Sağlık Ekonomisi / Health Economics

Sevgili AÜTF Asistanlarımız ve
Dönem V Öğrencilerimiz,

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dönem 5 öğrencilerimize sunduğumuz 2 saat süreli SAĞLIK EKONOMİSİ derslerinin yansılarını görebilmek için lütfen aşağıdaki erişkeyi (linki)
tıklar mısınız ? 177 yansıdan oluşan varsıl içerikli sununun yararlı olması dileğiyle.

Saglik_Ekonomisi_2017-18

Dönem 1 için 1 saatlik ayrı bir sunu sitemizde vardır.

Sevgi ve saygı ile.
27 Eylül 2017, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK
AÜTF Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı
Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

AİLE HEKİMLİĞİ TIKANIYOR..


AİLE HEKİMLİĞİ TIKANIYOR..

TTB_logosu

Aile hekimleri giderek olumsuzlaşan çalışma koşullarının iyileştirilmesi, hak kayıplarının giderilmesi, getirilmek istenen yeni çalışma ve nöbet düzenini protesto etmek amacıyla,
bu gün (13.12.2014) Sağlık Bakanlığı önünde basın açıklaması yaptılar.

BASIN AÇIKLAMASI

BİR KEZ DAHA HEM KENDİ HAKLARIMIZ,
HEM DE TOPLUMUN SAĞLIK HAKKI İÇİN 
SES VERİYORUZ!

Sağlık Bakanlığı Aile Hekimliği ile birlikte çalışanlara uygulanan geçici görevlendirmeleri ortadan kaldırdığını iddia ediyordu, şimdi artık ASM çalışanlarını hastane acillerinde,
112 istasyonlarında zorla görevlendirerek geçici görevleri sistematik hale getirmiş oldu.

Sağlık Bakanlığı, ASM çalışanlarına daha iyi çalışma koşulları sağladığını iddia ediyordu, hafta içi 40 saat çalışmaya ek olarak geç saatlere dek esnek, hafta sonu Cumartesi günleri fazladan çalıştırmayı düzenleyen genelgeyi yayınladı.

Sağlık Bakanlığı, Aile Hekiminin kendisine kayıtlı kişiye bakmanın kolaylığı her seferinde dile getirirken, hafta içi esnek ve hafta sonu çalışma dayatmasıyla kayıtlı olsun olmasın başvuran herkese ‘acil’ sağlık hizmeti sunulacağını ilan ederek, kendi belirlediği ilkeyi çiğneme noktasına gelmiş oldu.

Sağlık Bakanlığı, Aile Hekimliğiyle birlikte mesleksel doyumun had safhaya ulaştığını
iddia ediyordu. Performansa, cezaya dayalı bir sistemin bırakın mesleksel doyumu;
mesleksel bağımsızlığı nasıl ortadan kaldırdığını, çalışanlar arasında çalışma barışı
nasıl bozduğunu anlatmaktan sıkıldık.

Bakanlığın, Birinci Basamak sağlık hizmetlerini parçalayan, ekip hizmetini ortadan kaldıran, toplumun ancak kayıtlı olan kesimine o da başvuruya dayalı hizmet sunan anlayışı her geçen gün bataklığa saplanıyor.

Halkı tüketim nesnesine dönüştüren, ülke çapında sağlık hizmetlerine başvuru sayısını yılda ortalama 10’lara çıkaran, acilleri tıka basa dolduran, niteliği düşük sağlık hizmet anlayışı çökmüştür; oluşan tahribatın ASM’leri gece gündüz açık tutarak giderilemeyeceği ortadadır. Böylelikle Birinci Basamağa verilecek zararın da daha büyük olacağı açıktır.

ASM çalışanlarının dinlenme hakkını elinden alan, tek taraflı sözleşme dayatan,
iş güvencesi olmayan, istismara açık ceza puanlarıyla, para kesintileriyle kendine has
özel ‘çağdaş kölelik çalışma düzeni’ dayatmalarına karşı sessiz kalmadık, kalmayacağız.

Halkın; dinlenme hakkı kısıtlanmış, moral motivasyonundan yoksun sağlık çalışanından nitelikli sağlık hizmeti alması mümkün müdür?

Altyapısı, güvenliği ve donanımı uygun olmayan ASM’lerde, meslek içi eğitimi ve deneyimden yoksun Birinci Basamak sağlık çalışanı eliyle  ‘Acil Sağlık Hizmeti’ sunarak, halk sağlığının tehlikeye atılmasına, sağlık çalışanının ölümcül olabilecek
şiddet olaylarıyla karşı karşıya kalmasına neden olmayacak mı?

Sağlık Bakanlığı’nı buradan bir kez daha uyarıyoruz :

  • ASM sağlık çalışanlarının yitirilmiş temel hakları üzerine yenilerini ekleyerek,
    haftada 40 saat çalışma üzerine, hafta sonları ve hafta içi esnek çalışma dayatmalarından vazgeçin.

