24 Ocak… Çoook Olumsuz Bir Gün…

24 Ocak…  Çoook Olumsuz Bir Gün…

Dostlar,

Tarihimizde 24 Ocak birçok olumsuzluğun yaşandığı bir gün.

24 Ocak 1980 Kararları bu gün 37. yılını tamamladı.
Dönemin Başbakanı S. Demirel‘in “Devlet 70 Cent’e muhtaç” sözleri kulaklarda hala yankılanıyor. 4 yıl önce bu gün, bu Kararlar ile ilgili bizim çıkardığımız bir kitap özetine sitemizde yer vermiştik. 4 A4 sayfası oylumlu bu metnin bir kez daha okunmasında çok yarar görmekteyiz.

http://ahmetsaltik.net/2013/01/28/24-ocak-1980-kararlari/

Bu Kararların olağan bir rejimde yürütülmelerinin olanaksızlığı çok geçmeden anlaşılmış ve 12 Eylül 1980’de ansızın Sıkıyönetim gelivermişti! Sıkıyönetim “kardeş kanı dökülmesine” 1 gecede son verdiği gibi (!), CHP dahil tüm siyasal partileri, sendikaları, kimi dernekleri. kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarını (Türk Tabipleri Birliği vd.).. kapatmıştı.

Kararların tüm ekonomik faturası gene emekçi halka çıkarılmaktaydı :

– Kamu harcamaları kısılıyor,
– Sosyal devlet geriye çekiliyor,
– Vergi tabanı genişletilerek oranlar yükseltiliyor,
– Yeni vergi türleri ekleniyor (KDV 1985’te kondu!),
– KİT ürünlerine okkalı zamlar yapılıyor ve şirket gibi yönetilmelerine geçiliyor,
– Özelleştirme (=talan!) hız kazanıyor ve
– Dış ticaret kısıtları tümüyle kaldırılarak tam liberasyon ile
ithal ikamesi rejimi terk ediliyordu..

Ne hazindir ki, 45. ABD Başkanı D. Trump, dış ticarette özellikle olmak üzere ekonomide bütünüyle korumacı politikalara geçiyor ve Küresel emperyalizmin de-regülasyon – mutlak serbest ticaret vb. putlarını kırmaya başlıyor 20 Ocak 2017’de Oval Office’i henüz devralmadan (20.01.2017) önce..

Küresel emperyalizmin maşası IMF, ancak bu koşullarda (24 Ocak kararları dayatması!) “can yeleği” atıyordu Türkiye’ye. Ardından da bir dizi “yapısal reformlar” (!) yapılacak ve alınan önlemler kalıcılaştırılacak, ekonominin – devletin DNA’sı değiştirilecekti (SAP-structural adjustment programs) .. Bunlar çok büyük ölçüde Askeri yönetimin gözetimi altında “çifte müsteşar” (DPT ve Başbakanlık) elektrik mühendisi Turgut Özal tarafından kotarıldı ve piyasa ekonomisine – dış ticarette gümrük korumasının hemen hemen hiç kalmadığı
bir düzene geçildi.. Çiçeği burnunda 45. ABD başkanı D. Trump, Meksika’daki Ford fabrikasını tehdit ederek ”ya sök fabrikanı ABD’ye getir ya da %45 dışalım (ithalat) vergisi koyacağım!”  buyurdu.. Fabrika tıpış tıpış emre uyuyor..

Borç ve de emir alındı aynı anda..

1982 Anayasası da bu bağlamda içeriklendirildi. Örn. sağlık hizmetleriyle ilgili
56. maddede Devletin sağlık hizmetlerini “denetleme ve düzenleme” üzerinden yürüteceği belirtildi.. Sosyalleştirilmiş sağlık sistemine son verme olanağı sağlandı ve bu AKP eliyle yapıldı! Özelleştirme ve taşeron devlete kapı aralandı ve son 35 yılda sonuna dek açıldı. Özellikle AKP’nin Sağlıkta Dönüşüm programıyla.. On milyarlarca Dolar servetimiz yerli – yabancı – yandaş sağlık sektörü patronlarına aktarıldı; ”Tayyip beyin rüyası” Şehir Hastaneleri ile bu rant aktarımı daha da büyütülüp hızlandırılarak sürdürülecek.. Üstlenilen işlev bu!

