Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakkı Keskin’in istifa mektubu

Doğu Perinçek’in Adalet Yürüyüşü ile ilgili açıklamalarının ardından istifa eden
Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı
Prof. Dr. Hakkı Keskin’in istifa mektubu

(AS : Bizim katkımız yazının altındadır..)
 
Sayın Doğu Perinçek,                    
Size aşağıdaki mektubumu 26.6.2017 tarihinde kaleme aldıktan sonra, görüşlerine çok önem verdiğim iki değerli arkadaşımla istifam konusunu paylaştım. Birbirinden habersiz bu iki dostum, sizinle adalet ve adalet yürüyüşüne ilişkin konuyu baş başa görüşmemi önerdiler. İran’a yapılacak ziyaretimiz esnasında, sizinle bu konuyu ayrıntılı olarak görüşmeyi ve buna göre kararımı vermeyi düşündüm.
Türkiye’de adaletin olup olmadığına ve sayın Kılıçdaroğlu’nun başlattığı adalet yürüyüşüne ilişkin, Ulusal Kanal ve Aydınlık gazetesinde belirtiğiniz görüşlerinizi titizlikle izledim.
“Yargının Türkiye’de altın devrini yaşadığı” görüşünüzü ısrarla vurgulayarak, Türkiye’de adalet konusunu yalnızca FETÖ ve PKK terör örgütleri bakımından değerlendiriyorsunuz.
Oysa Adalet, bağımsız ve tarafsız yargıyı, bunun vazgeçilemez önkoşulu olarak da kuvvetler ayrılığını, hukuk devletinin işlerliğini ve toplumun tüm alanlarını kapsayan bir konudur.
Yapılan düzenlemelerle, Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay  ve Hakimler Savcılar Kurulu üyelerin nasıl atanacağı ve bu kurumların ne denli Cumhurbaşkanı ve hükümet güdümlü konuma getirildiği ve getirilmekte olduğunu, sizin de çok iyi bildiğinizden kuşku duymuyorum. Çok sayıda mahkeme kararı da bunun en açık kanıtıdır. OECD 2015 raporuna göre, Türkiye’de yargıya güven 2007’de %67 den 2014’de %48’e gerilemiştir. Günümüzde bu güvenin %30’ların da altına düştüğü belirtiliyor.
2.7.2017 tarihli “İç cephede görev yapan yargının yanında olmak” başlıklı Aydınlık’taki yazınızda; “Kimler niçin şikayetçi, kimler niçin ‘Adalet bitmiştir’ diye bağırıyor? ABD güdümlü Fettullahçı gladyo‘nun ve PKK terör örgütünün temizlenmesi, kimleri niçin bu kadar telaşa düşürüyor? Kimler milletin lanetini göze alarak, PKK/HDP ve FETÖ ile uygun adım yürümektedir?” diyorsunuz.
Burada açıkça bu yürüyüşe katılan ve katılacak olan yüz-binlerce kişiyi, terör örgütleri yanlısı olarak suçluyorsunuz. Çok üzülerek söylüyorum, AKP Genel Başkanı ve hükümet yetkilileri de adalet yürüyüşüne katılanları eşdeğer sözlerle eleştirmektedirler. Bu politikayı ve yaklaşımı benim kabul etmem asla olası değildir.
Oysa son olarak 30.6.2017 tarihli Aydınlık gazetesi haberinde Kılıçdaroğlu’nun bu konuya ilişkin basın açıklamasındaki konuya ilişkin görüşleri çok açıktır. “Bizi derinden üzen olaylar da var Türkiye’de. Her gün yeni şehitler geliyor. Terörsüz Türkiye hepimizin ortak arzusudur. Terör kimden gelirse gelsin, FETÖ’den mi geliyor, PKK’dan mı geliyor, DHKP-C`den mi geliyor, kimden gelirse gelsin, teröre karşı hepimizin namuslu şekilde tavır alması lazım. Teröre karşı hepimizin ödünsüz bir şekilde tavır alması lazım. Teröre karşı ortak mücadele etmemiz lazım.”
PKK’nın yürüyüşe destek açıklamasına ilişkin olarak CHP genel başkan yardımcısı ve  sözcüsü Tezcan şöyle diyor: “Terör örgütleri adaletin baş düşmanıdır. O nedenle terör örgütlerinin herhangi bir şekilde böyle bir beyanları varsa dahi bu bizim kabul edeceğimiz bir şey değildir. Tam tersine bu yürüyüşü sabote etmeye dönük bir beyandır. Terör örgütü üyesiyse, silahı bırakacak ve gerçekten adalet arıyorsa terör örgütüyle ilişkisini kesecek, sonra adalet yürüyüşüne katılacak.” (Aydınlık, 29.6.2017).
Daha önce bu yürüyüşe halkın desteği olmayacağını ve yürüyüşte Türk bayrağı olmadığını açıkladınız. Oysa 111 (AS : 10 katı; 1110 metre!) metre uzunluğunda Türk bayrağıyla yürünüyor ve hiç kuşku duymuyorum ki, bu tarihi yürüyüşe baştan sona bir milyonun üstünde insan katılacaktır. Ayrıca Türkiye’nin dört bir yanında Adalet yürüyüşüne destek yürüyüşleri de yapılmaktadır. Bunlardan biri benim de katıldığım Burhaniye’de yapıldı.
Sayın Doğu Perinçek,
Hayatım boyunca kimden ve hangi gerekçeyle gelirse gelsin, ben haksızlığı hiçbir zaman kabul etmedim ve edemem. CHP’ye ve sayın Kılıçdaroğlu’na yukarıda örnek olarak yazdığım görüşlerinizle büyük haksızlık yaptığınızı ve siyasi yönüyle de büyük bir yanılgı içinde olduğunuzu görüyorum. Bu nedenle de sizinle yapacağım baş başa görüşmenin bir sonuç getirmeyeceği kanısına sahip oldum. Bundan ötürü aşağıdaki istifa nedenimi gerekçelendiren mektubumu daha fazla geciktirmeden size iletme gereği duyuyorum.

