhu bu kişilerin hülyalarına elvermiyor, vermeyecek.. R.T. Erdoğan bile İslamın 1500 yıl önceki anlamıyla günümüzde uygulanamayacağını kabul ve itiraf etmek zorunda kaldı.. Gerçek budur.. Laik – seküler düzeni içinize sindirecek, Türkiye’yi de dar-ül harp olarak görmekten vazgeçip başınızın üstünde taşıyacaksınız..

  • Dinde zorlama OLAMAYACAĞI Kur’an buyruğudur; uyacaksınız…
  • Peygamberin yetkisi bile “tebliğ” ile sınırlıdır, siz de ırada duracaksınız.
    Herkesin inancına – yaşam biçimine saygılı olacaksınız.. Suudi Arabistan bile günün koşullarına uyuyor; Hicri takvimi bıraktı, Miladi takvime geçti. Kadınlara yeni haklar tanımakta direnenler, Veliaht prens tarafından dışlanmakta (tasfiye edilmekte..) Birlikte barış içinde yaşamanın başka çaresi – yolu yok, yok, yok! Dünyada tutunmanın da yolu yok.. 1,5 milyar Müslüman nüfus habire dayak yiyor gelişmiş Batı’dan.. 57 İslam ülkesi Almanya kadar dışsatım (ihracat) yapamıyor. Bilime katkısı yok İslam Dünyasının.. S. Arabistan Müslüman Yemen’i bombalıyor utanmadan..

Asla unutulmasın :

  • HİÇBİR DİN AKLA VE BİLİME KARŞIT – AYKIRI HELE DÜŞMAN OLAMAZ!

28 Şubat bu gerçeklerin altını çizme ve ilgililerine anımsatma hatta dinci – gerici – yobaz karşıdevrime geçit verilmeyeceği kararlılığının dışavurumu idi.. Karşı çıkanlar gerçekte kendilerini ele vermiyor mu??
******

Sevgi ve saygı ile. 16 Mart 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com