Birinci Basamak sağlık çalışanları olarak, iş güvencesi, insanca çalışma koşulları,
koşullara bağlı olmayan emekliliğimize yansıyacak emeğimizin karşılığı bir ücret,
mesleksel bağımsızlık ve dayanışma içinde toplumun her kesimini kapsayacak,
katkı ve katılımsız, eşit koşullarda nitelikli sağlık hizmeti sunmak istiyoruz.

Kendi haklarımız ve toplumun sağlık hakkı için yürüttüğümüz mücadelemizi
kararlılıkla sürdüreceğiz.

29 Kasım 2014 tarihinde uyarılarımızı Ankara’da Sağlık Bakanlığı önünde yapmıştık,
ancak Sağlık Bakanlığı ‘yeni nöbet genelgesini’  yayınlayarak 1 Ocakta 2015’te
uygulamaya geçileceğini ilan etmiş bulunmakta.

Hak yitikklerimizi önlemek amacıyla üretimden gelen gücümüzü kullanarak
12 Aralık 2014 ‘te yaptığımız G(ö)REV eylemimiz, Sağlık Bakanı Müezzinoğlu’nu yanıltarak oldukça başarılı geçmiştir.

Birinci Basamak sağlık çalışanları, Sağlık Bakanlığı’nın ‘Nöbet genelgesini’ yayınlayıp, Sağlık Bakanı Müezzinoğlu’nun ‘Sahada bu eylemler destek yok ’açıklamasına karşın  dünkü eylemlere katılım %100’e yakın olmuştur. Bu nedenle tüm Birinci Basamak
sağlık çalışanlarını kutluyor, halkımızı eylemlerimize verdikleri destekten dolayı şükranlarımızı sunuyoruz.

Sağlık Bakanlığı,12 Aralık’ta (2014) çalışanların sesine kulak vereceğine, ’Cumartesi günleri gece nöbeti değil yalnızca nöbet tutacaklar’ açıklamasında bulunmasını
talihsiz bir açıklama olarak değerlendiriyoruz.

Bu nedenle bu gün burada bir kez daha sesimizi duyurmak istiyoruz.

Sonuç alamazsak her Cumartesi günleri eylemlerimizi tekrarlayacak,
eylem ve etkinliklerimizi sonuç alana dek her yerde dozunu artırarak sürdüreceğiz.

Saygılarımızla.

==========================================

Dostlar,

“Aile hekimliği” sisteminin “ÇAĞDIŞI” olduğunu yıllarca, çoook öncesinden,
belki 20+ yıldır yazar, söyler dururuz.. Başlangıçta soyut kalıyor ve anlaşıl)a)mıyor ya da anlaşılmak istenmiyordu. Halkımız gibi çoğu meslektaşımız da deneyip görmek istedi..
Deneme – yanılma yöntemiyle yani, hep olageldiği gibi. Oysa “bilimsel öngörü” denen
bir yöntem var.. biz ona dayanıyorduk eldeki kanıtları irdeleyerek..

“Aile hekimliği” sistemi pek çok bakımdan geldi, duvara dayandı.
Daha iyi olmasını beklemek saflıktır ve bilim dışıdır. Daha da beter olacaktır.
Bu bakımdan, Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu, hiç kompleks yapmadan
geri adım atma – yanlıştan dönme erdemini göstererek bu sistemden geri dönmeyi düşünmelidir.

SAĞLIK OCAKLARI sistemi, karşılaştırma yapılamayacak ölçüde AİLE HEKİMLİĞİNDEN
üstün bir sistemdir. Sitemizde bu konularda epey yazdık, gene yazarız..

Eylem günü Ankara Üniv. Tıp Fakültesi’nde 11:00 – 13:00 arasında İş Sağlığı Güvenliği eğitimi görevimiz vardı (akademik ve yönetsel çalışanlara).. Yoksa, Sıhhiye Meydanı’nda Aile Hekimi meslektaşlarımızın yanında bedensel olarak da bulunacaktık.

Basın açıklaması gerçekleri dile getirmektedir. Aile hekimi meslektaşlarımız haklıdır.
Eylem demokratik, yerinde ve doğrudur. Onaylıyor ve katılıyoruz..

Sevgi ve saygı ile.
17.12.2014, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

TTB’den uyarı : Torba Yasanızı Geri Çekin..

TTB’den uyarı : Torba Yasanızı Geri Çekin..

Dostlar,

  • AKP iktidarı dış güdümle istenen yasal düzenlemeleri pervasızca yapıyor..

IMF-DB rotasından çıkamıyor.. Bu kurumlar da çok iyi bilindiği üzere
küresel sermayenin maşaları..

  • AKP içeride hiçbir demokratik işbirliğine yanaşmıyor..

Geçtiğimiz hafta 2 kez Sağlık Bakanlığı önünde idik..

Basın açıklaması ile ne istediğimiz / istemediğimizi belirttik..

Bakanlığı demokratik işbirliğine çağırdık.. Demirden parmaklıklarına beyaz çelenk bıraktık çooook sayıda polisin oruduğu..

Hepsi boşuna..

Kör kör gözüm parmağına..

Aşağıda TTB’nin bir çığlığını daha paylaşıyoruz..

Son Torba Yasa tam bir tutsaklık düzeni, kölelik rejimi pekiştirmesi yapıyor..