Saygılarımla.
==========================================
Evet Dostlar…

Bu sorunu  / konuyu birkaç yazıyla biz de işledik sitemizde.. Fransa ADD Başkanı Habip Hamza Erdem‘in Vatan Partisinden istifa mektubunu yayımladık (tıklayınız : Doğu Perinçek’e açık Mektup) ve son birkaç gündür sitemizin manşetinde erişkesini (linkini) tutuyoruz.. Ne yazık ki Sn. Perinçek’te bir geri adım yok. Vatan Partisinde çatlak olmadığını söylemek de Gn. Bşk. yardımcılarından Yaşar Okuyan’a düşüyor galiba?!

Sayın Prof. Keskin yıllarca Almanya’da çalışan bir akademisyen. Son derece nitelikli politik irdelemelerinden kendisini yurtsever bir aydın olarak tanıyoruz..

Yurtseverliği ve ve “aydın kıratı” tartışma dışı Sayın. Em. Tümg. Naci Beştepe‘nin de yazısını sansürleyip AYDINLIK‘ta basmayan gene aynı anlayış.. Gn. Yay. Yön. İlker Yücel, 1 ayı epey aşan süreye karşın hala bu vb. sorunları konulmak üzere bizimle buluşacak!? Ulusal Kanal sorumlusu Mustafa Kaya birkaç aydır SMS iletilerimize yanıtsız!?

Yaşasın Vatan Partisi, Aydınlık, Ulusal Kalan, Yaşar Okuyan, Doğu Perinçek’in sekter – kastik tutumları.. Onlar şimdi buna “ideolojik doğrultu tutarlığı, vatan savunması..” gibi çook cafcaflı nitemler (sıfatlar) bulacaklardır. Sorun retorik cambazlık değil, öz nerede?