35 yıl sonra geldiğimiz yer, küresel ekonomiye neredeyse tümüyle eklemlenmiş
yarı-sömürge sınırlarını aşmış bir Türkiye’dir. Sorunlar süregenleşmiş (kronikleşmiş), kalıcılaşmış, ekonomi bir şeytan üçgeninin içinde tutsak edilmiştir :

Ekonominin_Seytan_Ucgeni

 

– Bütçe açığı
– Dış ticaret açığı
– Cari açık…

 

 

AKP, 2002 sonunda devraldığı toplam 221 milyar $ borcu 3+ katına (600+ milyar $!) çıkarmıştır. 1,60 TL’de devraldığı Doları 3,80 TL’ye getirmiştir!
Gelir dağılımı adaletsizliği ve yoksullaşTIRma tüm vahşetiyle sürdürülüyor. Üstüne bir de dinci baskı rejimi ve bölünme tehlikesi.. AKP hükümeti sözcüsü Numan Kurtulmuş açık açık halkı tehdit ederek, Başkanlık halk oylamasında onanırsa terörün azalacağını söyleyebiliyor. Haziran 2015 genel seçimi sonrası aynı söylem RTE’den gelmişti ve ”verin 400 vekili terör bitsin” buyurmuştu, Kasım 2015’te genel seçim yinelenene dek 4 ay ülkeye ”kan ve can” diyeti ödetilmişti. Filmin benzeri yinelenecek önümüzdeki 2 ay boyunca ve uzun boylu yakışıklı profesör, hükümet sözcüsü Kurtulmuş üvertür ile görevli anlaşılan?? İlgilisinden daha yüksek perdeden uyarılar yolda ?!

“Yeni anayasa” dayatması ise, Türkiye’nin küresel sermaye birikimi sürecinde uysal bir ülke olarak rolünü sürdürebilmesi için Anayasa’da yer alan son birkaç “engelciğin” kaldırılması hedeflidir özünde.. Sosyal devlet, hukuk devleti, yurttaşların ekonomik ve sosyal hak ve özgürlükleri – devletin görevleri… falan.. Ne demekmiş bunlar?

Ayrıca Başkanlık! Federatif hatta olursa daha iyisi bölünmüş bir Türkiye..
Bağımsız Cumhuriyet direnci kırılmış, Misak-ı Milli onuru zedelenmiş, ekonomik – siyasal bakımdan tama yakın sömürge kılınmış, “Sevr benzeri” (Quacy Sevres!) koşullar dayatılarak uygulanmış ve teslim alınmış bir Türkiye..

37 yıl sonra, “24 Ocak 1980 Kararları sistematiği” nin orta erimde ülkemizi taşıdığı yer böyledir. Tarihsel miyopların, burnunun ucun göremeyen ve 3 sayfa yakın tarih okumamış ülke yöneticileriyle politikacıların dikkatine sunsak ne olur, sunmasak ne olur?
*****
Bu yazdıklarımız daha çok gençleredir..
Büyük ATATÜRK‘ün Cumhuriyetini emanet ettiği Gençlerimiz…
Bütün umudumuz onlardadır. Mustafa Kemal Paşa da öyle demekteydi :

– Bütün ümidim gençliktedir..

Sürdürülemez ve insanlık onuruna aykırı bu gidişi gençler durduracaktır.
Daha yaşanası, insanlık onuruna dayalı bir düzeni onlar mutlaka kuracaklardır.
Biz kıdemli kuşaklar, onların yaratıcılığına ve devingenliğine (dinamizmine) ket vurmadan birikimlerimizi – deneyimlerimizi onlara hep sunacağız, omuz omuza olacağız evlatlarımızla.. Ama 18 yaşını yeni bitirmiş çocuğu göstermelik TBMM üyesi yapma popülizmine, yozluğuna kapılmadan.. Önce onlara sıkı bir eğitimle iş ve gelecek sağlayarak.. 25 yaş sonrası da dilerlerse siyaset yolu zaten açık.

