KÜLLİYE’YE ÇIKAN CHP’Lİ

KÜLLİYE’YE ÇIKAN CHP’Lİ

Zeki Sarıhan
zekisarihan.com 27.11.19

Sinirlerin gergin olduğu bir ortamda yere düşen bir bardağın çıkardığı ses, panik yaratmaya, herkesin birbirine girmesine yeter.

CHP’li birinin bir gece yarısı Külliye’ye giderek Tayyip Erdoğan’la görüştüğü, Erdoğan’ın ona “CHP’nin başına geç, sana yardım ederim” dediği haberi, siyasal yaşamda yaşanan gerginlikten ötürü gündemin başına oturdu.

Sicili bozuk bir gazetecinin, meslek yaşamı sansasyonel gazetecilikle geçmiş başka bir gazeteciye uçurduğu bu haberin üzerinde hiç durulmayabilirdi.

Gitmişse gitmiş, görüşmüşse görüşmüş, “Şeker” demekle ağız tatlanmayacağı gibi, CHP’nin başına Saray’dan icazetli birinin geçmesi de akıl işi değildi.

Normal sistemlerde değildi ama Türkiye, olağanüstü yöntemlerle yönetilen bir ülke durumuna gelmişti. Örneğin Saray’ın müdahalesi olmasaydı MHP’nin başında bugün Meral Akşener oturacaktı. İstanbul’da Belediye seçimleri yenilenmeyecek, Güneydoğu’da kimi belediyeler, seçilmiş kişilerce yönetilecekti.

Devletin başında yalnız ülkesini ve partisini “dizayn” etmekle (AS: kurgulamakla) kalmayıp muhalefet partilerine de çeki düzen vermeye kalkışan ve bu tutumunu uzun süredir sürdüren biri olmasaydı, “Külliye’ye çıkan CHP’li” haberi, kimse inanmayacağı için bu ölçüde tantana yapmazdı.

Ayrıca CHP’de Kemal Kılıçtaroğlu’nun yerine geçme hevesinden vazgeçmemiş bir politikacı bulunuyordu. CHP ile ilgili haberlere karşı son derece duyarlı, her an onun bir zaafını yakalamaya çalışan ve böylece sonu yaklaşmış olan AKP devletine biraz soluk aldırmaya çalışan besleme bir basın tetikte bekliyordu.

Haberle ilgili çorap söküğünde henüz son ilmiğe gelmedik. Konunun dallanıp budaklanacağı, olayla ilgili yeni adların ortaya atılacağı, onların da yemin billah bu işin içinde olmayacaklarını açıklayacağı süreçler yaşayacağımız anlaşılıyor. Sonra fırtına dinecek. Herkes söylediği ve yaptığıyla kalacak, sen sağ ben selamet, kervan yoluna devam edecek. Koparılan bütün gürültülere karşı şimdiden olacakları sıralamak yanlış olmaz:

  1. AKP, bu olaydan nemalanamayacak ve yıkılışını durduramayacak.
  2. Bu haber ister parti içinde uydurulmuş olsun, ister ona iftira atılmış olsun, kitlelerin ekonomik ve sosyal sorunlarını dile getirdiği sürece CHP, böyle bir haberle iktidar yürüyüşünden alıkonamaz. Her türlü rüşvet, yolsuzluk, adam kayırma, savaş, dış politikayı çıkmaza sokan bir parti iktidar olmaya devam edebiliyorsa, içinde böyle küçük arızalar görülen CHP muhalefet etmeye niçin devam edemesin?
  3. Bu olayda haksızlığa uğramış olduğu anlaşılan Muharrem İnce, kopardığı büyük gürültüye rağmen Cumhurbaşkanlığı adaylığı süresince kendisine verilen primi bir daha yakalayamaz.
  4. Bu şaibeli haber nedeniyle yeniden ortaya sürülen “dış güçler” komplo kuramının hiçbir değeri yoktur.
  5. Gene bu haber vesilesiyle umutları kabaran (Yılmaz Özdil) ve CHP’yi bir zamanlar Turhan Feyzioğlu’nun denediği partiye benzetme çabalarının toplumda karşılığı yoktur. Böyle bir dönüşüm CHP’nin sandıklara gömülmesiyle sonuçlanır.
  6. Türkiye’de gazetecilik can çekişmektedir. Yalnız “Külliye’ye çıkan CHP’li” haberini yapan ve onu doğrulamadan yazan gazeteci nedeniyle değil, bu haberin üzerine atlayıp onun üzerinde tepinmeyi gazetecilik sayan yandaşların çokluğundan ötürü. Bu hastalığın tedavisi, Güçler Ayrılığına dayanan parlamenter demokrasiye dönmek ve yalnız Türkiye’yi değil, gazeteleri ve gazetecileri de tek adam çıkar düzeninden kurtarmaktır.  (27 Kasım 2019)