Önceki  (7.7.17) gece Rafet Ballı ile söyleşisinde Ulusal Kanal’da Sn. Perinçek hala ve ısrarla, ADALET YÜRÜYÜŞÜ’ne, MİTİNGİNE katılanlara – katılacaklara “bonzai ile uyutulanlar” sıfatı yüklüyordu! Siyasi nezakete, demokratik hoşgörüye uyar yanı var mı? Ağır bir ötekileştirme ve kutuplaştırma değil mi? Erdoğan da aynı yöntemi kullanıyor!? Biz kendi adımıza, çoook kıdemli bir hekim olarak Bonzai’yi ve etkilerini sanırız Sn. Perinçek’ten profesyonel sorumluluğumuz gereği daha iyi bilebiliriz. Büyük Adalet Yürüyüşüne 2 Temmuz 2017 günü Sakarya’da katıldık.. Yürüyüş kolundaki çok sayıda insanla iletişimimiz oldu. Hiçbirinde CHP’nin bilincini çaldığı, bulanıklaştırdığı bir “bonzai yutmuş tablosu” (!) görmedik. Buna kendimizi de katalım izin olursa..

Bu ağır gaflar ilk değil.. Yine yazdık bu sitede. Dedesi – babası yaşındaki tecavüzcüsü ile evlendirilmek istenen kız çocuklarımız için AKP yasa tasarısı TBMM’de iken Perinçek Ulusal Kanal’da herkesten çok bilen, kimsenin bilmediğini de bilen ve anlayan kıdemli hukukçu edasıyla “Bu yasada bir sorun yok..” diyebilmişti!

Rafet Ballı ile bir başka programda 16 Nisan halkoylaması ile yapılacak anayasa değişikliklerinin hemen yürürlük alacak maddelerinin “önemsiz” olduğunu söylemişti! Oysa HSYK yerine 1 ay içinde HSK oluşturulacak ve 13 üyenin 6’sını Erdoğan doğrudan belirleyecek (4 üye + Adalet Bakanı + Adalet Bakanlığı Müsteşarı) kalan 7’sini de Erdoğan’ın hemen genel başkanı olduğu AKP grubu TBMM’de belirleyecekti..).. HSK 30 gün içinde oluşturuldu, yargının beyni tam olarak ele geçirildi ve 900 dolayında “yeni yargıç” aceleyle alındı; çoğu AKP’li avukatlar.. Yaz kararnamesi ile ile de 800 dolayında yargıç – savcı yer değiştirilerek operasyon perçinlendi.. Ve artık AKP genel başkanı bir Cumhurbaşkanımız var.. Bunlar Sn. Perinçek’e göre önemsiz anayasa değişikliklerinin ürünü..

Bunları da yazmıştık daha önce..

Kimsenin içişlerine karışmak, hele akıl vermek haddimiz değil ama Vatan Partisi’nin
bu söylemlerle yoluna devam etmesi herhalde epey güç olmalı..
Sorunun hızla aşılması içten dileğimizdir ama umudumuz yok gibidir..

Sevgi ve saygı ile. 09 Temmuz 2017, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK
Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı
AÜTF Halk Sağlığı AbD      Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com  

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 05 Temmuz 2017

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 05 Temmuz 2017

Naci BEŞTEPE
E. Tümgeneral

GÜBRE
CHP’nin ADALET Yürüyüşünde Düzce’deki kamp alanına gübre döktüler. Pislik işlerini iyi becerirler…

ALTIN
Vatan Partisi ilkokullara mescit ve abdesthane zorunluluğunu yargıya taşıdı.
Altın arayışı…

REKTÖR
Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, aday olmadığı halde RTE’nin atadığı rektöre mezuniyet töreninde arkasını döndü.
Herkes biat etmez…

İTİRAF
Akit yazarı Dilipak, ”Biz zalimlerden olduk” diyor.
Ben desem kızarlar…

İMAM
Düzce’de ortaokullarda da imam hatip sınıfları açılacak.
Valiler yarışıyor, çocuklarımız aydınlıktan uzaklaşıyor…

TİLLO
Gnkur. Bşk. ve kuvvet komutanları Siirt Tillo’da bayram namazı kıldı.
Siyasetçiler gibi yayımlandı.
Yenge’den 10’ar puan…

GAZ
Kıbrıs’ta Türk askerinin çekilmesi
ne karşılık ülkemiz gaz iletim hattında merkez olacakmış.
Şekerin sapı, gazın borusu…

MİTİNG
Almanya RTE’ye miting izni vermedi.