İnsanlık onuru mutlaka kazanacak.. Kapitalizm – emperyalizm de yeryüzünden
yok edilecek.. Bu hedef, Gazi Mustafa Kemal Paşa‘nın da öngörüsü idi..
*****
Bu gün, 24 Ocak 2017 günü..
Uğur Mumcu‘yu 24 Ocak 1993’ten bu yana bir kez daha acıyla andık..

– Bu gün, Diyarbakır Emniyet müdürü A. Gaffar Okkan ve 5 polisin şehit edilişini 16. kez daha andık (24 Ocak 2001).. Devletin emniyet müdürünü arabasıyla ve 5 korumasıyla havaya uçuracak gücü “birilerinin” Diyarbakır’da nasıl elde edebileceğini sorgulamayı sürdürdük.. Ama Devlet sor(a)madı!

Her 2 cinayetin (ve daha yüzlercesinin!) gerçek işletenlerinin “hala” yakalanamayışına sardonik (acılı) gülüşlerle tepki (!) verdik.. Devletimizden umudumuzu kesmek istemiyoruz inat ve dirençle.. Bir gün mutlaka..
Ama ne zaman??

– Bu gün laik sermayenin, Atatürk Türkiye’sinin yarattığı ulusal burjuvazinin
Atatürk’e saygılı eliti Mustafa Vehbi Koç‘u toprağa verdik..

(Mustafa Koç, Küba’nın başkenti Havana’da Atatürk yontusu yanında)

– Bu gün Kamer Genç nam bir yiğit – Atatürkçü – ulusalcı Tunceli milletvekili hemşehrimizi uğurladık.. Vasiyeti gereği Türk bayrağına sardık ve Tunceli toprağına uğurladık..

– Bu gün, Cumhuriyet kuşağı ve onun ürünü – onuru devrimci dilbilimci, yazar, düşünür.. Atatürk aşığı Prof. Tahsin Yücel‘i sonsuzluğa uğurladık..

Lütfen bakınız : TAHSİN YÜCEL’İ YİTİRDİK.. Mustafa Koç ve Kamer Genç’i de!(http://ahmetsaltik.net/2016/01/23/tahsin-yuceli-yitirdik-mustafa-koc-ve-kamer-genci-de/)
*****
“24 Ocaklar olmasın!” diye haykırmak geliyor içimizden…
Merhum bilge Oktay Akbal’ın “Hiroşimalar Olmasın” özlemi ve isyanı gibi..

Dayan yüreğim dayan..
İlk taktik hedef, TBMM’yi işlevsiz kılıp halk egemenliğini tek adama =
post-modern sultana devreden anayasa değişikliğini halkoylamasında reddetmek.. Nisan 2017 içinde.. Bir kez daha başaracağız.

Sevgi ve saygı ile.
24 Ocak 2017, Tekirdağ

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net      profsaltik@gmail.com

Eczacıbaşı VitrA Dünya Şampiyonu Oldu!

Eczacıbaşı VitrA Dünya Şampiyonu Oldu!

2016 Bayanlar Dünya Kulüpler Şampiyonası finaline çıkan Eczacıbaşı VitrA, İtalyan Pomi Casalmaggiore’yi 3-2 yenerek şampiyon oldu..

Eczacıbaşı VitrA, Dünya Şampiyonu Oldu

Eczacıbaşı VitrA, Voleybol Kadınlar Kulüpler Dünya Şampiyonası Finali’nde Pomi Cassalmaggiore’yi 3-2 yenerek şampiyon oldu.

Karşılaşmanın setleri 25-19, 20-25, 25-19, 22-25 ve 15-11 sonuçlandı. Geçen sezon da mutlu sona ulaşan Eczacıbaşı VitrA üst üste 2. kez şampiyonluğa ulaşmayı başardı.

EN BAŞARILI ÜLKE OLDUK

Türk takımları dördüncü kez mutlu sona ulaştı, böylece Türkiye şampiyona tarihinin en başarılı ülkesi oldu.