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 24 Temmuz 2019

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 24 Temmuz 2019

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

AYAK
Doğu Perinçek, “Siyasi ayak çıktı işte, Ali Babacan. Siyasi ayak CHP ve Meral Akşener’in müttefiki. Abdullah Gül, Ali Babacan, Davutoğlu kimlerin yanında? Siyasi ayak temizleniyor AK Parti’den. Kimin yanına geçiyor?”
AKP’yi aklama ayağı…

DOĞRUCU
Temel Karamollaoğlu
, “Darbenin siyasi ayağı AKP’dir
Dokuz köyden kovulmaya aday…

RAPOR
FETÖ darbesini inceleyen Meclis Araştırma Komisyonu’nun TBMM Başkanı Kahraman’a verdiği rapor bulunamıyor.
AKP için ne gerekiyorsa, o…

ÇAMUR
Doğu Akdeniz’deki haklarımız konusunda AKP-MHP-CHP ve İYİ P. ortak bildiri yayımlayarak milli davada birliktelik gösterdi.
Yok canım CHP-İYİ.P. sahte imza atmıştır; onlar ABD’ci – FETÖ’cü- PKK’cı…

MELLE
Medreselerde yetişmiş 51 melle Diyanet’in resmi kadrolarına atanmış.
Bilişim çağında geriye gidişim…

BAYRAM
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, diğer bayramlar gibi 30 Ağustos için de ücretsiz toplu taşıma getirilmesi istemini ‘30 Ağustos halkı ilgilendiren bir bayram değil‘ diyerek ”Orman günü” gibi bir gün olduğunu ifade etti.
Biz bayrama, Aktaş ormana…

SAHTEKAR
İlahiyatçı Nihat Hatipoğlu’nun Kurucu Rektörü olduğu Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nin öğretim üyesi alım ilanında, kişiye özel kadro açıldığı iddia edildi.
Peygamberin mahalle arkadaşı gibi ahkam kesen sömürücüden ne beklenir?…

KAHRAMAN
Milli Görüşçüler, Kıbrıs Zaferi’nin 45. Yıldönümünde dönemin Başbakan vekili Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın yok sayıldığını belirtip tepki gösterdi.
Kıbrıs zaferini RTE kazanmamış mıydı?…

CEMAAT
Siirt’te medreselerin yasal dayanaktan yoksun olduğu için, çoğunlukla Diyanet çatısı altında Kuran kursu adı altında faaliyet gösterdiği açıklandı.
Başımız dertten kurtulmayacak…

BİRLİK
Dört Parti Doğu Akdeniz konusunda ortak bildiri yayımladı.
Kavgacı-kutuplaştırıcı- çamur atıcı birileri olmasa milli birlikte sorun olmaz zaten…

ADALET
ODTÜ’de ağaçlar kesildikten iki yıl sonra Ankara İdare Mahkemesi ”kesilemez” kararı verdi.
Bu hız kaza yaptırır!…

TATİL
TBMM  2.5 aylık tatile çıkmış.
Çalışıyor muydu?…

SİSTEM
Bahçeli, “Cumhurbaşkanlığı sistemi bir macera değil, mecburiyettir”
Mecburcu açıklamacı…

ÖMER HAYYAM’dan..