Dünya liderini (!) kıskanıyorlar…

ATEŞ
Uluslararası sularda seyreden Türk gemisine Yunanlar ateş açtı. İktidarın tepkisi göstermelik.
ABD ile savaşmaktan vakit bulamıyorlar…

ÖZGÜRLÜK
Akil Hülya Koçyiğit
, ifade özgürlüğüyle AKP ile tanıştığımızı söylemiş.
Yağcılığı ifade etme özgürlüğünü kullanmış… (AS: “Akile” desek??)

ANTİK-A
Antik Efes’i yemek ve düğünlere açtılar.
Görgüde antika…

KARARTMA
Adalet Bakanı eski Müşaviri (AS: Müsteşarı) Birol Erdem’in FETÖ’den tutuklu eşi,
“delilleri karartma şüphesi olmadığından” tahliye edildi.
Erlerin ve öğrencilerin delilleri karartma şüphesi fazla!..
==============================
Teşekkürler değerli dostumuz Sn. Naci Beştepe Paşamıza..
Yazının başlığında adının altına sanını (unvanını) biz ekledik. O, salt adını yazmakla yetiniyor!

Sevgi ve saygı ile. 06 Temmuz 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 14 Haziran 2017

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 14 Haziran 2017

Naci BEŞTEPE
E. Tümgeneral

TEMİZLİK

FETÖ’den tutuklanan damatlar 4-5 günde bırakıldı. Bağırsak temizliği yarım kaldı. Adalet mülkün, torpilli damatlık adaletin temelidir…

SIRAYLA
Arınç’ın damadının tutuklanmasını Ergenekon savcısı gizli tanık sağlamış.
Men dakka dukka…

HIRSIZ
Hırsızlık parasıyla hacca gidilebilirmiş. Açıklamayı yapan hırsız olabilir mi?…

SORUMLU
 “En büyük hırsızlıklar imardan geliyor”
Sözün sahibi belediyenin imar izni vermediği arsaya izin veren Bakan Özhaseki…

TARİKAT
İsmailağa cemaati,  “Fetva Hattı”ndan sonra “ Çağrı Merkezi” kurdu.
Tarikatların sosyal ve kültürel atılım devri…

ŞEYTAN
Şeytan Rıdvan tribünlerde İzmir Marşı okunmasını siyasi olduğu için uygun bulmuyormuş.
Futbol programında “evet”çilik yapan şeytan iyi federasyon başkanı olur…

ÖĞRETMEN
Bursa AKL Müdiresi Zeliha Özbek, İzmir Marşı söyleyen öğrencileri yatakhaneye kilitlemiş.
Şeytanın öğretmeni…

AYIRIM
Bursa Büyükşehir Belediyesi, metroda, “kadınlara özel vagon” uygulaması başlattı.
Kayırım bahanesiyle ayırım…

RAMAZAN
TCDD trenlerde yemekli vagonu kapattı.
Mudanya’da yemek yiyen baba oğula saldırıldı.
Okmeydanı’nda başı açık kadınlara cüppeli sarıklı adamlarla çarşaflı kadınlar saldırdı.
RTE/AKP’nin Laik Türkiye’sinden Ramazan manzaraları…

ATMA
Özel Harekat’taki iftarda RTE, “ FETÖ’cüler buraya 650 kg.lık helyum bombası attı” dedi.
Böyle bir bombayı kim buldu? Kim attı?…

KARŞI
90 Kg. esrarla yakalanan hakim “Uyuşturucuya karşıyım” dedi.
Oturaklı hakim…

ANTEP
Gaziantep’te bir öğretmen 19 Mayıs törenindeki kızları “striptizci bar kızları” diye nitelemiş.
Bar işletmeye hazırlanıyor olmasın…

TUR
Bahçeli, 17-25 Aralık’ta “Yolsuzluk Haftası” turları atacakmış.
“AKP’ye yamanma” turları için 16 Nisan haftasını öneririm…

