Sağlık Ekonomisi / Health Economics

Sevgili AÜTF Asistanlarımız ve
Dönem V Öğrencilerimiz,

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dönem 5 öğrencilerimize sunduğumuz 2 saat süreli SAĞLIK EKONOMİSİ derslerinin yansılarını görebilmek için lütfen aşağıdaki erişkeyi (linki)
tıklar mısınız ? 177 yansıdan oluşan varsıl içerikli sununun yararlı olması dileğiyle.

Saglik_Ekonomisi_2017-18

Dönem 1 için 1 saatlik ayrı bir sunu sitemizde vardır.

Sevgi ve saygı ile.
27 Eylül 2017, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK
AÜTF Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı
Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

YARINI OLMAYAN BÜYÜME..

Dostlar,

Van Atatürk Lisesi’nden (1969-71) arkadaşımız Mustafa Sönmez önemli bir yazı
kaleme (kalvyeye mi desek?!) aldı. web sitesinde de yayımladı SÖZCÜ‘ye ek olarak.

11.6.12 sabahı TV’leri izlerken yurt dışından DB’ndan (Dünya Bankası) buyruk gibi istemler geldiğini ve Türkiye’nin bu yıl için öngördüğü yıllık kalkınma (aslında büyüme demek gerek) hızının % 4’e yakın bile gerçekleştirilemeyeceği, aşağılara çekilmesi gerektiği belirtiliyordu.. Dünya Bankası bu yıl için Türkiye’nin “Büyüme” rakamını
% 4,5’tan, % 2,4’e düşürdü.

Yani dış alem, içeriye dönük balonu yutmadığı gibi AKP’ye izin de vermiyor..

  • AKP’nin ipleri tümüyle dışarıda!

Sayın Sönmez’in bu gelişmeyi de dikkate alarak, yeni bir değerlendirme yapması
bize göre iyi olur..

Sevgi ve saygı ile.
13 Haziran 2014, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

Not : Ekonomik büyüme (Economic growth) salt ekonomik göstergelerde büyüme anlamında. Ekonomik kalkınma (Economic development) ise büyüyen ekonomik göstergelerin halkın gönencine (refahına) yansıması, örn. bir yandan kişi başına
yıllık ulusal gelir artarken, gelir dağılımının da iyileşmesi…. anlamındadır. Örn. Türkiye toplam ulusal gelir (GSMH – GNP) bakımından dünyada 18. sırada iken, bu rakam
çok ve yersiz kalabalık nüfusa (80+ milyon!) bölündüğünde birden 59-60. sıraya düşmektedir. Bu bağlamda en yetenekli ölçütlerin başında yaklaşık son 20 yıldır kullanılagelen İnsansal Kalkınma İndeksi (HDI – Human Development Index) belirtilmeli ve kullanılmalıdır. BMKP (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı) tarafından (UNDP : United Nations Development Program) geliştirilen bu çok değişkenli
temsil gücü yüksek ölçüte göre Türkiye, son 12 yıllık AKP iktidarında 80.-90. ülke aralığında yalpalamaktadır. Gerçek (reel) bir ilerleme söz konusu değil.. Dünya ile aradaki gelişmişlik farkını kapatamıyoruz! Yerimizde sayıyoruz (patinaj yapıyoruz).
Halk gene kandırılmaya çalışılıyor ama artık eskisi gibi kolay değil.
AKP’nin harami masal düzeninin sonu yaklaştı..

======================================================

YARINI OLMAYAN BÜYÜME..

portresi

 

Mustafa SÖNMEZ
http://mustafasonmez.net/
11 Haziran 2014

 

 

TÜİK, 2004’ün ilk çeyreğinin yani, ilk 3 ayının büyümesini %4,3 olarak açıkladı.
Yıllık hedef %4 büyüme olarak belirlenmişti. Tabii ki iyi bir sonuç ilk bakışta.
Aslına bakarsanız, yılın ilk 3 ayının tozunu dumanını dikkate aldığınızda, iktidarı epeyi memnun edecek bir sonuç. 17 Aralık, 25 Aralık (AS: 2013) rüşvet rezaletleri ile
ortalık dalgalanıyordu.

Kur patladı, Dolar 2.40 TL’yi gördü. Bunun üzerine Merkez Bankası repo faizini 6 puanın üstünde artırdı %10’a çıkardı. Türkiye’ye ilk 3 ayda değil yeni dış para akışı, var olanlar çıkınca, cari açığın finansmanı için pamuk eller cebe atıldı. Bir yandan Merkez Bankası rezervden bozdurdu, bir yandan yastık altı, yurt dışı zulalar ile “net hata noksan” patlaması (AS: kaynağı belirsiz döviz girişinin teknik, makyajlı, örtük adı) ile açık,
finanse edildi, dövizin daha çok tırmanışı frenlendi. Bütün bunlar olurken ekonomi
%4,3 büyüdü. Hem de önceki çeyreklerden pek geri kalmadan…
Peki nasıl oldu?