VakıfBank da turnuvayı 3. sırada tamamlamıştı. (23 Ekim 2016 Pazar 16:16, Haberler.com)
=============================================
Dostlar,

İşte Cumhuriyet’in çağdaş gençleri.. Akla ve bilima dayalı destek ve çalışmanın ürünü..

Büyük ATATÜRK‘ün

  • “BÜTÜN ÜMİDİM GENÇLİKTEDİR.!” sözü ne denli yerinde değil mi??

Sevgili sporcularımızı, onlara destek veren Eczacıbaşı holdingi kutluyoruz gönülden..

Yerel semayenin “ulusalcı – milli” olma niteliği mutlaka korunmalı.
Küresel sermaye ile işbirliği yapılabilir, yapılmalı ama ulusal çıkarlar alaeyhine değil..
Etik ve ahlak dışı, moral değerleri ve emeği dışlayan salt kâra odaklı bir sermaye anlayışı İLKEL ve KABUL EDİLEMEZ olarak ilan edilmel, ve dışlanmalıdır. Köprülerin altından çooook sular akmıştır. Dolayısıyla sermayenin de kendini yenilemesi ve ilkel – vahşi kodlarını terketmesi, post-moderniteye uyum sağlamasını diliyoruz.

Bilim, sanat – kültür  alanına da hakettiği desteklerin sistemli biçimde verilmesi ile ülkemiz her alanda uluslararası arenada saygın yerini alacaktır.

Bir ülkede çoooo pahalı, tantanalı, şaşaaalı fiziksel yatırımlar o ülkenin uygarlık düzeyine ilişkin gösterge olamaz. Hitler döneminde Almanya’da luks otoyollar vb. görsel – fiziksel yatırımlar yapılmıştı. Ancak Hitler’in otoyolları ülkeyi hızla faşizme sürükledi, yetmedi, Dünyayı kana boğdu. Türkiye’de de AKP – RTE fetişizm düzeyinde bu tür yatırımları kutsuyorlar. Kamu yararı, toplumsal faydayı ençoklama, dar kaynakları verimli kullanma ve hesap verme – saydamlık bağlamında çooook ciddi sorunlar ve şaibeler var. Halkın vergilerinden bu gösterişli yatırımlarla yandaş sermayeye kaynak aktarılıyor, açıkça KAPİTÜLASYON imtiyazları veriliyor.. AKP – RTE’nin ayrıca bütçe disiplini dışında olan bu olaüanüstü (ultra) lüks ve pahalı girişimleri ülkemizde demokrasiyi, insan haklarını, hukuk devletini, güzel sanatları ve kültürümüzü, bilim üretimimizi ileri taşımıyor. Halkın gelecek gelirlerine ipotek koyuyor, ülkeyi borçlandırıyor, çirkin siyaseti finanse ediyor, kara para aklamaya olanal veriyor..

Öte yandan ülkemizin masum, tertemiz gençleri, Türkiye’nin bu mide bulandıran görünümünü (imajını) iyileştirmeye çabalıyorlar..

Dün de Serbest dalış dünya rekortmeni Şahika Ercümen, Antalya’nın Kaş ilçesinde şehitler için yaptığı dalışta, 110 metrelik yeni bir dünya rekoru kırdı. Şahika Ercümen dedi ki 🙁http://www.haberler.com/sahika-ercumen-den-yeni-dunya-rekoru-8884004-haberi/)

– “Nefesimi şehitlerimiz için tuttum ve şehit çocuklarımız da bugün burada benimleydi. Arkamda ise tüm Türkiye vardı. Ülkemizin adını terör, darbe ile değil, böyle uluslararası başarılarla duyurmak istiyoruz.”

Şahika Ercümen'den Yeni Dünya Rekoru

Çirkin ve yeteneksiz siyasetçiye utançtan yerin dibine girmek ve ülke yönetimini ehil ellere bırakmak kalıyor..