AYRICALIK
İmama Hatiplere alınacaklara,” Askeri yüksek okul ve polis okulu girişlerinde tercihan ayrıcalık tanınacağı” ilan edildi.
Malumun ilanı…

MİLLİ
MEB yönergelerinden “Öğrencilerin Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda yetiştirilmeleri” ifadeleri kaldırıldı.
Gayrı milli, dinci, kinci…

CAİZ
Cüppeli Ahmet’e göre kıdem tazminatı caiz değil.
Allah ile aldat, iktidara eğil…

RTE/AKP İKTİDARI VE İKİLEMLER

RTE/AKP İKTİDARI VE İKİLEMLER

Naci BEŞTEPE

(AS: Bizim katkımız yazının altıdadır..)

AKP kurulduğundan beri partiyi ve hükümeti yöneten RTE, partili cumhurbaşkanlığını gerçekleştirerek mevcut duruma yasal kılıf uydurmuş oldu. Pratikte, AKP iktidarı demekle RTE iktidarı demek bence eş anlamlıdır. (AS: Biz AKP = RTE denklemini kullanıyoruz son zamanlarda..)

Falanca bakan yanılttı, filanca başbakan aldattı deyişleri inandırıcı değildir. İçeride ve dışarıdaki gelişmeler bu iktidarın nasıl ikilemler içinde çırpındığını ve siyasetteki yetersizliğini bas bas bağırmaktadır.

SURİYE –ABD- KORİDOR

Suriye’nin toprak bütünlüğünü ister; ama Esad yerine muhaliflerini destekler.
ABD’ye “Bir terör örgütüne karşı öbürünü kullanmak yanlış” der; Suriye ordusuna saldıran ÖSO’yu kullanır.

“Güney sınırımda koridor oluşturtmam, devlet kurdurtmam” der; Suriye’yi bölmeye ve koridor oluşturmaya çalışanlara İncirlik’ten hava desteği verilmesine sessiz kalır.

Güneyimizde devlet oluşmasına karşıyken Irak’ta Barzani’nin palazlanması için elinden geleni yapar. “Bağımsızlık referandumu” ilanına anlamlı bir tepki bile koymaz. Irak’taki oluşumun Türkiye’yi de içine alan Büyük Kürdistan yolunda önemli bir adım olduğunu bilmezden gelir.

“Bize zarar verirse kim olursa olsun karşılığını veririz” der; ama bilir ki karşıdakiler enayi değil, işini görüyor, neden Türkiye’ye doğrudan zarar verip üzerine sıçratsın.

“Afrin, Menbiç, Kobani anlamam, tüm kantonları söker atarım; Irak’ta devlet kurulursa nefes almasına izin vermem, karşı koyana gereğini yaparım” demedikçe efelenmek boş laftır, gülüp geçerler.

EMPERYALİZM-KATAR

ABD emperyalizmine karşıdır, “Rakka’ya birlikte girelim” diye takla atar.
TSK’nın korumak için yıllarca direndiği Montrö’nün aksine,
“Karadeniz Rus gölü oldu” diye ABD’ye çağrı yapar.
Rusya’yla dost mu düşman mı kimse anlamaz.
Avrasya’ya yüzünü döndü derken ABD tehdidi ile Çin füzelerini almaktan vaz geçer.

Katar krizinde tarafsız-arabulucu rolü oynamaya en uygun konumdaki devlet olduğumuzu görmez, bir yandan “durumu anlayamadığını” itiraf ederken öte yandan bölge ülkelerini karşısına alır.

Arap NATO’suna girmeyerek doğru adım atar, öte yandan Katar’a asker yollar. Katar Prensi, “TSK tüm bölgeyi koruyacak” diye ilan verir. Burnunun dibindeki kendi adalarını Yunan’a kaptırmaktan utanıp sıkılmaz, bölge kahramanlığına soyunur. Hangi kuvvetle, nereyi, kime karşı, nasıl koruyacağını ne Meclis ne halk bilir. (Böyle söyleyince ABD emperyalizmine karşı olmamakla suçlanma riskine girdiğimin bilincindeyim. Ama, çok yönlü bakmaktan geri duramıyorum.)