Katkılar…

Büyümenin rüzgarı nereden geldi diye bakıldığında ihracat (AS: dışsatım) öne çıkıyor. %4,3’lük büyümenin 2,7 puanı ihracattan gelmiş, iç tüketimin payı ise %1,6…

2003’ün ilk çeyreğinde Dolar kuru 1.80 TL dolayındaydı. 2014’ün ilk çeyreğinde ise % 22 üstünde, 2.20 TL’lerde…Avro 2.35 TL’den 3.05 TL’ye zıpladı; neredeyse %30 artış!…Dahası, içeride faizler yükseldi, tüketici beklemeye geçti, banka kredileri daraltıldı,
kredi kartlarına disiplin getirildi, ne otomobil satılıyor ne beyaz eşya, konut satışları bile yerlerde…Bu durumda işadamı ne yapar? Can havliyle kendini dışarı atar, hele ki
döviz kuru bu kadar cazip (AS: denli çekici) hale getirmişken ihracatı… Nitekim öyle oldu. 2013 ilk 3 ayında ihracat 37 milyar Dolar iken, bu yılın ilk çeyreğinde 40,2 milyar Dolara çıktı. Fiyat kırma pahasına otomobilden tekstil-giyime AB pazarının kapılarına dayandı ihracatçı, o sayede stokları azaltıp çarkları iyi kötü döndürdü. Hizmet ihracı olarak da turizm, yine kur avantajı ile katkısını yaptı.

İç tüketim

Han tüketimleri büyümeye biraz olsun katkı yaptı. Detaylara (AS: aytıntılara) bakıldığında mutfak harcamalarının %2 artışta kaldığı, otomobilin içinde olduğu ulaştırma harcamalarının neredeyse artmadığı görülüyor. Ama kampanyaların da etkisiyle ev eşyası yenileme, giyimde önemli tüketim artışları olmuş ve bunlar büyümeye katkıda bulunmuş. Bir de kamu giderleri var tabii ki. 2014 seçimler yılı olduğu için AKP, mal-hizmet alımında, kamu yatırımında pek hız kesmiyor. Bu harcamalar da büyümeye iyi-kötü rüzgâr oldu.

Hükümet memnun;  Maliye Bakanı Mehmet Şimşek açıklama yapmış, diyor ki;
içeride siyasal istikrarı yakaladık, dışarıda ABD ve AB’de iklim bizden yanadır,
%4 büyüme hedefini yakalarız…

Kırılgan…

Yakalamasına yakalarsınız da, değişen ne? 2014’ün ilk 3 ayının cari açık toplamı 11.5 milyar Dolar. Peki, %4,3 büyümüş ulusal gelirin Dolar karşılığı ne? 185 milyar Dolar
(ilk çeyrekteki). Bu ne demektir biliyor musunuz ? %6,2 cari açık/ulusal gelir oranı!..
Hâla yüksek…

Şuraya geliyoruz; AKP rejiminin ekonomi vizyonu yok.

Tümüyle RTE’nin siyasal hedeflerine odaklı bir araç, ekonomi. Gün bulup gün yiyor. İçeride daralınca can havliyle dışarıya, hem de üç on paraya satarak çarkı döndürüyor. Ama her yönden bağımlılığını sürdürerek ve ulusal gelirinin %8-9’u tutarında cari açık vererek…Bunun adı, yarını olmayan büyümedir. İlk 3 ayın büyümesinin ihtiyacı olan döviz, dış kaynaktan değil, rezervlerden, yastık altından bulundu…
Ya sonra? Belki ikinci, hatta üçüncü çeyrekte de bir yerlerden bulunur…
Ya sonra?

Böyle bir kırılgan ekonomi ile resmisi 3 milyonu, gerçeği 5 milyonu bulan işsiz kitlesine nasıl bir gelecek taahhüt edebilirsiniz ki?

ABD Yellowstone Ulusal Parkı


Dostlar
,

Sayın Prof. Dr. D. Ali Ercan hocamızdan gelen ileti şöyle :
(Arı Türkçeleştirmeyi biz yaptık..)

Değerli arkadaşlar,
İnsan-Doğa ortak yaşamında, insanınki kadar öbür canlıların da yaşam alanlarına saygı duymak, İnsansal Gelişmişlik Düzeyini (HDI – Human Development Index) belirleyen ölçütlerden bence en önemlisidir.
Bunun somut anlatımı doğal yaşamın korunduğu uulusal (milli) parklardır. Ülkelerin Ulusal Parklara ayırdıkları alanlar bakımından Avrupa ülkeleri dikkati çekiyor. Yaklaşık 500 milyon nüfuslu AB topluluğunun coğrafya alanı 4,4 milyon 
km2 dir. Avrupalılar bu alanın ortalama % 5′ini yani 220 bin km2 lik bölümünü Ulusal Park olarak ayırmışlar. (Fransa %10, İngiltere %8, Norveç %6, İtalya %5, Almanya %3…)   
 
Türkiye’de 40 ulusal Parkımız var; toplam alanları 3 bin km2, yani Türkiye topraklarının yalnızca % 0,4′ü. Avrupa’daki oranın 12’de biri! Avrupa-Türkiye gelişmişlik farkı burada da kendini kendini gösteriyor.
(İlginçtir, kişi başına kitap ve Kütüphane konusunda da benzer oran var..) 
 