Dünya yıldıramazsın beni ne yapsan,
Ölümden de korkmam, er geç ölür insan
Ölmemek elimizde değil ki bizim:
İyi yaşamamak beni tek korkutan…

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 10 Ekim 2018

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 10 Ekim 2018

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

İNTİKAM
RTE
, “ Onlar 7 öldürürse biz 700 öldürürüz”
Otur! Devlet adamlığından sıfır.
Devlet intikam almaz, yasayı uygular…

ATIŞ
7 şehit vermemizin ardından havadan atışlarla 30’a yakın teröristin öldürüldüğü açıklandı.
Havadan atış serbest…

YÜREK
Meral Akşener
evi MHP ‘lilerce basılınca Bahçeli’ye, ”Yüreğin yiyorsa kendin gel” dedi.
Sarayın dolabında kitli, çıkamaz…

BİLGİ
Bahçeli, Akşener’in evinin önünde protestoda bulunan Üsküdar İlçe teşkilatını görevden aldı. Gerekçe; genel merkezin bilgisi dışında hareket etmeleri.
Başka sorun yok yani…

GİYDİRME
Katar’dan RTE’ye getirilen uçak giydirilmiş.
Millete giydirilmişti zaten…

İNÖNÜ
RTE, durdu durdu yine yanlış yerden İnönü’ye çattı.

  1. Trump bol geldi,
  2. Gündem zor geldi,
  3. Ekonomi dar geldi,
  4. Millete daral geldi…

FİKİR
RTE, bakanlıklara McKINSEY’den fikri danışmanlık almamalarını söyledi.
Zikri alırlar…

ŞERİAT
HSK Başkanvekili Mehmet Yılmaz, hukukçuları, “Kıyamet günü Allah’ın gölgesinde tarafsız hüküm verenler olacak” diye uyardı.
Karşısında kadılar var mı sandı?…

HANEDAN
Sayıştay Başkanı toplantı salonunu Osmanlı atası ile süslemiş.
İmparatorluğu Osmanlı hanedanı yıkmıştı, yeni hanedanlık da Türkiye Cumhuriyeti’nin altını oyuyor…

KIVRAK
RTE, önce krizi kabullendi, 16 dk. sonra reddetti.
Beli de dili de kıvrak…

PROGRAM
Damat iki haftada bir program açıklıyor.
Açıklamada da enflasyon….

ZAM
Yeni programa göre elektrik ve doğalgaza üç ay zam yok.
Bak hatırım kırıldı…

 

 

 

 

 

24 HAZİRAN’A DOĞRU

24 HAZİRAN’A DOĞRU 

Suay Karaman

24 Haziran seçimlerine doğru önce seçim birliktelikleri, sonra cumhurbaşkanı adayları belli olmaya başladı. Yeni seçim yasasına göre AKP, MHP, BBP ‘Cumhur İttifakı’ kurarken; CHP, İyi Parti, Saadet Partisi ise ‘Millet İttifakı’ kurdu. Öncelikle cumhurbaşkanlığını almak isteyen ve bu yüzden Cumhur İttifakı yapan AKP, Millet İttifakından korkmuş şekilde, hırçınca yoluna devam edecektir.

Yeni sistemde her şeyin başı olan cumhurbaşkanı için, Meral Akşener, Tayyip Erdoğan ve Muharrem İnce partileri tarafından aday gösterilmişlerdir. Erdoğan’ın ülkeye ne getirip, neler götürdüğü ortadadır. Bu bağlamda Akşener ile İnce’nin  söylemleri, eylemleri ve kuracakları ekipler çok önem taşımaktadır. Özellikle parlamenter demokrasiye döneceklerinin güvencesini vermeleri, toplumu büyük ölçüde rahatlatacaktır ve böylelikle 16 Nisan 2017’de yapılan halk oylamasının üzerindeki şaibe de ortadan kaldırılacaktır.

Ülkenin cumhurbaşkanı olacak kişinin bilgisi, birikimi, kültürü ve düzeyi yüksek olmalıdır. Bunun yanında geçmişi temiz olmalı, karanlık ilişkileri bulunmamalıdır. Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı, yurtsever, ülkesinin ve halkının çıkarlarını koruyan, bulunduğu makamı dolduracak olgunlukta olması gerekir. Eğer seçmenler bunları göz önüne alırsa, toplumun baskı ve sıkıntıdan kurtulabilmesi sağlanmış olacaktır.