İKİLEMLER ZİNCİRİ

İkilemler dış siyasetle sınırlı değil elbette.
Üretim reformu diye elde kalan son kıymetli ürünümüz zeytinliklerimizi yok etmeye çalışır.
İmar rantına karşıymış gibi görünüp rantta zirve yapar.
Laikliğe karşı değilmiş, yaşam tarzına karışmazmış gibi görünüp yozlaştırmak için elinden geleni yapar.

  • FETÖ ile mücadele ediyor görünüp esas destekçilerin semtine uğramaz.

AB’ye girmeye AB normlarına uymaya istekliymiş gibi yapıp AB ile papaz olur.

Say say bitmez.

Öngörüden uzak, bilgi birikime değer vermeyen, sınama-yanılma ile devlet yönetmeye çalışan belediyeciler grubu ile bu kadar olur. İkilemler içinde gider, gelir.
Sıyrılma yolları belli, “Milli irade böyle istiyor”… (14 Haziran 2017)
===========================================
Dostlar,

Bu yazı bir fantezi ya da makale kurgusu bakımından bir deneme değildir.
Ülkemizin artık tahammül kalmayan feci sürüklenişine ayna tutmaktadır.
Artık bıçak kemiği kesmeye başlamıştır.
CHP milletvekili – gazeteci Enis Berberoğlu, 25 yıl ağır hapis cezasına çarptırılmış ve duruşma salonunda tutuklanarak Maltepe cezaevine yollanmıştır.
Bu gece CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu CNN Türk’te son derece önemli, kritik, tarihsel önemde şeyler söyledi. Bu programın herkes tarafından dikkatle izlenmedi gerek..

Yarın 15 Haziran 2017 tarihsel bir gün olacak..
CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu saat 11:00’de İstanbul Maltepe Cezaevine yürüyüşe geçecek..
Haber tüm dünyada ilk suralardan verilmekte..
Bu eylemi destekliyoruz, desteklenmesini diliyoruz.
Gandi de, Mao da büyük yürüyüşlerle ülkelerinde büyük devrimler yaptılar..
CHP’ye ve tüm yurtseverlere kolay gelsin..

Sevgi ve saygı ile. 14 Haziran 2017, Datça

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Yanıtlanmayan ve sorulmayan sorular

Yanıtlanmayan ve sorulmayan sorular

Naci BEŞTEPE
E. Tümgeneral

(AS : Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

Yine şehitlerimiz var (AS: 31 Mays 2017 gecesi helikopter kazası).
Oysa halk oylamasında “evet” çıktı! 13 yiğit. Kahramanlar yatağı Türk Ordusunun 13 aslanı. Saygı onlara, selam onlara. Türk milletinin kahramanları tükenmez. Yiğitler sırada bekler. Nice şehitler veririz bu vatan ve millet uğruna. 15 Temmuzcular kadar kıymetleri bilinmese de.

1 Haziran 13 00 haberlerinden sonra TRT Radyo-1’de “15 Temmuz Programı” nı dinliyorum. Vatandaş kahramanlığını anlatıyor;
Yollar tutulmuş, köprüden atlamış. Araba iterken elini cam kesmiş, gazi olmuş. Gnkur’un önüne gelmiş “Allahu ekber!” diye bağırmışlar, silahlı askerler korkup kaçmış.
Gerçi duvardan içeri girememiş ama olsun, gene de kahraman gazi…
13 şehidimiz üç gün sonra unutulur. Temmuz yaklaşıyor, görün tantanayı. TSK, terör, sınır ötesi, moral hepsi bir yana atılır…

AÇIKLAMA-MA

Soner Yalçın 31 Mayıs’ta (AS: 2017) köşesinde; 15 Temmuz öncesi “FETÖ askeri darbeye hazırlanıyor” diye yazanların “Genelkurmay PKK ile mücadele ediyor, bu tür yazılar moral bozuyor” diye eleştirildiğini yazdı. Aynı söylem artarak sürüyor
Gnkur. Bşk. Org. Akar’ın TBMM Araştırma-ma Komisyonu’na yazdığı mektup açıklandı.