Sevgi ve saygı ile.
23 Ekim 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Naci BEŞTEPE : ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 16 Mart 2016


ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 16 Mart 2016

????????????????????????????????????????????????????????????  Naci BEŞTEPE

KAZ

“Cumhuriyet’in 90 yıllık enkazını kaldırdık” diyen Emine Hanım,
tepkiler üzerine darbeleri kastettiğini söyledi. Çevir imam en-KAZ yanmasın…

HAREM

Halkımız aydınlatma konuşmalarını sürdüren Emine Hanım bu kez de
“Harem’in kadınların hayata hazırlanması için eğitim yuvası” olduğunu söyledi
Sultan’ı yatakta mutlu etmeye…

ENSAR

Eminanım’ın en-kaz konuşmasını yaptığı Ensar Vakfı bağlantılı tarikat yurtlarında
bir öğretmenin 45 çocuğa tecavüz ettiği açıklandı.
Harem eğitimi gibi…

DÜNÜ

Emine Hanım, “Dün ne olduğumuz, gelecekte ne olabileceğimize dair bize fikirler verir.”
Belediye Başkanlığından belliydi…

MEDRESE

Diyanet İşleri Başkanı Medrese isted!
Ne medresesi Allah’ın görmezi, al Mersedesini …

MÜBAREK

RTE ile tokalaşıp ellerini yüzüne süren kadın, sonra da koca dayağı izlerini göstermiş.
Kadının annelik görevine engel bir durum görmemiştir…

KAYSERİLİ

Davutoğlu, AB ile Kayseri pazarlığı yaptığını anlattı.
Kayserili onuru pazarda mı bıraktı?…

HİZB-UT TAHRİR

Ankara’nın göbeğinde, Atatürk’ün adını taşıyan salonda,
şeriat-hilafet çağrıları ile Atatürk’e hakaret edildi.
Baştaki balığa bakıp kokutuyorlar…

DOĞUM

Türkiye’deki mülteci Suriyeliler bir yılda 55 bin doğurmuş.
Avrolar gelsin asıl o zaman gör Suriyelileri…

KOL

Üçüncü köprü “iki yakayı birleştirme töreninde” kol böreği kesildi.
Köprü geçiş fiyatları ne gibi geliyormuş?..

İTİBAR

AKP Şanlıurfa milletvekili Kemalettin Yılmaztekin, RTE’yi  Allah’ın itibarlandırdığını söyledi.
İtibar listesini gören var mı?…

MÜJDE

Davutoğlu AB ülkelerine vize kalkıyor diye müjde verdi. Altından 72 maddelik ödev çıktı.
AB vizesinden vazgeçtik., Türkiye’nin her yerinde rahat dolaşalım yeter…

GÜZEL

PKK; Gül, Arınç ve Çelik’in çabalarını destekleyeceklerini açıkladı.
“Güzel şeyler olacak” diye çabalamışlardı, karşılığı…

KOLTUK

MHP ‘de yönetim mücadelesine giren Sinan Oğan, “Koltuğa yapışmam” dedi.
Bütün liderler böyle gelmişti..

KÖPEK

Yunan parlamenter Sinadinos, Avrupa Parlamentosunda, “Türkler oyunda vahşi köpeklere benzer, düşmanlarıyla savaşmak zorunda olduklarında kaçarlar.” dedi.
Kendini tanımlayan cinsi bozuğa iki tarihle yanıt; 9 Eylül 192 ve 20 Temmuz 1974

AYM

Bekir Bozdağ, “AYM anayasanın çizdiği sınırı aştı.
Şunu anlayalım önce;
AYM mi yasaların ve idarenin işlemlerinin anayasaya uygunluğunu denetler
Adalet Bakanı mı AYM’yi denetler?

TALİMAT

ABD’nin Ankara eski büyükelçileri  Edelman ve Abramowitz,

“Türkiye Erdoğan tarafından otoriterliğe, ekonomik yavaşlamaya ve iç savaşa sürükleniyor”  değerlendirmesi yaptı. Bunun üzerine Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Kalın,
Talimat verdiğinizi günler geride kaldı” dedi
Talimat alınan günlerin lideri kimdi?…

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

============================

Çok değerli dostumuz E. Tümg. Naci Beştepe Paşamızı ince esprileri için kutlar, paylaşımı için teşekkür ederiz..