Meral Akşener, uzun bir süreden beri çalışmalarını yürütmektedir ve siyasi iktidar karşısında yeni kurulan partisiyle ivme kazanmış, umut olmuştur. Seçime 42 gün kalmışken CHP, cumhurbaşkanı adayını açıklamıştır. Öncelikle partinin içinden biri olması, partilileri sevindirmiş ve büyük bir coşku yaratmıştır.

Muharrem İnce’nin iyi bir hatip olduğu bilinmektedir ancak önemli olan çok konuşmak değil, etkili konuşmaktır. İdeolojik temele dayanan, sağlam konuşmalar yapmaktır. Adaylık açıklaması sonrasında, Hacı Bayram Veli türbesini ziyaret edip, ardından cuma namazı kılması, basit politik manevradır. Aslı varken, kimse suretine bakmaz. Özellikle CHP’li bir adayın asıl gitmesi gereken yer Anıtkabir olmalıydı. (AS: Oraya da gitti!)

Büyük şairlerimizden Orhan Veli Kanık, çıkardığı Yaprak dergisinde 15 Mayıs 1950’de şöyle yazmıştır: “Seçimler bitti. Demokrat Parti, Halk Partisi’ni korkunç bir bozguna uğrattı. Oysaki Halk Partisi, halkı kazanacağını umarak fikirleriyle ilkelerinden son zamanlarda ne fedakarlıklar etmişti. Bütün yayınlarına göz yumulan din dergileri, okullara konan din dersleri, yeniden açılan ilahiyat fakülteleri, imam hatip kursları, türbeler, sermayeye sağlanan imtiyazlar, her türlü irticaya tanınan haklar; hiçbiri kar etmedi.” Tarihten ders alınmaz ve aynı hatalara tekrar düşülürse, değil iktidar olmak, ana muhalefet bile olunamaz.

Üstelik İnce’nin adaylık açıklamasından dokuz gün önce söylediği sözler, toplumun bölünmesine hizmet eder niteliktedir: “Cumhurbaşkanı yardımcılarını baştan ilan edeceğim: Bir yanıma muhafazakar bir ismi, bir yanıma milliyetçi bir ismi, bir yanıma bir Kürt’ü, bir yanıma bir Alevi’yi alacağım Cumhurbaşkanlığı yardımcısı olarak.” CHP’nin cumhurbaşkanı adayı, yardımcılarını bu şekilde istediğine göre Lübnan gibi, Irak gibi bir modelde federatif devlet ihalesine uygun görünüm sergilemektedir. (AS: buna katılamıyoruz..)

Eğer ortak düşünce AKP’yi iktidardan indirmek ve yeni bir cumhurbaşkanı seçmek ise, o halde yapılan seçim birlikteliğinin gereği olarak, cumhurbaşkanlığı için de ortak hareket etmek gerekir. İnce’nin aday yapılmasıyla, Akşener’e gidecek CHP oylarının gidişi durdurulmuştur. Dış güçlerin yaptığı yeni proje çerçevesinde İnce’nin aday gösterilmesi sonucunda, Akşener’e gidecek oylar engellenerek, ilk turda Erdoğan’ın seçtirilmesi sağlanmak istenmiş olabilir. (AS: CHP vargücüyle adayı İnce için çalışıyor!?)  Bunun benzeri Ekmeleddin olayında yaşanmıştı. Dış güçlerin desteğiyle dayatılan yanlış aday sonucunda, ilk turda Tayyip Erdoğan’ın seçtirilmesi sağlanmıştı.

Burada önemli olan, seçimi muhalefetin doğru adayıyla, 2. tura taşımaktır. Seçimin 2. turuna Erdoğan ve İnce kalırsa, büyük olasılıkla Erdoğan seçimi kazanır. İnce’nin seçimi kazanacağını düşünmek ya çok iyi niyetten, ya da saflıktan kaynaklanabilir. (AS: bize çok gerçekçi geliyor..) Ancak 2. tura Erdoğan ve Akşener kalırsa, büyük olasılıkla Akşener seçimi kazanır. Çünkü Akşener, hem soldan, hem de sağdan oy alabilecek güce sahiptir. İşte bu durumda seçmenlere büyük görev ve sorumluluk düşmektedir. Her türlü hukuksuzluğu yapan AKP iktidarı sona erdirilerek, yeni bir yönetim oluşturulması için bilinçli seçim yapılmalıdır. Fakat şunu da aklımızdan çıkartmamalıyız ki, sonuçları ne olursa olsun bu seçim son seçim değildir ve olamaz da. Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkesinde, her zaman aydınlığa doğru giden bir yol bulunur, bulunacaktır da…
===================================