“tam bir tutsaklık düzeni-kölelik rejimi” getiriyor demiyoruz..
Bunlar zaten SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM kapsamında 10,5 yıldır yaşama geçirildi..

Şimdi sıra sermayenin ölçüsüz kazanımlarını pekiştirnede.. Konsolidasyon aşaması..

Yazık oluyor Türk Sağlık Sistemine.. Çalışanlarına, donanımına, töre ve geleneklerine..
İnsandan, hastadan, emekten yana ne varsa yazık oluyor..
Gerçekte AKP’ye de yazık olacak..
Çünkü bu terazi bunca ağırlığı (sıkleti) çekmez..
Teper, biryerlerden patlar..
Sağlık çalışanları ateş üstündedir.. Sokaklardadır..

  • AKP iktidarı hiç ama hiç ülkenin / halkın iktidarı olmayacak mıdır??

Tarihsel kritik soru ve sorun budur.. ve muhatabı özellikle AKP yöneticileri ve seçmenlerinedir sözümüz, uyarımız.. Encamınız hayır ola..

Sevgi ve saygı ile.
3.12.13, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

Tıklayınız...

14 Kasım “Dünya KOAH Günü”..

Dostlar,

KOAH, “Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığının kısa adı. Maalesef giderek yaygınlığı artmakta. En başta gelen 2 nedeni tütün ürünleri tüketmek (sigara içmek!)
ve çevresel toz-duman vb. sunukluğu.

Sağlık Bakanlığı‘ndan yapılan yazılı açıklamada, Dünya Sağlık Örgütü‘nün katılımıyla oluşturulan “Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı’na Karşı Küresel Girişim Grubu tarafından tüm ülkelerle birlikte Türkiye’de de 14 Kasım’da “Dünya KOAH Günü” nün düzenleneceği bildirildi.

KOAH’ın ilerleyici bir akciğer hastalığı olduğu belirtilen açıklamada, tütün ve tütün ürünleri, bazı mesleklerde karşılaşılan toz, duman, evlerde kullanılan odun, tezek, kök benzeri yakıtlardan çıkan dumanın solunması akciğerlerde bir çeşit iltihap oluşturarak, akciğerlerin olduğundan daha erken yaşlanmasına neden olduğu vurgulandı.

Hastalığın müzmin (süregen, kronik) bronşit ve amfizem olarak da bilindiği vurgulanan açıklamada, şu anlatımlar yer aldı:

  • “Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, KOAH tüm dünyada yaklaşık
    50 milyon insanı etkilemektedir. Her yıl 3 milyon kişi bu hastalık nedeniyle ölmektedir. Yine Dünya Sağlık Örgütü 2030’da KOAH’ın tüm dünyada
    en önemli ölüm nedenleri arasında 3. sırada olacağını öngörmektedir. Ülkemizdeki en önemli ölüm nedenleri arasında 3. sırada olan KOAH’ın görülme sıklığı 40 yaş üstü yetişkinlerde %20’dir. 40 yaş üstü, sigara içmiş ya da içmekte olan ve işi gereği tozlu ortamlarda bulunan kişilerde uzun süren öksürük, balgam ve nefes darlığı yakınmalarından en az birinin bulunması halinde kişinin göğüs hastalıkları hekimi tarafından görülüp ‘nefes ölçüm testini’ yaptırması gerekmektedir. KOAH’ın erken tanısı, hastalığa bağlı sakatlık ve ölüm oranlarını azaltacaktır.”

Bu yılki Dünya KOAH Günü‘nün ”Çok Geç Değil” sloganıyla düzenleneceği kaydedilen açıklamada, bu mesajın, hastalığın her evresinde solunumsal sağlığın iyileştirilebileceğini vurgulamak amacıyla seçildiği belirtildi. (13 Kasım 2012)

TÜRKİYE’nin GIDA ve SU GÜVENLİĞİ SORUNU

Dostlar,

Bu yazıdan önce bir “bayram iletisi” koydum siteye..
Türkiye’miz oflayıp pufluyor.. Korkunç gerilim altında..
Ve de uyarılarımızı yazdık. Klasik bayram iletisinden başka her şeye benzedi..

“Bayram” ı vesile ettik iletilerimizi vermek için.

Emperyalizm utansın, bayramlarımızı bayram olmaktan çıkardılar..

Ülkemiz öylesine bıçak sırtında ki, bayram sevincimiz kursağımızda kalıyor..

Önce Türkiye’nin ülke ve ulus olarak bölünmez bütünlüğü..

Her şeyden önce ve öncekikli..

Kutsalımız.. Vazgeçilmezimiz..

Her şey ama her şey bu varlık koşuluna ikincil..

Şimdi uygun görürseniz bu bağlamda aşağıdaki kapsamlı dosyayı

“TÜRKİYE’nin GIDA ve SU GÜVENLİĞİ SORUNU”

bayram armağanı olarak kabulünüze sunmak istiyoruz.

Sevgi ve saygı ile, 19.8.12, Tekirdağ

Dr.Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

TURKIYE’nin_GIDA_ve_SU_GUVENLIGI_SORUNU