Ulusal Park oranı ABD’de % 2,25′tir. Toplam 9,6 milyon km2 lik ABD’nin 216 bin km2 lik topğrağı Ulusal Park olarak ayrılmış durumdadır ki, bunun da yaklaşık yarısı (~100 bin km2) Alaska topraklarıdır. Topraklarından Ulusal Park olarak ayrılan alan orantısı bakımından Dünya rekoru Venezuela’da. Venezuela, topraklarının % 22’si Ulusal Park durumunda..
Değerli arkadaşlar,
Bu gün sizlere Dünyanın ilk (1872) Ulusal Parkı olan ünlü Yellowstone (Sarıtaş)
Ulusal Parkından (Wyoming – ABD) görüntüler ekliyorum; (yine oylumlu bir dosya, umarım elinize geçer, keyifle izlersiniz) Yaklaşık 3 bin km2 lik Çanağı (Kaldera) ile Dünyanın en büyük volkanlarından biri olan Yellowstone, en son 174 bin yıl önce patlamış, ~ bin km3  lav püskürtmüş… Bu püskürme sonrası havadaki kül ve dumanlar uzunca süre güneş ışınlarını engelleyerek iklimin allak bullak olmasına yol açmış olabilir;
(Anadolu’nun en büyük Volkanı Nemrut’un kalderasının çapı ~ 7 km’dir
Sevgilerimle.. æ
====================================================
Ali hocanın özgün dosyası 8+ MB idi. Ne yazık ki sitemize en çok 7 MB oylumlu (hacımlı) dosya koyabiliyoruz. Sayın Ercan zahmet buyurdu, ricamızı kırmayarak
biraz küçülttü ve bize yolladı..Bu arada Türkiye’nin, 36 OECD ülkesi içinde halkı en az mutlu olan ülke olduğuna ilişkin veriler basında yer aldı.. (http://haber.mynet.com/oecd-endeksi-turkiye-en-mutsuz-avustralya-en-mutlu-ulke-698948-dunya/, 29.5.13)Ayrıntıları sitemize koyduk..
(http://ahmetsaltik.net/oecd-endeksi-turkiye-en-mutsuz-avustralya-en-mutlu-ulke/)
Bu çok etkileyici görüntüleri izlemek içim lütfen aşağıdaki erişkeyi (linki) tıklar mısınız??

Sevgi ve saygı ile.
28.5.13, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

Cari Açık, Hayvancılık Sektörü ve Gizli Açık


Dostlar
,

İzmir Veteriner Hekimler Odası’ndan değerli Veteriner hekim dostumuz
Sayın Adnan Serpen‘in -arşivimizden- önemli bir makalesini paylaşmak istiyoruz  :

  • Cari Açık, Hayvancılık Sektörü ve Gizli Açık
Sayın Serpen, geniş bir kaynakça ile, derinlikli olduğu bir alanda bizlerin
dikkatini çekmekte. Yazı elimizde pdf olarak var. Ayrıca uzun da..
Bu bakımdan pdf olarak verişimizin anlayışla karşılanmasını diliyoruz..
Bu makale, “Tarım Gözlem Dergisi” nin Kasım – Aralık 2011, Yıl:1, sayı 5’te yayınlanmıstır. Aradan yaklaşık 1 yıl geçti. Ülkemizin verileri ne yazık ki daha da kötüleşti.
Ardarda gelen TÜİK verileri (Hane Halkı Tüketim Araştırmaları ve gelir dağılımı verileri), politik baskı altında ne denli makyajlı da olsa, mızrağı çuvala sığdıramıyor. Sendikaların yoksulluk araştırmaları, uluslararası kuruluşların verileri…Örn. UNDP (United Nations Development Program – Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı – BMKP) sıralamasında 187 ülke içinde 92. sırada yer alışımız.. 10 yıl önce
82. sıradan 10 yılda 10 sıra geriye.. İşte AKP’nin ekonomi politikalarının ürünü..

BMKP, İnsansal Gelişim İndeksi (Human Development Index) kullanmakta.
Bu bileşik gösterge (indeks), ülke insanının ekonomik büyümeden (kalkınma değil!)
ne denli pay aldığının ölçütü. Ekonomi büyüse de, veriler rakamsal olarak şişse de,
bu tablo insanlara insanların gönencine (refahına) ne ölçüde yansıyor, ona bakılıyor. Eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, kültür.. gibi temel alanlarda halkın kamusal hizmetlere erişimi ve bu hizmetlerin niteliğitemel alınıyor.
Gerisi laf-ı güzaf (boş laf) derler ya.. İşte öyle..
Dostumuz Sayın Adnan Serpen‘e teşekkür ediyoruz dikkat çeken yazısın için.
Okumak için erişkeyi (linki) tıklar mısınız lütfen ?
Sevgi ve saygı ile.
28.11.12, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

Prof.Dr.Ali Ercan : ADD 12. Genel Kurulu’nda Bilim Danışma Kurulu Adına Konuşması

Ali_Ercan’in_BDK_adina_ADD_Genel_Kurul_Konusmasi_ 9.6.12