Değerli dostumuz Suay Karaman‘a yazısı için teşekkür ederiz..
Yazı içinde 3 yerde çekincelerimizi belirttik (altı çizili)…
Cumhurbaşkanlığı için en güçlü aday Muharrem İnce görünüyor..
Önümüzdeki günlerde umar ve dileriz ki “belden aşağı” vurma olmaz; komplolar kurulmaz ve adaylara haksız çamur  – istifa atılmaz..

  • Uyarmak isteriz ki; iktidar,
    kamuoyunu yanıltıcı gri – kara propaganda yöntemlerine başvurmasın!
    Sevgi ve saygı ile. 14 Mayıs 2018, Ankara

    Dr. Ahmet SALTIK
    Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
    www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Kılıçdaroğlu’nun elindeki özel dosya!

Sabahattin ÖnkibarSabahattin Önkibar

Kılıçdaroğlu’nun elindeki özel dosya!

En önemlisi, bu konularda “elinde özel  bir dosya olduğunu” ifade ediyor.
Bunları söyleyen sıradan biri değil, bu ülkenin anamuhalefet partisi lideri
Kemal Kılıçdaroğlu’dur.

Tam bu noktada soralım, bütün bunları medya önünde söyleyen CHP lideri neden ayrıntı vermeyip susuyor? Öyle ya 15 Temmuz darbesi ile yüzlerce kişi ölmüş, Türk Silahlı Kuvveleri tarumar edilmişti. Özel dosyayı neden açıklamadığına dair soruya verdiği karşılık şu:

  • Bu konu ile alakalı daha sonra bir toplantı yapabilirim.

Pardon ama neden şimdi değil de daha sonra?..
Ayrıca şimdi tam zamanı, zira referandumda oy getirir.

Dilerim Kılıçdaroğlu’nun dünkü  bu  açıklamaları birkaç gün sonrasına kamuoyunu hazırlamak içindir… Ancak Kemal Bey bunu yaparken FETÖ’cülerin tuzağına düşmemelidir zira
168 general ve 6 bin askerin içinde olduğu kanıtlanan bir darbenin kontrollü olduğunu iddia etmek çok ileri bir yorum zira kontrol elden kaçsa, işin içinde kelleyi vermek vardır ki;
böyle bir riske kimse girmez..

Son bir şey, dilerim Kılıçdaroğlu’nun bu açıklamaları Adil Öksüz için “MİT  mensubudur” demesi misali balon olmasın, aksi takdirde imajı yine yara alacak.

​TAYYİP, KÜRT BAYRAĞI İLE KERKÜK’E NİYE SUSKUN?

Tayyip Erdoğan önceki gün Diyarbakır’daydı ve yine Türk milleti demedi!
Dahası, günler ve haftalardır Kürt bayrağının Ankara ve İstanbul’da göndere çekilmesine suskun! Keza bin yıllık Türk yurdu Kerkük’te Kürt bayrağının dalgalandırılmasına  oralı olmadı. Söyleyin, böyle davranan birinin PKK bağlamında yaptığı muhalefete nasıl inanılabilir?
Yahu ha PKK ha Barzani ikisi de ABD’nin köpeği değil mi?
Ne yani, PKK da Barzani gibi “evet” vereceğim dese sırtı sıvazlanacak mıydı?