Terörle mücadele devam ederken komisyon çalıştığına göre biz de değerlendirme yapabiliriz. Yeni bir şey yok.
TSK içindeki FETÖ’cü yapılanma bilgileri son dönemdeki MİT-Emniyet raporu ile sınırlı imiş de 30 Ağustos’taki YAŞ’ta gereken yapılmak üzere hazırlık yapılıyormuş.
Org. Özel döneminde yağmaya başlayan ihbarlar, şikayetler, makaleler, kitaplar ne olmuş?
Yok sayılmış. Mektup öyle diyor.
MİT’e giden binbaşının ihbarından büyük bir olay olacağını anlaşılmış.
Ne yapmış? Hava sahasını kapatmış, uçuşları durdurmuş. 30’dan çok askeri uçak indirilmiş. Güzel. Olması gereken yapılmış.
Peki, Malatya’dan kalkış yapıp “Alana dön!” çağrısına uymayan helikopterlerle ilgili bilgi gelmiş mi, gelmemiş mi, ne yapılmış?
Kara Havacılık Okulu’ndaki helikopterler kontrol ettirilmiş. Hangarlar kapalıymış. Ala.
Açıkta park durumundaki helikopterlere ne yapılmış?

SORMA-MA, ARAŞTIRMA-MA

Komisyonun sorup yanıtı geçiştirilenler yanında sormadığı pek çok soru var.
İşte birkaçı :

Fehmi Koru bile Korg. Aksakallı’nın değindiği konuyu sordu. Komisyon sormadı.
Neden personele “mesaiye devam” emri verilmedi?
Hatta alarm verilip dışardakiler de göreve çağrılsa daha uygun olmaz mıydı?
Gnkur. Bşk. ÖKK. lığındaki töreni neden bir gün öne aldırdı?
Törenden sonra MİT Başkanı ile baş başa saatlerce ne konuştular?
“Aile sohbeti, özel yaşam” kabul edildi ki oraya girilmedi.
MİT Bşk. Cumhurbaşkanı’na ulaşmaya ve uyarmaya çalışırken Gnkur. Bşk. en azından Başbakan’ı neden aramadı?
Bir binbaşı MİT’e gitmiş. Asker şahıs başvurusunu kime yapacağını bilmez mi?
Neden üst komutanlığa gitmemiş?
O binbaşının MİT’ten öğrenilip hemen çağrılması ve sorgulanması gerekmez miydi?
Tümg. Dişli’yi 17 yıl neden yakınında tuttu?
Tuğg. Partigöç hakkındaki MİT-Emniyet raporlarına neden itibar etmedi?

Derdest edilen birinin içerdeki odaya geçip namaz kılmasına izin verilir mi?
Derdest edilen birinin emri dinlenir mi?
Derdest edilen diğer generallerin elleri, ayakları, gözleri bağlı iken Gnkur. Bşk.
neden bağlanmadı?

Akıncılar’dan dönerken neden Tümg. Dişli ile birlikteydi? Dişli’ye “Ne anlatacağız?” diye neden sordu? ve neden “Teşekkürler evlat” dedi?

Son ve en önemli soru : Darbe girişimi sırasında komuta katını işgal etmekteydiniz?
Komutan sorumluğunu yerine getirdiniz mi?

Komisyonun görev alanı dışına çıktığı için ben devam ettireyim :

  • Getiremediyseniz istifa etmeniz gerekmez miydi?

TSK’da derdest edilen bir komutanın otoritesi sarsılmaz mı?
Göğsünüzü gere ger komutanlık yaptığınızı düşünüyor musunuz? (02 Haziran 2017)
==========================================
Dostlar,

E. Tümg. Sayın Naci Beştepe, TSK’da önemli görevler üstlenmiş ama NATO misyonu olmamıştır.. Bu husus, altı çizilmesi gereken bir özelliktir.