Sevgi ve saygı ile.
16 Mart 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

 

 

Rifat Serdaroğlu : ŞALVARDAKİ İP

 

Rifat Serdaroğlu : ŞALVARDAKİ İP

Sayın Halil Arık’ın ninesi kızınca şu şekilde söylenirmiş;

Sahip çıkmayacaksan içindekine
Şalvarda ipin, işi ne…

Bu özlü sözün açılımı bence şöyledir;
Bir insan için “Namus” en önemli değerdir. Ona önce sen sahip çıkacaksın!
Namusunu devlete emanet ettiğin zaman bile tedbiri elden bırakmayacaksın,
kime teslim ettiğini bileceksin.
Namusu önemsemiyorsan, kıçındaki şalvarda ipin ne işi var? Koyver gitsin…

Türkler, tarihleri boyunca hep devlet sahibi olmayı, bir arada yaşamayı, törelerine uymayı toplum yararına görmüşlerdir. Türkler Müslüman olduktan sonra da, Kur’an’ın
Nisa Suresi 59. ayetinde emredildiği; “Siz ey imana ermiş olanlar! Allaha, Peygambere ve aranızdan kendilerine otorite emanet edilmiş olanlara (Devlete) itaat edin” buyruğuna uygun yaşamışlardır. Gerçekte bu ayet İslam’ın özünü çok güzel anlatmaktadır;
Allaha itaat edin, Peygambere itaat edin, devlete itaat edin
Bu emirde, tarikat önderi-cemaat lideri-Hacı-Hoca yoktur. Bundan dolayı İslam’da
ruhban sınıfı yoktur
. Hz. Peygambere bile verilen görev, sadece dini tebliğ etmektir. İslam’da her şey Allah ile kulu arasındadır. Kimse karışamaz.
Bu yüzden İslam, en mükemmel ve en son gelen dindir…”

Tarihten ve inanışımızdan gelen bu süzgeçten günümüzde çıkaracağımız ders
şu olabilir :
Devleti emanet edeceğimiz kişiyi çok araştırmalıyız ve işi ehline teslim etmeliyiz.
Devleti, namuslu-becerikli-bilgili-aydın-danışmayı bilen-alçak gönüllü-gözü tok-soyu sopu belli kişilere, Türk Milletinden nefret etmeyenlere teslim etmeliyiz.

Çünkü “Devlet” milletimizin tamamı için bir güvence olmalıdır. Hepimizin yaşam garantisi olmalıdır devlet. Ama devleti bozuk ellere teslim edersek, başımıza neler geleceğini
tahmin bile edemeyiz!

Eğer bir soysuz devleti ele geçirirse; Kendi gibi insanları göreve getirerek, yasaları kendince yorumlayarak sizin malınıza, mülkünüze, namusunuza el koyabilir. (Kayyım mı dediniz?)
Uygulayacağı cahilce ve yanlış politikalarla, can güvenliğinizi tehlikeye atabilir.

Ankara’da son 5-6 ayda art arda 3 patlama oldu. Yüzlerce insan öldü, yüzlerce ocak söndü.
Türk Devleti ehil ve düzgün insanların elinde olsa, bunlar olur muydu?
Bu zavallıların günahları neydi?

Devleti ehil ve namuslu ellere teslim etmez isek başımıza neler gelebileceğini yine
Halil Arık dostumun ninesinden dinleyelim;

Arsızı, uçkura bekçi ettinse  
Uçkur kopmuş, şalvar inmişse,
Ne şalvarda ara suçu
Ne de içindekinde,
Sahip çıkacaksın içindekine
Sıkı sarılacaksın şalvarın ipine

Sözün Özü : Mutlaka oy kullanacaksın. Oy kullanırken kime oy vereceğini iyi araştıracaksın.
Sonradan ağlamanın, sızlanmanın faydası yoktur…

Sağlık ve başarı dileklerimle.
16 Mart 2016

===============================

Çoook teşekkürler güzel insan, eski Sağlık Bakanımı Sn. Rifat SERDAROĞLU..

Sevgi ve saygı ile.
16 Mart 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com