​İŞTE TGB, İŞTE ÜLKÜ OCAKLARI

1980 öncesinde Ülkü Ocaklı olan şahsımın son hükmü:
Türkiye Gençlik Birliği eşittir Türk bayrağı ve Türkiye’dir…
Meral Akşener, Ümit Özdağ ve Sinan Oğan gibi ülkü devlerine saldıraran Ülkü Ocakları ise
artık eşittir Barzani ve Kürdistan bayrağıdır.
======================================
Dostlar,

Sayın Önkibar gene önemli konuları işlemiş yazısında.
Erdoğan bu gün (4.4.17) Zonguldak mitinginde, gene herkesi aptal yerine koyarak “toplu açılış töreni” yutturmacası ile devlet kaynaklarını tepe tepe kullanarak, bağıra – çağıra, ese – gürleye, muhalefeti aşağılayarak, hakaret ederek, azarlayıp küçük görerek, “terbiyesiz, ahlaksız” bile diyerek SUÇ İŞLEDİĞİ eşitsiz – adaletsiz “evet” kampanyası yaparken, yarım ağızla da olsa Kerkük’e kendisinin şımarttığı Barzani’nin çektiği Kürt flamasını indirme çağrısı yapmak zorunda kaldı..

Bir yandan MHP oylarını kaçırmayıp – kazanacak, bir yandan Kürt oylarını yitirmeyip – tutacak.. Zor denge Erdoğan’ın işi gerçekten.. Uluslararası hukuku çiğneyerek sen Barzani geldiğinde önceki ay (25.02.17) havaalanında ve ikili görüşmelerde sanki BM katında tanınmış egemen – eşit bir devlet varmışcasına ve Irak anayasasına uygunmuşcasına bayrağını göndere çek, sonra Barzani BM genel sekreteri ile görüşmede Kürt flaması için ön alsın, son olarak da yüzyılların Türkmen kenti can Kerkük‘e bölgesel Kürt yönetimi simgesi flama çekilsin.. Haydi milyonlarca gariban Türkiye’de bu ince ayar siyaseti yuttu diyelim, Erdoğan tarihe ve vicdanına, 2 milyonu aşkın Türkmen’e ve onların kuşaklar boyunca çocuklarına nasıl hesap verecek??

15 yıldır tek başına iktidar ve Irak – Suriye – Kürt politikasında içine düşülen hazin ve kanlı batak gün gibi ortada. AKP – RTE yönetimince Kerkük’te Türkmenlere = Irak Türklerine sahip çıkıl(a)madı ve AB – ABD emperyalistleri demografik yapıyı alt üst ederek Türkmenleri büyük ölçüde 2 ateş arasında savunmasız bırakıp Kerkük’ten göçe zorladılar.. Şimdi de Kerkük nüfusunun büyük kesimi Kürt safsatası ile özerk bölge yönetimi flaması çekiliyor..

Irak Kürdistanının ayak sesleridir bunlar eyyyy Erdoğan ve AKP, duyuyor musunuz??
Sonra sıra Suriye Kürdistanının da, eli kulağında.. El Bap’tan 1 karış öteye geçilebildi mi?
Sonra İran ya da Türkiye’den –artık hangisi önce olacaksa– koparılacak bölüm…
Veeee. son aşamada ver elini Büyük Özgür Kürdistan = 2. İsrail.. (!)
Bu kukla devletin asıl İsrail ile birleşip Büyük İsrail‘e dönüşmesi :
Siyonizmin Arz-ı mevud topraklar masalı ve dayatması.. 
BOP’un (Büyük Ortadoğu Projesi) finali de bu değil mi??

Ve de can alıcı soru : Türk” demeyen / diyemeyen Erdoğan Başbakan iken onlarca kez

  • Biz Büyük Ortadoğu Projesi’in eşbaşkanlarından bir tanesiyiz.. ve bu görevi yapıyoruz..” 

demedi mi? Niye dedi, niye dedi??!

Türkiye halkı / Ulusumuz, 16 Nisan 2017 günü bu insana padişahtan öte yetki vermeyi oylayacak.. Bir anlamda bu projenin hızlanması, gerçekleştirilmesi için O’na yetki vererek
kendi idam fermanını kendisi onaylayacak “evet” oylarıyla…

Ne hazin tecelli koskoca Türkiye Cumhuriyeti ve 60 milyona yakın Türk seçmen için??!

Türk halkı bu sefil emperyalist oyunu mutlaka bozacaktır; bekası için halkoylamasında
16 Nisan’da mutlaka ama mutlaka “hayır” demeye her bakımdan mahkum ve mecburdur!

Sevgi ve saygı ile. 04 Nisan 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net   profsaltik@gmail.com