Emekliliğinden sonra köşesine çekilmemiş, yurt savunmasını sivil yurttaş olarak yürütmüştür.
Pek çok demokratik – yasal hak arayışında sokaklarda yay yana yürümüş, hukuk dışı polis şiddeti ile karşılaşmışızdır.. Tümüyle anlamsız – gereksiz hatta açık suç oluşturan orantısız polis müdahalesi.. Basınçlı su ve biber gazı.. Bolca.. Yakın uzaklıktan, yüzüne yüzüne…
Olmadı copları konuşturmak, hede gözeterek plastik mermi kullanmak..
Yerlerde ezerek sürüklemek..Düşman hukukunu bile aşan gaddarlıkla..

İnsanlık suçu gerçekte bunlar…
Bir ülkenin profesörü, emekli generali.. sokakta yürümeye zorlanmış ve bu demokratik hakkını kullanmaktan başka çıkar yol görememiş ise orada zaten olağandışı bir durum vardır.. Geçelim sonrasını.. yürüyüşte polisin faşist zihniyetle yönlendirilişini, kin – intikam aracı yapılışını..

İşte böyle bir kişi E. Tümg. Naci Beştepe ve bu yazısında son derece önemli soruları var
TBBM Araştırma-MA / Sorma-MA Komisyonuna.. (Acı veren ironi kaçırılmasın..)
Geçmişte birlikte çalıştığı şimdiki Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi Akar‘a da elbette.

  • Ne yazık ki TBMM Komisyonu tam bir fiyaskoya imza attı ve 15 Temmuz felaketini örtbas etti.Ama FETÖ ile savaşım (mücadele) gerekçesiyle ülkede tam bir cadı avı, ne denli karşıt (muhalif) varsa, yaratılan bu fırsatla tasfiyesi tam gaz sürüyor.. 11. ayı bitmek üzere OHAL’in, 140 bin dolayında insan açığa alındı – ihraç edildi.. 40 bine yakını cezaevlerine kondu fakat hala sonu gelmedi, getirilemedi nedense (!)Fakat böyle kalmayacaktır, gerçekler inatçıdırlar ve 1’den çok yerde belgeleri bir biçimde arşivlenmiştir.. Mutlaka uç, hatta patlak verirler vakti – saati geldikte..

    Tıpkı Ergenekon – Balyoz ve türevi kumpas davalardaki iktidar – FETÖ işbirliğinde olduğu gibi. Erdoğan o karanlık zamanlarda Başbakan olarak gürlüyor ve ”Ben bu davanın savcısıyım!” diyordu.. Şimdi durum daha az ürkünç (vahim) değil;

  • FETÖ gerekçesiyle, OHAL çelik yumruğu ile akla – hayale gelen gelmeyen ne varsa yapılıyor Türkiye’ye.. Örn. Üniversite hocaları kendi dekan – rektörlerini seçmekten acizdirler ve tüm rektörleri tek başına partili Cumhurbaşkanı atamaktadır. Ama seçimlerde Cumhur’un oyu kutsal!
  • Tüm yollar, kadir-i mutlak TEK ADAM’a, 21. yy. padişahına çıkıyor!
    Adı Cumhurbaşkanlığı sistemi ve dünyada eşi benzeri olmayan bir ucube..Demokrasi, hukuk devleti, temel insan hak ve özgürlüklerini geçiniz efendim;
    can güvenliği bile kalmamıştır, bırakılmamıştır bu ülkede AKP iktidarının 15. yılında..

    Dünya, söylenceye (efsaneye) göre 900 yıl yaşayan Sultan Süleyman’a bile kalmadı..
    Atatürk Türkiye’sinin muazzam devrimci birikim ve bilinci, Cumhuriyeti emanetçisi 21. yy. kuşakları bu kumpası da yarmayı mutlaka başaracaktır.

  • Zamanın ruhu, Türkiye’de çağdışı bir rejimi sürgit kılmaya ne yazık ki (!) / ne mutlu ki
    el ver-me-mek-te-dir.. Bu böylece bilinmeli ve herkes haddini bilmelidir!Sevgi ve saygı ile. 09 Haziran 2017, Datça

    Dr. Ahmet SALTIK
    Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
    www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Not : Sn. Beştepe’nin 2 Haziran 2017’de yazdığı yazı bize yeni ulaştı…